Sonradan İmzalanan İş Sözleşmesinde İşe Başlama Tarihi Yanlışsa Ne Yapılır?
İşe başladıktan sonra imzaya sunulan sözleşmede daha sonraki bir başlangıç tarihi yazılması, önceki fiilî çalışmanın kendiliğinden ortadan kalktığı anlamına gelmez. Belgenin düzenlendiği tarih, imzalandığı tarih ve iş ilişkisinin başladığı tarih birbirinden farklı olabilir. Hata düzeltilecekse bu üç tarih doğru adlarıyla yazılmalı; gerçekte bugün atılan imza geçmişte atılmış gibi gösterilmemelidir.
Uyuşmazlığın çözümü, yalnızca sözleşmedeki tarih kutusunun değiştirilmesinden ibaret değildir. Ücret, yıllık izin, bildirim süresi ve sigorta kayıtları bu tarihten etkilenmişse her kayıt ayrıca kontrol edilir. İşverenin iç sisteminde yapılan düzeltme SGK kaydını kendiliğinden değiştirmez; SGK tarihinin doğru olması da sözleşme ve izin çizelgesindeki hatayı otomatik gidermez. Amaç, gerçek çalışma dönemini belgelerle belirlemek ve ilgili kayıtları aynı hukuki gerçekle uyumlu hâle getirmektir.

Düzenleme, imza ve işe başlama tarihleri ayrı yazılır
Sözleşmenin üzerinde görülen her tarih aynı hukuki olguyu göstermez. Belgenin hazırlanma tarihi, tarafların metni kabul edip imzaladığı tarih ve işçinin iş görmeye başladığı tarih ayrı alanlar olarak tutulmalıdır. Elektronik sistemde belgenin yüklendiği gün de bu tarihlerden biriyle otomatik olarak aynı değildir. İlk inceleme bu alanların neyi ifade ettiğini belirler.
İş Kanunu m. 8, iş sözleşmesini bağımlı iş görme ve ücret ödeme yükümlülükleri üzerinden tanımlar. Yazılı belgenin sonradan hazırlanması, daha önce bu unsurlarla kurulmuş ilişkinin bütün tarihini yeniden belirleme yetkisi vermez. Sözleşmenin yazılılık gerektiren özel türleri ayrıca değerlendirilir; fakat belge tarihi ile çalışma olgusu birbirinin yerine kullanılmaz.
Düzeltme metninde hangi bilginin yanlış olduğu açık gösterilir. “Sözleşme tarihi değiştirildi” ifadesi yerine, imza tarihinin aynı kalıp fiilî işe başlama alanının düzeltilmesi gerekip gerekmediği belirlenir. Böylece belge geçmişe dönük imzalanmış görüntüsü yaratmadan gerçek hizmet başlangıcını kayıt altına alır. Taraflar doğru tarihi teyit ederken sonradan değiştirilen başka çalışma koşullarını da aynı işlem içine gizlememelidir.
İş teklifinde ileri bir başlangıç günü belirlenmiş olması da fiilî takvimin ayrıca kontrolünü gerektirir. Taraflar daha erken çalışmaya başlamışsa bu değişikliğin nasıl gerçekleştiği gösterilir; teklifin gönderildiği gün ile çalışmanın başladığı gün karıştırılmaz. İşverenin işe hazırlık için gönderdiği bilgi formu, henüz iş görme bulunmadığı dönemi otomatik hizmete dönüştürmez. Aynı şekilde fiilen görev verilmiş döneme sonradan yalnızca hazırlık adı verilmesi de yeterli açıklama değildir. Belgenin başlığı yerine gerçek faaliyet ve kabul incelenir.
Fiilî çalışma hangi noktada iş ilişkisini gösterir?
TBK m. 394, durumun gereklerine göre ancak ücret karşılığında yapılabilecek bir işin belli süre görülmesi ve işveren tarafından kabul edilmesi hâlinde hizmet sözleşmesinin kurulmuş sayılacağını düzenler. Bu hüküm, imzalı metin bulunmadığı için daha önce yapılmış işin hiç yokmuş gibi değerlendirilmesini önler. Çalışmanın niteliği ve işverenin kabulü somutlaştırılmalıdır.
İşyerinde bulunulan her gün otomatik olarak iş sözleşmesine dayanan çalışma değildir. İş görüşmesi, ziyaret, bağımsız eğitim veya farklı statüdeki faaliyetle işverenin organizasyonu içinde iş görme ayrılır. Görev verilmesi, vardiyaya alınma, iş çıktısının teslimi ve ücret düzeni birlikte değerlendirilir. Yalnızca binaya giriş kaydı, bütün bu unsurları tek başına açıklamayabilir.
İş sözleşmesinin yazılı şekli ve belge yükümlülüğü genel çerçeveyi ele alır. Tarih düzeltme dosyasında ise çalışanın hangi günden itibaren hangi görevi yerine getirdiği gösterilir. İşverenin sonradan düzenlediği belge, önceki çalışmayı kabul eden yazışmalarla birlikte okunur. Bir sözleşme satırı ile günlük faaliyet kayıtları çelişiyorsa çelişki açıklığa kavuşturulmadan hizmet hesabı kesinleştirilmez.
İşe giriş tarihini gösteren belgeler nasıl sıralanır?
İlk görev e-postası, vardiya listesi, giriş kartı kaydı, teslim edilen ekipman belgesi, iş emirleri, ücret ödemesi ve iş çıktıları tarih sırasına konur. Her belgenin neyi kanıtladığı yazılır. İş teklifinin gönderildiği tarih ile teklif üzerine işe başlanması aynı değildir. Bankaya yapılan ilk ödeme de hangi döneme ilişkin olduğu belirlenmeden doğrudan başlangıç tarihi sayılmaz.
İşçinin sunduğu kayıtların şirket ve kişi bağlantısı açık olmalıdır. Başka bir şubenin veya başka bir işverenin çalışması karışmışsa hizmet toplamı yanlış çıkar. Kimin talimat verdiği, işin kimin organizasyonu için yapıldığı ve ücretin kimden geldiği birlikte incelenir. Tanık anlatımı kullanılacaksa kişinin olayı hangi dönemde ve nasıl bildiği açıklanır; doğrudan gözlem ile duyum ayrılır.
Belgeler seçilirken işverenin veya üçüncü kişilerin ilgisiz verileri gereksiz yere alınmaz. Çalışanın kendi görev kayıtları ve kendisine gönderilen yazışmalar korunur. Yetkisiz hesaplara girerek belge toplamak doğru yöntem değildir. Dosyada kronoloji kadar belgenin hukuka uygun elde edilmesi ve özgünlüğü de önem taşır. Tarih tartışmasını çözecek bağlantı, ayrı parçaların birbirini doğrulamasıyla kurulur.
Kronolojide belge oluşturma tarihi ile belgenin anlattığı olay tarihi ayrı sütunlarda tutulabilir. Sonradan düzenlenmiş bir bordro eski çalışma ayını gösterebilir; daha önce hazırlanmış bir sözleşme ise gelecekteki başlangıcı öngörebilir. Bu ayrım yapılmadığında dosyanın en eski belgesini bulmak, gerçekte ilk çalışma gününü bulmakla karıştırılır. Doğru değerlendirme, belgenin ne zaman üretildiği kadar hangi dönemi ve hangi faaliyeti doğruladığına bakar.
Yanlış tarihli sözleşme henüz imzalanmadıysa ne yapılır?
Çalışan yanlış başlangıç tarihini, gerçekte başladığı günü ve bunu gösteren kayıtları işverene yazılı bildirir. Düzeltilmiş nüsha ister. İşverenin belgeyi personel sisteminden otomatik oluşturmuş olması, hatanın olduğu gibi kabul edilmesini gerektirmez. Ancak gerçek bir yazım hatasının bulunması da tek başına geçmiş hakların kasıtlı silindiğini kanıtlamaz; önce düzeltme talebi somutlaştırılır.
İmza için sunulan metnin bütün sayfaları okunmalıdır. Başlangıç tarihi düzeltilirken ücret, görev, sözleşme süresi veya deneme kaydı değişmişse bunlar ayrıca değerlendirilir. Sadece ilk sayfadaki tarih doğru olduğu için sonraki sayfalardaki yeni koşulların da eski ilişkinin doğru kaydı olduğu kabul edilmez. Belge sürümleri karşılaştırılarak değişen alanlar belirlenir.
İşçi çalışmaya devam etmek istiyorsa tarih itirazını bu iradeyle uyumlu ifade eder. “Bütün ilişkiyi kabul etmiyorum” gibi belirsiz bir cümle yerine yanlış alanı gösterir. İşveren de düzeltme talebini işten ayrılma iradesi gibi kaydetmemelidir. İtirazın muhatabı, gönderildiği tarih ve işveren cevabı korunur; son imzalı nüshanın bir örneği çalışan tarafından saklanır.
Yanlış tarih içeren belge imzalanmışsa bütün haklar kaybolur mu?
İmzanın bulunması önemli bir delildir; buna rağmen emredici kanun hükümleri ve gerçek çalışma olgusu inceleme dışı bırakılamaz. Çalışan yanlış tarihin bulunduğunu ileri sürüyorsa sadece sözlü itirazla yetinmemeli, hangi dönem çalışmanın dışarıda kaldığını ve bunu gösteren belgeleri sunmalıdır. İmzalı metnin hangi koşullarda ve ne zaman düzenlendiği de açıklanır.
İş Kanunu m. 22, çalışma koşullarının geçmişe etkili biçimde değiştirilemeyeceğini açıkça düzenler. Sonradan imzalanan belge, geçmişte kazanılmış hakları geriye dönük çalışma koşulu değişikliğiyle ortadan kaldırmak için kullanılamaz. Bununla birlikte her tarih uyuşmazlığı aynı hukuki işlem değildir; yanlış kayıt, gerçek yeni sözleşme ve sona ermiş eski dönem ayrı değerlendirilir.
Düzeltme ekinde eski belgenin hangi tarihli ve hangi maddeli olduğu belirtilir. Hatanın düzeltilmesiyle hizmetin gerçek başlangıcı yazılır; ilk belgenin varlığı gizlenmez. Önceki nüsha ile düzeltme birlikte saklanır. Böylece sonradan yapılan değişikliğin dayanağı görülür. Yeni imza tarihi doğru bırakılır; gerçek dışı geçmiş tarih atılması, ispat sorununu çözmek yerine başka bir belge uyuşmazlığı yaratır.
Sonradan yazılan tarih deneme süresini yeniden başlatır mı?
İş Kanunu m. 15, taraflarca deneme kaydı konulmasını ve bunun azami süresini düzenler. İşçinin fiilen başlamasından sonra hazırlanan sözleşmedeki yeni tarih, daha önce geçen çalışma döneminin kendiliğinden silinmesini sağlamaz. Deneme kaydının ne zaman kararlaştırıldığı ve ilişki içindeki gerçek işlevi ayrıca incelenir.
İşverenin çalışanın uygunluğunu zaten değerlendirdiği dönemi yok sayarak sonradan sınırsız yeni deneme başlangıcı yaratması, sadece tarih kutusuyla açıklanamaz. Belgede iki aylık süre yazması da başlama tarihi tartışmasını tek başına çözmez. Sözleşmenin ilk günkü koşulları, yazışmalar ve tarafların fiilî davranışları değerlendirilir. Deneme süresinde çalışılan günlerin ücret ve diğer hakları korunur.
Aynı dosyada “ilk ay eğitimdi” veya “denemeydi” denilmesi hâlinde bu dönemin gerçek niteliği araştırılır. İş Kanunu m. 53, yıllık izin bakımından deneme süresini de hizmete dâhil eder. Bu nedenle deneme etiketi, bütün hizmet sonuçlarını ortadan kaldıran ücretsiz ve kayıtsız bir dönem olarak kullanılamaz. Başlangıç düzeltmesi yapılırken deneme alanının da aynı gerçeklikle uyumlu olması gerekir.
Yanlış başlangıç yıllık izin ve bildirim süresini nasıl etkiler?
İş Kanunu m. 53 ve m. 54, yıllık izne hak kazanma ve hizmet sürelerini düzenler. Sonradan yazılmış geç başlangıç, ilk izin hakkının daha geç doğmasına veya hizmet derecesinin düşük hesaplanmasına yol açmışsa izin çizelgesi de düzeltilmelidir. Sözleşme alanının değiştirilmesi, yazılımın eski izin hesabını otomatik olarak yeniden yaptığı anlamına gelmez.
İş Kanunu m. 17’deki bildirim süreleri de hizmet süresine göre farklılaşır. Başlangıçtaki eksik gün veya aylar bu hesabı etkiliyorsa sonuç ayrıca kontrol edilir. Hata düzeltilirken önce doğru hizmet dönemi belirlenir, sonra ilgili hak kendi kanuni koşullarıyla hesaplanır. Her alacağın aynı süre ve aynı hesap tablosuna tabi olduğu düşünülmemelidir.
Yıllık izin sürelerinin belirlenmesi hizmet tarihinin izin üzerindeki etkisini açıklar. Kullanılmış veya ödenmiş izinlerin iki kez yazılmaması için eski hareketler korunur. Düzeltme, yalnızca işçiye daha yüksek toplam gösteren bir tablo oluşturmak değildir; gerçek çalışma ve gerçek izin kayıtlarını tutarlı hâle getirmektir. Önceki yanlış hesap ile düzeltilmiş hesabın farkı ayrıca görünür olmalıdır.
Önceki çalışmanın ücreti ve ücret ekleri ayrı hesaplanır
Yanlış başlangıç tarihi nedeniyle önceki dönemin ücreti hiç tahakkuk ettirilmemişse hangi günlerde hangi işin görüldüğü ve hangi ücretin kararlaştırıldığı gösterilir. İş Kanunu m. 32’deki ücret borcu, sonradan düzenlenen sözleşme tarihinden önceki gerçek çalışmanın dışarıda bırakılmasına dayanak oluşturmaz. Ücretin varlığı ve tutarı ilgili belgelerle ortaya konur.
İlk banka ödemesinin açıklaması önemlidir. Ödeme avans, kısmi ücret veya birden fazla dönemin toplamı olabilir. Hangi günleri karşıladığı belirlenmeden “ilk maaş bu tarihte ödendi, işe o gün başlandı” sonucu çıkarılmaz. İşçinin daha önce aldığı para da yok sayılmaz; yapılmış ödeme ilgili döneme doğru biçimde mahsup edilir. Brüt hak, yasal kesinti ve net ödeme ayrı gösterilir.
Prim veya diğer yan haklar için kendi kazanma koşulları incelenir. Gerçek başlangıcın düzeltilmesi, her değişken ödemenin otomatik olarak aynı tutarda doğduğu anlamına gelmez. Ancak hizmet şartı aranan haklarda doğru tarih kullanılmalıdır. İşverenin bordro programı yalnızca son sözleşme tarihine göre çalışıyorsa hangi kalemlerin eksik hesaplandığı tek tek belirlenir; bütün düzeltme tek toplu ödeme açıklamasına bırakılmaz.
Sözleşme düzeltmesi SGK kaydını kendiliğinden değiştirir mi?
5510 sayılı Kanun m. 7, hizmet akdiyle çalışanlar bakımından sigortalılığın başlangıcını çalışmaya başlama tarihiyle ilişkilendirir; m. 8 bildirim ve tescil yükümlülüğünü düzenler. İşverenin sözleşmeye doğru tarihi yazması, Kurum kayıtlarındaki bildirimi teknik olarak kendiliğinden düzeltmez. Sosyal güvenlik kaydı ayrı incelenmelidir.
SGK işe giriş bildirgesinin verildiği tarih ile belgede gösterilen işe başlama tarihi de birbirinden ayrılır. Bildirimin sisteme gönderildiği günün görülmesi, hizmet başlangıcının mutlaka o gün olduğu anlamına gelmez. Hizmet dökümü, işe giriş belgesi, prime esas kazanç ve gün kayıtları birlikte karşılaştırılır. Hata yalnızca sözleşmedeyse bunun kamu kaydında da var olduğu varsayılmaz.
Sigortasız veya eksik bildirilen çalışmanın değerlendirilmesi ayrı süreci açıklar. Eksik bildirim varsa 5510 m. 86 kapsamındaki kayıt ve tespit yolları ayrıca ele alınır. İşçilik ücret alacağı ile sigortalı hizmetin tespiti aynı dava veya aynı başvuru düzeni değildir. Özel süreler ve usul şartları kendi konusu içinde değerlendirilir; işverene tarih düzeltme yazısı gönderilmesinin bütün yasal süreleri durdurduğu kabul edilmez.
Özlük dosyasında düzeltme nasıl izlenebilir olmalıdır?
İş Kanunu m. 75, işverenin her işçi için özlük dosyası düzenlemesini ve gerekli belge kayıtlarını saklamasını öngörür. Başlangıç tarihi yanlışsa düzeltmenin hangi belgeye dayandığı dosyada bulunmalıdır. Önceki sözleşmenin iz bırakmadan değiştirilmesi yerine, tarihli düzeltme ve destek kayıtları birlikte tutulur. Bu yöntem belgenin geçmişini anlaşılır kılar.
İşçi bakımından da son nüshanın temini önemlidir. İnsan kaynaklarının “sistemde düzelttik” cevabı alınmışsa hangi alanların değiştiği sorulur. Sözleşme, personel programı, izin çizelgesi ve bordro kayıtlarında farklı tarihler kalmışsa hata tamamen giderilmiş değildir. Düzeltme işleminde her kaydın sorumlu birimi ve tamamlanma tarihi takip edilir.
İşçi özlük dosyasındaki belge ve gizlilik yükümlülükleri bu kayıt düzenine ilişkin açıklamaları içerir. Belgeler saklanırken gereksiz kişisel veri yayılmaz; çalışanların toplu dosyaları düzeltme talebine eklenmez. Kişinin kendi başlangıcını kanıtlayan gerekli kayıtlar kullanılır. İşverenin veri doğruluğu yükümlülüğü ile çalışma hukuku kayıt borcu aynı gerçek tarih çevresinde birlikte yerine getirilir.
İşveren tarih düzeltmesini kabul ederken yalnızca ilerideki izin hesabını değiştirmişse, geçmişte eksik hesaplanan haklar ayrı kontrol edilir. Yanlış tarihe dayanılarak daha kısa bildirim süresi veya daha az izin günü uygulanmış olması, yeni tarihin sisteme girilmesiyle kendiliğinden giderilmez. Hangi farkın doğduğu, bu farkın nasıl karşılandığı ve hangi döneme ait olduğu yazılı gösterilir. Çalışan da aynı farkı iki farklı alacak başlığı altında tekrar istememelidir. Düzeltme işlemi ile parasal sonuç arasındaki bağ açık kurulmalıdır.
Düzeltmenin tamamlandığı hangi sonuçlarla anlaşılır?
Düzeltme sonunda fiilî başlangıç tarihi ve imza tarihi doğru adlarıyla görünmelidir. Ardından hizmet süresi, izin hak edişi, ücret dönemi ve varsa kamu bildirimi karşılaştırılır. Bir alan düzeltilmişken başka alanda eski tarih kalmışsa hangi hakların hâlen etkilendiği belirlenir. Çalışanın elinde düzeltme metni ve buna verilen cevap bulunmalıdır.
İşveren tarihi kabul etmiyorsa ret gerekçesi sorulur. Uyuşmazlık gerçek çalışmanın hiç yapılmadığı iddiasından mı, işveren kimliğinden mi, başka bir statüden mi yoksa belirli kaydın yanlış yorumlanmasından mı kaynaklanıyor açıklanır. Her itiraz farklı belge gerektirir. “Kıdemim eksik” ifadesi yerine eksik dönem, ilgili hak ve talep sonucu somutlaştırılır.
İşçilik alacağı yönünden 7036 sayılı Kanun m. 3 kapsamı; sosyal güvenlik tespiti yönünden ilgili özel usul ayrı değerlendirilir. Belge düzeltme görüşmeleri sürerken sona erme bildirimi yapılmışsa o işlemin süreleri de ayrıca korunur. Tarih hatası, bütün hukuki sorunların tek bir dilekçeyle ve tek bir makamda çözüleceği anlamına gelmez; her kayıt gerçek çalışma temelinde kendi yoluyla düzeltilir.
Sık sorulan sorular
Sözleşmeyi geç imzaladım; kıdemim imza gününden mi başlar?
İmza tarihi ile gerçek iş ilişkisi başlangıcı ayrı olgulardır. Daha önce ücret karşılığı kabul edilmiş bağımlı çalışma varsa TBK m. 394 ve ilgili iş hukuku hükümleriyle değerlendirilir.
Belgedeki yanlış tarihi düzeltmek için geriye tarih atılır mı?
Gerçek imza tarihi korunarak başlangıç alanı doğru biçimde düzeltilir. Bugün atılan imzayı geçmişte atılmış gibi göstermek, belge uyuşmazlığını çözmez; düzeltmenin tarihi açık olmalıdır.
İmzalı yanlış tarih bütün önceki çalışmayı siler mi?
İmza önemli delildir fakat emredici kurallar ve gerçek çalışma olgusu ayrıca incelenir. Yanlışlık iddiası, dışarıda kalan dönem ve bunu doğrulayan kayıtlarla somutlaştırılmalıdır.
İlk maaşın yattığı gün işe başlangıç sayılır mı?
Ödemenin hangi döneme ait olduğu belirlenir. Avans, kısmi ücret veya geçmiş dönem toplu ödemesi farklıdır. Banka tarihinden tek başına çalışma başlangıcı çıkarılmaz.
İlk ay deneme denildiği için hizmetten çıkarılır mı?
Deneme süresinde çalışılan günlerin ücret ve diğer hakları saklıdır. İş Kanunu m. 53 yıllık izin hesabında deneme süresini de dikkate alır; etiket tek başına hizmeti silmez.
Sözleşme düzeltilince yıllık izin programı da düzelir mi?
Otomatik olarak böyle kabul edilmez. Hak ediş tarihi, hizmet derecesi, kullanılan günler ve kalan bakiye ayrı kontrol edilir. Eski hesapla yeni hesap arasındaki fark gösterilir.
SGK bildirgesinin gönderildiği tarih işe giriş günü müdür?
Bildirim tarihi ile bildirilen işe başlama tarihi farklı alanlardır. Belgenin içeriği ve hizmet dökümü karşılaştırılmadan tek tarihten sonuç çıkarılmaz.
Sözleşme düzeltmesi SGK kaydını da değiştirir mi?
Hayır. İç sözleşme kaydı ile Kurum bildirimi ayrı işlemlerdir. SGK kaydı da hatalıysa ilgili bildirim ve tespit süreci ayrıca yürütülür.
İşverenden hangi belgeleri istemeliyim?
Eski ve yeni sözleşme, düzeltme eki, hizmet başlangıç kaydı, ilgili bordrolar ve izin çizelgesi istenir. Talep, yanlış alanı ve etkilenen dönemi açıkça göstermelidir.
Tarih düzeltme yazısı bütün dava sürelerini durdurur mu?
Böyle genel bir sonuç yoktur. İşçilik alacağı, fesih ve sigortalı hizmet tespiti kendi süre ve usullerine tabidir. Yazılı görüşmeler bu yolların yerine geçtiği varsayılmadan takip edilir.
Dosyanın hazırlanması ve büro iletişimi
İstanbul merkezli işverenin Mersin’deki işyerinde fiilî çalışmaya başlanmışsa merkezde sözleşmenin daha sonra hazırlanması tek başına hizmet başlangıcını değiştirmez. Yerel görev ve giriş kayıtları merkezdeki belge tarihiyle karşılaştırılır. Hangi şirketin işveren olduğu açık tutulur; şube açılışı veya personel dosyasının merkeze aktarılması tarihi gerçek işe girişin yerine kullanılmaz.
Resmî kaynaklar ve ilgili kanun maddeleri
- 4857 sayılı İş Kanunu: m. 8, 15, 17, 22, 32, 53–55, 75.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu: m. 394.
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu: m. 7, 8, 86.
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu: m. 3, 4.
Kaynak kontrol tarihi: 24 Ekim 2026. İlgili hükümler yazıda belirtilen kapsam ve koşullarıyla ele alınmıştır.
İstanbul ve Mersin ofisleri
İstanbul · Polaris Plaza
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbulMersin · Profit İş Merkezi
İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/MersinSorunuzu iletin
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
