B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Avustralya’dan Türkiye’de Arabuluculuğa Uzaktan Katılım: Vekil, İmza ve Anlaşma

Kısa ve net cevap: Avustralya’da yaşamak Türkiye’deki elverişli bir arabuluculuk görüşmesine katılmayı engellemez. 6325 sayılı Kanun m.15/6 tarafın bizzat veya avukat ya da kanuni temsilciyle katılmasına imkân tanır. Yönetmelik m.10 iletişim araçlarını düzenler. Dava şartı bakımından m.18/A ve 18/B, anlaşma ve icra edilebilirlik bakımından m.18, taşınmaz işlemlerinde ise m.18/B/3 ve 18/B/5 ayrıca incelenir.

Kısa özet

SoruMadde
Kapsam6325 m.1/2
Katılım6325 m.15/6; bizzat veya avukat/kanuni temsilci
İletişim aracıArabuluculuk Yönetmeliği m.10
Dava şartı6325 m.18/A ve 18/B
Gizlilik ve delil6325 m.4–5
Anlaşma belgesi6325 m.18
Taşınmaz işlemi6325 m.18/B/3 ve 18/B/5
Özel yetki6100 sayılı HMK m.74
Avustralya'dan Türkiye'deki arabuluculuğa uzaktan katılım, vekâletname, toplantı daveti ve anlaşma tutanağı

Başvuru unsurları

UnsurDelil
TarafKimlik veya şirket sicili
UyuşmazlıkSözleşme, alacak, tapu veya talep kaydı
KatılımDavete ve toplantıya ilişkin iletişim kaydı
Yetkiİlgili işlemi kapsayan vekâletname
SonuçSon tutanak, anlaşma ve gerekiyorsa şerh

1. Avustralya’dan katılımın kanuni dayanağı

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.1/2, yabancılık unsuru taşıyan özel hukuk uyuşmazlıklarını da belirli sınırlar içinde kapsar. Kapsam şartı, tarafların uyuşmazlık konusu hak üzerinde serbestçe tasarruf edebilmeleridir. Avustralya’daki bir Türk vatandaşının Türkiye’de kira, ticari alacak veya paydaşlık sorunuyla karşılaşması, arabuluculuk görüşmesine katılma hakkını ortadan kaldırmaz. Ancak arabuluculuğa elverişlilik ile bir uyuşmazlıkta başvurunun dava şartı sayılması farklı sorulardır.

İlk incelemede karşı tarafın kimliği, uyuşmazlığın niteliği, talebin parasal olup olmadığı, Türk hukukunda yürütülecek süreç ve temsil biçimi belirlenir. Karşı tarafın Türkiye’de bulunması tek başına bütün hukuki işlemlerin arabuluculuğa elverişli olduğunu göstermez. Kanun m.1/2, aile içi şiddet iddiası içeren uyuşmazlıkları arabuluculuk kapsamı dışında bırakır. Bu nedenle uyuşmazlığın maddi niteliği tespit edilmeden sırf gurbetçi olunduğu için standart bir başvuru formu kullanılmamalıdır.

2. Kanun m.15/6: avukatla veya bizzat görüşme

6325 sayılı Kanun m.15/6 uyarınca taraflar arabuluculuk müzakerelerine bizzat, kanuni temsilcileri veya avukatları aracılığıyla katılabilir. Bu nedenle Sydney, Melbourne ya da Perth’te yaşayan kişinin yalnız görüşme için Türkiye’ye gelmesi her dosyada zorunlu değildir. Vekil aracılığıyla müzakere yapılması, vekâletnamenin gerçekliği ve işlem için uygun yetki bulunması koşulundan bağımsız değildir. Vekilin hangi hukuki konuda görüşme yaptığı ve hangi teklifi kabul edebileceği önceden belirlenmelidir.

Müzakereye katılma yetkisi ile anlaşma belgesinde hak ve borçlardan vazgeçme yetkisi aynı kapsamda olmayabilir. Bir avukat uyuşmazlığı açıklamak için toplantıda hazır bulunsa bile alacağın yarısını silmek, taşınmazı devretmek veya ibra düzenlemek için gerekli özel yetki ayrı denetlenir. Türkiye’de işlem yapacak temsilcinin kimliği, müvekkilin talimatı ve uygulanacak vekâlet kuralları dosyada bulunmalıdır. Böylece görüşmede varılan mutabakatın temsil sınırlarını aşıp aşmadığı sonradan tartışılmaz.

3. Görüntülü iletişim ve vekâleten katılımın farkı

Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği m.10, arabulucunun taraflarla ayrı ayrı veya birlikte görüşebileceğini ve bu amaçla her türlü iletişim aracını kullanabileceğini düzenler. Avustralya’daki kişinin görüntülü görüşmeyle toplantıya girmesiyle Türkiye’deki avukatının vekil olarak katılması farklı yöntemlerdir. İletişim aracının seçilmesi, katılımcının kimliğinin ve hukuki sıfatının doğru kaydedilmesi yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

Toplantı planında hangi çevrim içi bağlantının kullanılacağı, zaman farkı, belgelerin nasıl gösterileceği ve ses kesilirse hangi yöntemle devam edileceği belirlenebilir. Taraflardan birinin telefonunu kendisini temsile yetkisi olmayan kişiye verip görüşmeden ayrılması, yeni kişinin otomatik vekil olduğu anlamına gelmez. Teknik bağlantı, hukuki temsil belgesi değildir. Uzaktan katılımda hak sahibinin anlaşmayı anlayarak kabul etmesi ve tutanağın gerçeğe uygun imzalanması özellikle önemlidir.

4. İhtiyari süreç ile dava şartı farklıdır

6325 sayılı Kanun m.18/A dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin usulü düzenler. Bunun dışında arabuluculuk, tarafların üzerinde tasarruf edebilecekleri uyuşmazlığı anlaşarak çözmeye yönelik bir yöntemdir. Avustralya’daki taraf bir alacak davası açmadan önce, talebinin dava şartı arabuluculuğa tabi olup olmadığını ayrıca incelemelidir. Her özel hukuk uyuşmazlığı için aynı zorunluluk bulunduğu söylenemez; farklı kanunlarda özel dava şartları yer alabilir.

Örneğin bir ticari para alacağı için yapılacak başvurunun koşullarıyla aile hukukunda tarafların tasarruf edebileceği özel bir konuya ilişkin görüşme aynı değildir. Karşı tarafla görüşmek istemek, mutlaka dava şartının yerine getirildiği anlamına da gelmez. Dava şartı gerektiren bir dosyada başvuru, taraflar ve son tutanak usule uygun belgelenmelidir. Uyuşmazlığın niteliği belirsiz bırakılırsa sürecin sonunda hangi konuda dava açılabileceği anlaşılmayabilir.

5. Kira dosyasında 6325 m.18/B/1-a

6325 sayılı Kanun m.18/B/1-a, kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu’na göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler hariç, kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda dava öncesi arabulucuya başvurulmasını dava şartı yapar. Avustralya’da yaşayan ve Türkiye’de kiraya verdiği ev için kira alacağı isteyen malik bakımından bu hüküm önemlidir. Ancak bütün tahliye yollarının aynı başvuruya tabi olduğu sonucuna varılmaz.

Maddi hukuk açısından kira ödememeden doğan alacak ve tahliye talepleri, takip yoluna göre farklı şartlara tabi olabilir. Avustralya’daki ev sahibinin kira ödemeyen kiracıya karşı hakları rehberi TBK ve İİK yönlerini ele alır. Bu yazı ise uzaktan görüşmeye katılım, temsil yetkisi ve anlaşmanın uygulanabilirliğini inceler. Aynı maddi olayda farklı talepler için hangi usulün uygulanacağı açıkça belirlenmelidir.

6. Ortaklığın giderilmesi ve dava şartı

6325 sayılı Kanun m.18/B/1-b, taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıkları dava şartı arabuluculuk kapsamına alır. Avustralya’daki mirasçının Türkiye’deki hisseli evi satmak veya paylaşmak istemesinde bütün paydaşların kimliği doğru kaydedilmelidir. Bir paydaşın yurtdışında olması, onun payı hakkında diğer tarafın hiçbir yetki belgesi olmadan anlaşma imzalayabileceği anlamına gelmez.

Tapu payı, mirasçılık, adres ve temsil kayıtları hazırlık dosyasında birlikte incelenir. Avustralya’daki paydaşa karşı ortaklığın giderilmesi

7. Başvuru öncesinde kimlik ve şirket yetkisi

Arabuluculuk başvurusunda uyuşmazlığın gerçek tarafları belirlenmelidir. Türkiye’deki limited şirketin borcundan doğan alacak için şirket unvanı ve temsilcisi, şirketin ortağıyla karıştırılmamalıdır. Avustralya’daki başvuran bir şirketse bu şirketin tescil kaydı ve imza yetkilisi araştırılır. Uyuşmazlığın parasal veya sözleşmesel niteliği, taraf sıfatlarının doğru olmasına bağlıdır.

Türkiye’deki kiraya verenin emlak danışmanı, taşınmaz maliki veya vekili aynı kişi olmayabilir. Yalnız telefonda söz veren kişi her zaman anlaşma imzalamaya yetkili değildir. Karşı tarafın sicil adresi, sözleşmedeki unvanı, vekâletnamesi ve başvurudaki kimliği karşılaştırılır. Bu kontrol, uzlaşmanın hangi borçlu hakkında sonuç doğurduğunu göstermek açısından önemlidir. Yanlış kişiye yöneltilmiş başvurunun bütün ihtilafı çözdüğü varsayılmamalıdır.

8. Avustralya ve Türkiye saatleriyle toplantı daveti

6325 sayılı Kanun m.15/1, arabulucunun seçildikten sonra tarafları en kısa sürede ilk toplantıya davet etmesini öngörür. Türkiye ile Avustralya arasındaki saat farkı, katılımın fiilen sağlanmasında dikkat gerektirir. Avustralya’da Sydney ile Perth’in zaman dilimleri farklıdır; ayrıca bazı eyaletlerde yaz saati uygulanır. Bu nedenle davet yalnız “yarın sabah” ibaresiyle değil, Türkiye yerel tarihi ve saati ile gönderilmelidir.

Görüşme saati Avustralya’daki katılımcının bulunduğu şehre göre ayrıca teyit edilir. Saat farkı nedeniyle davetin yanlış anlaşılması, kanunda bulunmayan genel bir ek süre yaratmaz. Davet mesajı, yanıt ve olası mazeret yazışmaları güvenli biçimde saklanmalıdır. Arabuluculuk biriminden veya vekilden gelen resmî bildirimler kişisel mesajlaşmalarla karıştırılmamalıdır. Tarafın görüşmeye katılma tercihi ve yöntemi baştan yazılı açıklanabilir.

9. Vekâletnamede HMK m.74 kontrolü

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.74, vekâletnamede açıkça yetki verilmesi gereken bazı işlemleri sayar. Alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurma, sulh ve başka özel tasarruf yetkileri açısından bu hüküm dikkatle incelenmelidir. Avustralya’da düzenlenmiş bir genel vekâletname, metninde yer almayan bütün özel yetkileri kendiliğinden sağlamaz. Avukatın görüşmeye katılma ve anlaşma imzalama yetkilerinin kapsamı ayrı okunur.

Örneğin arabuluculukta yalnız alacağın ödeme planı konuşulacakken sonradan taşınmaz devri veya bütün borçların ibrası önerilirse, vekâletname bu yeni işlem için yeterli olmayabilir. Her hak veya borçtan vazgeçme aynı hukuki işlemi ifade etmez. Talimat ve anlaşma içeriği değiştiğinde vekilin yetkisi tekrar değerlendirilmelidir. Avustralya’daki asıl tarafın görüntülü olarak rıza bildirmesi, işlem için kanunun aradığı özel şeklin yerine otomatik geçmez.

10. Konsolosluk vekâleti ile apostilli yerel belge

Türkiye’nin Avustralya’daki dış temsilcilikleri aracılığıyla düzenlenen vekâletname ve Avustralya’da yerel noter önünde hazırlanmış belge aynı işlem sürecine tabi değildir. Yerel makam belgelerinde apostil ve gerektiğinde usulüne uygun tercüme aranabilir. 1961 Lahey Apostil Sözleşmesi, resmî belge üzerindeki imza ve mühür gibi tasdik unsurlarını kolaylaştırır; belgede bulunmayan temsil yetkisini oluşturmaz.

Başvurudan önce şirket veya gerçek kişi kimliği, temsil yetkisi ve belgenin arabuluculukta kullanılacak hukuki işlemle bağlantısı kontrol edilmelidir. Avustralya Türk konsolosluklarında vekâletname işlemleri

11. Gizlilik: Kanun m.4 ve belge güvenliği

6325 sayılı Kanun m.4, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça arabulucunun faaliyet kapsamında öğrendiği bilgi ve belgeleri gizli tutmasını düzenler. Taraflar ve toplantıya katılan diğer kişiler bakımından da aynı doğrultuda gizlilik yükümlülüğü öngörülür. Avustralya’daki tarafın ticari sır niteliğindeki hesap dökümlerini müzakere sırasında göstermesi, bunların diğer katılımcılar tarafından serbestçe yayımlanabileceği anlamına gelmez.

Toplantı bağlantısının kimlerle paylaşıldığı, ekran paylaşımı ve evrak erişimi kontrol edilmelidir. Tarafların görüntü veya ses kaydı yapma niyeti, gizlilik kuralları değerlendirilmeden otomatik kabul edilmemelidir. Belge aktarımı için güvenli dosya paylaşımı tercih edilebilir. Muhatap olmayan üçüncü kişilerin toplantıya katılması, gizli bilgiye erişim ve temsil sorunları yaratır. Uyuşmazlık çözülse bile gizlilikle ilgili kanuni yükümlülüklerin tamamının sona erdiği varsayılmamalıdır.

12. Arabuluculuk beyanları ve Kanun m.5

6325 sayılı Kanun m.5, arabuluculukta ileri sürülen belirli teklif, görüş, kabul ve belgelerin sonraki dava veya tahkimde delil olarak kullanılmasına ilişkin sınırlamalar getirir. Uyuşmazlığı çözme amacıyla verilen bir teklifin, tek başına kişinin bütün borcunu kesin biçimde kabul ettiği anlamına geldiği ileri sürülmemelidir. Diğer yandan zaten mevcut olan bağımsız sözleşme veya banka dekontunun sırf toplantıda gösterildiği için delil niteliğini bütünüyle kaybettiği de söylenemez.

Avustralya’dan gönderilen mali tablo, banka hareketi veya kira sözleşmesi gibi belgeler görüşme öncesindeki kaynağıyla ayrıca korunur. Müzakerede yapılan indirim veya ödeme kolaylığı önerisi bu belgelerin kendisinden farklıdır. Dava aşamasında hangi delilin hukuka uygun sunulabileceği değerlendirilirken arabuluculuk görüşmelerinin gizliliği gözetilir. Kapanış tutanağı ve müzakere sırasında paylaşılan teklif notları aynı belge türü değildir.

13. Dava şartı son tutanak ve dava dilekçesi

6325 sayılı Kanun m.18/A, dava şartı olarak arabuluculuk başvurusunun özel usulünü düzenler. M.18/A/2, anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucunun onayladığı örneğinin dava dilekçesine eklenmesine ilişkin şartı belirtir. Avustralya’daki taraf Türkiye’de dava açacaksa anlaşma olmamasıyla açılacak davanın otomatik kazanılması birbirine karıştırılmamalıdır.

Son tutanağın taraf isimleri, temsil sıfatları, hangi konuda görüşüldüğü ve sonucun anlaşma mı anlaşmama mı olduğu açık kaydedilmelidir. Görüşmenin hangi tarihte gerçekleştiği ve dava şartının gerçekten hangi taleplerde tamamlandığı kontrol edilir. Birden fazla karşı taraf veya sözleşme varsa son tutanak ile dava dilekçesinin kapsamı karşılaştırılır. Dava sürecinde mahkemenin görev, yetki ve delil incelemesi yine bağımsız olarak yapılır.

14. İlk toplantıya katılmamak neden risklidir?

6325 sayılı Kanun m.18/A/11, geçerli mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmayan taraf yüzünden sürecin sona ermesine belirli yargılama gideri sonuçları bağlar. Avustralya’da yaşamak, her toplantıya katılmama durumunda kendiliğinden geçerli mazeret bulunduğu anlamına gelmez. Uygun vekil katılımı veya toplantı organizasyonu önceden yapılmalıdır.

Toplantı daveti, iletişim kayıtları, mazeret belgeleri ve görüşme sonucu saklanır. Avustralya’daki kişinin hastalık, erişim veya başka bir mazeret ileri sürmesi durumunda bu iddianın hukuki değeri somut kayıtlara göre değerlendirilir. Kanuni sonuç yalnız tarafın bulunduğu ülkeden çıkarılamaz. Bir kişinin görüşmeye fiilen katılmamasına rağmen katılmış gibi gösterilmesi de tutanağın güvenilirliğini zedeler. Doğru katılım kaydı uzun vadede önemlidir.

15. 6325 m.18 uyarınca anlaşmanın kapsamı

Kanun m.18/1, arabuluculuk sonunda varılan anlaşmanın kapsamının taraflarca belirleneceğini ve anlaşma belgesi hazırlanırsa taraflar ile arabulucu tarafından imzalanacağını düzenler. Avustralya’dan görüşmeye katılan bir alacaklı, yalnız belirli fatura veya kira döneminde anlaştıysa diğer bütün ticari ilişkilerinin sona erdiği varsayılmamalıdır. Belge hangi borcun hangi tarihte ve hangi para birimiyle ödeneceğini açıkça göstermelidir.

Türkiye ve Avustralya banka hesapları arasında ödeme yapılacaksa lehtar, para birimi, transfer masrafları ve ödeme vadesi kararlaştırılır. Birden fazla borçlu veya alacaklı varsa herkesin hukuki sıfatı yazılır. “Bütün uyuşmazlık çözüldü” ifadesi gerçekten kararlaştırılmayan talep ve hakları kapsayacak şekilde belirsiz kullanılmamalıdır. Ödeme planı, ibra ve feragat sonuçları ayrı değerlendirilmeli, temsilcinin özel yetkisi kontrol edilmelidir.

16. İcra edilebilirlik şerhi ve ilam niteliği

6325 sayılı Kanun m.18/2, anlaşma belgesinin icra edilebilirliği için mahkemeden şerh talep edilebilmesini ve şerhli belgenin ilam niteliğinde sayılmasını düzenler. M.18/4 ise kanunen şerhin zorunlu olmadığı hâllerde tarafların, avukatlarının ve arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesinin şerh aranmaksızın ilam niteliğinde belge olması sonucuna yer verir. Her sözlü mutabakat bu kanuni belge koşullarını karşılamaz.

Avustralya’daki tarafın uzaktan görüşmede “kabul ettim” demesi, belgede gerekli imzalar yoksa tek başına aynı icra sonucunu yaratmaz. Anlaşmanın konusu, yetki belgeleri ve imzaların geçerliliği doğrulanır. Alacağın takibi için kanunun öngördüğü şerh veya ilam niteliği şartı açıkça değerlendirilir. Özellikle gayrimenkulle ilgili anlaşmalarda genel imza rejiminden farklı zorunlu şerh düzeni bulunduğu unutulmamalıdır.

17. Taşınmaz anlaşmasında m.18/B/3 ve m.18/B/5

6325 sayılı Kanun m.18/B/3, madde kapsamındaki anlaşma belgelerinde icra edilebilirlik şerhini zorunlu tutar. Taşınmazla ilgili anlaşmada şerh taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinden alınır; mahkeme anlaşmanın icraya elverişliliğini, kanuni sınırları ve usul gereklerini denetler. Avustralya’dan yapılan video görüşmesi bu denetimi ortadan kaldırmaz.

M.18/B/5, taşınmaz devri veya sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin anlaşmanın gerekli şerhten sonra tapu müdürlüğünde tescili için başvuru imkânı düzenler. Tapu müdürlüğünün taşınmaz mevzuatına göre yapacağı kontrol ayrı işlem aşamasıdır. Bu nedenle sıradan toplantı tutanağı gönderilerek Türkiye’deki dairenin her durumda otomatik devredildiği ileri sürülmemelidir. Arabuluculuk anlaşması, mahkeme şerhi ve tapu tescili açıkça ayrılmalıdır.

18. Anlaşılan hususlar hakkında dava sınırı

6325 sayılı Kanun m.18/5, arabuluculuk sonunda üzerinde anlaşılan hususlarda taraflarca dava açılamayacağını düzenler. Bunun kapsamı, gerçekten hangi hak ve taleplerin anlaşmaya konu edildiğiyle belirlenir. Bir yıllık kira farkı hakkında uzlaşmak, sözleşmedeki geleceğe yönelik bütün bağımsız borçları otomatik olarak ortadan kaldırmaz.

Avustralya’daki tarafın verdiği kabul, anlaşma belgesinde doğru ifade edilmeli ve imzadan önce kontrol edilmelidir. Daha sonra anlaşmanın uygulanmaması, ilam niteliği ve takip imkânı gibi farklı sorunlar doğurabilir. Anlaşma belgesi ile ödeme veya tapu işlem sonucu ayrı kayıtlarda tutulur. Tarafların hukuki sıfatı ve hangi talepler üzerinde çözüm sağlandığı belirsiz bırakılmamalıdır.

19. Anlaşma yoksa yargılama nasıl devam eder?

Arabuluculuk sonuçlanıp anlaşma sağlanmadığında, dava şartı aranan konularda son tutanağın usulüne uygun olması önemlidir. Ancak arabulucu mahkeme gibi nihai uyuşmazlık kararı vermez. 6325 m.15/4, yalnız yargısal yetki kullanılarak yapılabilecek işlemlerin arabulucu tarafından yapılamayacağını açıkça söyler. Dava açma kararı, gerçek talep ve delil durumuna göre verilir.

Avustralya’daki kişi dava aşamasını Türk avukatıyla takip edebilir. Yurt dışındaki tarafın ön inceleme duruşması

20. Mersin ofisinden Türkiye genelindeki arabuluculuk dosyaları

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun İstanbul ve Mersin’de fiziksel ofisleri bulunmaktadır. Türkiye’nin farklı şehirlerindeki dosyalar İstanbul ve Mersin ofislerinden yönetilir ve koordine edilir. Avustralya’da fiziki bir ofis veya Avustralya mahkemelerinde yerel temsil sağlandığı anlamı çıkarılmamalıdır. Mersin’de kira, Ankara’da ticari alacak veya İstanbul’da ortaklık uyuşmazlığı için farklı başvuru ve yargılama merkezleri gündeme gelebilir.

Dosyanın gerçek muhatabı, temsilci yetkisi, iletişim planı ve talep edilen sonucun türü birlikte belirlenir. Arabuluculuk görüşmesine katılımın uzaktan mümkün olması, arabulucunun görev alanı veya mahkemenin yetki şartlarını kendiliğinden değiştirmez. Sonuç olarak tarihli başvuru, katılım belgesi, son tutanak, anlaşma ve varsa şerh veya tescil kaydı ayrı ayrı kontrol edilmelidir.

Sık sorulan sorular

Avustralya’dan arabuluculuğa katılınabilir mi?

6325 m.1/2 yabancılık unsuru içeren elverişli özel hukuk uyuşmazlıklarını da kapsar.

Avukatın katılması yeterli mi?

6325 m.15/6 avukatla katılmaya izin verir; yetki ve varsa özel işlem şartları ayrıca kontrol edilir.

Görüntülü toplantı kanunen mümkün mü?

Arabuluculuk Yönetmeliği m.10 iletişim araçlarının kullanımına izin verir; gerekli kimlik ve imza koşulları saklıdır.

Kira uyuşmazlığı dava şartı kapsamında mı?

6325 m.18/B/1-a belirtilen İİK istisnası dışında kira uyuşmazlıklarını kapsar.

Ortaklığın giderilmesinde arabuluculuk gerekir mi?

6325 m.18/B/1-b ortaklığın giderilmesini dava şartı kapsamına alır.

Görüşme saatinde Avustralya yerel saati esas mı?

Toplantı tarihi ve saat dilimi açıkça kararlaştırılmalıdır; saat farkı kendiliğinden kanuni ek süre yaratmaz.

Vekil için açık yetki aranır mı?

HMK m.74 ve işlem türüne göre özel yetki şartları incelenir.

Arabuluculukta söylenen her şey mahkemede delil olur mu?

Hayır. 6325 m.5 müzakere teklif ve beyanlarının delil kullanımına sınırlar getirir.

Her anlaşma belgesi otomatik ilam niteliğinde mi?

6325 m.18/2 ve 18/4 şerh veya belirli imza koşullarını düzenler.

Taşınmaz paylaşım anlaşmasında şerh gerekir mi?

6325 m.18/B/3 kapsamında icra edilebilirlik şerhi zorunludur.

Şerhten sonra tapu kendiliğinden değişir mi?

6325 m.18/B/5 kapsamında tapu müdürlüğünde ayrıca inceleme ve tescil işlemi yürütülür.

Anlaşmama tutanağı davayı kazandırır mı?

Hayır. Dava şartının tamamlanması, mahkemede maddi hukuk talebinin kabul edilmesiyle aynı değildir.

Resmî kaynaklar

Kaynak kontrol tarihi: 30 Ekim 2026. Bu içerik Türkiye’deki arabuluculuk usulünü açıklar; Avustralya’da yerel uyuşmazlık çözümü hakkında hukuki tavsiye değildir.

Ofis adresleri ve haritalar

İstanbul Ofisi — Maslak / Sarıyer

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul.

İstanbul ofisine yol tarifi

Mersin Ofisi — Akdeniz

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin.

Mersin ofisine yol tarifi

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp