İşe İade Arabuluculuk Başvuru Süresi 2026: İş Kanunu 20’ye Göre 1 Ay
İş Hukuku · 10 Eylül 2026
Bu yazıyla ilgili genel bir sorunuz mu var? Anonim soru sor
Fesih bildiriminden sonra işe iade talebinin hangi gün içinde arabulucuya götürüleceğini, arabuluculuk son tutanağından sonra dava süresini ve işe iade kararı sonrasındaki başvuru takvimini kanun maddeleriyle açıklayan uygulama rehberi.
Kısa ve net cevap
İşe iade talebinde arabulucuya başvuru süresi, fesih bildiriminin işçiye tebliğ edildiği tarihten itibaren bir aydır. 4857 sayılı İş Kanunu m.20 bu süreyi açıkça düzenler. Arabuluculukta anlaşma sağlanmazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılır. İşe iade kararı kesinleşirse işçi, kesinleşen kararın kendisine tebliğinden itibaren 10 iş günü içinde işverene işe başlamak için başvurur; işveren başvurudan itibaren bir ay içinde işçiyi işe başlatmak zorundadır. Bu dört süre birbirinden farklıdır ve biri diğerinin yerine geçmez.

İşe iade arabuluculuk süresinin kanuni dayanağı
İşe iade uyuşmazlığında süre hesabının ana hükmü 4857 sayılı İş Kanunu m.20’dir. Maddeye göre iş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiasıyla, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle İş Mahkemeleri Kanunu hükümleri uyarınca arabulucuya başvurmak zorundadır. Bu hüküm, işe iade talebini sıradan bir işçilik alacağı davasından ayırır. Kıdem, ihbar, ücret veya fazla çalışma alacaklarında zamanaşımı tartışılırken işe iadenin ilk kapısı bir aylık özel süredir.
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3, kanuna veya bireysel ya da toplu iş sözleşmesine dayanan işçi ve işveren alacağı ile tazminatı ve işe iade talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olmasını dava şartı yapar. Dolayısıyla işe iade davası bakımından iki ayrı kural birlikte uygulanır: 7036 sayılı Kanun m.3 arabuluculuğun zorunlu olduğunu, 4857 sayılı Kanun m.20 ise işe iade için arabulucuya hangi sürede başvurulacağını belirler.
İşe iade korumasının maddi şartları ise 4857 sayılı Kanun m.18 ve devamında yer alır. Süre içinde arabulucuya başvurmak tek başına işe iade hakkı doğurmaz; işçinin m.18 kapsamındaki iş güvencesi koşullarını taşıması ve feshin geçerli nedene dayandığının işverence ortaya konulamaması gerekir. Bu nedenle dosyada önce süre, ardından iş güvencesi kapsamı ve fesih nedeni ayrı başlıklar altında incelenir.
Bir aylık süre hangi tarihte başlar?
4857 sayılı İş Kanunu m.20 başlangıç anını açıkça fesih bildiriminin tebliğ tarihi olarak belirler. İşçinin fiilen işyerinden ayrıldığı gün ile yazılı fesih bildiriminin kendisine ulaştığı gün her dosyada aynı tarih olmak zorunda değildir. Bu sebeple süre hesabı yapılırken SGK işten ayrılış bildirgesindeki tarih, son çalışma günü, noter bildirimi, e-posta, KEP kaydı veya imza karşılığı teslim edilen fesih yazısı birbirine karıştırılmaz. Hukuki başlangıç noktası, m.20’de belirtilen fesih bildiriminin tebliğidir.
Bir aylık sürenin hesabında 4857 sayılı Kanun m.20 özel hüküm niteliğindedir. Başvurunun son güne bırakılması, UYAP veya arabuluculuk bürosu işlemlerinde belge eksikliği riskini artırır. Başvuru dilekçesinde işverenin tam ticaret unvanı veya gerçek kişi işveren bilgisi, fesih tarihi, fesih bildiriminin tebliğ tarihi, işyeri bilgisi ve talebin açıkça “feshin geçersizliği ve işe iade” olarak gösterilmesi gerekir. Sadece kıdem ve ihbar tazminatı yazılarak yapılan bir başvurunun işe iade talebini de içerdiği varsayılmaz.
Fesih bildirimi hiç yazılı yapılmamışsa da süre meselesi belge ve olay akışı üzerinden değerlendirilir. İş Kanunu m.19 uyarınca işveren fesih bildirimini yazılı yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin şekilde belirtmek zorundadır. Yazılı bildirim yapılmaması, işçinin süresiz biçimde bekleyebileceği anlamına gelmez. İşçinin feshi ne zaman öğrendiği, SGK çıkışı, işyerine alınmama, elektronik bildirim ve ücret kesilmesi gibi olgular birlikte dosyalanmalıdır.
İşe iade talebinde bulunabilmek için hangi şartlar aranır?
İş Kanunu m.18 uyarınca iş güvencesi hükümleri bakımından temel olarak belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışma, işyerinde otuz veya daha fazla işçi bulunması ve işçinin en az altı aylık kıdeminin bulunması gerekir. Kanunun öngördüğü işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları ile işyerinin bütününü sevk ve idare edip işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleri iş güvencesi hükümlerinden yararlanamaz. Yer altı işlerinde çalışan işçiler bakımından altı aylık kıdem şartı aranmaz.
Otuz işçi hesabı yalnız feshedilen kişinin çalıştığı fiziksel bölümün kapısındaki sayı üzerinden yapılmaz. İşverenin aynı işkolundaki birden fazla işyerinde çalışan işçi sayısı kanunun öngördüğü çerçevede birlikte değerlendirilir. Altı aylık kıdem hesabında da aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen süreler birleştirilir. Belirli süreli sözleşmenin gerçekten belirli süreli sayılıp sayılmadığı ise İş Kanunu m.11’deki objektif koşullar üzerinden denetlenir; sözleşmenin başlığı tek başına belirleyici değildir.
Bu şartlardan biri yoksa, fesih hukuka uygun hâle gelmiş olmaz. İşçi kıdem, ihbar, ücret, fazla çalışma, yıllık izin veya ayrımcılık gibi başka taleplere sahip olabilir. Ancak “işe iade” talebi için m.18’deki iş güvencesi kapsamı ayrıca sağlanmalıdır. Bu ayrım, arabuluculuk başvurusunda taleplerin doğru kurulması açısından önem taşır.
İşe iade için arabuluculuk başvurusu nasıl yapılır?
Başvuru, adliyelerdeki arabuluculuk büroları üzerinden veya elektronik sistemde yetkili kanallar kullanılarak yapılır. 7036 sayılı Kanun m.3 uyarınca başvuru, karşı tarafın yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna; büro bulunmayan yerde görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne yapılır. İşe iade talebinde işveren tarafının doğru belirlenmesi özellikle şirketler topluluğu, asıl işveren-alt işveren ilişkisi veya işyeri devri bulunan dosyalarda önemlidir.
Arabulucu, tarafları görüşmeye davet eder ve işe iade uyuşmazlığını tutanakla sonuçlandırır. İşe iade konusunda anlaşma sağlanırsa 4857 sayılı Kanun m.21 uyarınca işe başlatma tarihi, m.21’deki boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının parasal miktarı ile işçinin işe başlatılmaması hâlinde ödenecek tazminatın parasal miktarı anlaşma belgesinde belirlenmelidir. Bu unsurların kararlaştırılmadığı durumda anlaşma sağlanamamış sayılır.
Arabuluculuk görüşmesinin konusu yalnız “para” değildir. İşçinin işe dönme iradesi, işverenin işe başlatma teklifi, işe başlatma tarihi ve işe başlatmama ihtimalinin parasal sonuçları birlikte ele alınır. İşçi aynı dosyada kıdem, ihbar ve diğer işçilik alacaklarını da ileri sürecekse taleplerin birbiriyle çelişmeyecek şekilde kurulması gerekir.
Arabuluculuk son tutanağından sonra dava süresi iki haftadır
4857 sayılı İş Kanunu m.20, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması hâlinde son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılacağını düzenler. Bu süre bir aylık ilk başvuru süresinin devamı değildir; yeni ve ayrı bir aşamadır. İlk aşamada bir ay içinde arabulucuya gidilir, ikinci aşamada anlaşmama son tutanağından sonra iki hafta içinde dava açılır.
Dava dilekçesinde fesih bildirimi, arabuluculuk başvuru bilgileri, son tutanak, iş sözleşmesi, ücret kayıtları, SGK hizmet dökümü, işyeri çalışan sayısına ilişkin deliller ve feshin geçersizliğini gösteren belgeler somutlaştırılır. İşverenin bildirdiği fesih sebebi açıkça analiz edilir. İş Kanunu m.20/2 uyarınca feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükü işverene aittir; işçi feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ediyorsa bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür.
Taraflar anlaşırsa uyuşmazlık aynı iki haftalık sürede özel hakeme götürülebilir. Bu yol, işverenin tek taraflı olarak işçiye dayatabileceği otomatik bir yol değildir; kanun tarafların anlaşmasını arar.
Arabulucuya başvurmadan doğrudan işe iade davası açılırsa ne olur?
4857 sayılı İş Kanunu m.20, bu hataya ilişkin özel bir telafi mekanizması getirir. Arabulucuya başvurmaksızın doğrudan dava açılması sebebiyle davanın usulden reddine karar verilirse ret kararı taraflara resen tebliğ edilir. Kesinleşen ret kararının da resen tebliğinden itibaren iki hafta içinde arabulucuya başvurulabilir. Bu hüküm, işe iade başvurusunda arabuluculuk dava şartının önemini gösterir.
Bununla birlikte bu özel düzenleme, sürelerin önemini ortadan kaldırmaz. İşçi sırf bu hükme güvenerek doğrudan dava açmayı tercih etmemelidir. Doğru yol, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde doğrudan arabulucuya başvurmaktır. Böylece usulden ret, yeniden tebligat ve ek süre tartışması doğmadan uyuşmazlık esastan ilerler.
Fesih bildirimi ve süre hangi belgelerle ispatlanır?
Süre uyuşmazlığında dosyanın en kritik belgesi fesih bildirimidir. Bildirim imza karşılığı yapılmışsa teslim tarihi; noter veya KEP kullanılmışsa tebliğ/ulaşma kayıtları; elektronik sistem kullanılmışsa doğrulanabilir kayıtlar incelenir. SGK işten ayrılış bildirgesi tek başına fesih bildiriminin içeriğini ve tebliğ tarihini ispatlayan belge olarak kabul edilmemelidir; SGK kaydı işten ayrılış tarihine ilişkin önemli bir veridir, ancak m.20’nin aradığı fesih bildirimi ayrıca değerlendirilir.
Fesih nedeninin ispatı açısından performans değerlendirmeleri, savunma talepleri, ihtarlar, görev tanımları, organizasyon değişiklikleri, işletmesel kararlar, bordrolar, yazışmalar ve tanıklar dosyanın niteliğine göre önem taşır. İş Kanunu m.19, işçinin davranışı veya verimiyle ilgili nedenlerle yapılacak fesihlerde savunma alınması kuralını düzenler. İş Kanunu m.25/II kapsamındaki fesihler bu hükmün istisnasıdır. Bu nedenle “savunma alınmadı” iddiası her fesih türünde aynı hukuki sonuca bağlanmaz.
İşe iade kararı kesinleşince 10 iş günlük başvuru nasıl işler?
İş Kanunu m.21’e göre işçi, kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının kendisine tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvurmak zorundadır. İşçi bu süre içinde başvurmazsa işverence yapılmış fesih geçerli bir fesih sayılır ve işveren yalnız bunun hukuki sonuçlarından sorumlu olur. Bu nedenle “davayı kazandım, artık bekleyebilirim” yaklaşımı kanuna uygun değildir.
Başvurunun ispatlanabilir yapılması gerekir. Noter ihtarnamesi, KEP veya teslimi ispatlayan başka güvenli yöntemler tercih edilebilir. Başvuru metninde kesinleşen karar bilgisi, işe başlama iradesi ve iletişim bilgileri açıkça yazılır. İşçinin samimi işe başlama iradesini ortaya koyması önemlidir; sadece tazminat elde etmek amacıyla şekli başvuru yapılması ileride uyuşmazlık çıkarabilir.
İşveren, işçinin süresinde yaptığı başvuru üzerine işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşe başlatma daveti işçinin eski işine veya esaslı biçimde eşdeğer koşullara gerçek dönüş imkânı sağlamalıdır. Ücret, görev, işyeri veya çalışma koşullarının cezalandırıcı biçimde değiştirilmesi yeni bir uyuşmazlığın konusu olabilir.
İşe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti
İş Kanunu m.21 uyarınca işveren geçersiz fesih nedeniyle işçiyi başlatmazsa işçiye en az dört, en çok sekiz aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatı ödenir. Mahkeme veya özel hakem, feshin geçersizliğine karar verirken bu tazminatın parasal miktarını da belirler. İşçinin başvurusu üzerine kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ayrıca ödenir.
Boşta geçen süre ücreti ile işe başlatmama tazminatı aynı alacak değildir. Birincisi en çok dört aylık çalıştırılmayan dönem ücret ve diğer haklarını; ikincisi ise işverenin süresinde işe başlatmamasının yaptırımını oluşturur. Kıdem ve ihbar tazminatı hesabı da işe başlatılıp başlatılmama sonucuna göre ayrıca yeniden ele alınır. Arabuluculuk anlaşmasında da bu parasal sonuçların açık biçimde yazılması gerekir.
Türkiye geneli ve Mersin uygulaması
İşe iade süresi Türkiye genelinde aynı kanun hükümlerine tabidir. İşçinin İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Antalya veya Mersin’de çalışması bir aylık ve iki haftalık süreleri değiştirmez. Yer bakımından arabuluculuk başvurusu ve görevli iş mahkemesi 7036 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenir.
Mersin’de işçi ve işveren uyuşmazlıklarında arabuluculuk bürosu üzerinden başvuru yapılabilir. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun İstanbul ve Mersin’de fiziksel ofisleri bulunmaktadır; Türkiye genelindeki iş hukuku dosyaları görev, yetki, süre ve temsil kuralları çerçevesinde İstanbul ve Mersin ofislerinden takip edilir. Özellikle fesih bildirimi yeni tebliğ edilmiş dosyalarda ilk işlem, bir aylık sürenin son gününü beklemek değil başvuru tarihini güvence altına almaktır.
İşe iade dosyası için kontrol listesi
| Kontrol | Hukuki önemi |
|---|---|
| Fesih bildiriminin tebliğ tarihi | 4857 m.20’deki bir aylık arabuluculuk süresinin başlangıcıdır. |
| İş sözleşmesinin türü | İş güvencesi kapsamında belirsiz süreli çalışma koşulu değerlendirilir. |
| Altı aylık kıdem | 4857 m.18 kapsamı; yer altı işçileri yönünden istisna ayrıca dikkate alınır. |
| Otuz işçi koşulu | Aynı işkolundaki işyerleri ve işveren yapısı doğru belirlenir. |
| Fesih nedeni | İşverenin yazılı ve açık gerekçesi ile deliller karşılaştırılır. |
| Arabuluculuk başvuru tarihi | Bir aylık sürede başvuru yapıldığı ispatlanır. |
| Son tutanak tarihi | İki haftalık dava süresinin başlangıcıdır. |
| Kesin kararın tebliğ tarihi | İşçinin 10 iş günlük işe dönüş başvurusunu başlatır. |
İlgili içerikler: İstanbul işe iade davası rehberi, Mersin’de işten çıkarılınca ilk 30 gün, işçi hakları rehberi ve işçilik alacaklarında faiz türü ve başlangıcı.
Resmî kaynaklar: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı – İş Kanunu SSS · Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı · 4857 sayılı İş Kanunu · 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu.
İşe iade arabuluculuk süresi hakkında sık sorulan sorular
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
