B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Ayrılmaz Ortak Eserde Hakları Kim Kullanır? Eser Sahipleri Birliği | FSEK 10

Birden fazla kişinin yaratıcı katkısıyla oluşan eser ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa, eser sahipliği 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu m.10 kapsamında katkıda bulunanların birliğine aittir. Bu birlik hakkında adi ortaklık hükümleri uygulanır. Bir eser sahibi, birlikte yapılacak işleme haklı neden olmadan izin vermiyorsa mahkeme izin verebilir. Birlik menfaatlerine tecavüz halinde ise her eser sahibi tek başına hareket edebilir. Bu üç sonuç, ortak eser sahibinin bütün eseri tek başına satabileceği veya lisanslayabileceği anlamına gelmez.

Ayrılmaz ortak eserde eser sahipliği, kullanım yetkisi ve karar süreci
Ortak eserde katkı ve kullanım yetkisi

Ayrılmaz ortak eserde esas sorun, yaratıcı kişilerin sayısından çok katkıların hukuki niteliği ve hakların nasıl kullanılacağıdır. Eseri meydana getiren, ekibi bir araya getiren, teknik hizmet veren ve mali hak kullanımını üstlenen kişiler aynı olmayabilir. Sözleşme ve çalışma kayıtları bu farklı rolleri göstermelidir. Bir projede çok kişinin adının bulunması, her kişiyi eser sahibi yapmadığı gibi, tek kişinin projeyi yönetmesi de bütün yaratıcı katkıları ona ait hale getirmez.

Ayrılmaz bütün ne anlama gelir?

FSEK m.10, birden fazla kişinin katılımıyla meydana gelen eserin ayrılmaz bir bütün oluşturmasını arar. İncelemede katkıların bağımsız eser bölümleri olarak ayrılıp ayrılamadığına bakılır. Fiziksel dosyanın bölünebilmesi, sayfaların numaralandırılması veya yazılımın farklı klasörlerde bulunması tek başına hukuki ayrılabilirlik göstermez. Önemli olan yaratıcı katkıların meydana getirdiği eserin niteliğidir.

Katkılar bütünleşmişse, “şu sayfa benim bilgisayarımda yazıldı” kaydı tek başına o sayfa üzerinde bağımsız kullanım yetkisini çözmez. Aynı bölüm farklı kişilerin yaratıcı kararlarıyla son şeklini almış olabilir. Buna karşılık tek dosyada toplanan bağımsız bölümler sırf birlikte kaydedildiği için ayrılmaz eser sayılmaz. Eserin oluşum süreci ve ortaya çıkan ifade biçimi birlikte değerlendirilmelidir.

FSEK9’daki ayrı bölüm sahipliğinden farkı

FSEK m.9’da eser kısımlara ayrılabiliyorsa her kişi meydana getirdiği kısmın sahibi sayılır. m.10’da ise eserin sahibi onu meydana getirenlerin birliğidir. Bu ayrım, kişinin tek başına kullanabileceği alanın ve ortak karar gerektiren işlemlerin belirlenmesinde önemlidir. Projeye “ortak eser” adı verilmesi, hangi maddeye tabi olduğunu tek başına göstermez.

Bölümlerin bağımsızlığı, kullanım amacı ve yaratıcı katkılar incelenmeden yalnız sözleşmedeki etiketle sonuç çıkarılmamalıdır. Ayrılabilir katkılar bakımından ayrı bölümleri olan ortak eserde hakların kullanılması yazısı farklı rejimi açıklamaktadır. Buradaki değerlendirme ise bütünleşmiş eserde birlik, karar verme, kullanım yetkisi ve ihlale karşı hareket hakkına ilişkindir.

Teknik hizmet eser sahipliği yaratmaz

FSEK m.10, teknik hizmetlerin ve ayrıntılara ilişkin yardımların ortak eser sahipliğine esas oluşturmayacağını açıkça söyler. Bu nedenle dosya aktarımı, teknik kayıt desteği veya organizasyon hizmeti veren kişinin rolü, yaratıcı katkıdan ayrılmalıdır. Bir işin zaman alması veya yüksek ücretle yapılması, tek başına eser sahipliği ölçütü değildir. Katkının eserin yaratıcı ifadesine etkisi ortaya konmalıdır.

Ancak görev unvanı da tek başına sonuç vermez. “Teknik personel” olarak adlandırılan kişi gerçekten yaratıcı katkı sunmuşsa somut faaliyet incelenir; “yaratıcı yönetmen” unvanı taşıyan kişi için de gerçek katkı araştırılır. Sözleşme, görev tanımı ve üretim kayıtları birlikte değerlendirilmelidir. Eser sahipliği, yalnız ücret bordrosu veya projedeki hiyerarşik konum üzerinden belirlenmez.

Fikir vermek ile eseri meydana getirmek

Bir proje için genel fikir önermek, konuyu seçmek veya ticari hedefi açıklamak her durumda eseri meydana getirmeye eşit değildir. FSEK m.8’de eser sahibi, eseri meydana getiren kişi olarak tanımlanır. m.10’daki katılımın da bu yaratıcı oluşumla ilişkisi kurulmalıdır. Projeye yatırım yapmak veya müşteri talebini iletmek, tek başına bütünleşmiş eserin yaratıcısı olunduğunu göstermez.

Buna karşılık bir katkının yalnız ilk taslakta bulunması nedeniyle öneminin olmadığı da söylenemez. Son eserde hangi yaratıcı unsurların korunduğu ve nasıl işlendiği incelenir. Üretim tarihçesi, taslaklar ve değişiklik kayıtları bu nedenle değerlidir. Katkı sahipliği, yalnız son dosyayı kimin kaydettiğine veya teslim ettiğine bakılarak belirlenmemelidir.

Birlik ve adi ortaklık hükümleri

FSEK m.10, birliğe adi şirket hakkındaki hükümleri uygular. Güncel 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.620 ve devamı, adi ortaklığın temel çerçevesini içerir. Bu atıf, ortak eser sahiplerinin karar ve yönetim ilişkilerinin düzenlenmesini sağlar. Eser birliğini kendiliğinden ticaret şirketi kurulmuş gibi değerlendirmek doğru değildir.

Adi ortaklık hükümleri uygulanırken FSEK’in özel düzenlemesi gözden kaçırılmamalıdır. Eser sahibi birliğinin konusu yaratıcı eser ve buna bağlı haklardır; herhangi bir ortak ticari malın yönetimiyle bütün sonuçları aynı kabul edilemez. Özellikle manevi hakların niteliği, mali hak sözleşmelerinin şekli ve m.10’daki özel mahkeme izni hükmü birlikte dikkate alınır.

Kararlarda oybirliği ve sözleşme

TBK m.624, ortaklık kararlarının bütün ortakların oybirliğiyle alınmasını esas alır. Sözleşmede çoğunluk kararı benimsenmişse çoğunluk ortak sayısına göre belirlenir. Bu nedenle esere daha fazla zaman ayırdığını veya daha çok gelir getirdiğini söyleyen kişinin kendiliğinden daha fazla oy hakkı bulunduğu varsayılamaz. Geçerli karar düzeni sözleşme ve uygulanacak hükümlere göre saptanır.

Ortak eser sözleşmesinde yayın, lisans, değişiklik ve ticari kullanım için hangi karar mekanizmasının uygulanacağı açıklaştırılabilir. Ancak çoğunluk kuralı, bütün özel hak korumalarını ortadan kaldıran sınırsız yetki değildir. Kararın hangi mali hakka ilişkin olduğu, hakları kullanma yetkisinin kimde bulunduğu ve manevi haklara etkisi ayrıca değerlendirilir. Karar sistemiyle eser sahipliği kavramı birbirine karıştırılmamalıdır.

Yönetim yetkisi ile hak devri ayrımı

TBK m.625, yönetimin sözleşme veya kararla belirli kişilere bırakılmadığı durumda ortakların yönetim hakkını düzenler; olağan dışı işler için ayrıca kurallar içerir. Bir proje yöneticisinin günlük işleri yürütmesi, bütün mali hakları üçüncü kişiye devretmeye yetkili olduğu anlamına gelmez. İşlemin niteliği ve verilen yetkinin kapsamı açık olmalıdır.

Özellikle süresiz ve geniş kapsamlı devir, belirli yayın takviminin uygulanmasından farklı sonuç doğurur. Yetki belgesinde hangi işlem için karar alındığı gösterilmelidir. “Projeyi yönetir” şeklindeki genel ifade, mali hak tasarruflarının bütün ayrıntılarını çözmez. Üçüncü kişiyle sözleşme imzalayanın hem birlik içindeki yetkisi hem dışarıya karşı temsil dayanağı kontrol edilir.

Haklı neden olmaksızın izin vermeme

FSEK m.10’a göre eser sahiplerinden biri birlikte yapılacak işleme haklı bir neden olmaksızın izin vermiyorsa, mahkeme bu izni verebilir. Düzenleme, tek bir kişinin gerekçesiz engellemesi karşısında hukuki yol sağlar. Ancak diğer ortakların reddi haksız bulması, mahkeme kararı yerine geçmez. Birlik kendi değerlendirmesini kesin izin gibi kullanmamalıdır.

Talepte planlanan işlem somutlaştırılır. Hangi yayıma, hangi lisansa veya hangi kullanıma izin istendiği; reddin nedeni ve ortak çalışma bakımından etkisi açıklanır. Mahkemenin değerlendireceği mesele soyut bir geçimsizlik değildir. İşlem ile ileri sürülen ret gerekçesi arasındaki ilişki kurulmalıdır. Kanun mahkemeye değerlendirme yetkisi tanır; her anlaşmazlıkta izin verileceğine ilişkin garanti içermez.

Mahkeme izni talebinin kapsamı

İzin talebi hazırlanırken işleme ilişkin sözleşme taslağı, kullanım alanı, süre ve ekonomik koşullar belirlenmelidir. Böylece karşı çıkan eser sahibinin tam olarak neye itiraz ettiği anlaşılır. Belirsiz gelecekte yapılacak bütün işlemler için sınırsız izin istemek, belirli işlemdeki haksız engelleme sorunundan farklıdır. Talebin kapsamı ile kanundaki uyuşmazlık arasında açık bağ bulunmalıdır.

İleri sürülen ret gerekçesi eserin niteliği, itibarı veya daha önce verilmiş haklarla ilgiliyse bu belgeler de incelenir. Bir işlemin birlik açısından kazançlı olması, diğer bütün hukuki itirazları kendiliğinden haksız hale getirmez. Mahkemeye sunulan dosya, ekonomik beklentinin yanında ilgili hakların ve sözleşmelerin durumunu da göstermelidir. Sonuç, somut uyuşmazlığın değerlendirilmesine bağlıdır.

Birlik menfaatine tecavüzde tek başına hareket

FSEK m.10, birlik menfaatlerine tecavüz edildiğinde eser sahiplerinden her birinin tek başına hareket edebileceğini düzenler. İhlale karşı koruma amacı taşıyan bu yetki, ortak karar alınmasının gecikmesi nedeniyle birliğin tamamen savunmasız kalmasını önler. Hakkın hangi esere ve hangi ihlale ilişkin olduğu somutlaştırılmalıdır.

Bu hükümden eserin bütün mali haklarını kişisel olarak kullanma veya elde edilen her sonucu yalnız kendine mal etme yetkisi çıkarılamaz. Korunan menfaat birliğin menfaatidir. Bir eser sahibinin tek başına ihlale karşı başvurabilmesi, aynı eseri üçüncü kişiye tek başına lisanslayabilmesiyle aynı hukuki işlem değildir. Savunma yetkisi ile ticari tasarruf yetkisi ayrı tutulmalıdır.

Eser sahiplerini bir araya getiren kişinin rolü

FSEK m.10’un son fıkrası, ayrılmaz bütün halinde eserde hakları kullanacak kişi bakımından özel kural getirir. Sözleşmede, hizmet şartlarında veya eser meydana geldiğinde yürürlükteki kanunda aksi öngörülmemişse, birlikte eser üzerindeki haklar eser sahiplerini bir araya getiren gerçek veya tüzel kişi tarafından kullanılır. Bu koşullu hüküm, her organizatörü eserin yaratıcısı ilan etmez.

Kullanım yetkisini ileri süren kişi, yaratıcıları hangi ilişkiyle bir araya getirdiğini göstermelidir. Sadece sonradan projeyi satın almak, eseri dağıtmak veya mekân sağlamak aynı olgu değildir. Sözleşme ve hizmet şartları incelenmeden hükmün varsayılan düzeniyle sonuç verilmemelidir. Kanun, aksi düzenlemelerin varlığını açıkça dikkate aldığı için hukuki incelemenin başlangıcında bu belgeler bulunmalıdır.

Organizatörün kullanım yetkisi nasıl sınanır?

Önce gerçekten m.10 anlamında ayrılmaz eser bulunup bulunmadığı belirlenir. Ardından ekip oluşumu, sözleşmeler, çalışma şartları ve özel kanun hükümleri incelenir. Eser ayrılabilir katkılardan oluşuyorsa aynı son fıkrayı otomatik uygulamak doğru değildir. Kullanım yetkisi, yalnız “projenin müşterisi” veya “prodüktörü” sıfatına dayanılarak bütün dosyalara genellenemez.

Üçüncü kişi lisans alırken organizatörün beyanıyla yetinmemelidir. Hangi eseri kapsadığı, aksi sözleşme bulunup bulunmadığı ve imza yetkisi kontrol edilir. Ekipten bir kişiyle yapılan özel anlaşmanın ortak esere etkisi ayrıca değerlendirilir. Yetki zinciri, yaratıcı katkıların tespitinden başlayıp dış sözleşmeyi imzalayan kişiye kadar izlenebilir olmalıdır.

Çalışan eserleriyle ilişkinin kurulması

FSEK m.18, çalışanların işlerini görürken meydana getirdiği eserlerde özel sözleşme veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça hakların çalıştıran tarafından kullanılmasını düzenler. Çok kişinin çalıştığı projede m.10 ile m.18 farklı soruları cevaplayabilir. Bir hüküm eserin ortak niteliğini, diğeri çalışma ilişkisinde kullanım yetkisini ilgilendirir. İkisi birbirinin yerine kullanılmamalıdır.

Aynı ekipte çalışan, bağımsız hizmet veren ve dışarıdan katkıda bulunan kişiler bulunabilir. Hepsine aynı işveren kuralının uygulanacağı varsayılamaz. Bu ayrımın yazılım projelerindeki görünümü çalışanın yazdığı yazılımın mali hakları incelemesinde açıklanmıştır. Ortak eser dosyasında ise her katkının hangi ilişki içinde meydana geldiği ayrı kaydedilir.

Sinema eserlerinde özel hükümler

FSEK m.10’un son fıkrası sinema eseriyle ilgili hakları saklı tutar. FSEK m.8, yönetmen, özgün müzik bestecisi, senaryo yazarı ve diyalog yazarını birlikte eser sahipleri arasında sayar; canlandırma tekniğinde animatör de bu gruba dahildir. Bu özel düzen, her ekip projesinin aynı genel ortaklık değerlendirmesiyle çözülmesini engeller.

Bir yapımda yüzlerce kişinin çalışması, hepsinin sinema eserinin sahibi olduğu anlamına gelmez. Eser sahipliği, icracı sanatçı hakkı ve yapımcının bağlantılı hakları farklı hukuki katmanlardır. m.10’daki organizatör kullanım kuralını sinema yapımının bütün haklarını tek başına çözen hüküm gibi kullanmak doğru değildir. Sözleşme incelemesi ilgili özel hükümlerle birlikte yapılmalıdır.

Lisans sözleşmesinde imza ve hakların gösterilmesi

FSEK m.52, mali haklara ilişkin sözleşme ve tasarrufların yazılı olmasını, ilgili hakların ayrı ayrı gösterilmesini ister. Birlik adına alınan karar, üçüncü kişiyle yapılacak sözleşmenin bu şartlarını ortadan kaldırmaz. Karar yetkisi ve sözleşmenin şekli iki ayrı denetimdir. Yetkili kişinin imza atması, hakların belirsiz bırakılmasını kendiliğinden düzeltmez.

İşleme, çoğaltma, yayma, temsil veya umuma iletim gibi hangi hakkın kullanıldığı belirlenir. Süre, yer ve kullanım biçimi somutlaştırılır. Şekil koşullarının ayrıntıları telif sözleşmesinde yazılı şekil ve hakların ayrı gösterilmesi yazısında incelenebilir. Ortak eserde buna ek olarak imza sahibinin bütün ilgili yetki zincirini temsil edip etmediği kontrol edilir.

Gelir paylaşımı eser sahipliğini tek başına çözmez

Taraflar gelirleri belirli oranlarla paylaşabilir; ancak gelir oranı, yaratıcı katkının niteliğini otomatik belirlemez. Finansman sağlayan kişinin gelir almasıyla eser sahibi olması farklı ilişkilerdir. Aynı şekilde eser sahibine sabit ücret ödenmesi, onun yaratıcı katkısının hiç bulunmadığını göstermez. Sözleşmenin ekonomik düzeni ile eser sahipliği tespiti ayrı yapılmalıdır.

Hakları kullanma yetkisi ile tahsilat yetkisi de açıklaştırılmalıdır. Ortak eser gelirini bir kişinin toplaması, paranın tamamının ona ait olduğu sonucunu doğurmaz. Hesap verme, giderlerin hangi koşullarda indirileceği ve dağıtım takvimi düzenlenebilir. Bu düzen, üçüncü kişiye verilen lisansın kapsamından ayrı fakat onun uygulanmasıyla bağlantılıdır. Belirsiz gelir hükümleri yaratıcı katkı uyuşmazlığını daha da büyütebilir.

Ayrılan ekip üyesinin durumu

Bir kişinin projeden ayrılması, daha önce meydana gelen ortak eserdeki yaratıcı katkısını geçmişe etkili olarak yok etmez. Buna karşılık ayrılan kişinin bütün eseri kendi adına yeniden kullanabileceği sonucu da doğmaz. Sözleşme, geçerli kullanım yetkileri ve eserin ortak niteliği birlikte incelenir. İş ilişkisinin sona ermesiyle eser üzerindeki bütün hukuki ilişkilerin aynı anda sona erdiği varsayılmamalıdır.

Dosyadan ayrılan kişiye ait katkılar, teslim kayıtları ve daha önce verilen izinler belirlenir. Sonraki sürümlerde yeni eser veya işleme niteliği taşıyan değişiklikler varsa bunlar ayrıca değerlendirilir. Teknik erişimin kaldırılması ile mali hak ilişkisinin sona ermesi aynı işlem değildir. Ortak çalışma sözleşmesi, ayrılma durumunda hak kullanımını ve mevcut sözleşmelerin devamını açık düzenlemelidir.

Eserin meydana geldiği tarihteki düzenleme

m.10’un son fıkrası, aksi düzenleme bakımından eser meydana getirildiğinde yürürlükte olan kanuna işaret eder. Bu ifade, yalnız bugünkü sözleşme dosyasına bakılarak geçmişte oluşmuş bütün eserlerin kullanım yetkisinin aynı şekilde çözülemeyeceğini gösterir. Eserin oluşum tarihi, hizmet şartlarının o dönemdeki içeriği ve sonraki hak tasarrufları kronolojik olarak belirlenmelidir. Sonradan düzenlenen proje özeti, daha önceki hak ilişkisini kendiliğinden değiştiren belge sayılamaz.

Farklı tarihlerde tamamlanan sürümler varsa hangi sürümün hangi yaratıcı katkıyı taşıdığı gösterilir. Sonraki çalışmanın önceki eserden yararlanması, bütün önceki hakların ortadan kalktığını göstermez. Sözleşmenin yeni çalışmayı mı, önceki eseri mi yoksa her ikisini mi kapsadığı açıklaştırılır. Bu ayrım özellikle uzun süre devam eden ortak üretimlerde kullanım yetkisinin yanlış kişiye atfedilmesini önler.

Ortaklık sözleşmesinde işlem sınırları

Sözleşme, günlük yayın hazırlığı ile mali hakkın devri arasında açık sınır kurmalıdır. Başlık düzeltme, dağıtım takvimi veya tahsilat işlemi için verilmiş yetkinin kapsamı ayrı; eserin farklı mecrada ve uzun süre kullanılmasına ilişkin yetki ayrı yazılabilir. Her yetkinin hangi kişi tarafından ve hangi onayla kullanılacağı belirlenir.

Yetki değiştiğinde önceki lisansların durumu da incelenmelidir. Bir iç kararın değiştirilmesi, üçüncü kişiyle daha önce geçerli şekilde kurulmuş sözleşmenin kendiliğinden yok olduğu anlamına gelmez. Bu nedenle iç yönetim belgeleri ile dış sözleşmeler aynı hak zinciri içinde değerlendirilir. Yalnız ekip toplantısı tutanağından bütün lisansların sona erdiği sonucu çıkarılmamalıdır.

Uyuşmazlığı önleyen katkı ve yetki dosyası

Ortak eserde katkı kayıtları, taslaklar, kararlar, hizmet ilişkileri ve dış lisanslar aynı hak dosyasında toplanmalıdır. Her kişinin hangi yaratıcı katkıyla katıldığı ve hangi yetkiyi hangi belgeyle kullandığı görülebilmelidir. Bu kayıtlar eser sahipliğini tek başına yaratmaz; sonradan ortaya çıkan iddiaların değerlendirilmesini sağlar. Sadece kredi listesi veya proje faturasıyla bütün ilişki açıklanamaz.

Dosyanın sonunda üç sonuç ayrı yazılmalıdır: eser m.9 mu m.10 mu kapsamında, hakları kim kullanıyor ve planlanan işlem için hangi onay gerekiyor? İhlal halinde tek başına hareket yetkisi ayrıca değerlendirilir. Bu ayrım, birlikte üretilen eserin günlük yönetimiyle mali hak tasarrufunu ve hukuki korunmasını birbirine karıştırmadan yürütmeyi sağlar.

Sık sorulan sorular

Ayrılmaz ortak eserin sahibi kimdir?

FSEK m.10’a göre eseri meydana getirenlerin birliğidir. Yaratıcı katkı ile teknik yardım ayrılmalıdır.

FSEK9 ile10 arasındaki fark nedir?

m.9 ayrılabilen bölümlerde her kişinin kendi bölümünün sahipliğini; m.10 ayrılmaz bütünde eser sahipleri birliğini düzenler.

Teknik yardım veren herkes eser sahibi olur mu?

Hayır. m.10 teknik hizmetleri ve ayrıntıya ilişkin yardımları ortaklığa esas saymaz; gerçek yaratıcı katkı incelenir.

Birlik hakkında hangi ortaklık hükümleri uygulanır?

m.10’un atfıyla adi ortaklık hükümleri uygulanır. FSEK’in özel karar, kullanım ve hak koruma kuralları da dikkate alınır.

Kararlar her durumda çoğunlukla mı alınır?

TBK m.624 kural olarak oybirliği öngörür. Sözleşmede çoğunluk kabul edilmişse çoğunluk ortak sayısına göre belirlenir.

Bir ortak sebepsiz izin vermiyorsa ne yapılır?

m.10 kapsamında birlikte yapılacak belirli işleme haklı neden olmadan izin verilmemesi halinde mahkeme izin verebilir; sonuç otomatik değildir.

İhlale karşı tek ortak hareket edebilir mi?

Evet. Birlik menfaatlerine tecavüz halinde her eser sahibi tek başına hareket edebilir. Bu yetki eseri tek başına lisanslama yetkisiyle aynı değildir.

Ekibi bir araya getiren kişi eser sahibi olur mu?

m.10 son fıkra belirli koşullarda hakların kullanılmasını düzenler. Organizatörün kullanım yetkisi ile eseri yaratan kişinin sahipliği ayrı kavramlardır.

Çalışan eserlerinde ayrıca m.18 uygulanır mı?

Çalışma ilişkisi varsa m.18’in koşulları ayrıca incelenir. Ortak eserin niteliği ve işverenin kullanım yetkisi farklı sorulardır.

Birlik kararı yazılı telif sözleşmesi şartını kaldırır mı?

Hayır. m.52’deki yazılı şekil ve hakların ayrı gösterilmesi koşulları, karar ve temsil yetkisi incelemesine ek olarak uygulanır.

İstanbul ve Mersin ofisleri

İstanbul · Polaris Plaza

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ofisi ve randevu

Mersin · Profit İş Merkezi

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Mersin ofisi ve randevu

Sorunuzu iletin



    Sorunuzu kısaca yazın. Lütfen kimlik numarası, belge veya hassas kişisel bilgi paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    Hukuki konu hakkında iletişim

    İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

    Telefonla Araİletişim Bilgileri

    tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

    Yazar Bilgisi

    , Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

    İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    Telefon WhatsApp