İşçilik Alacaklarında Faiz Türü ve Başlangıcı 2026: Ücret, Kıdem ve Fazla Mesai
İşçilik alacaklarında tek bir faiz kuralı yoktur. Ücretin gününde ödenmemesi bakımından 4857 sayılı İş Kanunu m.34, mevduata uygulanan en yüksek faizi açıkça düzenler. Kıdem tazminatında 1475 sayılı İş Kanunu’nun yürürlükte kalan m.14 hükmü özel faiz kuralı içerir. Yıllık izin ücreti, iş sözleşmesinin sona ermesiyle 4857 sayılı Kanun m.59 uyarınca ücret alacağına dönüşür. Talep edilen her kalemin hukuki niteliği, muacceliyet tarihi ve temerrüt tarihi ayrı belirlenmeden toplu şekilde tek faiz istenmesi doğru değildir.

İşçilik Alacaklarında Faiz İçin Önce Alacağın Türü Belirlenir
İşçi ile işveren arasındaki para alacaklarında faiz incelemesinin ilk adımı, talep kalemini doğru adlandırmaktır. “İşçilik alacağı” üst başlığı; çıplak ücret, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, prim, ikramiye ve sözleşmeden doğan başka parasal hakları kapsayabilir. Bu kalemlerin doğum zamanı ve faiz dayanağı aynı değildir.
4857 sayılı İş Kanunu m.32, ücreti bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak düzenler. Aynı Kanun m.34 ise ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir neden dışında ödenmeyen işçinin iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabileceğini belirtir ve gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz kuralını getirir. Bu nedenle ücret alacağında yalnız “yasal faiz” yazılması, özel kanuni düzenlemenin gözden kaçırılmasına yol açar.
İş sözleşmesinin sona ermesinden doğan tazminatlarda ise ayrıca ilgili özel düzenlemeye bakılır. Kıdem tazminatı yönünden 1475 sayılı Kanun m.14 yürürlüktedir. Yıllık izin ücretinde 4857 sayılı Kanun m.59 belirleyicidir. İhbar tazminatının dayanağı m.17’dir. Dolayısıyla hesaplama cetveli oluşturulurken her kalem ayrı satırda; ana para, hukuki dayanak, muacceliyet, temerrüt ve talep edilen faiz türü gösterilmelidir.
Ücret Alacağında İş Kanunu m.34 Faiz Kuralı
Ücretin ödeme zamanı iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi veya işyeri uygulamasıyla belirlenebilir; bunun yanında İş Kanunu m.32’de ücretin en geç ayda bir ödeneceği esası vardır. Ücret ödeme gününde borç muaccel hâle gelir. İşveren ücret borcunu zamanında yerine getirmediğinde İş Kanunu m.34’teki özel sonuçlar doğar. Madde, gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faizi öngörür.
Burada “ücret hiç ödenmedi” durumu ile “ücret eksik ödendi” durumu aynı yöntemle incelenir: önce bordro ve banka kaydı karşılaştırılır, sonra gerçekte hak edilen ücret belirlenir, ödenen tutar mahsup edilir ve bakiye ücret için ödeme günü esas alınarak hesap yapılır. Ücretin bir bölümü bordroda gösterilip başka bir bölümü elden ödenmişse ispat sorunu ayrıca çözülmelidir. Faiz hesabı, ana para ispatının yerine geçmez.
İşçinin temel ücreti dışında düzenli prim veya ikramiyenin ücret niteliği taşıyıp taşımadığı da sözleşme ve ödeme düzenine göre belirlenir. Her ödemenin adına bakılarak otomatik biçimde m.34 uygulanmaz. Önce ödemenin hukuki niteliği saptanır. Bu nedenle dava öncesinde bordrolar, banka ekstreleri, ücret hesap pusulaları, iş sözleşmesi, varsa toplu iş sözleşmesi ve işyeri yazışmaları birlikte incelenmelidir.
Fazla Çalışma, Hafta Tatili ve Genel Tatil Ücretlerinde Ana Para Hesabı
Fazla çalışma 4857 sayılı Kanun m.41’de düzenlenir. Haftalık kırk beş saati aşan çalışmalar, kanundaki denkleştirme ve özel çalışma düzenleri saklı kalmak üzere fazla çalışma hesabının temelini oluşturur. Fazla çalışma ücretinin saat başına normal ücretin yüzde elli artırılması suretiyle ödenmesi kanuni kuraldır. Hafta tatili hakkı m.46’da, ulusal bayram ve genel tatil ücreti m.47’de düzenlenmiştir.
Bu kalemlerde faiz tartışmasından önce hangi dönemde kaç saat veya kaç gün alacak doğduğu belirlenir. Çalışma süresinin ispatı bakımından işyeri giriş-çıkış kayıtları, elektronik kart kayıtları, vardiya listeleri, görev çizelgeleri, takograf kayıtları, kurumsal yazışmalar ve diğer hukuka uygun deliller önem taşır. Sadece toplam bir rakam yazıp bunun tamamına tek tarihten faiz yürütmek sağlıklı bir hesap yöntemi değildir. Dönemsel alacaklar bakımından her dönemin hak ediş tarihi dosya hesabında görünür olmalıdır.
Sitedeki fazla mesainin WhatsApp yazışmalarıyla ispatı rehberi delil tarafını; ücretin geç ödenmesi rehberi ise ödeme temerrüdü tarafını ayrıca açıklar. Bu yazı ise doğrudan faiz türü ve faiz başlangıcı ayrımına odaklanır.
Kıdem Tazminatında 1475 Sayılı Kanun m.14 Özel Düzenlemesi
Kıdem tazminatının temel dayanağı, 4857 sayılı Kanun yürürlüğe girmiş olmasına rağmen yürürlükte bırakılan 1475 sayılı İş Kanunu m.14’tür. Madde, kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi hâlinde gecikme süresi için mevduata uygulanan en yüksek faizin dikkate alınmasını öngören özel hüküm içerir. Bu nedenle kıdem tazminatı, sıradan sözleşmesel bir para borcu gibi değerlendirilmez.
Ancak kıdem tazminatına hak kazanılıp kazanılmadığı ayrıca incelenir. Her işten ayrılma kıdem tazminatı doğurmaz. İşçinin haklı feshi, işveren feshi, emeklilik şartları, askerlik veya kanunda özel olarak düzenlenen diğer sona erme nedenleri farklı hukuki dayanaklara sahiptir. Önce fesih nedeni ve hizmet süresi tespit edilir; sonra giydirilmiş brüt ücret ve kanuni tavan uygulanarak ana para hesaplanır; faiz hesabı bundan sonra yapılır.
Kıdem tazminatı taksitle ödenmişse her ödemenin tarihi ve tutarı ayrı kayda alınmalı, yapılan ödeme ana para ve varsa faiz hesabında usulüne uygun biçimde mahsup edilmelidir. Konuya ilişkin ayrıntılı açıklama için kıdem tazminatının taksitle ödenmesi yazısına bakılabilir.
Kullanılmayan Yıllık İzin Ücretinde İş Kanunu m.59
Yıllık ücretli izin çalışırken kural olarak paraya çevrilecek bir dinlenme hakkı değildir. 4857 sayılı Kanun m.53 ve devamı yıllık izin hakkını düzenler. İş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesiyle kullanılmamış yıllık izin sürelerine ait ücret, m.59 uyarınca sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücret üzerinden ödenir. Böylece kullanılmayan izin, sona erme tarihinde parasal alacağa dönüşür.
Bu hukuki yapı faiz başlangıcı bakımından önemlidir; çünkü işçinin çalışmaya devam ettiği dönemde kullanılmamış izin günleri bulunması, o günlerde henüz m.59 anlamında muaccel “izin ücreti alacağı” bulunduğu anlamına gelmez. Sona erme tarihi, izin ücretinin para alacağına dönüşmesi bakımından kanuni dönüm noktasıdır. İzin günlerinin miktarı işverenin yıllık izin kayıtları ve işçinin hizmet süresi üzerinden belirlenir.
Yıllık izin ücreti rehberi, kullanılmayan izin günlerinin hesaplanmasını ayrıca ele almaktadır.
Muacceliyet ile Temerrüt Aynı Kavram Değildir
Faiz hesabında en sık yapılan hata, alacağın doğduğu veya muaccel olduğu tarihi her durumda faiz başlangıcı kabul etmektir. Türk Borçlar Kanunu m.117, muaccel bir borcun borçlusunun kural olarak alacaklının ihtarıyla temerrüde düşeceğini düzenler. Aynı maddede, ifa gününün birlikte belirlenmiş olması veya kanundaki diğer temerrütsüz hâller gibi istisnalar da vardır. Bu nedenle özel iş hukuku hükmü bulunmayan bir alacakta TBK’nın temerrüt sistemi ayrıca kontrol edilir.
Muacceliyet, alacaklının borcun ifasını isteyebildiği zamanı; temerrüt ise borçlunun gecikmesinin hukuki sonuçlarının başladığı durumu ifade eder. Arabuluculuk başvurusu, ihtarname, dava dilekçesi veya daha önce yapılmış açık ödeme talebi dosyanın temerrüt kronolojisi içinde değerlendirilir. Fakat her belge otomatik olarak tüm alacak kalemlerini aynı tarihte temerrüde düşürmez; talebin hangi alacağı ne kadar açıklıkla kapsadığına bakılır.
Arabuluculuk Başvurusunda Faiz Kalemini Açık Yazın
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3 uyarınca kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebine ilişkin davalarda arabulucuya başvuru dava şartıdır. Bu nedenle işçilik alacağı davası hazırlığında faiz konusu arabuluculuk aşamasından bağımsız düşünülmemelidir.
Başvuru formunda alacak türlerinin ayrı ayrı belirtilmesi, daha sonraki dava kapsamının netliğini sağlar. “Tüm işçilik alacaklarım” şeklindeki soyut bir ifade yerine ücret, fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil, kıdem, ihbar ve izin kalemlerinin somut biçimde yazılması dosya yönetimini güçlendirir. Faiz türü ve başlangıç talebi de mümkün olduğunca her alacak kalemiyle eşleştirilmelidir.
Arabuluculuk son tutanağı, dava dilekçesinde talep edilen kalemlerle karşılaştırılmalıdır. işçilik alacakları arabuluculuk başvurusu örneği ve işçilik alacakları dava dilekçesi sayfaları uygulama belgeleri bakımından yardımcı içeriklerdir.
Dava Dilekçesinde Faiz Talebi Nasıl Kurulmalıdır?
Dava dilekçesinde her alacak kaleminin ana para talebi, dayandığı maddi vakıa, kanuni dayanak ve faiz istemi birbirinden ayrılmalıdır. Özellikle kısmi dava veya belirsiz alacak davası tartışması bulunan dosyalarda talep sonucu ile açıklamalar bölümü birbiriyle uyumlu olmalıdır. HMK m.119 dava dilekçesinde talep sonucunun açık olmasını gerektirir. HMK m.26 gereğince hâkim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; talep edilenden fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
Bu nedenle faiz “mahkemece uygun görülecek faiz” biçiminde tamamen belirsiz bırakılmamalıdır. Özel kanuni düzenleme mevcutsa bu düzenleme gösterilmeli; özel düzenleme bulunmayan kalemde TBK temerrüt hükümleri ve 3095 sayılı Kanun çerçevesi değerlendirilmelidir. Talep arttırımı veya ıslah yapılacaksa artırılan miktarın faiz başlangıcı yönünden dosyanın usul durumu ayrıca incelenmelidir.
Hesap raporu da dilekçeyle uyumlu olmalıdır. Bilirkişi raporunda yanlış faiz türü veya yanlış başlangıç tarihi kullanılmışsa itiraz yalnız sonuç rakamına değil, hesap yöntemine yöneltilmelidir. Ana para doğru olsa bile faiz yöntemi hatalıysa toplam hüküm miktarı önemli ölçüde değişebilir.
Faiz Hesabında Kontrol Edilecek Belgeler
Sağlıklı bir işçilik alacağı dosyasında en azından iş sözleşmesi, SGK hizmet dökümü, işe giriş ve işten ayrılış kayıtları, ücret bordroları, banka hesap hareketleri, puantaj veya vardiya kayıtları, yıllık izin formları, fesih bildirimi, ihtarnameler, arabuluculuk başvuru formu ve son tutanak birlikte değerlendirilir. Prim veya satış komisyonu talebi varsa prim sistemi, hedef tabloları ve ödeme geçmişi de eklenir.
Belge incelemesinde yalnız işveren kayıtlarına veya yalnız işçi anlatımına dayanılmaz. Hangi belgenin hangi alacak kalemini ispatladığı ayrı gösterilir. Böylece ana para, dönem ve faiz başlangıcı arasında izlenebilir bir bağ kurulabilir.
Faiz Hesap Cetveli Hazırlarken Yapılacak Son Kontrol
Dosya mahkemeye taşınmadan önce faiz hesabı bir kontrol cetveliyle sınanmalıdır. Birinci sütuna alacağın adı; ikinci sütuna dayanak kanun maddesi; üçüncü sütuna hak ediş dönemi; dördüncü sütuna muacceliyet; beşinci sütuna temerrüt olgusu; altıncı sütuna istenen faiz türü; yedinci sütuna kısmi ödemeler yazılmalıdır. Bu yöntem özellikle birkaç yıla yayılan ücret, fazla çalışma ve tatil alacaklarında aynı başlangıç tarihinin yanlışlıkla bütün dönemlere uygulanmasını engeller.
Arabuluculuk başvurusundan önce hesap yapılmışsa son tutanak tarihinden sonra yeni bir ücret veya ödeme kaydı ortaya çıkıp çıkmadığı da denetlenmelidir. İşveren tarafından arabuluculuk sırasında yapılan kısmi ödeme, banka açıklaması ve ödeme dekontuyla birlikte hesaba işlenmelidir. İşçi tarafından imzalanmış ibraname varsa TBK m.420’deki işçi ibrasına ilişkin şekil ve süre şartları ayrıca kontrol edilir; yalnız belgenin başlığında “ibraname” yazması alacağı kendiliğinden sona erdirmez.
Dava sırasında bilirkişi hesabı geldiğinde de aynı cetvel korunmalıdır. Bilirkişinin hangi dönem için hangi ücreti esas aldığı, hangi ödeme gününü başlangıç kabul ettiği ve hangi faiz türünü uyguladığı satır satır karşılaştırılmalıdır. Hesap raporundaki matematiksel sonuç kadar hukuki varsayım da denetlenir. Böylece faiz talebi, soyut bir ek kalem olmaktan çıkar ve ispatlanmış ana para alacağına bağlı, denetlenebilir bir hesap unsuruna dönüşür.
Türkiye Geneli ve Mersin Uygulaması
İş Kanunu, İş Mahkemeleri Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu Türkiye genelinde uygulanır. Mersin’de açılacak iş uyuşmazlıklarında da aynı maddeler esastır. Yetki ise 7036 sayılı Kanun m.6 çerçevesinde ayrıca belirlenir. İş mahkemesinin bulunmadığı yerde görevli asliye hukuk mahkemesi iş mahkemesi sıfatıyla yargılama yapar.
Mersin’de liman, lojistik, sanayi, tarım, hizmet ve ofis istihdamında çalışma düzenleri farklı olsa da faiz hesabının hukuki yöntemi değişmez: önce alacak kalemi, sonra muacceliyet ve temerrüt, ardından kanuni faiz türü belirlenir. Dosyanın Türkiye’nin başka bir ilinde görülmesi de bu temel sıralamayı değiştirmez. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu, İstanbul Maslak/Sarıyer ve Mersin Akdeniz’deki fiziksel ofislerinden Türkiye genelindeki dosyaları takip etmektedir.
Resmî Mevzuat Kaynakları
- 4857 sayılı İş Kanunu – Mevzuat Bilgi Sistemi
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu – Mevzuat Bilgi Sistemi
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu – Mevzuat Bilgi Sistemi
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu – Mevzuat Bilgi Sistemi
Sık Sorulan Sorular
İşçilik alacaklarının tamamına aynı faiz uygulanır mı?
Hayır. Her alacak kaleminin hukuki dayanağı ayrı incelenir. Ücret için İş Kanunu m.34, kıdem tazminatı için 1475 sayılı Kanun m.14 gibi özel hükümler vardır.
Maaş geç ödenirse hangi kanun maddesi uygulanır?
4857 sayılı İş Kanunu m.34 uygulanır. Madde, gününde ödenmeyen ücretler bakımından özel faiz kuralı da içerir.
Kullanılmayan yıllık izin ne zaman para alacağı olur?
4857 sayılı İş Kanunu m.59 gereğince iş sözleşmesinin sona ermesiyle kullanılmayan izin sürelerine ait ücret parasal alacağa dönüşür.
Fazla mesai ücretinin kanuni dayanağı nedir?
4857 sayılı İş Kanunu m.41’dir. Haftalık kırk beş saati aşan çalışmanın hesap ve zamlı ücret esasları bu maddede düzenlenmiştir.
Arabuluculuğa başvurmadan işçilik alacağı davası açılır mı?
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3 kapsamındaki işçi veya işveren alacağı ve tazminatı davalarında arabulucuya başvuru dava şartıdır.
Faiz istemi dava dilekçesinde açıkça yazılmalı mı?
Evet. HMK m.119 ve m.26 uyarınca talep sonucu açık kurulmalı; her alacak kalemi için istenen faiz türü ve başlangıcı belirlenmelidir.
Muacceliyet ile temerrüt aynı tarih midir?
Her zaman değildir. TBK m.117 temerrüt şartlarını düzenler. Özel kanuni düzenleme bulunmayan alacaklarda muacceliyet ve temerrüt ayrı incelenir.
İşveren kısmi ödeme yaparsa faiz hesabı nasıl etkilenir?
Ödemenin tarihi ve tutarı hesapta mahsup edilir. Hangi borca mahsup edildiği ve ödeme anındaki ana para-faiz durumu dosya kayıtlarıyla belirlenir.
Kıdem tazminatında özel faiz hükmü var mı?
Evet. 1475 sayılı İş Kanunu’nun yürürlükte bulunan m.14 hükmü kıdem tazminatının geç ödenmesine ilişkin özel faiz düzenlemesi içerir.
İşçilik alacağı hesabı sadece bordroya göre yapılır mı?
Hayır. Bordro, banka kayıtları, SGK verileri, puantaj, izin kayıtları, sözleşme ve diğer hukuka uygun deliller birlikte değerlendirilir.
Bu içerik 10 Eylül 2026 tarihi itibarıyla yürürlükteki 4857, 7036, 6098, 6100 ve 1475 sayılı Kanunun yürürlükte kalan m.14 hükmü esas alınarak hazırlanmıştır. Hukuki değerlendirme, alacak kaleminin niteliğine ve dosyadaki belgelere göre yapılır. Doğrulanmamış karar numarası veya varsayımsal Yargıtay atfı kullanılmamıştır.
Av. Halil BAKIRCI – Mersin Barosu, Sicil 3472
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
İhsaniye, 4903. Sk. Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin
İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul
İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.
İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
