Almanya’daki Tüketicinin Sözleşmesinde Türk Hukuku Yazıyorsa: Roma I m.6
Almanya’da mutad meskeni bulunan tüketicinin sözleşmesine Türk hukukunun yazılması, Alman hukukunun tüketiciyi koruyan bütün emredici hükümlerini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. 593/2008 sayılı Roma I Tüzüğü m.6/1’in şartları gerçekleşmiş ve özel istisnalardan biri bulunmuyorsa, m.6/2 hukuk seçiminin tüketiciyi seçimsiz durumda uygulanacak hukukun zorunlu korumasından yoksun bırakmasını engeller. Buna karşılık Almanya’da yaşamak da yapılan her yabancı sözleşmeye koşulsuz Alman tüketici hukukunun uygulanacağı anlamına gelmez.
Bu yazı, Roma I uygulayan bir AB mahkemesi önündeki tüketici sözleşmesine uygulanacak hukuku açıklar. Hangi mahkemede dava açılacağı, sözleşmenin haklı olarak sona erdirilip erdirilemeyeceği ve paranın nasıl tahsil edileceği ayrı sorulardır. Türkiye’deki yargılamanın MÖHUK m.26 incelemesi de bu düzenlemenin aynısı değildir. Kaynak kontrolü: 25 Ekim 2026.

Aynı sözleşmede üç farklı hukuki inceleme yapılır
Mahkeme yetkisi, belirli devletin mahkemesinin uyuşmazlığı görüp göremeyeceğini belirler. Uygulanacak hukuk, sözleşmedeki hak ve borçların hangi maddi kurallarla değerlendirileceğini gösterir. İade, onarım veya tazminat talebinin gerçekten doğmuş olması ise esas incelemesidir. Bu üç başlık birbirinin yerine kullanılamaz. Alman mahkemesinin yetkili olması, talep edilen her tutarın otomatik olarak Alman hukukuyla ve tüketici lehine sonuçlanacağı anlamına gelmez.
Yetki konusunda Almanya’daki tüketicinin Türkiye’deki satıcıya karşı dava yeri rehberi ayrı okunmalıdır. Orada kullanılan yerleşim yeri bağlantısıyla Roma I m.6’daki mutad mesken bağlantısı aynı kelimeymiş gibi değiştirilmemelidir. İlgili makam, her düzenlemenin kendi koşullarını uygular. Sözleşmedeki hukuk maddesi ve mahkeme maddesi dosyada ayrı gösterilmelidir.
Roma I’in ülke ve zaman kapsamı da başlangıçta kontrol edilir. Danimarka bu Tüzüğün doğrudan uygulandığı rejimin dışında kalır; eski sözleşmeler için m.28’in zaman kuralı ayrıca önemlidir. Dava bugün açıldığı için bütün geçmiş sözleşmelerin aynı kanunlar ihtilafı rejimine tabi olduğu varsayılmaz. Başvuru devletinin hangi düzenlemeyi kullandığı ve sözleşmenin ne zaman kurulduğu belirlenmeden metindeki hukuk kaydına kesin sonuç bağlanmamalıdır.
Madde 6 için tüketici sıfatı nasıl belirlenir?
Roma I m.6/1, mesleki veya ticari faaliyeti dışında amaçla işlem yapan gerçek kişi ile ticari veya mesleki faaliyeti çerçevesinde hareket eden karşı taraf arasındaki sözleşmeyi esas alır. Bir şirket adına yapılan ticari alım, yalnız tutarı küçük olduğu için bu özel tüketici kuralına girmez. Gerçek kişi adına düzenlenen belge de işlemin amacının ayrıca incelenmesini gereksiz hâle getirmez.
