B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Yurt Dışından Verilen Vekâletnamede Vekâlet Veren Ölürse Yetki Sona Erer mi? TBK m.513 | 2026

Kısa ve net cevap

Kural olarak evet. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 513. maddesine göre sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça vekâlet, vekâlet verenin veya vekilin ölümü, ehliyetini kaybetmesi ya da iflası ile sona erer. Ancak vekâletin sona ermesi vekâlet verenin menfaatlerini tehlikeye düşürüyorsa vekil veya mirasçıları, vekâlet veren ya da mirasçıları işleri bizzat görebilecek duruma gelinceye kadar görevi sürdürmekle yükümlüdür. Bu geçici devam yükümlülüğü, ölümden sonra vekile sınırsız işlem yetkisi vermez.

Yurt dışından verilen vekâletnamede vekâlet verenin ölümü ve TBK 513
Photo by Kit (formerly ConvertKit) on Unsplash

TBK m.513’ün temel kuralı

Vekâlet sözleşmesi güven ilişkisine dayanır. Vekâlet veren belirli bir işi kendi adına ve hesabına yürütmesi için vekile yetki verir. Türk Borçlar Kanunu m.513 bu kişisel güven bağının sona erdiği bazı halleri düzenler. Ölüm, ehliyetin kaybı ve iflas bunların başında gelir. Hüküm hem vekâlet veren hem vekil bakımından uygulanır.

Madde “sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça” ifadesini kullandığı için sona erme mutlak değildir. Tarafların ölümden sonra devam edecek bir iş ilişkisi kurmaları veya işin niteliğinin devamı gerektirmesi mümkündür. Fakat tapu satışı, banka işlemi, miras işlemi veya avukatlık vekâleti gibi alanlarda her olayın kendi hukuki yapısı ayrıca incelenmelidir. Belgedeki “ölümden sonra da geçerlidir” ibaresi tek başına tüm kamu kurumlarını bağlayan sınırsız bir yetki yaratmaz.

Yurt dışından verilen vekâletname bakımından kural değişir mi?

Hayır. Vekâletnamenin Almanya, Fransa, Hollanda, ABD veya başka bir ülkedeki Türk konsolosluğunda düzenlenmiş olması TBK m.513’ün uygulanmasını ortadan kaldırmaz. Aynı şekilde yabancı noterde düzenlenip apostil veya tasdik zinciriyle Türkiye’de kullanılabilir hale getirilen vekâletname de Türkiye’de yapılacak işlemin hukuki sonuçları bakımından Türk hukukundaki sona erme sebeplerinden etkilenebilir.

Bu nedenle “vekaletname süresizdi, ölümden sonra da otomatik devam eder” yaklaşımı güvenli değildir. Vekâlet veren öldüğünde Türkiye’deki işlem, mirasçılar ve tereke bakımından yeni bir hukuki aşamaya geçer. Vekil, ölümden önce başlayan ve gecikmesi zarar doğuracak işleri koruma amacıyla belirli ölçüde sürdürebilir; ancak tereke üzerinde yeni tasarruflara girişmek için mirasçıların temsil yetkisi veya özel yasal dayanak gerekir.

Ölümden sonra geçici devam yükümlülüğü nedir?

TBK m.513, vekâletin sona ermesinin vekâlet verenin menfaatlerini tehlikeye düşürdüğü durumda özel koruma getirir. Vekil, vekâlet verenin mirasçıları işi devralabilecek duruma gelinceye kadar gecikmesinde sakınca bulunan işleri sürdürmekle yükümlüdür. Bu hükmün amacı terekenin zarar görmesini önlemek ve acil koruma ihtiyacını karşılamaktır.

Örneğin vekil, süreye bağlı bir itirazı yapmak, bozulan malı korumak, derhal ödenmezse ağır zarar doğuracak bir borcu yönetmek veya devam eden davada hak kaybını önleyecek zorunlu usul işlemini yerine getirmek durumunda olabilir. Buna karşılık ölümden sonra taşınmazı satmak, tereke parasını başka hesaba aktarmak veya mirasçıların karar vermesi gereken yeni bir hukuki işlem kurmak “koruma amacı” sınırını aşabilir.

Tapu satış vekâleti ölümle sona erer mi?

Kural olarak vekâlet verenin ölümü tapu satış vekâletini de sona erdirir. Çünkü taşınmaz artık mirasbırakanın şahsi malvarlığında değil, mirasın açılmasıyla mirasçılara geçen tereke içinde değerlendirilir. Vekilin ölümden sonra eski satış vekâletine dayanarak taşınmaz devretmesi ciddi geçerlilik ve tapu iptali riskleri doğurur.

Miras açıldıktan sonra taşınmazın satılabilmesi için mirasçılık belgesi, intikal ve mirasçıların temsil/tasarruf yetkileri çerçevesinde yeni işlem kurulmalıdır. Yurt dışındaki mirasçıların Türkiye’ye gelmeden işlem yapması mümkündür; bunun için mirasçıların usulüne uygun yeni vekâletname vermesi gerekir. yurt dışında yaşayanların Türkiye’deki miras işlemleri rehberi bu aşamayı ayrıntılı açıklar.

Banka vekâleti ölümden sonra kullanılabilir mi?

Vekâlet verenin ölümü bankaya ilişkin vekâleti de kural olarak sona erdirir. Bankadaki para ve haklar terekeye dahil olur. Banka, ölüm bilgisini aldıktan sonra mirasçılık ve vergi mevzuatına göre hareket eder. Eski vekâletnameye dayanarak hesaptan para çekilmesi, mirasçıların haklarını ihlal edebilir ve iade/tazminat uyuşmazlığı yaratabilir.

Vekilin ölümden hemen önce verilmiş talimatı tamamlaması ile ölümden sonra kendi iradesiyle yeni işlem yapması birbirinden farklıdır. Banka işlemlerinde işlem zamanı, talimatın ne zaman verildiği, bankanın ölümü ne zaman öğrendiği ve para transferinin hangi aşamada olduğu somut olarak incelenmelidir.

Avukatlık vekâleti ölüm halinde ne olur?

Avukatlık ilişkisi de vekâlet hükümleriyle bağlantılıdır. Müvekkilin ölümü halinde devam eden dava mirasçılara intikal eden bir hakka ilişkinse usul hukuku bakımından taraf değişikliği ve mirasçıların davaya katılımı gündeme gelir. Avukat, müvekkilin menfaatlerinin zarar görmemesi için zorunlu ve acil işlemleri yerine getirebilir; ancak yeni talimat gerektiren konularda mirasçılarla hukuki ilişkinin yeniden kurulması gerekir.

Davanın niteliği kişiye sıkı sıkıya bağlıysa ölüm davanın konusunu da sona erdirebilir. Boşanma davası ile alacak davası aynı sonucu doğurmaz. Bu nedenle “avukatlık vekâleti ölümle biter” cümlesi tek başına dosyanın usulî sonucunu açıklamaya yetmez.

Mirasçılar eski vekile devam yetkisi verebilir mi?

Evet. Mirasçılar, mirasçılık sıfatlarını belgeledikten sonra eski vekili yeniden yetkilendirebilir veya yeni bir vekil atayabilir. Yurt dışında yaşayan mirasçıların Türk konsolosluğunda veya usulüne uygun yabancı noterde vekâletname düzenlemesi mümkündür. Tapu, banka, dava veya vergi işlemi için vekâletin kapsamı açıkça belirlenmelidir.

Mirasçılardan yalnız biri kendi miras payı ve yetkisi ölçüsünde temsil verebilir. Elbirliği mülkiyetine tabi tereke üzerinde bütün mirasçıları bağlayan tasarruflar için gerekli katılım/temsil şartları ayrıca aranır. Bu nedenle tek mirasçının verdiği vekâletname, diğer mirasçıların payları üzerinde otomatik yetki yaratmaz.

Vekâlet verenin ehliyetini kaybetmesi halinde ne olur?

TBK m.513 yalnız ölümü değil, ehliyetin kaybını da düzenler. Vekâlet verenin ayırt etme gücünü sürekli biçimde kaybetmesi veya hukuki işlem ehliyetini etkileyen bir durumun ortaya çıkması halinde vekâlet kural olarak sona erer. Vesayet veya yasal danışmanlık kararı varsa yapılacak işlemler Türk Medeni Kanunu çerçevesinde yasal temsilci tarafından yürütülür.

Bu noktada yalnız “sağlık sorunu” ile “hukuki ehliyetin kaybı” birbirine karıştırılmamalıdır. Fiziksel engel, yaşlılık veya hastalık tek başına her zaman ayırt etme gücünün kaybı anlamına gelmez. Somut kişinin işlem ehliyeti, olayın özelliklerine göre değerlendirilir.

Vekâlet verenin iflası neden önemlidir?

TBK m.513 iflası da sona erme sebebi sayar. İflasla birlikte malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisi icra ve iflas hukukunun özel rejimine girer. İflas eden kişinin daha önce verdiği genel vekâletname, iflas masasına dahil malvarlığı üzerinde serbestçe işlem yapma imkânı vermez. Yetki artık iflas hükümleri ve iflas idaresinin görevleri çerçevesinde değerlendirilir.

Vekâletnamede “ölümden sonra geçerlidir” yazıyorsa sonuç ne olur?

TBK m.513 taraf iradesine ve işin niteliğine alan bırakır. Bu nedenle belirli vekâlet ilişkilerinde ölümden sonra devam iradesi kararlaştırılabilir. Ancak bu hüküm, miras hukukunun emredici kurallarını, tapu sicili güvenliğini, banka mevzuatını veya üçüncü kişilerin haklarını bertaraf etmez. Belgenin metni ile yapılacak işlemin niteliği birlikte değerlendirilmelidir.

Özellikle terekeye dahil taşınmaz ve para üzerinde ölümden sonra yapılan tasarruflarda yalnız vekâletname cümlesine dayanmak risklidir. Mirasçıların hakları, saklı pay, elbirliği mülkiyeti ve veraset vergisi gibi ayrı hukuki düzenlemeler devreye girer.

Ölüm tarihi nasıl ispatlanır?

Türkiye nüfus kayıtlarına işlenmiş ölüm olayı nüfus kayıtlarıyla tespit edilir. Ölüm yurt dışında gerçekleşmişse yabancı ölüm belgesinin usulüne uygun biçimde Türkiye’ye bildirilmesi ve nüfus kaydına işlenmesi gerekir. Yabancı belge kullanılıyorsa apostil/tasdik ve tercüme şartları ülkeye göre uygulanır.

Vekil ölümü bilmiyorsa yaptığı işlem geçerli olur mu?

Bu soru, temsil ilişkisinin üçüncü kişilerle etkisi bakımından ayrıca incelenir. Vekilin veya işlem yaptığı üçüncü kişinin sona erme sebebini bilip bilmemesi, Türk Borçlar Kanunu’nun temsil ve vekâlet hükümleri çerçevesinde önem taşıyabilir. Ancak tapu, banka ve resmi sicil işlemlerinde ölüm kaydının ortaya çıkması halinde kurumlar güncel hak sahipliğini kontrol eder. Bu nedenle ölümden sonra eski vekâletnameyle işlem yapılması güvenli bir yöntem değildir.

Yurt dışındaki aile ne yapmalı?

Birinci adım ölüm olayının Türkiye nüfusuna işlenmesini sağlamaktır. İkinci adım mirasçılık belgesini almaktır. Üçüncü adım Türkiye’deki tereke malvarlığını tespit etmektir. Dördüncü adım, yurt dışındaki mirasçıların işlemleri bir avukat veya başka temsilci aracılığıyla yürütecekse yeni vekâletname düzenlemesidir. Beşinci adım tapu, banka, vergi ve varsa dava/icra işlemlerinin mirasçı sıfatıyla yürütülmesidir.

Yurt dışında yaşayanlar için hukuki destek rehberimiz genel yol haritasını; miras işlemleri yazımız tereke özelindeki adımları açıklar.

Resmî kaynaklar

Temel düzenleme 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.513dır. Mirasın açılması ve mirasçıların hakları için Türk Medeni Kanunu; tapu işlemleri için Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü; konsolosluk vekâletnameleri için Dışişleri Bakanlığı Konsolosluk İşlemleri SSS kaynakları esas alınmalıdır.

Sık sorulan sorular

Vekâlet veren ölürse vekil tapuyu satabilir mi?

Kural olarak hayır. Yetki TBK m.513 uyarınca sona erer; tereke üzerinde mirasçıların hakları doğar.

Ölümden sonra acil işlem yapılabilir mi?

Vekâlet verenin menfaatinin tehlikeye düşmesini önlemek için gecikmesinde sakınca bulunan koruyucu işlemler geçici olarak sürdürülebilir.

Banka vekâleti ölümden sonra geçerli mi?

Kural olarak sona erer; hesaptaki değerler terekeye girer ve miras işlemleri uygulanır.

Mirasçılar eski vekili tekrar yetkilendirebilir mi?

Evet. Mirasçılar usulüne uygun yeni vekâletname verebilir.

Vekâletnamede süre yoksa ölümden sonra da sürer mi?

Süre bulunmaması, TBK m.513’teki ölüm sebebini ortadan kaldırmaz.

Yabancı konsolosluk vekâletinde kural farklı mı?

Hayır. Türkiye’deki işlem bakımından TBK m.513 uygulanır.

Ehliyet kaybı da vekâleti sona erdirir mi?

Evet, sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça sona erme sebeplerindendir.

İflas halinde genel vekâlet kullanılabilir mi?

İflas masasına giren malvarlığı üzerinde serbest temsil yetkisi kullanılamaz; İİK’nın özel hükümleri uygulanır.

Uygulama örnekleri: ölümden sonra eski vekâletnameyle ne yapılabilir?

Örnek 1 — Tapu satışı: Almanya’da yaşayan A, Türkiye’deki dairesini satması için B’ye konsolosluk vekâletnamesi vermiş, satış gerçekleşmeden önce vefat etmiştir. A’nın ölümüyle birlikte taşınmaz terekeye girer ve eski satış vekâletinin kural olarak devam ettiği kabul edilmez. B’nin eski vekâletnameyi kullanarak tapuda devir yapması yerine, mirasçılık belgesi alınmalı, taşınmaz mirasçılara intikal ettirilmeli ve satış yapılacaksa mirasçılar yeni temsil yetkisi vermelidir. Bu örnekte TBK m.513’teki menfaatleri koruma hükmü, taşınmazı serbestçe satma yetkisi olarak kullanılamaz.

Örnek 2 — Süreli dava işlemi: Fransa’da yaşayan müvekkil, Türkiye’de devam eden alacak davasında avukatla temsil edilirken vefat etmiş ve aynı hafta kesin süre dolacak bir usul işlemi ortaya çıkmıştır. Dosyanın niteliğine göre avukatın hak kaybını önleyici zorunlu işlemi yapması, m.513’teki geçici koruma yükümlülüğünün kapsamında değerlendirilebilir. Bunun ardından mirasçıların tespiti, davanın onlara intikali ve yeni temsil ilişkisinin kurulması gerekir. Geçici koruma, dosyayı mirasçıların iradesinden bağımsız biçimde yıllarca yürütme yetkisi değildir.

Örnek 3 — Banka hesabı: Hollanda’da yaşayan kişi, Türkiye’deki hesabı için kardeşine banka vekâleti vermiş ve daha sonra vefat etmiştir. Ölümden sonra hesaptaki para tereke malvarlığıdır. Kardeşin “vekalet süresizdi” diyerek para çekmesi, mirasçıların haklarını ihlal edebilir. Bankaya ölüm ve mirasçılık bilgileri sunulmalı; veraset ve intikal vergisiyle bağlantılı banka bloke/ilişik kesme işlemleri tamamlandıktan sonra mirasçılar kendi haklarına göre hareket etmelidir.

Örnek 4 — Acil koruma gideri: Yurt dışındaki malik, Türkiye’deki binanın yönetimi için vekâlet vermişken vefat etmiş ve aynı gün su baskını nedeniyle acil tamirat gerekmiştir. Binanın daha büyük zarara uğramasını engellemek için makul koruma giderinin yapılması, mirasçıların menfaatini koruyan geçici işlem olarak değerlendirilebilir. Buna karşılık binayı uzun süreli kiraya vermek veya satmak yeni bir tasarruftur ve ayrı yetki gerektirir.

Ölümden sonra işlem yapan vekilin sorumluluğu

Vekil, vekâlet verenin öldüğünü öğrendiği halde yetkinin sona erdiğini bilerek malvarlığı üzerinde tasarruf yaparsa yalnız işlemin geçerliliği değil, vekilin hesap verme ve tazmin sorumluluğu da gündeme gelir. TBK m.506 ve devamındaki özen ve sadakat borcu, vekilin vekâlet verenin menfaatlerini gözetmesini gerektirir. Ölümden sonra tereke değerlerini kendi hesabına aktarmak, üçüncü kişilere devretmek veya mirasçıların talimatına aykırı davranmak hukuki ve olayın niteliğine göre cezai sonuçlar doğurabilir.

Vekilin görevi sona erdiğinde elindeki para, belge, anahtar, tapu evrakı, banka dökümleri ve diğer değerleri hak sahiplerine teslim etmesi gerekir. Mirasçılar da vekilden hesap ve belge isteyebilir. Yurt dışındaki mirasçılar bu talepleri vekâletname aracılığıyla Türkiye’de takip edebilir; uyuşmazlık çıkarsa hesap verme ve alacak/tazminat davası gündeme gelebilir.

Üçüncü kişi eski vekâletnameye güvenmişse

Temsil yetkisinin sona ermesinin üçüncü kişilere etkisi, yalnız TBK m.513 değil, Türk Borçlar Kanunu’nun temsil hükümleriyle birlikte değerlendirilir. Üçüncü kişinin vekâlet verenin ölümünü bilmemesi bazı özel durumlarda hukuki koruma tartışması doğurabilir. Buna rağmen tapu sicili, banka ve resmi kayıt işlemlerinde ölüm kaydının tespit edilebilir olması nedeniyle eski vekâletnameye dayanmak ciddi risk taşır. Taraflar işlemi gerçekleştirmeden önce güncel nüfus, temsil ve miras kayıtlarını kontrol etmelidir.

Yurt dışındaki mirasçı için belge kontrol listesi

Ölümden sonra Türkiye’de işlem yapılacaksa en az şu belgeler sistematik biçimde hazırlanmalıdır: yabancı ölüm belgesinin aslı, gerekiyorsa apostil veya konsolosluk tasdiki, Türkçe tercüme, ölüm olayının Türk nüfusuna tescili, mirasçılık belgesi, mirasçıların kimlik/pasaport belgeleri, Türkiye’deki malvarlığına ilişkin tapu ve banka bilgileri, veraset ve intikal vergisi beyannamesi için gerekli değerler ve Türkiye’de işlem yapacak avukat/temsilciye verilecek yeni vekâletname. Bu zincirde bir halka eksikse tapu veya banka işlemi gecikebilir.

Yabancı ölüm belgesinin Türk nüfusuna işlenmesi, yalnız miras işlemleri için değil, eski vekâletnamenin neden artık kullanılamadığının resmi kayıtlarla ortaya konulması için de önemlidir. Konsoloslukta ölüm bildirimi yapılabiliyorsa temsilciliğin güncel evrak listesi kullanılmalı; belge doğrudan Türkiye’ye getiriliyorsa apostil/tasdik ve tercüme şartları tamamlanmalıdır.

Eski vekâletnamenin iptali ayrıca gerekir mi?

Ölüm, TBK m.513 bakımından kanuni sona erme sebebidir; mirasçıların ayrıca azilname düzenlemesi, sona ermenin kurucu şartı değildir. Bununla birlikte uygulamada eski belgenin üçüncü kişilerce kullanılma riskini azaltmak için banka, tapu, şirket, araç veya diğer ilgili kurumlara ölümün bildirilmesi ve temsil ilişkisinin sona erdiğinin kayıt altına alınması yararlıdır. Mirasçılar, önceki vekilin elinde bulunan asıl vekâletname ve işlem belgelerinin teslimini de istemelidir.

2026 için pratik yol haritası

Yurt dışındaki aile açısından doğru sıra şöyledir: önce ölüm kaydını Türkiye nüfusuna işletin; sonra mirasçılık belgesini alın; tereke malvarlığını tespit edin; eski vekilin yaptığı veya yapmak üzere olduğu işlemleri kontrol edin; hak kaybı yaratacak acil süreler varsa koruyucu işlem alın; ardından mirasçıların ortak kararını ve yeni vekâletnameleri oluşturun. Tapu, banka, vergi, şirket ve dava dosyalarını aynı temsil yetkisiyle yürütmek mümkün olmayabileceğinden her işlem için özel yetkiler ayrıca kontrol edilmelidir.

Sonuç

Yurt dışından verilmiş olsa dahi vekâletname, vekâlet verenin ölümüyle kural olarak sona erer. TBK m.513’teki menfaatleri koruma yükümlülüğü, yalnız geçici ve zorunlu işlemleri kapsar; mirasçılar adına yeni malvarlığı tasarrufu yetkisi oluşturmaz. Ölümden sonra Türkiye’de tapu, banka, dava veya miras işlemi yürütülecekse yeni mirasçılık ve temsil zinciri kurulmalıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu, Türkiye geneli dosyaları Mersin’den takip etmektedir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp