İstanbul Ceza Temyiz Başvurusu: CMK 286 ve 291 2026
İstanbul ceza temyiz avukatı: İstanbul ceza temyiz avukatı hakkında CMK m.286–307, özellikle m.291 ve 294 dayanakları, görev, süre, delil, savunma ve İstanbul uygulaması için 2026 güncel rehber.
Yargıtay İncelemesi • İstanbul • 2026
Temyiz dilekçesi, istinaf dilekçesinin yalnız makam adı değiştirilmiş biçimi değildir. Yargıtaydan hangi hukuk kuralının yanlış uygulanması nedeniyle bozma istendiği açıkça gösterilmelidir.

CMK m.286 birlikte okunmadan temyiz açıklığı belirlenmez
Temel kural, bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümlerinin temyiz edilebilmesidir. Ancak CMK m.286/2 çok sayıda kesinlik istisnası getirir; üçüncü fıkra da belirli suçlarda bu istisnalara rağmen temyizi açar. Yalnız birinci fıkrayı okuyarak bütün bölge adliye mahkemesi kararlarının Yargıtaya götürüleceği söylenemez.
İncelemede ilk derece hükmü ve bölge adliye mahkemesi kararı yan yana konulur. İlk verilen ceza, istinafta artırılıp artırılmadığı, ilk kez mahkûmiyet kurulup kurulmadığı ve kararın esastan ret mi yoksa yeni hüküm mü olduğu belirlenir. Dosyadaki toplam hapis süresine bakmak, her suç için kurulmuş ayrı hükümleri doğru sınıflandırmaya yetmez.
Doğrudan temyize tabi özel kararlar ve Yargıtay bozmasına uyularak verilen hükümler ayrıca değerlendirilir. CMK m.307/3, bozma kararına uyulması üzerine ilk derece mahkemesince verilen karara karşı istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın yalnız temyizi öngörür. Dolayısıyla “temyiz yalnız ve istisnasız bölge adliye mahkemesi kararına karşıdır” ifadesi de eksiktir.
Beş yıl sınırı hangi kararlar için önemlidir?
CMK m.286/2-a, ilk derece mahkemesinin verdiği beş yıl veya daha az hapis cezası ile miktarı ne olursa olsun adli para cezasına yönelik istinafın esastan reddini kesinlik kapsamında düzenler. Aynı fıkranın (b) bendi, ilk derecedeki beş yıl veya daha az hapis cezasını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarını kapsar. İki durumda da üçüncü fıkradaki özel suçlar ayrıca kontrol edilmelidir.
İlk kez bölge adliye mahkemesinde verilen mahkûmiyet, m.286/2-d’de özel olarak ayrılır. Beraatin mahkûmiyete çevrildiği dosyaya, ilk derecede zaten mahkûmiyet varmış gibi yaklaşılmamalıdır. Hapis yerine seçenek yaptırım, yalnız müsadere, beraat, düşme ve ceza verilmesine yer olmadığı kararlarında da fıkranın ilgili bentleri ayrı koşullar içerir.
CMK m.286/3; TCK m.125/3 kapsamındaki hakaret, halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma, silahlı örgüt ve maddede sayılan diğer suçlar yönünden özel temyiz imkânı tanır. Bu örnekler tam liste değildir. TCK m.125’in her fıkrasının, yalnız suçun adı hakaret olduğu için aynı özel istisnaya girdiği varsayılmaz.
Kararın kanun yolu bölümünde “kesin” veya “temyiz açık” yazması önemli bir bilgidir; ancak kanunun öngörmediği bir yolu tek başına yaratmaz. Başvurunun kabul edilebilirliği kanuni hükümle denetlenir. Yanlış kanun yolu bildirimi varsa bunun süre ve hak kullanımı üzerindeki etkisi ayrıca ileri sürülür.
Gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki hafta
CMK m.291/1 uyarınca başvuru, hükmün gerekçesiyle tebliğinden itibaren iki hafta içinde yapılır. Dilekçe Yargıtaya gönderilmek üzere temyiz edilen hükmü veren mercie sunulur. Olağan bölge adliye mahkemesi temyizinde ilgili ceza dairesinin esas ve karar numaraları yazılmalıdır. İstanbul’daki kişinin ikamet adresi, temyiz başvuru merciini belirlemez.
Haftalık süre CMK m.39’a göre hesaplanır. Elektronik tebligatın ulaştığı zaman, hukuken tebliğ edilmiş sayıldığı tarih ve dilekçenin gönderilme kaydı ayrı tutulur. Son günün tatile rastlaması veya usulsüz tebligat iddiası, ilgili belgelerle değerlendirilir. Başvuru tamamlanmadan yalnız taslak hazırlanmış olması süreyi korumaz.
CMK geçici m.6 nedeniyle 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlarla önceki kararların süre ve gerekçe rejimleri ayrılır. Eski m.295’teki ek gerekçe düzenlemesi güncel kararlar için genel bir hak olarak sunulamaz. Bugünkü güvenli işlem, temyiz sebeplerini kanuni başvuru süresi içinde sunmaktır.
Tutuklu kişinin başvurusu için m.263’teki kurum müdürüne veya zabıt kâtibine dilekçe ve beyan usulü vardır. Kusursuz engel nedeniyle kaçırılan sürelerde eski hâle getirme talebi m.40–42 ve 292 çerçevesinde değerlendirilir; mazeretle birlikte kaçırılan işlem de yapılır.
CMK m.294: Neden gösterme zorunluluğu
İstinafta sanık bakımından neden gösterilmemesinin incelemeyi engellememesine ilişkin kural, temyize taşınamaz. CMK m.294 açıkça bozma sebebinin gösterilmesini ister; m.298 gerekçesiz başvurunun reddini düzenler. “Kararı temyiz ediyorum, ayrıntılar sonra” şeklindeki metinle yetinmek güncel rejimde ciddi hak kaybı riski taşır.
Temyiz nedeninin hukuki yönü CMK m.288’den çıkar: Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması. Örneğin sabit kabul edilen olayda suçun belirli unsuru bulunmadığı hâlde mahkûmiyet kurulması, kanuni artırım şartının gerçekleşmemesi veya ceza hesabında TCK m.61 sırasının bozulması hukuki itiraz olarak açıklanır.
Dosyadaki delilleri yeniden sıralamak tek başına yeterli değildir. Mahkemenin hangi delili tartışmadan dışladığı, gerekçenin hangi esaslı iddiaya cevap vermediği veya hukuka aykırı delilin hükümde nasıl kullanıldığı gösterilir. Böylece maddi olay anlatımı, hükmü etkileyen usul ya da hukuk kuralına bağlanır.
Dilekçe düzeninde her sebep için üç unsur yararlıdır: Tartışılan hüküm bölümü, uygulanması gereken hüküm ve dosyadaki somut dayanak. Örneğin ek savunma verilmeden hukuki nitelik değiştirilmişse, önceki isnat, değişen nitelik ve ilgili duruşma tutanağı birlikte gösterilir. Konuyla ilgisiz banka kaydı veya sağlık raporu eklemek, bu usul eksikliğini açıklamaz.
Sonuç talebi de gerekçeyle uyumlu olmalıdır. Bozma, CMK m.303 koşullarıyla düzeltme veya başka bir kanuni sonuç isteniyorsa dayanağı belirtilir. Yargıtaydan her dosyada yeniden tanık dinleyip bütün olayı ilk kez yargılaması istenemez.
CMK m.289’daki hukuka kesin aykırılıklar
Mahkemenin kanuna uygun oluşmaması, yasaklı hâkimin hükme katılması, kanuni görev veya yetki sorunu ve duruşmada bulunması zorunlu kişilerin yokluğu m.289’da sayılan örneklerdir. Aynı maddede açıklık kuralının ihlali, m.230’a uygun gerekçenin bulunmaması, önemli konularda savunma hakkının sınırlandırılması ve hukuka aykırı delile dayanılması da düzenlenir.
Bu hâller başvuruda yazılmamış olsa da kanunda özel denetim konusu yapılmıştır. Ancak buradan gerekçesiz temyiz dilekçesinin her durumda kabul edileceği sonucu çıkarılmaz. CMK m.298’deki başvurunun gerekçe içermesi şartı ile m.289’daki inceleme güvencesi birlikte okunmalıdır.
“Gerekçe yetersiz” iddiası, kararın yalnız kısa olduğu anlamına gelmez. Savunmanın sonucu etkileyen hangi açıklamasının karşılanmadığı veya kabul edilen delille sonuç arasında hangi bağın kurulmadığı gösterilir. Kişinin karara katılmaması ile kanunun istediği gerekçenin bulunmaması farklıdır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesine cevap
CMK m.297, temyiz dilekçesinin karşı tarafa tebliğini ve tebliğden itibaren iki haftalık cevap imkânını düzenler. Dosya daha sonra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir. Burada hazırlanan tebliğname, Yargıtay ceza dairesinin kesin kararı değil, dosyaya ilişkin hukuki görüştür.
Hükmü temyiz eden veya aleyhine sonuç doğurabilecek görüş bulunan ilgili taraflara tebliğname tebliğ edilir. CMK m.297/3 uyarınca tebliğden itibaren iki hafta içinde yazılı cevap verilir. İlk temyiz süresi ile tebliğnameye cevap süresi aynı işlem değildir; biri diğerinin yerine kullanılmaz.
Cevapta tebliğnamenin hangi değerlendirmesine katılınmadığı açıklanır. İlk başvuruyu bütünüyle tekrarlamak yerine, önerilen bozma veya esastan ret sonucunun dayanakları ele alınır. Yeni bir hukuki nitelendirme veya aleyhe değerlendirme varsa ilgili hüküm ve dosya kaydıyla cevaplanır.
Yargıtayda duruşma her dosyada zorunlu değildir
CMK m.299, on yıl veya daha fazla hapis cezalarına ilişkin hükümlerde Yargıtayın uygun görmesi hâlinde duruşmalı inceleme yapmasını düzenler. Ceza bu sınırı aştığı veya taraf duruşma istediği için duruşma yapılması otomatik bir zorunluluk değildir. Talep varsa gerekçesi açıkça yazılır.
CMK m.301, incelemenin temyiz başvurusundaki hususlar ve usul eksikliklerini açıklayan olaylar üzerinden yürütülmesini öngörür. CMK m.289 ve 302’deki özel hükümler saklıdır. Bu sınır, temyiz sebeplerinin açık ve somut yazılmasının neden önemli olduğunu gösterir.
Temyizde duruşma yapılması, dosyanın yeniden bir ilk derece yargılamasına dönüşmesi anlamına gelmez. İddia ve savunmalar hukuki denetimin kapsamına göre açıklanır. Tutuklu sanığın duruşmaya katılma istemi konusunda m.299/2’nin özel düzenlemesi ayrıca dikkate alınır.
Bozma, beraat ve yeniden hüküm farklı sonuçlardır
CMK m.302 kapsamında hüküm hukuka uygun bulunursa temyiz istemi esastan reddedilir; sonucu etkileyen hukuka aykırılık varsa hüküm bozulur. Bozmanın nedeni ilamda gösterilir. Bozma her zaman beraat değildir; giderilmesi gereken usul eksikliği veya yeniden değerlendirilmesi gereken hukuki mesele de bulunabilir.
CMK m.303, daha fazla araştırma gerekmeyen belirli durumlarda Yargıtayın doğrudan esas hakkında hükmetmesini veya hukuka aykırılığı düzeltmesini sağlar. Maddi hesap hatası, kanun maddesi numarasındaki yanlışlık ve maddede sayılan diğer hâller kendi şartlarıyla incelenir. Her hata için dosyanın mutlaka baştan görülmesi gerekmez.
Dosyanın hangi mahkemeye gönderileceği m.304’e; bozma sonrası tarafların dinlenmesi, uyma ve direnme m.307’ye tabidir. İstinaf bozmasına direnme yasağı ile Yargıtay bozmasına karşı kanunda tanınan direnme imkânı karıştırılmamalıdır.
Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine kanunda belirtilen kişilerce temyiz edilmişse, m.307/5 yeniden verilecek cezanın ağırlaştırılmasını engeller. Lehe bozma diğer sanıklara da uygulanabilecek nitelikteyse m.306 dikkate alınır. Başvurunun yönü ve bozma nedeninin kişisel olup olmadığı ayrıca kontrol edilir.
Temyiz istemi reddedilirse hangi yol kullanılır?
CMK m.296’da hükmü veren mahkemenin süre, başvurma hakkı veya temyize açıklık nedeniyle ret kararı düzenlenir. Bu kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtaydan inceleme istenir. Söz konusu başvuru infazı kendiliğinden ertelemez. Dilekçe, ilk hükmü tekrar tartışmak yerine ret gerekçesinin neden yanlış olduğunu göstermelidir.
Yargıtayın m.298 kapsamında verdiği ret kararı ile ilk derece veya bölge adliye mahkemesinin m.296 ret kararı aynı değildir. CMK m.308’deki Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisi de tarafın doğrudan kullanacağı ikinci bir temyiz yolu gibi sunulamaz. Olağanüstü yolların kendi yetki ve şartları bulunur.
CMK m.293 uyarınca süresindeki temyiz hükmün kesinleşmesini engeller; buna rağmen tutukluluk ve adli kontrol ayrıca değerlendirilir. Kesinleşen hüküm yönünden yargılamanın yenilenmesi, ilk derece hükmü yönünden istinaf ve özgürlüğe ilişkin karar yönünden tutuklamaya itiraz farklı hukuki yollardır.
Sık sorulan sorular
Beş yıldan az ceza her durumda temyize kapalı mıdır?
Hayır. CMK m.286/2’deki karar türü ve m.286/3’teki özel suç istisnaları birlikte incelenir. İlk kez istinafta mahkûmiyet ve diğer özel durumlar da ayrıca değerlendirilir.
Gerekçeyi sonra sunmak üzere boş temyiz dilekçesi yeterli midir?
Güncel CMK m.294 nedenlerin başvuruda gösterilmesini ister; m.298 gerekçesiz başvurunun reddini düzenler. Kaldırılmış m.295’e dayalı genel ek süre varsayılmamalıdır.
Temyiz süresi on beş gün müdür?
Güncel m.291 gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki haftadır. Eski kararların süre ve gerekçe rejimi, CMK geçici m.6 uyarınca ayrıca belirlenir.
Tebliğname Yargıtayın kesin kararı mıdır?
Hayır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının görüşüdür. CMK m.297/3 koşullarıyla tebliğ edilen görüşe iki hafta içinde cevap verilir; hükmü inceleyen ceza dairesi kararını ayrıca verir.
On yıllık cezada Yargıtay duruşması zorunlu mudur?
CMK m.299, on yıl ve üzerindeki hapis hükümlerinde Yargıtayın uygun görmesi hâlinde duruşmalı inceleme yapmasını düzenler. Otomatik duruşma zorunluluğu yoktur.
Bozma kararı verilince dosya sona erer mi?
Her bozma dosyayı bitirmez. Bozma nedeni, dosyanın gönderileceği merci ve CMK m.303–307 kapsamındaki sonraki işlemler belirleyicidir.
Bozmaya uyulduktan sonra yeniden istinaf mı yapılır?
CMK m.307/3 uyarınca Yargıtay bozmasına uyularak ilk derece mahkemesinde verilen hükme karşı sınırlarına bakılmaksızın yalnız temyiz yolu kullanılır.
Mahkemenin temyiz istemini reddetmesine karşı süre nedir?
CMK m.296/2 gereğince ret kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtaydan karar istenir. Bu başvuru infazı kendiliğinden durdurmaz.
Dayanak hükümler ve resmî kaynak
CMK m.286–308, m.39–42, 263 ve geçici m.6 esas alınmıştır. Adalet Bakanlığının Ceza Muhakemesi Kanunu yayımı temyizin kapsam ve sürelerinin resmî kaynağıdır. İçerik denetimi: 8 Eylül 2026. Somut başvuruda ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kararları ile tebligatlar birlikte incelenmelidir.
Yazar ve hukuki inceleme
Av. Halil Bakırcı — Mersin Barosu, sicil 3472. Türkçe hizmet, ileri düzey İngilizce iletişim ve ihtiyaç hâlinde Arapça tercüman desteği sunulur. Son güncelleme: 8 Eylül 2026.
Fizikî ofis: Mersin
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun tek fizikî ofisi Mersin’dedir. İstanbul’da ofis bulunduğu yönünde beyan kullanılmaz.
İstanbul hukuk ve adliye rehberi
Bu özel başlığın ceza muhakemesindeki yerini soruşturma, kovuşturma ve başvuru yollarıyla birlikte görmek için İstanbul ceza hukuku ve savunma rehberini inceleyebilirsiniz.
Bu konudaki görevli ve yetkili merci; uyuşmazlığın türü, taraflar, işlem veya olay yeri ve özel yetki kuralları birlikte değerlendirilerek belirlenir. İstanbul’daki adliyeler, ilçeler ve resmî başvuru kaynakları için İstanbul avukat ve hukuk rehberini inceleyebilirsiniz.
Şeffaflık: Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun tek fizikî ofisi Mersin’dedir; İstanbul’da şube bulunduğu ileri sürülmez. Uygun dosyalar Türkiye geneli temsil ve yetki kuralları çerçevesinde Mersin’den koordine edilir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