Satış platformu, üretici, dağıtıcı, ödeme kuruluşu ve faturayı düzenleyen şirket farklı olabilir. Uyuşmazlığın hangi sözleşmeden doğduğu ve gerçek karşı taraf belirlenmelidir. Ödeme başka bir şirket üzerinden alınmış diye bu şirket her durumda satıcı yerine geçmez. Ürünün marka adıyla sözleşmenin taraf unvanı karşılaştırılır. Hukuk seçimi maddesinin de gerçekten dava konusu ilişkiye ait olması gerekir; ilgisiz bir platform metni esas sözleşmenin yerine konulmaz.
Mutad mesken, tüketicinin gerçek yaşam düzeniyle ilişkilidir. Türk vatandaşlığı, Türkçe konuşulması veya Türkiye’de bir banka hesabının bulunması tek başına bu yerin Türkiye olduğunu göstermez. Almanya’da kısa süre bulunmak da her işlem için Alman mutad meskeni kurmuş sayılmaz. Başvuruda konut, çalışma ve aile bağlantıları gerektiği ölçüde belgelenir. Bu bilgiler, özel veri paylaşımını gereksiz yere genişletmeden doğru hukuki bağlantıyı gösterecek şekilde hazırlanmalıdır.
Satıcının Almanya’ya yönelmiş faaliyeti ve sözleşmenin bağlantısı
M.6/1-a, karşı tarafın tüketicinin mutad mesken ülkesinde mesleki veya ticari faaliyet yürütmesini; b bendi ise faaliyetini herhangi bir araçla o ülkeye veya onu da kapsayan ülkelere yöneltmesini düzenler. Ayrıca sözleşme bu faaliyet kapsamında olmalıdır. Bu koşullar birlikte incelenir. İnternet sitesinin dünyanın her yerinden açılabilmesi, bütün ülkelerin tüketici hukukunu aynı anda bütün sözleşmelere uygulayan bir kural yaratmaz.
Ülkeye yönelik satış koşulları, teslimat düzeni, ilgili kampanyalar ve teklif yazışmaları dosyaya alınabilir. Ancak bunlar değişmez puan tablosu değildir. Bir para biriminin veya dil seçeneğinin varlığı, bütün diğer olgular görülmeden kesin sonuç olarak kullanılmamalıdır. Alışveriş zamanındaki koşullarla sonradan değiştirilen site metni ayrılır. Hangi ürün veya hizmetin tüketicinin ülkesine yöneltilmiş faaliyet içinde olduğu açıkça gösterilir.
Bu bağlantı koşulları sağlanmazsa m.6/3, uygulanacak hukukun m.3 ve m.4 çerçevesinde belirlenmesini öngörür. Bu sonuç tüketicinin hiçbir hakkı kalmadığı anlamına gelmez. Özel mutad mesken korumasının koşulları bulunmadığında genel sözleşme kuralları ve varsa başka özel hükümler incelenir. Tüketici sıfatının varlığıyla m.6’nın ülke bağlantısının kurulması farklı aşamalardır.
Türk hukuku seçimi başlı başına yasak değildir
Roma I m.2, belirlenen hukukun AB üyesi devlet hukuku olmasını aramaz. Madde 3, tarafların açık veya sözleşme hükümleri ve olayın koşullarından açıkça anlaşılabilen hukuk seçimini kabul eder. Dolayısıyla Türk hukukunun yazılması sırf Türkiye AB dışında olduğu için geçersiz ilan edilemez. Asıl inceleme, seçimin kurulup kurulmadığı ve tüketiciye karşı hangi sınırlar içinde etkili olabileceğidir.
Hukuk seçimi kaydı sözleşmenin bir parçası olarak gerçekten kabul edilmiş olmalıdır. Sonradan güncellenen internet koşullarını eski siparişe otomatik uygulamak doğru değildir. Sipariş anında sunulan metin, kabul kaydı, gönderilen teyit ve varsa sözleşme değişikliği birlikte alınır. Metnin görünür olmasıyla tüketicinin içerik üzerinde bireysel pazarlık yapmış olması farklıdır. Standart koşul incelemesi bu ayrımı ayrıca dikkate alır.
Madde 3/2, tarafların sonradan uygulanacak hukuku değiştirebilmesine izin verir; üçüncü kişilerin hakları ve sözleşmenin şekil geçerliliği korunur. Tüketiciye ilişkin m.6 sınırı da değişiklik sırasında yok sayılmaz. İade uyuşmazlığı çıktıktan sonra imzalanan bir belge, yalnız içinde başka hukuk yazdığı için önceki bütün hakları kendiliğinden silmez. Metnin niteliği, kapsamı ve ilgili koruyucu hükümler birlikte okunmalıdır.
Hukuk seçimi şartına rıza gösterilmemişse
Roma I m.10/1, sözleşmenin veya belirli şartının kurulup kurulmadığı ve geçerliliği için, o sözleşme veya şart geçerli olsaydı Tüzük uyarınca uygulanacak hukuku esas alır. Dolayısıyla şirketin bir internet sayfasına hukuk maddesi koymasıyla tüketicinin bu maddeye rıza göstermesi aynı olay değildir. Mahkemeye, alışveriş sırasında sunulan koşulların sürümü, onay mekanizması ve sipariş teyidi birlikte verilir. Sonradan yayımlanan bir metnin eski sözleşmede yer aldığını ispat ettiği varsayılmaz.
Madde 10/2, kişinin rıza göstermediğini ortaya koyabilmesi için istisnai bir imkân da tanır: olayın koşulları nedeniyle davranışının etkisini birinci fıkradaki hukuka göre belirlemek makul değilse, kendi mutad meskeni hukukuna dayanabilir. Bu hüküm, tüketicinin istediği hukuku sonradan serbestçe seçmesi değildir. Önce rıza uyuşmazlığının ne olduğu ve söz konusu değerlendirmeyi neden makul bulmadığı açıklanır. Hukuk seçimi şartının hiç kurulmadığı iddiası, kurulmuş şartın haksız olduğu veya emredici korumayı azaltamayacağı savunmalarından ayrılır. Üç itiraz farklı hukuki soruları cevapladığından, belgelendirme ve mahkemeden istenen sonuç her biri için açık yazılmalıdır.
Emredici koruma karşılaştırması hangi sırayla yapılır?
M.6/1 kapsamındaki sözleşmede hukuk seçimi yoksa tüketicinin mutad meskeni hukuku uygulanır. Geçerli seçim varsa m.6/2, tüketicinin seçimsiz durumda yararlanacağı ve anlaşmayla bertaraf edilemeyen korumadan yoksun bırakılmasını engeller. Önce bu temel hukuk ve ilgili zorunlu hükümler belirlenir. Sadece sözleşmedeki yabancı ülke adına bakarak bütün yerel hakların sona erdiği söylenmemelidir.
Karşılaştırma, uyuşmazlığın gerçek hakkına bağlanır. Teslim edilmeyen ürünün bedeli, ayıplı ifa nedeniyle giderim, belirli sözleşmelerde cayma, sözleşme şartının bağlayıcılığı veya alacağın süresi farklı kuralları gündeme getirebilir. Hangi kuralın emredici olduğu kendi hukukuna göre belirlenir. Genel olarak Alman hukukunun her başlıkta daha güçlü olduğu ya da Türk hukukunun her başlıkta yetersiz kaldığı yönünde hukuk dışı sıralama yapılmaz.
Seçilen hukuk, koruma sınırı dışındaki sözleşme alanlarında etkili olabilir. Buna karşılık tarafların bütün zorunlu haklardan vazgeçildiğini yazması, korunması gereken hükümleri kaldırmaz. Aynı alacak için iki hukukta bulunan bütün olumlu sonuçları toplayıp mükerrer tahsil istemek de karşılaştırmanın amacı değildir. Talep edilen hakkın koşulu, giderimi, süresi ve daha önce yapılmış ödeme birlikte açıklanır.
C-191/15: yalnız seçilen hukuk geçerliymiş izlenimi
AB Adalet Divanının 28 Temmuz 2016 tarihli C-191/15 VKI/Amazon EU kararı, elektronik ticaretteki standart hukuk seçimi kaydını incelemiştir. Kararın 66–71. paragrafları, hukuk seçiminin kural olarak mümkün olduğunu; fakat tüketiciye yalnız seçilen hukukun uygulanacağı izlenimi verilip m.6/2 kapsamındaki zorunlu koruması açıklanmadığında haksız şart sorununun doğacağını belirtir. Somut değerlendirme bütün koşullarla ulusal mahkemeye aittir.
Bu nedenle yabancı hukuk seçen her cümleyi otomatik olarak geçersiz saymakla, metin imzalandı diye tüketicinin korumasını tamamen dışlamak aynı ölçüde hatalıdır. İncelenecek husus; kullanılan ifade, sözleşmenin bağlamı, tüketiciye sunulan bilgi ve korunması gereken kurallardır. Karar farklı bir üye devlet hukukunun seçildiği dosyada verilmiştir; Türkiye bağlantılı sözleşmede de sonucun kurulması için önce ilgili hukuk ve tüketici rejiminin koşulları belirlenmelidir.
Dosya hazırlığında yalnız hukuk seçimi cümlesi değil, ön bilgilendirme, bağlantılı açıklamalar ve kabul edilen koşulların bütünü alınır. Satıcı sonradan yeni açıklama eklemişse bunun önceki tüketiciye hangi tarihte iletildiği gösterilir. Bir ekranın güncel görünümünü geçmiş sözleşmenin tek delili kabul etmek yanlış olabilir. Tüketicinin hangi bilgiyi hangi aşamada gördüğü, gerçek kayıtlardan hareketle açıklanmalıdır.
Hizmet tamamen başka ülkede verilecekse özel istisna
M.6/4-a, tüketiciye borçlanılan hizmetin tamamen tüketicinin mutad mesken ülkesinden başka bir ülkede yerine getirilmesi gereken sözleşmeleri, m.6/1 ve 2’nin özel düzeninden çıkarır. Bu ayrıntı Türkiye’de yapılacak hizmetler bakımından önemlidir. Tüketicinin Almanya’da yaşaması ve ödemenin oradan yapılması, hizmetin nerede ifa edileceği incelemesini ortadan kaldırmaz. Sözleşmenin gerçek edimi ve ifa düzeni okunmalıdır.
Hizmetin fiziken Türkiye’de verilmesi ile satıcının Türkiye merkezli olması aynı olgu değildir. Bir işletme Türkiye’den farklı ülkede kullanılan çevrim içi hizmet sağlayabilir; başka bir sözleşmede ise tüketicinin belirli tesise gelerek hizmeti orada alması kararlaştırılmış olabilir. Sunucunun, ödeme hesabının veya şirket merkezinin yeri tek başına bütün hizmetin ifa yerini açıklamaz. Hizmetin konusu ve taahhüt edilen ifa unsurları birlikte belirlenir.
İstisnanın uygulanması, hizmet sağlayıcının hiçbir hukuk kuralıyla sorumlu tutulamayacağı anlamına gelmez. Geçerli hukuk seçimi, genel bağlama kuralları ve uygulanabilir özel veya doğrudan uygulanan hükümler ayrıca incelenir. M.6/4-a yalnız belirli tüketici bağlama kuralının kapsamını sınırlar. Ayıplı hizmet talebinin doğup doğmadığı, tarafın sorumluluğu ve istenebilecek giderim esas hukuk değerlendirmesi olarak devam eder.
Taşıma, paket seyahat ve taşınmaz sözleşmesi
M.6’nın başlangıcında taşıma ve sigortaya ilişkin m.5 ve m.7 hükümleri saklı tutulmuştur. M.6/4-b de taşıma sözleşmeleri için özel kapsam sınırı düzenler; paket seyahat istisnasını ayrıca belirtir. Bu nedenle tek bir ulaşım biletiyle birden fazla seyahat hizmetinin hukuki paketini aynı değerlendirmek doğru değildir. Sözleşmenin adı değil, gerçekten hangi hizmetlerin hangi ilişki içinde sunulduğu belirlenir.
Taşınmazın aynına ilişkin sözleşmeler ile taşınmaz kirası m.6/4-c’de ayrı tutulur; devre mülk niteliğindeki belirli zaman paylaşımlı kullanım sözleşmeleri için istisna vardır. Türkiye’deki ev satışı veya kira ilişkisini sıradan kargo ürünü alışverişi gibi açıklamak doğru değildir. Taşınmazın bulunduğu yer, ayni hak, sözleşme ve sicil işlemleri ayrı hukuki bağlantılara dayanabilir. Bu rehber bütün tapu uyuşmazlıklarını m.6 üzerinden sonuçlandırmaz.
M.6/4-d ve e, belirli finansal araç hakları ve düzenlenmiş işlem sistemleri için başka kapsam sınırları içerir. Bütün finansal hizmetlerin bu nedenle dışlandığı da söylenemez; Tüzüğün 26–28. gerekçeleri finansal hizmet sözleşmesiyle aracın kendi hak ve yükümlülüklerini ayırır. Tüketicinin yatırım yapmış olması, alınan her hizmetin aynı hukuki sınıfa girdiği anlamına gelmez. Ürün ve işlem türü görülmeden tek sonuç verilmemelidir.
Madde 6 uygulanmazsa hangi hukuk bulunur?
Özel tüketici bağlama kuralının koşulları karşılanmadığında önce geçerli seçim ve ilgili başka özel hükümler kontrol edilir. Seçim yoksa m.4’te sözleşme türüne göre farklı bağlantılar vardır. Taşınır mal satışı için satıcının, hizmet sözleşmesi için hizmet sağlayıcının mutad meskeni başlangıç bağlantıları arasındadır. Karma sözleşme, açıkça daha sıkı bağlantı veya belirlenemeyen ilişki için aynı maddenin diğer fıkraları ayrıca değerlendirilir.
Bu kurallar, karşı tarafın internet sitesine yazdığı adresin her dosyada kesin bağlama noktası olduğu anlamına gelmez. Tüzel kişi, ilgili işletme ve sözleşmenin kurulduğu bağlam gerektiğinde m.19 çerçevesinde ele alınır. Birden fazla şirketin bulunduğu ticari yapıda hangi şirketin sözleşmeyi üstlendiği yine belirleyicidir. Hukuk tespiti, doğru taraf ve gerçek sözleşme üzerinden yapılmalıdır.
Şekil, süre ve doğrudan uygulanan hükümler
Roma I m.11/4, m.6 kapsamına giren tüketici sözleşmelerinin şekli için tüketicinin mutad meskeni hukukunu ayrıca gösterir. Şekil geçerliliğiyle maddi talebin haklılığı birbirinden ayrıdır. Sözleşmenin imzalı kopyası bulunması her zorunlu ön bilgilendirme veya başka maddi korumanın yerine getirildiğini göstermez. Buna karşılık sadece elektronik ortamda kurulmuş olması da kendi başına bütün sözleşmeyi geçersiz yapmaz; ilgili hukuk kontrol edilir.
M.12, uygulanacak sözleşme hukukunun yorum, ifa, gereği gibi ifa etmemenin sonuçları ve zamanaşımı gibi başlıkları kapsamasını düzenler. Mahkemeye cevap veya karara karşı kanun yolu süresiyle maddi alacağın süresi aynı değildir. Tüketici hukuk seçimi kaydını tartışırken tebliğ edilmiş dava evrakını bekletmemelidir. Her sürenin başlangıç olayı ve koruyucu işlem yöntemi ayrı belirlenir.
M.9’daki doğrudan uygulanan kurallar da m.6’daki bütün emredici tüketici korumasıyla aynı kategori değildir. Tüzüğün 37. gerekçesi ilk kavramın daha dar değerlendirilmesini ister. M.6/4 istisnası bulunduğunda her tüketici kuralına otomatik m.9 etiketi konularak aynı sonuç yeniden kurulamaz. Mahkeme veya ifa ülkesindeki ilgili hükmün niteliği, amacı ve m.9 koşulları somut biçimde gösterilmelidir.
İade veya tazminat dosyası için hangi kayıtlar hazırlanır?
Belge seti sözleşmenin tam metni, sipariş ve fatura, kabul edilen koşulların tarihli sürümü, ödeme, teslim veya hizmet kayıtları ve taraf yazışmalarından oluşur. İleri sürülen sorun açık adlandırılmalıdır: hiç ifa edilmemesi, ayıplı ifa, haksız sözleşme koşulu veya başka bir talep aynı hukuki dayanağa sahip olmayabilir. Tüketici sıfatı, mutad mesken ve ülkeye yöneltilmiş faaliyet delilleri bu esas belgelerinden ayrı düzenlenir.
Hesapta ana bedel, geri alınmış tutar, istenen zarar ve varsa faiz ayrılır. Satıcının gönüllü kampanya iadesiyle kanuni hak aynı şey değildir. Platformun başvuru süresiyle maddi hukuk zamanaşımı da karıştırılmamalıdır. Kredi kartı işlemine itiraz edilmesi, sözleşme davasının bütün sürelerini otomatik olarak koruyan evrensel bir yöntem değildir. Her başvurunun hangi ilişkiye ve hangi kurala dayandığı belirlenmelidir.
Sitede farklı ülkeler için farklı koşullar sunuluyorsa tüketicinin hangi sürüme yönlendirildiği kaydedilir. Ülke seçimi ekranı, teslim adresi ve sonradan gönderilen onay birbiriyle eşleştirilir. Belgelerdeki eksik alanlar tahminle doldurulmaz. Çeviride hukuk seçimi maddesi, mahkeme kaydı veya sınırlı garanti birbirinin yerine geçirilmemelidir. Doğru çeviri, kaynak sözleşmenin göstermediği bir hak veya feragat üretmez.
Türk mahkemesinde MÖHUK m.26 ayrı uygulanır
Türkiye’de açılan davada başlangıç, Türk kanunlar ihtilafı düzenidir. MÖHUK m.26 tüketici sözleşmesine uygulanacak hukuk rehberi bu farklı incelemeyi açıklar. İki düzenlemede tüketicinin mutad mesken koruması bulunması, bütün bağlantı şartlarının ve istisnaların aynı olduğu anlamına gelmez. AB mahkemesi için hazırlanmış açıklama, sadece madde numarası değiştirilerek Türk dosyasına kopyalanmamalıdır.
Türk hukukunda haksız şartın değerlendirilmesi için 6502 m.5 rehberi ayrı kaynaktır. Alman veya başka AB mahkemesinde alınan kararın Türkiye’deki etkisi de yeni bir aşamadır. Hukuk seçiminde haklı olmak, karşı tarafın malvarlığı bulunduğunu veya tahsilatın kesinleştiğini göstermez. Talep, mahkeme ve kararın kullanılacağı ülke aynı dosya planında fakat farklı hukuki başlıklarla izlenir.
| Soru | Dosya kontrolü | Roma I dayanağı |
|---|---|---|
| Kim tüketici? | Gerçek kişi ve işlemin kişisel amacı | M.6/1 |
| Hangi ülke bağlantısı? | Mutad mesken, faaliyet ve sözleşme kapsamı | M.6/1-a, b |
| Hukuk seçildi mi? | Geçerli sözleşme metni ve kabul kaydı | M.3, 6/2 |
| Korunan hak hangisi? | Seçimsiz hukukun değiştirilemeyen koruması | M.6/2 |
| İstisna var mı? | İfa yeri, taşıma, taşınmaz veya özel işlem | M.5–7 |
| Genel hukuk ne? | Geçerli seçim ve sözleşme türüne göre bağlantı | M.3–4 |
| Süre ve şekil? | Maddi hak ile mahkeme usulünün ayrılması | M.1/3, 11–12 |
Sık sorulan sorular
Türk hukuku kaydı Alman tüketici haklarını tamamen kaldırır mı?
M.6/1 şartları ve kapsam mevcutsa m.6/2, seçimsiz uygulanacak hukukun zorunlu korumasından yoksun bırakılmayı önler. İstisnalar ayrıca kontrol edilir.
Yabancı hukuk seçimi tüketici sözleşmesinde yasak mı?
Hayır. M.2, 3 ve 6/2 seçim imkânı tanır; bu imkân emredici koruma sınırına tabidir.
Almanya’da yaşamak her yabancı alışveriş için yeterli mi?
M.6, tüketici sıfatı yanında faaliyet ve sözleşme bağlantısını arar. Salt yaşam yeri bütün yabancı işlemleri otomatik kapsamaz.
İnternet sitesine erişebilmek ülkeye yönelme sayılır mı?
Yalnız erişilebilirlik yeterli değildir. İşletmenin ülkeye yönelik faaliyeti ve ilgili sözleşmenin o kapsamda bulunması somutlaştırılır.
Türkiye’de tamamen verilecek hizmette aynı özel kural mı uygulanır?
M.6/4-a, hizmetin tamamen tüketicinin mutad mesken ülkesinden başka ülkede ifasını özel istisna olarak düzenler. Genel ve diğer özel kurallar ayrıca incelenir.
C-191/15 kararı her yabancı hukuk kaydını geçersiz mi sayar?
Hayır. Özellikle yalnız seçilen hukuk uygulanır izlenimi ve koruyucu kurallar hakkında bilgilendirme eksikliği değerlendirilir; somut inceleme mahkemeye aittir.
Uçak bileti ile paket seyahat aynı bağlama kuralına mı tabidir?
Taşıma ve paket seyahat ayrımı m.5 ve m.6/4-b kapsamında ayrıca yapılır. Sözleşmenin gerçek içeriği belirlenmelidir.
Alman mahkemesi yetkiliyse mutlaka Alman hukuku mu uygulanır?
Mahkeme yetkisiyle uygulanacak hukuk farklıdır. Yetkili mahkeme, Roma I’in şartlarına göre başka hukuku da uygulayabilir.
Madde 6 uygulanmazsa tüketici hiçbir hak isteyemez mi?
Böyle bir sonuç yoktur. Geçerli seçim, genel bağlama kuralları ve uygulanabilir özel hükümler üzerinden hak ve sorumluluk incelenir.
Türk mahkemesi de doğrudan Roma I m.6’yı mı kullanır?
Türk mahkemesinde MÖHUK ve uygulanabilir uluslararası düzenlemeler esas alınır. Roma I ile MÖHUK m.26’nın koşulları birbirine karıştırılmamalıdır.
Resmî kaynaklar
- 593/2008 sayılı Roma I Tüzüğü: m.1–7, 9–12, 19 ve 28; gerekçe 24–28 ve 37.
- ABAD, 28 Temmuz 2016, C-191/15 VKI/Amazon EU: özellikle paragraf 61–71; hukuk seçimi ve tüketicinin bilgilendirilmesi.
Türkiye bağlantılı tüketici sözleşmeniz için iletişim
Mersin merkezli Türkiye geneli; İstanbul ve Mersin odaklı hukuki destek. Görüşme talebinde yaşadığınız ülkeyi, sözleşmenin karşı tarafını, hizmet veya mal türünü ve hukuk seçimi kaydını belirtin. Ofis iletişim bilgileri. Özel belgelerin güvenli iletimi ayrıca belirlenir.
İstanbul ofisi
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbulMersin ofisi
İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/MersinGörüşme talebinizi iletin
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.