B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Avusturya–Türkiye Çifte Vergilendirmede Karşılıklı Anlaşma Usulü: Anlaşma m.24, 3 Yıl ve VUK Ek 14–18

Kısa ve Net Cevap

Avusturya ile Türkiye arasında aynı gelirin anlaşmaya aykırı biçimde vergilendirildiğini düşünen kişi, yalnız iki ülkede ayrı ayrı vergi itirazı yapmaya mahkûm değildir. 28 Mart 2008’de imzalanan ve Türkiye’de 5848 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan Türkiye–Avusturya Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması’nın 24. maddesi karşılıklı anlaşma usulünü düzenler. Anlaşmanın 24/1. maddesine göre söz konusu aykırı vergilemeyle sonuçlanan eylemin ilk bildiriminden itibaren üç yıl içinde yetkili makama başvurulmalıdır.

Türkiye’de usulün iç hukuk dayanağı 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun Ek 14–18. maddeleridir. Bu maddeler Gelir İdaresi Başkanlığına başvuruyu, dava açma süresinin durmasını, varılan anlaşmanın kabulünü, önceden açılmış davanın durumunu ve zamanaşımını ayrıntılı düzenler. Başvuru mutlaka başarılı olacak diye garanti verilemez; yetkili makam diğer devlet makamıyla anlaşmaya varmak için çaba gösterir. KAU başvurusu tek başına tahakkuk eden verginin tahsilini de durdurmaz.

KAU Hukukî Denetim Tablosu

SoruKesin Dayanak
Türkiye–Avusturya KAU2008 Anlaşması m.24
İlk bildirimden itibaren üç yılAnlaşma m.24/1
GİB başvurusu213 sayılı VUK Ek 14
Dava açma süresinin durmasıVUK Ek 15
30 günde anlaşma kabul bildirimiVUK Ek 16
Önceden açılmış dava ve uzlaşmaVUK Ek 17
Başvuru tahsilatı durdurmazVUK Ek 18
Mukimlik, işyeri, ticari kazanç, temettüAnlaşma m.4, 5, 7, 10
Avusturya Türkiye çifte vergilendirme anlaşması madde 24 karşılıklı anlaşma usulü KAU, 3 yıllık süre ve Gelir İdaresi Başkanlığı başvurusu
Çifte vergilendirme uyuşmazlığında anlaşma maddesi, ilk bildirim ve başvuru süresi ayrı kontrol edilir.

Kısa Özet: Vergi Türü, Mukimlik, Üç Yıllık Süre

İlk kontrol, uyuşmazlığın Avusturya ile Türkiye arasındaki gelir vergileri anlaşmasının kapsamına girip girmediğidir. Anlaşmanın 2. maddesi Avusturya’da gelir ve kurumlar vergisini; Türkiye’de gelir ve kurumlar vergisini sayar. İkinci kontrol mükellefin anlaşma açısından hangi devletin mukimi olduğu ve gelirin hangi maddede düzenlendiğidir. Üçüncü kontrol, verginin anlaşmaya aykırı sonuç doğurduğunu gösteren resmî işlem ve ilk bildirim tarihidir.

KAU, yalnız fazla vergi ödenmiş olmasının değil, çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasının uygulanmasıyla ilgili ihtilafın çözüm yoludur. Örneğin iki devletin aynı kişinin mukimliğini farklı değerlendirmesi, bir işletmenin işyerine ilişkin yorum ayrılığı veya gelirin anlaşma maddelerine göre yanlış sınıflandırılması farklı KAU uyuşmazlıkları yaratabilir. Her olayda uygulanacak anlaşma maddesi ayrı gösterilmeden yalnız ‘vergi yüksek’ şeklindeki başvuru, sözleşme ihlali iddiasını somutlaştırmaz.

2008 Anlaşması m.24: Karşılıklı Anlaşma Usulünün Metni

Türkiye–Avusturya revize anlaşmasının 24/1. maddesi, akit devletlerden birinin veya ikisinin işlemleri nedeniyle kendisi için anlaşmaya uygun düşmeyen vergileme oluştuğunu veya oluşacağını düşünen kişinin başvurabileceğini düzenler. Başvurunun ilk adresi, kişinin mukim olduğu devletin yetkili makamıdır. İddia Anlaşma m.23/1’deki ayrım yapmama kuralına dayanıyorsa vatandaşı olunan devletin yetkili makamına başvuru imkânı da maddede açıkça belirtilmiştir.

m.24/2, yetkili makamın itirazı haklı görmesine rağmen tek başına tatmin edici çözüm sağlayamaması durumunda diğer devletin yetkili makamıyla anlaşmaya gayret edeceğini düzenler. m.24/3 yorum ve uygulama güçlükleri hakkında makamların görüşmesini, m.24/4 ise yetkili makamların doğrudan haberleşebilmesini kabul eder. Metin ‘yetkili makam kesin sonuç verir’ demez; kişiye anlaşmaya aykırı vergilemenin devletler arası çözümü için başvuru yolu sağlar.

Avusturya Anlaşmasında m.24 ile Diğer Ülkelerin m.25’i Karıştırılmamalı

Türkiye’nin başka ülkelerle yaptığı vergi anlaşmalarında karşılıklı anlaşma usulü farklı madde numarası taşıyabilir. Türkiye–Avusturya revize anlaşmasının Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yayımlanan resmî Türkçe metninde açık başlık ‘Madde 24 – Karşılıklı Anlaşma Usulü’dür. Aynı metinde Madde 25 ‘Bilgi Değişimi’ başlığını taşır. Bu nedenle Avusturya dosyasına başka ülke anlaşmasından kopyalanmış m.25 atfı yazmak, somut hukukî dayanağı yanlış göstermek olur.

İnternet arama sonuçlarında ‘m.25 karşılıklı anlaşma’ ifadesiyle çok sayıda başka ülke anlaşması bulunması bu riski artırır. Dilekçede anlaşmanın tam resmî adı, 28 Mart 2008 imza tarihi, 5848 sayılı uygun bulma kanunu, karşılıklı anlaşma usulünün 24. maddesi ve tartışmalı gelirin kendi özel maddesi açıkça belirtilmelidir. Sadece madde numarası doğru olsa da gelir sınıflandırması ve mukimlik açıklanmamışsa başvuru yine eksik kalır.

Üç Yıllık Süre Hangi Tarihten Başlar?

Revize Türkiye–Avusturya Anlaşması m.24/1, başvurunun anlaşmaya aykırı vergilemeyle sonuçlanan eylemin ilk bildiriminden itibaren üç yıl içinde yapılmasını emreder. Bu nedenle mükellefin vergiyle ilgili konuyu avukatına anlattığı gün ya da son ödeme tarihi üç yıllık sürenin başlangıcı olarak otomatik kabul edilemez. Vergilendirme işleminin mükellefe ilk kez hangi resmî bildirimle açıklandığı belirlenmelidir.

VUK Ek 14 de anlaşmada öngörülen süre ve usule uygun başvuruyu arar. Vergi ihbarnamesi, ihtirazi kayıtlı beyanname nedeniyle tahakkuk ve stopaj kesintisi gibi işlemler için son tarihin belirlenmesi ayrıca bu maddeye göre değerlendirilir. Mükellefin aynı gelir için Avusturya’da başka bir tebliğ veya Türkiye’de farklı bir bildirim almış olması süre hesabını karmaşıklaştırabilir; dosyada belge ve tarih çizelgesi kurulmalıdır.

VUK Ek Madde 14: Türkiye’de Başvuru ve Şartlar

213 sayılı VUK Ek 14, yürürlükteki çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasına aykırı vergilendirme yapıldığı veya yapılacağına dair kuvvetli emare bulunduğu iddiasıyla Gelir İdaresi Başkanlığına başvurulabileceğini düzenler. Anlaşmanın hükümlerine bağlı olarak başvuru diğer akit devletin yetkili makamı aracılığıyla da yapılabilir. Ayrıca vergilendirme farkı bölünebiliyorsa yalnız anlaşma kapsamına giren bölüm için başvuru yapılmasına imkan tanınır.

Başvurunun anlaşmada belirtilen süre ve usule uygun olması zorunludur. Avusturya için anlaşma m.24/1 üç yıllık süreyi açıkça düzenlediğinden ‘anlaşmada süre yok’ varsayımıyla işlem kurulamaz. Ek 14’teki bildirim, tahakkuk ve kesinti esaslı son süre hükümleriyle birlikte değerlendirme yapılır. Gelirin türü ve ilk bildirim tarihinin açıklanması, başvurunun esasına geçilebilmesi için ilk hazırlık konularıdır.

Avusturya Mukimi Olmak ile Avusturya’da Yaşamak Aynı mı?

Vergi anlaşmasının 4. maddesi mukimlik kavramını düzenler. Bir kişinin Avusturya’da oturma izni bulunması veya bir yıl içinde belirli süre kalması, anlaşma bakımından otomatik tek devlet mukimi olduğu sonucuna yetmez. Kaynak ülke iç hukukundaki vergilendirme bağları ve her iki devlet bakımından mukimlik doğuran durumlar karşılaştırılmalıdır. Çifte mukimlik uyuşmazlığında anlaşmanın 4. maddesindeki ayırıcı ölçütlerin sırası takip edilir.

Özellikle aile bağları, sürekli kalınan konut ve hayatî menfaatlerin merkezi konuları gerçeğe uygun belgelerle açıklanır. Bir mükellefin Avusturya’da çalışması, Türkiye’de şirket ortaklığı veya taşınmazı bulunması vergilendirme yetkilerinin dağılımına ilişkin ayrıca maddeler doğurabilir. Karşılıklı anlaşma usulü dilekçesinde ikamet belgesiyle birlikte iddia edilen anlaşma mukimliğinin hukuki ve fiilî dayanakları gösterilmelidir.

Avusturya’da Gelir Vergisi ve Türkiye’de Aynı Gelirin Vergilenmesi

Avusturya’da yerleşik kişi Türkiye kaynaklı bir geliri beyan ettiğinde iki devletin vergi kanunları farklı vergilendirme bağlantıları kurabilir. Anlaşma m.1 ve m.2 kapsam ve vergileri gösterirken sonraki maddeler taşınmaz geliri, ticari kazanç, temettü, faiz, gayrimaddi hak bedelleri, ücret ve başka gelir gruplarının hangi koşullarda hangi devlette vergilenebileceğini düzenler. Aynı gelir her iki ülkede vergiye konu oldu diye her durumda anlaşmaya aykırılık bulunduğu söylenmez.

KAU başvurusunda ilk yapılacak iş, iki vergilemenin hangisinin anlaşmayla uyumsuz olduğunun saptanmasıdır. Verginin Türkiye’de stopaj yoluyla kesilmiş olması, Avusturya’da beyannameyle hesaplanması veya tersinin gerçekleşmesi aynı gelir kalemlerinin dönem ve tutar karşılaştırmasını gerektirir. Her iki ülke için gelir, vergi, kesinti ve ödemeyi belgeleyen dökümler hazırlanmadıkça mükerrer vergilendirme iddiası yalnız soyut bir tahmine dayanır.

Sürekli İşyeri Tartışması: Anlaşma m.5 ve m.7

Revize Türkiye–Avusturya Anlaşması m.5, ‘işyeri’ kavramını ve bunun istisnalarını; m.7 ise ticari kazançların işyerine atfedilen kısmını düzenler. Avusturya mukimi bir işletmenin Türkiye’de şube, ofis, sabit faaliyet yeri veya sözleşme imzalayan temsilciyle çalışması işyeri tartışması doğurabilir. Türkiye ve Avusturya vergi makamlarının aynı faaliyet için farklı tespit yapması, anlaşmanın uygulanmasına dair uyuşmazlığın kaynağı olabilir.

Bir ülkenin şirketin bütün cirosunu doğrudan Türkiye’de vergilemesi ile yalnız Türkiye’deki işyerine atfedilen kazancı vergilemesi farklı hukuki sorulardır. Bu nedenle şirket sözleşmeleri, ofis ve personel kayıtları, hizmetin nerede yürütüldüğü, müşteriler ve kaynak ülke vergi incelemeleri birlikte değerlendirilir. KAU başvurusu, vergi matrahını somut veriden bağımsız olarak değiştirme talebi değildir; anlaşma hükümlerinin doğru uygulanması için kullanılan hukuki yoldur.

Temettü, Faiz ve Telif Gelirlerinde Çifte Vergi Uyuşmazlığı

Anlaşma m.10 temettüleri, m.11 faizleri ve m.12 gayrimaddi hak bedellerini düzenler. Avusturya’da yaşayan Türk vatandaşının Türkiye’deki limited veya anonim şirketten temettü alması, Türkiye’de vergilendirme doğurabileceği gibi Avusturya’daki vergi yükümlülükleriyle de kesişebilir. Her ülkede geçerli iç hukuk ve anlaşma indirimleri birlikte uygulanmalıdır. İşlem tarihi, mukimlik ve gerçek lehdarlık gibi koşullar gözden kaçırılmamalıdır.

Ancak KAU yalnızca herhangi bir oran düşük olmadığı için otomatik başvurulacak bir iade aracı değildir. Önce anlaşmanın ilgili maddesi uyarınca hangi devletin ne ölçüde vergilendirme yetkisi bulunduğu belirlenir. Vergi kesintisi anlaşmayı ihlal ediyorsa iade veya düzeltme, ayrıca iki devletin yetkili makamları arasında karşılıklı anlaşma imkânları değerlendirilir. Başvurucunun elinde banka dekontu, stopaj belgesi, şirket kararı ve mukimlik belgeleri bulunmalıdır.

VUK Ek Madde 15: KAU Başvurusunda Dava Açma Süresi

VUK Ek 15, karşılıklı anlaşma başvurusunun başvuru kapsamındaki tarh ve tebliğ edilen vergi ve cezalarla ihtirazi kayıtlı beyanname üzerine tahakkuk eden vergi bakımından dava açma süresini durduracağını düzenler. Bu hüküm, KAU talebinin vergi mahkemesi yoluyla ilişkisini somut bir süre kuralına bağlar. Başvuru yapılmasıyla her türlü dava süresinin yeniden sıfırdan başlayacağını söylemek doğru değildir; mevcut sürenin hangi noktasında durduğu kayıt altına alınır.

Başvuru reddedilir veya diğer devletle anlaşmaya varılamazsa bu durum mükellefe tebliğ edilir. Ek 15’e göre mükellef kalan dava açma süresinde vergi mahkemesine başvurabilir; kalan süre on beş günden az ise tebliğ tarihinden itibaren on beş güne uzar. Dosyada ilk vergi işleminin tebliği, KAU başvurusu ve ret veya anlaşamama yazısının tebliği ayrı tarihlerle gösterilmezse kanunî süre yanlış hesaplanabilir.

VUK Ek Madde 16: 30 Gün İçinde Anlaşmayı Kabul

VUK Ek 16, Gelir İdaresi Başkanlığı ve diğer akit devlet makamları anlaşmaya vardığında sonucun mükellefe yazıyla tebliğ edileceğini düzenler. Yazının tebliğinden itibaren otuz gün içinde mükellefin anlaşmayı kabul edip etmediğini Gelir İdaresi Başkanlığına bildirmesi gerekir. Süresinde bildirim yapılmazsa anlaşma kabul edilmemiş sayılır. Bu nedenle olumlu görüşme sonucunun gelmesi dahi takip gerektiren ayrı bir usul aşamasıdır.

Anlaşmayı kabul eden mükellefin sonraki başvuru haklarına ilişkin kanunî sonuçlar ile anlaşmayı reddeden ya da kabul etmemiş sayılan kişinin dava hakkı birbirinden farklıdır. Mükellefin elde ettiği uluslararası vergi düzeltmesinin hangi vergi yılına, hangi matraha ve hangi tarafa ilişkin olduğunu yazılı şekilde görmesi gerekir. İşlemin parasal veya dönemsel kapsamını anlamadan otomatik kabul beyanında bulunmak gelecekteki hukukî değerlendirmeyi zorlaştırır.

VUK Ek Madde 17: Daha Önce Açılmış Vergi Davası

VUK Ek 17, mükellefin KAU başvurusundan önce Türkiye’de dava açmış olması hâlinde davanın KAU sonuçlanmadan vergi mahkemesince incelenmeyeceğini düzenler. Herhangi nedenle dava incelenip karara bağlanmışsa KAU sonucunun dikkate alınması gerektiğini de belirtir. İdare anlaşma sonucunu yargı merciine bildirir. Karşılıklı anlaşma gerçekleşmezse durdurulan davanın görülmesine devam olunur.

Aynı madde önceden uzlaşma talebi bulunan mükelleflerin durumunu da düzenler. Uzlaşma KAU sonucu çıkana kadar ertelenir; mükellefin sonucu beklemeden uzlaşma hakkını kullanmayı istemesi KAU başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına yol açan özel şartlara bağlanmıştır. Bu yüzden vergi davası, uzlaşma ve KAU aynı uyuşmazlıkta birbirinden habersiz yürütülmemelidir. Önceden açılan dosyanın tarihleri, konusu ve işlem türü başvuruda açıklanmalıdır.

VUK Ek Madde 18: Vergi Tahsilatı Kendiliğinden Durur mu?

VUK Ek 18, karşılıklı anlaşma usulüne başvurulmasının tahakkuk etmiş vergi ve cezaların tahsilatını durdurmadığını açıkça düzenler. KAU başvurusu, vergi idaresinin anlaşmaya aykırı vergilemeyi yetkili devlet makamıyla görüşmesine yönelik yoldur. Bu başvuruyu tek başına bir ihtiyati tedbir veya tahsilatı yasaklayan karar gibi anlatmak yanlıştır.

Ek 18 aynı zamanda başvuruya konu vergi ve cezalar için VUK’ta yazılı zamanaşımı sürelerinin başvuru tarihinde durmasını ve sonuç durumuna göre yeniden işlemesini düzenler. Karşılıklı anlaşmaya göre Türkiye’de düzeltme gerekiyorsa anlaşma sonucu, madde içindeki şartlar saklı olmak üzere kanunî zamanaşımı sürelerine bakılmaksızın uygulanabilir. Vergi tahsilatı, dava açma süresi ve zamanaşımı üç ayrı hukukî sonuçtur.

Avusturya ve Türkiye Yetkili Makamları Nasıl Görüşür?

Anlaşma m.24/2 ve m.24/4, bir devletin yetkili makamı iddiayı haklı görüp tek başına çözüm sağlayamazsa diğer devletin yetkili makamıyla görüşme çabası göstermesini düzenler. Bu süreç, mükellefin Türkiye veya Avusturya’daki dava süresinin kayda geçirilmesiyle sınırlı değildir; iki devletin vergilendirme yetkisine ilişkin ortak değerlendirme gerektirebilir. Makamlar arasında iletişim, mükellefin talebine ilişkin dönem ve tutarların açık tanımlanmasını gerekli kılar.

Karşılıklı anlaşma sonucunda bir ülkede matrah veya vergi düzeltmesi gündeme gelebilir. Ancak başvuru iddiasının kabul edileceği veya ülkeler arasında belirli sürede anlaşma sağlanacağı yönünde hukukî teminat verilemez. Vergi makamının değerlendirdiği anlaşma hükmü ile mükellefin ileri sürdüğü hukuki görüş aynı değilse uyuşmazlık, anlaşmanın yorumu yönünden açıklığa kavuşturulur.

Başvuru İçin Belgeler ve Zaman Çizelgesi

KAU dosyasının başlangıcında mükellefin kimlik ve mükellefiyet kayıtları, her iki devletteki mukimlik belgeleri, gelir kaynağı ve sözleşme ilişkisi, vergi ihbarnameleri, beyannameler, stopaj veya tahakkuk belgeleri, ödeme kayıtları, Türkiye’de daha önce açılmış dava veya uzlaşma işlemleri ile Avusturya vergi yazışmaları belirlenir. Evrakın kapsamı somut vergi türüne göre değişir; her dosyada aynı mali belgeyi hazır kabul etmek yanıltıcıdır.

Dosyada tarih çizelgesi ayrıca kurulmalıdır. Birinci tarih vergilendirme işleminin ilk bildirimi; ikinci tarih VUK Ek 14 uyarınca uluslararası başvuru için son tarih; üçüncüsü Türkiye’de vergi davası açma süresinin mevcut durumu; dördüncüsü KAU başvurusunun yapıldığı tarih; beşincisi idarenin cevabı veya anlaşma yazısının tebliğidir. Her biri farklı hukukî sonuç doğurabileceğinden yalnız ‘vergi yılı 2026’ ibaresi yeterli değildir.

Dava Açma, KAU ve Tahsilâtı Karıştırmama

Türkiye’de vergi davası açılması, karşılıklı anlaşma usulüne başvuru, vergi idaresinden düzeltme talebi ve tahsilata ilişkin hukukî koruma talepleri farklı yollardır. VUK Ek 15–18 bunların bazılarını birbirine bağlarken bazılarını bağımsız bırakır. Örneğin KAU, dava açma süresini kanunda belirlenen işlemler bakımından durdurabilir; fakat tahakkuk etmiş vergi ve cezanın tahsilini kendiliğinden durdurmaz. Bu fark hukukî stratejinin temelidir.

Avusturya’da mukimlik belgesi sunmuş kişinin Türkiye’de kesilen vergi için anlaşma oranı uygulanmasını istemesi ile Türkiye’de kesinleşmiş vergi borcu hakkında tahsil işlemiyle karşılaşması aynı hukuki talep değildir. Sözleşmenin özel vergilendirme maddesi, varsa düzeltme veya iade yolu, KAU ve iç hukuk yargı yolu bir zaman çizelgesine yerleştirilmelidir. Özellikle ödeme ve icra riskleri yalnız KAU başvurusuna güvenilerek izlenmemelidir.

2026 İçin Üç Senaryo: Mukimlik, Şirket Kârı, Temettü

Birinci senaryoda Türkiye ve Avusturya vergi idarelerinin aynı kişinin anlaşma mukimliğini farklı belirlemesi tartışılmaktadır. Bu durumda anlaşma m.4 ve m.24 birlikte incelenir. İkinci senaryoda Avusturya şirketinin Türkiye’de daimi işyeri olduğu iddiasıyla matrah tespit edilmiş, Avusturya da aynı kazançla ilgili vergileme yapmıştır. Anlaşma m.5, m.7 ve m.24 gündeme gelir. Üçüncü senaryoda Türkiye şirketinden alınan temettü için Türkiye’de kesilen vergiyle Avusturya’daki hesaplamanın anlaşmaya uygunluğu araştırılır; anlaşma m.10, ilgili çifte vergilendirmeyi giderme maddesi ve m.24 birlikte okunur.

Üç örnekte de salt aynı iki ülkenin bulunması, aynı başvuru gerekçesinin kullanılabileceği anlamına gelmez. Farklı gelir türlerinde diğer anlaşma maddeleri, kaynak ülke vergileme sınırları ve çifte vergilendirmeyi giderme yöntemleri değişir. Vergi iadesi veya düzeltmenin miktarı bu maddeler ve iki ülkenin gerçekte yaptığı hesaplamalar üzerinden belirlenir. Somut tutarlar açıklanmadan verginin kesin yüzde kaçı geri alınır şeklindeki iddialar yanıltıcıdır.

Sık Yapılan Sekiz Hata ve Hukukî Çözümü

Birinci hata, Avusturya anlaşmasındaki KAU maddesini 25 olarak göstermektir; doğru numara 24’tür. İkincisi, anlaşmanın açık üç yıllık başvuru süresini göz ardı etmektir. Üçüncüsü, m.24’ü her türlü vergi indirimi başvurusu sanmaktır. Dördüncüsü, mükellefin mukimliğini ve gelirin ilgili anlaşma maddesini somutlaştırmamaktır.

Beşinci hata, VUK Ek 15 nedeniyle dava açma süresinin yeniden sıfırdan başladığını varsaymaktır. Altıncısı, VUK Ek 16’daki otuz günlük anlaşma kabul cevabını takip etmemektir. Yedincisi, KAU başvurusu yapıldığında tahsilatın kendiliğinden duracağını söylemektir. Sekizincisi, Avusturya’da açılmış vergi süreciyle Türkiye’deki davayı ve başvuruları birbirinden habersiz yürütmektir. Bu hatalar ayrı hukuki kontrol ve belge hazırlığı gerektirir.

Avusturya’daki Mükellefin Türkiye’de Dosya Takibi

Viyana, Graz, Linz, Salzburg veya Innsbruck’ta bulunan mükellef için KAU başvurusu, Gelir İdaresi Başkanlığı nezdindeki resmî usulün ve varsa Türkiye’deki vergi davasının birlikte yönetilmesini gerektirebilir. Avukatın ilk görevi kişiye en az vergi ödeyeceğini taahhüt etmek değil; hangi iki ülkede hangi gelir ve dönem için hangi anlaşma maddesinin ihlal edildiğini belgelerle belirlemektir. Mükellefin vatandaşlığından önce vergi mukimliği ve gelirin hukukî türü önem kazanabilir.

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun İstanbul Maslak/Sarıyer ve Mersin Akdeniz’de fiziksel ofisleri bulunmaktadır; Türkiye genelindeki dosyalar İstanbul ve Mersin ofislerinden yönetilir ve koordine edilir. 2008 Türkiye–Avusturya Anlaşması m.24 ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu Ek 14–18 çerçevesinde belge ve süre incelemesi yapılabilir. Vergi iadesi, anlaşmaya varılması veya davanın kazanılmasına dair somut dosya incelenmeden kesin sonuç beyan edilmez.

Sık Sorulan Sorular (12 Soru)

Avusturya–Türkiye vergi anlaşmasında KAU hangi maddede?

28 Mart 2008 tarihli revize anlaşmanın 24. maddesi karşılıklı anlaşma usulünü düzenler; m.25 ise bilgi değişimine ilişkindir.

KAU başvurusunda süre kaç yıldır?

Anlaşma m.24/1’e göre anlaşmaya aykırı vergilemeyle sonuçlanan eylemin ilk bildiriminden itibaren üç yıldır.

Türkiye’de hangi kuruma başvurulur?

213 sayılı VUK Ek 14, başvurunun Gelir İdaresi Başkanlığına yapılmasını düzenler. Anlaşma koşullarına göre diğer devlet yetkili makamı aracılığıyla başvuru da mümkündür.

Avusturya mukimi kişinin başvuru makamı hangisi?

Anlaşma m.24/1 kural olarak kişinin mukim olduğu devletin yetkili makamını gösterir; m.23/1 ayrımcılık iddiasında vatandaşlık devleti istisnası vardır.

KAU davası açma süresini durdurur mu?

VUK Ek 15, başvuru kapsamındaki belirli vergi ve ceza işlemlerine ilişkin dava açma süresinin durmasını düzenler.

KAU başvurusu vergi borcunun tahsilini durdurur mu?

Hayır. VUK Ek 18, tahakkuk etmiş vergi ve cezaların tahsilatının başvuru nedeniyle kendiliğinden durmayacağını açıkça belirtir.

KAU başvurusu reddedilirse vergi davası açılabilir mi?

VUK Ek 15’e göre kalan dava süresinde başvuru mümkündür; kalan süre on beş günden azsa ret veya anlaşamama yazısının tebliğinden itibaren on beş gün olur.

Anlaşmaya varılınca kabul için kaç gün var?

VUK Ek 16, sonuç yazısının tebliğinden itibaren otuz gün içinde kabul veya ret bildirimi yapılmasını arar.

Daha önce vergi davası açılmışsa KAU yapılır mı?

VUK Ek 17, başvuru öncesi dava açılması hâlinde davanın KAU sonuçlanana kadar incelenmemesi ve anlaşma olmaması durumunda devamı esaslarını düzenler.

Uzlaşma talebi KAU ile birlikte yürür mü?

VUK Ek 17, önceden yapılmış uzlaşma talebinin KAU sonucuna kadar ertelenmesini ve özel vazgeçme sonuçlarını düzenler.

Avusturya şirketinin Türkiye işyeri vergisinde KAU olur mu?

Anlaşma m.5 ve m.7 kapsamındaki işyeri ve kâr atfı uyuşmazlığı anlaşmaya aykırı vergileme doğuruyorsa m.24 uyarınca değerlendirilebilir.

KAU başvurusu kesin vergi iadesi sağlar mı?

Hayır. Anlaşma m.24/2 yetkili makamların anlaşmaya gayret etmesini düzenler; olumlu sonuç veya belirli tutarda iade garantisi vermez.

Resmî Mevzuat ve Site İçinde Konuyla İlgili Yazılar

Yazar ve Vergi Uyuşmazlığı İncelemesi

Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu Sicil No: 3472. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu. Fiziksel ofislerimiz İstanbul Maslak/Sarıyer ve Mersin Akdeniz’dedir; Türkiye genelindeki dosyalar İstanbul ve Mersin ofislerinden yönetilir ve koordine edilir.

GİB tarafından yayımlanan Türkiye–Avusturya 2008 Anlaşması m.24 ile 213 sayılı VUK Ek 14–18 esas alınmıştır. Her mükellefin mukimlik ve gelir kayıtları farklı olduğundan iade, düzeltme veya anlaşma garantisi verilmez.

Avusturya–Türkiye vergi uyuşmazlığı için dosya incelemesi · +90 552 224 43 66

Hukukî kaynak denetim tarihi: 30 Ekim 2026.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp