Çevirmen İradeyi Yanlış Aktarırsa Sözleşme Bağlar mı? TBK 33
Sözleşme kurmaya yönelik irade haberci, çevirmen veya bir araç tarafından yanlış iletilmişse TBK 33 uyarınca yanılma hükümleri uygulanır. Kanun, aktarım hatasını sırf açıklamayı bizzat taraf yapmadığı için inceleme dışında bırakmaz. Ancak her çeviri veya iletim farkı sözleşmeyi otomatik olarak geçersiz kılmaz. Yanılmanın niteliği, esaslılığı, dürüstlük sınırı ve hakkın zamanında kullanılması ayrıca değerlendirilir.

İncelemede üç içerik karşılaştırılır: Tarafın açıklamak istediği irade, aracıya veya araca verdiği metin ve karşı tarafa ulaşan açıklama. Hatanın hangi aşamada meydana geldiği gösterilmelidir. Yalnız “yanlış tercüme edildi” denmesi, hem gerçek içeriği hem farkın sözleşmeye etkisini belirsiz bırakır. Kanuni değerlendirme somut aktarım zincirine dayanır.
TBK 33 neyi düzenler?
Madde, sözleşmenin kurulmasına yönelik iradenin yanlış iletilmesini ele alır. Bu nedenle sözleşme önerisinin veya kabulün hangi içerikle aktarılmak istendiği başlangıç noktasıdır. Sözleşme kurulduktan sonraki her hesap yazışması, teslim bildirimi veya başka iletişim doğrudan aynı kapsamda kabul edilemez. İncelenen açıklamanın hukuki işlevi önce belirlenmelidir.
Kanun haberci ve çevirmeni örnek gösterir; ayrıca araç tarafından yanlış iletimi de kapsar. Böylece sorun yalnız bir insanın sözlü anlatımıyla sınırlanmaz. Ancak iletişimde bir aracın kullanılmış olması tek başına yanılma bulunduğunu göstermez. Hangi içeriğin nasıl değiştiği, eksildiği veya başka anlamda aktarıldığı somut olarak ortaya konulmalıdır.
TBK 33’ün sonucu doğrudan her sözleşmenin hükümsüzlüğü değildir. Hüküm, yanılma kurallarının uygulanacağını söyler. TBK 30 ve devamındaki esaslılık, dürüstlük, kusur ve bildirim düzenlemeleri bu nedenle birlikte değerlendirilir. Bir aktarım farkı gösterilmiş olması, bütün diğer kanuni şartların kendiliğinden gerçekleştiği anlamına gelmez.
Haberci ile temsilci arasındaki ayrım
Haberci, başkasının açıklamasını ileten kişi olarak değerlendirilir; temsilci ise yetkisi kapsamında başkası adına hukuki işlem yapar. Somut olayda kişinin hangi görevi üstlendiği belirlenmelidir. Kendisine verilen belirli metni aktarmasıyla, kendi değerlendirmesiyle sözleşmenin içeriğini kararlaştırması aynı işlev değildir. Sıfat, yalnız kişinin iş unvanından çıkarılmaz.
TBK 40, yetkili temsilcinin başkası adına ve hesabına yaptığı işlemin temsil olunanı bağlamasını düzenler. Yetki bulunmayan işlem bakımından TBK 46 ve ilgili hükümler ayrı değerlendirilir. Yetkisiz temsil incelemesi, yanlış iletim iddiasının yerine otomatik konulamaz; iki olayın dayanakları farklıdır.
Bu nedenle aracının görev kapsamını gösteren talimat, yazışma veya yetki belgesi önemlidir. Hangi içeriği aynen iletmesi istenmiş, hangi konuda karar yetkisi verilmiş ve gerçekte hangi açıklama yapılmıştır? Bu üç nokta ayrıldığında yanlış aktarım ile yetki sınırının aşılması arasında doğru hukuki nitelendirme yapılır.
Çevirideki fark nasıl somutlaştırılır?
Önce kaynak dildeki açıklamanın tamamı korunur. Sonra karşı tarafa iletilmiş çeviri aynı bölümle eşleştirilir. Yanlışlığın hangi kelime, cümle, miktar, kişi veya edim bakımından bulunduğu gösterilir. Belgenin bütününün farklı olduğunu söylemek yerine, gerçek anlam farkı ve bunun işlem içeriğine etkisi açıklanmalıdır.
Hukuki değerlendirme yalnız dilbilgisi kusuruna dayanmaz. Yazım veya ifade farkı sözleşmede hangi yükümlülüğün kabul edildiğini değiştirmiş midir? Karşı tarafa ulaşan metin, ilk açıklamanın kapsamını nasıl etkilemiştir? Bu sorular somut karşılaştırmayla cevaplanır. Dilsel hata tespitinin ardından kanuni esaslılık incelemesi ayrıca yapılır.
Çeviri başka bir taslaktan yapılmışsa kaynak metnin sürümü belirlenmelidir. Nihai açıklama ile eski taslağın karıştırılması da aktarım zincirinin incelenmesini gerektirir. Dosyada hangi belgenin ne zaman çevrildiği ve hangi metnin muhataba gönderildiği gösterilir. Sonradan hazırlanan doğru çeviri, başlangıçta iletilen yanlış metnin yerine geçirilmez.
Miktar, kişi ve sözleşme konusu yönünden hata
TBK 31, özellikle sözleşmenin niteliği, konusu, kişi ve belirli ölçüde edim miktarı bakımından açıklamada yanılma hâllerini düzenler. İletim sırasında bu unsurlardan biri farklı aktarılmışsa esaslılık ilgili bentlere göre değerlendirilir. Ancak sadece bir sayı veya ad farklılığı görmek yeterli değildir; gerçek irade ile iletilen içerik arasındaki hukuki fark açıklanmalıdır.
Edim miktarında TBK 31’in beşinci bendi önemlidir. Gerçekte üstlenmek istenenden önemli ölçüde fazla edim veya istenenden önemli ölçüde az karşı edim için açıklama yapılması kanunda ayrıca belirtilmiştir. Bu ölçüt, her küçük aktarım farkının aynı sonuca bağlanmamasını gerektirir. Farkın kapsamı gerçek belgelerle ortaya konulur.
Basit hesap yanlışlığı ise TBK 31’in son cümlesi uyarınca sözleşmenin geçerliliğini etkilemez; düzeltilir. Dolayısıyla aktarım zincirinde görülen rakam farkı için önce hukuki nitelik belirlenir. Kararlaştırılan verilerin hesaplanmasındaki hata ile iradenin farklı tutarda iletilmesi, yalnız rakam içeriyor diye aynı kurum kabul edilmemelidir.
Araçla iletimde kaynak ve alıcı kaydı
TBK 33, iradenin bir araç tarafından yanlış iletilmesini açıkça kapsar. Bu durumda göndericinin hazırladığı içerik ile karşı tarafta oluşan içerik karşılaştırılır. Dosya sürümü, ekler, ileti kimliği ve tarih bilgileri eşleştirilir. Teknik aracın adı tek başına hangi hukuki hatanın bulunduğunu göstermez.
Gönderim hatası, iletişim gecikmesi ve yanlış alıcıya yöneltme aynı olay değildir. Yanlış iletim iddiasının konusu içerikse hangi anlamın değiştiği açıklanır. Açıklamanın geç ulaşması veya geri alınması ileri sürülüyorsa ilgili öneri ve kabul hükümleri ayrıca değerlendirilir. Her teknik sorun, otomatik olarak TBK 33 kapsamındaki esaslı yanılma sayılmaz.
E-posta ile sözleşme kurulması bakımından teklif ve kabulün gerçek içeriği önemlidir. Ekteki dosyanın eksik olmasıyla karşı tarafın farklı bir dosyayı kabul etmesi arasında olgusal fark vardır. Bu farklar belgeyle açıklanmadan sadece uygulama veya sistem adından hukuki sonuç çıkarılmaz.
Sözleşme kararına etkisi nasıl gösterilir?
TBK 30, sözleşme kurulurken esaslı yanılmaya düşen tarafın sözleşmeyle bağlı olmayacağını düzenler. Bu nedenle yanlış iletimin hangi sözleşme iradesini etkilediği belirtilmelidir. Hata ile sözleşmenin içeriği arasında bağ kurulmadan, çevirideki her farklılık için bütün işlemin bağlayıcılığının kalktığı söylenemez.
İncelemede ilk açıklamanın kapsamı ve muhataba ulaşan anlam yan yana değerlendirilir. Tarafın gerçekten hangi konuya, kişiye veya edime ilişkin irade açıkladığı gösterilir. Diğer belgeler aynı içeriği açıkça ortaya koyuyorsa bunlar da değerlendirme dışında bırakılamaz. Tek bir hatalı cümle, bağlamından koparılarak sözleşmenin tamamı gibi sunulmamalıdır.
Saike ilişkin iddia varsa TBK 32’nin özel koşulları da önem taşır. Kişinin sözleşmeye yönelmesindeki düşünceyle açıklamanın aktarılması farklıdır. Hangi yanılma türüne dayanıldığı belirlenir ve o türün kanuni şartları gösterilir. TBK 33, diğer yanılma kurallarını devreden çıkaran bağımsız ve sınırsız iptal sebebi değildir.
Bilerek yanlış aktarma ile aldatma
Yanlış iletimin bilinçli yapıldığı iddia ediliyorsa TBK 36’nın aldatma düzeni ayrıca incelenir. Karşı tarafın aldatması sonucu sözleşme yapılmasında yanılmanın esaslı olması aranmaz. Ancak bu sonuca ulaşmak için aldatma olgusu ve sözleşmenin yapılmasına etkisi gösterilmelidir. Her tercüme farkı kendiliğinden bilinçli aldatma sayılmaz.
Üçüncü kişinin aldatmasında, sözleşmenin karşı tarafının sözleşme yapılırken bunu bilmesi veya bilecek durumda olması TBK 36’da ayrıca düzenlenmiştir. Bu nedenle çevirmenin kimle hangi ilişkide bulunduğu ve diğer tarafın bilgisi gerçek olgularla açıklanır. Sadece bir aracının kullanılmış olması, karşı tarafın bilgisini veya sorumluluğunu otomatik kanıtlamaz.
Bu ayrım ceza hukuku bakımından da kesin suç sonucu kurulmasını gerektirmez. Buradaki inceleme sözleşmenin bağlayıcılığına ilişkin medeni hukuk hükümleridir. Başka sorumluluk iddiası bulunuyorsa onun özel şartları ayrıca değerlendirilir. Aynı olay hakkında farklı talepler ileri sürülmesi, her birinin kanuni unsurlarını gösterme gereğini ortadan kaldırmaz.
Gerçek iradeye uygun içeriğin kabul edilmesi
TBK 34, yanılmanın dürüstlük kurallarına aykırı ileri sürülmesini yasaklar. Ayrıca diğer taraf, sözleşmenin yanılanın kastettiği anlamda kurulmasına razı olduğunu bildirirse sözleşme o anlamda kurulmuş sayılır. İletim hatasında da bu hüküm göz önünde tutulmalıdır. Yanlış aktarılan içerik ile gerçek irade açıkça belirlenmelidir.
Karşı tarafın açıklamasının hangi içeriğe rıza gösterdiği incelenir. Yalnız yeniden görüşme teklif etmekle gerçek iradeye uygun sözleşme anlamını kabul etmek aynı şey değildir. Düzeltme metni, hangi edim ve koşulların esas alındığını göstermelidir. Sözleşmenin doğru içeriği belirsizken genel bir onay cümlesinden bütün sonuçlar çıkarılmaz.
TBK 34’ün sonucu, gerçekte bulunmayan bir iradenin sonradan üretilmesine izin vermez. Önce yanılanın başlangıçta neyi kastettiği gösterilir. Karşı tarafın rızası bununla eşleştirilir. Böylece iletim hatasını giderme ile taraflardan birinin sonradan farklı sözleşme koşulu istemesi birbirine karıştırılmaz.
Yanılanın kusuru ve aracının sorumluluğu
TBK 35, yanılmasında kusurlu olan kişinin sözleşmenin hükümsüzlüğünden doğan zararı gidermesini düzenler; diğer tarafın yanılmayı bilmesi veya bilmesi gerekmesi hâlinde istisna getirir. Yanlış iletim iddiasında bu hükmün koşulları ayrıca değerlendirilir. Yanılmanın ileri sürülebilmesi ile zarar sorumluluğu aynı soru değildir.
Aracının kendi sorumluluğu ise onun taraflarla kurduğu hukuki ilişkiye bağlı olarak incelenir. TBK 33 tek başına her çevirmenin bütün sözleşme bedelini ödeyeceğini düzenlemez. Görev kapsamı, ihlal, zarar ve nedensellik gibi ilgili unsurlar belirlenmelidir. İrade bozukluğunun sonucu ile aracıya yöneltilecek talep birbirinden ayrılır.
Aynı zarar kalemi farklı kişilerden talep ediliyorsa hukuki dayanak ve tahsil durumu açık tutulmalıdır. Sözleşme nedeniyle verilmiş edimin iadesi, aktarım hizmeti gideri ve başka zararlar aynı şey değildir. Her kalem gerçek belgeyle gösterilir; aynı tutarın farklı adlarla tekrarlanması, zarar hesabının doğruluğunu sağlamaz.
Yanılmanın öğrenilmesi ve bir yıllık süre
TBK 39, yanılmanın öğrenildiği andan itibaren bir yıl içinde sözleşmeyle bağlı olunmadığının bildirilmemesine veya verilen şeyin geri istenmemesine onama sonucu bağlar. İletim hatasının fark edildiği tarih bu nedenle ayrı belirlenmelidir. Belgenin imzalandığı gün ile yanlış aktarımın öğrenildiği gün her durumda aynı değildir.
İrade bozukluğundaki bir yıllık dönem incelenirken yeni çeviri, karşılaştırma raporu veya karşı tarafın açıklamasının neyi gösterdiği belirlenir. Her sonradan alınan rapor otomatik olarak ilk öğrenme tarihi sayılamaz. Daha önceki bilgi ve belgeler de gerçek sırasıyla değerlendirilmelidir.
Bildirimde hangi sözleşme ve hangi yanlış aktarım nedeniyle bağlı olunmadığı açıklanmalıdır. Sadece aracının çalışmasından şikâyet etmek, sözleşmenin karşı tarafına yöneltilen hukuki açıklamayla aynı değildir. Kanunda aranan davranışın kim tarafından kime ve ne zaman yöneltildiği gösterilir. Süre incelemesi, esaslılık denetiminden ayrı yapılır.
Yabancı dildeki belgelerin mahkemeye sunulması
HMK 223’e göre yabancı dildeki belgeye dayanan taraf tercümesini de mahkemeye sunmalıdır. Mahkeme kendiliğinden veya karşı tarafın talebi üzerine resmî tercüme isteyebilir. Yabancı dilde sözleşmenin mahkemeye sunulması bu usul çerçevesinde değerlendirilir; her belgenin aynı şekilde onaylanması gerektiği sonucu kurulmaz.
Yanlış çeviri uyuşmazlığında özellikle iki farklı çevirinin işlevi açıklanmalıdır. İşlem sırasında karşı tarafa verilen çeviri tarihsel olayın delilidir. Mahkemeye sunulmak üzere hazırlanan doğru tercüme ise kaynak içeriğin anlaşılmasını sağlar. Sonraki tercüme, ilk yanlış aktarım hiç yapılmamış gibi dosyaya yerleştirilmemelidir.
Kaynak metin, iletilen çeviri ve mahkeme tercümesi birbirine açık atıfla bağlanır. Sayfa veya bölüm karşılaştırması hangi farkın tartışıldığını göstermelidir. Dilsel değerlendirmenin hangi gerçek metne dayandığı bilinmeden yalnız sonuç cümlesine güvenilmez. Bu düzen, hatanın kaynağını ve sözleşmeye etkisini ayrı ayrı incelemeyi sağlar.
Tanık ve elektronik kayıtlar
HMK 203/1-ç, irade bozukluğu iddialarında tanık dinlenebilmesine izin verir. Senetle ispatın istisnası bulunduğunda da tanığın hangi olaya ilişkin doğrudan bilgisi olduğu açıklanır. Çeviri görüşmesine katılan kişiyle uyuşmazlığı sonradan duyan kişinin bilgisi aynı kaynak olarak değerlendirilmez.
HMK 199 kapsamında elektronik veriler belge olarak sunulabilir. HMK 219, elde bulunan ve delil olarak dayanılan belgelerin ibrazını düzenler; elektronik verilerin incelemeye elverişli biçimde sunulması da bu çerçevede ele alınır. Kaynak kayıtlar, ekler ve sürümler birlikte korunmalıdır. Yalnız seçilmiş bir cümle tüm aktarım zincirinin yerine geçmez.
Deliller hukuka uygun elde edilmiş olmalıdır. HMK 189/2 hukuka aykırı delilin dikkate alınamayacağını düzenler. Bu nedenle yanılma iddiasını ispat etmek amacıyla her türlü kayıt yönteminin serbest olduğu söylenemez. Dosya, gerçek ve hukuka uygun belgelerle kurulmalı; mevcut olmayan açıklama veya tarih sonradan oluşturulmamalıdır.
Dil incelemesi ile hukuki kararın ayrılması
Çevirideki farkın belirlenmesi özel dil veya teknik bilgi gerektiriyorsa HMK 266 çerçevesinde bilirkişi incelemesi değerlendirilir. Bununla birlikte her belge için aynı türde uzman incelemesi zorunlu değildir. Mahkemenin çözmesi gereken teknik sorunun ne olduğu açık gösterilmelidir. Kaynak metnin anlamı, terimin ilgili alandaki kullanımı ve muhataba aktarılan anlamın farkı birbirine bağlı fakat ayrı inceleme noktalarıdır.
Dil incelemesi yalnız sözlük karşılığına indirgenmez. Cümlenin bütünündeki yükümlülük, kişi, miktar ve koşul ifadeleri birlikte okunur. Bir kelimenin farklı karşılığının kullanılması, bağlam içinde aynı anlamı koruyorsa bunun açıklanması gerekir. Buna karşılık kısa bir olumsuzluk ifadesinin veya sınırlamanın aktarılmaması, metnin hukuki kapsamı bakımından ayrıca değerlendirilir. İnceleme hangi farkın gerçekten anlam değiştirdiğini göstermelidir.
HMK 279/4, bilirkişinin hâkime ait hukuki nitelendirmeyi yapamayacağını düzenler. Bu nedenle dil uzmanının tespit ettiği anlam farkı ile sözleşmenin TBK 30–33 uyarınca bağlayıcılığı aynı karar değildir. Rapor teknik karşılaştırmayı açıklamalı; esaslı yanılmanın kanuni koşulları hakkındaki yargısal değerlendirmenin yerine geçmemelidir. Mahkeme, teknik bulguyu diğer belgeler ve gerçek açıklamalarla birlikte değerlendirir.
Raporun hangi dosya sürümlerini karşılaştırdığı da denetlenir. Başlangıçta gönderilmiş metin yerine sonradan düzeltilmiş nüsha incelenmişse gerçek iletim olayı açıklanmış olmaz. Kaynak ve hedef metinlerin tarihi, bütünü ve birbirleriyle bağlantısı raporda anlaşılmalıdır. Tarafın itirazı varsa sadece sonuçtan hoşnut olmadığını söylemek yerine, yanlış karşılaştırılan bölüm veya eksik incelenen kaydı açıkça göstermesi gerekir. Böylece teknik değerlendirme gerçek uyuşmazlıkla eşleşir.
Sık sorulan sorular
Çevirmen irademi yanlış aktardıysa hangi madde uygulanır?
TBK 33, sözleşme kurmaya yönelik iradenin çevirmen, haberci veya araçla yanlış iletilmesinde yanılma hükümlerinin uygulanacağını düzenler.
Her tercüme hatası sözleşmeyi otomatik geçersiz kılar mı?
Hayır. Yanılmanın niteliği, esaslılığı ve diğer kanuni koşullar incelenir. TBK 33 bütün aktarım farklarını sınırsız iptal sebebi hâline getirmez.
Haberci ile temsilci aynı kişi türü mü?
Hukuki işlevleri farklıdır. Açıklamayı iletmekle yetkisi kapsamında başkası adına işlem yapmak ayrılır. Gerçek görev ve yetki kapsamı belirlenir.
Araçla yanlış iletim de kapsamda mı?
Evet. TBK 33, ileten kişi yanında iletim aracını da kapsar. Ancak hangi içeriğin nasıl yanlış iletildiği somut kayıtlarla gösterilmelidir; teknik araç kullanılması tek başına yeterli değildir.
Yalnız farklı bir rakam bulunması yeterli mi?
Farkın hukuki niteliği belirlenir. Esaslı edim yanılması ile basit hesap yanlışlığı aynı değildir. İstenen, açıklanan ve iletilen tutarlar karşılaştırılır.
Karşı taraf doğru içeriği kabul ederse ne olur?
TBK 34’teki şartlarla yanılanın kastettiği anlamda kurulmaya rıza bildirilirse sözleşme o anlamda kurulmuş sayılır. Genel görüşme çağrısı aynı sonuç değildir.
Bir yıl hangi tarihten başlar?
Yanılmada TBK 39’a göre öğrenme anından başlar. İlk sözleşme tarihi veya sonradan alınan tercüme raporu tarihi otomatik başlangıç kabul edilmez.
Yabancı belgeyi tercümesiz sunabilir miyim?
HMK 223’e göre belgeye dayanan taraf tercümesini de sunmalıdır. Mahkeme ayrıca resmî tercüme isteyebilir. Kaynak ve farklı çeviri sürümleri açıkça ayrılır.
İmzalı sözleşme varsa tanık dinlenmez mi?
HMK 203/1-ç irade bozukluğu iddialarında tanık deliline imkân verir. Tanığın hangi gerçek olayı bildiği ve diğer delillerle ilişkisi değerlendirilir.
Çevirmen her durumda bütün zararı öder mi?
TBK 33 böyle otomatik tazminat düzenlemez. Aracının hukuki ilişkisi ve sorumluluk şartları, yanılmanın sözleşmeye etkisinden ayrı incelenir.
Resmî kaynaklar
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu: 19, 30–36, 39, 40 ve 46. maddeler. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu: 189, 190, 194, 199, 203, 219, 223, 266 ve 279. maddeler. Güncel kanun metinleri Adalet Bakanlığı Mevzuat Bilgi Sisteminden kontrol edilmiştir.
İstanbul ve Mersin ofisleri
İstanbul · Polaris Plaza
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbulMersin · Profit İş Merkezi
İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/MersinSorunuzu iletin
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
