B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文Français
Menü

Araç İşleteni Kimdir? Trafik Kazasında KTK 3 ve 85 Sorumluluğu 2026

Kısa ve net cevap: Trafik kazasında “işleten”, yalnız direksiyondaki sürücü değildir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.3 ve m.85 uyarınca araç sahibi kural olarak işleten sayılır; uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hâllerde aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işleten ve fiilî tasarrufu bulunan kişi de işleten sıfatını taşıyabilir. Motorlu aracın işletilmesi bir kişinin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olmuşsa işleten, KTK m.85’teki tehlike sorumluluğu rejimi çerçevesinde zarardan sorumludur.

Kanuni dayanak: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.3, m.85, m.86, m.91, m.97, m.99, m.109 ve m.110. Aşağıdaki açıklamalar 11 Eylül 2026 itibarıyla yürürlükteki düzenlemeler esas alınarak hazırlanmıştır.

Araç işleteni kimdir?

KTK’daki “işleten” kavramı, trafik kazasından doğan tazminat sorumluluğunun merkezindedir. Araç ruhsatında adı yazılı kişi, ilk bakışta araç sahibi ve işleten kabul edilir. Fakat hukuki sorumluluk yalnız sicil kaydına bakılarak kurulmaz. Karayolları Trafik Yönetmeliğindeki ayrıntılı tanımda; araç sahibi, mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı, uzun süreli kiralamada kiracı, ariyette ariyet alan ve rehinde rehin alan belirli koşullarda işleten olarak kabul edilir. Ayrıca başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiilî tasarrufta bulunduğu ispatlanırsa, o kişi de işleten sayılır.

Bu nedenle trafik kazası dosyasında “ruhsat kimin adına?” sorusu önemlidir fakat tek başına yeterli değildir. Aracın ekonomik yararını kim elde ediyor, bakım ve işletme giderlerini kim üstleniyor, aracın nerede ve nasıl kullanılacağına kim karar veriyor, sürücüyü kim seçiyor ve araç üzerinde sürekli fiilî hâkimiyet kimde bulunuyor soruları işleten sıfatının belirlenmesinde birlikte değerlendirilir. Kısa süreli ve olağan kullanım için aracın bir yakına verilmesi, her durumda ruhsat sahibinin işleten sıfatını ortadan kaldırmaz.

KTK 85 sorumluluğu ne zaman doğar?

KTK m.85’in temel kuralı açıktır: Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni doğan zarardan sorumlu tutulur. Kanun, ticari işletme adı veya teşebbüs sahibinin adı altında ya da teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilen araçlarda teşebbüs sahibini de belirli hâllerde işletenle birlikte müteselsil sorumlu tutar.

Bu sorumluluk klasik “kusur varsa tazminat vardır” mantığından daha geniştir. Motorlu araç, hareketi ve işletilmesi nedeniyle özel bir tehlike yaratır. Kanun bu tehlikenin sonuçlarını, şartları gerçekleştiğinde işletene yükler. Zarar görenin her dosyada önce işletenin kişisel bir trafik kuralı ihlalini kanıtlaması gerekmez. Bununla birlikte kazanın motorlu aracın işletilmesiyle bağlantısı, zarar ve uygun illiyet bağı kurulmalıdır. KTK m.86’daki kurtuluş kanıtı ve zarar görenin kusurunun tazminata etkisi ayrıca incelenir.

İşletenin sorumluluğu, sürücünün ceza sorumluluğundan farklıdır. Ceza yargılamasında sürücünün taksirli davranışı ve kişisel kusuru araştırılır. Tazminat dosyasında ise KTK m.85 çerçevesinde işleten, sigortacı, sürücü ve varsa teşebbüs sahibinin hukuki konumu ayrı ayrı belirlenir. Aynı kaza bir yandan TCK bakımından ceza soruşturmasına, diğer yandan KTK ve genel hükümler bakımından maddi-manevi tazminat talebine konu olabilir.

Sürücü ile işleten arasındaki fark nedir?

Sürücü, aracı fiilen sevk ve idare eden kişidir. İşleten ise aracın işletilmesinden doğan tehlikeyi hukuken üzerinde taşıyan kişidir. Aynı kişi hem sürücü hem işleten olabilir; ancak bu zorunlu değildir. Şirket aracını kullanan çalışan sürücü iken şirket veya araç üzerinde işletme hâkimiyetine sahip kişi işleten olabilir. Aile bireyinin aracını geçici olarak kullanan kişi de sürücüdür; yalnız bu kullanım, kendiliğinden işleten sıfatını devretmez.

Bu ayrım dava tarafının doğru belirlenmesi bakımından kritik önemdedir. Sadece sürücüye yöneltilen talep, kazanın hukuki sorumluluk zincirindeki diğer kişileri kapsamaz. Aynı şekilde sırf ruhsat kaydına dayanıp fiilî işleteni hiç araştırmamak da eksik değerlendirmeye yol açar. Dava veya sigorta başvurusundan önce araç tescil kaydı, poliçe, kiralama sözleşmesi, araç teslim belgeleri, şirket kayıtları ve olay tarihindeki fiilî kullanım ilişkisi birlikte incelenmelidir.

Uzun süreli kiralama, ariyet ve fiilî hâkimiyette işleten kimdir?

Uzun süreli kiralamada aracın ekonomik yararı, kullanım kararı ve fiilî hâkimiyeti kiracıya geçmişse kiracı işleten sıfatını kazanabilir. Kanunun amacı, yalnız kâğıt üzerindeki mülkiyete değil, aracın yarattığı tehlikeyi fiilen ve ekonomik olarak yöneten kişiye ulaşmaktır. Bununla birlikte her kira sözleşmesi aynı sonucu doğurmaz. Günlük veya çok kısa süreli araç tahsisi ile uzun dönemli, aracın bakım ve işletme organizasyonunun kiracıya geçtiği ilişkiler aynı hukuki özellikte değildir.

İşleten sıfatının devredildiğini ileri süren taraf, bunu destekleyen sözleşme ve fiilî olguları ortaya koymalıdır. Kiralama süresi, ücretin yapısı, bakım ve sigorta yükümlülüğü, aracın anahtar ve belgelerinin kimde olduğu, sürücüyü kimin seçtiği, yakıt ve işletme masraflarını kimin karşıladığı, araçtan ekonomik yararı kimin elde ettiği bu incelemenin temel unsurlarıdır. Bu veriler, tescil malikinin yalnız şeklen malik kalıp kalmadığını ortaya çıkarır.

İşletenden hangi zararlar talep edilir?

KTK m.85 kapsamındaki bir trafik kazasında talep kalemleri zararın türüne göre ayrılır. Bedensel zararda tedavi ve iyileşme giderleri, geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, ekonomik geleceğin sarsılması ve koşulları varsa bakıcı gideri gündeme gelir. Ölüm hâlinde cenaze gideri, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ve çalışma gücü kaybından doğan zararlar ile destekten yoksun kalan kişilerin zararları değerlendirilir. Kişilik hakkının ağır ihlalinde manevi tazminat da genel hükümler çerçevesinde talep edilir.

Malvarlığı zararlarında araç onarım bedeli, ekonomik total durumunda gerçek zarar, değer kaybı, koşulları varsa araç mahrumiyet zararı ve kazayla doğrudan bağlantılı diğer belgeli giderler incelenir. Her kalem aynı kişiden ve aynı sigorta teminatından aynı kapsamda istenmez. Zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti, teminat kapsamı ve istisnaları ayrıca değerlendirilir; işletenin hukuki sorumluluğu ile sigortacının sözleşmesel ve kanuni teminat sınırı birbirine karıştırılmamalıdır.

Araç değer kaybı konusunda ayrıntılı açıklama için araç değer kaybını kim öder? rehberimize; bedensel zarar başvurusu için trafik kazasında bedeni zarar sigorta başvurusu yazımıza bakılabilir.

Zorunlu trafik sigortası işletenin sorumluluğunu ortadan kaldırır mı?

Hayır. KTK m.91, işletenin KTK m.85’in birinci fıkrasından doğan sorumluluğunu karşılamak üzere zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırılmasını öngörür. Sigorta, sorumluluğu yok eden bir işlem değildir; kanuni sorumluluğun sigorta teminatı kapsamında karşılanmasını sağlar. Sigortacının sorumluluğu poliçe limiti ve teminat kapsamıyla sınırlıyken, işletenin kanundan doğan sorumluluğu olayın özelliklerine göre bu sınırın üzerinde kalabilir.

Zarar gören, sigortacı yönünden KTK m.97’deki dava öncesi yazılı başvuru kuralını yerine getirmelidir. Başvuruya gerekli belgelerin eklenmesi, talep kalemlerinin açıkça gösterilmesi ve başvurunun ispatlanabilir yolla yapılması gerekir. Sigortacının cevap vermemesi veya cevabın talebi karşılamaması hâlinde kanundaki sürenin dolmasından sonra dava veya Sigorta Tahkim Komisyonu yolu gündeme gelir. Bu başvurunun ayrıntıları ayrı bir rehberde ele alınmalıdır; işleten sorumluluğu dosyasında sigorta başvurusu bir delil ve süre yönetimi meselesidir.

Kusur, illiyet ve KTK 86 kurtuluş kanıtı

KTK m.86, işletenin sorumluluktan tamamen kurtulabilmesi için ağır şartlar getirir. İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi; kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmadığını, araçtaki bir bozukluğun kazayı etkilemediğini ve kazanın mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispatlamalıdır. Bu unsurlardan birinin eksik kalması, tam kurtuluş sonucunu doğurmaz.

Zarar görenin kusuru ise ayrı bir meseledir. Zarar görenin davranışı zararın doğmasına veya artmasına etkide bulunmuşsa tazminatta indirim gündeme gelir. Kusur oranı trafik kaza tespit tutanağındaki ilk değerlendirmeden ibaret değildir. Kamera görüntüsü, araç hasar noktaları, yol geometrisi, fren ve iz verileri, tanık anlatımları, araç elektronik kayıtları ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi birlikte değerlendirilir. Bu nedenle “tutanakta yüzde şu yazıyor, dosya bitti” yaklaşımı hukuken doğru değildir.

Trafik kazasında işleten sorumluluğu için hangi deliller toplanır?

Sağlam bir tazminat dosyası, sorumlu kişilerin kimliğini ve zararın miktarını ayrı ayrı ispatlayan belgelerden oluşur. Araç tescil belgesi ve trafik kayıtları işleten araştırmasının başlangıcıdır. Zorunlu trafik sigortası poliçesi sigortacıyı ve poliçe dönemini gösterir. Uzun süreli kiralama veya kullanım ilişkisi varsa sözleşme, teslim tutanağı, ödeme kayıtları ve işletme giderleri fiilî hâkimiyeti ortaya koyar.

Kazanın oluşumu bakımından kaza tespit tutanağı, olay yeri fotoğrafları, kamera kayıtları, kolluk tutanakları, tanık bilgileri ve varsa ceza soruşturması kayıtları korunmalıdır. Bedensel zararda hastane kayıtları, epikriz, raporlar, gelir belgeleri ve çalışma durumunu gösteren kayıtlar; malvarlığı zararında servis kayıtları, ekspertiz, fatura, hasar fotoğrafları ve piyasa verileri önem taşır. Delilin sonradan kaybolacağı durumlarda HMK’daki delil tespiti mekanizması değerlendirilir.

Kusur oranına ilişkin uyuşmazlıklarda trafik kazası kusur oranına itiraz rehberi; sigortacı ve işleten yönünden faiz başlangıcı için trafik kazasında faiz ne zaman başlar? yazısı tamamlayıcı niteliktedir.

Zamanaşımı ve yetkili mahkeme

KTK m.109’a göre motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde kaza tarihinden itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava cezayı gerektiren bir fiilden doğuyor ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörüyorsa daha uzun süre tazminat taleplerinde de uygulanır. Rücu talepleri için kanunda ayrıca iki yıllık süre düzenlenmiştir.

KTK m.110, motorlu araç kazalarından doğan hukuki sorumluluk davalarında özel yetki seçenekleri getirir. Sigortacının merkezi veya şubesi, sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer ve kazanın meydana geldiği yer mahkemesi kanunda sayılan yetki bağlantılarıdır. Görevli mahkeme ise tarafların sıfatı ve uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenir. Sigortacıya yöneltilen taleplerde dava öncesi başvuru şartı ayrıca yerine getirilmelidir.

Zamanaşımı konusunda ayrıntılı inceleme için trafik kazası tazminatında zamanaşımı yazımız kullanılabilir.

Uygulamada en sık yapılan hatalar

  • İşleten ile sürücüyü aynı kişi sanmak ve fiilî işletme hâkimiyetini araştırmamak.
  • Yalnız kaza tespit tutanağına dayanıp diğer kusur delillerini korumamak.
  • Zorunlu trafik sigortasının işletenin bütün sorumluluğunu ortadan kaldırdığını düşünmek.
  • Sigortacıya KTK m.97’ye uygun yazılı başvuru yapmadan dava açmak.
  • Bedensel zarar ile araç zararını aynı belge setiyle ispatlamaya çalışmak.
  • KTK m.109’daki zamanaşımı başlangıçlarını ve uzamış ceza zamanaşımı ihtimalini dosya bazında incelememek.
  • Uzun süreli kiralama veya fiilî işletme ilişkisini gösteren sözleşme ve ödeme kayıtlarını toplamamak.

Sık Sorulan Sorular

1. Ruhsat sahibi her zaman işleten midir?

Ruhsat sahibi kural olarak işleten kabul edilir. Ancak başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olarak işlettiği ve araç üzerinde fiilî tasarrufu bulunduğu ispatlanırsa işleten sıfatı fiilî işletene geçebilir.

2. Aracı süren kişi işleten sayılır mı?

Sırf aracı sürmek işleten sıfatı için yeterli değildir. Sürücü aracı sevk ve idare eden kişidir; işleten ise aracın işletme hâkimiyetini ve tehlikesini üzerinde taşıyan kişidir.

3. Şirket aracında kim sorumlu olur?

Aracın şirket tarafından işletildiği durumda şirketin işleten sıfatı, sürücünün kişisel sorumluluğu ve KTK m.85’teki teşebbüs sahibi düzenlemesi birlikte incelenir.

4. Trafik sigortası varsa araç sahibi ayrıca sorumlu tutulur mu?

Evet. Sigorta, işletenin sorumluluğunu kaldırmaz; teminat kapsamında zararı karşılar. Poliçe limiti dışında kalan veya teminat dışı olan kısımlar yönünden işletenin sorumluluğu ayrıca değerlendirilir.

5. Kusursuz işleten hiç sorumlu olmaz mı?

Hayır. KTK m.85 tehlike sorumluluğu esasına dayanır. Tam kurtuluş için KTK m.86’da sayılan şartların birlikte ispatlanması gerekir.

6. Kaza tutanağındaki kusur oranı kesin midir?

Hayır. Mahkeme veya tahkim incelemesinde tüm deliller değerlendirilir; gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılır.

7. Araç uzun süreli kiralıksa kim işleten olur?

Kiracının araç üzerinde sürekli fiilî hâkimiyet kurduğu ve aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olarak işlettiği ispatlanırsa kiracı işleten sayılabilir.

8. İşleten sorumluluğu için sigorta şirketine başvuru gerekir mi?

Sigortacıdan tazminat talep edilecekse KTK m.97’deki yazılı başvuru şartı yerine getirilmelidir. İşleten aleyhine hukuki talep ile sigortacıya başvuru birbirinden ayrıdır.

9. Trafik kazası tazminatında temel zamanaşımı nedir?

KTK m.109’da öğrenmeden itibaren iki yıl ve her hâlde kaza tarihinden itibaren on yıl düzenlenmiştir; cezayı gerektiren fiilde daha uzun ceza zamanaşımı süresi varsa bu süre tazminat talebine de uygulanır.

10. Araç işleteni nasıl tespit edilir?

Tescil kaydı, kira veya kullanım sözleşmeleri, fiilî hâkimiyet, işletme giderleri, ekonomik yarar ve aracın kullanımına kimin karar verdiğini gösteren belgeler birlikte incelenir.

İşleten Sıfatı Belirlenirken Hangi Belgeler Birlikte Okunmalıdır?

İşleten sıfatı yalnız araç ruhsatına bakılarak kesinleştirilmemelidir. Tescil kaydı başlangıç delilidir; bunun yanında aracın kimin hesabına işletildiğini ve fiilî tasarrufun kimde bulunduğunu gösteren sözleşme ve kayıtlar da değerlendirilir. Uzun süreli kiralama sözleşmesi, araç teslim tutanağı, kira ve bakım ödemeleri, sigorta priminin kim tarafından karşılandığı, vergi ve işletme giderleri, araç takip kayıtları, sürücünün kimin talimatıyla hareket ettiği ve aracın günlük kullanımına kimin karar verdiği bu incelemenin temel belgeleridir.

Şirket araçlarında bordro ve görev kayıtları, filo sözleşmeleri, yakıt kartı hareketleri, araç tahsis belgeleri ve şirket içi kullanım prosedürleri fiilî işletme hâkimiyetini açıklayabilir. Aile veya yakınlık ilişkisi içindeki geçici kullanımlarda ise aracın kısa süreli verilmiş olması, ekonomik yararın ve sürekli yönetim yetkisinin tescil malikinde kalıp kalmadığı araştırılır. Böylece sırf kaza anında direksiyonda olan kişi ile kanuni anlamda işleten birbirine karıştırılmaz.

Taraf sıfatı belirlenmeden sigorta ve tazminat talebi kurulması, doğru sorumluların dosyaya dahil edilmemesine yol açabilir. İşleten tespitinden sonra KTK m.85’teki sorumluluk, m.86’daki kurtuluş şartları ve olay tarihindeki zorunlu trafik sigortası birlikte değerlendirilmelidir. Sigortacıya başvurulacaksa KTK 97 dava öncesi sigorta başvurusu ve ödeme süresi bakımından KTK 99 sekiz iş günü kuralları ayrıca izlenmelidir.

Sonuç

Araç işleteni sorumluluğu, trafik kazası tazminat dosyasının taraflarını belirleyen ana kurumdur. KTK m.3 ve m.85 uyarınca önce işleten sıfatı doğru saptanmalı; ardından KTK m.86’daki kurtuluş şartları, sürücünün kusuru, sigorta teminatı, zarar kalemleri, KTK m.97 başvurusu ve KTK m.109 süreleri ayrı ayrı uygulanmalıdır. Sadece ruhsat sahibi veya sadece sürücü üzerinden kurulan eksik bir inceleme, talebin yanlış kişiye yöneltilmesine ve tahsil sürecinin uzamasına neden olur.

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T

Bu içerik Av. Halil Bakırcı tarafından 11.09.2026 tarihinde hukuki doğruluk, güncellik ve uygulama bakımından gözden geçirilmiştir. Temel kaynaklar 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, Karayolları Trafik Yönetmeliği ve ilgili sigorta mevzuatıdır. Kanun değişikliği hâlinde yürürlükteki güncel metin esas alınır.

Resmî Kaynaklar

Yazar

Av. Halil Bakırcı
Mersin Barosu Sicil No: 3472
Avukat Halil Bakırcı hakkında

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu

İhsaniye Mah. 4903 Sk. Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin, Türkiye

Google Haritalar’da ofisi görüntüle

İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.

İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp