B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文Français
Menü

Yurt Dışındayken Konut Kooperatifinden Çıkarıldım: İtiraz Süresi ve Ortaklık Hakları

Konut kooperatifinden çıkarılma kararında 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu m.16 esas alınır. Çıkarma sebebi ana sözleşmede açıkça gösterilmelidir. Kararın tebliğinden itibaren üç aylık itiraz süresi önem taşır; yönetim kurulu kararında kanundaki genel kurula itiraz yolu da ayrıca değerlendirilir. Yurt dışında yaşamak ortaklık yükümlülüklerini veya süreleri kendiliğinden kaldırmaz. Karar kesinleşmeden ortaklık hak ve yükümlülükleri devam eder; yerine yeni ortak alınması yasağı da göz önünde tutulur.

Kısa özet
Temel hüküm1163 sayılı Kanun m.16
İlk kontrolKararı hangi organ verdi, hangi ana sözleşme hükmüne dayanıldı?
Önemli süreÇıkarma kararının tebliğinden itibaren üç ay
Belge dosyasıAna sözleşme, karar, tebliğ belgesi, aidat hesabı ve önceki ihtarlar

Yurt dışında yaşayan kooperatif ortağının ilk incelemesi

Türkiye’de konut edinmek amacıyla yıllarca kooperatife ödeme yapan kişi, yurt dışındayken ortaklıktan çıkarıldığını öğrendiğinde yalnızca yaptığı havaleleri toplamakla yetinmemelidir. Önce ortaklık kaydı, çıkarma kararı ve bu kararın tebliği incelenir. Para ödemiş olmak önemlidir; fakat kooperatif ortaklığı, belirli dairenin tahsisi ve tapu mülkiyeti birbirinden farklı hukuki aşamalardır. Her birinin belgesi ayrı görülmelidir.

Ortaklığın doğrudan kurucu veya sonradan kabul edilen üye olarak mı, yoksa başka ortağın payını devralarak mı kazanıldığı belirlenir. Devir belgesi ile yönetimin kabul kararı aynı şey değildir. Kooperatif kayıtlarında kimin ortak göründüğü ve ödemelerin kimin hesabına işlendiği kontrol edilir. Aile üyesinin adına kaydedilmiş ortaklık için para gönderen kişinin bütün ortaklık haklarını kendiliğinden kazandığı varsayılmaz.

Kooperatifin ticaret sicilindeki tam unvanı ve merkezi tespit edilir. Aynı bölgede benzer isimli kooperatifler bulunması, yanlış tüzel kişiye bildirim veya dava yöneltilmesine yol açar. Yönetim kurulu başkanının kişisel adı ile kooperatif tüzel kişiliği ayrılır. Çıkarma kararını iptal ettirme talebinin muhatabı, yalnızca toplantıda kararı açıklayan kişinin şahsı değildir.

Yurt dışında ikamet, ortaklık yükümlülüklerinden genel muafiyet sağlamaz. Ana sözleşme ve geçerli organ kararlarına dayanan ödemeler ile toplantı ve bildirim düzeni ayrıca incelenir. Bunun karşılığında kooperatif de uzakta yaşayan ortağa kanundaki usulleri uygulamak zorundadır. Fiziksel olarak toplantıya katılmaması, kişinin hiçbir savunma veya itiraz hakkı kalmadığı anlamına gelmez.

Ana sözleşmede bulunmayan sebeple çıkarma

1163 sayılı Kooperatifler Kanunu m.16, çıkarılmayı gerektiren sebeplerin ana sözleşmede açıkça gösterilmesini arar. Yönetimin genel hoşnutsuzluğu, kişisel anlaşmazlık veya ortağın eleştirileri tek başına sınırsız çıkarma yetkisi oluşturmaz. İleri sürülen sebebin hangi hükümde yer aldığı ve somut olayın bu hükmü karşılayıp karşılamadığı ayrı değerlendirilir.

İncelenecek metin, kooperatifin yürürlükteki tescilli ana sözleşmesidir. İnternetten bulunan başka bir kooperatifin örnek ana sözleşmesi, kullanıcının kooperatifine doğrudan uygulanmaz. Sonradan yapılan değişikliklerin tarihi ve tescil durumu görülür. Özellikle ödeme ve çıkarma usulü bakımından güncel metinle eski metin arasındaki fark, karar tarihindeki hukuki durumu etkiler.

Aidat borcu nedeniyle çıkarma iddiasında sadece borcun varlığı değil, ana sözleşmede öngörülen ihtar ve giderim aşamaları da incelenir. Her eksik ödeme tek adımla ortaklığa son verme yetkisi değildir. Öte yandan gerçek ve usulüne uygun takip edilen borç, kişinin uzun yıllardır ortak olması nedeniyle kendiliğinden önemsiz hâle gelmez. Borç hesabı ve usul denetimi birlikte yapılmalıdır.

Ortaklık şartını kaybetme iddiasında hangi şartın ne zaman kaybedildiği gösterilir. Yurt dışına taşınmanın ana sözleşmede otomatik çıkarma sebebi olarak düzenlenip düzenlenmediği ve böyle hükmün kanuna uygunluğu incelenir. Yönetimin sonradan sözlü olarak eklediği bir şart, tescilli ana sözleşme yerine geçmez. Kararın gerekçesi belgeyle karşılaştırılmalıdır.

Kararı genel kurul mu, yönetim kurulu mu verdi?

Kanundaki yetki düzeninde genel kurulun rolü ile ana sözleşmeyle yetkilendirilen yönetim kurulunun rolü ayrılır. Yönetim kurulunun çıkarma kararı vermeye yetkili olup olmadığı, ana sözleşmeden kontrol edilir. Yetkinin bulunması hâlinde dahi kararın gerekçeli olması ve ilgili kayıtlara işlenmesi gerekir. Yönetici tarafından gönderilen kişisel mesaj, yetkili organın usulüne uygun kararıyla aynı değildir.

Kararın tarihi, toplantıya katılanlar ve gerekçesi görülmelidir. Ortaklar defterindeki kayıt ile karar defteri arasında farklılık varsa bu fark açıklanır. Yalnızca çıkarılanlar listesindeki isim, neden çıkarıldığını ve hangi organın işlem yaptığını göstermeye yetmez. Onaylı karar örneği istenir; ancak belge beklenirken öğrenilen süre riski göz ardı edilmez.

M.16, kararın onaylı örneğinin tebliğ edilmek üzere on gün içinde notere verilmesini düzenler. Bu süre, ortağın dava açma süresiyle aynı değildir. Notere verilme tarihi, tebliğ tarihi ve ortağın kararı fiilen öğrendiği tarih ayrı kaydedilir. Bu tarihlerin birbirine karıştırılması, üç aylık itiraz süresinin yanlış hesaplanmasına yol açar.

Genel kurul doğrudan çıkarma kararı vermişse başvuru yolu, yönetim kurulunun verdiği kararla aynı aşamalara indirgenmez. Yönetim kurulu kararına genel kurulda itiraz seçeneği bulunması, her karar için yeniden başka bir genel kurul bekleme zorunluluğu yaratmaz. Hangi organın hangi sıfatla karar verdiği, izlenecek hukuki yolun başlangıç sorusudur.

Yurt dışındaki ortağa tebligat ve adres sorunu

Çıkarma kararının hangi adrese ve hangi usulle gönderildiği incelenir. Ortağın Türkiye’deki eski adresine gönderilen belge ile yurt dışındaki güncel adresine yapılan işlem farklı değerlendirilir. Yurt dışında yaşamak, Türkiye’de gerçekleştirilen bütün tebligatları otomatik geçersiz yapmaz. Tebligat Kanunu, ilgili milletlerarası usul ve somut kayıtlar birlikte ele alınmalıdır.

Kooperatife adres değişikliğinin bildirilip bildirilmediği önemlidir. Bildirim yapılmışsa içeriği ve ulaştığı tarih saklanır. Yalnızca bir yöneticiye sohbet sırasında söylenen ülke değişikliği ile resmî yazışma adresinin açıkça bildirilmesi aynı değildir. Kooperatifin gerçekte hangi adresi bildiği de dosyada görülmelidir; kayıtlar tek taraflı varsayımla yorumlanmaz.

Tebligat usulsüzlüğü iddiasında belgeyi hiç almamak ile usul eksikliğine rağmen öğrenmek ayrılır. Öğrenme tarihi bazı sonuçlar doğurduğundan, “bana ulaşmadı, süre hiç başlamaz” yaklaşımı güvenli değildir. Tebliğ mazbatası, posta kaydı, noter bilgisi ve yazışmalar birlikte incelenir. Yurt dışına tebligat rehberi genel çerçeveyi açıklar.

Kararın e-posta veya WhatsApp ile fotoğrafının gönderilmesi durumunda, bunun kanuni tebliğ usulünü karşılayıp karşılamadığı ayrıca değerlendirilir. Buna rağmen içeriğin öğrenildiği açıkken sürenin hiçbir etkisi yokmuş gibi beklenmez. İlk hukuki inceleme, kararın varlığı öğrenilir öğrenilmez yapılır. Asıl belgelerin temini ve süre koruyucu işlemler aynı takvimde planlanır.

Üç aylık süre ve genel kurula itiraz seçeneği

M.16 uyarınca çıkarma kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde itiraz davası açılması değerlendirilir. Yönetim kurulunun kararı söz konusuysa aynı süre içinde genel kurula itiraz yolu da kanunda düzenlenmiştir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere yönetim kuruluna noter aracılığıyla tebliğ ettirilecek yazıyla yapılır. Sadece yıllık toplantıda söz almayı planlamak, bu usulün yerine geçmez.

Genel kurula itiraz edildiğinde yönetim kurulu kararına doğrudan dava yolu ile sonraki genel kurul kararına karşı başvuru ilişkisi ayrıca incelenir. Birbiriyle bağdaşmayan başvurular gelişigüzel birlikte yapılmaz. Seçilen yolun süresi, muhatabı ve sonraki adımı baştan belirlenir. Avukata yalnızca karar fotoğrafı değil, yapılmış önceki itirazların tamamı da verilmelidir.

Çıkarma kararına özgü süre ile başka bir genel kurul kararının iptaline ilişkin süreler aynı değildir. Özellikle ana sözleşme değişikliği, aidat belirleme kararı ve çıkarma kararı ayrı değerlendirilir. Üç aylık sürenin bütün kooperatif kararlarına uygulanacağı varsayılmaz. Dava dilekçesinde hangi kararın hangi hukuki sebeple denetlendiği açıkça yazılmalıdır.

Kooperatif yönetimine şikâyet, Bakanlığa başvuru veya savcılığa dilekçe verilmesi, m.16’daki itiraz yolunun otomatik yerine geçmez. İdari denetim ile ortaklık statüsünü etkileyen özel hukuk uyuşmazlığı farklıdır. Resmî kurumdan cevap beklemek, dava süresini kendiliğinden uzatmaz. Başvuruların amaçları ve süreye etkileri ayrı değerlendirilmelidir.

Aidat borcu ve yurt dışı havalelerinin incelenmesi

Borç hesabında her dönem için tahakkuk, ödeme ve mahsup ayrı gösterilir. Avro gönderilmişse kooperatif hesabına hangi tarihte kaç Türk lirası geçtiği belirlenir. Yurt dışı banka dekontundaki çıkış tutarı, kooperatifin hesabına geçen net miktarla aynı olmayabilir. Banka masrafı ve kur dönüşümü gerçek işlem kayıtları üzerinden açıklanır; bugünkü kurla geçmiş borç kapatılmış sayılmaz.

Ödeme başka ortak veya aile üyesi hesabından yapılmışsa hangi ortak adına gönderildiği görülmelidir. Açıklamasız toplu havalenin yanlış hesaba işlenmesi, defter ve banka kayıtlarının karşılaştırılmasını gerektirir. Kooperatifin verdiği makbuz ile banka girişleri eşleştirilir. Aynı ödeme iki ayrı aya sayılmaz; gerçekten yapılmış ödeme de sırf yabancı hesaptan geldiği için yok sayılmaz.

Gecikme bedeli, ek ödeme ve aidatın hukuki dayanağı ayrı incelenir. Yönetimin bildirdiği toplam rakam tek başına denetlenebilir hesap değildir. Hangi organın hangi tarihte karar verdiği ve kararda hangi döneme ilişkin ödeme istendiği görülmelidir. İtiraz edilen kararın geçerliliği ile çıkarma işlemindeki bildirim usulü birbirinden bağımsız başlıklar olarak değerlendirilir.

Ana sözleşmede borç nedeniyle çıkarma için aşamalı ihtar düzeni varsa her ihtarın miktarı, süresi ve tebliği kontrol edilir. Yanlış hesaplı veya belirsiz bir ihtarın etkisi ayrıca incelenir. Sonradan yapılan ödeme, daha önce kesinleşmiş veya henüz kesinleşmemiş karar bakımından aynı sonucu doğurmayabilir. Ödeme tarihiyle çıkarma ve itiraz tarihleri tek çizelgede gösterilmelidir.

Gerçek borcun ödenmesi düşünülüyorsa ödeme açıklaması ve çekinceler hukuki amaca uygun hazırlanır. Her türlü borcu kabul eden geniş beyan ile yalnızca tartışmasız kısmın ödenmesi farklıdır. Ödemeyi durdurmak da otomatik çözüm değildir; devam eden yükümlülüklerin ihlali yeni sorun doğurur. Hesabın hukuki dayanağı ve talep edilen ortaklık sonucu birlikte değerlendirilmelidir.

Çıkarma kararı kesinleşmeden hangi haklar devam eder?

Kanun, çıkarma kararı kesinleşmeyen kişilerin ortaklık hak ve yükümlülüklerinin devamını düzenler. Bu nedenle itiraz eden ortak için yalnızca haklar değil, geçerli yükümlülükler de önemlidir. Ticaret Bakanlığının açıklaması, bu kişilerin genel kurul listesinde yer alması ve yerlerine yeni ortak alınmaması hususunu da belirtir. Kesinleşme durumu somut başvuru belgelerinden görülmelidir.

Toplantıya davet edilmeme veya oy kullandırılmama sorunu yaşanıyorsa olay ayrı kaydedilir. Toplantı çağrısı, hazirun listesi ve tutanaklar istenir. Çıkarma kararına itiraz dosyası bulunması, sonraki bütün organ kararlarını kendiliğinden geçersiz hâle getirmez. Sonraki kararlar yönünden gerekli ayrı başvuru ve süreler ayrıca değerlendirilir.

Bilgi isteme ve belge inceleme talepleri somutlaştırılmalıdır. Bütün muhasebe arşivinin kişisel hesaba sınırsız gönderilmesi yerine, uyuşmazlığa ilişkin hesap ve karar belgeleri belirlenir. Kooperatifin ticari ve kişisel veri düzeni de korunur. Belgelerin verilmemesi hâlinde kanuni bilgi edinme ve mahkeme aracılığıyla temin yolları değerlendirilir; yönetim sistemlerine izinsiz erişilmez.

Kooperatifin başka ortağı kaydetmesi veya konutu tahsis etmesi yönünde somut girişim varsa geçici koruma ihtiyacı araştırılır. Başvuru, kanundaki kesinleşme yasağı ve mevcut riskle ilişkilendirilir. Her itiraz davası açıldığında bütün kooperatif işlemlerinin otomatik durduğu söylenemez. Talep edilen koruma, uyuşmazlık konusu hakla ölçülü olmalıdır.

Konutun başkasına verilmesi ve hesaplaşma

Ortaklığa bağlı konut tahsisi ile tapunun üçüncü kişiye devri farklı aşamalardır. Çıkarma kararı kesinleşmeden yeni ortak alınması yasağı, somut işlem üzerinden değerlendirilir. Tapu devri yapılmışsa sicil durumu, üçüncü kişinin konumu ve talebin hukuki dayanağı ayrıca incelenir. Yalnızca çıkarma kararının iptali talebi bütün tapu işlemlerini otomatik eski hâle döndürmüş sayılmaz.

Ortaklığın sona ermesi hâlinde yapılan ödemelerin iadesi ve hesaplaşma m.17 ile ana sözleşme çerçevesinde değerlendirilir. Bu hesap her durumda dairenin güncel piyasa değerine eşit değildir. Çıkma, çıkarılma, ortaklık devri ve konut teslimi farklı sonuçlar doğurur. Kişi ortaklığa dönmek mi, yoksa ayrılma hesabını almak mı istediğini hukuki sebepleriyle açıklamalıdır.

Yönetimin “paranı iade edelim, dilekçeyi imzala” önerisinde belgenin kapsamı dikkatle görülür. Gönüllü çıkış, sulh veya ibra beyanı sonradan çıkarma kararına itirazı etkiler. Kısmi ödeme karşılığında bütün konut ve ortaklık haklarından vazgeçildiği anlaşılmadan imza atılmamalıdır. Aile üyesinin belgeyi teslim alması ile ortak adına bağlayıcı sulh yapması aynı yetki değildir.

Örnek: Yurt dışı ödemesi kayda alınmayan ortak

Ortağın üç ayrı ay için Almanya’dan ödeme gönderdiği, ancak banka açıklamasındaki ortak numarası eksik olduğu için iki ödemenin başka hesaba işlendiği varsayılsın. İnceleme sadece çıkarma kararının tarihine bakmaz. Banka girişleri, kooperatif makbuzları ve muhasebe kayıtları eşleştirilir. Borç ihtarındaki tutarın gerçeğe uygun olup olmadığı ve çıkarma için gerekli şartların oluşup oluşmadığı bu karşılaştırmayla değerlendirilir.

Bu dosyada yanlış kaydın düzeltilmesi gerektiği iddiası, üç aylık itiraz süresini görmezden gelme nedeni değildir. Yönetim muhasebe incelemesi yaptığını söylese de süre korunmalıdır. Öte yandan gerçekten eksik kalan başka bir ödeme varsa o da ayrı gösterilir. Amaç bütün borcu yok saymak değil, doğru hesabı ve kanuni çıkarma usulünü birlikte denetlemektir.

Yurt dışından vekâletname ve dosya düzeni

İlk dosyada ortaklığa kabul belgesi, yürürlükteki ana sözleşme, çıkarma kararı, tebliğ belgeleri ve bütün ödeme kayıtları yer almalıdır. Daha önce yönetimle veya genel kurulla yapılan yazışmalar saklanır. Vekâletname için Dünya Türk Konsoloslukları ve Vekâletname Rehberi kullanılır. Dava, noter itirazı ve sulh için gereken yetkiler somutlaştırılır.

Türkiye’de uzaktan hukuki temsil sayfası genel takip düzenini açıklar. Almanca bilgilendirme isteyen ortak veya aile üyeleri Almanca ana sayfayı kullanır. Yurt dışından iletişim kurulması, mahkeme ve noter işlemlerindeki şekil ve süre şartlarını değiştirmez. Başvuru sırası, kararın türü ve tebliğ durumu üzerinden belirlenir.

Sıkça sorulan sorular

Konut kooperatifinden çıkarılmaya itiraz süresi nedir?

1163 sayılı Kanun m.16, çıkarma kararının tebliğinden itibaren üç aylık süreyi düzenler. Tebligat ve kararın hangi organ tarafından verildiği ayrıca incelenir.

Ana sözleşmede olmayan sebeple çıkarılabilir miyim?

M.16 çıkarma sebeplerinin ana sözleşmede açıkça gösterilmesini arar. Yönetimin sonradan sözlü olarak belirlediği sebep, bu şartın yerine geçmez.

Her yönetim kurulu çıkarma kararı verebilir mi?

Yönetim kurulunun yetkisi ana sözleşme ve kanun üzerinden kontrol edilir. Genel kurul kararıyla yönetim kurulu kararı aynı itiraz aşamalarına sahip değildir.

Bir sonraki genel kurulu beklemem yeterli mi?

Hayır. Yönetim kurulu kararına genel kurulda itiraz seçilecekse üç aylık süre ve noter aracılığıyla bildirim usulü gözetilir. Sadece toplantıda konuşmayı planlamak yeterli değildir.

Yurt dışında olmam aidat borcunu kaldırır mı?

Tek başına kaldırmaz. Geçerli ana sözleşme ve organ kararlarına dayanan yükümlülükler devam eder. Ödeme hesabı ve çıkarma usulü ayrıca denetlenir.

İtiraz sürerken yerime yeni ortak alınabilir mi?

Kanun, çıkarma kararı kesinleşmeyen ortağın yerine yeni ortak alınmasını yasaklar. Kesinleşme ve yapılmış başvurular somut belgelerden kontrol edilir.

Karar kesinleşmeden ortaklık haklarım devam eder mi?

M.16 uyarınca haklar ve yükümlülükler kesinleşmeye kadar devam eder. Toplantıya katılım ve ilgili listelerde yer alma hususları bu çerçevede değerlendirilir.

Bakanlığa şikâyet dava süresini otomatik korur mu?

Hayır. İdari denetim başvurusu, kanundaki itiraz davası veya genel kurula usulüne uygun itirazın otomatik yerine geçmez.

Çıkarılırsam dairenin güncel değerini mutlaka alır mıyım?

Bu sonuç otomatik değildir. Ortaklığın sona erme şekli, tahsis, tapu ve m.17 kapsamındaki hesaplaşma ayrı değerlendirilir.

Yurt dışından itiraz ve dava takibi yapılır mı?

Uygun vekâletname ve belge düzeniyle temsil işlemleri yürütülür. Tebliğ ve başvuru süreleri bekletilmeden, kararın türüne uygun yol seçilir.

Türkiye geneli dosya takibi ve Mersin uygulaması

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun İstanbul ve Mersin’de fiziksel ofisleri bulunmaktadır. Türkiye geneli dosya yönetimi Mersin’den koordine edilir. Kooperatifin merkezi, kararın niteliği ve ilgili görev kuralları başvuru yerini belirler. Mersin’deki büro adresi her davanın orada açılacağı anlamına gelmez. Ortaklık kaydı, hesap ve tebligat görülmeden kararın kesin iptal edileceği veya konutun geri alınacağı garantisi verilmez.

Resmî kaynaklar

Yazar

— Mersin Barosu, sicil 3472. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu.

Bu metin genel hukuki bilgilendirmedir; sonuç veya süre garantisi değildir.

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Mersin Ofisi

İhsaniye, 4903. Sk. Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin. İletişim ve ulaşım bilgileri.

İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.

İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp