B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文Français
Menü

Yabancı Mahkeme Kararı Türkiye’deki Evin Tapusunu Değiştirir mi?

yabancı mahkeme kararı tapu: Yabancı mahkeme kararı Türkiye'deki evin tapusunu değiştirir mi? Ayni hak, para alacağı, münhasır yetki, apostil ve kısmi tenfiz ayrımı.

Kısa cevap: Yabancı mahkeme kararı, Türkiye’deki bir evin tapu kaydını doğrudan değiştirmez. Türkiye’deki taşınmazın ayni hak sahipliğini değiştiren kararlar bakımından Türk mahkemelerinin münhasır yetkisi ve MÖHUK m.54/1-b denetlenir. Buna karşılık bir yabancı kararda Türkiye’deki evin değerinin hesaplanması sonucunda eşe veya başka kişiye para ödenmesine hükmedilmesi farklıdır. Her iki kararın başlığında aynı taşınmazın bulunması, hukuki sonuçlarının aynı olduğu anlamına gelmez. Hüküm fıkrası, talep edilen sonuç, kararın kesinliği ve Türkiye’deki uygulama yolu birlikte incelenir. Apostil ve tercüme, tanıma veya tenfiz kararının yerine geçmez.

Kısa Özet

Kararın içeriği Türkiye bakımından kontrol
Türkiye’deki evin tapusunu doğrudan değiştirme Münhasır yetki ve ayni hak denetimi yapılır.
Evin değeri üzerinden para ödenmesi Para alacağı hükmü olarak tenfiz şartları ayrı değerlendirilir.
Yalnız boşanma kararı Medeni hâl değişikliği, evin paylaşılması değildir.
Yabancı kararın apostilli nüshası Tasdik, Türkiye’de icra yetkisi sağlamaz.
Kararda birden fazla bağımsız hüküm Kısmi tanıma veya tenfiz şartları incelenir.
Tarafların gönüllü tapu devri Türk hukukunun resmî işlem ve tescil şartlarıyla ayrıca yapılır.
Yabancı mahkeme kararı ile Türkiye'deki taşınmaz kaydının birlikte incelenmesi

Kararın başlığı değil hüküm fıkrası belirleyicidir

Almanya, Hollanda veya başka bir ülkedeki dava sonunda düzenlenen belgenin “boşanma”, “miras” ya da “mal paylaşımı” başlığını taşıması tek başına yeterli değildir. Mahkemenin tam olarak neye karar verdiği okunmalıdır. Evin bir kişiye ait olduğunun tespiti, mevcut tapunun iptali, devre yönelik kişisel bir yükümlülük ve taşınmaz değerine göre hesaplanan para borcu farklı sonuçlardır. Türk mahkemesinden istenen hukuki etki bu ayrım üzerine kurulur.

Gerekçede Türkiye’deki bir taşınmazdan bahsedilmesi, o taşınmaz hakkında doğrudan tescil kararı verildiğini göstermez. Örneğin mahkeme eşlerin toplam malvarlığını hesaplarken Mersin’deki evi dikkate almış, fakat sonuçta yalnız belirli tutarın ödenmesine hükmetmiş olabilir. Böyle bir dosyada “yabancı mahkeme Türk tapusuna karar veremez” denilerek bütün kararın etkisiz sayılması doğru değildir. Önce hukuki niteliği ve talep edilen sonuç ayrıştırılmalıdır.

Ayni hak değişikliği ile para alacağı aynı değildir

Ayni hak, taşınmaz üzerindeki mülkiyet veya başka bir doğrudan hakka ilişkindir. Tapu malikinin değişmesi, intifa hakkının kurulması veya mevcut ayni hakkın kaldırılması bu alanı ilgilendirir. Para alacağı ise belirli bir kişiden ödeme istenmesidir. Ödeme hesabının bir evin değerine dayanması, para alacağını kendiliğinden tapu tescili talebine dönüştürmez. Bu ayrım hem milletlerarası yetki hem de kararın uygulanma şekli bakımından önemlidir.

Bir yabancı kararın taşınmaz devri için kişiye belirli bir davranış yüklemesi hâlinde de yalnız kullanılan kelimelerle yetinilmez. Kararın Türkiye’de doğurması istenen gerçek etki değerlendirilir. Tapu sicilini doğrudan değiştiren sonuç, kişisel borç etiketiyle münhasır yetki denetiminden çıkarılamaz. Buna karşılık gerçekten bağımsız bir para borcu varsa onun şartları ayrı incelenir. Dilekçede yabancı hükmün kapsamı daraltılmadan veya değiştirilmeden doğru aktarılmalıdır.

Türk mahkemelerinin münhasır yetkisi ne anlama gelir?

MÖHUK m.54/1-b, yabancı kararın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine giren konuda verilmemiş olmasını tenfiz şartları arasında sayar. Türkiye’deki taşınmazların ayni haklarına ilişkin uyuşmazlıklar bu incelemenin temel örnekleridir. HMK m.12, taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya hak sahipliğinde değişikliğe yol açan davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkisini düzenler. Türkiye’deki bir evin tapusu yönünden bu hükümler birlikte değerlendirilir.

İç hukuktaki her kesin yetki kuralının milletlerarası alanda aynı kapsamda münhasır yetki oluşturduğu düşünülmemelidir. İnceleme, ilgili kuralın amacı ve dava konusu üzerinden yapılır. Bu yazıda özellikle Türkiye’deki taşınmazın aynına yönelen karar ele alınmaktadır. Bir kira bedeli veya sözleşmeden doğan tazminat uyuşmazlığı, sırf aynı taşınmazla bağlantılı olduğu için otomatik olarak tapu iptal davasıyla bir tutulmaz. Hukuki nitelendirme yanlış yapılırsa uygun başvuru yolu da yanlış seçilir.

Tanıma ile tenfiz arasındaki ayrım

MÖHUK m.50, yabancı hukuk mahkemesi kararının Türkiye’de icra edilebilmesi için yetkili Türk mahkemesinden tenfiz kararı alınmasını düzenler. Tanıma ise yabancı kararın kesin hüküm veya kesin delil etkisinin kabulüne ilişkindir. M.58, tanımada uygulanacak şartları ve karşılıklılık şartının istisnasını açıklar. Dolayısıyla “yalnız tanıma istiyorum” demek, münhasır yetki veya kamu düzeni denetimini tamamen ortadan kaldırmaz.

Aynı maddenin üçüncü fıkrası, yabancı mahkeme kararına dayanılarak Türkiye’de idari işlem yapılmasında da ilgili usulün uygulanacağını belirtir. Bu nedenle mahkemeye gitmeden doğrudan tapu müdürlüğüne apostilli karar sunmak, tanıma ve tenfiz sistemini kendiliğinden aşan bir yol değildir. Genel ayrımlar için tanıma ve tenfiz rehberi tamamlayıcıdır. Somut tapu sonucu bakımından ise hükmün içeriği ayrıca denetlenmelidir.

Almanya’daki boşanma kararında Türkiye evi varsa

Boşanmanın Türkiye’de tanınması veya medeni hâl kaydına işlenmesi, taşınmazın mülkiyetini otomatik değiştirmez. Yabancı kararda evlilik bağının sona ermesi ile para veya malvarlığına ilişkin hükümler ayrı bölümlerde bulunabilir. Her bölümün hukuki etkisi ayrı değerlendirilir. Sadece boşanmayı gösteren kayıtla tapu müdürlüğünden evin yarısının diğer eş adına yazılması istenemez. Bunun için uygun maddi hak ve usul dayanağı gerekir.

Türkiye’deki evin mal rejimi tasfiyesine konu edilmesi ayrı bir incelemedir. Almanya’da boşanma sonrası Türkiye’deki evin mal paylaşımı rehberi, uygulanacak hukuk ve mali alacak ayrımını açıklar. Burada temel soru hesap miktarı değil, eldeki yabancı hükmün Türkiye’de hangi etkiyle kullanılacağıdır. Yabancı dosyada aynı değer için ödeme yapılmışsa bu ödeme yeni talep hazırlanırken saklanmamalıdır.

Miras kararı ve mirasçılık belgesi neden ayrıca incelenir?

Yabancı mahkemenin verdiği mirasçılık belgesi, bütün tereke mallarının belirli mirasçıya devredildiğini gösteren bir paylaşım hükmüyle aynı değildir. Belgenin çekişmeli bir karar mı, hak sahipliğini gösteren belge mi, yoksa vasiyetnamenin açılmasına ilişkin işlem mi olduğu belirlenir. Türkiye’deki taşınmazlara ilişkin miras ve tapu hükümleri ayrıca uygulanır. Yabancı mirasçılık belgesinin üzerinde bir kişinin adının bulunması, Türk tapusunu kendiliğinden değiştirmez.

Özellikle Alman miras belgeleri ile Türk mirasçılık belgesinin işlevi, kapsamı ve kullanılacağı merci karşılaştırılmalıdır. Sadece ülke adını değiştirerek aynı sonuç yazılmaz. MÖHUK m.20’nin Türkiye’deki taşınmazlara ilişkin hükmü ve Tapu Kanunu’ndaki belge düzeni birlikte değerlendirilir. Genel miras intikali için yurt dışı bağlantılı veraset ve miras intikali rehberi kullanılabilir. Somut belgeye ilişkin özel inceleme bunun yerine geçmez.

Kararın yalnız bir bölümü tenfiz edilebilir mi?

MÖHUK m.52, hükmün bir kısmının tenfizi isteniyorsa bu kısmın dilekçede gösterilmesini düzenler. M.56 da kısmen veya tamamen tenfiz yahut ret kararına imkân verir. Bu hükümler, birden fazla hüküm içeren yabancı kararda her bölümün aynı sonuca tabi olmayacağını gösterir. Bununla birlikte hükmün hukuken ve fiilen ayrılabilir olması gerekir. Türk mahkemesi yabancı kararın içeriğini yeniden yazan bir tasfiye makamı değildir.

Örneğin kararın bağımsız bir ödeme hükmü ile Türkiye taşınmazının aynına ilişkin ayrı bölümü varsa, her bölümün şartları incelenir. Para hükmünün tanınabilir olması tapu bölümündeki engeli kendiliğinden kaldırmaz. Tersine, tapu bölümündeki engel de her bağımsız para alacağını otomatik olarak hükümsüz yapmaz. Başvuru sahibi hangi hükmü, hangi tutar ve kapsamla uygulamak istediğini açıkça belirtmelidir. Ayrılmaz edimler bulunduğunda daha dikkatli nitelendirme gerekir.

Apostil neden tapu devri sağlamaz?

Apostil, belgenin kaynağına ilişkin tasdik işlevi görür. Belgedeki imzanın ve makam sıfatının doğrulanması, kararın Türk hukukunda bütün sonuçlarıyla uygulanacağı anlamına gelmez. Tercüme de metni anlaşılır hâle getirir; münhasır yetki, kesinleşme veya savunma hakkı eksikliğini gidermez. Bu nedenle yalnız tercüme ve apostil masrafı yapıp tenfiz şartlarının daha sonra düşünülmesi, gereksiz gider ve gecikme yaratır.

Önce kararın hangi bölümünün kullanılacağı ve hangi usule tabi olduğu belirlenir. Sonra o başvuru için gerekli tasdik ve tercüme kapsamı hazırlanır. Yabancı belgenin Türkiye’de kullanılması rehberi genel belge zincirini açıklar. Tasdik istisnası bulunan anlaşmalar veya belge türleri ayrıca kontrol edilir. Her yabancı belge için aynı apostil listesi kullanılmaz; düzenleyen makam ve kullanım amacı önemlidir.

Başvuru dosyasında hangi belgeler bulunmalıdır?

MÖHUK m.53 uyarınca yabancı mahkeme kararının usulen onaylanmış aslı veya uygun onaylı örneği ve onanmış tercümesi hazırlanır. Kararın kesinleştiğini gösteren belge ve bunun tercümesi de gerekir. Sadece avukatın gönderdiği kısa sonuç e-postası veya duruşma notu mahkeme ilamının yerini tutmaz. Kararda ekler, düzeltme hükümleri veya sonradan verilen tamamlayıcı karar varsa bunlar da incelemeye sunulmalıdır.

Türkiye’deki tapu kaydı, malik bilgileri, ada ve parsel, bağımsız bölüm ve takyidat ayrıca temin edilir. Yabancı hükümde taşınmazın eski adresi yazıyorsa güncel kayıtla bağlantısı kurulmalıdır. Karşı tarafın Türkiye’deki ve yabancı ülkedeki adresleri doğru bildirilir. Önceden yapılan ödeme, devir veya anlaşma belgeleri de dosyaya konulur. Başvurunun yalnız karar nüshasıyla hazırlanması, uygulamada ortaya çıkacak kimlik ve konu uyuşmazlıklarını gözden kaçırır.

Karşı tarafın davadan haberi yoksa

MÖHUK m.54, kararın verildiği ülkede usulüne uygun çağrılma ve temsil edilme ile ilgili savunma hakkı denetimini düzenler. Yabancı dosyada karşı tarafa hangi belgenin, hangi adreste ve ne şekilde bildirildiği önemlidir. Kararın yoklukta verilmiş olması tek başına her zaman ret nedeni değildir; kanundaki şartlar ve itiraz kapsamı değerlendirilir. Ancak tebligat sorununu yalnız kararın kesinleştiği söylenerek önemsizleştirmek de doğru değildir.

Türkiye’deki başvuruda karşı tarafın ileri sürebileceği itirazlar, yabancı davanın bütün esasının baştan görülmesiyle aynı değildir. Tenfiz şartları, kararın yerine getirilip getirilmediği ve sonradan çıkan icra engelleri incelenir. MÖHUK m.55 bu çerçeveyi düzenler. Yabancı mahkemedeki delil takdirinden memnun olmamak ile savunma hakkının hukuken ihlal edilmiş olması farklı iddialardır. İtirazın hangi sebebe dayandığı açık kurulmalıdır.

Taraflar karara uyarak tapuyu gönüllü devredebilir mi?

Taraflar arasındaki gönüllü devir, yabancı kararın doğrudan Türk tapusunu değiştirmesinden farklıdır. Malik veya geçerli yetkiye sahip temsilcisi, Türk hukukunun resmî şekil ve tescil şartlarına uygun işlem yapar. İşlemin satış, bağış, paylaşım veya başka bir hukuki sebebe dayanması, vergi ve harç sonuçlarını da etkiler. Yabancı protokolün bütün bu şartları otomatik karşıladığı varsayılmamalıdır.

Gönüllü işlemde taraf ehliyeti, yetki, taşınmaz üzerindeki kısıtlamalar ve üçüncü kişilerin hakları yine kontrol edilir. İpotek veya haciz bulunan evde yalnız aile içi anlaşmayla bu kayıtlar yok sayılamaz. Vekâleten devir planlanıyorsa belgenin ilgili tasarruf yetkisini taşıması gerekir. Konsolosluk vekâletnamesi ve resmî örnek rehberi belge sunumunu açıklar; işlem yetkisinin varlığı ise ayrıca değerlendirilir.

Tenfiz engeli varsa Türkiye’de ayrı dava açılır mı?

Yabancı kararın belirli bölümünün tenfiz edilememesi, bütün maddi hakların mutlaka ortadan kalktığı anlamına gelmez. Türkiye’de ayrı bir tapu veya alacak davasının şartları incelenir. Ancak bu yeni dava, yabancı kararın tercümesini sunarak otomatik kazanılacak bir işlem değildir. Talebin maddi hukuk dayanağı, görev, yetki, taraflar, süreler ve deliller ayrıca değerlendirilir. Yabancı kararın hangi etkiyle kullanılabileceği de aynı incelemenin parçasıdır.

Türkiye’deki ev başkasına devredilmek üzereyse güncel kayıt ve somut risk hızla tespit edilir. İhtiyati tedbir veya diğer geçici korumalar, kanuni şartları varsa talep edilir; yabancı kararın varlığı tek başına otomatik şerh oluşturmaz. Başka bir ülkede dava açılmış olmasının Türkiye’deki bütün süreleri durdurduğu da söylenemez. Bu nedenle yabancı davanın başlangıç ve kesinleşme belgeleri, ilk görüşmede Türk avukata sunulmalıdır.

İncelemede kullanılan örnek ayrım

Bir Alman kararı “Mersin’deki evin mülkiyeti A’ya aittir” sonucunu doğrudan kuruyorsa Türkiye’deki ayni hak ve münhasır yetki sorunu öne çıkar. Başka bir karar “B, A’ya malvarlığı hesabı sonucu 40.000 avro öder” diyorsa para alacağı tenfizi değerlendirilir. İkinci kararda hesap yapılırken aynı evin kullanılması, hükmü otomatik tapu kararına dönüştürmez. Örnek tutar herhangi bir dava sonucu veya ücret önerisi değildir.

Üçüncü ihtimalde karar veya protokol bir kişiye devir için işlem yapma yükümlülüğü yüklüyorsa gerçek sonuç ve hukuki nitelik ayrıntılı incelenir. Sadece hükmü para talebi şeklinde adlandırarak tapuya ilişkin engellerden kaçınılamaz. Yabancı ülkedeki avukat ile Türkiye’deki avukatın aynı hüküm metni üzerinde çalışması, yanlış beklentiyi azaltır. İki ülkedeki süreçler birbirinden habersiz yürütülmemelidir.

Türkiye geneli takip ve Mersin’den koordinasyon

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun İstanbul ve Mersin’de fiziksel ofisleri bulunmaktadır. Yabancı kararın incelenmesi, belge hazırlığı ve Türkiye’deki temsil işlemleri görev ve yetki kuralları çerçevesinde Mersin’den koordine edilir. Taşınmazın başka ilde bulunması, mahkeme ve tapu işlemlerinin yerini etkiler; her dosyanın Mersin mahkemesinde açılacağı söylenmez. Ön incelemede kararın tamamı ve güncel tapu kaydı birlikte değerlendirilir.

Vekâlet hazırlığı için Türk konsoloslukları rehberi, Almanca okuyan aile bireyleri için Almanca bilgilendirme ana sayfası kullanılabilir. Bu bağlantılar yabancı ülkede şube veya Alman hukukunda temsil iddiası taşımaz. Yalnız belge göndermek işin kabulü veya sürenin korunması değildir; temsilin kapsamı ayrıca belirlenir.

Sık sorulan sorular

Alman kararını tapu müdürlüğüne götürmek yeterli mi?

Yabancı karar doğrudan Türk tapusunu değiştirmez. Kararın konusu, Türkiye’deki etkisi ve uygun tanıma, tenfiz veya ayrı işlem yolu incelenir.

Kararın apostilli olması sonucu değiştirir mi?

Apostil belgenin kaynağını tasdik eder; münhasır yetki ve tenfiz denetiminin yerine geçmez. Tercüme de bu engelleri kaldırmaz.

Evin değeri üzerinden para kararı verilmişse?

Para alacağı ile tapu değişikliği ayrılır. Bağımsız ödeme hükmü kendi tenfiz şartları bakımından değerlendirilir.

Yalnız tanıma isteyerek yetki engeli aşılır mı?

Hayır. MÖHUK m.58’de tanımaya uygulanacak şartlar düzenlenmiştir. Karşılıklılık istisnası, bütün diğer şartların kaldırılması anlamına gelmez.

Kararın bir bölümü kabul edilip diğeri reddedilebilir mi?

MÖHUK m.56 kısmi tenfize imkân verir. Bunun için ilgili hükümlerin kapsamı ve ayrılabilirliği somut olarak incelenir.

Boşanmanın Türkiye’de işlenmesi evin paylaşımı mıdır?

Hayır. Medeni hâl, mal rejimi alacağı ve tapu tescili farklı hukuki sonuçlardır. Her biri uygun dayanakla ele alınır.

Taraflar gönüllü devir yapabilir mi?

Türk hukukunun resmî işlem, yetki ve tescil şartları sağlanarak ayrı devir yapılır. Yabancı kararın doğrudan tesciliyle aynı işlem değildir.

Tenfiz reddedilirse bütün hakkım biter mi?

Bu sonuç otomatik değildir. Türkiye’de ayrı maddi hak ve dava şartları, süreler ve deliller ayrıca değerlendirilir.

Resmî dayanaklar

5718 sayılı MÖHUK: m.20–21 ve 50–59. 6100 sayılı HMK: m.12 ve geçici hukuki korumalar. Türk Medeni Kanunu: taşınmaz mülkiyeti ve tapu sicili hükümleri. Genel bilgilendirmedir; kararın hüküm fıkrası ve istenen hukuki etki dosya bazında değerlendirilir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp