Alman Ergänzungspfleger Türkiye’de Ev Satabilir mi? Lahey m.55
Odak konu: Alman aile mahkemesince BGB §1809 kapsamında atanan özel temsilcinin Türkiye’de çocuk adına tapu işlemi yapma yetkisi.
Kısa ve net cevap: Almanya’da bir çocuğa Ergänzungspfleger atanması, bu kişinin Türkiye’deki taşınmazı tek başına ve hiçbir ilave inceleme olmadan satabileceği anlamına gelmez. Alman atama kararının kapsamı, çocuğun mutad meskeni, 19 Ekim 1996 tarihli Lahey Çocuk Koruma Sözleşmesi’nin 3, 4, 5, 23, 26 ve 55. maddeleri, Türkiye’nin 55. madde çekincesi ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun ilgili temsil ve izin hükümleri birlikte uygulanır. Özellikle Türkiye, Sözleşme’nin 55/1-a maddesi uyarınca Türkiye’deki çocuk mallarının korunmasına yönelik tedbirler için kendi makamlarının yetkisini saklı tutmuştur. Dolayısıyla Alman mahkemesinin atama kararı, Türkiye’de tapu satışını sonuçlandıran bir Türk mahkeme izni veya tapu tescili değildir.
Kısa özet: Altı ayrı hukuki soru
| Hukuki soru | İncelenecek hüküm veya belge | Sonuç |
|---|---|---|
| Alman özel temsilci hangi iş için atanmış? | BGB §1809 ve Familiengericht kararı | Yetki, kararın verdiği iş ve sınırla belirlenir. |
| Türk taşınmazında hangi milletlerarası düzen uygulanır? | MÖHUK m.1/2; 1996 Lahey m.3/g, m.4/f | Çocuğun malının korunması ile miras hakkı ayrı konulardır. |
| Hangi devlet koruma tedbiri alabilir? | Lahey m.5 ve Türkiye’nin m.55 çekincesi | Mutad mesken yetkisi yanında Türkiye’deki mal için saklı yetki dikkate alınır. |
| Alman koruma tedbiri Türkiye’de etkili mi? | Lahey m.23-24, m.55/1-b | Tanıma, ret nedenleri ve varsa bağdaşmayan Türk tedbiri incelenir. |
| İcra veya cebrî uygulama gerekiyor mu? | Lahey m.26-28 | Tanıma ile icra edilebilirlik ayrı işlemlerdir. |
| Satışı kim imzalar, hangi izin gerekir? | TMK m.342, 345, 426, 462; TKGM 2023/1 | Veli, vasi ve kayyım için aynı izin rejimi uygulanmaz. |

1. Alman hukukunda Ergänzungspfleger neden atanır?
Alman Medenî Kanunu’nun 1 Ocak 2023’ten itibaren geçerli sisteminde BGB §1809, anne ve babanın veya vasinin belli bir işi yürütmesine hukuki engel bulunduğunda çocuk için tamamlayıcı bir koruyucu ya da özel temsilci (Ergänzungspfleger) atanmasını düzenler. İlgili kişiye, kendisine bırakılan işleri çocuk yararına görme ve bu sınırlar içinde çocuğu temsil etme hakkı ve görevi verilir. Alman aile mahkemesi (Familiengericht) kararının konusu, yetkinin gerçek sınırıdır. Bir taşınmazla ilgili temsil görevine atanmak ile Almanya dışındaki bütün taşınmazları istediği koşullarda satmak aynı hukuki sonuç değildir.
BGB §1809/2, böyle bir özel temsil ihtiyacı ortaya çıktığında ebeveynin veya vasinin durumu gecikmeksizin aile mahkemesine bildirmesini de öngörür. Bu hüküm, atanma gereksiniminin neden ortaya çıktığını belirler; Türk tapu müdürlüğüne doğrudan satış talimatı vermez. Dosyada Alman kararının tam metni, görevlendirilen kişinin kimliği, atamanın geçerli olduğu dönem ve kararın satış, paylaşım, temsil veya yalnızca belirli bir başvuruyla sınırlı olup olmadığı öncelikle saptanmalıdır.
“Pfleger” kelimesini doğrudan “vasi” diye çevirmek hatalı sonuç doğurabilir. Alman hukukunda Vormund ile belirli görev için atanan Ergänzungspfleger farklı kurumlardır. Türk hukukunda da vasi, yasal temsilci ve temsil kayyımı ayrı hukuki işlevlere sahiptir. Bu nedenle yalnızca tercümedeki unvana dayanarak TMK m.462 izninin her olayda aranacağı veya hiçbir izin gerekmeyeceği söylenemez. Kararın hangi hukuki görevi kurduğuna bakmak gerekir.
Alman resmî kaynak: BGB §1809 – Ergänzungspflegschaft.
2. Küçük mirasçının mülkiyeti ile satış yetkisi niçin ayrıdır?
Türkiye’deki taşınmazın miras yoluyla çocuğa geçmesi, temsilcinin onu derhal devredebilmesi anlamına gelmez. Mirasçılık sıfatı ve miras payı, miras hukuku hükümleriyle; çocuğun bu pay üzerindeki tasarrufunda kim tarafından temsil edileceği ise çocuk koruma, temsil ve tapu kurallarıyla belirlenir. Önce taşınmazın tapudaki maliki, kazanım nedeni, çocuğun mirasçılık sıfatı ve devam eden miras ortaklığı kontrol edilmelidir. Tapuda henüz miras intikali yapılmamışsa satımın temsil sorununu çözmek, intikal zorunluluğunu ortadan kaldırmaz.
Miras payının devri, mirasın paylaşılması, ortaklığın giderilmesi ve tapuda belirli bir taşınmazın satışı birbirinden ayrı hukuki işlemlerdir. Aynı karar veya vekâlet metni bu dört işlemin tamamını zorunlu olarak kapsamaz. Özellikle bir ebeveyn de aynı mirasta pay sahibiyse çocuğun payını karşılıksız azaltan bir paylaşımın sıradan temsil işlemi sayılması mümkün değildir. Tarafların ve çocuğun malvarlığı haklarının ayrı tutulması gerekir.
Bu konuya giriş için sitedeki yurt dışında yaşayan küçük çocuğun Türkiye’deki mirası rehberine bakılabilir. Buradaki incelemenin farkı, çocuğun mirasçılık sıfatından ziyade Alman mahkemesinin atadığı Ergänzungspfleger tarafından Türkiye’de tapu tasarrufu yapılmasında 1996 Lahey m.55 çekincesinin ve Alman özel temsil kararının etkisine odaklanmasıdır.
3. Lahey Sözleşmesi’nin kapsamı ve miras istisnası
19 Ekim 1996 tarihli Lahey Çocuk Koruma Sözleşmesi, ebeveyn sorumluluğu ve çocuğun korunmasına ilişkin tedbirlerde milletlerarası yetki, uygulanacak hukuk, tanıma, icra ve makamlar arası iş birliği çerçevesi kurar. Sözleşme m.3/g, çocuğun mallarının idaresi, korunması veya elden çıkarılmasıyla ilgili tedbirleri kapsam içinde sayar. M.4/f ise miras konularını kapsam dışında bırakır. Bu iki hükmün birlikte okunması, Türkiye’deki miras taşınmazının çocuk tarafından kazanılması ile Alman koruma tedbirinin tanınması arasında açık bir ayrım yapılmasını gerektirir.
Mirasın kimlere ve hangi payla geçeceğini Lahey Sözleşmesi m.3/g belirlemez. Bunun için uygulanabilir milletlerarası miras sözleşmeleri, 5718 sayılı MÖHUK m.20 ve Türk miras hukuku kuralları ayrıca denetlenir. Buna karşılık mirasla kazanılmış bir taşınmazın çocuğun yararına kim tarafından yönetileceği veya devredileceği, çocuk malvarlığının korunmasına ilişkin tedbir boyutuyla Lahey sistemine girebilir. Aynı taşınmaz dosyasında birbirinden farklı iki hukuki konu bulunduğu için tek bir yabancı karar bütün alanları çözmüş sayılmaz.
MÖHUK m.1/2, Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşmeleri saklı tutar. Bu nedenle çocuk koruma tedbiri bakımından önce ilgili Lahey hükümleri, boşluk ve kapsam dışındaki konularda yetkili diğer hukuk kuralları incelenir. Yalnızca MÖHUK’un genel tanıma hükümlerini alıp Lahey m.23 veya m.55’i yok saymak da, Lahey Sözleşmesi’ni mirasın paylaşımını düzenleyen bir metin gibi kullanmak da doğru değildir.
Resmî kaynaklar: 1996 Lahey Sözleşmesi tam metni ve 5718 sayılı Kanunun kabul metni, m.1/2. Güncel işlemde kanunun son işlenmiş metni de kontrol edilmelidir.
4. Almanya ve Türkiye için yürürlük tarihleri neden belirleyicidir?
1996 Lahey Çocuk Koruma Sözleşmesi, HCCH’nin resmî taraflık tablosuna göre Almanya’da 1 Ocak 2011, Türkiye’de 1 Şubat 2017 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Sözleşme m.53, koruma tedbirlerinin ve bu tedbirlerin diğer ülkede tanınıp icra edilmesinin zamansal kapsamını düzenler. Böylece Alman özel temsil atamasının tarihi ile Türkiye’de o atamaya dayanılarak yapılacak işlem tarihi ayrıca okunmalıdır. Eski tarihli bir kararın geçerliliği ve Türkiye’deki etkisi, yalnızca bugün her iki devletin de taraf olmasına dayanılarak çözümlenmez.
Belgede 2015 yılında alınmış bir atama kararı bulunması ile 2026 yılında verilmiş yeni bir görev genişletme kararının bulunması aynı değildir. Yürürlük tarihi, kararın sonradan değiştirilip değiştirilmediği, temsil görevinin sona erip ermediği, çocuğun ergin olup olmadığı ve verilen tedbirin güncel niteliği ayrı ayrı kayıt altına alınmalıdır. Bu kontrol “eski kararlar tümüyle geçersiz” sonucunu doğurmaz; hangi milletlerarası rejimin ve hangi geçiş kuralının uygulanacağını doğru belirlemek içindir.
HCCH tablosu, devletlerin yalnızca taraf olup olmadığını değil; yürürlüğe giriş tarihlerini ve çekincelerini de gösterir. O nedenle idari bir internet özeti yerine HCCH’nin 34 numaralı Sözleşmeye ilişkin taraflık tablosu esas alınmalıdır. Almanya bağlantılı herhangi bir tapu işlemi tasarlanırken ilk inceleme setinde bu tarihlerin kayıt altına alınması, yanlış usule göre başvuru yapılmasını önler.
5. Mutad mesken ve Türkiye’nin 55. madde çekincesi
Lahey m.5, çocuğun korunmasına yönelik tedbirler bakımından temel yetki bağlantısını çocuğun mutad meskenine kurar. Çocuğun Almanya’da yaşaması, oradaki aile mahkemesinin koruma tedbiri alma yetkisi bakımından önemlidir. Bununla birlikte taşınmazın Türkiye’de bulunması ayrıca ele alınmalıdır. Çocuğun pasaportundaki vatandaşlığı, nüfus adresi ve fiilen yaşadığı ülke aynı kavram değildir. Dosyada çocuk bakımından geçerli mutad mesken, kararın verildiği tarihe ilişkin verilerle tespit edilir.
Türkiye, 1996 Lahey m.55/1-a çerçevesinde kendi ülkesinde bulunan çocuk mallarının korunmasına yönelik tedbirler için Türk makamlarının yetkisini saklı tutmuştur. Ayrıca m.55/1-b uyarınca, Türkiye’deki mal hakkında Türk makamlarınca alınmış bir tedbirle bağdaşmayan yabancı ebeveyn sorumluluğu veya koruma tedbirini tanımama hakkını saklı tutmuştur. Türkiye’nin her iki çekincesi de HCCH depositer kaydında 7 Ekim 2016 tarihiyle yayımlanmıştır.
Çekincenin kapsamı doğru okunmalıdır: Türkiye’deki her Alman özel temsil kararı yalnızca yabancı olduğu için otomatik hükümsüz sayılmaz. Bunun karşı ucundaki “Almanya’daki atama her koşulda tapuda yeterlidir” yaklaşımı da yanlıştır. Türk makamlarının saklı koruma yetkisi ile mevcut Türk koruma tedbirleri araştırılır; Alman kararının bunlarla bağdaşma durumu ve Türk tapu işlemine ilişkin maddi hukuk izinleri ayrıca incelenir. Özellikle Türk mahkemesinin aynı mal hakkında bir kayyım veya vasi tedbiri almış olması hâlinde bu kararın kapsamı görmezden gelinemez.
Resmî doğrulama: Türkiye’nin HCCH m.55 çekincesi bildirimi. Bu ayrım, yazının esas hukuki bulgusudur ve benzer genel miras rehberlerinden bağımsız incelenmelidir.
6. Tanıma ile tapuda satışı gerçekleştirmek aynı şey değildir
Lahey m.23/1, taraf devlet makamlarının aldığı kapsam içi koruma tedbirlerinin diğer taraf devletlerde kural olarak kendiliğinden tanınmasını öngörür. Bunun anlamı, her Alman koruma kararı için mutlaka klasik MÖHUK tenfiz davası açılması değildir. Bununla birlikte m.23/2, yetki, dinlenilme hakkı, kamu düzeni ve Sözleşme’de sayılan diğer hususlar bakımından tanımanın reddine ilişkin koşulları düzenler. Türkiye’nin m.55 çekincesi de aynı dosyada dikkate alınmalıdır.
Lahey m.24 uyarınca ilgililer koruma tedbirinin tanınması veya tanınmaması hakkında yetkili merciden karar verilmesini isteyebilir. M.26, diğer ülkede icra gerektiren tedbirler için icra edilebilirlik bildirimi veya tescili rejimi kurar; m.28 ise icranın istenen devlet hukukuna göre gerçekleşmesini düzenler. Böylece “kararın tanınması”, “cebren uygulanması” ve “tapu sicilinde satışın tamamlanması” üç farklı aşamadır. Her karar, satış sözleşmesinin ve tescil talebinin tüm şekil şartlarını ortadan kaldırmaz.
Türk tapu müdürlüğünün önüne verilen Alman belgesinin yetki belgesi mi, velayet veya özel temsil kararı mı, yoksa satışa ilişkin özel izin mi olduğu saptanır. Yabancı mahkeme belgesindeki yetkinin sınırı görülmeden Türkiye’de vekâletname hazırlanması da yeterli çözüm değildir. Temsilci kendisine hiç verilmemiş bir satış yetkisini üçüncü kişiye devredemez. Karar tarihi, güncellik, kapsam ve Türk tapu uygulaması bir dosyada birleştirilmelidir.
7. TMK bakımından veli, vasi ve temsil kayyımı farklıdır
TMK m.342, ana ve babanın velayetleri çerçevesinde çocuğun yasal temsilcisi olduğunu düzenler. TMK m.352 çocuk mallarının yönetimi bakımından ana-babanın temel konumunu belirler. Buna karşılık TMK m.426, yasal temsilci ile küçüğün menfaatlerinin çatıştığı veya temsilcinin görevini yerine getirmesine engel bulunduğu durumlarda temsil kayyımı atanmasına ilişkin açık hüküm içerir. Bir Türk mahkemesince atanan temsil kayyımının yetkisi de atama kararının kapsamıyla sınırlı değerlendirilir.
TMK m.462/1 vesayet altındaki kişinin taşınmazının alınması, satılması veya rehnedilmesi için vesayet makamının iznini öngörür. Fakat bu hüküm, velayet altındaki her çocuğun her tapu satışı için aynı iznin otomatik olarak gerekeceği anlamına gelmez. Kanun, velayet ve vesayet rejimlerini farklı düzenler. Nitekim Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün 2023/1 sayılı Tapu İşlemlerinde Kanuni Temsil Genelgesi, veliler, vasiler, kayyımlar ve yasal danışmanlar hakkında ayrı uygulama başlıkları kullanır.
Alman Ergänzungspfleger kararının Türk hukukundaki etkisi saptanırken terim eşleştirmesi yapılması yeterli değildir. “Almanya’da Pfleger atandı, o hâlde Türk hukukunda kesin olarak vasi sayılır” yaklaşımı, hukuki niteliği ve yetki sınırlarını atlar. Tam tersine “Alman makamı satışa izin verdi, Türk vesayet rejiminin bütün kuralları bertaraf oldu” sonucu da çıkarılamaz. Kararın hangi işi kapsadığı ve taşınmazdaki tasarruf işleminin Türk hukukundaki koşulları birlikte incelenir.
Türk resmî metin: 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu ve TKGM 2023/1 Genelgesi.
8. Tapu 2023/1 Genelgesi bakımından belge kontrolü
TKGM’nin 6 Ocak 2023 tarihli 2023/1 sayılı Genelgesi, tapu işlemlerinde velayet, vesayet, kayyımlık ve yasal danışmanlık kapsamında temsilin nasıl denetleneceğine ilişkindir. 22 Nisan 2025 tarihli değişiklikle işlenmiş sürüm bilgisi de bulunmaktadır; bu nedenle güncel sürüm esas alınmalıdır. Genelge, veli tarafından işlem yapılması ile vasi tarafından işlem yapılması konularını ayrı başlıklarda toplar. Çocuğun kim tarafından temsil edildiği belli olmadan doğrudan satış randevusuna geçilmesi, dosyanın eksik hazırlanmasına yol açar.
Alman kararında bir Ergänzungspfleger adı yer almasıyla tapunun satışı gerçekleştirmesi arasında özellikle iki kontrol vardır. İlki yabancı koruma tedbirinin Türkiye’de hangi hukuki etkiyi doğurduğudur. İkincisi taşınmaz satışının Türk hukukunda aradığı geçerli temsil, izin ve tescil koşullarıdır. Genelgenin kayyımlık ve vesayet başlıklarının ayrı düzenlenmiş olması, tek tip vekâlet belgesine dayanmanın neden yanlış olduğunu ortaya koyar.
Tapu müdürlüğüne sunulacak belgeler arasında malikin kimliği, taşınmaz bilgileri, Alman kararının tam metni, kesinlik ve güncellik bilgilerinin gerekip gerekmediği, varsa Türk koruma kararları, temsil yetkisinin kapsamı ve gerekli Türkçe tercümeler ayrı ayrı sınıflandırılır. Karar yalnız miras paylaşımını görüşme yetkisi veriyorsa tapu satışını kapsadığı varsayılmaz. Almanya’da düzenlenen bir vekâlet belgesi de atama kararındaki sınırı genişletmez.
9. Ebeveyn ile çocuk arasındaki menfaat çatışması ve TMK 345
TMK m.345, çocuk ile ana-baba arasında veya ana-babanın menfaatine olarak çocuk ile üçüncü kişi arasında yapılan bir işlemle çocuğun borç altına sokulması için kayyımın katılımını ve hâkim onayını öngörür. Bu hüküm, herhangi bir aile içi işlemde otomatik kayyım gerekeceği şeklinde değil, maddede yazılı işlem koşulları esas alınarak uygulanır. Ancak ebeveynin aynı taşınmazda karşı taraf olması veya satış bedelini kendi borcuna yönlendirmesi gibi hukuki çıkarların karşılaştığı işlemlerde temsilde çatışma değerlendirmesi zorunlu hâle gelir.
TMK m.426/2, bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün menfaati çatıştığında temsil kayyımı atanmasını öngörür. Bu hükmün uygulama alanı, Alman hukukundaki Ergänzungspflegschaft ile birebir aynı kabul edilmemelidir; fakat her iki sistemde de küçük adına işlem yapan kişinin çıkarının çocuğun çıkarıyla karşıt hale gelmesi temel temsil sorunudur. Alman kararının gerekçesinde ebeveynlerin temsil engeli açıklandıysa, Türk tapu işlemi bakımından da çatışmanın hangi işlemde doğduğu tespit edilir.
Çocuğun satış bedelinin ödeneceği hesap, satış karşılığında edinilecek mal, miras paylaşımında alınacak pay ve varsa ebeveynin şahsi borçları ayrı başlıklarda izlenmelidir. Bu denetim, yalnız belge tercümesi değil malvarlığı üzerindeki tasarrufun kimin yararına yapıldığını araştıran hukuki incelemedir. Satış bedelinin çocuk adına korunmasına ilişkin karar varsa, temsilci parayı farklı yere yönlendirme yetkisini kendi kendine çıkaramaz.
10. Alman atamasından Türk tapu işlemine dosya nasıl hazırlanır?
İlk dosya seti, çocuğun tam kimlik bilgileri, doğum tarihi, vatandaşlıkları, Almanya’daki mutad meskeni, velayet düzeni ve varsa güncel Alman aile mahkemesi kararından oluşur. Atamanın tarihi, karar numarası, atanan kişinin adı, görevin konusu ve sona erme koşulu not edilir. Çocuk ergin olmuşsa veya atama değiştirilmişse eski belgenin temsil yetkisi bakımından geçerli olduğu varsayılmaz. Mahkeme kararı üzerinde yalnızca özet tercümeye değil tam metne dayanılır.
İkinci set, Türkiye’deki taşınmazın güncel tapu kaydı, miras yoluyla edinilmişse mirasçılık belgesi ve intikal bilgileri, üzerinde mevcut şerhler, takyidatlar ve taşınmaz hakkında verilmiş Türk koruma tedbirlerinden oluşur. Alman belgesinin koruma tedbiri niteliği ile mirasın açılması ve payın belirlenmesine ilişkin belgeler aynı klasörde tutulmakla birlikte farklı hukuki konular olarak tasnif edilir. Miras ortaklığının mevcut olması ile çocuğun tapuda paylı malik olması ayrımına dikkat edilir.
Üçüncü set, satış işleminin tasarlanan hukuki niteliği ve bu işleme ilişkin yetki kontrolüdür. Satış, taksim, miras payı devri, ipotek ve bağışlama aynı yetki değildir. Temsilcinin çocuk adına imza atması, başka bir kişinin vekil olarak imza atması veya işlem için Türk mahkeme kararı bulunması farklı usul gerektirir. Türk mahkemesi izni gereken aşama varsa, henüz verilmemiş izin verilmiş kabul edilerek noter veya tapu aşamasına geçilmez.
Son denetimde Lahey m.23 kapsamında tanıma engeli, m.55 kapsamındaki saklı Türk yetkisi, varsa Türk makamının aynı mal için verdiği tedbir ve TKGM Genelgesinin somut temsil türüne ilişkin koşulları aynı kontrol formunda yer almalıdır. Uyuşmazlık, belge geçerliliği veya yetki sınırında ise çözüm konusu da buna göre belirlenir. Belgelerin tamlığı, uygulamanın hukuka uygunluğu konusunda incelemenin başlangıcıdır; tapunun tescili tamamlanmadan satışın sonuçlandığı söylenmez.
11. Alman mahkeme kararının tercümesi, yetki belgesi ve tasdik
Lahey m.40, çocuğun mutad meskeninin bulunduğu veya koruma tedbirinin alındığı taraf devlette yetkili makamların, ebeveyn sorumluluğu veya çocuk mallarının korunması görevini üstlenen kişiye yetki ve sıfatını gösteren belge verebilmesine ilişkindir. Böyle bir belge, kim tarafından hangi yetkinin kullanılacağını göstermeye yardımcı olur; temel atama kararında olmayan sınırsız satış yetkisi yaratmaz. Çocuk adına işlem isteyen kişi, karar ile varsa yetki belgesi arasındaki ilişkiyi açıklayabilmelidir.
Lahey m.43, Sözleşme kapsamında iletilen veya teslim edilen belgeler bakımından tasdik ve benzeri formalitelerden muafiyeti düzenler. Bu hüküm, Almanya’da düzenlenmiş her türlü noter veya mahkeme belgesinin Türkiye’de hiçbir formaliteye tabi olmadığı sonucuna genişletilmemelidir. Belgenin gerçekten Sözleşme kapsamında iletilip iletilmediği ve kullanılacağı Türk makamının somut belge gereklilikleri belirlenmelidir. Sözleşme dışı belgeler için apostil veya diğer usul kurallarını ayrı değerlendirmek gerekir.
Tercümede “özel temsilci”, “vasi”, “vesayet”, “koruyucu”, “ebeveyn sorumluluğu” gibi terimler birbiri yerine gelişigüzel kullanılmamalıdır. Orijinal Alman belgenin tam metni ile Türkçe çevirisi karşılaştırılır; önemli yetki cümleleri belirsiz tercümelerle kapatılmaz. Türk dosyasına sunulacak belgenin resmî niteliği ile belgenin içerdiği maddi satış yetkisi birbirinden farklıdır. Tasdik, içeriğin Türk maddi hukukunda her koşulda satışa yeterli olduğunu kanıtlamaz.
12. Tekrarlanan hukuki hatalar ve doğru ayrım
Birinci hata, Alman makamının atadığı kişinin yalnızca unvanını okuyup satış yetkisi olduğunu düşünmektir. BGB §1809 görevin kapsamını belirli işlerle sınırlar. Atama kararının görev tanımı ve geçerlilik zamanı görülmeden Türk tapu yetkisi çıkarılamaz. İkinci hata, “Lahey m.23 gereği kendiliğinden tanınır” cümlesini tapu devrinin otomatik yapılacağı şeklinde anlamaktır. Tanıma, icra edilebilirlik, şekil ve tescil konuları aynı işlem değildir.
Üçüncü hata, Türkiye’nin m.55 çekincesini hiç anmamaktır. Çocuk Almanya’da yaşasa bile Türkiye’deki çocuk malına yönelik koruma tedbirleri bakımından Türk makamlarının saklı yetkisi ve bağdaşmayan karara ilişkin tanımama hakkı dikkate alınır. Dördüncü hata, çekinceyi bu defa aşırı genişleterek her Alman kararını geçersiz saymaktır. M.55/1-b, Türk makamının aynı mala ilişkin tedbiriyle bağdaşmazlık kavramı üzerinden okunmalıdır. Her dosya sözleşme sistemine göre sınıflandırılır.
Beşinci hata, velayet ve vesayet izinlerini eşitlemektir. TMK m.342 ile m.462 farklı rejimlere ilişkindir; TKGM 2023/1 de bunu ayrı başlıklarda ele alır. Altıncı hata, mirasçılık belgesiyle satış yetkisini karıştırmaktır. Belge çocuğun mirasçılık sıfatını gösterir; ebeveynin veya atanmış kişinin çocuğun payını başka bir kişi lehine tasarruf yetkisini tek başına oluşturmaz. Yedinci hata, ebeveynin çıkarı ile çocuğun çıkarı çatışırken TMK m.345 ve m.426’nın incelenmemesidir.
Sık sorulan sorular
1. Alman Ergänzungspfleger kararı Türkiye’de otomatik geçersiz midir?
Hayır. 1996 Lahey Sözleşmesi m.23, kapsam içi tedbirlerin kural olarak tanınmasını öngörür. Ancak Türkiye’nin m.55 çekincesi, tanımama koşulları ve Türk tapu işleminin kendi temsil ve izin gerekleri ayrıca incelenir. Kararın Türkiye’de hangi etki için kullanılacağı belirlenmeden kategorik geçerlilik veya geçersizlik sonucu kurulmaz.
2. Alman aile mahkemesi tarafından atanan kişi tek başına tapuda imza atabilir mi?
Yalnızca atama belgesine dayanarak böyle bir sonuç çıkarılamaz. Atamanın satış işlemini kapsayıp kapsamadığı, varsa Alman özel izinleri, Lahey tanıma rejimi, Türkiye’deki mal hakkında korunmuş Türk yetkisi ve Türk tapu temsil koşulları birlikte incelenmelidir. Genel temsil yetkisi ile belirli taşınmaz üzerinde tasarruf yetkisi aynı kavram değildir.
3. Çocuk Alman vatandaşıysa Türk mahkemesinin yetkisi ortadan kalkar mı?
Hayır. Sözleşme m.5 mutad meskeni önemli bir yetki ölçütü olarak kullanırken Türkiye’nin m.55 çekincesi, Türkiye’de bulunan çocuk mallarına ilişkin koruma tedbirlerinde Türk makamlarının yetkisini saklı tutar. Vatandaşlık, mutad mesken ve malın bulunduğu yer farklı hukuki bağlardır.
4. Almanya’da yaşayan Türk çocuk için aynı hükümler geçerli midir?
Sözleşmenin uygulama alanı sırf çocuğun Türk veya Alman vatandaşı olmasına göre çizilmez. Mutad mesken, ilgili devletlerin taraflığı, tedbirin niteliği, yürürlük tarihleri ve Türkiye’deki malın durumu birlikte denetlenir. Türk vatandaşlığını taşımak, Sözleşme’nin m.55 çekincesini tek başına değiştirmez.
5. Yurt dışındaki çocuğa kalan evin miras payı Lahey Sözleşmesi’ne göre mi belirlenir?
Hayır. 1996 Lahey Sözleşmesi m.4/f miras konularını kapsam dışında tutar. Çocuğun mirasçılık sıfatı ve payı, uygulanabilir miras kanunlar ihtilafı hükümlerine göre belirlenir. Çocuğun kazandığı malın korunması veya yönetimi ise m.3/g uyarınca ayrı bir konu olarak değerlendirilebilir.
6. Alman yetki belgesine apostil konulması tapuda satış için yeterli midir?
Hayır. Apostil veya tasdik, belgenin resmî kaynağının doğrulanmasına ilişkindir; temsilcinin satış yetkisini genişletmez. 1996 Lahey m.43 kapsamındaki belge muafiyeti de ayrıca ve sınırlı olarak uygulanır. Belgenin biçimsel kullanılabilirliği ile Türk hukukundaki satış yetkisi birbirinden ayrıdır.
7. Türkiye’de aynı taşınmazla ilgili kayyım kararı varsa ne olur?
Türk kararının kapsamı ve yürürlük durumu incelenir. Türkiye’nin m.55/1-b çekincesi, Türk makamının çocuk malına ilişkin aldığı tedbirle bağdaşmayan yabancı koruma tedbirini tanımama hakkını saklı tutar. Türk kararı görülmeden Alman atama belgesinin işlem için yeterli olduğu kabul edilmez.
8. Veli ile vasi için aynı satış izni mi gerekir?
Hayır. TMK m.342 ve m.352 velayet ve çocuk malları yönetimine, m.462 vesayet makamının izin verdiği işlemlere ilişkindir. TKGM 2023/1 farklı temsil türlerini ayrı ele alır. Bir kişinin “koruyucu” olarak çevrilen yabancı sıfatı ile Türk hukukundaki temsil türü otomatik eşleştirilmez.
9. Anne veya baba da taşınmazın mirasçısıysa kayyım kesinlikle gerekir mi?
Aynı mirasta pay sahibi olmak tek başına her işlem için kayyım atanması gerektiği sonucu doğurmaz. TMK m.426/2 bakımından somut işte menfaat çatışması; TMK m.345 bakımından çocuğun borç altına sokulması koşulları araştırılır. Payları değiştiren paylaşım ile sıradan miras intikali farklı niteliktedir.
10. Alman kararının tanınması tapu sicilinde mülkiyeti devreder mi?
Hayır. Tanıma, yabancı koruma tedbirinin hukuki etkisiyle ilgilidir. Türkiye’de taşınmazın devri, yetkili temsil, gerekli izin ve tapu siciline ilişkin şekil kuralları içinde gerçekleştirilir. Lahey m.26’daki icra edilebilirlik ile tapu tescilinin maddi ve usuli koşulları birbirine karıştırılmamalıdır.
11. Alman kararının tarihi önemli mi?
Evet. Lahey Sözleşmesi m.53 tedbirler ve tanıma bakımından zamansal uygulamayı düzenler. Almanya için 1 Ocak 2011, Türkiye için 1 Şubat 2017 yürürlük tarihleri resmî taraflık tablosunda bulunmaktadır. Ayrıca temsil görevinin sonraki tarihte kaldırılıp kaldırılmadığı ve çocuğun ergin olup olmadığı tespit edilir.
12. Almanya’dan Türkiye’ye gelmeden işlem yapılabilir mi?
Türkiye’de başvuru ve işlem takibinin temsilci veya vekil aracılığıyla yapılabilmesi, önce temsil yetkisinin ve ilgili işlemin yasal koşullarının sağlanmasına bağlıdır. Alman atama kararı içermediği bir yetkiyi Türk vekâletnamesiyle kazanmaz. İşlem türüne göre mahkeme, noter, konsolosluk ve tapu aşamaları ayrı düzenlenir; fizikî katılımın gerekip gerekmediği yetkili işlem üzerinden belirlenir.
İlgili mevzuat ve kaynaklar
- 1996 Lahey Çocuk Koruma Sözleşmesi, m.3-5, 23-26, 40, 43, 53, 55
- Türkiye’nin m.55 çekince bildirimi
- HCCH resmî taraflık ve yürürlük tablosu
- BGB §1809, resmî Alman kanun metni
- Türk Medenî Kanunu, m.342, 345, 352, 426, 462
- TKGM, 2023/1 sayılı Genelge, güncel sunulan sürüm
İlgili site içi çalışmalar
- Yurt dışında yaşayan küçük çocuğun Türkiye’deki mirası
- Almanya’da atanan vasinin Türkiye’deki taşınmaz işlemleri
- Yabancı velayet kararının Türkiye’de tanınması ve tenfizi
- Almanya’dan avukata vekâletname düzenlenmesi
Ofis Konumu
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu — İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin. İletişim ve yol tarifi.
İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul
İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.
İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
