İstanbul Hırsızlık Suçu Avukatı: TCK 141–147 ve Kamera Delili 2026
Taşınır malın alınması, korunma biçimi ve geri verilmesi
Malı almak, teslim edilmiş malı kötüye kullanmak ve bulunan eşyayı sahiplenmek farklıdır
TCK m.141’in temelinde başkasına ait taşınır malın, zilyedinin rızası dışında bulunduğu yerden alınması vardır. Mülkiyet ile zilyetlik aynı kavram değildir: malın sahibi başka kişi olsa da hukuken korunan fiilî hâkimiyetin kime ait olduğu belirlenir. İsnatta hangi eşyanın, kimden, nereden ve hangi hareketle alındığı açıklanmalıdır.
Malın muhafaza edilmek veya belirli biçimde kullanılmak üzere önceden teslim edilmiş olması, TCK m.155 güveni kötüye kullanma ayrımını gerektirir. Kaybolduğu için sahibinin zilyetliğinden çıkmış eşyanın iade edilmeden veya yetkili makama bildirilmeden sahiplenilmesi ise m.160’ın konusudur. Her eşya uyuşmazlığına hırsızlık adı verilmez.
Fiile iştirak etmeksizin suçtan elde edilen eşyayı sonradan satın alma veya kabul etme m.165 kapsamında ayrıca düzenlenmiştir. Eşyanın kişinin yanında bulunması önemli bir olgudur; fakat asıl alma fiilini o kişinin gerçekleştirdiği sonucuna otomatik olarak geçilemez. TCK m.20–21 uyarınca her kişinin kendi hareketi ve kastı araştırılır. Sanığın açıklaması da diğer kayıtlarla birlikte değerlendirilir.
Kapı, kilit, bina ve eşyanın tahsis amacı neden belirleyicidir?
Nitelikli hırsızlıkta yalnız eşyanın parasal değeri değil, malın bulunduğu ortam ve alınma biçimi de önemlidir. Olay yeri fotoğrafı, kroki, kilidin durumu ve eşyanın bulunduğu tam nokta bu nedenle suç vasfıyla doğrudan ilgilidir. Kanunda olmayan “İstanbul’da hırsızlık için ayrı ceza” bulunmaz; aynı maddeler ülke genelinde uygulanır.
| Hüküm | Kanuni ayrım | Temel ceza |
|---|---|---|
| TCK m.141 | Nitelikli hâle girmeyen rıza dışı alma | 1–3 yıl hapis |
| TCK m.142/1 | Kamu kurumunda veya ibadete ayrılmış yerdeki eşya; kamu hizmetine tahsis; toplu ulaşım ve varış/kalkış yerleri; afet zararını önlemeye ayrılmış veya niteliği gereği açıkta bırakılmış eşya | 3–7 yıl hapis |
| TCK m.142/2 | Kanunda sayılan özel yöntem ve koşullar; kilit açma veya kilitlenmeyi engelleme, bilişim sistemi kullanma, belirli korunma biçimleri ve diğer bentler | 5–10 yıl hapis |
| TCK m.142/3 | Sıvı veya gaz hâlindeki enerji ile nakil, işleme ve depolama tesislerine ilişkin özel hâl | 5–12 yıl hapis |
M.142/2-h, herkesin girebileceği yerde bırakılmış olsa da kilitlenerek korunan eşya ile bina veya eklentisi içinde muhafaza edilen eşyayı düzenler. Bir yerin bina eklentisi olup olmadığı ve eşyanın nasıl korunduğu saptanmadan bu bent uygulanamaz. M.142/2-b’deki elde veya üstte taşınan eşyayı çekip alma ile kişiye karşı cebir veya tehdit içeren yağma arasındaki sınır, somut hareket üzerinden belirlenir.
M.142/3’te örgüt faaliyeti çerçevesinde işleme, cezayı yarı oranında artırır ve ayrıca 10.000 güne kadar adli para cezasını gerektirir. M.142/5’te haberleşme, enerji, demiryolu veya havayolu kamu hizmetinin geçici de olsa aksaması için ayrıca artırım öngörülmüştür. Bu özel koşullar, her hırsızlık dosyasında varmış gibi uygulanamaz.
Gece vakti sabit bir saat aralığı değildir
TCK m.143 uyarınca gece vakti işlenen hırsızlıkta ceza yarı oranında artırılır. Gece vakti, TCK m.6/1-e’de güneşin batmasından bir saat sonra başlayıp doğmasından bir saat önce sona eren zaman olarak tanımlanmıştır. Yaz ve kış için aynı saat kullanılamaz; olayın gerçekleştiği yer ve tarih esas alınır.
Kamera saatinin gerçek saatle uyumu, tutanaktaki zaman ve diğer kayıtlar karşılaştırılır. Eşyanın gece fark edilmesi ile gece alınması aynı olgu değildir. Olayın ne zaman gerçekleştiği bilinmiyorsa bu eksiklik, mağdurun fark ettiği saat doğrudan suç saati kabul edilerek giderilemez. Artırımın dayandığı zaman tespiti gerekçede açıklanmalıdır.
Değer azlığı, kullanım amacı ve ağır ihtiyaç: Üç ayrı hüküm
M.145: Değerin azlığı otomatik cezasızlık değildir
Malın değerinin azlığı nedeniyle cezada indirim yapılması veya işleniş biçimi ve özellikleri de dikkate alınarak ceza verilmesinden vazgeçilmesi kanunda mahkemenin değerlendirmesine bırakılmıştır. Maddede bütün olaylara uygulanacak sabit bir Türk lirası sınırı yoktur. Malın suç tarihindeki değeri, türü ve alınan miktarı açıklanmalıdır. Sonradan belirlenen tazminat ile suç anındaki eşya değeri aynı hesap olmayabilir.
M.146: Geçici kullanım amacı başlangıçta bulunmalıdır
Malın geçici süre kullanılıp zilyedine iade edilmesi amacıyla alınmasında, şikâyet üzerine verilecek ceza yarısına kadar indirilir. Malın başka bir suçta kullanılması hâlinde bu hüküm uygulanmaz. Eşyanın yakalanma sonrasında geri verilmiş olması, fiilin başlangıçtan itibaren geçici kullanım amacıyla işlendiğini tek başına göstermez. Kullanma hırsızlığı ile sonradan pişmanlık gösterip iade etmek ayrı kurumlardır.
M.147: Ağır ve acil ihtiyaç
Kanun, hırsızlığın ağır ve acil ihtiyacı karşılamak için işlenmesinde olayın özelliklerine göre indirim veya ceza vermekten vazgeçme imkânı tanır. Yalnız ekonomik güçlük beyanı bu koşulun tamamı değildir. İhtiyacın ağırlığı, aciliyeti ve alınan mal ile bağlantısı ortaya konur. Bu hüküm ile m.145’teki düşük değer değerlendirmesi birbirinin yerine kullanılmaz.
Etkin pişmanlıkta tarih ve tam giderim önemlidir
TCK m.168/1, hırsızlık tamamlandıktan sonra failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık gösterip mağdurun zararını aynen geri verme veya tazminle tamamen gidermesini düzenler. Kovuşturma başlamadan önce bu şartlar gerçekleşirse cezanın üçte ikisine kadar indirim yapılır. Kovuşturma başladıktan sonra, hükümden önce gerçekleşirse m.168/2 uyarınca indirim yarısına kadardır. “Kadarı” ifadesi, üst sınırdaki indirimin her olayda zorunlu olduğu anlamına gelmez.
Kovuşturma, CMK m.175 gereğince iddianamenin kabulüyle başlar; yalnız iddianamenin yazıldığı tarih esas alınmaz. Ödeme veya iade tutanağında eşyanın durumu, teslim edilen kişi, tarih ve karşılanan zarar açıkça gösterilmelidir. Kolluğun eşyayı kendiliğinden bulması, failin kanunda aranan pişmanlık davranışını her durumda göstermiş olduğu anlamına gelmez.
