Avusturya’da Boşanan Eşler Türkiye’deki Evi Nasıl Paylaşır? MÖHUK m.15 ve TMK m.225–236 (2026)
Avusturya’da yaşayan eşlerin Mersin, Antalya, İstanbul veya Türkiye’nin başka bir ilinde ev almış olması, boşanma halinde hangi ülkenin hukukunun ve hangi talebin gündeme geleceği sorusunu doğurur. Tapuda yalnız bir eşin adı bulunması kadar, o taşınmazın ne zaman edinildiği, satın alma parasının nereden geldiği ve evlilik öncesi mal rejimi anlaşmasının bulunup bulunmadığı önemlidir.
Bu yazıyla ilgili genel bir sorunuz mu var? Anonim soru sor
29 Ekim 2026 tarihli bu rehber, yabancı boşanma kararının nüfus tesciline dair genel rehberleri tekrar etmez; özellikle Türkiye’de bulunan taşınmazın evlilik mal rejimi tasfiyesini MÖHUK m.15 ile TMK m.202–236 ekseninde açıklar.
Kısa Özet
| Konu | Net hukuki dayanak |
|---|---|
| Mal rejimine uygulanacak hukukun seçimi | MÖHUK m.15/1 |
| Türkiye taşınmazı tasfiyesi | MÖHUK m.15/2 |
| Kanuni mal rejimi ve mal sınıfları | TMK m.202 ve m.218–220 |
| Sona erme tarihi | TMK m.225 |
| Katkı ve devirler | TMK m.227 ve m.229 |
| Katılma alacağı | TMK m.231 ve m.236 |
| İhtiyati tedbir | HMK m.389 vd. |

1. Avusturya’da boşanma ile Türkiye taşınmazının tasfiyesi ayrı meselelerdir
Viyana’da boşanan bir çiftin Türkiye’de evi bulunması, Avusturya kararının o evin tapu kaydını kendiliğinden yarı yarıya paylaştıracağı anlamına gelmez. Evliliğin sona erdirilmesi, evlilik mallarına uygulanacak hukukun belirlenmesi, eşlerin birbirine yönelik katılma veya katkı alacakları ve tapu aynına ilişkin tasarruflar farklı hukuki konulardır. Türkiye’de konutun hangi eş adına kayıtlı olduğu, hangi tarihte ve hangi kaynakla edinildiği, eşlerin evlenme anındaki vatandaşlıkları ile yerleşimleri birlikte incelenmelidir. Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m.14 boşanmanın, m.15 evlilik mallarının uygulanacak hukukunu düzenler. Boşanma hükmünün Türkiye’de tanınmasıyla mal rejimi alacağının hesaplanması aynı sonuç değildir. Bir eşin Avusturya’da aldığı boşanma belgesini Türkiye’ye getirmesi önemli başlangıç evrakıdır; ancak malvarlığı üzerinde hangi maddi hakkın talep edileceği ayrıca belirlenir. Tapu iptal ve tescil talebiyle parasal katılma alacağı davasının usul ve ispat ihtiyaçları da birbirinden ayrılmalıdır.
2. MÖHUK m.15/1: Evlilik mallarında hukuk seçimi ve bağlantı noktaları
5718 sayılı MÖHUK m.15/1, eşlerin evlilik malları konusunda evlenme anındaki mutad mesken hukuku veya milli hukuklarından birini açıkça seçebilmelerini kabul eder. Geçerli seçim yoksa evlenme anındaki müşterek milli hukuk, bu yoksa müşterek mutad mesken hukuku; o da yoksa Türk hukuku uygulanır. Bu sıralama seçimlik bir pazarlama cümlesi değildir, kanunda belirlenmiş basamaklı bir kuraldır. Örneğin iki eş evlendiklerinde Türk vatandaşı olup Avusturya’da yaşamaya başlamışsa ortak milli hukuk bağlantısı dikkate alınır. Türk ve Avusturya vatandaşı eşlerin evlenme anındaki ortak mutad meskeni Viyana ise bağlantı sıralamasında bunun rolü ayrı değerlendirilir. Çifte vatandaşlık bulunması halinde MÖHUK m.4’teki milli hukuk belirleme hükümleri de ele alınmalıdır. Mal rejimine ilişkin sözleşme bulunduğu söyleniyorsa yalnız isim değil içeriği, tarihi, seçimin açıklığı ve hukuki geçerliliği incelenir. Sonradan değişen vatandaşlık veya oturma adresi otomatik olarak evlenme anındaki bütün bağları değiştirmiş kabul edilemez.
3. Türkiye’deki taşınmazın tasfiyesinde MÖHUK m.15/2
MÖHUK m.15/2, malların tasfiyesinde taşınmazlar için bulundukları ülke hukukunun uygulanacağını açıkça belirtir. Dolayısıyla Mersin’de bulunan dairenin evlilik mal rejimi tasfiyesine ilişkin maddi sorularda Türk hukuku özel bağlama noktası olarak öne çıkar. Eşlerin Avusturya’da yaşaması veya boşanma dosyasının Graz’da görülmesi, taşınmazın bulunduğu ülkeye ilişkin kanuni kuralı ortadan kaldırmaz. Bununla birlikte m.15/2’yi yanlış yorumlamamak gerekir: uygulanacak hukukun Türk hukuku olması, her uyuşmazlıkta Türk mahkemelerinin kesinlikle yetkili olduğu, her davanın taşınmazın bulunduğu ilde açılacağı ya da tapu kaydının mutlaka değiştirileceği anlamına gelmez. Görev, yetki ve dava konusu ayrı kurallarla belirlenir. Eşin talebinin ayni hak mı, kişisel katılma alacağı mı, değer artış payı mı olduğu önemlidir. Taşınmazın aynına dair bir hükümle para alacağına ilişkin kararın Türkiye’de doğurduğu sonuçlar aynı değildir. Başvuru dilekçesinde bu ayrım gösterilmeden yalnız ‘ev Türkiye’de’ demek yeterli hukuki nitelendirme oluşturmaz.
4. TMK m.202, m.218–220: Edinilmiş mal ve kişisel mal ayrımı
Türk Medeni Kanunu m.202, kanuni mal rejiminin edinilmiş mallara katılma olduğunu; eşlerin kanunda belirlenen başka bir rejimi seçebileceğini düzenler. M.218 devamı mal rejiminin temel yapısını, m.219 edinilmiş malların kapsamını, m.220 kişisel malları belirler. Evlilik sırasında bir eşin ücretinden karşılanan bedelle alınmış Türkiye’deki ev, hukuken uygulanabilir edinilmiş mallara katılma rejiminde tasfiye hesabına dahil olabilir. Diğer yandan eşin evlenmeden önceki mülkiyeti veya miras yoluyla edindiği mal, m.220 çerçevesinde kişisel mal niteliği taşıyabilir. Bu nitelendirmenin yapılabilmesi için tapu edinim sebebi ve tarihi kadar ödeme kaynağı da incelenir. Tapunun yalnız bir eş adına kayıtlı olması, diğer eşin mal rejimine dayalı parasal alacağının bulunmadığını tek başına göstermez. Ancak kanuni katılma alacağının varlığı, karşı eşin o tapuda otomatik yüzde elli malik olduğu anlamına da gelmez. Önce hangi mal rejimi uygulanır, sonra mala ait hukuki kategori nedir, ardından alacak nasıl hesaplanır soruları cevaplanmalıdır.
5. 2002’den önceki evlilikler bakımından 4722 sayılı Kanun m.10
Türkiye’deki evin 1995 yılında edinilmesi ile 2010 yılında edinilmesi mal rejimi hesabında aynı sonuçları doğurmayabilir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 1 Ocak 2002’de yürürlüğe girmiştir; bu tarihten önce kurulmuş evliliklerde eski mal rejiminden yeni sisteme geçişin sonuçları 4722 sayılı Kanun m.10’da düzenlenir. Avusturya’da uzun süredir yaşayan eşlerin evliliği 1980’lerde kurulmuş, Türkiye’deki ev 1998’de alınmış ve boşanma 2026’da gerçekleşmişse, tüm malvarlığını hiçbir tarih ayrımı yapmadan güncel edinilmiş mallara katılma kurallarına tabi saymak hatalıdır. Bu dosyada evlenme tarihi, taşınmazın ilk iktisap tarihi, eşlerin sonradan yaptığı mal rejimi anlaşması, 2002 geçiş hükümleri ve evin daha sonra elden çıkarılıp çıkarılmadığı ayrı incelenmelidir. Tapu sicilinde birden çok devir gerçekleşmişse her tarihe ilişkin kayıt toplanmalıdır. Eşlerin Avusturya’da oturmaları, Türk kanununun zaman bakımından uygulama şartlarını inceleme ihtiyacını kaldırmaz. Kanun değişikliği ile iktisap tarihleri dava öncesi kontrol çizelgesine işlenmelidir.
6. TMK m.225’e göre mal rejimi ne zaman sona erer?
TMK m.225, mal rejiminin eşlerden birinin ölümü veya başka mal rejiminin kabul edilmesiyle sona erdiğini; evliliğin mahkemece iptal veya boşanma nedeniyle sona erdirilmesine ya da mal ayrılığına geçilmesine karar verilirse dava tarihinden geçerli olmak üzere sona ereceğini düzenler. Bu kural özellikle eşlerin evlilik malvarlığına hangi tarihe kadar edinim eklenebileceğini belirler. Avusturya’da görülmüş boşanma davasında yabancı yargılama tarihi, kararın kesinleşmesi ve yabancı kararın Türkiye bakımından hukuki etkisi birlikte incelenmelidir. Yabancı boşanma kararının nüfusa tescil edilmesi veya tanınması ile mal rejimi tasfiyesindeki tarih sorununun otomatik olarak aynı kalemde çözüleceği varsayılmamalıdır. Mal rejimi tasfiyesinde TMK m.228 kişisel ve edinilmiş malların sona erme anındaki durumuna göre ayrılacağını belirtir. Dolayısıyla eşin sonradan kazandığı birikimin, satılan evin bedelinin veya bankadaki mevduatın hangi döneme ait olduğu hesap üzerinde doğrudan etkilidir. Kesinleşme ve dava tarihi belgeleri tercümeyle dosyaya konulmalıdır.
7. TMK m.231 ve m.236: Katılma alacağı nasıl doğar?
Edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde artık değer temel kavramdır. TMK m.231, her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bunlara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalanı artık değer olarak tanımlar. M.236/1, her eşin veya mirasçılarının diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olduğunu ve alacakların takas edileceğini belirtir. Bu hüküm bir taşınmazın tapu kaydının mekanik biçimde yarıya bölünmesini emretmez. Örneğin bir eş adına kayıtlı dairenin edinilmiş mal olarak hesaplanmasıyla başka bir eş adına tapu payı tescili iki farklı hukuki sonuçtur. Kredinin mal rejimi süresindeki ana para ödemeleri, taşınmazın güncel değeri, kişisel maldan karşılanan katkılar ve borç kalemleri hesaba girer. Ayrıca TMK m.237’de yasal katılma oranından farklı sözleşme yapılmasına ilişkin kural, m.236/2’de zina veya hayata kast nedeniyle boşanma halinde hâkimin belirli indirim yetkisi bulunur. Somut olay bu özel koşulları taşımıyorsa sırf taraflardan biri sadakatsiz olduğu iddiasıyla alacağın otomatik olarak sıfırlanacağı söylenemez.
8. Avusturya’dan Türkiye evine yapılan havaleler: TMK m.227
Avusturya’da çalışan eşin maaşından Türkiye’de diğer eşin adına kayıtlı konut için para göndermesi, tasfiyede önemli delil oluşturabilir. TMK m.227, eşlerden birinin diğerine ait malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun karşılık olmaksızın katkı sağlaması halinde değer artışından katkısı oranında alacak hakkı öngörür. Bunun uygulanması için ödemenin kime ait olduğu, hangi tarihte ve ne amaçla yapıldığı, alınan taşınmazın statüsü ve eşler arasında geri ödeme sözleşmesi bulunup bulunmadığı belirlenmelidir. Sadece banka ekstresinde para çıkışı görmek, her durumda değer artış payı hesabının bütün şartlarını sağlamaz. Örneğin aile geçim giderine yapılan havaleyle tapu edinim bedeline yatırılan meblağ aynı değildir. Paranın gönderildiği Avusturya bankası, Türkiye alıcı hesabı, havale açıklaması ve o dönemdeki kredi taksitleri karşılaştırılır. Kanun, malın daha önce elden çıkarıldığı olaylar için ayrıca hakkaniyete dayalı belirleme imkânı içerir. Değer artış payı ile artık değer alacağı birbirine eklenirken aynı katkının iki kez sayılmaması gerekir.
9. Mal kaçırmak amacıyla evin devri: TMK m.229’un kapsamı
Boşanma öncesinde Türkiye’deki dairenin yakın akrabaya geçirilmesi, mal rejimi tasfiyesinde malvarlığı değerlerinin hesabını etkileyebilir. TMK m.229/1, sona ermeden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan olağan hediyeler dışında yapılan karşılıksız kazandırmaları edinilmiş mallara değer olarak ekler. M.229/2 ise bir eşin diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirleri düzenler. İki bent aynı koşulu aramaz: birincisinde bir yıllık süre ve karşılıksızlık, ikincisinde katılma alacağını azaltma amacı söz konusudur. Tapuda satış gösterilen devirde satış bedelinin gerçekten ödenip ödenmediği ve devrin taraflarla ilişkisi araştırılabilir. Ancak m.229 hükmünün varlığı, taşınmazın tapusunun bütün durumlarda kendiliğinden iptal edildiği anlamına gelmez. Tasfiyeye eklenecek değer ile tapu iptal ve tescil davası ayrı değerlendirilir. Üçüncü kişiye karşı hükmün ileri sürülmesinde m.229/3’teki dava ihbarı düzenlemesinin rolü ayrıca araştırılır. Banka hareketleri, resmi senet ve aile ilişkileri delil envanterine yazılır.
10. Türkiye’de tutulan konut, her durumda aile konutu değildir
Türk Medeni Kanunu m.194, aile konutu üzerindeki belirli tasarrufların diğer eşin açık rızasına bağlanmasına ilişkin özel koruma getirir. Fakat Avusturya’da ortak hayatın sürdürüldüğü bir ailenin Türkiye’deki bütün konutları sırf evli olmaları nedeniyle aile konutu sayılmaz. Konutun hangi amaçla kullanıldığı, ailenin yaşam merkezi olup olmadığı, kiraya verilip verilmediği ve orada fiilen birlikte yaşanıp yaşanmadığı değerlendirilir. Viyana’da sürekli kullanılan aile eviyle Mersin’deki yazlık veya yatırım dairesinin hukuki statüsü aynı değildir. MÖHUK m.15/2’nin taşınmaz mal rejimi tasfiyesine ilişkin hükmü de TMK m.194’teki aile konutu korumasının yerini almaz. Bir taşınmazın tapu siciline aile konutu şerhi işlenmesi için konut niteliğinin hukuken mevcut olması gerekir. Eşin taşınmazda pay sahibi olmadığını kanıtlayan tapu kaydı, aile konutu korumasının şartlarını tek başına ne kurar ne kaldırır. Koruma başvurusu somut olgular ve resmi belgelerle desteklenmelidir.
11. Taşınmazın elden çıkarılması tehlikesinde geçici koruma
Türkiye’deki dairenin uyuşmazlık sürerken satılması veya üzerindeki ayni hakların değiştirilmesi riski somut olarak ortaya çıkarsa 6100 sayılı HMK m.389 ve devamındaki ihtiyati tedbir hükümleri gündeme gelebilir. Geçici korumanın şartları, uyuşmazlığın konusu, yaklaşık ispat ve gerekiyorsa teminat mahkemece değerlendirilir. Bir taşınmaza tedbir konulması ile TMK m.194’te düzenlenen aile konutu şerhi aynı hukuki kurum değildir. Her iki işlemde talep, delil ve sonuç ayrışır. Avusturya’da boşanma davası açılmış olması, Türk mahkemesinin Türkiye’deki taşınmaza otomatik tedbir koyacağı anlamına gelmez. MÖHUK kapsamında yetki, Türkiye’de görülebilecek talebin niteliği ve tedbirin koruduğu hak belirlenir. Başvuru dilekçesinde taşınmazın ada ve parsel bilgileri, hak iddiasının maddi dayanağı ve devir tehlikesinin hangi delille gösterildiği açıklanmalıdır. Salt diğer eşin yabancı ülkede oturması korunma ihtiyacını kanıtlamaz. Tedbir istemi ile asıl mal rejimi alacağı davasının konuları bağlantılı ama ayrı usul sorularıdır.
12. MÖHUK m.15 uygulanacak hukuku, m.40 yetkiyi düzenler
MÖHUK m.15, eşlerin mal rejimi ve Türkiye’deki taşınmazın tasfiyesi bakımından uygulanacak hukuka ilişkin bağlama kuralıdır. Bu hükmü Türk mahkemelerinin uluslararası yetkisini doğrudan belirleyen norm olarak görmek hatalıdır. MÖHUK m.40, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin iç hukukun yer itibarıyla yetki kurallarıyla tayin edildiğini belirtir; özel hükümler ayrıca incelenir. Parasal katılma alacağı talebinin görev ve yetki analizi ile taşınmazın aynına ilişkin tapu davasının analizi aynı olmayabilir. Avusturya’da boşanma kararı alınmış olması da tek başına bütün Türkiye taleplerini engellemez; hangi hususun yabancı mahkemece karara bağlandığı ve hükmün kesinleşme durumu ayrıntılı incelenir. Bir avukatın ofisinin Mersin’de bulunması bütün uyuşmazlıkların Mersin mahkemesinde açılabileceği anlamına gelmez. MÖHUK, HMK ve ilgili özel yetki kurallarına göre başvuru yeri belirlenmelidir. Dava türü yanlış seçildiğinde usulden ret ve gereksiz gider ihtimali doğar. Önce istenen sonucun parasal alacak mı ayni hak mı olduğu netleştirilmelidir.
13. Avusturya banka hesapları, havaleler ve tapu evrakının ispatı
Avusturya’da kazanılan gelirle Türkiye’deki dairenin satın alındığı iddiası, belgeye dayalı olarak incelenmelidir. Banka havale talimatı, gönderen ve alıcı hesapları, ödeme açıklaması, döviz transfer tarihleri, Türkiye’deki kredi taksitleri ve satış sözleşmesi birlikte değerlendirilir. HMK m.199 belge kavramını geniş biçimde düzenler; elektronik kayıtlar ve diğer veri taşıyıcıları da ispat sürecinde önem taşıyabilir. Yabancı dildeki banka belgelerinin Türkçe tercümesi bakımından HMK m.223; yabancı resmi belgenin tasdiki bakımından m.224 ayrı inceleme gerektirir. Özel bankanın ekstre belgesi ile bir Avusturya nüfus veya mahkeme makamının düzenlediği resmî belgenin statüsü aynı değildir. Tapu kayıtları ise malik, edinme tarihi, resmi senetteki bedel ve ipotek yükünü belirlemede kritik rol oynar. Değerleme işlemi ile edinme tarihindeki bedel birbirine karıştırılmamalıdır. Dava için sunulan hesap tablosu hangi kalemin hangi belgeye dayandığını gösterecek şekilde hazırlanmalıdır. Delil toplanırken kişisel verilerin korunmasına ve dosyayla ilgisiz bilgilerin paylaşılmamasına dikkat edilmelidir.
14. Türkiye’deki ev miras kaldıysa ve eş katkısı varsa
Evin evlilik süresince ölen bir aile ferdinden miras kalması, doğrudan bedelle edinilen konuttan farklı hukuki sonuç doğurur. TMK m.220 kapsamında miras yoluyla karşılıksız kazanılan mal kişisel mal niteliğinde olabilir. Bununla birlikte diğer eşin o taşınmazın değerini artıran veya koruyan harcamaları varsa m.227’deki katkı alacağı koşulları ayrıca gündeme gelebilir. Örneğin Avusturya’da birikmiş maaştan Türkiye’de miras kalan dairenin büyük çaplı tadilatına para gönderilmesi, katkının kaynağı ve karşılıksızlığı yönünden incelenir. Miras nedeniyle taşınmazın kişisel mal sayılması, eşin her türlü parasal alacak iddiasının otomatik olarak reddi anlamına gelmez. Ancak yapılan her tadilat masrafının da kanunen mutlaka talep edilebileceği düşünülmemelidir. Evlilik rejiminin türü, masrafın hangi dönemde gerçekleştiği, paranın geri ödenip ödenmediği ve taşınmazın değer değişimi belirlenmelidir. Avusturya miras mahkemesi belgeleri söz konusuysa bunların Türkiye’de hangi amaçla kullanılacağı ve taşınmazın tesciline etkisi ayrıca ele alınır.
15. Avusturya bağlantılı üç farklı taşınmaz tasfiye örneği
Birinci örnekte iki Türk vatandaşı 2005’te evlenip Viyana’da çalışırken 2014’te Mersin’de daire almıştır. Evlilik mallarında seçim yapılmamışsa MÖHUK m.15/1’in müşterek milli hukuk bağlantısı, Türkiye taşınmazı için m.15/2 birlikte incelenir; uygun rejimde satın alma bedeli ve artık değer hesabı yapılır. İkinci örnekte eşlerden biri Türk diğeri Avusturya vatandaşıdır; evlilik sırasında müşterek mutad mesken Avusturya’dadır ve İstanbul’da daire edinilmiştir. Hukuk seçimi, mutad mesken ve taşınmazın bulunduğu ülke bağlantıları ayrıştırılmadan sonuç çıkarılamaz. Üçüncü örnekte ise ev evlilikten önce bir eşin adına tescil edilmiştir fakat diğer eş evlilik sırasında Avusturya’daki gelirinden konutun yenilenmesini finanse etmiştir. Bu dosyada TMK m.227 değer artış payı hesabı gündeme gelebilir; tapunun yarı payının otomatik devrinden söz edilemez. Her senaryoda gelir kaynağı, belge, edinme tarihi ve kullanılan mal rejimi, hesap tablosunun zorunlu unsurlarıdır.
16. Avusturya’dan vekâlet verilerek Türkiye’de dosya nasıl takip edilir?
Avusturya’da yaşayan eşin Türkiye’deki mal rejimi davasını takip edebilmesi için her aşamada fiziksel olarak Türkiye’ye gelmesi gerekmeyebilir. Türk dış temsilciliğinde düzenlenen vekâletname veya usulüne uygun yabancı noter vekâletnamesiyle temsil sağlanabilir; ancak işlem yetkilerinin kapsamı özellikle sulh, feragat, kabul ve taşınmaz işlemleri bakımından incelenmelidir. 6100 sayılı HMK m.74’te bazı vekâlet yetkilerinin açıkça verilmesi gerektiği düzenlenir. Avusturya’da boşanma ilamının Türkiye’de kullanılması ile taşınmaz üzerindeki tasarrufa ilişkin vekâlet yetkisi ayrı hazırlanır. Mal rejimi alacağına dair deliller Türkiye’deki tapu kayıtları ve Avusturya’daki banka belgelerinden birlikte toplanabilir. Büro İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerinden Türkiye genelindeki dosyaların takibini koordine eder; yargı yerini yine görev ve yetki kuralları belirler. İşlemin parasal alacak, geçici koruma veya tapu tescili olduğunun baştan saptanması vekâletname ve dava stratejisi açısından kritiktir. Hukuki sonucun garantisi verilemez; somut belgeler olmadan alacak miktarı hesaplanamaz.
17. Uyuşmazlık açılmadan önce hangi kontroller yapılmalıdır?
Evlilik tarihi, evlenme sırasındaki vatandaşlıklar, ortak mutad mesken, daha sonra seçilmiş mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarih ve Avusturya kararının içeriği ilk kontrol grubudur. İkinci grupta Türkiye taşınmazının tam tapu kaydı, edinme sebebi, satın alma tarihi, ortak birikim veya kişisel mal kaynağı, kredi borçları, yenileme giderleri ve varsa devirler yer alır. Üçüncü grupta hak talebinin hukuki türü belirlenir: katılma alacağı, değer artış payı, eklenecek değer, aile konutu koruması veya taşınmazın aynına ilişkin hak. Bu ayrım yapılmadan yalnız tapunun kaç payla bölüneceğine ilişkin tahmini hesap hazırlanması doğru değildir. MÖHUK m.15/1 ve m.15/2 uygulanacak hukuk denetiminin ayrı basamaklarını sağlar; Türk hukuku uygulanacaksa TMK m.202, m.220, m.225, m.227, m.229 ve m.231–236 birlikte okunur. Mahkemenin görevi ve milletlerarası yetkisi ayrı normlara dayanır. Dava açılması kararından önce belgelendirme ve olası geçici tedbir ihtiyacının değerlendirilmesi usuli riskleri azaltır.
İlgili hukuk rehberleri
- Avusturya boşanma kararının Türkiye’de tescili
- Avusturya mahkeme kararının Türkiye’de tenfizi
- Yurt dışından Web Tapu işlemleri
- Yurt dışından taşınmaz bağışı
- Yurt dışı vekâletnamesinde sulh yetkisi
Resmî kanun ve mevzuat
- Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü: MÖHUK m.14–15
- Adalet Bakanlığı: Türk Medeni Kanunu m.194, 202–236
- TBMM: 4721 sayılı Kanun kabul metni
- Adalet Bakanlığı: HMK m.74, 199, 223–224, 389
- Adalet Bakanlığı: Avusturya adli işbirliği sözleşmeleri
Sık Sorulan Sorular
Avusturya’da boşanmış eşler Türkiye’deki evi otomatik yarı yarıya paylaşır mı?
Hayır. MÖHUK m.15’e göre uygulanacak hukuk ve TMK m.218–236 uyarınca parasal alacak veya diğer hak ayrı belirlenir.
MÖHUK m.15/2 neden önemlidir?
Malların tasfiyesinde taşınmazlar için bulundukları ülke hukukunun uygulanacağını düzenler.
Eşler Türk vatandaşı olup Viyana’da evlendiyse hangi hukuk uygulanır?
MÖHUK m.15/1’in geçerli hukuk seçimi ve seçim yoksa müşterek milli hukuk basamakları incelenir; taşınmaz tasfiyesi için m.15/2 ayrıca önemlidir.
Türk–Avusturyalı karma evlilikte sonuç değişir mi?
Evet, m.15/1’de vatandaşlık ve mutad mesken bağlantıları farklı olabilir; Türkiye taşınmazının tasfiyesi özel hükümle incelenir.
Avusturya boşanma kararı Türkiye tapusunu kendiliğinden değiştirir mi?
Hayır. Yabancı kararın Türkiye’deki hukuki etkisi ile mal rejimi alacağı veya tapu işlemi ayrı değerlendirilir.
Mal rejimi hangi tarihte sona erer?
TMK m.225, boşanma veya iptal kararı halinde kural olarak dava tarihinden geçerli sona ermeyi düzenler; yabancı kararın etkisi ayrıca saptanır.
Eşin adına tapulu ev için katılma alacağı olur mu?
Uygulanabilir edinilmiş mallara katılma rejiminde TMK m.231 ve m.236 uyarınca artık değer alacağı doğabilir.
Avusturya’dan gönderilen kredi taksidi katkı sayılır mı?
TMK m.227 koşulları, havalenin kaynağı ve amacı ile taşınmazdaki değer artışı belgelerle incelenir.
Eş boşanma öncesi evi akrabasına devrettiyse?
TMK m.229/1–2 bazı karşılıksız kazandırma ve katılma alacağını azaltma kastıyla devirlerin hesabına ilişkin hükümler getirir.
Türkiye’deki yazlık aile konutu sayılır mı?
Her zaman değil. TMK m.194 bakımından konutun ailenin yaşam merkezi olmasına ilişkin somut koşullar incelenir.
Evin satılmasını engellemek için tedbir istenebilir mi?
HMK m.389 ve devamındaki hukuki şartlar, somut uyuşmazlık ve yaklaşık ispat üzerinden değerlendirilir.
Avusturya’dan gelmeden Türkiye davası yürütülebilir mi?
Usulüne uygun vekâletnameyle temsil mümkündür; HMK m.74’te açık yetki isteyen işlemler ayrıca belirtilir.
Yazar: Av. Halil Bakırcı, Mersin Barosu Sicil No: 3472 — Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu.
Türkiye genelindeki dosyalar Mersin’deki İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerden yönetilir ve koordine edilir. Avusturya’daki boşanma ve Türkiye taşınmazına ilişkin belge incelemesi için iletişim veya +90 552 224 43 66 üzerinden başvurulabilir. Bu yazı genel hukuki bilgilendirmedir; hukuki sonuç somut belgeler ve kanuni şartlara bağlıdır.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
