Ankara HAGB Kararı ve Kanun Yolu: CMK 231
CMK 231, 7589 sayılı Kanun değişikliği ve eski kararların farklı başvuru rejimi.
Bu yazıyla ilgili genel bir sorunuz mu var? Anonim soru sor
HAGB’nin şartları ile kararın kanun yolu farklıdır
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, beraat veya hapis cezasının ertelenmesi değildir. Güncel CMK m.231/5-6 kapsamında iki yıl veya daha az sonuç hapis cezası ya da adli para cezası ile diğer kanuni koşullar birlikte değerlendirilir. Genel düzenlemede sanığın açık kabulü artık bir koşul olarak sayılmamıştır; eski kararların geçiş hükümleri ve basit yargılamadaki özel kural ayrıca korunur.
İlk HAGB kararıyla, denetim ihlali üzerine hükmün açıklanmasına ilişkin kararın kanun yolu aynı değildir. Güncel m.231/12 ilk karar için CMK m.272/3 saklı kalmak üzere istinafı; m.231/11 ise hükmün açıklanması veya yeniden kurulmasında kendi koşullarıyla sınırlı itirazı düzenler. 1 Haziran 2024 öncesi HAGB kararlarında CMK geçici m.6 ayrıca uygulanır.
HAGB hakkında 7589 sayılı Kanun neden dikkate alınmalıdır?
7589 sayılı Kanun’un 15. maddesi, CMK m.231’in beşinci ila on dördüncü fıkralarını yeniden düzenlemiştir. Bu nedenle yalnız önceki yılların açıklamalarına veya değişiklikten önce hazırlanmış bir kanun derlemesine bakılarak güncel koşullar aktarılmamalıdır. Bu rehberde 2026 değişikliği, TBMM’nin yayımladığı kanun metni üzerinden ayrıca kontrol edilmiştir.
HAGB’de mahkeme yüklenen suç hakkında hüküm kurar, fakat kanuni koşullarla hükmün açıklanmasını geri bırakır. M.231/5, kurulan hükmün müsadere hükümleri hariç sanık hakkında hukuki sonuç doğurmamasını düzenler. Bu ifade, eşyanın müsaderesinin her dosyada kendiliğinden kalkacağı veya kararın beraat sayılacağı anlamına gelmez. Hükümdeki ceza, güvenlik tedbiri ve HAGB bölümleri ayrı okunur.
Hapis cezasının ertelenmesi TCK m.51’de, kısa süreli hapsin seçenek yaptırıma çevrilmesi m.50’de düzenlenir. HAGB ile bu kurumlar aynı isim altında birleştirilemez. Güncel CMK m.231/7, açıklanması geri bırakılan hükümdeki hapis cezasının ayrıca ertelenmesini veya kısa süreli ise seçenek yaptırıma çevrilmesini engeller. Mahkemenin hangi kurumu uyguladığı kararın sonuç bölümünde anlaşılır olmalıdır.
Kapsam dışında bırakılan suçlar
7589 sayılı Kanun’la düzenlenen CMK m.231/14; işkence, eziyet ve kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği, Anayasa m.17 kapsamında kötü muamele niteliğindeki suçlarda HAGB uygulanmayacağını belirtir. Bu açık yasak, sonuç cezanın iki yılın altında olmasıyla aşılmaz. İsnadın gerçek niteliği, failin sıfatı ve göreviyle bağlantısı değerlendirilir; her kamu görevlisi dosyası aynı nedenle kapsam dışında sayılmaz.
Özel kanunlarda bulunan uygulama yasakları da ayrıca kontrol edilir. Yalnız CMK’daki genel ceza sınırının karşılanması bütün suçlarda HAGB hakkı doğurmaz. Hükümde uygulanmamasının nedeni özel kanun ise o hüküm gösterilmeli; soyut biçimde suçun ağır olduğu söylenerek gerekçe kurulmasıyla yetinilmemelidir.
İki yıl ölçütü suçun üst sınırı değil sonuç cezadır
CMK m.231/5 bakımından mahkemece belirlenen sonuç hapis cezasının iki yıl veya daha az olması gerekir; adli para cezası da maddede ayrıca yer alır. Suçun kanuni üst sınırı iki yılı aşıyor diye HAGB incelemesi otomatik olarak dışlanmaz. Bunun tersi de geçerlidir: suçun adı hafif görünse bile hükümdeki ceza ve özel yasaklar kontrol edilmeden uygulama yapılacağı söylenemez.
Ceza miktarı tek koşul değildir. M.231/6-a, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm edilmemiş olmasını arar. Adli sicil belgesinde bir kayıt görülmesiyle inceleme bitmez; kararın mahkûmiyet mi başka karar mı olduğu, kasıtlı suça ilişkin bulunup bulunmadığı ve hukuki durumu araştırılır. Taksirli suç mahkûmiyeti, sırf mahkûmiyet kelimesi geçtiği için bu bentteki kasıtlı suçla aynı tutulmaz.
M.231/6-b uyarınca mahkeme, sanığın kişilik özelliklerini ve duruşmadaki tutum ve davranışlarını göz önünde bulundurarak yeniden suç işlemeyeceği kanaatine ulaşmalıdır. Bu değerlendirme gerekçeli olmalıdır. Sadece suçlamayı reddetmek veya beraat istemek, savunma hakkının kullanılmasıdır; kişinin savunma tercihiyle kanunda aranan kişisel değerlendirme birbirine karıştırılmamalıdır.
Zararın giderilmesi ve taksit seçeneği
M.231/6-c, mağdurun veya kamunun suç nedeniyle uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesini düzenler. Önce zarar kalemi, olayla nedensellik bağı ve tutarı belirlenir. Talep edilen her rakam, hiçbir inceleme yapılmadan zarar kabul edilmez. Ödenmiş bedellerin hangi kalemi karşıladığı ve makbuzdaki açıklama önem taşır.
Sanık zararı derhâl gideremiyorsa m.231/9 uyarınca denetim süresince aylık taksitlerle tamamen giderme koşuluna bağlanan HAGB değerlendirilir. Bu, zararın hiç giderilmesine gerek olmadığı anlamına gelmez. Ödeme planı, toplam tutar ve taksitlerin yerine getirilmesi açık biçimde belirlenmelidir. Sonradan yükümlülüğün ihlal edilip edilmediği bu kayıtlar üzerinden denetlenecektir.
HAGB için zarar giderimi ile TCK m.168’deki etkin pişmanlık aynı kurum değildir. Aynı ödeme iki ayrı kurum bakımından önem taşısa da hangi suçların etkin pişmanlığa tabi olduğu, ödeme aşaması ve indirim oranı ayrıca değerlendirilir. Etkin pişmanlık rehberi bu ayrımı açıklamaktadır.
Denetim süresi ve yükümlülükler
Güncel CMK m.231/8’de yetişkinler için denetim süresi beş yıldır. Çocuk Koruma Kanunu m.23 uyarınca çocuklar bakımından süre üç yıldır. Bu süreler, hâkimin ayrıca belirlediği belirli bir eğitim veya çalışma yükümlülüğünün süresiyle karıştırılmaz. CMK m.231/8’de denetimli serbestlik tedbiri olarak belirlenen yükümlülükler için bir yılı aşmayan ayrı sınır vardır.
Meslek veya sanat sahibi olmayan kişinin eğitim programına devamı, meslek sahibi kişinin gözetim altında ücret karşılığı çalışması, belirli yerlere gitmeme veya başka bir yükümlülük kararda somut biçimde gösterilir. Kişi hangi davranışı ne kadar süreyle yerine getireceğini karar ve tebligattan öğrenebilmelidir. Bütün HAGB kararlarında aynı imza yükümlülüğünün bulunduğu varsayılmaz.
Denetim süresinin başlangıcı ve bitişi kararın kesinleşme kaydıyla birlikte kontrol edilir. Duruşmada HAGB sözcüğünün söylenmesi, bütün dosyalarda o gün denetimin kesin olarak başladığı anlamına gelmez. Kanun yolu başvurusu, kararın kesinleşmesi ve ilgili birime bildirim tarihleri ayrı kaydedilir. Özellikle denetim içinde işlendiği ileri sürülen yeni suçta bu ayrım belirleyicidir.
M.231/8, denetim süresi içinde kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha HAGB kararı verilemeyeceğini düzenler. Ayrıca bu sürede dava zamanaşımı durur. Bu nedenle beş yıllık denetim dönemini, hiçbir özel kural yokmuş gibi zamanaşımı hesabına eklemek doğru değildir. Zamanaşımı hesabında durma ile kesilme ayrı gösterilmelidir.
Adli kontrol ve infaz denetimiyle farkı
Soruşturmadaki adli kontrol, CMK m.109 ve devamındaki koruma tedbiridir. HAGB denetimi ise mahkemenin verdiği karardan doğar. Kesinleşmiş hapis cezasının denetimli serbestlikle infazı da 5275 sayılı Kanun kapsamında farklı bir kurumdur. Hepsinde denetim kelimesinin kullanılması, ihlalin sonuçlarını ve başvurulacak mercii aynı hâle getirmez.
Denetim sorunsuz biterse hangi karar verilir?
CMK m.231/10 uyarınca denetim süresinde kasıtlı yeni suç işlenmez ve yükümlülüklere uygun davranılırsa açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılır ve davanın düşmesine karar verilir. Süre dolduğu için ekrandaki kaydın kendiliğinden doğru biçimde güncellendiği varsayılmamalıdır; mahkemenin son kararı ve kesinleşme bilgisi kontrol edilir.
Denetim içinde kasıtlı yeni suç işlenmesi ile denetim bittikten sonra işlendiği ileri sürülen fiil aynı değildir. Yeni dosyanın açılma tarihi değil, fiilin işlendiği tarih ve yargısal sonucu önemlidir. Sırf bir ihbarın veya devam eden soruşturmanın bulunması, kişinin yeni kasıtlı suç işlediğini peşinen kesinleştirmez. Masumiyet karinesi ve ilgili dosyanın hukuki durumu gözetilmelidir.
M.231/11, denetim süresinde kasıtlı yeni suç işlenmesi veya yükümlülüğe aykırılık hâlinde hükmün açıklanmasını düzenler. Yükümlülüğü yerine getiremeyen sanığın durumu bakımından mahkeme, maddede belirtilen sınırlar içinde cezanın bir bölümünün infaz edilmemesine, koşullarıyla ertelemeye veya seçenek yaptırıma karar vererek yeni mahkûmiyet hükmü kurabilir. Kanundaki bu yetki, her ihlalde otomatik indirim anlamına gelmez.
İhlal iddiasına karşı ödeme dekontları, eğitim devam belgeleri, geçerli mazeret ve bildirim kayıtları önem taşır. Hangi yükümlülüğün, hangi tarihte ve hangi nedenle yerine getirilmediği açıklanmalıdır. Örneğin mahkemenin belirlediği banka hesabına zamanında yapılan ödemenin dosyaya yansımaması ile hiç ödeme yapılmaması aynı durum değildir.
İlk karar ile hükmün açıklanması kararını ayırın
| İncelenen karar | Kanuni yol | Önemli ayrım |
|---|---|---|
| Güncel rejimde ilk HAGB kararı | CMK 231/12: 272/3 saklı kalmak üzere istinaf | Karar ve hüküm usul ve esas yönünden incelenir. |
| Güncel rejimde 231/11 uyarınca açıklama veya yeniden kurma | İtiraz | İnceleme, 231/11’deki koşullarla sınırlıdır. |
| 1 Haziran 2024 öncesi HAGB kararı | Geçici 6/2-b gereğince eski itiraz rejimi | Bugün okunması, kararın tarihsel rejimini değiştirmez. |
| Eski HAGB’nin sonradan açıklanması | Geçici 6/2-c’de korunan önceki kanun yolu kuralları | İlk HAGB tarihi ayrıca belirlenir. |
İstinafa açık güncel ilk HAGB kararında CMK m.273 uyarınca gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki hafta içinde başvurulur. Ancak m.231/12, m.272/3’teki kesinlik düzenlemesini saklı tutar. Bu nedenle her adli para cezasına ilişkin HAGB için miktar ve yaptırımın oluşum biçimi incelenmeden sınırsız istinaf hakkı bulunduğu söylenemez.
Güncel m.231/11 kapsamında verilen açıklama veya yeniden kurma kararında genel itiraz hükümleri uygulanır. CMK m.268/1’de süre, kararın m.35’e göre öğrenilmesinden itibaren iki haftadır. Başvuruda denetim tarihleri, yeni suçun niteliği, yükümlülüğün yerine getirilmesi ve hükmün açıklanmasının kanuni koşulları ele alınır. İlk mahkûmiyetin esasını yeniden olağan istinaf gibi tartışma imkânıyla bu sınırlı inceleme aynı değildir.
Bölge adliye mahkemesinin HAGB hakkındaki kararının temyizi, m.231/12 ve m.286 çerçevesinde belirlenir. İstinaf yapılmış olması her dosyanın mutlaka Yargıtay’a gideceği anlamına gelmez. Temyiz başvurusu için karar türü ve kesinlik istisnaları ayrıca kontrol edilmelidir.
Sanığın kabulü bakımından eski ve özel kurallar
CMK geçici m.6/2-d, 1 Haziran 2024 öncesi HAGB kararları bakımından sanığın kabulü koşulunun aranmasını korur. Güncel genel m.231/6’da bu şart bulunmaz. Buna karşılık basit yargılama usulündeki CMK m.251/4, sanığın HAGB uygulanmasına yazılı olarak karşı çıkmaması şeklinde özel düzenleme içerir. Bu özel kuralı bütün ceza yargılamalarına yaymak veya eski kararların kabul şartını yok saymak yanlıştır.
Çocuklarda yönlendirme tedbiri ve az miktardaki zarar
7593 sayılı Kanunla değişen 5395 sayılı Kanun m.23, çocuk hakkında HAGB kararında m.5/A’daki uygun yönlendirme tedbirlerinden birinin veya birkaçının uygulanmasını düzenler. Çocuğun üç yıllık denetim süresi ile seçilen tedbirin türü, süresi ve yerine getirilme koşulları ayrı belirlenir. Eğitim, gelişim ve korunma ihtiyacına uygun tedbir gerekçelendirilmelidir.
Yeni m.23/3, mağdurun veya kamunun zararının az olması hâlinde çocuk hakkında HAGB için zararın giderilmesi koşulunun aranmayabileceğini belirtir. Bu hüküm bütün çocuk dosyalarında otomatik ödeme muafiyeti değildir; zarar miktarı ve özel hükmün uygulanma gerekçesi kararda gösterilir. Mağdurun özel hukuk talebi de sırf bu hükmün uygulanmasıyla kendiliğinden silinmez. Yetişkine ilişkin genel zarar koşulu ile çocuğa özgü bu istisna birbirine karıştırılmamalıdır.
CMK m.231/13 uyarınca HAGB kaydı kendine özgü sistemde tutulur ve yalnız kanundaki amaçla yetkili yargı makamlarınca istenir. Bu kayıt, olağan mahkûmiyet sonucu veya herkesçe erişilebilen bir sicil bilgisi gibi açıklanamaz. Kararın niteliği, kesinleşmesi ve denetim sonucu kendi belgeleriyle değerlendirilir.
Ankara’daki dosyada başvuru ilk kararı veren mahkeme üzerinden yürütülür; dosyanın merkez veya Ankara Batı yargı çevresinde bulunduğu UYAP kaydından anlaşılır. Mahkeme ve daire bilgisi Ankara Bölge Adliye Mahkemesi resmî kayıtlarıyla kontrol edilir. Fiziksel bina bilgisi, doğru kanun yolu ve süreyi belirleme işleminin yerine geçmez.
Sık sorulan sorular
HAGB beraat sayılır mı?
Hayır. Mahkeme hüküm kurar, açıklanmasını kanuni koşullarla geri bırakır. Beraat CMK m.223’te ayrı bir karar türüdür.
Güncel genel düzenlemede sanığın açık kabulü zorunlu mu?
CMK m.231/6’da bu koşul sayılmamıştır. Eski kararların geçiş hükmü ve basit yargılamadaki yazılı karşı çıkmama kuralı ayrıca uygulanır.
Suçun kanuni üst sınırı iki yıldan fazlaysa HAGB imkânsız mı?
Genel ceza ölçütü sonuç hapis cezasıdır. Diğer koşullar ve özel uygulama yasakları ayrıca değerlendirilir.
Çocukta da denetim beş yıl mı?
Hayır. Çocuk Koruma Kanunu m.23 uyarınca çocuklar için üç yıldır.
Zarar hemen ödenemiyorsa HAGB hiç uygulanmaz mı?
CMK m.231/9, denetim süresince aylık taksitlerle tamamen giderme koşuluna bağlanan uygulamayı düzenler.
Denetimde yeni soruşturma açılması eski hükmü otomatik açıklar mı?
Sırf soruşturmanın varlığı yeni kasıtlı suçun işlendiğini kesinleştirmez. Fiil tarihi, yargısal sonuç ve m.231/11 koşulları incelenir.
Her HAGB kararına aynı başvuru mu yapılır?
Hayır. İlk karar, ihlal üzerine açıklama ve 1 Haziran 2024 öncesi kararlar farklı kanun yolu kurallarına tabidir.
2026 değişikliği hangi yeni kapsam yasağını içeriyor?
CMK m.231/14; işkence, eziyet ve kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği, Anayasa m.17 kapsamında kötü muamele niteliğindeki suçları dışarıda bırakır.
Resmî dayanaklar
Mevzuat kontrolü: 8 Eylül 2026. 7589 sayılı Kanun m.15: güncel CMK 231/5-14; CMK m.251, 268, 272-273, 286 ve geçici m.6; Çocuk Koruma Kanunu m.23. Eski konsolide metnin 231. maddesi yerine 2026 değişikliği birlikte okunmalıdır.
Ankara hukuk ve adliye rehberi
Bu konudaki görevli ve yetkili merci; uyuşmazlığın türü, taraflar, işlem veya olay yeri ve özel yetki kuralları birlikte değerlendirilerek belirlenir. Ankara’daki adliyeler, ilçeler ve resmî başvuru kaynakları için Ankara avukat ve hukuk rehberini inceleyebilirsiniz.
Şeffaflık: Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun İstanbul ve Mersin’de fiziksel ofisleri bulunmaktadır; Ankara’da şube bulunduğu ileri sürülmez. Uygun dosyalar Türkiye geneli temsil ve yetki kuralları çerçevesinde Mersin’den koordine edilir.
İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul
İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.
İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
