Alman İthalatçının Türk Seramik Kupasında Kurşun veya Kadmiyum Göçü: AB 84/500 ve CISG Rücu (2026)
Kısa ve net cevap
Almanya’ya Türkiye’den ithal edilen seramik kupa, tabak veya kâsede kurşun yahut kadmiyum göçü şüphesi ortaya çıktığında, teknik uygunluk değerlendirmesi ile Türk satıcıya karşı sözleşmesel hakların kullanılması ayrı işlemlerdir. İthalatçı önce ürünün kullanım amacı, parti kimliği, uygulanacak kategori ve laboratuvar yöntemi üzerinden bulguyu denetlemeli; ardından satışın durdurulması, belge temini, karşı inceleme, satıcıya ayıp bildirimi ve ölçülebilir zarar kalemlerini birlikte yönetmelidir.
Kısa özet
| Konu | Uygulama |
|---|---|
| Kupa limiti (kategori 2) | Kurşun 4,0 mg/l; kadmiyum 0,3 mg/l (84/500/AET m.2/4) |
| Ölçüm | Ek I: yüzde 4 asetik asit, 22 ± 2 °C, 24 ± 0,5 saat |
| Belge | Uygunluk beyanı, laboratuvar sonucu, parti/ürün kimliği (m.2a, Ek III) |
| Alman pazar hukuku | 1935/2004 m.3 ve m.17, LFGB §30–31 |
| Satıcıya başvuru | CISG m.34–35, 38–40, 46–51, 74–77; somut koşullara bağlı |
| Türk yargılaması | Sözleşme, yetki, TTK 5/A, HMK 199, 219–220, 389, 400 |

İçindekiler — Hukukî analiz
Somut olayda iki ayrı hukukî ilişki
Alman GmbH’nin Türkiye’deki seramik üreticisinden perakende satış için kupa aldığı, ürünlerin bir bölümünün Almanya’ya ulaştığı ve numunelerde metal göçü saptandığı düşünülsün. İlk ilişki, Alman pazarına arz eden işletmenin Avrupa Birliği ve Alman ürün güvenliği kurallarına karşı yükümlülüğüdür. İkinci ilişki, alıcı ile Türk üretici arasındaki milletlerarası mal satımıdır. Yetkili makamın ürünü uygun bulmaması, satıcının otomatik olarak bütün masrafları ödeyeceği anlamına gelmez; sözleşme, ayıbın teslim anıyla bağlantısı, ihbar süresi ve zararların nedenselliği de değerlendirilmelidir.
Bu ayrım acil eylemi geciktirmemelidir. Şüpheli partinin satışını geçici durdurmak, farklı partileri karıştırmamak ve delili bozmadan numune ayırmak ithalatçının hem kamu hukuku hem ticaret hukuku yönünden konumunu güçlendirir. İade, bedel indirimi ve tazminat yolları ise ilk laboratuvar çıktısının tek başına değil, doğrulanmış uygunsuzluğun somut sonuçlarıyla belirlenir.
Seramik eşya ile dekoratif eşya arasındaki sınır
84/500/AET sayılı Direktif m.1, nihai durumda gıdayla temas etmek üzere tasarlanmış veya bu amaçla gıdayla temas eden seramik eşyaya yöneliktir. Kupanın sır, boya ve dekorasyon katmanı, sıcak içecek kullanımına ilişkin olağan beklentiyle birlikte incelenir. Salt ürünün altına “dekoratiftir” yazılması, fiilen içecek kabı olarak pazarlanan bir malı düzenlemenin dışına çıkarmaz. Buna karşılık gerçek kullanım amacı gıdayla temas olmayan bir sanat objesinde kapsam analizi farklıdır.
Ürünün web sayfası, kutu açıklaması, kullanım talimatı, teknik çizimi, fotoğrafları ve satıcıya iletilen ürün şartnamesi bir arada ele alınmalıdır. Siparişte “coffee mug” veya “tableware” olarak nitelendirilen eşya bakımından imalatçının sonradan sunduğu soyut dekoratif ürün savunması, önceki ticari belgelerle karşılaştırılmadan kabul edilmemelidir.
84/500/AET kapsamında ürün kategorisi nasıl belirlenir?
Direktif m.2/4 üç ayrı kategori tanımlar. Doldurulamayan veya iç derinliği en çok 25 milimetre olan kaplar birinci; diğer doldurulabilir seramik eşyalar ikinci; pişirme kapları ile üç litreden büyük paketleme ve saklama kapları üçüncü kategoridedir. Olağan içme kupası çoğu durumda ikinci kategoriye girer. Ancak sınıflandırma, pazarlama ismiyle değil ürün geometrisi ve gerçek kullanım işleviyle yapılmalıdır.
İlk kategori için ölçü alan birimi mg/dm², ikinci ve üçüncü için mg/litredir. Laboratuvar raporunda mg/kg veya doğrudan hammaddedeki metal yüzdesi yer alıyorsa bu sonuçlar, yöntemin açıklaması yapılmadan direktifin göç limitleriyle eşitlenemez. Yanlış kategori veya yanlış birim, usulî savunmada bütün teknik dosyanın güvenilirliğini tartışmaya açar.
Kupa için kurşun ve kadmiyum sınırının hesabı
Direktif m.2/4 uyarınca ikinci kategori seramikte kurşun göç sınırı 4,0 mg/litre, kadmiyum göç sınırı 0,3 mg/litredir. Birinci kategoride sırasıyla 0,8 ve 0,07 mg/dm²; üçüncü kategoride 1,5 ve 0,1 mg/litre uygulanır. Bunlar ürünün bütün bileşimindeki metal miktarı değil, belirlenen test koşullarında seramiğin sıvıya saldığı miktarlardır. Her iki metal için ayrı değerlendirme yapılır; birinin sınırın altında bulunması diğerini serbest bırakmaz.
Örneğin bir laboratuvar raporunda kurşun 4,3 mg/litre yazıyorsa tek sonuç üzerinden doğrudan bütün sevkiyatın hukuken kesin biçimde reddedileceği sonucuna gidilemez; yöntem, ölçüm belirsizliği ve m.2/5 kapsamındaki özel yeniden inceleme kuralı önem taşır. Raporun tarihi, numune sayısı ve ürünle eşleştirilmesi incelenmeden ithalatçıya kesin rücu tutarı önerilmemelidir.
Laboratuvarın test yöntemi neden dava sonucunu etkiler?
84/500/AET Ek I, esas test sıvısı olarak yeni hazırlanmış hacmen yüzde 4 asetik asit çözeltisini öngörür. Testin 22 ± 2 santigrat derecede 24 ± 0,5 saat uygulanması ve ışık koşullarıyla ilgili teknik ayrıntılara uyulması gerekir. Kadmiyum tayininde numunenin test yüzeyinin karanlıkta tutulması, yalnızca biçimsel bir laboratuvar adımı değildir; sonuçların karşılaştırılabilir olmasını sağlayan yöntemin unsurudur.
İthalatçı, raporu veren laboratuvardan numune kabul tutanağı, kullanılan yöntem, kalibrasyon bilgileri, belirsizlik ve varsa tekrarlı ölçüm kayıtlarını talep etmelidir. Bir tedarikçinin farklı test sıvısı veya farklı sıcaklıkla elde ettiği “uygun” raporu, aynı yöntemle alınmış aykırı raporu kendiliğinden geçersiz kılmaz. Mahkemede teknik farkın ürün varyasyonundan mı yöntemden mi doğduğu bilirkişi incelemesine konu olabilir.
Yüzde elli tolerans yeniden test hakkı mıdır?
Direktif m.2/5 belirli koşullarda sınıra yüzde elliden fazla taşmayan ilk sonuç için özel bir ek test değerlendirmesi düzenler. Aynı şekil, ölçü, dekorasyon ve sır özelliklerindeki en az üç başka eşya aynı yöntemle sınanmalı; bunların ortalaması sınırı aşmamalı ve hiçbirinin limiti yüzde elliden fazla geçmemelidir. Bu ayrık kural bir genel “yüzde elliye kadar serbesttir” istisnası olarak pazarlanmamalıdır.
İlk bulgu yüksek olduğu hâlde yalnız tek yeni numune üzerinden “temiz çıktı” demek, m.2/5'in çoklu numune koşulunu karşılamaz. İthalatçı, ilgili ek örneklerin gerçekten aynı seri ve özellikte olup olmadığını da denetlemelidir. Bu süreç alıcının sözleşmesel ihtar ve delil saklama yükümlülüklerini durdurmaz; gerekli bildirimlerin paralel yapılması daha emniyetlidir.
Uygunluk beyanı bulunmazsa sorun yalnız belge eksikliği değildir
2005/31/AT ile eklenen 84/500/AET m.2a, gıdayla henüz temas etmemiş seramiklerin perakende satış aşaması dâhil pazarlama sürecinde yazılı uygunluk beyanının bulunmasını öngörür. Ek III uyarınca imalatçı ve AB’ye ithal edenin kimliği ve adresi, eşyanın tanımı, beyan tarihi ve ilgili mevzuata uygunluk teyidi belgede bulunmalıdır. Ürün özelliklerinde metal göçünü etkileyebilecek önemli değişiklik olursa beyanın güncellenmesi gerekir.
Beyan yokluğuyla teknik metal göçü aşımı iki farklı sorun olabilir. Eksik belgenin sonradan düzenlenebilmesi, mevcut partinin fizikî olarak uygun olduğunun kanıtlandığı anlamına gelmez; uygun ürün için belgenin eksik olması da ilk anda sözleşmede kararlaştırılmış belge teslim borcunun ihlalini gündeme getirebilir. Bu nedenle talep mektubu belge açığı ve fizikî ayıp iddialarını ayrı başlıklarda kurmalıdır.
Teknik dosya kimin elinde bulunmalıdır?
Direktif m.2a/2, imalatçı veya Birliğe ithalatçının yetkili makamlara istek üzerine sunacağı teknik dayanakları düzenler. Analiz sonucu, test koşulları ve laboratuvarın adı-adresi bu dosyanın çekirdek parçalarıdır. Alman alıcı yalnızca Türk fabrikanın “ürün sağlıklıdır” beyanına dayanırsa makam karşısında kendi tedarik zinciri özenini yeterince gösteremeyebilir. İmalatçı laboratuvara ücret ödemiş olsa bile ithalatçı raporun ürünle eşleştiğini kontrol etmelidir.
Sözleşmede test raporlarının İngilizce/Almanca iletilmesi, parti numaralarının beyanda bulunması ve belirli süre içinde ham sonuçlara erişim yükümlülüğü düzenlenebilir. Türkiye’deki satıcıdan talep edilen dokümanların ticari sır niteliğinde olması, uygun kapsamlı gizlilik anlaşması yapılmasına engel değildir; ancak bu gerekçe temel uygunluk kanıtının tamamen saklanmasını haklı göstermez.
1935/2004 sayılı Çerçeve Tüzük m.3
1935/2004 (AT) sayılı Tüzük m.3, gıdayla temas eden malzemelerin olağan veya öngörülebilir kullanım koşullarında insan sağlığını tehlikeye atacak, gıdanın bileşimini kabul edilemez biçimde değiştirecek veya duyusal özelliklerini bozacak miktarda madde aktarmamasını gerektirir. Bu genel kural, seramiğe özgü kurşun ve kadmiyum limitlerinden bağımsız olarak da değerlendirilir. Uygunluk incelemesini yalnız iki ağır metal için yapılmış tek test sonucuna indirmek yeterli olmayabilir.
Bir kupanın dekoratif dış baskısı, iç sır tabakası veya kullanım sıcaklığı sözleşmede belirtilmişse bunların risk değerlendirmesine etkisi ayrıca düşünülür. Bununla birlikte plastik ambalaj için belirlenmiş limitler seramik kupaya otomatik uygulanamaz. Hangi normun ürünün hangi parçasını düzenlediği, ürün-bileşen-malzeme haritasıyla netleştirilmelidir.
İzlenebilirlik ve etiketleme ayrı yükümlülüklerdir
1935/2004 m.17, malzeme ve eşyaların her aşamada izlenebilir olmasını; m.15 ise ilgili işaretleme ve bilgilendirme koşullarını düzenler. Kupa için bu, sipariş, fabrika üretim günü, palet, sevk irsaliyesi, fatura, ithalat beyanı ve Almanya’daki müşteri teslimatının birbirine bağlanabilmesi anlamına gelir. Bir partinin raporu başka tarihte üretilmiş benzer görünümlü kupaların otomatik kanıtı olamaz.
Kutu üzerindeki etiket, parti kodu ve ürün açıklaması fotoğrafla kayıt altına alınmalıdır. Karışık sevkiyatlarda “aynı desen” gerekçesiyle bütün malları bir araya getirmek analiz açısından risklidir. İzlenebilirlik yalnız idari inceleme için değil, ayıplı kısım ile sağlam kısım arasında sözleşmesel bedel ve zarar ayrımı yapılabilmesi için de zorunlu bir delil yönetimi aracıdır.
İyi üretim uygulaması ve fabrika denetiminin işlevi
2023/2006 (AT) sayılı Tüzük m.4-7, ilgili işletmelerin iyi üretim uygulamalarına, kalite güvence sistemine, kalite kontrolüne ve belgelendirmeye ilişkin gerekliliklerini içerir. Türk seramik tesisinde hammadde giriş belgesi, sır değişikliği, fırın ayarı, baskı/dekorasyon reçetesi ve kalite kontrol kaydı sözleşme kapsamında istenebilir. Bir numune incelemesi, sistematik üretim değişkenliğini tek başına açıklamaz.
Tedarikçi üretim hattında sır tedarikçisini değiştirmiş ve sipariş için önceki uygunluk raporunu kullanmışsa hangi tarihte hangi hammaddenin hangi partiye girdiği sorulmalıdır. Maliyet hesabında da kusurun yalnız bir kutuya mı, üretim partisine mi, sürekli tekrarlanan tasarım seçimine mi ait olduğu önemlidir. Fabrika kayıtları korunmadan tesisin sonraki üretimine bakılması geçmiş sevkiyatı tam olarak açıklamayabilir.
Alman LFGB m.30 ve m.31 çerçevesi
Almanya’da Lebensmittel- und Futtermittelgesetzbuch (LFGB) §30, sağlığı tehlikeye düşürebilecek kullanım eşyasının üretimi ve dolaşıma sokulmasına ilişkin yasakları; §31 ise gıdaya madde geçişi ve 1935/2004 m.3 ile uyumsuz eşyayı piyasaya sunma yasağını düzenler. Bu hükümler, Avrupa Birliği uygunluk değerlendirmesine Alman pazarındaki kamu hukuku boyutunu ekler. Hangi kurumun hangi işlemi yapacağı ise somut olayın eyaletine, denetim usulüne ve fiilî bulguya bağlıdır.
Satıcıya yöneltilecek sözleşmesel talep ile Alman makamının uygulanabilir önlemi birbirinin yerine geçmez. İthalatçının Almanya’daki yükümlülüğünü salt sözleşmeye “tüm sorumluluk Türk üreticide” yazılarak kamu makamına karşı devretmek mümkün kabul edilmemelidir. Bununla birlikte tarafların kendi aralarında hangi ek masrafları kimin üstleneceğini açıkça düzenlemeleri ticari risk paylaşımı bakımından önemlidir.
Piyasaya arz durumu, depo karantinası ve satışın durdurulması
Ürün henüz Almanya deposundaysa ilk müdahale, şüpheli seriyi diğer stoktan ayırmak ve yeni sevkiyatı durdurmaktır. Eşya perakendeye dağıtılmışsa geri çekme, müşteriyi bilgilendirme veya gerektiğinde geri çağırma değerlendirmesi somut risk ve yetkili makam talimatıyla yapılır. Her laboratuvar uyumsuzluğunun tüm Avrupa’da otomatik geri çağırma anlamına geldiği söylenemez. Aynı şekilde, sağlık riski ihtimali bulunan ürünün satışına yalnız sözleşmesel tartışma devam ediyor diye koşulsuz devam edilmez.
İthalatçı depo hareketlerini, satılmış adetleri, dönmüş malları ve henüz yolda bulunan koli sayısını farklı çizelgelerde tutmalıdır. Ürün satıştan çekilirken alınan ticari kararların tarihi kaydedilirse ileride makul önlemin kapsamı tartışılabilir. Kamu makamına sunulan cevapların doğruluğu ayrıca korunmalı; tedarikçiye rücu dosyasında yanlış veya eksik beyan geliştirilmemelidir.
Laboratuvar raporu ile numunenin birbirine bağlanması
Analiz raporunda ürün adı bulunması tek başına belirli ticari partiye aidiyetin kanıtı değildir. Numunenin nereden, kim tarafından, ne zaman ve hangi paketten alındığı; kapama, mühür, taşıma koşulları ve laboratuvara teslim zinciri belgelenmelidir. Şüpheli numunenin ithalatçının deposunda uzun süre yanlış koşullarda saklanması veya kullanılmasından doğabilecek değişim ile üretim kaynaklı ayıp birbirinden ayrılmalıdır.
Delil dosyası için parti kodu, sipariş numarası, laboratuvar örnek kodu, fotoğraf, numune poşeti, sevkiyat numarası ve rapor numarası bir tabloda eşleştirilebilir. İlk laboratuvar analizine itiraz edilecekse karşı numunenin nasıl saklandığı gösterilmelidir. Bu uygulama, ayıbın kim tarafından ve hangi aşamada meydana geldiğine ilişkin bilirkişi tartışmasının belirsiz iddialarla değil izlenebilir nesnel kayıtlarla yürütülmesini sağlar.
Özel laboratuvar incelemesi ve bilirkişi raporu
Bir akredite laboratuvarın teknik raporu önemli delildir; ancak özel rapor ile mahkemece atanacak bilirkişi incelemesi aynı usulî işlem değildir. Test yönteminin mevzuata uygunluğu, raporu hazırlayan kişinin uzmanlığı, ölçüm belirsizliği ve uygun numune seçimi ayrıca incelenebilir. Alman laboratuvarında yapılan testin Türk yargılamasında yabancı belge veya özel uzman görüşü niteliği, dosyanın usulüne göre değerlendirilir.
Uyuşmazlığın büyüklüğü yüksekse karşı tarafın denetleyebileceği ikinci numune süreci, tedarikçinin haberdar edilmesi ve gerekirse HMK m.400 çerçevesinde delil tespiti değerlendirilmelidir. Mahkemeden sadece “seramik kötü çıktı” değerlendirmesi değil; model, parti, test metodu, uygulanacak limit ve olası ayıp zamanı bakımından soruların ayrıntılı yöneltilmesi talep edilmelidir.
CISG hangi sözleşmelere uygulanabilir?
Alman ithalatçı ile Türkiye’de yerleşik üreticinin uluslararası taşınır mal satımı sözleşmesinde, tarafların işyerleri farklı akit devletlerde olduğundan CISG m.1 çerçevesinde uygulanabilirlik ilk olarak incelenir. Taraflar CISG m.6 kapsamında uygulamayı dışlamış veya özel düzenleme yapmış olabilir. Siparişin esas karakteri üretim/işçilik ve malzeme tedariki bakımından CISG m.3 değerlendirmesini de gerektirebilir. Sırf ürün Türkiye’de üretilmiştir diye her uyuşmazlık otomatik Türk Borçlar Kanunu’na indirgenemez.
Sözleşmedeki hukuk seçimi, tahkim şartı, teslim şekli, teknik ürün standardı ve uyuşmazlık çözümü maddeleri birlikte okunmalıdır. CISG’nin uygulanmasıyla mahkemenin hangi ülkede yetkili olduğuna ilişkin soru farklıdır; uygulanacak maddi hukuk ile yargı yetkisinin birbirine karıştırılması yanlış dava stratejisine neden olabilir.
Sözleşmeye uygun mal teslim borcu ve CISG m.35
CISG m.35, satıcının miktar, kalite, tür ve ambalaj bakımından sözleşmeye uygun malları teslim etmesini gerektirir. Kupalar Alman perakendesinde içecek amaçlı kullanılmak üzere alındıysa ilgili pazarda satılabilirlik ve güvenlik standartları sözleşmede açıkça üstlenilmiş olabilir. Böyle bir taahhüt, uygunsuz laboratuvar sonucunun satıcı yükümlülüğüne bağlanmasında güçlü delildir. Ancak her ithalat ülkesinin her idari özelliğinin satıcı tarafından bilindiği otomatik varsayılamaz.
Satıcıya gönderilen teknik şartname, teklif görüşmesi, örnek onayı, etiket talimatı ve uygunluk raporları incelenmelidir. Almanya pazarına özel limitin satıcının bilgisine sunulmadığı, özel ülke şartının bulunduğu ve alıcının bunu gizlediği durumlarda sözleşmesel sorumluluk analizi farklılaşır. Uygunluğun hangi tarihte ve hangi ölçüte göre değerlendirileceği ispatta belirleyicidir.
CISG m.34 ve belge teslimindeki eksiklik
CISG m.34 sözleşmede öngörülen belge tesliminin zamanı, yeri ve biçimiyle ilgilidir. Seramik için zorunlu uygunluk beyanı, test raporu ve lot eşleştirme kaydı kontratta teslim dokümanı olarak belirtilmişse bunların eksikliği malın fizikî sağlamlığından ayrı sözleşme ihlali olabilir. Satıcının belgedeki eksikliği düzeltme imkânı ile alıcının buna rağmen uğradığı makul masraflar koşullara göre değerlendirilir.
Somut uyuşmazlıkta “DoC yok” ile “kurşun sınırı aşıldı” cümleleri aynı sebep gibi yazılmamalıdır. Birincisi belgesel uygunluk, ikincisi fizikî ürün uygunluğu problemidir. İki iddia da aynı sözleşmeden kaynaklanabilir fakat delil seti, düzeltme imkânı ve zarar hesabı farklıdır. Karşı tarafa yazılı ihtarda ayrımın yapılması çözüm müzakeresini kolaylaştırır.
Muayene yükümlülüğü: CISG m.38
CISG m.38, alıcının malları şartların elverdiği en kısa sürede muayene etmesi veya ettirmesi borcunu düzenler. Sınır geçişi, depoya kabul, ürünün laboratuvara sevki ve dış ticaret belgelerinin iletilme tarihi makul muayene imkânını etkiler. Her seramik kupanın anında laboratuvara gönderilmesi mutlak bir kural değildir; ancak sözleşmede özel test protokolü varsa buna uyulması önem kazanır.
Alıcı, teslimden aylar sonra ilk kez tüketici şikâyeti üzerine test yaptırmışsa gecikme sebebini belgelendirmelidir. Kullanılmış numuneler ile kapalı stoktan alınan örnekler ayrı değerlendirilmeli, ürün riskinin ne zaman öğrenilebildiği anlatılmalıdır. Muayenenin makul olup olmadığı ve ayıbın gizli nitelikte bulunup bulunmadığı somut ticari koşullara göre belirlenir.
Ayıp bildirimi: CISG m.39 ve m.40
CISG m.39 uyarınca alıcı, ayıbı tespit ettiği veya tespit etmesi gerektiği andan itibaren makul süre içinde niteliğini belirterek bildirimde bulunmalıdır; ayrıca kural olarak fiilî teslimden itibaren iki yıllık üst sınır öngörülür, sözleşmesel garantiyle bağdaşmayan hâller değerlendirme dışındadır. Bu hükümler tek tip “iki gün” veya “sekiz gün” bildirim kuralı şeklinde uygulanmamalıdır. CISG m.40 ise satıcının bildiği veya bilmemesinin mümkün olmadığı ve alıcıya açıklamadığı vakıalar konusunda m.38–39 savunmasına dayanamayacağı hâlleri düzenler.
Raporun bütün ayrıntılarını bekleyip hiç ihtar göndermemek risklidir. İlk yazıda parti, şüphe, test kodu, etkilenebilecek ürün, hangi belgenin eksik olduğu ve alıcının haklarını saklı tuttuğu açıkça belirtilerek daha sonra yeni teknik sonuçlarla tamamlayıcı bildirim yapılabilir. Tebliğin e-posta kayıtları, alındı bilgileri ve yetkili muhatap tespiti saklanmalıdır.
Hangi durumda onarım, ikame teslim veya fesih istenir?
CISG m.46, koşulları varsa satıcıdan uygun ifa veya ikame mal talebini; m.49, esaslı ihlal dâhil belirli şartlarda sözleşmenin ortadan kaldırılmasını; m.50, malın değerindeki oransal azalmaya göre bedel indirimini düzenler. Ürün güvenliğiyle ilgili metal göçü sorununda sır üzerinde sonradan yapılacak basit kozmetik işlem her zaman yeterli bir giderim değildir; teknik uygunluk yeniden kanıtlanmalıdır. İkame üretimin zaman ve amaç bakımından işe yarayıp yaramadığı önemlidir.
Bir perakende zincirinin belirli sezon için verdiği 50.000 kupa siparişinde, gecikmiş yeni üretim artık ticari amaç sağlamayabilir. Buna karşılık kullanılmamış sınırlı parti başka şekilde hukuka uygun değerlendirilebiliyorsa tam fesih yerine kısmi giderim tartışılabilir. Hakların hangi usulle ve ne zaman kullanılacağına sözleşme ve CISG çerçevesinde karar verilir; otomatik tam bedel iadesi vaadi doğru değildir.
Kısmi uygunsuzluk ve parti bazlı karar
CISG m.51 kapsamında teslimatın yalnız bir kısmı uygunsuzsa kısmi ihlale ilişkin başvuru yolları gündeme gelebilir. Seramiklerin tek model fakat farklı sır üretim günlerinden gelmesi hâlinde bütün ürünlerin tek parti sayılması teknik olarak yanlış olabilir. Alıcı hangi paletin hangi fırın serisinden çıktığını gösteren kayıtları istemeli, sadece etkilenen seriye ilişkin tazminat ve iade ihtimallerini ayrı hesaplamalıdır.
Bütün sevkiyata ilişkin çözümün gerekli olup olmadığı, ayıbın ayrılabilirliği, sözleşme amaç bütünlüğü ve izlenebilirlik durumuna bağlıdır. Numune sonuçlarından bütün binlerce kupaya kesin teşmil yapılmasının da, aynı ürünün kalan kısmını peşinen güvenli kabul etmenin de delil bakımından sakıncası vardır. Eşit ve tutarlı numune prosedürü alıcının rücu talebinin ölçüsünü belirlemede önemlidir.
CISG m.74 ve öngörülebilir zarar hesabı
CISG m.74 sözleşme ihlalinin yol açtığı kayıp ve yoksun kalınan kârı öngörülebilirlik sınırı içinde tazminat çerçevesinde ele alır. Yeniden laboratuvar testi, ayrı depolama, teslim alınmayan sipariş, makul geri çekme operasyonu, elleçleme ve ilave sevkiyat gibi kalemler olayın koşullarına göre değerlendirilebilir. Her giderin faturası olması yeterli değildir; sözleşme ihlaliyle bağlantı, ölçülülük ve mükerrer tahsil yasağı gözetilmelidir.
Alman ithalatçının yönetim kurulunda hazırlanan zarar listesine önce tarih, miktar, belge, sorumlu eylem ve neden-sonuç açıklaması eklenmelidir. Bedel indirimi, iade ve tazminatın aynı zarar için çifte ödeme oluşturacak şekilde toplanmamasına dikkat edilmelidir. İşletmenin itibarının zarar gördüğü yönündeki soyut açıklama tek başına belirli bir euro talebini ispatlamaz.
Zararı azaltma yükümlülüğü ve depolama kararı
CISG m.77 zarar gören tarafın koşullara uygun makul önlemler alarak kaybı azaltmasını öngörür. Satıştan çekme kararı zorunluysa gerekli masrafı belgelemek, satışı durdurduğu için doğan her kaybı otomatik satıcıya yüklemekten daha güçlüdür. Yeniden test için uygun maliyetli teklif alınması, partinin farklı yerlerde korunması ve sağlam malın gereksiz yere imha edilmemesi tazminat incelemesinde dikkate alınabilir.
İthalatçı tedarikçiyle uyuşmazlık yaşadığı için haftalarca gümrükte bekleme ücretini kontrolsüz artırırsa zarar azaltma yükümlülüğü tartışılabilir. Buna karşılık riskli malı uygunluk sağlanmadan tekrar piyasaya sürmek yalnız masrafı azaltmak için meşru yol değildir. Makul önlemin objektif olarak neden gerekli olduğuna ilişkin karar zinciri tarihlendirilmelidir.
İade ve ürün imhası ayrımı
Geri gönderme, satıcıya iade, güvenli biçimde depoda tutma ve yetkili makam kararıyla imha birbirinden farklı işlemlerdir. Alman idaresinin tehlikeli veya uygunsuz ürünün piyasaya arzına izin vermemesi, sınır dışına çıkarılmasına da koşulsuz izin verildiği anlamına gelmez. Hukuka uygun idari yol, taşıma ve atık yönetimi koşulları ayrıca kontrol edilmelidir. Türk satıcı “hepsini geri yolla” dediğinde bu talimatın Almanya’daki kamu yükümlülükleriyle uyumu denetlenmeden uygulanmamalıdır.
İmha zorunlu hâle gelirse imha kararı, taşıma belgeleri, imha sertifikası, ürün adedi ve maliyet faturası saklanmalıdır. Fotoğraf ve izlenebilirlik kaydı olmadan imha yapılması, satıcıya karşı malın varlığını ve miktarını ispatı zorlaştırabilir. Delili ve kamu güvenliğini birlikte gözeten sınırlı numune muhafazası gerekebilir.
Uluslararası teslim şekli ve risk geçişi
EXW, FCA, FOB, DAP veya DDP gibi teslim klozları taşıma ve belirli masraf-risk dağılımını etkileyebilir; fakat bu klozların bulunması her zaman satıcının önceden var olan kalite ayıbından sorumlu olmadığı anlamına gelmez. CISG m.36, hasarın geçişi anında mevcut sözleşmeye aykırılıkla ilgilidir. Ürün teslimden sonra ithalatçının uygunsuz depolaması nedeniyle zarar gördüyse sorumluluk değerlendirmesi değişebilir.
Sözleşmede “Alman/EU gıda temas mevzuatına tam uygunluk, DoC ve lot bazında laboratuvar raporu” hükmü bulunması, taşıma riskinin hangi limanda geçtiği tartışmasından ayrı bir satıcı taahhüdüdür. İnceleme, teslim belgesiyle teknik uygunluk vaadini birbirine karıştırmamalıdır. Sır bileşimindeki üretim kaynaklı eksiklik ile taşıma sırasında meydana gelen kırık kupalar da aynı ayıp başlığında toplanmamalıdır.
Yetkili mahkeme ve uygulanacak hukuk
Alman alıcı Türk satıcı aleyhine Türkiye’de dava açmayı değerlendiriyorsa ilk kontrol sözleşmenin tahkim, mahkeme seçimi ve uygulanacak hukuk maddeleridir. Türk mahkemesinin milletlerarası yetkisi açısından MÖHUK m.40 ve ilgili iç yetki hükümleri değerlendirilir. Ticari iş niteliği ve mahkemenin görevli olup olmadığı TTK m.4–5 çerçevesinde somut dosyaya göre belirlenebilir. Para alacağı ve tazminat taleplerinde TTK m.5/A kapsamındaki dava şartı arabuluculuk ayrıca kontrol edilmelidir.
Uyuşmazlığın CISG’ye tabi olması tek başına Mersin veya İstanbul mahkemesini yetkili kılmaz. Satıcının Türkiye’deki yerleşimi, ifa yeri, sözleşmedeki yetki hükmü ve tahkim anlaşmasının geçerliliği birlikte incelenir. Alman mahkemesinde alınacak kararın Türkiye’de icrası düşünülüyorsa tanıma ve tenfiz ihtiyacı da stratejiye dâhil edilir. Yetki konusunda genel ve kesin bir sonuç, sözleşme görülmeden verilemez.
Türkiye’de delil tespiti, ihtiyati tedbir ve belge ibrazı
HMK m.400 delil tespiti talebinin koşullarını; m.389 ihtiyati tedbirin şartlarını düzenler. Türk fabrikanın sır reçetesi, üretim defteri, laboratuvar kayıtları veya satış numuneleri kaybolma riski taşıyorsa uygun usulî başvuru değerlendirilebilir. Hangi talebin tespit, hangi talebin tedbir niteliğinde olduğu karıştırılmamalıdır. Sırf karşı tarafın belgeleri elinde bulundurması, tüm ticari sırların sınırsız biçimde teslimini sağlayacak bir tedbir sonucunu garanti etmez.
HMK m.199 elektronik belgelerin delil niteliğini; m.219–220 belge ibrazına ilişkin çerçeveyi ilgilendirir. E-postalar, teknik şartnameler, yükleme fotoğrafları, laboratuvar testleri ve sipariş kayıtları tarih sırasıyla saklanmalıdır. Mahkemeye sunulacak soru listesi, metal göçü kaynağını ve ayıp anını teknik olarak saptamaya elverişli, ölçülebilir ve tarafsız olmalıdır.
Satıcıya gönderilecek ihtarın iskeleti
İhtar yazısında sözleşme numarası, sevk tarihi, parti kodları, uygunsuzluk şüphesinin öğrenilme tarihi, kullanılan test metodu ve rapor numarası yer almalıdır. Ardından hangi belgelerin ne süre içinde istenildiği, numunelerin nasıl korunacağı, karşı test önerisi, şu an durdurulan satışın kapsamı ve hakların saklı tutulduğu belirtilmelidir. Kesinleşmemiş sağlık tehlikesi iddiaları, teknik delilin gösterdiğinden daha ileri bir kesinlikte kaleme alınmamalıdır.
Karşı tarafın cevabını almak için ölçülü fakat delil kaybına izin vermeyen süre belirlenebilir. Belirli hukuki hakların kullanılmasına ilişkin şekil ve sürelerin ayrıca korunması gerekir. Satıcıya laboratuvar raporunun okunabilir kopyası ve örnek kimliği gönderilirken ticari gizlilik/kişisel veri kapsamı göz önünde tutulmalıdır. İhtarın teslimi ve sonradan yapılan ek açıklamalar tek dosyada kayıt altına alınmalıdır.
Örnek zarar dosyasında ispat tablosu
İhtilafı tek rakamla tanımlamak yerine zarar dosyası beş ayrı grupta toplanmalıdır: alım bedeline ilişkin haklar, test ve ürün ayrıştırma giderleri, satıştan çekme ve bilgilendirme giderleri, yeni tedarik/ikame alım farkı ile ispatlanabilir üçüncü kişi talepleri. Her grubun yanında ilgili fatura, alındı, banka hareketi, karar tarihi ve başka yolla telafi edilip edilmediği gösterilmelidir.
Örneğin 20.000 kupalık teslimatta yalnız 2.000 adet belirli sır serisine aitse 20.000 adetlik zarar hesabı açıklamasız yapılamaz. Öte yandan izlenebilirlik kaydı olmadığı için bütün stoğun makul süre satışa kapatılması gerekmişse bunun teknik ve idari gerekçesi ayrıca belgelenmelidir. Bu yapı, karşı tarafın soyut olarak “masraflar abartılmış” itirazı yerine her kalemi somutça tartışmasını sağlar.
Sözleşme hazırlığında gelecek sevkiyatlar için kontrol maddeleri
Yeni alım sözleşmesinde ürünün gıdayla temas amacı, hedef pazar, uygulanacak AB ve ülke mevzuatı, seramik kategori ve test standardı açıkça yazılmalıdır. Parti başına uygunluk beyanı, laboratuvar sonuçlarının doğrulama imkânı, üretimde sır veya hammadde değişikliğinde ön bildirim, arşiv süresi ve bağımsız karşı numune hakkı düzenlenebilir. Sözleşmeye yalnız “CE sertifikalıdır” gibi alakasız veya genel bir ifade yazmak seramik göçü mevzuatının ispat ihtiyacını karşılamaz.
Gider paylaşımında hangi olayda test, depolama, geri çekme ve tercüme masrafının kime ait olduğu; satıcının ne kadar sürede belge sağlayacağı ve tedarik zincirindeki alt imalatçıya başvurup başvuramayacağı belirtilmelidir. Tedarikçi kalite kontrol planının uygulanması, her teslimatta eski raporun otomatik kullanılmasının önüne geçebilir. Sözleşmede tanımlanan idari ödevler üçüncü kişi makamlarının yetkilerini ortadan kaldırmaz.
Almanya dışına da satış varsa ülke bazında kontrol
Alman şirketinin ürünleri Hollanda veya başka bir AB ülkesine yeniden satması, ayrıca ulusal özel hükümlerin kontrolünü gerektirebilir. 2026’da Hollanda’nın seramik gıda temas ürünlerinde kurşun-kadmiyum sınırlarına ilişkin daha sıkı ulusal düzenlemesi, tüm AB’de aynı yeni sayıların yürürlüğe girdiği anlamına gelmez. Almanya dosyasında direktif sınırları değerlendirilirken hedeflenen dağıtım pazarına özgü ilave koşullar ayrıca dosyalanmalıdır.
Ürünün Almanya merkezli e-ticaret sitesinden birden fazla ülkeye satılması satış coğrafyasını, müşteri bilgilendirmesini ve geri çekme lojistiğini değiştirebilir. Bu nedenle pazarlama ekiplerinin hedef ülke ve satış platformu verileri hukuk dosyasına eklenmelidir. AB’de serbest dolaşım düşüncesi, her ulusal sağlık önlemini hiçbir inceleme yapılmadan geçersiz hâle getirmez.
Pratik işlem sırası ve hata yapılmaması gereken noktalar
İlk gün ürün kimliğini ve şüpheli partiyi ayırın; ikinci adımda test raporunun 84/500/AET kapsamındaki yöntem, kategori ve birim yönünden doğruluğunu inceleyin; üçüncü adımda uygunluk beyanı ile üretim kayıtlarını toplayın. Bununla eş zamanlı olarak alıcı-satıcı sözleşmesindeki bildirim hükümleri ve CISG m.38–39 yönünden hak kaybına yol açmayacak yazılı iletişimi kurun. İşlem sırası olayın riskine göre değişebilir, ancak idari önlem ile sözleşmesel ihbarı birbirinin tamamlanmasını bekletmek genellikle gereksiz risk doğurur.
Karar tutanakları, tedarikçi yazışmaları, depo işlemleri, numune teslimleri ve masraf belgeleri ortak dosya numarasıyla tutulmalıdır. Teknik raporla kanıtlanmamış sonuçlar ticari ihtarda kesin hüküm olarak yazılmamalı; mahkemede doğrulanmamış yargı kararları kullanılmamalıdır. Uygunluk sorunu çözüldüğünde bile sonraki üretim partileri için kalite güvence kontrolü tekrar edilmelidir.
Resmî mevzuat ve kurum kaynakları
- 84/500/AET Seramik Direktifi (AB resmî metin)
- 2005/31/AT değişikliği ve Ek III (AB resmî metin)
- 1935/2004 (AT) gıdayla temas eden malzemeler
- 2023/2006 (AT) iyi üretim uygulamaları
- Alman LFGB §30
- Alman LFGB §31
- ECHA seramik kurşun-kadmiyum limit tablosu
- UNCITRAL CISG resmî kaynak
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
- 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk Kanunu
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu
- Hollanda resmî 2026 seramik değişikliği
Bu sayfadaki hukukî açıklamalar 1 Kasım 2026 tarihi itibarıyla kamuya açık resmî kaynaklar esas alınarak hazırlanmıştır. Mahkeme veya makam sonucu somut belgeye göre değişir.
Sıkça sorulan sorular
Seramik kupada kurşun sınırı kaçtır?
84/500/AET m.2/4 uyarınca olağan doldurulabilir kupa ikinci kategori kabul edildiğinde kurşun göç sınırı 4,0 mg/litredir. Kategori ve test koşulları doğrulanmalıdır.
Kadmiyum için sınır nedir?
İkinci kategori seramikte kadmiyum göç sınırı 0,3 mg/litredir. Toplam içerik değil, belirtilen yöntemle ölçülen göç değeri esas alınır.
Her sınır aşımı bütün ürünlerin imhası mıdır?
Hayır. Etkilenen parti, risk değerlendirmesi, yetkili makamın işlemi ve uygulanabilir yasal seçenekler ayrı incelenir; imha otomatik sonuç değildir.
84/500/AET m.2/5 yüzde elli kuralı nasıl işler?
İlk sapmanın kapsamı ve aynı özellikte en az üç başka örnekle yapılan testin ortalaması ile tekil sonuçları birlikte değerlendirilir; genel serbest sınır değildir.
Alman ithalatçı uygunluk beyanını kimden ister?
2005/31/AT ile eklenen m.2a ve Ek III uyarınca imalatçı veya AB’deki satıcı tarafından düzenlenen, ithalatçı bilgilerini ve ürün tanımını içeren beyan istenir.
Laboratuvar raporu olmayan kupa satılabilir mi?
Belgelerin yasal uygunlukla ilişkisinin ve ürünün test gerekliliklerinin değerlendirilmesi gerekir. Teknik dayanakların yetkili makama sunulması istenebilir.
Türk üreticiye karşı hangi hukuk uygulanır?
Uluslararası mal satımında CISG m.1, m.3 ve m.6 ile sözleşmenin hukuk seçimi birlikte incelenir; otomatik yalnız Türk iç hukuku denemez.
Ayıp bildirimi için her durumda sekiz gün mü vardır?
Hayır. CISG m.38–39 makul muayene ve bildirim rejimi öngörür; somut koşullar ve sözleşme ayrıca değerlendirilir.
Alman şirket alım bedelinin tamamını geri isteyebilir mi?
Koşullarına göre CISG m.46, 49, 50 ve 51 çerçevesinde ikame, fesih, bedel indirimi veya kısmi haklar tartışılır; otomatik tam iade garantisi yoktur.
Laboratuvar, depo ve geri çekme masrafları tazminata eklenebilir mi?
CISG m.74–77 uyarınca ihlalle nedensellik, öngörülebilirlik, makullük ve zararı azaltma koşulları ispatlanarak değerlendirilebilir.
Türkiye’de dava açmadan önce arabuluculuk gerekir mi?
Ticari para alacağı veya tazminat bakımından TTK m.5/A kapsamı ve yetkili mahkeme/uygulanacak usul kontrol edilir; her uyuşmazlığa otomatik uygulanmaz.
Seramik için CE belgesi yeterli midir?
Hayır. Gıda temaslı seramiğin ilgili 84/500/AET, 1935/2004 ve 2023/2006 çerçevesindeki teknik uygunluğunun belgelenmesi gerekir; genel CE ifadesi bunların yerine geçmez.
Ofis ve iletişim
Fizikî ofislerimiz Mersin ve İstanbul’dadır. İstanbul adresi: Maslak Ahi Evran Caddesi Polaris Plaza No: 21 Kat: 9, 34475 Sarıyer/İstanbul. Hukukî değerlendirme ve dosya görüşmesi için +90 552 224 43 66 numarasından iletişim kurulabilir.
Mersin ofisi konumu:
İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul
İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.
İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
