B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文Français
Menü

İstanbul Yağma (Gasp) Suçu: İddia ve Deliller

Mal teslimine zorlama ve senet üzerinde baskı

Yağma iddiasında malın alınmasıyla cebir veya tehdit arasında kurulan bağlantı incelenir. Olayın öncesini ve sonrasını gösteren kamera kayıtlarını, sağlık raporlarını ve tanık bilgilerini hazırlayın; rehber, somut davranışların hangi delille desteklendiğini ortaya koymaya odaklanır.

Gasp, uygulamada yağma suçu için kullanılan addır; ayrı bir suç maddesi değildir. TCK m.148’de temel ceza 6–10 yıl, m.149’daki nitelikli yağmada 10–15 yıl hapistir. Yağmada cebir veya kanunda belirtilen tehdit, kişinin malı teslim etmesini ya da alınmasına karşı koymamasını sağlamak için kullanılır. Sırf olayda hem tartışma hem mal kaybı bulunması, bu bağlantıyı kendiliğinden ispatlamaz.

Cebir veya tehdidin mal teslimine yönelik olması gerekir

TCK m.148/1, kişinin kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ya da cinsel dokunulmazlığına saldırı gerçekleştirileceği veya malvarlığı bakımından büyük zarara uğratılacağı tehdidini düzenler. Cebir kullanılması da seçimlik harekettir. Her iki yöntemin aynı anda bulunması aranmaz. Ancak zorlamanın malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya yönelmesi gerekir.

Tehdit ile malın alınması arasında yalnız zaman yakınlığı bulunması her dosyada yeterli değildir. Söylenen söz, istenen eşya, fiziksel hareket ve mağdurun buna bağlı davranışı açıklanmalıdır. Önceden başka sebeple yaşanmış bir tartışmayı sonradan gerçekleşen her mal kaybıyla birleştirmek hukuki nitelendirme yerine geçmez. TCK m.21’deki kast ve m.20’deki şahsi sorumluluk her fail yönünden incelenir.

Malın zilyedin rızası dışında alınması fakat m.148 anlamında zorlama bulunmaması, hırsızlık hükümlerinin değerlendirilmesini gerektirir. Hileyle kişinin malvarlığı üzerinde işlem yaptırılması ise dolandırıcılığın ayrı konusudur. Şeref veya saygınlığı zedeleyecek hususu açıklama tehdidiyle yarar istemek bakımından TCK m.107 şantaj ayrıca ele alınır. Günlük dilde bütün bu olaylara “gasp” denmesi, maddeleri birbirinin yerine kullanılabilir hâle getirmez.

M.148/3, kişinin herhangi bir vasıtayla kendisini bilmeyecek ve savunamayacak hâle getirilmesini de yağma bakımından cebir sayar. Buna karşılık mağdurun önceden mevcut savunmasızlığından yararlanılması ve bunun hangi fiille birleştiği ayrı araştırılır. Malın teslim edilmemiş olması hâlinde TCK m.35’teki teşebbüs koşulları değerlendirilir; her başarısız talep tamamlanmış yağma değildir.

Yağmanın konusu yalnız para veya telefon değildir

TCK m.148/2, cebir veya tehditle kişiyi kendisini ya da başkasını borç altına sokabilecek senedi vermeye veya alınmasına karşı koymamaya zorlamayı da cezalandırır. Mevcut senedin hükümsüz kaldığını gösteren belgeyi vermeye, ileride senet hâline getirilebilecek kâğıdı imzalamaya veya mevcut senedi yok etmeye zorlamak aynı fıkrada düzenlenmiştir.

Bu nedenle senedin zorla imzalatıldığı iddiasında yalnız paranın fiilen tahsil edilip edilmediği araştırılmaz. Belgenin aslı, içerdiği borç ilişkisi, imzalanma koşulları ve zorlamanın nasıl gerçekleştiği birlikte ele alınır. Senet üzerindeki imzanın kişiye ait olması, onun özgür iradeyle imza attığını tek başına göstermez. İmza inkârı ile cebir veya tehdit iddiası farklı ispat konularıdır.

Ceza dosyasındaki senet yağması incelemesi ile senede dayalı icra takibine yapılacak başvuru da ayrı süreçlerdir. Savcılığa şikâyet sunulması, icra takibindeki bütün süreleri kendiliğinden durdurmaz. Her işlem kendi tebligatı, başvuru yolu ve süresi üzerinden takip edilir.

Silah, birlikte hareket, işyeri ve gece: TCK m.149

M.149/1; silahla işleme, tanınmayacak hâle girme, birden fazla kişinin birlikte hareket etmesi, yol kesme veya konut, işyeri ve eklentisinde işleme, savunamayacak kişiye yönelme, suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanma, örgüte yarar sağlama ve gece vakti hâllerini ayrı bentlerde sayar. Bu koşullardan birinin gerçekleşmesi nitelikli yağma değerlendirmesini gerektirir.

Olay yerinde birden çok kişinin bulunması, birlikte suç işlemekle aynı değildir. Kimin tehdit ettiği, kimin malı aldığı, diğer kişinin fiile hangi bilerek katkıyı sağladığı belirlenir. Faillik ve yardım etme TCK m.37–39’a göre ayrılır. Yalnız arkadaşlık veya akrabalık bağından ortak suç işleme sonucu çıkarılamaz.

Silah kavramı TCK m.6/1-f’den okunur. Eşyanın niteliği ve olayda kullanımı açıklanmalıdır. Gece vakti de m.6/1-e gereğince güneş battıktan bir saat sonra başlayıp doğmadan bir saat önce sona erer. Yağmada gece, m.149/1-h’deki nitelikli hâldir; hırsızlığın m.143’teki gece artırımı yağmaya ayrıca taşınamaz.

Yaralamaya ayrıca ceza verilmesi hangi koşula bağlı?

M.149/2, yağma sırasında kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâllerinin gerçekleşmesi durumunda ayrıca kasten yaralama hükümlerinin uygulanmasını öngörür. Her sağlık raporunun bulunması veya her basit yaralanma bu özel koşulu karşılamaz. TCK m.87 kapsamındaki tıbbi sonucun, fiille bağlantısı ve kusur şartları incelenir. Bağımsız başka bir saldırının varlığı da ayrı değerlendirilir.

TCK m.150/1: Alacaklı olmak şiddet kullanma yetkisi vermez

Kişinin hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanması hâlinde m.150/1, tehdit veya kasten yaralama hükümlerinin uygulanmasını düzenler. Bu, cezasızlık kuralı değildir. İleri sürülen alacağın hangi sözleşme, ödeme veya başka hukuki ilişkiden doğduğu ve zorlamanın gerçekten bu alacağın tahsiline yönelip yönelmediği saptanır.

Yalnız “bana borcu vardı” sözü, bütün mal alma fiillerini bu hükme dönüştürmez. Talep edilen tutar, borç ilişkisi, taraflar ve ele geçirilen mal arasındaki bağlantı açıklanmalıdır. Zararın daha sonra karşılanması da başlangıçta gerçek alacak bulunup bulunmadığı sorusundan farklıdır.

Değer azlığı, hırsızlıktaki ceza vermeme kuralıyla aynı değildir

M.150/2, yağma konusu malın değerinin azlığında cezayı üçte birden yarıya kadar indirme imkânı tanır. Kanun burada hırsızlıktaki m.145 gibi değer nedeniyle ceza vermekten tamamen vazgeçme seçeneği düzenlemez. Değer azlığı ve seçilecek indirim gerekçelendirilir. Maddede bütün yıllar ve eşyalar için sabit parasal eşik bulunmaz.

TCK m.168/3: Yağmada iade indirimi daha farklıdır

Yağma tamamlandıktan sonra bizzat pişmanlık gösterilerek mağdurun zararı aynen iade veya tazminle tamamen giderilirse, kovuşturma başlamadan önce ceza yarısına kadar; kovuşturma başladıktan sonra hüküm verilmeden önce üçte birine kadar indirilir. Hırsızlık için m.168/1–2’deki üçte iki ve yarı oranları yağma dosyasına aynen uygulanmaz.

Kısmi giderimde m.168/4 uyarınca mağdurun rızası aranır. İadenin tarihi, eşyanın eksik veya hasarlı olup olmadığı ve karşılanan zarar belgelenir. Kolluğun eşyayı bulması ile failin bizzat pişmanlık göstererek iadeye katkısı aynı şey değildir. İndirim, sadece “eşya geri geldi” ifadesiyle otomatik hesaplanamaz.

Yağma ve nitelikli yağma, TCK m.167’deki yakın akrabalık nedeniyle cezasızlık ve indirim düzenlemelerinin dışında bırakılmıştır. Mağdurla akraba olmak veya şikâyetten vazgeçilmesi yağma davasını kendiliğinden sona erdirmez. Suç şikâyete bağlı değildir ve yağma için genel uzlaştırma yolu öngörülmemiştir.

Teşhis ile eşyanın ele geçirilmesi ayrı ayrı denetlenir

Mağdurun ilk anlatımı, sonraki teşhis işlemi, görüntünün açıklığı, olayın aydınlatma koşulları ve eşyanın bulunduğu yer birlikte değerlendirilir. Teşhis tutanağına yalnız sonuç yazılması işlemin nasıl yapıldığını göstermez. Eşyanın seri numarası ve teslim belgeleri eşyanın kimliğini; görüntü veya diğer kayıtlar kişinin hareketini açıklar. Hukuka uygun deliller CMK m.217 gereğince duruşmada tartışılır.

5235 sayılı Kanun m.12 yağma suçunu ağır ceza mahkemesinin görev alanında açıkça sayar. Çocuklar ve özel görev düzenlemeleri ayrıca saklıdır. İstanbul’da yer bakımından yetki CMK m.12 ve devamına göre belirlenir. Tutuklama ve tahliye ise yargılama sonucundan ayrı koruma tedbiri incelemesidir; isnadın adı otomatik tutuklama veya mahkûmiyet anlamına gelmez.

Yağma dosyasında olay ve delil çizelgesi nasıl hazırlanır?

İlk incelemede yalnız sonuç cümlesi değil, olayın başlangıcından eşyanın bulunmasına kadar uzanan hareket sırası çıkarılmalıdır. Şikâyetçi veya şüpheli, hatırladığı olayı kendi kelimeleriyle ve başkasının anlatımını eklemeden yazabilir. Saat kesin bilinmiyorsa tahmini saat ile kamera, telefon veya banka kaydından belirlenen saat birbirinden ayrılır. Sonradan öğrenilen bilgi, kişinin doğrudan gördüğü olaymış gibi sunulmamalıdır. İlk anlatımla sonraki açıklama arasında fark varsa, farkın hangi belge veya hatırlama nedeniyle ortaya çıktığı gösterilmelidir.

Çizelgede her satır için tarih-saat, yer, hareketi yapan kişi, duyulan söz veya görülen davranış, ilgili eşya ve dayanak belge bulunabilir. Kamera görüntüsündeki kişinin kimliği ile o kişinin ne yaptığının tespiti ayrı sütunlarda tutulmalıdır. Bir kişinin olay yerinde görülmesi, malı aldığı veya zorlamaya katıldığı sonucunu tek başına açıklamaz. Görüntünün başlangıç ve bitişi, kör noktalar, kesinti bulunup bulunmadığı ve zaman ayarının doğruluğu ayrıca not edilir.

Malın kimliği, değeri ve geri alınması için ayrı kayıt tutun

Telefon, araç, para veya senet aynı belgeyle doğrulanmaz. Telefon için seri numarası, fatura ve teslim kaydı; para için tutar, ödeme hareketi ve paranın nereden geldiğini gösteren kayıt; senet içinse belgenin aslı ve borç ilişkisinin dayanakları birlikte ele alınır. Eşyanın başkasına ait olması veya başka kişinin kullanımında bulunması durumunda malik ile zilyedin anlatımları karıştırılmamalıdır. Dosyaya sunulan fotoğrafın hangi tarihte, kim tarafından ve hangi eşya için çekildiği açıklanmalıdır.

Eşya bulunmuşsa nerede, kimden ve hangi durumda alındığı tutanakla karşılaştırılır. Aynı türden başka bir eşyanın gösterilmesi ile olayda alınan eşyanın aynen geri verilmesi farklıdır. Eksik parça, hasar veya kullanım nedeniyle ileri sürülen zarar varsa bunun dayanağı ve hesabı ayrı gösterilir. İade veya ödeme belgesinin tarihini, tutarını, ödeyen kişiyi ve hangi zararı karşıladığını açık tutmak; eşyanın bulunması ile zararın giderilmesini birbirine karıştırmayı önler.

Birden fazla kişinin bulunduğu olayda katkıları ayırın

Dosyada kişiler için yalnız toplu bir isim listesi yapılması yeterli bir çalışma yöntemi değildir. Her kişi bakımından olay öncesi iletişim, olay sırasındaki hareket, eşyanın sonraki teslimi ve varsa ödeme ayrı incelenmelidir. Kimin söz söylediği, kimin fiziksel harekette bulunduğu, kimin malı teslim aldığı ve kimin yalnız sonradan olay yerine geldiği açıklaştırılır. Birlikte görünmek ile önceden anlaşılmış görev paylaşımı aynı bilgi değildir; çıkarımın hangi somut kayıtla desteklendiği belirtilmelidir.

Tanık listesinde kişinin olayı nereden gördüğü, görüş mesafesi, aydınlatma, olayın ne kadarını izlediği ve taraflarla ilişkisi yazılabilir. Tanığa bir anlatımı ezberletmek veya başka tanıkların sözlerini birleştirmek yerine, herkesin doğrudan bildiği olgu ayrılır. Mesajların yalnız seçilmiş birkaç ekran görüntüsünü değil, konuşmanın ilgili öncesini ve sonrasını da korumak gerekir. Orijinal cihaz, dosya veya kayıt teslim edilmişse teslim alan birim ve kayıt numarası saklanmalıdır.

Yurt dışından dosya incelemesi için neler gönderilmelidir?

İstanbul bağlantılı dosyası bulunan ve yurt dışında yaşayan kişi, önce elindeki karar veya bildirimin bütün sayfalarını ve tebliğ kaydını hazırlamalıdır. Dosya numarası, taraf sıfatı, son işlem ve varsa duruşma tarihi, başlangıç değerlendirmesinin kapsamını belirler. Ceza soruşturması, tutuklamaya ilişkin karar ve senede dayalı icra takibi aynı dosya takvimine sahip değildir. Bir başvurunun yapıldığını gösteren belge, diğer işlemin de takip edildiği anlamına gelmez. Her dosyanın başvuru ve teslim kayıtları ayrı klasörde tutulmalıdır.

Senet ve iade belgeleri dosyada nasıl ayrılmalıdır?

Zorla senet imzalatıldığı iddiasında imza, senedin doldurulması, teslimi ve daha sonra kimde bulunduğu için ayrı kayıt oluşturulmalıdır. Senedin ön ve arka yüzü, ek sözleşme, ödeme dekontu ve tarafların yazışmaları birlikte saklanır. Bir belgenin yalnız imza bölümünü gösteren fotoğrafı, vade, tutar, lehtar ve ciro zincirini açıklamaz. Asıl belge başka bir dosyaya verilmişse o dosyanın numarası ve teslim kaydı belirtilmelidir. Fotokopi üzerinden yapılan ilk değerlendirme, belgenin aslının incelenmesiyle aynı kapsamda değildir. Hangi belgenin özgün, hangisinin daha sonra alınmış kopya olduğu karıştırılmamalıdır.

İade konusunda da ödeme talimatı, banka transferi ve alındı belgesi aynı işlevi görmez. Talimat verilmiş olması, tutarın alıcı hesabına geçtiğini gösteren kayıtla karşılaştırılır. Açıklamasız bir transferin hangi olayın hangi zararını karşıladığı anlaşılmıyorsa, bunu açıklayan yazışma ve teslim belgesi birlikte değerlendirilir. Taraflar birden fazla borç ilişkisine sahipse, ödeme tarihindeki mevcut hesaplaşma da gösterilmelidir. Bir borcun kapatılmasını gösteren dekont, başka dosyadaki zararın da karşılandığı şeklinde sunulmamalıdır. İtiraz edilen tutar ile kabul edilen tutarın ayrılması, dosyada yanlış bir tam ödeme varsayımı kurulmasını önler.

Bu belgeler için basit bir envanter tutulabilir: belgenin adı, tarihi, düzenleyeni, aslına sahip kişi, dosyaya sunulma tarihi ve açıklamak istediği olay. Aynı evrakın farklı sürümleri varsa değişen bölümler ayrıca işaretlenir; özgün dosyanın üzerine yazılmaz. Yeni belge elde edildiğinde önceki anlatım sessizce değiştirilmek yerine, yeni bilginin hangi noktayı doğruladığı veya çürüttüğü açıklanır. Çelişkiyi gizlemek yerine kaynağını göstermek, incelemenin somut kayıt üzerinden yapılmasını sağlar. Bu çalışma ne mahkemenin delil değerlendirmesini ne de dosyaya özgü hukuki görüşü ikame eder; ilk görüşmede eksik kayıtların belirlenmesine yardımcı olur.

İstanbul Yağma Suçu Hakkında Sık Sorulan Sorular

Gasp ile yağma farklı suçlar mı?

Gasp, yağma için kullanılan addır. Suçun kanuni unsurları TCK 148–150 üzerinden incelenir.

Zorla senet imzalatılması yağma kapsamında mı?

TCK 148/2, cebir veya tehditle senet vermeye, imzalamaya veya imhaya zorlamayı da düzenler. Belge ve zorlama birlikte incelenir.

Olay yerindeki herkes nitelikli yağmadan sorumlu mu?

Hayır. Birlikte işleme ile yalnız olay yerinde bulunma ayrılır; her kişinin bilerek yaptığı katkı belirlenmelidir.

Yağmada gece vakti nasıl belirlenir?

TCK 6/1-e esas alınır: güneş battıktan bir saat sonra başlayıp doğmadan bir saat önce sona eren dönemdir.

Gerçek bir alacağı tahsil etmek için tehdit kullanılması cezasız mı?

Hayır. TCK 150/1, hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsilinde tehdit veya kasten yaralama hükümlerinin uygulanmasını düzenler.

Yağmada zarar giderilirse hangi indirim oranları uygulanır?

TCK 168/3 uyarınca kovuşturma başlamadan önce yarıya, kovuşturma başladıktan sonra hükümden önce üçte bire kadar indirim söz konusu olabilir.

Zararın yalnız bir kısmını ödemek yeterli mi?

TCK 168/4 kapsamında kısmi iade veya tazminde ayrıca mağdurun rızası aranır. Ödeme tek başına otomatik indirim sağlamaz.

Şikâyetten vazgeçilirse yağma davası kapanır mı?

Hayır. Yağma şikâyete bağlı değildir. Vazgeçme ile zararın giderilmesi farklı konulardır; ağır ceza mahkemesinin görev kuralları ayrıca uygulanır.

İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.

İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp