Yurt Dışındaki Mirasçı Türkiye’deki Miras Ortaklığına Temsilci Atanmasını İsteyebilir mi? TMK 640 | 2026
Yurt dışında yaşayan mirasçıların Türkiye’deki tereke işlemlerinde en sık karşılaştığı sorunlardan biri, diğer mirasçılarla birlikte hareket edilememesidir. Banka hesabının kapatılamaması, kiracının kime ödeme yapacağını bilememesi, taşınmazların bakımının aksaması, şirket paylarının yönetilememesi veya tereke alacaklarının takip edilememesi gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Bu durumlarda ilk yapılması gereken, miras paylarının tapuda veya bankada hemen bireysel paylı mülkiyet gibi düşünülmemesidir.
TMK m.640, mirasın birden çok kişiye geçmesi hâlinde paylaşmaya kadar bir miras ortaklığı kurar. Bu ortaklıkta mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahiptir. Yani her mirasçının tereke içindeki tek tek mallar üzerinde serbestçe kullanabileceği belirlenmiş bir fiziksel payı yoktur. Tasarruf işlemleri kural olarak birlikte yapılır.
Kanun bu birlikte hareket zorunluluğunun terekede kilitlenme yaratabileceğini öngörmüş ve her mirasçıya sulh mahkemesinden temsilci atanmasını isteme hakkı tanımıştır. Temsilci, paylaşmaya kadar miras ortaklığının yönetilmesi ve mahkemenin belirlediği kapsamda terekedeki işlerin yürütülmesi için atanır. Bu kurum ortaklığı sona erdirmez; ortaklığın işler hâle gelmesini sağlar.
- TMK 640 miras ortaklığı nedir?
- Elbirliği mülkiyeti ne anlama gelir?
- Hangi işlemler birlikte yapılır?
- Temsilci ne zaman istenir?
- Görevli mahkeme ve başvuru
- Temsilcinin görevi ve sınırı
- Her mirasçının koruma hakkı
- Mirasçılardan birinin aczi
- Banka ve taşınmaz işlemleri
- Yurt dışından başvuru
- Temsilci ile paylaşma farkı
- Gerekli belgeler
- Resmî kaynaklar
- Sık sorulan sorular
TMK 640 Uyarınca Miras Ortaklığı Nasıl Doğar?
TMK m.640/1’e göre birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Bu ortaklık için ayrıca sözleşme yapılması gerekmez; mirasın açılmasıyla kanun gereği doğar.
Ortaklık yalnız taşınmazları kapsamaz. Banka hesapları, araçlar, şirket payları, alacaklar, menkul mallar, fikrî haklar ve tereke borçları da bu bütünün içindedir. Bu nedenle mirasçılık belgesinde yüzde 1/2 pay görülmesi, bankadaki paranın yarısının mirasçının tek başına çekebileceği anlamına gelmez.
Miras ortaklığı paylaşmayla sona erer. Paylaşma sözleşmesi, mahkeme kararı veya hukuken geçerli başka paylaşma işlemiyle tereke malları mirasçılara tahsis edildiğinde elbirliği rejimi sona erer.
Elbirliği Mülkiyeti Neden Önemlidir?
TMK m.640/2’ye göre mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar. Sözleşmeden veya kanundan doğan temsil ve yönetim yetkileri saklı kalmak üzere terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.
Elbirliği mülkiyetinde pay oranları mirasçılık sıfatını belirler; ancak tek tek tereke malları üzerinde bağımsız tasarruf yetkisi vermez. Mirasçı “benim miras payım yüzde 25, bu nedenle arsanın yüzde 25’ini tek başıma satıyorum” şeklinde işlem yapamaz. Önce miras ortaklığının yapısı ve paylaşma durumu incelenmelidir.
Bu ayrım yurt dışındaki mirasçılar açısından özellikle önemlidir. Türkiye’de bulunan bir mirasçı tereke malını fiilen kullanıyor diye o mal tek başına onun olmaz. Diğer mirasçıların hakları miras ortaklığı içinde devam eder.
Tereke Üzerindeki Tasarruflarda Birlikte Hareket Kuralı
Kanunun temel sistemi, terekeye ait haklar üzerinde mirasçıların birlikte tasarruf etmesidir. Tereke taşınmazının satılması, banka hesabındaki ana paranın paylaşılması veya ortaklığa ait hakkın devri gibi işlemler bu nedenle bütün mirasçıların iradesini gerektirebilir.
Ancak sözleşme veya kanundan doğan temsil ve yönetim yetkileri bu birlikte hareket kuralının istisnasıdır. Vasiyeti yerine getirme görevlisi, mahkemece atanmış temsilci veya kanunun özel olarak yetki verdiği kişi belirli işlemleri tek başına yürütebilir.
İşlem yapılmadan önce “tasarruf mu, koruma işi mi, yönetim işi mi?” ayrımı yapılmalıdır. Her mirasçının tereke haklarını koruma yetkisi TMK m.640/4’te ayrıca düzenlenmiştir.
Miras Ortaklığına Temsilci Ne Zaman Atanır?
TMK m.640/3’e göre mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi, miras ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir. Kanun başvuru için bütün mirasçıların birlikte talebini aramaz; bir mirasçının başvurusu yeterlidir.
Temsilci ihtiyacı özellikle mirasçılar arasında iletişim yoksa, biri yurt dışındaysa, tereke gelirleri toplanamıyorsa, acil yönetim işlemleri aksıyorsa veya birlikte hareket zorunluluğu terekede ekonomik zarar yaratıyorsa ortaya çıkar.
Temsilci atanması diğer mirasçıların miras paylarını azaltmaz. Temsilci mirasçıların yerine yeni malik olmaz; mahkemenin belirlediği görev ve yetki çerçevesinde miras ortaklığını temsil eder.
Başvuruyu Hangi Mahkeme İnceler?
TMK m.640 temsilci atama yetkisini sulh mahkemesine verir. Miras hukukunda mirasın açıldığı yer ve mirasbırakanın son yerleşim yeri, yetki değerlendirmesinde temel bağlantı noktasıdır. Somut dosyada HMK ve TMK’nın mirasa ilişkin yetki hükümleri birlikte incelenir.
Başvuru dilekçesinde mirasçılar, tereke malları, yönetim sorununun ne olduğu ve neden temsilciye ihtiyaç bulunduğu somut olarak açıklanmalıdır. Yalnız “diğer mirasçıyla anlaşamıyorum” demek yerine hangi işlemin yapılamadığı, hangi zararın doğduğu veya hangi gelirlerin yönetilemediği belgeyle gösterilmelidir.
Mahkeme bütün mirasçıları ve tereke durumunu değerlendirerek temsilci atanmasının gerekip gerekmediğine karar verir.
Temsilcinin Yetkisi Sınırsız Değildir
Atanacak temsilcinin görev alanı mahkeme kararıyla belirlenir. Temsilci terekenin korunması, gelirlerin toplanması, zorunlu giderlerin ödenmesi, belirli işlemlerin yürütülmesi veya gerektiğinde dava ve takiplerin yönetimi gibi görevler üstlenebilir.
Temsilci, mahkeme kararında bulunmayan ve mirasçıların mülkiyet hakkını sona erdirecek olağanüstü tasarrufları kendiliğinden yapamaz. Görev kapsamı, terekenin niteliğine ve başvurudaki ihtiyaca göre belirlenmelidir.
Mirasçılar temsilcinin faaliyetlerini ve mahkeme kararını takip etmeli; gerektiğinde görev kapsamının açıklanmasını veya değiştirilmesini istemelidir.
Her Mirasçı Tereke Haklarının Korunmasını İsteyebilir
TMK m.640/4, mirasçılardan her birinin terekedeki hakların korunmasını isteyebileceğini ve sağlanan korumadan bütün mirasçıların yararlanacağını düzenler. Bu hüküm, elbirliği mülkiyetindeki birlikte hareket kuralının hak kaybına yol açmasını önler.
Örneğin terekeye ait taşınmaza üçüncü kişi haksız biçimde müdahale ediyorsa veya bir alacak zamanaşımına uğramak üzereyse, bir mirasçı ortak hakkın korunması için gerekli girişimi yapabilir. Elde edilen koruma tüm mirasçıların yararınadır.
Koruma yetkisi, tereke malını kendi adına devretme veya bedelini kendine alma yetkisi değildir. Koruma ile tasarruf birbirinden ayrılmalıdır.
Bir Mirasçı Borçlarını Ödeyemiyorsa Diğerleri Önlem İsteyebilir
TMK m.640/5’e göre bir mirasçı ödemeden aciz durumda ise diğer mirasçılar, paylaşma sırasında kendi haklarının korunması için sulh mahkemesinden gerekli önlemlerin gecikmeksizin alınmasını isteyebilir.
Bu hüküm, borçlu mirasçının payına ilişkin alacaklı işlemlerinin diğer mirasçıların paylaşma hakkını belirsiz hâle getirmesini önlemeye yöneliktir. Mahkemenin hangi önlemi alacağı somut duruma göre belirlenir.
Yurt dışındaki mirasçı, diğer mirasçının ağır borçlu olduğunu öğrendiğinde terekeye ait malların aceleyle devredilmesini beklemek yerine koruyucu başvuru seçeneğini değerlendirmelidir.
Banka Hesabı ve Taşınmazda Temsilcinin Pratik Önemi
Tereke banka hesabında kira gelirleri birikiyor, fakat mirasçılar birlikte işlem yapamıyorsa temsilci yönetim kilitlenmesini çözebilir. Aynı şekilde ortak taşınmazın vergisi, sigortası, zorunlu bakımı veya kiracı ilişkisi aksıyorsa mahkeme kararına göre temsilci bu işlemleri yürütebilir.
Temsilci atanması mirasçıların veraset ve intikal vergisi yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz. Vergi beyannamesi, banka çözümü ve tapu intikali kendi usulüne göre yürütülür.
Yurt dışındaki mirasçının Türkiye’de banka miras parasını alma süreci hakkında Türkiye’de Banka Miras Parası ve VİVK 17 rehberi ayrıca incelenebilir.
Yurt Dışındaki Mirasçı Türkiye’ye Gelmeden Temsilci İsteyebilir mi?
Evet. Usulüne uygun vekâletnameyle sulh hukuk mahkemesine başvuru yapılabilir ve dosya avukat aracılığıyla takip edilebilir. Vekâletnamenin dava ve miras işlemlerini kapsaması gerekir.
Yabancı ülkede düzenlenen vekâletname Türkiye’de kullanılacaksa ülkeye göre apostil veya konsolosluk tasdiki ve Türkçe tercüme gerekebilir. Belge Türk konsolosluğunda doğrudan Türkçe de düzenlenebilir.
Vekâletname hakkında Yurt Dışında Düzenlenen Vekâletnamenin Türkiye’de Geçerliliği rehberi kullanılabilir.
Temsilci Atanması Mirası Paylaştırmaz
TMK m.640 temsilci kurumu, paylaşmaya kadar devam eden miras ortaklığının yönetimine ilişkindir. Mirasın paylaşılmasını isteyen mirasçı ise TMK m.642 kapsamında ayrı bir hakka sahiptir.
Temsilci atanmış olsa bile her mirasçı sözleşme veya kanun gereği ortaklığı sürdürme yükümlülüğü yoksa paylaşma isteyebilir. Paylaşma gerçekleştiğinde temsilcinin görevinin dayanağı olan miras ortaklığı sona erer.
Mirasın paylaşılması hakkında Yurt Dışındaki Mirasçının Türkiye’de Miras Davası rehberi yetki yönünden ayrıca incelenebilir.
Temsilci Başvurusu İçin Hazırlanacak Belgeler
- Ölüm belgesi ve nüfus kayıtları,
- Mirasçılık belgesi,
- Terekeye ait tapu, banka, araç ve şirket kayıtları,
- Yönetim sorununun yaşandığını gösteren yazışmalar,
- Kira, vergi, aidat veya bakım borçları,
- Varsa devam eden dava ve icra dosyaları,
- Temsilci ihtiyacını gösteren somut zarar veya risk belgeleri,
- Yurt dışındaki mirasçı için geçerli vekâletname.
Resmî Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu – TMK m.640
- UYAP Vatandaş Portal
- T.C. Dışişleri Bakanlığı Konsolosluk İşlemleri
Sık Sorulan Sorular
1. Tek mirasçı temsilci atanmasını isteyebilir mi?
Evet. TMK m.640/3, mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesinin temsilci atayabileceğini düzenler.
2. Diğer mirasçıların onayı gerekir mi?
Başvurunun yapılması için bütün mirasçıların onayı şart değildir; mahkeme temsilci ihtiyacını değerlendirir.
3. Temsilci mirası paylaştırır mı?
Hayır. Temsilci paylaşmaya kadar miras ortaklığının yönetim ve temsilini yürütür; paylaşma ayrı hukuki işlemdir.
4. Yurt dışındaki mirasçı temsilci olabilir mi?
Mahkemenin kimi temsilci atayacağı somut ihtiyaç ve uygunluğa göre belirlenir; mirasçılardan biri veya uygun başka kişi değerlendirilebilir.
5. Her mirasçı tereke davası açabilir mi?
TMK m.640/4 uyarınca her mirasçı terekedeki hakların korunmasını isteyebilir; sağlanan korumadan tüm mirasçılar yararlanır.
6. Bir mirasçı banka parasını tek başına çekebilir mi?
Miras ortaklığında tereke hakları kural olarak elbirliği rejimindedir; banka ve vergi mevzuatındaki şartlar da ayrıca uygulanır.
7. Bir mirasçı borçluysa diğerleri ne yapabilir?
TMK m.640/5 uyarınca paylaşma sırasında haklarının korunması için sulh mahkemesinden gerekli önlemleri isteyebilirler.
8. Temsilci kira gelirlerini toplayabilir mi?
Mahkeme kararındaki görev kapsamı buna izin veriyorsa tereke gelirlerinin tahsili temsilcinin görevi olabilir.
9. Türkiye’ye gelmeden başvuru yapılabilir mi?
Evet. Uygun vekâletnameyle avukat aracılığıyla başvuru ve dava takibi yapılabilir.
10. Temsilci atanması ortaklığın giderilmesi davasını engeller mi?
Hayır. Temsilci yönetim içindir; paylaşma hakkı TMK m.642 kapsamında ayrı olarak kullanılabilir.
Tereke yönetiminin kilitlendiği dosyalarda miras ortaklığına temsilci atanması başvurusu Türkiye’ye gelmeden vekil aracılığıyla yapılabilir; banka, tapu ve kira işlemleri mahkemenin verdiği yetki çerçevesinde yürütülebilir.
Mersin Barosu, Sicil 3472
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Bu içerik 15.09.2026 tarihinde yürürlükteki 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m.640 esas alınarak hazırlanmıştır.
(E-İMZALIDIR)
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

