İngiltere Limitation Act 1980 Altı Yıllık Süre Türkiye’de Alacak Davasını Etkiler mi? MÖHUK 8
Kısa ve net cevap
İngiltere ve Galler’de Limitation Act 1980 Section 5, simple contract borçları için genel olarak dava sebebinin doğumundan itibaren altı yıl öngörür. Bu süre Türkiye’deki her alacak davasına otomatik uygulanmaz. MÖHUK m.8 zamanaşımını esas ilişkiye uygulanan hukuka bağlar; bu hukuk İngiliz hukukuysa İngiliz Section 5, 6, 8 ve 29–32; Türk hukukuysa TBK m.146 ve özel süreler değerlendirilir. Borçlunun kısmi ödemesi ve yazılı ikrarı, İngiliz s.29–30 koşullarına göre süreye etki edebilir.
İnceleme tarihi 1 Kasım 2026. İngiltere ve Galler bağlantılı Türk vatandaşlarının sözleşme, para alacağı, ticaret ve tahsil uyuşmazlıkları için hukuk rehberidir.
| Hukukî soru | Özet | Madde |
|---|---|---|
| İngiliz simple contract | Genel 6 yıl, dava sebebinin doğumu | Limitation Act s.5 |
| Belirli özel ödünç | Talep ve sözleşme koşulları | s.6 |
| Deed / specialty | Kural olarak 12 yıl; özel süreler saklı | s.8 |
| Borç ikrarı ve kısmi ödeme | Süreye etkisi ve dolmuş hakkın canlanmaması | s.29–30 |
| Hile ve gizleme | Başlangıç ertelemesi için özel koşullar | s.32 |
| Türk mahkemesi kanunlar ihtilafı | Zamanaşımı esasa uygulanan hukuka bağlı | MÖHUK m.8 |
| Türk genel zamanaşımı | 10 yıl, özel 5 yıllık haller saklı | TBK m.146–147 |
| Türk süre başlangıcı ve kesilme | Muacceliyet, ikrar, dava ve takip | TBK m.149, 154 |

İngiliz altı yıllık sürenin Türkiye’deki davaya etkisi
İngiltere ve Galler’de taraflar arasında imzalanan sıradan bir sözleşmeden doğan alacak, Türk mahkemesinde ileri sürüldüğünde uygulanacak zamanaşımı süresi yalnız tarafların vatandaşlığına veya davanın Türkiye’de açılmasına bakılarak belirlenemez. İngiliz Limitation Act 1980 Section 5, simple contract kaynaklı davalar için dava sebebinin doğduğu tarihten itibaren altı yıllık genel süre öngörür. Türk hukukunda 5718 sayılı MÖHUK m.8 ise zamanaşımının hukukî işlem ve ilişkinin esasına uygulanan hukuka tabi olduğunu düzenler. Bu nedenle Türk mahkemesi İngiliz maddi hukukunu uygulanacak hukuk olarak belirlerse İngiliz zamanaşımı hükümlerinin etkisi araştırılabilir. Türk hukukuna tabi farklı bir borçta TBK’nın ilgili süreleri gündeme gelir.
Limitation Act 1980 Section 5’te simple contract
Section 5, simple contract üzerindeki hakka dayanan davanın cause of action accrued tarihinden itibaren altı yıl geçtikten sonra açılamayacağını belirtir. Sözleşmenin yazılı, sözlü veya ticari ilişki içindeki belirli biçimlerde kurulmuş olması, her durumda özel şekilli deed anlamına gelmez. Hukukî ilişkinin gerçekten simple contract olup olmadığı, hangi borcun ihlal edildiği ve sözleşmenin uygulanacak hukuku incelenmelidir. Bir Londra şirketiyle yapılmış hizmet sözleşmesindeki ödeme borcu simple contract olabilir; ancak başka kanuni alacak türleri aynı genel süreye otomatik sokulamaz. Altı yıl, İngiliz hukukundaki bütün dava ve hukuk yollarının tek süresi değildir. Hak düşürücü nitelikli farklı özel süreler bulunabilir.
Dava sebebinin doğduğu tarih, fatura tarihinden farklı olabilir
İngiliz s.5 bakımından altı yıllık genel süre, ticari faturanın mutlaka düzenlendiği günde başlamaz; sözleşme ihlali sebebinin ne zaman doğduğu saptanmalıdır. Mal bedelinin ödeneceği gün sözleşmeyle ileri bir tarihe bırakılmış olabilir. Hizmetin ifası tamamlanmışken fatura geç düzenlenmişse borcun muacceliyet şartları ayrı incelenir. Kısmi ve aşamalı teslim sözleşmelerinde farklı ödeme alacaklarının doğum anları farklı olabilir. Buna karşılık İngiliz müşterinin ‘faturayı henüz muhasebeye kaydetmedim’ savunması da sözleşmedeki geçerli vade koşullarını kendiliğinden değiştirmez. Her fatura için teslim, kabul, vade ve dava sebebinin doğumu ayrı kronolojide gösterilmelidir.
Section 6 özel ödünç sözleşmeleri istisnası
Limitation Act 1980 Section 6, belirli koşulları taşıyan ve geri ödeme günü belirlenmemiş bazı ödünç sözleşmeleri hakkında özel düzenleme içerir. Bu nedenle ‘bir İngiliz kişiye para verdiğim gün altı yıllık süre kesin başladı’ şeklindeki genelleme yanlış olabilir. Borcun belirli tarihte veya talep üzerine ödeneceğini düzenleyen hüküm, güvence belgesi, yazılı geri ödeme talebi ve ödünç sözleşmesinin niteliği incelenmelidir. Maddenin kapsadığı özel ödünçlerde yazılı geri ödeme talebi, Section 5 açısından dava sebebinin doğumunu etkileyebilir. Bu sistem bütün ticari faturalar için uygulanmaz. Türk TBK ödünç hükümleri ile İngiliz Section 6 arasında tam eşdeğerlik kurulamaz.
Section 8 specialty için on iki yıllık genel süre
İngiltere ve Galler Limitation Act Section 8(1), specialty olarak nitelenen sözleşmelere dayalı bazı davalar için on iki yıllık genel süre düzenler. Section 8(2), başka maddelerde daha kısa süre varsa onların etkisini saklı tutar. İngiliz hukukunda deed ile sıradan imzalı sözleşme arasındaki biçim ve yürütme şartları bu nedenle önem taşır. Her şirket sözleşmesinin iki kişi tarafından imzalanmış olması onu otomatik deed yapmaz. ‘Executed as a deed’ ifadesinin bulunması da diğer şekil koşulları araştırılmadan tek başına kesin sonuç sağlamayabilir. Türk dava dosyasında yabancı belgenin hukuki niteliği, taraf sıfatı ve hangi borcu doğurduğu açıkça belirlenmelidir.
Section 29 borcun kabulü ve kısmi ödeme
Limitation Act 1980 Section 29(5), belirli borç veya tutarı belirli para taleplerinde borçlunun alacağı kabul etmesi ya da bu alacak için ödeme yapması üzerine dava sebebinin doğum tarihinin yeniden ele alınmasını düzenler. Maddenin uygulanması için borcun niteliği ve işlemin ne zaman yapıldığı önemlidir. İngiliz borçlunun ticari faturanın küçük bir kısmını ödemesi, nitelikli durumlarda süre hesabını etkileyebilir. Buna karşılık her banka transferi aynı faturanın ikrarı olarak kabul edilmemelidir. Ödemenin hangi alacağa ve hangi tarihte yapıldığı, açıklama satırı ile taraf yazışmalarında doğrulanmalıdır. Section 29(6)’daki kira ve faiz ödemelerine ilişkin özel ayrımlar da göz ardı edilmemelidir.
Section 29(7): süre dolduktan sonra otomatik canlanma yok
Section 29(7), kanuna göre zaten zamanaşımı engeline uğramış bir dava hakkının sonraki ikrar veya ödemeyle Section 29 uyarınca yeniden canlanmayacağını açıkça düzenler. Bu hüküm, Türk TBK’daki kesilme ve yeni süre kurallarıyla doğrudan özdeş değildir. Alacaklı İngiliz hukukuna tabi borcu yıllarca takip etmemiş ve süresi geçmişse, borçlu sonraki tarihte kısa bir özür e-postası göndermiş diye yeni altı yıllık süre başladığına güvenmemelidir. Olayın gerçekten zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, geçerli ikrar, varsa bağımsız yeni sözleşme ve diğer hukukî koşullar ayrı değerlendirilmelidir. Süre dolmadan yapılan kabul veya ödeme ile sonrasındaki olaylar aynı sonuç doğurmayabilir.
Section 30 yazılı ve imzalı ikrar şartı
Limitation Act 1980 Section 30(1), Section 29 bakımından geçerli olabilecek borç ikrarının yazılı ve ikrar eden kişi tarafından imzalı olmasını arar. Section 30(2), belirli hâllerde yetkili temsilci tarafından yapılan işlem veya kabul ile ilgili hükümler içerir. İngiliz şirketin muhasebe çalışanı tarafından gönderilen isimsiz e-postanın şirket adına geçerli ikrar olup olmadığı otomatik söylenemez. Elektronik iletişimde imza ve yetki şartları somut yazışma, kullanılan hesap, şirket temsil düzeni ve İngiliz hukukuna göre değerlendirilmelidir. Sadece ‘borcunuzu gördük’ şeklindeki genel bildirim ile belirli borcun kabulü arasındaki fark önem taşır. Türk TBK m.154’teki ikrar kavramı aynı şekil şartına tabi olmayabilir.
Kısmi ödemenin hangi borca ait olduğu
Bir İngiliz şirketin Türk tedarikçiye farklı tarihli on fatura borcu bulunurken yaptığı tek bir banka transferinin hangi faturayı karşıladığı süre hesabı bakımından önemlidir. İngiliz s.29(5) kapsamında ödeme ile yenilenen talebin hangi borç olduğu belirlenmelidir. Para transferi açıklamasında belirli fatura numarası yazabilir, borçlu ödemeyi açık şekilde bir alacağa tahsis etmiş olabilir veya taraflar bakiye konusunda çekişiyor olabilir. Bütün açık faturaların zamanaşımı sürelerinin tek havaleyle kendiliğinden yenilendiği varsayılmamalıdır. Alacaklı her transferi sözleşme, cari hesap mutabakatı ve borçlu yazışmalarıyla eşleştirmelidir. Türk hukukuna tabi hesaplarda mahsup ve ikrar hükümleri ayrıca değerlendirilir.
Section 32 hile ve gizleme hâlinde sürenin başlangıcı
Limitation Act 1980 Section 32, davalının hilesi, ilgili olguyu kasıtlı gizlemesi veya belirli hata iddiaları bulunan uyuşmazlıklarda zamanaşımı süresinin başlamasını etkileyebilir. Maddenin ilk fıkrasında ilgili durumun öğrenilmesi veya makul özenle öğrenilebilmesi ölçütü önemlidir. Bu nedenle alacaklının bir sözleşmeye ‘bize bilgi verilmedi’ yazması, her olayda süreyi sınırsız erteler sonucunu doğurmaz. Gizlenen olgu, davalı davranışı, alacaklının makul inceleme imkânı ve fiili öğrenme tarihi delillendirilmelidir. Aynı maddenin üçüncü kişilerce iyi niyetli ve değer karşılığı edinilen mallarla bağlantılı koruma sınırlamaları da bulunur. Geç ödeme ile hileyi birbirine karıştırmak doğru değildir.
İngiliz Yüksek Mahkemesi içtihatlarını otomatik aktarmamak
İngiliz Limitation Act Section 32 yorumu yargısal kararlardan etkilenebilir; buna rağmen doğrulanmamış karar numarası veya kaynağı tespit edilmemiş sözlü özet üzerinden genel sonuç kurmak doğru değildir. Her mahkeme kararının olguları, değerlendirdiği madde ve bağlayıcılık düzeyi ayrıca incelenir. Bu rehberde kanunun açık metnindeki esas kurumlara odaklanılmıştır. Türkiye’deki uyuşmazlıkta İngiliz maddi hukukunun uygulanması gerekiyorsa uzman görüşü veya resmî kaynaklar aracılığıyla güncel yorum tartışılabilir. Türk mahkemesinin yabancı hukuku araştırma görevi MÖHUK m.2 çerçevesinde yerine getirilir. Taraflar İngiliz hükmünü yalnız kendi lehine seçilmiş bir paragrafla sınırlamamalıdır.
MÖHUK m.8: zamanaşımı esasa uygulanacak hukuka tabidir
5718 sayılı MÖHUK m.8, zamanaşımının hukukî işlem veya ilişkinin esasına uygulanan hukuka tabi olduğunu kısa ve açık biçimde belirler. Bu düzenleme, Türk mahkemesinde davanın görülmesinin zamanaşımını da her zaman Türk TBK hükümlerine bağlamadığını gösterir. Türk hâkimi sözleşmeye İngiliz hukukunun uygulanacağını tespit ederse ilgili İngiliz zamanaşımı hükümlerini araştırmalıdır. Ancak yabancı hukukun uygulanması ilkesi, Türk mahkemesinin görev ve yetkisinin, ispat usulünün ve tenfiz konularının da İngiliz hukukuna geçtiği anlamına gelmez. Uyuşmazlıkla bağlantılı milletlerarası sözleşmeler ve özel istisnalar varsa ayrıca değerlendirilir. Hukukî ilişki doğru sınıflandırılmalıdır.
MÖHUK m.24 ve tarafların İngiliz hukukunu seçmesi
MÖHUK m.24, sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde açık veya tereddüde yer vermeyecek biçimde anlaşılan hukuk seçiminin etkisini düzenler. Bir Türk yüklenici İngiltere’deki müşteriyle sözleşmesinde England and Wales law seçmişse, Türk mahkemesi bu seçim ile m.8 zamanaşımı bağlantısını birlikte inceleyebilir. Buna karşılık sözleşmenin İngilizce yazılmış olması veya Londra mahkemelerinin yetkili gösterilmesi her durumda İngiliz maddi hukukunun seçildiğini ispatlamaz. Yetki şartı ile hukuk seçimi ayrı kavramlardır. Seçim yoksa m.24’teki en sıkı ilişki ve karakteristik edim bağlantıları gündeme gelebilir. Tarafların fiili işyerleri, sözleşmenin ifası ve diğer bağlar belirlenmelidir.
MÖHUK m.2 yabancı hukukun içeriğinin tespiti
MÖHUK m.2(1), hâkimin Türk kanunlar ihtilafı kurallarını ve bunlara göre yetkili yabancı hukuku re’sen uygulamasını öngörür; yabancı hukukun içeriğinin tespitinde taraflardan yardım istenebilir. Yabancı hukuk bütün araştırmalara rağmen tespit edilemiyorsa m.2(2) uyarınca Türk hukuku uygulanmasına ilişkin kural bulunur. Bu, tarafın yalnız yabancı kanun maddesini bildirmemesi durumunda Türk hukukunun otomatik uygulanacağı anlamına gelmez. İngiliz mevzuatın güncel metni, yürürlük zamanları, dava türü ve gerekiyorsa hukuki uzman açıklaması uygun yöntemle ortaya konmalıdır. Türk mahkemesinin İngiliz Section 5’teki altı yılı uygulaması için öncelikle sözleşmenin o hukuka bağlandığının ortaya çıkması gerekir.
Türk TBK m.146 genel on yıllık süre
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.146, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacağın on yıllık zamanaşımına tabi olduğunu düzenler. Bu genel süre, özel hüküm bulunan her talepte otomatik uygulanmaz. Bir ticari alacak, işçilik ücreti, kira, eser sözleşmesi bedeli veya başka dava sebebi bakımından özel beş yıllık süre veya başka düzenleme bulunabilir. İngiltere’deki alacak için sırf Türk mahkemesinde dava açılacağı varsayımıyla TBK m.146 süresini seçmek hatalı olabilir. Önce MÖHUK m.8 ve 24 kapsamında uygulanacak hukuk belirlenir, ardından ilgili esas hukuktaki özel zamanaşımı kuralları araştırılır. Alacak türü kadar başlangıç günü de önem taşır.
TBK m.147 beş yıllık süre uygulamaları
TBK m.147, kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi dönemsel edimlerin bir kısmı ile vekâlet, komisyon ve belirli eser sözleşmesi alacakları gibi sayılan kategorilerde beş yıllık zamanaşımı öngörür. Maddenin her bendi belirli özellikler taşıdığından İngiliz ticari faturasının mutlaka beş yıllık Türk süreye tabi olduğu söylenemez. Bir Türk şirketin İngiliz müşteriden satış bedeli istemesiyle İngiltere’de yapılmış vekâlet hizmetinin ücretinin talep edilmesi ayrı hukuki nitelikler taşır. Türk hukukunun uygulanacağı tespit edilirse m.146 ve 147 arasındaki ayrım sözleşmenin gerçek içeriğine göre yapılmalıdır. Tarafların fatura üzerinde verdiği isimle maddi ilişki aynı olmayabilir.
TBK m.149 ve İngiliz Section 5 başlangıçları
TBK m.149, genel olarak zamanaşımının alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başladığını düzenler. Muacceliyet belirli bir bildirime bağlıysa bildirimin yapılabileceği gün dikkate alınır. İngiliz Limitation Act Section 5 ise dava sebebinin doğduğu tarihe atıf yapar. Bu kavramlar kimi olayda aynı takvim tarihine götürebilir fakat aynı sözcüklerden oluşmaz ve her dosyada aynı sonuç çıkmaz. Kredi, hizmet, ayıplı ifa veya ihlalden doğan zarar söz konusu olduğunda başlangıç ayrıca tartışılabilir. Her alacak için sözleşmenin imzalandığı gün, ifa günü, vade ve ihlal tarihi ayrı gösterilmelidir. Zamanaşımı takvimi varsayıma göre değil belgelere göre hazırlanmalıdır.
TBK m.154 ikrar ve icra takibi kesilmesi
Türk TBK m.154, borçlunun borcu ikrarı, özellikle faiz ödemesi veya kısmen ifa; ayrıca alacaklının mahkeme, hakem, icra takibi veya iflas masasına başvurması gibi durumlarda zamanaşımının kesilmesini düzenler. Ancak bu hüküm Türk hukukunun alacağa uygulanacağı durumda değerlendirilir. İngiliz Limitation Act Section 29’da borç kabulünün şekli, ödeme ve özellikle süre dolduktan sonraki etkisi farklı kurallara tabidir. Türk alacaklı İngiliz borçluya 2026’da ödeme ihtarı göndererek TBK m.154 anlamında her durumda kesilme sağladığını düşünmemelidir; ihtarname m.154’te sayılan mahkeme veya icra başvurularından farklı bir işlemdir. Süreyi koruyacak gerçek usul hareketi hukukî rejime göre seçilmelidir.
TBK m.156 yeni süre, İngiliz Section 29 ile fark
TBK m.156, zamanaşımının kesilmesiyle yeni sürenin işlemeye başlayacağını düzenler; borcun bir senetle ikrar edilmesi veya mahkeme ya da hakem kararına bağlanması hâlinde yeni sürenin on yıl olması gibi özel düzenleme içerir. İngiliz s.29(5) ve (7) ise kabul ve ödemenin dava sebebine etkisini kendi koşullarıyla düzenler. Aynı İngiliz alacağın Türk kanunu m.156 ile uzatılabileceği varsayımında MÖHUK m.8’in bağlama kuralı gözden kaçırılmamalıdır. Türk usulünde görülen bir dava, İngiliz hukukuna tabi zamanaşımı meselesinde de aynı gün ve aynı işlemlere bağlanan sonuçları doğurmayabilir; yabancı hukukun uygulanması ve usul etkileri ayrıca değerlendirilir.
TBK m.161 zamanaşımı def’i ve mahkemenin rolü
TBK m.161, zamanaşımı ileri sürülmedikçe hâkimin bunu kendiliğinden göz önüne alamayacağını düzenler. Ancak İngiliz hukukunun uygulanması gereken bir uyuşmazlıkta, maddi zamanaşımı kuralları ile Türk usulüne ilişkin ileri sürme ve savunma düzeninin nasıl birlikte çalışacağı dikkatle belirlenmelidir. Taraf sadece ‘altı yıl geçti’ dediği için dava otomatik reddedilir veya davalı hiçbir işlem yapmasa bile Türk mahkemesi aynı sonuca ulaşır denilemez. Dava türü, uygulanacak yabancı hukuk ve Türk yargılama usulündeki savunma zamanı önemlidir. Borçlu süre itirazı hazırlarken borcun başlangıç, ikrar ve ödeme kayıtlarını doğru ve eksiksiz sunmalıdır.
Letter Before Claim zamanaşımını otomatik keser mi?
İngiltere’de Letter Before Claim, dava öncesi yazışma ve uyuşmazlığın çözümünü araştırma bakımından önem taşır. Fakat böyle bir mektubun gönderilmesi, İngiliz Limitation Act 1980 Section 5’teki altı yıllık süreyi her durumda otomatik durdurmaz. Section 29’un ödeme veya geçerli ikrar şartlarıyla alacaklının tek taraflı ihtar göndermesi aynı işlem değildir. Türk TBK m.154’te de yalnız ihtarnamenin gönderilmiş olması sayılan kesilme sebeplerinin tamamını karşılamaz. Alacaklı karşı tarafın yanıtını beklerken sürenin dolmasını önlemek için yetkili hukuk düzeninde gerekli dava veya diğer uygun işlem zamanlamasını araştırmalıdır. İhtarın tebliğ ve içerik kanıtları ayrıca saklanmalıdır.
İngiliz Part 36 Offer ve Tomlin Order ayrımı
İngiliz uyuşmazlıklarında Part 36 Offer bir uzlaşma teklifi mekanizmasıdır; Tomlin Order ise yargılamanın uzlaşma koşullarıyla sona ermesi veya durmasına ilişkin farklı bir karar yapısı olabilir. Bu belgelerin varlığı zamanaşımı bakımından doğrudan ve her durumda aynı sonuca götürmez. Teklifin kabul edilip edilmediği, anlaşmanın yeni borç doğurup doğurmadığı, haklardan vazgeçme ve dava sebebi ayrı incelenmelidir. İki tarafın müzakere yaptığı günün otomatik olarak Section 29 uyarınca borç kabulü sayıldığı ileri sürülmemelidir. Türk mahkemesine sunulacak yabancı uzlaşma belgesinin şekli ve hukuki etkisi ayrıca MÖHUK ve ilgili usul hükümlerine göre değerlendirilir.
İngiltere Statutory Demand ve Türk icra işlemleri
Bir İngiliz alacaklı, borcun niteliği ve diğer koşullar mevcutsa Statutory Demand düzenlemeyi düşünebilir. Ancak bu bildirim her somut olayda dava açılması veya zamanaşımı için zorunlu kesme işlemi anlamına gelmez. İngiliz altı yıllık süre yaklaşırken yalnız borçlunun bildirimden korkup ödeme yapacağını ummak hak kaybı doğurabilir. Türkiye’de ise İİK kapsamında ilamsız takip veya uygun alacak davası farklı hukuki sonuçlar taşır. Türk icra ödeme emri İngiltere Statutory Demand ile aynı belge değildir. Uluslararası durumda icra işleminin hangi ülke varlığına yöneldiği ve alacağın hangi hukuka tabi olduğu ayrıca değerlendirilmelidir.
İngiliz borçlunun Türkiye’de taşınmazı varsa
İngiltere’deki şirket veya kişinin Türkiye’de kayıtlı taşınmazı ya da alacağı bulunması, Türk mahkemesinin her alacak davasında otomatik yetkili olduğu anlamına gelmez. Milletlerarası yetki ve uygulanacak hukuk birlikte araştırılmalıdır. İngiliz simple contract alacağında altı yıllık süre tartışması, taşınmazın Türkiye’de olması nedeniyle otomatik TBK on yıllık süreye dönüşmez. Türk taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin uyuşmazlık ise MÖHUK m.21 gibi farklı bağlantı kurallarını gündeme getirebilir. Alacak davasında borçlu sıfatı, yabancı şirket ile Türkiye’deki iştirak ayrımı ve icra yolu belirlenmelidir. Aynı şirket grubunun varlıkları kendiliğinden tek borçlunun varlığı sayılmaz.
İngiliz para hükmünün Türkiye’de tenfizi ayrı meseledir
İngiltere ve Galler’de sözleşme alacağı hakkında mahkeme kararı alınmışsa, Türkiye’de bu kararın tenfizi MÖHUK m.50–59 çerçevesinde ayrıca değerlendirilir. Dava açma zamanaşımı ile yabancı kararın Türkiye’de tanınması veya icrası için aranan koşullar aynı değildir. Yabancı mahkeme kararının kesinliği, niteliği, davalının savunma hakkı ve karşılıklılık gibi tenfiz şartları somut dosyada araştırılır. İngiliz County Court Judgment bulunduğu için Türk icra dairesinde doğrudan ilamlı haciz yapılabileceği varsayılmamalıdır. Kararda hükmedilen para alacağı ve ferileri ile alacaklının Türkiye’deki hangi kişiye yöneldiği açık olmalıdır.
Somut örnek: Leeds müşterisine Mersin’den mal satışı
Mersin’deki ticaret şirketinin Leeds merkezli müşterisine 2020 yılında mal sattığını ve 2021’de ödenmesi gereken bir fatura bulunduğunu varsayalım. Sözleşmede İngiliz hukuku geçerli kılınmışsa ve dava sebebi gerçekten simple contract kapsamındaysa İngiliz Section 5’in altı yıllık başlangıcı incelenir. 2024 yılında İngiliz müşteri tarafından yapılan belirli kısmi ödeme varsa Section 29(5) kapsamında hangi fatura için süreye etkisi olduğu ayrıca değerlendirilir. Buna karşılık sadece 2025’te gönderilen bir Letter Before Claim mektubuna dayanılarak yeni altı yıl başladı denilemez. Aynı olay Türk hukukuna tabi ise TBK m.146 veya özel süreler, m.149 ve 154 başka sonuçlar doğurabilir. Örnek kesin dava sonucunu temsil etmez.
Somut örnek: İngiltere’de Türk vatandaşı özel ödünç alacaklısı
Londra’da yaşayan Türk vatandaşının bir tanıdığına para verdiği ve ödeme gününü yazılı biçimde belirlemediği varsayılsın. Bu tür bir ödünçte yalnız paranın banka hesabından çıktığı gün esas alınarak Limitation Act Section 5’in kesin başladığı sonucuna ulaşılmamalıdır. Section 6’nın özel ödünç koşulları, talep tarihi, güvence belgesi ve diğer sözleşme şartları incelenir. Daha sonra yapılmış ödeme veya yazılı borç kabulü varsa Section 29 ve 30 ayrıca değerlendirilir. Alacaklının Türk vatandaşı olması borcu Türk TBK rejimine kendiliğinden bağlamaz. Türkiye’de malvarlığı bulunduğu iddiası ise mahkeme yetkisi ve takip imkânı açısından ayrı bir başlıktır.
Deliller, zaman çizelgesi ve sonuç
Bir İngiliz sözleşme alacağının Türkiye’de talebi için önce sözleşme, hukuk seçimi, karşı tarafın gerçek kimliği, ifa ve ihlal kayıtları, faturalar, vade yazışmaları, kısmi ödemeler ve olası imzalı ikrar belgeleri toplanmalıdır. Sonra MÖHUK m.8 ile m.24 bağlantıları değerlendirilerek İngiliz Limitation Act 1980 Section 5, 6, 8, 29, 30 ve 32 hükümlerinden hangisinin somut ilişkiye uygulanacağı saptanmalıdır. Türk hukukunun uygulanması halinde TBK m.146, 147, 149, 154, 156 ve 161 ayrı incelenir. Bütün işlemleri tek bir kronolojiye koymak, alacaklının son günü kaçırmasını ve borçlunun belgesiz itiraz üretmesini önlemeye yardımcı olur. Kesin süre veya tahsil garantisi somut dosya olmadan verilemez.
İlgili hukuk rehberleri
Resmî kanun metinleri ve kaynaklar
- Limitation Act 1980 s.5 — ordinary contracts
- Limitation Act 1980 s.6 — certain loan contracts
- Limitation Act 1980 s.8 — specialty
- Limitation Act 1980 s.29 — acknowledgment and part payment
- Limitation Act 1980 s.30 — formal provisions
- Limitation Act 1980 s.32 — fraud, concealment, mistake
- 5718 sayılı MÖHUK, Resmî Gazete (m.2, 8, 24)
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, mevzuat.gov.tr
İngiliz alacağı için altı maddelik süre kontrolü
- Sözleşmenin plain simple contract mı, specialty/deed mi veya özel ödünç mü olduğunu belirleyin.
- İngiliz mahkemesi yetki kaydı ile sözleşmeye uygulanacak hukuk seçimini birbirinden ayırın.
- İhlal, muacceliyet, fatura, bildirim ve ödeme günlerini kanıtlarla kronolojik sıraya koyun.
- Borçlunun kısmi ödemesini belirli faturayla eşleştirin; yazılı ve imzalı ikrar koşulunu Section 29–30’a göre inceleyin.
- Süre geçtikten sonra ikrarın hakka otomatik yeniden süre kazandırmadığını Section 29(7) bakımından kontrol edin.
- MÖHUK m.8 ile esas hukuku saptayın; İngiliz Section 5 veya Türk TBK m.146–147 ve ilgili özel hükümleri uygulanabilirlik şartlarıyla kıyaslayın.
Dava veya icra işlemine başlanmadan önce yetki, kesin son gün ve zamanaşımı savunması ayrıca somut dosyada değerlendirilmelidir.
Sık sorulan sorular
1. İngiltere sözleşme borcu kaç yılda zamanaşımına uğrar?
Limitation Act 1980 s.5 simple contract için dava sebebinin doğumundan itibaren genel altı yıllık süre öngörür; özel alacak ve istisnalar ayrıca incelenir.
2. İngiltere’deki altı yıl Türkiye’de açılan davada geçerli olur mu?
MÖHUK m.8, zamanaşımını esas ilişkiye uygulanan hukuka bağlar; İngiliz hukuku uygulanıyorsa İngiliz süre hükümleri değerlendirilebilir.
3. İngiltere altı yıllık süre faturanın kesildiği gün mü başlar?
Her zaman değil. S.5 için dava sebebinin doğduğu tarih; sözleşme vadesi ve ihlalin zamanı araştırılır.
4. İngiltere’de deed sözleşmeleri kaç yıldır?
Limitation Act s.8, specialty niteliğinde bazı davalarda on iki yıl öngörür; başka daha kısa özel süreler saklıdır.
5. Kısmi ödeme İngiliz zamanaşımını uzatır mı?
Limitation Act s.29(5) kapsamında bazı borç ve ödeme türlerinde süre hesabı yeniden başlayabilir; ödeme ve borç eşleştirilmelidir.
6. Zamanaşımı dolduktan sonraki İngiliz borç ikrarı yeni süre başlatır mı?
S.29(7), bir kez zamanaşımına uğrayan dava hakkının sonraki ikrar veya ödemeyle bu madde kapsamında canlanmayacağını belirtir.
7. İngiliz hukukunda borç ikrarının imzalı olması gerekir mi?
S.30(1), s.29 açısından etkili ikrarın yazılı ve ikrar eden kişi tarafından imzalı olması gerektiğini düzenler.
8. İngiltere Limitation Act s.32 hangi durumlarda önemlidir?
Hile, ilgili olgunun kasıtlı gizlenmesi veya belirli hata durumlarında sürenin başlangıcını etkileyebilir; şartları ayrıca ispatlanmalıdır.
9. Türkiye’de genel alacak zamanaşımı kaç yıldır?
TBK m.146 genel olarak on yıl öngörür; m.147 ve diğer kanunlardaki özel süreler ayrıca değerlendirilir.
10. Türkiye’de ihtar göndermek zamanaşımını mutlaka keser mi?
Hayır. TBK m.154 kesilme sebeplerini ayrıca sayar; İngiliz Letter Before Claim de s.29’daki ödeme veya ikrarla aynı işlem değildir.
11. Türk mahkemesi İngiliz zamanaşımını kendiliğinden inceler mi?
MÖHUK m.2 yabancı hukukun resen uygulanmasını; Türk usulünde zamanaşımı def’i ve ileri sürme şartları ise ayrı hükümlere bağlıdır.
12. İngiliz mahkeme kararının Türkiye’de haczi mümkün mü?
Yabancı para hükmünün Türkiye’de tenfizi MÖHUK m.50–59 ve ilgili icra koşullarına bağlıdır; İngiliz karar doğrudan Türk haczi değildir.
Mersin Akdeniz ofisi – Bakırcı & Keskin
İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul
İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.
İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
