B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Almanya’daki Tüketici Türkiye’deki Satıcıya Nerede Dava Açabilir?

Almanya’da yerleşik tüketici, Türkiye’deki satıcıya karşı her alışveriş için otomatik olarak Almanya’da dava açamaz; fakat satıcının Türkiye’de bulunması da bu imkânı tek başına ortadan kaldırmaz. 1215/2012 sayılı Brüksel Ia Tüzüğü m.17’nin tüketici sözleşmesi şartları sağlanıyorsa m.18/1, karşı tarafın yerleşim yerinden bağımsız olarak tüketicinin yerleşim yeri mahkemesine başvuru hakkı tanır. Olağan mal ve hizmet sözleşmelerinde özellikle satıcının faaliyetini Almanya’ya yöneltmesi ve sözleşmenin bu faaliyet kapsamında bulunması araştırılır.

Bu rehber, Almanya’dan Türkiye’deki işletmeye yönelen tüketici talebinde hangi ülkenin mahkemesinin yetkili olabileceğini açıklar. Türkiye’de dava açma, uyuşmazlığa uygulanacak maddi hukuk, para iadesinin haklılığı ve kararın tahsili ayrı incelemelerdir. Belirli bir davanın kazanılacağı veya Alman kararının Türkiye’de doğrudan haciz sağlayacağı sonucu verilmez. Resmî kaynak incelemesi: 25 Ekim 2026.

Tüketici alışverişi ile yetkili mahkemeyi bağlayan özgün çanta ve adliye şeması
Tüketici sıfatı, yerleşim yeri ve ticari faaliyetin yöneldiği ülke birlikte incelenir.

Her alıcı bu özel yetki korumasından yararlanmaz

Brüksel Ia m.17/1, kişinin mesleki veya ticari faaliyeti dışında kalan amaçla kurduğu tüketici sözleşmesini esas alır. Bu nedenle gerçek kişi adına fatura düzenlenmesi tek başına bütün dosyayı çözmez. Satın almanın kişisel kullanım için mi yoksa işletme faaliyeti için mi yapıldığı belirlenir. Şirketin ticari üretiminde kullanılacak mal ile kişinin özel ihtiyacı için aldığı mal aynı değerlendirmeye tabi değildir. Başvuranın sözleşmedeki sıfatı doğru açıklanmalıdır.

Satıcı tarafında da ticari veya mesleki faaliyet aranır. İki özel kişi arasındaki satışta taraflardan birine sırf ürünü devrettiği için profesyonel satıcı sıfatı verilemez. Satış ilanı, işletme kaydı, fatura ve sözleşmenin tarafları birlikte incelenir. Koruyucu tüketici yetkisinin şartları bulunmuyorsa başka yetki kuralları araştırılır. Bu özel hükmün uygulanmaması, kişinin maddi alacağının bulunmadığı veya hiçbir ülkede dava açamayacağı anlamına gelmez.

İnternet pazar yerinde marka, platform işletmecisi, tahsilatı yapan kuruluş ve ürünü satan şirket farklı olabilir. M.18/1’deki talep sözleşmenin karşı tarafına yönelir. Bir platformun ekranında alışveriş yapılması, her zarar için platformun satıcı gibi dava edileceğini göstermez. Sipariş onayı, satıcı bilgisi, ödeme belgesi ve geçerli sözleşme koşulları karşılaştırılır. Doğru mahkeme seçilmesi, yanlış tüzel kişiye açılan davanın taraf sorununu kendiliğinden düzeltmez.

Türk vatandaşlığı değil, maddede belirtilen yerleşim bağlantısı önemlidir

M.18’in tüketici lehine gösterdiği mahkeme, tüketicinin yerleşim yerindeki mahkemedir. Türk vatandaşlığı bu imkânı tek başına kaldırmaz; Alman vatandaşlığı da bütün alışverişleri otomatik olarak Alman mahkemesine taşımaz. Yerleşim yerinin tespiti m.62 uyarınca ilgili hukuka göre yapılır. Kısa süreli bulunma, akraba adresini yazışmada kullanma veya Almanya’da banka hesabı sahibi olma tek başına aynı hukuki bağlantıyı kurmuş sayılmaz.

Yerleşim ve sözleşme tarihleri açık kaydedilmelidir. Satıcının yönelttiği faaliyetle ilgili kayıtlar da uyuşmazlık konusu sözleşmeyle ilişkilendirilir. Dava açma amacıyla sonradan düzenlenen bir posta adresi, geçmişteki faaliyet veya sözleşmenin niteliğini değiştirmez. Birden fazla ülkeyle yaşam bağlantısı bulunan kişi, bütün adreslerini aynı işlevde sunmak yerine her kaydın neyi gösterdiğini açıklamalıdır. Mahkeme, tüketici yetkisini gerçek bağlantılar üzerinden değerlendirir.

Madde 17/1-c hangi iki koşulu birlikte arar?

1215/2012 sayılı Tüzük m.17/1-c, satıcının tüketicinin yerleşik olduğu üye devlette ticari veya mesleki faaliyet yürütmesini ya da herhangi bir araçla bu faaliyetini o devlete veya onu da kapsayan devletlere yöneltmesini arar. Ayrıca yapılan sözleşme o faaliyet kapsamında olmalıdır. Yalnız bir işletmenin uluslararası görünmesi veya tüketicinin yurt dışında yaşaması bu iki koşulun yerine geçmez.

Türkiye’deki işletmenin Almanya’da fiziksel mağaza açması tek mümkün bağlantı değildir. Hüküm, faaliyetin herhangi bir araçla yöneltilmesini de düzenler. Bununla birlikte internetin bütün dünyadan erişilebilir olmasıyla belirli ülke müşterilerini hedefleyen ticari faaliyet aynı olgu değildir. Başvuruda işletmenin Almanya ile hangi ticari bağlantıyı kurduğu, bunu ne zaman ve hangi mal veya hizmet için yaptığı gösterilir. Siteye erişim sağlanması tek başına yeterli gerekçe sayılmamalıdır.

Sözleşmenin kapsam koşulu ayrıca önemlidir. Bir işletmenin belirli ürün grubu için Almanya pazarına yönelik tanıtımı bulunması, onun tamamen farklı bütün işlemlerinin otomatik olarak aynı faaliyet içinde kalacağını göstermez. İncelenen talep hangi satışa veya hizmete dayanıyorsa ilgili tanıtım, teklif ve sözleşme o işleme bağlanır. Şirketin genel kurumsal bilgisi ile dava konusu sözleşmenin bağlantısı ayrı ayrı ortaya konulur.

Taksitli satış ve mal alımını finanse eden kredi ayrıca ayrılır

M.17/1-c, tüketici sözleşmelerinin tamamını tek başına düzenlemez. Birinci fıkranın a bendi, taksitli kredili mal satışını; b bendi ise mal satışını finanse etmek için verilen taksitli kredi veya başka krediyi ayrıca sayar. Bu nedenle bütün sözleşmelere yalnız yöneltilmiş faaliyet koşulunu uygulamak da eksik incelemedir. Dava konusu ödeme düzeninin gerçekten bu özel gruplardan birine girip girmediği sözleşmenin içeriğinden belirlenmelidir.

Bir alışverişte banka kartı veya kredi kartı kullanılmasıyla ayrı finansman sözleşmesinin tarafları aynı değildir. Satıcıya karşı ayıp veya iade talebi, kredi verene karşı sözleşme talebi ve ödeme kuruluşuna yöneltilen istem ayrı hukuki ilişkilere dayanabilir. M.17’deki özel bendin uygulanması için hangi sözleşmenin ve hangi karşı tarafın dava konusu edildiği açık gösterilir. Her para transferi, mal satışını finanse eden ayrı kredi ilişkisi gibi nitelendirilmez.

Eski kararların madde numarası güncel başvuruya nasıl bağlanır?

Mühlleitner ve Emrek kararları 44/2001 sayılı önceki Tüzük döneminde verilmiştir. Bu rehberde bunlar yöneltilmiş faaliyet kavramının ve uzaktan sözleşme şartının yorumuna ilişkin kaynaklar olarak kullanılmıştır. 1215/2012 m.66, yeni düzenlemenin 10 Ocak 2015 veya sonrasında başlatılan yargılamalara uygulanmasını düzenler. Eski bir sözleşmenin bugün dava edilmesiyle o tarihten önce açılmış bir davanın devamı aynı geçiş sorusu değildir. Dosyanın başlangıç tarihi ve uygulanacak Tüzük ayrı belirlenmelidir.

Site, telefon ve yazışmalar nasıl delillendirilir?

Dosyada işletmenin Almanya’daki müşterilere hitap eden kampanyaları, bu ülkeye yönelik sipariş ve teslim koşulları, ülkeye özgü iletişim düzeni ve ilgili teklif yazışmaları incelenebilir. Bunlar maddede yazan otomatik bir puanlama listesi değildir. Her kayıt, yöneltme olgusunu gerçekten gösterdiği ölçüde değerlendirilir. Yalnız bir Almanca kelimenin görünmesi, bir Alman telefon numarasının bulunması veya fiyatın avroyla yazılması her davada tek başına kesin yetki sonucu olarak sunulmaz.

AB Adalet Divanının Emrek kararında yabancı ülke telefon numarası ve sınır ötesi müşteri ilişkisi, bütün olaylarla birlikte yöneltilmiş faaliyet göstergesi olarak değerlendirilmiştir. Güncel dosyada telefonun kime ait olduğu, ilgili işletme tarafından nasıl kullanıldığı ve sözleşmeyle bağlantısı gösterilir. Sadece numaranın ülke koduna bakılarak işletme kimliği veya dava yetkisi kesinleştirilmez. Bir aracı kişinin iletişim bilgisiyle sözleşmenin tarafı ayrı olabilir.

İnternet kayıtları saklanırken sayfanın adresi, kaydedildiği tarih ve ilgili koşullar birlikte tutulmalıdır. Ekran görüntüsünü sonradan düzenleyerek metin eklemek veya sayfa tarihini değiştirmek doğru delil hazırlığı değildir. Satın alma dönemindeki koşullarla bugün sitede görülen koşullar farklıysa ikisi ayrı açıklanır. Kamuya açık sayfa, taraflara gönderilmiş teklif ve özel yazışmaların kaynakları korunur; bilinmeyen içerik gerçekleşmiş ilan gibi anlatılmaz.

Türkiye’ye gidip mağazada imzalamak korumayı kendiliğinden kaldırmaz

ABAD’ın 6 Eylül 2012 tarihli C-190/11 Mühlleitner kararı, önceki 44/2001 sayılı Tüzüğün m.15/1-c hükmünün yalnız uzaktan kurulan sözleşmelere uygulanmadığını belirlemiştir. Tüketicinin satıcının ülkesine giderek sözleşmeyi orada kurması, yöneltilmiş faaliyet koşulları mevcutken tek başına koruyucu yetkiyi dışlamaz. Karar eski Tüzük numarasıyla verilmiştir; güncel başvurunun dayanağı m.17–19 ile ayrıca kurulur.

Bu nedenle sözleşmedeki imza yeri tek başına sonuca götüren bir alan değildir. Satın alma öncesindeki ilişkiler, işletmenin tüketicinin ülkesine yönelik faaliyeti ve sözleşmenin bu faaliyetin kapsamında bulunması birlikte gösterilir. Bunun tersi de geçerlidir: Türkiye’de mağazaya kendiliğinden girilerek yapılan her alışveriş, alıcının Almanya’da yaşaması nedeniyle koruyucu Alman mahkemesi yetkisi doğurmaz. Yerinde imza ne otomatik engel ne de bütün koşulların yerine geçen delildir.

Tüketicinin internet ilanını gördüğünü kanıtlaması şart mı?

17 Ekim 2013 tarihli C-218/12 Emrek kararı, önceki m.15/1-c bakımından internet sitesiyle sözleşmenin kurulması arasında zorunlu bir nedensellik şartı eklenemeyeceğini açıklamıştır. Tüketicinin işletmeyi tanıdıklarından öğrenmesi, satıcının ilgili ülkeye yönelmiş faaliyetinin incelenmesini ortadan kaldırmaz. Bununla birlikte ilan veya site üzerinden kurulan bağlantı varsa, yöneltilmiş faaliyetin güçlü delillerinden biri olabilir.

Bu ayrım başvuru dosyasında iki başlığın ayrı yazılmasını gerektirir: tüketici işletmeyi nasıl tanıdı ve işletme faaliyetini hangi ülkelere yöneltiyordu? İki sorunun cevaplarının aynı olması zorunlu değildir. Tüketici görmediği bir reklamı görmüş gibi açıklama yapmamalı, satıcı da tek başına reklamın görülmediği savunmasıyla yöneltilmiş faaliyet incelemesini kapatabileceğini varsaymamalıdır. Somut sözleşmenin faaliyet kapsamına girmesi koşulu devam eder.

Satıcının Türkiye’de yerleşik olması neden tek başına engel değildir?

Güncel m.18/1, tüketicinin yerleşim yeri mahkemesine başvurabilmesini açıkça karşı tarafın yerleşim yerinden bağımsız düzenler. Bu nedenle m.17 kapsamındaki sözleşmede satıcının AB dışında bulunması, tüketicinin bu mahkeme seçeneğini otomatik kaldırmaz. Fakat m.18, tüketici sıfatı ve faaliyet bağlantısı gibi önceki koşulların aranmadığı genel bir yabancı şirket dava yetkisi değildir. İki madde birlikte uygulanmalıdır.

Bir üye devlette şube, acente veya başka işletme bulunması için m.17/2 ayrıca özel düzen getirir. Bu kuruluşun faaliyetinden doğan uyuşmazlıkta, dışarıda yerleşik işletme o devlette yerleşik sayılabilir. Ancak m.18’in tüketici yerleşimi seçeneğini kullanmak için her dosyada mutlaka Alman şubesi aranması da doğru değildir. Şube bağlantısı ile Almanya’ya yöneltilmiş faaliyet farklı hukuki dayanaklar olarak ele alınır.

Sözleşmede yalnız İstanbul mahkemeleri yazıyorsa

Brüksel Ia m.19, tüketici bölümündeki koruyucu yetkiden ayrılan anlaşmaları sınırlar. Uyuşmazlık doğduktan sonra yapılan anlaşmalar veya tüketiciye bölümde gösterilenler dışında ek mahkeme seçeneği veren kayıtlar belirli kabul yollarıdır. Maddenin üçüncü bendi ise tarafların sözleşme sırasında aynı üye devlette yerleşik veya mutad mesken sahibi olmasına ve o devlet mahkemelerinin seçimine ilişkin özel koşul içerir. Bu bent, Türkiye merkezli satıcıyla her sözleşmeye açıklamasız uygulanmaz.

Tüketici sözleşmesine ait standart koşullardaki münhasır mahkeme kaydı, tüketicinin m.18 hakkını her durumda ortadan kaldırmış sayılmaz. M.25/4 de m.19’a aykırı yetki anlaşmalarına hukuki etki tanınmayacağını belirtir. İnceleme, sözleşmenin imza tarihini, uyuşmazlığın ne zaman doğduğunu, kaydın kapsamını ve tüketicinin hangi seçeneğini sınırladığını göstermelidir. Elektronik onay kutusu, içerikteki koruma ihlalini kendiliğinden düzeltmez.

Bununla birlikte bu açıklama bütün mahkeme anlaşmalarının geçersiz olduğu anlamına gelmez. Uyuşmazlık sonrası sulh veya yargılama anlaşmasının şartları ayrıca okunur. Aynı metindeki uygulanacak hukuk maddesi de mahkeme maddesinden ayrıdır. Türk hukukunun seçilmiş olması tek başına Alman mahkemesinin yetkisini kaldırmaz; Alman mahkemesinin yetkisi de bütün iade ve tazminat kurallarının mutlaka Alman hukukundan alınacağını göstermez.

Satıcı tüketiciye karşı dava açarsa

M.18/2, bu bölüm kapsamındaki karşı tarafın tüketiciye karşı davasını tüketicinin yerleşik olduğu üye devlet mahkemeleriyle sınırlar. Tüketicinin davacı olarak sahip olduğu seçenekler, işletmeye aynı genişlikte verilmemiştir. M.18/3, usulüne uygun asıl davadaki karşı dava hakkını saklı tutar. Bu nedenle tüketicinin açtığı dosyada gelen karşı talep, sadece başka yerde yaşandığı gerekçesiyle cevapsız bırakılmamalıdır.

Mahkeme önüne katılmanın yetki etkisi bakımından m.26 ayrıca önemlidir. Tüketici davalıysa, katılmaya dayanılarak yetki kabul edilmeden önce yetki itirazı ve katılımın sonuçları hakkında bilgilendirme güvencesi bulunur. Bu hüküm yabancı evrakın hiç okunmaması önerisi değildir. Tebligat, cevap, yetki itirazı ve karşı talep için gerekli usul işlemleri ayrı değerlendirilir. Süresi bulunan evrak, ülke incelemesi sürüyor diye bekletilmez.

Taşıma, taşınmaz ve başka özel konular

M.17/3, taşıma sözleşmelerini bu tüketici yetkisi bölümünün dışında tutarken tek bedel karşılığında seyahat ve konaklamayı birlikte içeren sözleşmeleri istisna olarak belirtir. Dolayısıyla yalnız uçak biletiyle seyahat-konaklama paketini aynı kabul etmek doğru değildir. Uçuş yolcu hakları gibi özel maddi düzenlemeler bulunması da hangi mahkemenin yetkili olduğu sorusunu tek başına cevaplamaz. Talebin gerçek sözleşme türü başlangıçta belirlenmelidir.

Taşınmazın aynına veya kiraya ilişkin uyuşmazlıklarda m.24’teki münhasır yetki hükümleri ayrıca kontrol edilir. Türkiye’deki tapunun iptali veya ayni hakkın tescili sorunu, sıradan ürün iadesi gibi bu rehberin sonucuna bağlanamaz. Aynı şekilde sigorta veya iş sözleşmesi için ayrı koruyucu bölümler vardır. Tüketici kelimesinin kullanılması, Tüzüğün diğer özel kapsam ve yetki sınırlarını ortadan kaldırmaz.

Dava öncesi hazırlanacak belge düzeni

Dosyada sözleşmenin tam metni, sipariş ve fatura, ödeme ve teslim belgeleri, talep edilen iade veya giderim, satıcıyla yapılan yazışmalar ve karşı tarafın hukuki kimliği birlikte bulunmalıdır. Tüketici sıfatı ile Almanya’daki yerleşim ayrı belgelenir. Yöneltilmiş faaliyet için hazırlanan kayıtlar da hangi sözleşmeye ilişkin oldukları belirtilerek eklenir. Bu liste bir resmî form değil, yetki ve esas incelemesini ayıran hazırlık düzenidir.

Uluslararası yetki bulunduğunda Almanya içindeki görevli mahkeme, yerel başvuru biçimi, temsil, harç ve olası süreler ayrıca belirlenir. Brüksel Ia bütün tüketici davaları için tek bir mahkeme adı veya ortak dava açma süresi koymaz. Uyuşmazlık tutarı, talep türü ve uygulanacak usul görülmeden sabit masraf veya kesin bitiş süresi söylenmez. Hukuki yardım ihtiyacı varsa sınır ötesi adli yardım şartları ayrı incelenebilir.

Almanya’da alınan kararın başka AB ülkesinde kullanılması ile Türkiye’de kullanılması aynı değildir. AB içi karar icrası rehberi, üye devletler arasındaki aşamayı açıklar. Türkiye’deki malvarlığı için Türk hukukundaki yabancı karar düzeni ayrıca belirlenir. Almanya’da dava açılabilmesi, Türk bankasında kendiliğinden para bloke edildiği veya Türk icra dairesinde doğrudan tahsil yapılabildiği anlamına gelmez.

Türkiye’de dava ve uluslararası tebligat ayrı değerlendirilir

Türk mahkemesinde dava seçeneği araştırılıyorsa MÖHUK m.45 tüketici yetkisi rehberi farklı başlangıç düzenini açıklar. Brüksel Ia, Türk mahkemesini üye devlet mahkemesine dönüştürmez. Aynı olguların farklı mahkemeler önündeki değerlendirmesinde hangi devletin yetki kurallarının kullanıldığı açık tutulmalıdır. Paralel dava ve önceki işlem bilgileri gizlenmeden sunulur.

Türkiye’deki satıcıya yapılacak tebligatta da yalnız AB içindeki belge iletim sistemiyle yetinilmez. Uygulanabilir uluslararası sözleşme, doğru tüzel kişi adresi ve dil koşulları incelenir. Lahey tebligatında tercüme rehberi bu ayrı aşamayı ele alır. Mahkemenin yetkili olması davalının usulüne uygun haberdar edilmesi gereğini kaldırmaz; eksik tebligat sonraki karar kullanımını da etkileyebilir.

KontrolSomut dosya bilgisiDayanak
Tüketiciİşlemin kişisel amacı ve sözleşmenin taraflarıM.17/1
Almanya bağlantısıYerleşim ve faaliyet kayıtlarıM.17/1-c, 18/1 ve 62
Faaliyet kapsamıİlan, teklif, sipariş ve aynı mal veya hizmet ilişkisiM.17/1-c
Yerinde imzaKuruluş yeri ve önceki ticari bağlantıMühlleitner kararı
İlanı görmeGerçek tanışma yolu; varsa nedensellik deliliEmrek kararı
Mahkeme kaydıKaydın tarihi, kapsamı ve tüketiciye etkisiM.19 ve 25/4
Sonraki kullanımTebligat ve malvarlığının bulunduğu ülkeİlgili uluslararası ve ulusal usul

Sık sorulan sorular

Türkiye’deki satıcıya Almanya’da dava açmak mümkün mü?

M.17’nin tüketici sözleşmesi şartları sağlanırsa m.18/1, satıcının yerleşiminden bağımsız olarak tüketicinin yerleşim yeri mahkemesine başvuru sağlar.

Türk vatandaşı olmam Alman mahkemesindeki tüketici korumasını kaldırır mı?

Vatandaşlık tek başına kaldırmaz. Yerleşim, tüketici amacı, sözleşme türü ve ilgili faaliyet bağlantısı incelenir.

Satıcının sitesine Almanya’dan erişmek yeterli mi?

Sadece erişilebilirlik yeterli değildir. Faaliyetin Almanya’ya yönelmesi ve yapılan sözleşmenin bu faaliyet kapsamında bulunması gösterilmelidir.

Türkiye’de mağazada imzaladığım için bu yol kapanır mı?

Mühlleitner kararı uzaktan sözleşme şartı aranmadığını açıklar. Ancak yöneltilmiş faaliyet ve diğer tüketici yetkisi koşulları yine karşılanmalıdır.

İşletmeyi tanıdığımdan öğrendiysem internet bağlantısını kanıtlamak zorunda mıyım?

Emrek kararı, site ile sözleşme arasında zorunlu nedensellik şartı eklenemeyeceğini belirtir. Varsa bu bağlantı yöneltilmiş faaliyetin delili olabilir.

Satıcının Almanya’da şubesi mutlaka bulunmalı mı?

M.18’in tüketici yerleşimi seçeneğinde her dosya için şube zorunluluğu yoktur. M.17/2’deki şube bağlantısı ayrı düzenlemedir.

Sözleşmedeki yalnız İstanbul mahkemesi kaydı kesin bağlayıcı mı?

M.19’un tüketici koruması ve m.25/4 incelenir. Önceden konulan münhasır kayıt, m.18 hakkını her durumda ortadan kaldırmaz.

Alman mahkemesi yetkiliyse kesin para iadesi alır mıyım?

Yetki, alacağın esası ve tahsil farklı konulardır. Uygulanacak hukuk, talebin haklılığı ve malvarlığı ayrıca değerlendirilir.

Uçak biletiyle seyahat ve konaklama paketi aynı kapsamda mı?

M.17/3 taşıma sözleşmeleri için istisna getirir; tek bedelle seyahat ve konaklamayı birleştiren sözleşmeyi ayrıca belirtir. İşlem türü doğru ayrılmalıdır.

Alman kararı Türkiye’de doğrudan haciz sağlar mı?

AB içi doğrudan icra rejimi Türkiye’ye kendiliğinden uzanmaz. Türk hukukundaki yabancı karar ve icra şartları ayrı incelenir.

Resmî kaynaklar

Yazar: — Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu. Genel bilgilendirmedir; Alman mahkemesindeki temsil, somut süreler ve dava sonucu belgeler üzerinden ayrıca değerlendirilir.

Türkiye bağlantılı tüketici dosyanız için iletişim

Mersin merkezli Türkiye geneli; İstanbul ve Mersin odaklı hukuki destek. Görüşme talebinde yerleşim ülkenizi, satıcının unvanını ve sözleşmenin tarihini belirtin. Ofis iletişim bilgileri. Ödeme, kimlik ve sözleşme belgelerinin güvenli iletimi ayrıca belirlenir.

İstanbul ofisi

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

Mersin ofisi

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Görüşme talebinizi iletin



    Sorunuzu kısaca yazın. Lütfen kimlik numarası, belge veya hassas kişisel bilgi paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni


    Hukuki konu hakkında iletişim

    İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

    Telefonla Araİletişim Bilgileri
    Telefon WhatsApp