Kısmen geri verme veya tazminde m.168/4 gereğince mağdurun rızası ayrıca aranır. Şikâyetten vazgeçmek, zararın tamamen karşılandığını söylemek ve kısmi giderime rıza göstermek farklı açıklamalardır. İade bir beraat nedeni olarak değil, koşulları gerçekleşen etkin pişmanlık hükmü üzerinden ele alınır.
Her hırsızlık şikâyete bağlı değildir
Temel m.141 suçu şikâyete bağlı düzenlenmemiştir. CMK m.253’te m.141 uzlaştırma kapsamında ayrıca sayılır; şikâyete bağlılık ile uzlaştırma aynı kurum değildir. M.142’nin bütün nitelikli hâlleri m.141’e yapılan atıfla uzlaştırma kapsamına alınamaz. Çocuklar ve aynı mağdura karşı bağlantılı suçlar için özel hükümler ayrıca değerlendirilir.
M.144, paydaş veya elbirliğiyle malik olunan mal üzerinde ya da hukuki ilişkiye dayalı alacağı tahsil amacıyla hırsızlıkta, şikâyet üzerine 2 ay–1 yıl hapis veya adli para cezası öngörür. M.146 da özel şikâyet koşulu içerir. Bu özel düzenlemelerden hareketle bütün hırsızlıklar için “şikâyet geri alınırsa dava biter” sonucu çıkarılamaz.
TCK m.167; hakkında ayrılık kararı olmayan eş, üstsoy-altsoy ve kanunda sayılan diğer yakınlar ile aynı konutta yaşayan kardeş zararına fiillerde şahsi cezasızlık düzenler. Ayrılık kararı verilmiş eş, ayrı yaşayan kardeş ve aynı konutta yaşayan belirli diğer yakınlarda şikâyet ve yarı oranında indirim söz konusudur. Akrabalık derecesi ve birlikte yaşama şartları kanun metnine göre belirlenir. Yağma ve nitelikli yağma bu aile hükümlerinin dışında bırakılmıştır.
Kamera görüntüsü, seri numarası ve teslim tutanağı farklı şeyleri ispatlar
Görüntü, kişinin belirli yerdeki hareketini; seri numarası veya IMEI kaydı eşyanın kimliğini; fatura ve sahiplik belgeleri eşyanın kime ait olduğunu; teslim tutanağı ise iadenin kapsamını gösterir. Birinin varlığı diğerinin araştırılmasını gereksiz kılmaz. Belirsiz bir görüntüde yalnız kıyafet benzerliğiyle kesin kimlik sonucu kurulamaz; kayıt kalitesi ve diğer deliller tartışılır.
CMK m.63 ve 67 uyarınca gereken uzman incelemesinde kaydın tamamı, saat uyumu ve karşılaştırılan görüntüler belirtilmelidir. Lehe delillerin toplanması CMK m.160/2’nin, hükmün hukuka uygun delile dayanması m.217’nin gereğidir. İstanbul’da yer yetkisi CMK m.12 ve devamına göre belirlenir. Mahkemenin görevi ise 5235 sayılı Kanun m.11–14 uyarınca suçun ilgili fıkrası ve ceza üst sınırı üzerinden saptanır; tüm nitelikli hâller aynı görev başlığına gelişigüzel yerleştirilmez.
İstanbul hukuk ve adliye rehberi
Suç tipine özgü bu açıklamanın yanında ifade, delil, koruma tedbirleri, duruşma ve kanun yollarının genel çerçevesi İstanbul ceza avukatı ve ceza davası rehberinde açıklanmıştır.
Bu konudaki görevli ve yetkili merci; uyuşmazlığın türü, taraflar, işlem veya olay yeri ve özel yetki kuralları birlikte değerlendirilerek belirlenir. İstanbul’daki adliyeler, ilçeler ve resmî başvuru kaynakları için İstanbul avukat ve hukuk rehberini inceleyebilirsiniz.
Şeffaflık: Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun tek fizikî ofisi Mersin’dedir; İstanbul’da şube bulunduğu ileri sürülmez. Uygun dosyalar Türkiye geneli temsil ve yetki kuralları çerçevesinde Mersin’den koordine edilir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
