B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

İşçilik Alacakları Hangi Mahkemede Açılır? 7036 m.6 Yetki Rehberi 2026

Kısa ve net cevap: İşçilik alacağı davasında yetkili mahkeme 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.6 uyarınca belirlenir. Davalı gerçek veya tüzel kişinin dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesi ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir. Davalı birden fazlaysa bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. İş kazasından doğan tazminat davalarında ayrıca kazanın veya zararın meydana geldiği yer ile zarar gören işçinin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Bu kurallara aykırı yetki sözleşmeleri geçersizdir.

Güncellik: İçerik 10 Eylül 2026 tarihinde yürürlükte bulunan 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, 6100 sayılı HMK ve 4857 sayılı İş Kanunu esas alınarak hazırlanmıştır.

İşçilik alacakları yetkili mahkeme 7036 madde 6

İşçilik Alacağında Görev ile Yetki Aynı Şey Değildir

İşçilik alacağı davasında önce görevli mahkeme, ardından coğrafi olarak hangi mahkemenin yetkili olduğu belirlenir. 7036 sayılı Kanun m.5, işçi ile işveren veya işveren vekili arasında iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan hukuk uyuşmazlıklarına iş mahkemelerinin baktığını düzenler. İş mahkemesi kurulmamış yerde bu davalara iş mahkemesi sıfatıyla belirlenen asliye hukuk mahkemesi bakar. Görev kuralı mahkemenin türünü, yetki kuralı ise davanın hangi yerde açılacağını gösterir.

Bu ayrım önemlidir. Örneğin ücret alacağı için tüketici mahkemesine veya sulh hukuk mahkemesine başvurulmaz. Görev iş mahkemesindedir. Ancak iş mahkemesinin hangi il veya ilçede olduğu m.6 uyarınca ayrıca tespit edilir. Dava doğru mahkeme türünde fakat yanlış yerde açılmışsa görev değil yetki sorunu doğar.

7036 Sayılı Kanun m.6 Ne Diyor?

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.6/1 iki temel seçimlik yetki noktası kurar: davalının dava tarihindeki yerleşim yeri ve işin veya işlemin yapıldığı yer. İşçi bu iki yerden kanuna uygun olanında dava açar. İşverenin merkez adresinin başka şehirde bulunması, işin fiilen yapıldığı yer mahkemesinin yetkisini ortadan kaldırmaz.

Maddenin ikinci fıkrası birden fazla davalıyı düzenler. Davalı birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Üçüncü fıkra iş kazası tazminat davaları için ek yetki noktaları getirir. Dördüncü fıkra diğer kanunlardaki iş mahkemesi yetki hükümlerini saklı tutar. Beşinci fıkra ise m.6 hükümlerine aykırı yetki sözleşmelerini geçersiz sayar.

Bu sistem işçinin, yalnızca şirket merkezinin bulunduğu şehirde dava açmaya zorlanmasını engeller. Kanun işin görüldüğü yer ile davalının yerleşim yeri arasında açık seçim hakkı tanır.

Davalının Yerleşim Yeri Mahkemesi Nasıl Belirlenir?

Davalı gerçek kişiyse yerleşim yeri Türk Medeni Kanunu ve usul hükümlerine göre belirlenir. Davalı tüzel kişi şirket ise merkez adresi esas alınır. 7036 m.6 özel olarak “davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri” ifadesini kullanır. Bu nedenle dava açılmadan önce ticaret sicili ve adres bilgilerinin güncel olması gerekir.

İşverenin şubesi, depo sahası, fabrika veya proje ofisi bulunması tek başına her durumda tüzel kişinin yerleşim yerini değiştirmez. Buna karşılık işin fiilen yapıldığı yer ayrı bir yetki sebebidir. Şirket merkezinin İstanbul’da, işyerinin Mersin’de olduğu bir iş ilişkisinde işçi yalnızca İstanbul’a bağlı değildir; işin yapıldığı yer kuralı Mersin’deki yetkili iş mahkemesini de gündeme getirir.

Adres tespitinde bordro, iş sözleşmesi, SGK işyeri kayıtları, ticaret sicili, işe giriş bildirgesi ve işyerinin fiili faaliyet adresi birlikte incelenir. Dava dilekçesinde yetkinin hangi m.6 bağlantısına dayandığı açıkça gösterilmesi dosyanın gereksiz yetki tartışmasına girmesini önler.

“İşin veya İşlemin Yapıldığı Yer” Ne Anlama Gelir?

7036 m.6/1 yalnız işveren merkezini değil, işin veya işlemin yapıldığı yeri de yetkili kabul eder. İşçinin düzenli olarak çalıştığı işyeri, fabrika, mağaza, şantiye, ofis veya operasyon merkezi bu bağlantının temelidir. Uzaktan çalışma, seyyar çalışma veya birden fazla işyerinde çalışma gibi durumlarda fiili iş organizasyonu ve işin ağırlıklı olarak yürütüldüğü yer kayıtlarla belirlenir.

İşverenin bordro biriminin başka şehirde olması, ücretin başka şehirdeki banka hesabından gönderilmesi veya insan kaynakları merkezinin farklı yerde bulunması, işin yapıldığı yer bağlantısını tek başına ortadan kaldırmaz. Yetki belirlenirken işçinin hangi iş organizasyonu içinde, nerede ve hangi işveren birimine bağlı çalıştığı esas alınır.

İş ilişkisinin sonunda fesih bildiriminin başka şehirdeki merkezden gönderilmiş olması da işin fiilen yapıldığı yer mahkemesinin m.6’daki yetkisini kaldırmaz. İşçilik alacağı, çalışma ilişkisinden doğar ve kanun işin yapıldığı yeri açık yetki noktası olarak tanır.

Birden Fazla Davalı Varsa Hangi Mahkeme Yetkilidir?

7036 m.6/2 uyarınca davalı birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Alt işveren-asıl işveren ilişkisinin bulunduğu uyuşmazlıklar, işyeri devri, birlikte sorumluluk iddiası veya birden fazla şirketin davalı olduğu dosyalar bu hükmü önemli hâle getirir.

Birden fazla davalı olması, davacının istediği herhangi bir şehirde dava açabileceği anlamına gelmez. Seçilen mahkemenin davalılardan en az birinin yerleşim yeri veya diğer kanuni yetki bağlantılarından biriyle ilişkili olması gerekir. Davalıların dosyaya neden birlikte dahil edildiği de gerçek bir hukuki ilişkiye dayanmalıdır.

Asıl işveren-alt işveren uyuşmazlığında 4857 sayılı İş Kanunu m.2’deki birlikte sorumluluk şartları ayrı değerlendirilir. Yetki kuralı, maddi hukuk bakımından sorumluluğu kendiliğinden kurmaz. Önce sorumluluk iddiasının hukuki dayanağı, sonra yetkili mahkeme belirlenir.

İş Kazası Tazminat Davasında Ek Yetki Kuralları

İş kazasından doğan tazminat davalarında 7036 m.6/3 işçiye ek yetki noktaları tanır. İş kazasının meydana geldiği yer mahkemesi, zararın meydana geldiği yer mahkemesi ve zarar gören işçinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Bu hükümler m.6/1’deki genel seçeneklere eklenir.

İş kazası başka şehirdeki geçici görevlendirme sırasında gerçekleşmişse kaza yeri bağlantısı doğrudan önem taşır. İşçinin kazadan sonra tedavi gördüğü yer ile “zararın meydana geldiği yer” kavramı her dosyada aynı şekilde kullanılmaz; kanundaki bağlantı, zararın hukuken gerçekleştiği olay örgüsü üzerinden kurulmalıdır. Bunun yanında zarar gören işçinin yerleşim yeri de kanunda açıkça yetkili sayılmıştır.

İş kazası dosyasında SGK bildirimi, kaza tutanağı, kolluk kaydı, hastane belgeleri, işyeri sicil bilgileri ve işçinin yerleşim yeri belgeleri yetki tespitinde doğrudan kullanılır.

İş Sözleşmesine “Sadece Şu Mahkemeler Yetkilidir” Yazılabilir mi?

7036 m.6/5 açık hüküm içerir: Bu madde hükümlerine aykırı yetki sözleşmeleri geçersizdir. İş sözleşmesine, personel yönetmeliğine veya ayrı bir belgeye işçinin kanundaki yetkili mahkemelerden vazgeçmesini sağlayan hüküm yazılması m.6’daki korumayı bertaraf etmez.

Bu nedenle işverenin merkezinin bulunduğu şehir dışında dava açılamayacağına ilişkin standart sözleşme kaydı, iş mahkemesi yetkisini m.6’ya aykırı biçimde sınırlıyorsa geçerli kabul edilmez. Yetki kanundan doğar. Tarafların sözleşme metni kanunun açık koruyucu hükmünü değiştirmez.

Bu husus özellikle zincir mağaza, lojistik, inşaat, saha satış, uzaktan çalışma ve farklı şehirlerde şubesi bulunan şirketlerde önemlidir. İşçinin çalışma yeri ile şirket merkezi farklı olduğunda doğrudan m.6 uygulanır.

Zorunlu Arabuluculukta Yetki Nasıl Belirlenir?

7036 m.3 kapsamındaki işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade taleplerinde dava açmadan önce arabulucuya başvuru dava şartıdır. Arabuluculuk bürosuna başvuruda da kanunun yetki sistemi gözetilir. Yetki tartışması, dava açıldıktan sonra ilk defa düşünülmemelidir. Başvuru aşamasında işveren adresi, işyeri adresi ve işin yapıldığı yer açık şekilde dosyaya konulmalıdır.

Arabuluculuk sonunda anlaşma sağlanmaması, iş mahkemesi bakımından m.6 yetki kurallarını ortadan kaldırmaz. Son tutanak yalnız dava şartının yerine getirildiğini gösterir. Dava açılırken yetkili iş mahkemesi ayrıca doğru seçilir.

İşe iade talebinde 4857 m.20’deki bir aylık arabulucuya başvuru ve son tutanaktan itibaren iki haftalık dava süreleri de yetki değerlendirmesinden bağımsız olarak korunmalıdır. Süre içinde fakat yetki bakımından hatalı başvuru yapılmasının doğuracağı usul sorunları nedeniyle hem süre hem yer birlikte kontrol edilir.

Yetki İtirazı Nasıl İleri Sürülür?

İş mahkemelerinde 7036 m.7 uyarınca basit yargılama usulü uygulanır. Yetki itirazı yapılacaksa HMK’nın cevap ve ilk itiraz hükümleriyle birlikte değerlendirilir. Davalı, hangi mahkemenin yetkisiz olduğunu söylemekle yetinmemeli; kanuni bağlantıya dayanan yetkili mahkemeyi de usulüne uygun biçimde göstermelidir.

Mahkemenin yetki değerlendirmesinde 7036 m.6 özel normdur. HMK’daki genel yetki hükümleri, özel kanunda düzenlenmeyen noktada devreye girer. İş mahkemesi dosyasında önce özel m.6 sistemi uygulanır.

Yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde dosyanın görevli değil yetkili mahkemeye gönderilmesi gündeme gelir. Gönderme talebi ve süreleri HMK hükümlerine göre takip edilir. Bu nedenle yetki itirazı yalnız adres tartışması değil, davanın hangi mahkemede devam edeceğini belirleyen usul işlemidir.

İşçilik Alacağı Türüne Göre Yetki Değişir mi?

Ücret, fazla çalışma, hafta tatili, UBGT, yıllık izin, kıdem ve ihbar tazminatı gibi iş sözleşmesinden doğan talepler bakımından m.6/1 temel yetki kuralı uygulanır. İş kazasından doğan tazminat taleplerinde ise m.6/3 ek seçenek getirir. Sosyal güvenlik uyuşmazlıklarında 7036 m.5 ve m.4 hükümleriyle SGK’ya başvuru şartı ve görev de ayrıca kontrol edilir.

Talebin adı değişse de mahkemenin yetkisi rastgele belirlenmez. Dava dilekçesinde her talebin iş ilişkisinden doğduğu ve seçilen yer mahkemesinin hangi m.6 bağlantısına sahip olduğu açıkça kurulmalıdır.

Mersin’de İşçilik Alacağı Davası Nerede Açılır?

Mersin’de çalışan işçinin işveren merkezi başka şehirde olsa dahi işin Mersin’de yapıldığı tespit ediliyorsa 7036 m.6/1 uyarınca Mersin’deki yetkili iş mahkemesi bağlantısı doğar. İlçelerde iş mahkemesi bulunup bulunmadığı ve adli teşkilatın görev çevresi ayrıca kontrol edilir. Mahkemenin adı UYAP’ta güncel teşkilata göre seçilir.

Mersin’de iş kazası gerçekleşmişse m.6/3 gereğince kaza yeri ayrıca yetkilidir. Zarar gören işçi Mersin’de yerleşikse işçinin yerleşim yeri de açık yetki sebebidir. Kanun Türkiye genelinde aynıdır; Mersin’e özgü farklı bir yetki kuralı bulunmaz.

İç Bağlantılar

Sık Sorulan Sorular

1. İşçilik alacağı davasında davalının merkezi mi esas alınır?

Hayır. 7036 m.6/1 davalının yerleşim yeri yanında işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesini de yetkili sayar.

2. İşveren İstanbul’da, işçi Mersin’de çalışıyorsa Mersin’de dava açılır mı?

İş Mersin’de yapılmışsa 7036 m.6/1 uyarınca işin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir.

3. İş kazası başka şehirde olduysa nerede dava açılır?

7036 m.6/3 uyarınca kazanın veya zararın meydana geldiği yer ile zarar gören işçinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.

4. Birden fazla işveren davalıysa hangi yer mahkemesi yetkilidir?

7036 m.6/2 gereğince davalılardan birinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.

5. İş sözleşmesindeki yetki şartı geçerli midir?

7036 m.6 hükümlerine aykırı yetki sözleşmeleri m.6/5 gereğince geçersizdir.

6. Arabuluculuk yetkili mahkemeyi değiştirir mi?

Hayır. Arabuluculuk dava şartıdır; dava açılırken 7036 m.6’daki yetkili mahkeme ayrıca belirlenir.

7. İş mahkemesi olmayan yerde dava nereye açılır?

Adli teşkilata göre iş mahkemesi sıfatıyla görevli asliye hukuk mahkemesinde görülür. Görev çevresi dava tarihindeki teşkilata göre kontrol edilir.

8. Kıdem tazminatı için de aynı yetki kuralı uygulanır mı?

Evet. İş ilişkisi nedeniyle açılan kıdem tazminatı davasında 7036 m.6 temel yetki kuralıdır.

9. İş kazasında işçinin yerleşim yeri neden önemlidir?

Kanun m.6/3 ile zarar gören işçinin yerleşim yeri mahkemesini açıkça ek yetki noktası olarak düzenlemiştir.

10. Yetki itirazı dava sonuna kadar her zaman yapılır mı?

Yetki itirazı usulüne uygun ve süresinde ileri sürülmelidir; iş mahkemelerinde basit yargılama usulü uygulanır ve HMK’nın cevap/ilk itiraz hükümleri dikkate alınır.

Dava Açmadan Önce Yetki Dosyası Nasıl Hazırlanır?

İşçilik alacağı davasında yetki tartışmasını baştan azaltmak için dava dilekçesine yalnız “iş burada yapıldı” cümlesi yazmak yeterli değildir. İşin fiilen yapıldığı yeri gösteren iş sözleşmesi, SGK işyeri sicil bilgisi, ücret bordrosu, görevlendirme yazıları ve işyeri adresini içeren personel kayıtları birlikte hazırlanmalıdır. İşverenin ticaret sicilindeki merkez adresi de dava tarihine göre güncel olarak kontrol edilir. Böylece 7036 m.6/1’deki iki temel bağlantı somut belgeyle gösterilir.

Uzaktan çalışan işçilerde dosya daha dikkatli kurulmalıdır. İş sözleşmesinde uzaktan çalışma yeri açıkça yazılmışsa bu kayıt başlangıç noktasıdır. Çalışanın yalnız zaman zaman evden çalışması ile işin esasen uzaktan yürütülmesi aynı değildir. İşverenin bağlı birimi, görev talimatlarının verildiği organizasyon, çalışma düzeni ve sözleşme hükümleri birlikte değerlendirilir. Yetki sonucunu sırf dizüstü bilgisayarın kullanıldığı herhangi bir şehir üzerinden kurmak doğru değildir.

Saha çalışanı, tır şoförü, satış temsilcisi veya sürekli farklı illerde hizmet veren personelde de “işin yapıldığı yer” somut çalışma organizasyonuna göre belirlenir. İşçinin tek seferlik gittiği her şehir kanuni yetki noktası hâline gelmez. Düzenli bağlılık, işin merkezi ve uyuşmazlığa konu işlemin yapıldığı yer birlikte değerlendirilmelidir. Bu nedenle işverenin araç takip, görev bölgesi ve şube kayıtları yetki tartışmasında önem kazanır.

Asıl işveren-alt işveren dosyasında davalıların güncel merkezleri ayrıca çıkarılmalıdır. 7036 m.6/2 birden fazla davalıdan birinin yerleşim yerini yetkili saydığı için, taraf listesi ve sorumluluk iddiası dava açılmadan önce netleştirilmelidir. Sırf daha uygun bir mahkeme yaratmak amacıyla hukuki ilgisi bulunmayan bir şirketin davaya eklenmesi yetki kuralının amacıyla bağdaşmaz.

İş kazası tazminatında ise kaza yeri, zararın meydana geldiği yer ve zarar gören işçinin yerleşim yeri belgeleri ayrı bir yetki seti oluşturur. Kaza tutanağı ve hastane kaydı bu bağlantıları destekler. Dilekçede hangi m.6 fıkrasına dayanıldığı açıkça yazıldığında mahkemenin dosyayı incelemesi kolaylaşır ve yetki itirazı halinde somut cevap verilebilir.

Yetkili Mahkemenin Dava Tarihine Göre Belirlenmesi

7036 m.6/1 davalının dava tarihindeki yerleşim yerini esas aldığı için şirket merkezinin dava açıldıktan sonra başka şehre taşınması başlangıçta doğru kurulmuş yetkiyi kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Dava açılmadan hemen önce alınan güncel ticaret sicili kaydı bu nedenle önemlidir. İşin yapıldığı yer bakımından da geçmiş çalışma dönemindeki fiili işyeri tespit edilir; işverenin sonradan şubeyi kapatması çalışmanın yapıldığı yer bağlantısını geçmişe dönük yok etmez.

Dilekçede yetkinin hukuki sebebinin açıkça belirtilmesi, özellikle şirket merkezi ile işyeri farklı illerdeyse dosyanın daha düzenli ilerlemesini sağlar. “Mahkemeniz yetkilidir” şeklindeki sonuç cümlesi yerine 7036 m.6/1’deki somut bağlantı ve bunu gösteren belge açıklanmalıdır.

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T

Bu rehber yalnız doğrulanmış kanun hükümleri temelinde hazırlanmıştır. Doğrulanmamış karar numarası veya varsayımsal içtihat kullanılmamıştır. Yetki hesabında dava tarihindeki işyeri, davalı adresi ve taraf sıfatları esas alınır.

Yazar

Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu, Sicil No: 3472
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp