B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Yetkisiz Temsil: Onama ve Tazminatta 7 Temel Kural

Borçlar Hukuku · Hukuki Bilgilendirme

Kısa Özet

Bir kişi yetkisi olmadan başkası adına işlem yaparsa, işlem ancak temsil olunanın onamasıyla onu bağlar. TBK m.46 karşı tarafa onama için uygun süre verme yolunu tanır; m.47 onanmayan işlemden doğan zarar ve istisnalarını düzenler. Şirket temsilcileri ve ticari vekiller için özel hükümler saklıdır. Kaşe, kartvizit veya bir kez imza atılmış olması tek başına bütün işlemler bakımından sınırsız temsil yetkisi oluşturmaz.

Yetkisiz temsil incelemesinde imza yetkisi, sözleşme ve onama kayıtlarını temsil eden hukuk masası
Temsil yetkisinin kapsamı, işlem tarihi ve sonradan verilen onama birbirinden ayrı incelenir. Görsel temsilidir.

Yetkisiz temsil için 7 temel kontrol

Bir sözleşmenin altında bir kişinin imzasının bulunması, belgedeki bütün tarafların aynı biçimde borç altına girdiğini göstermez. İmza atan kendi adına mı hareket etmiştir, başkasını mı temsil etmiştir ve temsil yetkisi hangi işlemi kapsamaktadır? Bu sorulara cevap verilmeden yalnız sözleşmede adı yazılı kişiye yönelmek hatalı talep kurulmasına yol açar.

  1. İşlemin kimin adına yapıldığını belirleyin.
  2. Temsil yetkisinin kaynağını ve kapsamını gösterin.
  3. Yetkinin işlem tarihinde devam edip etmediğini inceleyin.
  4. Üçüncü kişiye yapılmış yetki bildirimlerini ayırın.
  5. Onama varsa kapsamını ve hangi işleme ilişkin olduğunu belirleyin.
  6. Onama için verilen sürenin uygunluğunu ve bildirimi kaydedin.
  7. Onama yoksa zarar ve iade taleplerini ayrı kurun.

İncelemenin temel dayanağı Türk Borçlar Kanunu m.40–48 hükümleridir. Bu düzenlemeler, şirket organlarına ve ticari temsilcilere ait özel kurallar yok sayılarak uygulanmaz. Önce temsilin hangi hukuki rejime girdiği belirlenir.

Temsilci, temsil olunan ve karşı taraf nasıl ayrılır?

Temsilci işlemi yapan; temsil olunan, adına işlem yapılmak istenen; karşı taraf ise işlem ilişkisinin diğer tarafıdır. Bu üç sıfatın ayrı yazılması, hem onama talebinin hem zarar talebinin doğru kişiye yönelmesini sağlar. Temsilcinin imzası ile temsil olunanın sonradan verdiği kabul açıklaması aynı işlem değildir.

TBK m.40, yetkili temsilcinin başkası adına ve hesabına yaptığı hukuki işlemin sonuçlarının doğrudan temsil olunana ait olacağını düzenler. Temsil sıfatının açıklanmadığı durumlar için maddede ayrıca koşullar vardır. Bu nedenle belgedeki tek imzadan doğrudan yetkisiz temsil sonucuna atlanmaz; önce temsil ilişkisinin dışarıya nasıl yansıtıldığı anlaşılır.

Örneğin bir kişinin kendisini mal sahibinin temsilcisi olarak tanıtıp cihaz satışı için sözleşme imzalaması ile cihazı kendi adına satması farklıdır. İlan, teklif, sözleşme başlığı ve ödeme talimatı birlikte okunur. İşlemin ekonomik sonucundan yararlanan kişinin kim olduğu, adına işlem yapılan kişi sorusunu tek başına çözmez.

Temsil yetkisinin kaynağı ve kapsamı

TBK m.41, temsil yetkisinin kamu hukukundan doğması hâlinde ilgili hükümlere; hukuki işlemden doğması hâlinde o hukuki işleme göre belirleneceğini düzenler. Bu nedenle her dosyada yalnız noter vekâletnamesi aramak veya noterlik belgesi yok diye bütün yetki iddialarını reddetmek doğru değildir. Yetkinin kaynağı önce saptanmalıdır.

Bir belgenin varlığı kadar kapsamı da önemlidir. Malı teslim alma yetkisiyle satış sözleşmesi yapma, ödeme görüşmesi yapma yetkisiyle borçtan vazgeçme aynı hukuki yetkiler değildir. Belgenin yalnız ilk sayfasının görülmesi, sınırlama ve özel kayıtların incelendiği anlamına gelmez. Bütün sayfalar, ekler ve işlem tarihindeki geçerlilik durumu dosyaya alınır.

Temsil yetkisi üçüncü kişilere bildirilmişse, m.41 uyarınca kapsamın bu bildirime göre belirlenmesi önem taşır. Sadece temsilci ile temsil olunan arasındaki iç yazışmaya bakılarak dışarıya yapılmış bildirim yok sayılamaz. Bildirimin kime, ne zaman ve hangi içerikle ulaştığı ayrı gösterilir.

Yetkinin sınırlandırılması veya geri alınması

TBK m.42, hukuki işlemden doğan temsil yetkisinin her zaman sınırlandırılmasına veya geri alınmasına izin verir; hizmet, vekâlet veya ortaklık gibi ilişkilerden doğan haklar saklıdır. Temsil olunanın bu hakkından önceden feragat etmesi mümkün değildir. Yetkinin sona ermesiyle iç sözleşmeden doğan bütün taleplerin de ortadan kalktığı söylenmez.

Temsil yetkisini üçüncü kişilere bildiren temsil olunan, geri almayı onlara bildirmemişse geri almayı iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri süremez. Dolayısıyla yalnız iç ilişkide gönderilmiş bir geri alma yazısı, dışarıya önceden yapılmış bildirimin sonuçlarını her durumda ortadan kaldırmaz. Dosyada iki ayrı bildirim zinciri bulunmalıdır.

İşlem tarihi, geri alma tarihi ve üçüncü kişinin bilgisi aynı çizelgede gösterilir. Belgenin sonradan iptal edilmiş olması, önceki tarihteki bütün işlemlerin de aynı nedenle geçersiz olduğu anlamına gelmez. Her işlem, yapıldığı tarihteki yetki ve bilgi durumuyla ayrı incelenir.

Ölüm, ehliyet kaybı ve yetki belgesinin iadesi

TBK m.43, hukuki işlemden doğan temsil yetkisinin ölüm, gaiplik, fiil ehliyetinin kaybı veya iflas gibi olaylarla sona ermesine ilişkin genel düzeni içerir; tarafların kararı veya işin özelliğinden anlaşılan farklı sonuçlar saklıdır. Tüzel kişiliğin sona ermesi de maddede yer alır. Bu nedenle her sona erme olayı aynı belge tarihiyle açıklanmaz.

TBK m.44, yetki sona erdiğinde temsilcinin elindeki yetki belgesini geri verme veya hâkimin belirleyeceği yere bırakma yükümlülüğünü düzenler. Temsil olunan veya haleflerinin belgeyi geri almak için gerekeni yapmaması, iyiniyetli üçüncü kişilerin zararını giderme yönünden sonuç doğurur. Belgenin fiilen kimde kaldığı bu yüzden önemsiz bir ayrıntı değildir.

Yetki belgesinin dijital kopyaları ile aslı da ayrı izlenir. Bir kopyanın paylaşılmış olması, her sonraki işlemde güncel yetkinin bulunduğunu kanıtlamaz. Öte yandan belgenin görünürde devam eden kullanımına ilişkin bildirim ve bilgi kuralları da göz ardı edilmez. Güncel kayıtlar, yalnız eski belgeye dayanmanın yarattığı yanlışlığı azaltır.

Temsilci yetkinin bittiğini bilmiyorsa

TBK m.45, temsilcinin yetkisinin sona erdiğini bilmediği sürece yaptığı işlemler bakımından temsil olunanın veya haleflerinin bağlılığına ilişkin kural koyar. Üçüncü kişinin yetkinin sona erdiğini bildiği hâllerde bu kural uygulanmaz. Böylece yalnız yetkiyi sona erdiren olayın tarihi değil, ilgili kişilerin bilgisi de hukuki sonuçta önem taşır.

Bu durum, hiç yetki verilmemiş işlemle karıştırılmaz. Başlangıçtan beri yetkisiz bir kişinin işlemi ile önceden yetkili olup yetkinin sona erdiğinden habersiz kişinin işlemi aynı başlangıç koşullarına sahip değildir. “Yetki yoktu” açıklamasının hangi ihtimali anlattığı belirtilmelidir.

Bilgi tarihini gösteren bildirim, teslim kaydı ve cevaplar korunur. Temsilcinin sonradan söylediği öğrenme tarihiyle üçüncü kişinin daha önce aldığı açık bildirim çelişiyorsa bu çelişki dosyada görünür tutulur. Bir taraf için geçerli bilgi varsayımı diğerine otomatik taşınmaz.

Yetkisiz işlem hangi durumda temsil olunanı bağlar?

TBK m.46, yetkisi bulunmayan kişinin temsilci olarak yaptığı işlemin ancak onamayla temsil olunanı bağlayacağını düzenler. Bu nedenle ilk sözleşmenin imzalanması ile temsil olunanın bağlı hâle gelmesi aynı anda gerçekleşmiş varsayılmaz. Onama, yetkisiz yapılmış belirli işlemle ilişkilendirilmelidir.

TBK m.47’nin açık veya örtülü onamaya ilişkin anlatımı da dikkate alınmalıdır. Onama yalnız “onaylıyorum” kelimesinin bulunduğu bir yazıya indirgenmez; işlemle ilgili davranışların anlamı da incelenir. Bununla birlikte bir kişinin her sessizliği veya her para hareketi otomatik onama sayılmaz. Davranışın hangi işleme yöneldiği ve içeriği gösterilmelidir.

Örneğin aynı taraflar arasında birden fazla sipariş bulunuyorsa tek bir ödeme kaydının hangi siparişi karşıladığı açıklanır. Yetkili kişinin imzaladığı sonraki belge, farklı bir sözleşmeye aitse eski işleme kendiliğinden onama oluşturduğu söylenmez. Onama incelemesi, genel bir ticari ilişki varlığı yerine ilgili işlemin kaydı üzerinden yapılır.

Onama için ne kadar süre verilir?

TBK m.46, yetkisiz temsilciyle işlem yapan karşı tarafa, temsil olunandan uygun bir süre içinde işlemi onayıp onamayacağını bildirmesini isteme hakkı tanır. Süre içinde onama gerçekleşmezse karşı taraf işlemle bağlı olmaktan kurtulur. Buradaki kanun metni bütün işlemler için sabit yedi, on dört veya otuz günlük bir sayı koymamıştır.

Bu nedenle “kanuni onama süresi yedi gündür” şeklinde genel bir cümle kurulmaz. Süre verilirken işlemin kapsamı, incelenecek belge ve cevap istenen işlem açıkça gösterilir. Yüzlerce sayfalık teknik ek içeren sözleşmeyle basit bir teslim anlaşmasının inceleme gereksinimi aynı değildir. Uygunluk tartışmasının hangi koşula dayandığı belgelenmelidir.

Bildirimde temsil olunanın kimliği, yetkisiz olduğu ileri sürülen temsilci, sözleşmenin tarihi ve onama istenen yükümlülükler belirtilir. Yalnız bilgi soran bir mesajla m.46 kapsamında onama kararı isteyen açıklama birbirinden ayrılır. Metnin muhataba ulaştığını gösteren kayıt da süre değerlendirmesi için saklanır.

İşlem onanmazsa zarar kimden istenir?

TBK m.47, temsil olunanın işlemi açık veya örtülü olarak onamaması hâlinde, işlemin geçersizliğinden doğan zararın yetkisiz temsilciden istenmesini düzenler. Bu hüküm, yetkisiz temsilcinin her durumda asıl sözleşmedeki bütün edimleri aynen yerine getirmek zorunda olduğu anlamına gelmez. Geçersizlikten doğan zarar talebi ile sözleşmenin ifası talebi farklıdır.

Kanundaki önemli istisna, karşı tarafın yetkisizliği bildiğinin veya bilmesi gerektiğinin ispatıdır. Yetkisiz temsilci bu durumu ispat ederse m.47 uyarınca kendisinden zarar giderimi istenmez. Dolayısıyla karşı tarafın elindeki açık yetki sınırlaması, kendisine verilen uyarı veya sözleşmede yer alan onama kaydı dosyada yokmuş gibi davranılmaz.

Hakkaniyet gerektiriyorsa kusurlu yetkisiz temsilciden diğer zararlar da istenir. Bu düzenleme için kusur ve hakkaniyet koşulları ayrıca açıklanır. Her dosyada aynı sabit yüzdeyi zarar olarak yazmak veya sözleşmedeki bütün kazancı otomatik talep etmek, kanundaki ayrımı göstermez.

Zarar tablosu nasıl hazırlanır?

Zarar hesabında işlemin yapılacağına güvenilerek gerçekleştirilen harcamalar ve işlemin geçersizliğiyle bağlantıları ayrılır. Yol gideri, inceleme gideri veya başka somut harcama iddia ediliyorsa ödeme belgesi ve amaç açıklanır. İşlem olmasa da yapılacak genel işletme gideri, bağlantısı gösterilmeden aynı toplamın içine eklenmez.

Varsayımsal örnekte 2.000 TL teknik inceleme ve 3.000 TL taşıma hazırlığı gideri bulunduğunu düşünelim. Aritmetik toplam 5.000 TL’dir. Bu toplamın tazminat olarak istenmesi için hangi giderin gerçekten yapıldığı ve onanmayan işlemle nasıl bağlantılı olduğu açıklanmalıdır. Hesap örneği kanuni tarife veya her olayda ödenecek sabit tazminat değildir.

Karşı tarafa aktarılmış ana para, başka kişi tarafından alınan mal ve geçersizlik nedeniyle yapılan masraf aynı kalemde toplanmaz. Bir bedelin iadesi isteniyorsa o bedelin kimin malvarlığına girdiği saptanır. Böylece temsilciye yöneltilen zarar talebiyle fiilen zenginleşen kişiye yöneltilen iade talebi karıştırılmaz.

Ödenen para ve verilen şey nasıl geri istenir?

TBK m.47, sebepsiz zenginleşmeden doğan hakları saklı tutar. TBK m.77 de haklı sebep olmadan başkasının malvarlığından veya emeğinden gerçekleşen zenginleşmenin geri verilmesini düzenler. Bu nedenle onama yoksa yalnız temsil yetkisi tartışmasında kalınmaz; gerçekleşmiş ödeme ve teslimlerin hukuki sebebi de belirlenir.

Para temsilcinin hesabına mı, temsil olunanın hesabına mı, yoksa üçüncü kişinin hesabına mı gönderilmiştir? Hesap sahibinin kimliği, ödeme açıklaması ve paranın hangi işlem karşılığında alındığı ayrı gösterilir. Sözleşmedeki ismin farklı olması, fiilî para hareketinin incelenmesini gereksiz kılmaz.

İade talebinin şartlarıyla zarar talebinin şartları farklıdır. Aynı paranın hem ana para iadesi hem aynı içerikte zarar kalemi olarak iki kez istenmesi önlenir. Ticari nitelikte bir uyuşmazlıkta alacak dosyasının hazırlanması, bu kalemlerin ve muhataplarının ayrılmasını gerektirir.

Şirketlerde ve ticari vekillerde neden ek kontrol gerekir?

TBK m.48, ortaklık temsilcileri, organlar ve ticari vekillerin yetkisine ilişkin hükümleri saklı tutar. Bu açık kayıt nedeniyle bütün şirket imzaları yalnız genel yetkisiz temsil maddeleriyle sonuçlandırılmaz. Şirketin türü, organın sıfatı ve işlemi yapanın özel temsil rejimi belirlenmelidir.

İmza sirküleri, ticaret sicili kaydı ve temsil biçimi bu incelemede ayrı işlev görür. Birlikte imza gerektiren bir kayıtla tek kişinin imzası karşılaştırılırken, hangi kısıtlamanın dış ilişkiye nasıl yansıdığı da uygulanacak özel hükme göre incelenir. Bu rehber, bütün şirket türleri için aynı dış etki sonucunu ilan etmez.

İmza öncesi denetim için ticari sözleşmelerde taraf ve temsil kontrolü rehberi tamamlayıcıdır. Borç ilişkisini baştan kimin kurduğu sorusu, sonradan alacağın başka kişiye devredilmesi sorusundan da ayrıdır. Temsil, alacak devri ve borç üstlenme kavramları birbirinin yerine kullanılmaz.

Türkiye geneli dosya düzeni ve Mersin uygulaması

İnceleme dosyası dört zaman dilimiyle hazırlanır: Yetkinin verilmesi, işlemin yapılması, yetkinin sınırlandırılması veya sona ermesi ve onama süreci. Her bölümde belgeyi düzenleyen, alan kişi ve tarih gösterilir. Böylece sonradan gönderilmiş bildirim geçmişte varmış gibi değerlendirilmez; aynı kişinin farklı tarihlerdeki sıfatları birbirinden ayrılır.

Türkiye geneli dosya takibi Mersin’den yönetilir. Başka ildeki kişi veya şirketin işleminde de aynı belge sırası kullanılır; fakat görevli ve yetkili yargı yeri büronun adresine göre otomatik belirlenmez. Sözleşme türü, tarafların sıfatı ve talebin niteliği ayrıca dikkate alınır. Sahte belge iddiası bulunması da özel hukuk incelemesini ceza sürecinin bütün sonuçlarıyla özdeşleştirmez.

Dayanaklar TBK m.40–48 ve m.77 hükümleridir. Örnekler varsayımsaldır; herhangi bir gerçek dosyada onamanın kesin gerçekleştiği veya belirli tazminata hükmedileceği yönünde sonuç garantisi içermez.

Yetkisiz temsil hakkında sıkça sorulan sorular

Yetkisiz temsilci imzaladı diye temsil olunan otomatik borçlanır mı?

TBK m.46 uyarınca yetkisiz yapılan işlem ancak temsil olunanın onamasıyla onu bağlar. Yetkinin sona ermesi ve özel temsil rejimleri hakkındaki hükümler ayrıca incelenir.

Her temsil yetkisi noter vekâletnamesinden mi doğar?

Hayır. TBK m.41 yetkinin kaynağına göre ayrım yapar. Yetkiyi doğuran hukuki işlem veya ilgili kanuni hüküm belirlenmeden yalnız noter belgesi bulunmamasından sonuç çıkarılmaz.

Temsil yetkisini geri aldım; eski bildirimler önem taşır mı?

Evet. TBK m.42, yetkiyi üçüncü kişilere bildirenin geri almayı onlara bildirmemesi hâlinde iyiniyetli üçüncü kişiye karşı sonuçlarını düzenler. İç bildirimle dış bildirim ayrı incelenir.

Temsilci yetkinin sona erdiğini bilmiyorsa ne olur?

TBK m.45 bağlılığa ilişkin özel kural içerir. Üçüncü kişinin sona ermeyi bildiği durumda bu kural uygulanmaz. İşlem ve bilgi tarihleri ayrı gösterilmelidir.

Onama için kanunda sabit yedi gün var mı?

Hayır. TBK m.46 uygun bir süreden söz eder. Bütün işlemler için sabit gün sayısı belirlemez; verilen sürenin uygunluğu işlemin kapsamıyla açıklanır.

Onama süresinde cevap gelmezse karşı taraf hep bağlı kalır mı?

TBK m.46’ya göre uygun süre içinde işlem onanmazsa karşı taraf işlemle bağlı olmaktan kurtulur. Bildirimin kapsamı ve muhataba ulaşması kayıt altına alınmalıdır.

İşlem onanmazsa zararı kimden isterim?

TBK m.47 geçersizlikten doğan zararın yetkisiz temsilciden istenmesini düzenler. Karşı tarafın yetkisizliği bildiği veya bilmesi gerektiği ispatlanırsa bu talep yönünden istisna uygulanır.

Yetkisiz temsilci her durumda bütün beklenen kârı öder mi?

Hayır. Geçersizlik zararıyla diğer zararlar ayrılır. TBK m.47, diğer zararlar bakımından kusur ve hakkaniyet koşullarını ayrıca öngörür; sabit kâr garantisi vermez.

Ödenen paranın iadesi tazminatla aynı talep midir?

Değildir. TBK m.47 sebepsiz zenginleşme haklarını saklı tutar. Parayı alan kişi, iadenin dayanağı ve geçersizlikten doğan zarar ayrı belirlenir; aynı tutar iki kez istenmez.

Şirket adına atılan imzada yalnız TBK 46 yeterli mi?

Hayır. TBK m.48 şirket temsilcileri, organlar ve ticari vekillerin özel hükümlerini saklı tutar. İşlemi yapanın sıfatı ve şirketin tabi olduğu temsil düzeni de incelenir.

Mersin Ofisi

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu — İhsaniye, 4903. Sk. Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin.

Ofis konumu

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp