B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Sendikada Genel Kurul Dışı Delege Seçimine İtiraz: İki Gün ve Seçimin Yenilenmesi

Genel kurul dışında yapılan sendika delege seçimine, sonuçların ilanından sonra iki gün içinde mahkemede itiraz edilir. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 16/2. maddesi, mahkemenin itirazı kesin olarak karara bağlayacağını ve seçimi iptal ederse seçimlerin on beş gün içinde yenileneceğini düzenler. İki günlük sürenin yerine genel kurulun iptaline ilişkin bir aylık süre kullanılamaz.

Bu başvurunun doğru kurulması için seçimin genel kurul dışında yapıldığının belirlenmesi gerekir. Genel kurul içindeki organ ve delege seçimleri m.14–15’te başka usule tabidir. Sonuç ilanı, adaylık ve oy kayıtları, tüzükteki seçim düzeni ile kanunun serbest, eşit, gizli oy ve açık sayım ilkeleri birlikte incelenmelidir. Seçim kuruluna veya sendika yönetimine yapılan her bildirim, m.16’daki mahkeme itirazının yerine geçmez.

Genel kurul dışında delege seçiminde sonuç ilanından iki günlük itiraz ve iptal sonrası on beş günlük yenilemeye kadar yol
İç başvuru, mahkeme itirazı süresini kendiliğinden durdurmaz.

Hangi delege seçimi m.16 kapsamındadır?

M.16, genel kurul dışında üyeler tarafından yapılan delege seçimini düzenler. Seçimin işlevi, üyelerin genel kurulda temsil edilmesini sağlayacak delegelerin belirlenmesidir. Hangi toplantı için hangi delege grubunun seçildiği açıklanmalıdır. Her işlemde “delege” kelimesinin bulunması, aynı seçim ve itiraz rejiminin uygulanacağı anlamına gelmez.

Genel kurul toplantısı sırasında yapılan organ ve delege seçimleri ise m.14’te yargı gözetimi altında yürütülür. M.16’daki seçim için m.14’ün bütün hazırlık ve sandık usullerini, hiçbir ayrım yapmadan zorunluymuş gibi aktarmak doğru değildir. Seçimin genel kurul içinde veya dışında olması kanunun yaptığı temel ayrımdır.

Sendika genel kurulundaki seçimlerin yargı gözetimi, diğer rejimin ayrıntılarını açıklar. Bu yazının konusu, genel kuruldan ayrı yapılan delege seçimindeki itirazdır. Dilekçe hazırlanırken işlemin adı kadar gerçekleştiği örgütsel aşama ve dayandığı tüzük hükmü de belirlenmelidir.

Şube, bölge veya işyeri düzeyinde birden fazla seçim yapılmışsa itiraz edilen seçim açıkça tanımlanır. Başka seçim çevresinin sonucu, aynı sendikaya ait olduğu için doğrudan uyuşmazlığın konusu olmaz. İptali istenen işlem ve temsil ettiği delege grubu netleştirilmelidir.

Yargı gözetimi dışında olması seçim güvencelerini kaldırır mı?

M.16/1, seçimlerin üyeler tarafından serbest, eşit ve gizli oyla; açık sayım ve döküm esasına ve tüzük hükümlerine göre yapılmasını emreder. Genel kurul dışında yapılması bu güvencelerden vazgeçildiği anlamına gelmez. Kanun, seçim sonucunun üyelerin iradesini hukuka uygun biçimde yansıtmasını arar.

Serbestlik, tercih üzerinde baskı kurulmamasını; eşitlik, seçim sisteminin üyelerin oy ve adaylık haklarını kanuna uygun ele almasını gerektirir. Gizli oy ile açık sayım farklı aşamalara yönelir. Tercihin gizli tutulması, sayımın da gizli yapılabileceği anlamına gelmez. İtiraz hangi güvencenin hangi işlemle ihlal edildiğini göstermelidir.

Oy vermenin engellenmesi, aday listesine alınmama, sayımın denetlenememesi veya sonucun tutanağa yanlış geçirilmesi birbirinden farklı iddialardır. Her biri için olayın gerçekleştiği yer, zaman ve ilgili kayıt açıklanır. Bütün iddiaları yalnız “seçim demokratik değildi” cümlesiyle ifade etmek somut incelemeyi güçleştirir.

Kanuni ilkeler, sendikanın iç seçim yönergesindeki teknik ayrıntılarla birlikte uygulanır. İç düzenleme kanuna aykırıysa sırf önceden kabul edildiği için bağlayıcı bir istisna yaratmaz. Tüzüğe uygunluk ile kanuna uygunluk birbirini tamamlayan fakat ayrı denetim başlıklarıdır.

Tüzük delege adaylığını hangi ölçüde düzenleyebilir?

M.10/3, delege seçiminin usul ve esaslarını kuruluş tüzüğüne bırakır; aynı zamanda delege seçilebilmeyi engelleyici tüzük hükümlerini yasaklar. Tüzükte seçim çevresi, temsil sistemi ve adaylık işlemlerinin düzenlenmesiyle belirli üyelerin seçilebilirlikten çıkarılması aynı şey değildir. İtiraz bu ayrımı somut hüküm üzerinden kurmalıdır.

Sendika tüzüğünün zorunlu unsurları arasında genel kurulun oluşumu, oy kullanma ve şubelerin temsil biçimi yer alır. Seçim dosyasında uygulanan tüzüğün hangi tarihte yürürlükte olduğu belirlenmelidir. Sonraki bir değişikliğin önceki seçime uygulanmış gibi gösterilmesi hukuki denetimin dayanağını karıştırır.

Adaylığı reddedilen üye, başvurusunu, ret işlemini ve uygulanan şartı birlikte göstermelidir. Kanundaki yasak, her başvuranın otomatik delege seçileceği anlamına gelmez; seçim sonucu yine üyelerin oyuyla oluşur. Ancak seçilebilme hakkını engelleyen hüküm ile seçimde oy alamama birbirinden ayrılır.

Tüzükteki hükmün açık olmaması, yönetimin sınırsız takdirle yeni adaylık engelleri koymasına izin vermez. İşlemin hangi kurala dayandığı ve bu kuralın m.10/3 ile ilişkisi incelenir. Üyeye bildirilen gerekçe ile mahkemede ileri sürülen gerekçenin aynı işleme ait olduğu da açıklanmalıdır.

İki günlük süre hangi tarihten başlar?

M.16/2 başlangıcı seçim sonuçlarının ilanına bağlar. Oy verme günü, sayımın yapıldığı saat ve sonuçların ilanı farklı kayıtlar olabilir. Süre değerlendirmesinde kanunun gösterdiği ilan işlemi belirlenmelidir. Seçimin yapıldığı tarihin otomatik olarak bütün durumlarda ilan tarihi sayılması eksik inceleme oluşturur.

İlanın hangi yöntemle, hangi yerde ve hangi kapsamla yapıldığı tüzük ve seçim kayıtlarından anlaşılır. Sonuç tutanağının yalnız kurum içinde imzalanmasıyla üyelere ilan edilmesi aynı işlem değildir. İtiraz edilen delege listesinin hangi duyuruda yer aldığı somut olarak gösterilmelidir.

Kişinin sonucu daha geç öğrendiğini söylemesi, kanunun ilan başlangıcını kendiliğinden kişisel öğrenmeye dönüştürmez. İlanın hiç yapılmadığı veya usulüne aykırı olduğu iddiası varsa bu ayrı maddi sorun açıklanır. Süre savunması ile ilan işleminin geçerliliğine ilişkin iddia birbirinden ayrılmalıdır.

İlan kaydı, sonuç tutanağı ve başvurunun mahkemeye sunulduğu tarih birlikte korunur. Birden fazla duyuru varsa hangisinin ilgili seçim sonucunu açıkladığı belirlenir. Düzeltme duyurusunun varlığı da içeriği görülmeden her durumda yeni süre açılmış gibi değerlendirilemez.

İki gün, iki iş günü veya bir ay olarak uygulanabilir mi?

M.16/2 iki gün der; iki iş günü dememiştir. Kanundaki süre, başka sendika uyuşmazlıklarındaki altı iş günlük veya bir aylık sürelerle değiştirilemez. Başvuru takvimi kısa olduğundan sonuç ilanına ilişkin kayıt, hukuki incelemenin ilk aşamasında belirlenmelidir. İç yazışma beklemek kanuni süreyi uzatan bir işlem değildir.

HMK m.93, resmî tatil günlerinin süreye dahil olduğunu, son gün resmî tatile rastlarsa sürenin takip eden ilk iş günü çalışma saati sonunda biteceğini düzenler. Bu hüküm, iki günlük süreyi bütünüyle iş günleri üzerinden sayma imkânı vermez. Takvim günü ile son gün uzaması ayrı hususlardır.

Sendika içi komisyona veya yönetim kuruluna itiraz edilmesi, m.16’daki mahkeme süresini kendiliğinden durdurmaz. Kanunda böyle bir bekleme sonucu düzenlenmemiştir. İç başvuru yapılmış olsa da mahkemeye başvuru süresi kendi başlangıcına göre izlenmelidir; cevabın geleceği düşüncesi süre yerine geçmez.

Genel kurulun veya seçimlerinin iptaline ilişkin m.15/2’deki bir aylık süre, genel kurul dışında yapılan delege seçimine itirazı geciktirmek için kullanılmamalıdır. İki hüküm farklı işlemleri düzenler. Hangi işleme karşı hangi başvurunun yapıldığı belirlenmeden daha uzun süre tercih edilemez.

İtiraz seçim kuruluna mı iş mahkemesine mi yapılır?

M.16/2, itirazı karara bağlayacak organı mahkeme olarak gösterir. M.79 gereğince Kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar iş davalarına bakmakla görevli mahkemelerde görülür. Bu yol, m.14’te genel kurul seçmen listesine yapılan seçim kurulu başkanlığı itirazıyla aynı başvuru değildir.

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.6/1, davalının dava tarihindeki yerleşim yeri ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesini yetkili olarak düzenler; özel yetki hükümleri saklıdır. M.16 başvurusu için uyuşmazlık tarafı ve seçimin yapıldığı yer birlikte belirlenmelidir.

6356 m.79’un görevli makamın bulunduğu yer mahkemesine ilişkin özel kuralı, yedinci ila on birinci bölümlere yöneliktir. M.16 bu bölümlerde yer almaz. Grev veya toplu sözleşme davasındaki özel yetkiyi delege seçimi itirazına otomatik taşımak doğru değildir.

Başvurulan makamın adının doğru yazılması kadar talebin gerçekten ilgili mahkemeye sunulması da önemlidir. Sendika yönetimine verilen dilekçe, idari makama şikâyet veya seçim kuruluna bilgi yazısı kendi işlevine sahiptir. Bunlar, m.16’nın öngördüğü yargısal itirazın tamamlandığını tek başına göstermez.

İtiraz dilekçesinde hangi işlem ve ihlal gösterilmelidir?

HMK m.119, dilekçede vakıaların açık özetini, her vakıanın hangi delille ispatlanacağını ve talep sonucunu arar. Delege seçimi itirazında seçim çevresi, tarih, ilan ve itiraz edilen sonuç belirlenmelidir. Ardından hangi kanun veya tüzük kuralının nasıl ihlal edildiği açıklanır.

Adaylık engeli ileri sürülüyorsa başvuru ve ret işlemi; oy kullanma engeli varsa seçmen kaydı ve fiili engelleme; sayım hatası varsa tutanak ve uyuşmazlık konusu oylar gösterilir. Böylece farklı türdeki ihlaller aynı soyut anlatım altında birbirine karıştırılmaz.

Talep, ilgili seçimin veya belirli hukuki işlemin incelenmesine uygun açıklıkta kurulmalıdır. Mahkemenin tespit etmesi istenen usulsüzlük ile istenen sonuç arasında bağ bulunmalıdır. Bütün sendika faaliyetlerinin hukuka aykırı olduğu yönündeki genel değerlendirme, belirli delege seçimine ilişkin delilin yerini almaz.

Başvuranın üyelik ve seçimle bağlantısı da gösterilir. M.16’daki seçim üyelerce yapıldığından, hangi hak veya temsil ilişkisinin etkilendiği anlaşılır olmalıdır. Üyelik kaydı, adaylık başvurusu veya oy kullanma konumu; ileri sürülen ihlalin niteliğine göre ilgili hukuki sıfatı açıklamaya yardımcı olur.

Oy ve tutanak kayıtları nasıl delillendirilir?

Seçmen listesi, aday listesi, oy kullanma kaydı, sayım dökümü ve sonuç tutanağı farklı aşamaları gösterir. Bir belgenin varlığı diğerinin doğruluğunu otomatik ispatlamaz. İtiraz, hangi kaydın hangi vakıayı gösterdiğini açıklamalıdır. Sayım sonucuyla ilan edilen listenin birbirine uygunluğu özellikle belirlenmelidir.

HMK m.190 uyarınca, özel düzenleme bulunmadıkça lehine hukuki sonuç çıkaran taraf dayandığı vakıaları ispatlar. Yalnız seçim sonucundan memnun olmamak usulsüzlüğün delili değildir. Adayın aldığı oy sayısı, geçersiz sayılan oylar ve itiraz konusu işlem arasında somut bağ kurulmalıdır.

HMK m.219, tarafların ellerindeki ve delil olarak dayanılan belgeleri mahkemeye sunma yükümlülüğünü düzenler. Elektronik belgelerin incelemeye elverişli biçimde ibrazı da bu kapsamda ele alınır. Sonuç duyurusu elektronik yapılmışsa duyurunun tarihi, içeriği ve hangi seçime ait olduğu birlikte saklanmalıdır.

Belgenin davacının elinde olmaması, varlığı ve bulunduğu yerin açıklanmasını gereksiz kılmaz. İstenen seçim kaydının tanımlanması mahkemenin incelemesine yardımcı olur. Bütün sendika arşivinin belirsiz biçimde istenmesi yerine, uyuşmazlıkla ilgili somut belge ve dönem ortaya konulmalıdır.

Seçim belgelerinin kaybolma riski varsa delil tespiti istenebilir mi?

HMK m.400, görülmekte olan veya ileride açılacak davada kullanılacak vakıaların keşif, bilirkişi incelemesi ya da tanık anlatımı gibi yollarla tespitini düzenler. Delil tespiti için hukuki yarar gerekir. Belgenin kaybolması veya ileride ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşması bu bakımdan değerlendirilir.

Delege seçimi uyuşmazlığında korunması gereken kayıt açıkça tanımlanmalıdır. Hangi oy belgesinin, elektronik duyurunun veya sayım kaydının kaybolma tehlikesi taşıdığı ve bunun itiraza etkisi gösterilir. Yalnız genel bir güvensizlik beyanı, her delil için aynı aciliyeti ortaya koymaz.

Delil tespiti seçimin iptaline ilişkin esas talebin yerine geçmez. Kanuni itiraz süresi ayrıca takip edilmelidir. Belgeleri korumak için başvuru yapılması, m.16’daki iki günlük sürenin durduğu veya yeni bir başvuru süresi başladığı anlamına gelmez. Koruma işlemiyle esas başvuru farklıdır.

Mahkemeye sunulan kayıtların seçimin gerçek akışını göstermesi gerekir. Yalnız bir ekran görüntüsünün varlığından bütün sonuç çıkarılmamalı; kaynağı, tarihi ve bağlamı belirlenmelidir. Belgelerin özgün hâlinin korunması, daha sonra yapılacak karşılaştırma ve incelemenin sağlıklı yürütülmesine hizmet eder.

İtiraz başvurusu genel kurulu kendiliğinden durdurur mu?

M.16, itirazın yapılmasını genel kurulun veya bütün sendika işlemlerinin kendiliğinden durması sonucuna bağlamaz. Dava açıldığı bilgisi ile mahkemenin geçici koruma kararı farklıdır. Seçim uyuşmazlığının genel kurul takvimini etkilediği ileri sürülüyorsa istenen geçici koruma ayrıca somutlaştırılmalıdır.

HMK m.389–390, ihtiyati tedbirin koşullarını ve talebini düzenler. Hakkın elde edilmesinin zorlaşması, imkânsızlaşması veya gecikme nedeniyle ciddi zarar tehlikesi gibi koşullar değerlendirilir. Talep eden taraf, tedbir sebebini ve türünü açıklamalı; esas yönünden haklılığını yaklaşık ispat etmelidir.

Bu hükümler, delege seçimindeki her itirazda genel kurulun mutlaka erteleneceği anlamına gelmez. İstenen korumanın uyuşmazlıkla ilişkisi ve somut gereği mahkemece değerlendirilir. Genel kurul tarihi yakın olsa da bu tek olgu bütün tedbir koşullarının yerine geçtiği şeklinde sunulmamalıdır.

Verilen kararın kapsamı okunmalıdır. Belirli seçim işlemiyle ilgili geçici karar, açık kapsamı dışında bütün organların faaliyetini durduruyormuş gibi uygulanamaz. İtiraz dosyası, genel kurul takvimi ve mevcut mahkeme kararları birlikte takip edilerek hangi işlemin hangi hukuki durumda olduğu belirlenir.

Mahkemenin kararı kesin midir, seçim ne zaman yenilenir?

M.16/2, itirazların mahkeme tarafından kesin olarak karara bağlanacağını belirtir. Bu özel kesinlik hükmü, m.15/2’de genel kurul iptal davası için düzenlenen istinaf ve temyiz sistemiyle aynı değildir. Başvurunun hukuki türü belirlenmeden her sendika seçim kararına aynı kanun yolu aktarılmaz.

Mahkeme delege seçimini iptal ederse seçimler on beş gün içinde yenilenir. Kanun on beş iş günü dememiştir. Yenileme, iptal kararının hangi seçime ilişkin olduğu ve kararın kapsamı dikkate alınarak yürütülür. Başka seçim çevreleri hakkında otomatik sonuç çıkarılmamalıdır.

Yeni seçim, iptal gerekçesindeki hukuka aykırılık giderilerek ve m.16/1’deki temel ilkelere uygun yapılmalıdır. Aynı kayıtlar üzerinde yalnız tarih değiştirilmesi, üyelerin yeniden serbest ve gizli oy kullanmasına ilişkin seçim işleminin yerine geçmez. Tüzük ve kanun çerçevesindeki seçim usulü yeniden uygulanır.

M.16, mahkemenin itirazı mutlaka iki gün içinde karara bağlayacağını söylemez. İki gün tarafın itiraz süresidir; on beş gün iptal sonrası yenileme süresidir. Başka maddelerde bulunan aynı gün inceleme veya iki aylık karar süreleri bu hükme eklenmemelidir.

Delege seçiminin iptali genel kurulun iptaliyle aynı mıdır?

Delege seçimi ile bu delegelerin katıldığı genel kurul farklı işlemlerdir. M.16 seçimin itiraz ve yenileme usulünü düzenler. M.15/2 ise kanun veya tüzüğe aykırı genel kurul ve seçimlerin iptaline ilişkin ayrı dava yolunu kurar. Bir işlemin iptali bütün diğer işlemlerin otomatik iptali olarak açıklanamaz.

Uyuşmazlık genel kurul yapılmadan önce veya sonra ortaya çıkmış olabilir. Başvuruda hangi işlemin yargısal incelemeye taşındığı açıkça gösterilmelidir. Genel kurulla ilgili ayrı hukuki sonuç isteniyorsa onun şartı, süresi ve talebi ayrıca değerlendirilir; m.16 dilekçesine yalnız genel bir sonuç cümlesi eklemek yeterli değildir.

Delege sıfatının devam süresi, m.10/2 uyarınca bir sonraki olağan genel kurul için yapılacak delege seçimi tarihine bağlanmıştır. Sıfatın normal devamı ile belirli seçimin mahkemece iptali ayrı hukuki olaylardır. Temsil listesinin hangi geçerli seçim veya statüye dayandığı belirlenmelidir.

Genel kurulda seçmen listesine itiraz da ayrıca m.14/4’te düzenlenir. O yolun bulunması, genel kurul dışı delege seçimine karşı iki günlük başvurunun görmezden gelinebileceği anlamına gelmez. Her işlem, kendi itiraz konusu ve kanuni takvimiyle takip edilmelidir.

İtirazın hukuki çerçevesi nasıl tamamlanır?

Önce seçimin genel kurul dışında gerçekleştiği ve hangi delege grubunu belirlediği saptanır. Ardından sonuç ilanının içeriği ve tarihi belirlenir. Bu iki unsur, m.16 yolunun ve iki günlük sürenin temelidir. Seçim türü netleşmeden başka maddelerdeki sürelerle işlem yapılmamalıdır.

Sonraki aşamada ihlal edilen seçim ilkesi veya tüzük hükmü somut olaya bağlanır. Adaylık, oy kullanma, sayım ve ilan iddiaları ayrı kayıtlarla desteklenir. Dilekçenin talep sonucu, incelenmesi istenen seçimle uyumlu kurulmalıdır. Belirsiz bir sendika yönetimi eleştirisi yargısal iptal talebinin yerine geçmez.

Delilin korunması veya geçici tedbir gerekiyorsa bu taleplerin özel şartları ayrıca açıklanır. Esas itiraz, delil tespiti ve tedbir birbirinin yerine kullanılmaz. İki günlük süre, belge temini veya sendika içi yazışma devam ettiği gerekçesiyle kendiliğinden uzamaz.

Mahkeme kararından sonra kesin hükmün kapsamı ve on beş günlük yenileme yükümlülüğü izlenir. Yeni seçimde iptal gerekçesi giderilmeli; üye iradesinin serbest, eşit, gizli oy ve açık sayımla oluşması sağlanmalıdır. Böylece başvuru yalnız sonucu değiştirme isteğine değil, kanunun düzenlediği temsil güvencelerine dayanır.

Sık sorulan sorular

Genel kurul dışı delege seçimine itiraz süresi kaç gündür?

6356 m.16/2 uyarınca seçim sonuçlarının ilanından sonra iki gündür. Kanun iş günü dememiştir. Sonuç ilanı ve mahkemeye başvuru tarihi birlikte belirlenmelidir. Genel kurul iptaline ilişkin bir aylık süre, bu özel itirazın yerine kullanılamaz.

Süre seçim gününden mi sonuç ilanından mı başlar?

M.16/2 başlangıcı sonuçların ilanına bağlar. Seçim, sayım, tutanağın düzenlenmesi ve ilan aynı kayıt olmayabilir. İlanın hangi yöntemle ve hangi tarihte yapıldığı belirlenmelidir. Kişisel olarak daha geç öğrenme beyanı, kanunun ilan başlangıcını kendiliğinden değiştirmez.

Sendika yönetimine dilekçe vermek mahkeme itirazı yerine geçer mi?

Hayır. M.16 mahkemede karara bağlanacak itirazı düzenler. Yönetim veya iç komisyona başvuru ayrı işlemdir; kanuni iki günlük süreyi kendiliğinden durdurmaz. İç cevabın beklenmesi, mahkemeye başvurunun süresinde tamamlandığı anlamına gelmez ve yeni süre yaratmaz.

Genel kurul dışında yapılan seçimde gizli oy zorunlu mu?

Evet. M.16/1, üyelerin serbest, eşit ve gizli oyuyla açık sayım ve döküm esasını düzenler. Genel kurul dışında seçim yapılması bu ilkeleri kaldırmaz. Tüzükteki teknik düzenlemeler de kanuni güvencelere uygun olmalı; açık sayım ile oy gizliliği ayrı korunmalıdır.

Mahkemenin delege seçimi itirazına verdiği karar kesin midir?

M.16/2, mahkemenin itirazı kesin olarak karara bağlayacağını açıkça belirtir. Genel kurul iptal davasındaki m.15/2 kanun yolu sistemi buraya otomatik aktarılmaz. Hangi seçim işleminin hangi maddeye göre dava edildiği, kararın hukuki rejimini belirlemek için önce açıklığa kavuşturulur.

Mahkeme seçimi iptal ederse yeniden seçim kaç günde yapılır?

M.16/2 uyarınca seçimler on beş gün içinde yenilenir. Bu süre on beş iş günü olarak yazılmamıştır. Yenileme, iptal kararının kapsadığı seçim için ve hukuka aykırılık giderilerek yapılır; yalnız eski tutanağın tarihini değiştirmek yeni seçim işleminin yerine geçmez.

İtiraz mahkemesi iki gün içinde karar vermek zorunda mı?

M.16’daki iki gün tarafın başvuru süresidir. Hüküm, mahkemenin aynı iki günde karar vermesini ayrıca düzenlememiştir. M.15’teki aynı gün inceleme veya genel kurul iptalindeki başka karar süreleri, genel kurul dışı delege seçimi itirazına eklenmemelidir.

İtiraz yapılması yaklaşan genel kurulu otomatik erteler mi?

M.16 böyle bir otomatik sonuç düzenlemez. Geçici koruma isteniyorsa HMK m.389–390 kapsamında tedbirin sebebi, türü ve yaklaşık ispatı ayrıca açıklanır. Genel kurul tarihinin yakın olması, her dosyada mutlaka durdurma kararı verileceği anlamına gelmez; kararın kapsamı ayrıca okunur.

Tüzük delege adaylığını tamamen engelleyen şart koyabilir mi?

M.10/3 delege seçiminin usulünü tüzüğe bırakır, fakat delege seçilebilmeyi engelleyici hükümleri yasaklar. Adaylık işlemlerinin düzenlenmesi ile seçilebilirliğin engellenmesi ayrılır. İtirazda uygulanan şart, ret işlemi ve kanuni yasakla bağlantı somut biçimde gösterilmelidir.

Delege seçimi iptal edilirse genel kurul da otomatik iptal olur mu?

M.16 delege seçimi ve yenilenmesini düzenler; genel kurulun iptali m.15/2’de ayrı başvuru konusudur. İlgili işlemlerin kapsamı, süresi ve talepleri ayrıca değerlendirilir. Delege seçimine ilişkin karar, başka bütün sendika işlemlerinin kendiliğinden iptali olarak genelleştirilmemelidir.

Başvuru ve dosya hazırlığı

Delege seçimi itirazında sonuç ilanı, yürürlükteki tüzük, adaylık işlemleri, oy ve sayım kayıtları iki günlük süreyle birlikte incelenir. Bakırcı Avukatlık, İstanbul ve Mersin ofisleri üzerinden Mersin merkezli Türkiye geneli sendika hukuku dosyalarını takip eder. İtirazın kapsamı ve başvuru yolunu değerlendirmek için iletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.

Resmî kaynaklar ve mevzuat

Mevzuat kontrol tarihi: 24 Ekim 2026.

İlgili hukuk rehberleri

İstanbul ve Mersin ofisleri

İstanbul · Polaris Plaza

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ofisi ve randevu

Mersin · Profit İş Merkezi

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Mersin ofisi ve randevu

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp