B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Aynı Çalışma Alanında Birden Fazla İşveren Varsa İSG Koordinasyonu Nasıl Sağlanır? 6331 m.23 (2026)

Kısa ve net cevap: 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m.23 uyarınca aynı çalışma alanını birden fazla işveren paylaşıyorsa, işverenler iş hijyeni ve İSG önlemlerinin uygulanmasında iş birliği yapar, mesleki risklerin önlenmesi ve bu risklerden korunma çalışmalarını koordinasyon içinde yürütür ve birbirlerini ile çalışan temsilcilerini riskler hakkında bilgilendirir. İş merkezi, iş hanı, sanayi bölgesi veya site gibi yerlerde koordinasyonu yönetim sağlar.

Aynı sahada birden fazla şirketin çalıştığı işyerlerinde en önemli sorunlardan biri, “bu risk kimin sorumluluğunda?” sorusudur. 6331 sayılı Kanun bu konuda sorumluluğu boşlukta bırakmaz. Her işveren kendi çalışanlarının sağlık ve güvenliği için yükümlülük taşımaya devam eder; ortak çalışma alanındaki riskler bakımından ise iş birliği, koordinasyon ve karşılıklı bilgilendirme zorunludur.

6331 m.23 ne düzenler?

6331 sayılı Kanun m.23’ün birinci fıkrası, aynı çalışma alanını birden fazla işverenin paylaşması hâlinde işverenlerin iş hijyeni ile iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin uygulanmasında iş birliği yapmasını emreder. İşin yapısı dikkate alınarak mesleki risklerin önlenmesi ve risklerden korunma çalışmaları koordinasyon içinde yürütülür. İşverenler ayrıca birbirlerini ve çalışan temsilcilerini riskler konusunda bilgilendirir.

İkinci fıkra ise birden fazla işyerinin bulunduğu iş merkezleri, iş hanları, sanayi bölgeleri veya siteleri gibi yerler için özel kural getirir. Bu yerlerde İSG koordinasyonu yönetim tarafından sağlanır. Yönetim, bir işyerindeki tehlikenin diğer işyerlerini etkileyebileceği durumda gerekli tedbirleri alması için ilgili işvereni uyarır; uyarıya uymayan işverenleri Bakanlığa bildirir.

Madde, ortak sahadaki güvenliği yalnız tek bir “saha sahibi” şirkete bırakmaz. Her işverenin kendi genel yükümlülüğü 6331 m.4 kapsamında sürerken, ortak riskler için ayrıca koordinasyon sorumluluğu doğar.

Aynı çalışma alanı ne demektir?

Aynı çalışma alanı, farklı işverenlerin çalışanlarının fiziksel veya operasyonel olarak birbirlerinin faaliyetlerinden etkilenebildiği ortak sahayı ifade eder. Bir liman terminalinde farklı lojistik firmaları, büyük şantiyede yüklenici ve taşeronlar, fabrika sahasında bakım şirketi ile üretim işletmesi, alışveriş merkezinde mağazalar ve ortak alan hizmetleri, sanayi sitesinde birbirine komşu üretim birimleri buna örnek olabilir.

Aynı bina içinde bulunmak her zaman tek başına yeterli ölçüt değildir; esas olan bir işverenin faaliyetinin diğer çalışanlar üzerinde sağlık ve güvenlik etkisi doğurup doğurmadığıdır. Ortak trafik yolu, enerji hattı, yangın sistemi, yükleme alanı, kimyasal depolama, vinç operasyonu veya acil tahliye yolu varsa karşılıklı etkileşim açıktır.

Farklı SGK sicilleri veya farklı şirket unvanları ortak riskleri ortadan kaldırmaz. İşverenlerin tüzel kişiliklerinin ayrı olması, m.23 kapsamındaki koordinasyon yükümlülüğüne engel değildir.

İşverenlerin iş birliği yükümlülüğü nasıl uygulanır?

İş birliği, yalnız toplantı yapmak anlamına gelmez. Ortak risklerin belirlenmesi, tedbirlerin hangi işveren tarafından alınacağının kararlaştırılması, çalışmaların zamanlamasının çakışmaması, acil durum düzeninin birbiriyle uyumlu olması ve çalışanların sahadaki diğer faaliyetlerden kaynaklanan risklere karşı korunması gerekir.

Örneğin aynı sahada bir şirket kaynak çalışması yaparken başka bir şirket yanıcı malzeme taşıyorsa, iki faaliyetin ayrı ayrı kendi içinde güvenli olması yeterli değildir. Sıcak çalışma ile yanıcı madde operasyonunun karşılıklı etkisi değerlendirilmelidir. Gerekirse faaliyetler zaman veya alan açısından ayrılmalıdır.

Aynı şekilde vinç operasyonu yapılan bir sahada diğer işverenin çalışanlarının yük altında kalabileceği güzergâh kapatılmalı; trafik planı ve işaretleme ortak biçimde uygulanmalıdır. “Bizim çalışanımız değildi” yaklaşımı, ortak riskin bilindiği veya bilinmesi gerektiği durumda koordinasyon yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

Aynı çalışma alanında birden fazla işveren için iş sağlığı ve güvenliği koordinasyonu
Ortak çalışma alanlarında farklı işverenlerin faaliyetleri birbirini etkileyebildiği için riskler ve önlemler koordinasyon içinde yönetilmelidir.

İşverenler birbirlerine hangi riskleri bildirmelidir?

Kanun, işverenlerin birbirlerini ve çalışan temsilcilerini riskler konusunda bilgilendirmesini zorunlu tutar. Bu bilginin kapsamı sahadaki gerçek etkileşime göre belirlenir. Tehlikeli kimyasallar, patlayıcı ortamlar, yüksekten çalışma, hareketli iş makineleri, elektrik kesme-açma işlemleri, kapalı alan çalışmaları, kazı, sıcak çalışma, ağır kaldırma ve ortak tahliye düzeni sık karşılaşılan örneklerdir.

Bir risk yalnız bir işletmenin içinde başlasa bile sonucu ortak alana taşabiliyorsa diğer işverenlere bilgi verilmelidir. Kimyasal sızıntı, yangın, duman, enerji kesintisi veya yapı güvenliği sorunu farklı işyerlerini etkileyebilir.

Bilgilendirme önceden yapılmalı ve gerekli durumda acil biçimde güncellenmelidir. Planlı bakım çalışması hakkında çalışma bittikten sonra gönderilen e-posta, önleyici koordinasyon amacını karşılamaz.

İş merkezi, iş hanı ve sanayi sitesinde yönetimin görevi nedir?

6331 m.23/2, çok sayıda bağımsız işyerinin bulunduğu iş merkezi, iş hanı, sanayi bölgesi veya sitesi gibi yapılarda koordinasyonu yönetime verir. Yönetim ortak alanlarda iş sağlığı ve güvenliği düzenini kurmalı ve bir işyerindeki faaliyetin diğerlerini tehlikeye soktuğu durumları takip etmelidir.

Yönetim, diğer işyerlerini etkileyecek tehlikeler konusunda işvereni gerekli tedbirleri almaya çağırır. Kanun yalnız “uyarı” ile yetinmez; uyarıya uymayan işverenlerin Bakanlığa bildirilmesini de öngörür. Bu nedenle yönetimin ortak alan tehlikesini görüp hiçbir işlem yapmaması m.23’ün amacıyla bağdaşmaz.

Ortak yangın sistemi, acil çıkış, otopark ve araç yolu, elektrik ve doğalgaz altyapısı, yük asansörü, ortak depo, jeneratör, çatı ve teknik hacimler yönetimin koordinasyon sorumluluğunun sıklıkla gündeme geldiği alanlardır.

Asıl işveren-alt işveren ilişkisinde m.23 nasıl uygulanır?

Asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğunda 6331 m.22’de kurul bakımından özel koordinasyon kuralları, m.23’te ise genel saha koordinasyonu düzenlenir. Bu hükümler birbirinin yerine geçmez. Kurul zorunluluğu bulunmasa dahi ortak alandaki riskler bakımından m.23 uygulanır.

Alt işveren kendi çalışanlarına karşı işveren sıfatıyla İSG yükümlülüklerini yerine getirmelidir. Asıl işveren de kendi organizasyonu ve ortak saha bakımından yükümlülük taşır. Alt işverenin varlığı asıl işverenin tüm yükümlülüklerini kaldırmadığı gibi, asıl işverenin koordinasyon yapması da alt işverenin sorumluluğunu yok etmez.

Özellikle şantiye ve fabrika sahalarında iş programının koordinasyonu önemlidir. Bir alt işverenin kazı yaptığı alanda diğerinin araç kullanması, birinin yüksekten malzeme taşıdığı yerde diğerinin aşağıda çalışması veya enerji bakımında farklı ekiplerin eş zamanlı müdahalesi ciddi risk yaratır.

İSG koordinasyonu nasıl belgelenmelidir?

Kanun koordinasyonun fiilen yapılmasını arar. Bununla birlikte, denetim veya kaza sonrasında yerine getirildiğinin ispatı için yazılı ve izlenebilir kayıt tutulmalıdır. Ortak risk değerlendirme toplantıları, saha koordinasyon tutanakları, iş izinleri, günlük koordinasyon toplantıları, ortak acil durum planı, risk bildirimleri, e-posta ve elektronik saha sistemleri kullanılabilir.

Belgede yalnız katılımcı imzaları değil, hangi riskin konuşulduğu, hangi tedbirin kim tarafından ne zamana kadar alınacağı ve sonucun nasıl doğrulanacağı yer almalıdır. “İSG konuları görüşüldü” şeklindeki genel tutanak, somut tedbir takibi açısından zayıftır.

Ortak alana yeni bir işveren girdiğinde mevcut riskler aktarılmalı; yeni faaliyetin oluşturacağı ek riskler de diğer işverenlerle paylaşılmalıdır. Koordinasyon yaşayan bir süreçtir ve başlangıç toplantısıyla sona ermez.

İş kazası olduğunda koordinasyon sorumluluğu nasıl incelenir?

İş kazası birden fazla işverenin faaliyetinin kesiştiği alanda meydana gelmişse, öncelikle kazaya neden olan riskin kaynağı belirlenir. Hangi işverenin risk üzerinde fiilî ve hukuki kontrolü olduğu, riskin diğer işverenlere bildirilip bildirilmediği, ortak saha kurallarının bulunup bulunmadığı ve çalışanların bu kurallara göre yönlendirilip yönlendirilmediği incelenir.

Sorumluluk yalnız çalışanın bordrolu işverenine göre belirlenmez. Somut olayda asıl işveren, alt işveren, saha yönetimi veya başka bir işverenin davranışı zarara katkı sağlamış olabilir. Kusur değerlendirmesi görev, yetki, kontrol imkânı ve ihlal edilen mevzuat hükümleri üzerinden yapılır.

Bu nedenle kaza sonrasında ortak saha belgeleri önemlidir: risk bildirimleri, toplantı tutanakları, iş izinleri, kamera kayıtları, vardiya çizelgeleri, saha talimatları, ekipman kontrol belgeleri ve tanık beyanları birlikte korunmalıdır.

Koordinasyon yükümlülüğüne aykırılığın sonucu nedir?

6331 m.26, m.23’teki İSG koordinasyon yükümlülüğüne aykırılık için idari para cezası öngörür. Tutarlar yıllık olarak güncellendiği için 2026 yılında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının resmî idari para cezası tablosu esas alınmalıdır.

Koordinasyon eksikliği nedeniyle iş kazası meydana gelmişse idari yaptırımın yanında işverenlerin özel hukuk ve ceza hukuku sorumluluğu ayrıca gündeme gelebilir. Kaza ile koordinasyon eksikliği arasında nedensellik bağı ve kusur teknik-hukuki inceleme ile belirlenir.

Yönetimin uyarı yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği de özellikle iş merkezleri ve sanayi sitelerinde ayrıca araştırılmalıdır. Uyarının tarihi, içeriği ve Bakanlığa bildirim yapılıp yapılmadığı kayıtla gösterilmelidir.

Türkiye geneli ve Mersin uygulaması

M.23 Türkiye genelinde uygulanır. Mersin Limanı çevresindeki lojistik faaliyetler, sanayi bölgeleri, büyük depolama tesisleri, Akkuyu çevresindeki geniş ölçekli proje işleri ve çok yüklenicili şantiyeler ortak çalışma alanı risklerinin yoğun olduğu örneklerdir. Araç trafiği, yükleme, kaldırma, kimyasal, enerji ve yüksekten çalışma riskleri işverenler arası koordinasyon gerektirir.

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu’nun tek fiziksel ofisi Mersin’dedir. Türkiye genelindeki İSG uyuşmazlıkları görev, yetki ve vekâlet kuralları çerçevesinde Mersin’den koordine edilir.

İlgili rehberler ve resmî kaynak

Ortak çalışma alanında yazılı İSG koordinasyon planı nasıl kurulmalıdır?

6331 m.23’teki koordinasyon yükümlülüğünün fiilen uygulanabilmesi için ortak çalışma alanının risk haritası çıkarılmalı ve her işverenin kontrol ettiği alan açıkça belirlenmelidir. Araç yolları, yaya güzergâhları, yükleme alanları, enerji hatları, sıcak çalışma bölgeleri, kimyasal depolar, kaldırma operasyonları, ortak tahliye yolları ve toplanma alanları tek tek gösterilmelidir. Planın amacı sorumluluğu tek bir şirkete aktarmak değil, bir işverenin faaliyetinin başka işverenin çalışanları üzerindeki etkisini önceden yönetmektir.

Koordinasyon belgesinde her ortak risk için alınacak tedbir, tedbirden sorumlu işveren veya yönetim birimi, uygulama tarihi ve doğrulama yöntemi yazılmalıdır. Örneğin vinç çalışmasında yük altına girişin önlenmesi yalnız vinç operatörünün talimatına bırakılamaz; çalışma alanının fiziksel olarak çevrilmesi, diğer işverenlerin vardiya sorumlularına zaman bilgisinin aktarılması ve saha girişinin kontrol edilmesi gerekir. Kimyasal bakım veya sıcak çalışma yapılacaksa iş izin sistemi üzerinden eş zamanlı faaliyetler kontrol edilmelidir.

Yeni bir alt işveren veya servis firması sahaya girdiğinde önceki toplantılara katılmadığı için mevcut riskleri bilmiyor olabilir. Bu nedenle işe başlamadan önce saha oryantasyonu, ortak risk bilgilendirmesi ve acil durum düzeni aktarılmalı; verilen bilgi kayıt altına alınmalıdır. İşverenler kendi çalışanlarını bu ortak kurallara göre bilgilendirmeli, çalışan temsilcilerine de m.23 kapsamında gerekli risk bilgisi ulaştırılmalıdır.

İş merkezi veya sanayi sitesi yönetiminin uyarı ve bildirim görevi nasıl belgelenir?

6331 m.23/2, iş merkezi, iş hanı, sanayi bölgesi veya sitesi gibi birden fazla işyerinin bulunduğu yerlerde koordinasyonu yönetime verir. Yönetim ortak alanı etkileyen bir tehlikeyi tespit ettiğinde ilgili işverene hangi riskin bulunduğunu, diğer işyerlerini nasıl etkilediğini ve alınması gereken tedbiri yazılı olarak bildirmelidir. Uyarının tarihi, muhatabı ve verilen süre kayda alınmalı; tedbirin gerçekten yerine getirilip getirilmediği sonradan kontrol edilmelidir.

İşveren uyarıya rağmen gerekli önlemi almıyorsa Kanun Bakanlığa bildirim yükümlülüğü öngörür. Bu nedenle yalnız sözlü telefon görüşmesiyle yetinmek, yönetimin kanuni süreci izlediğini göstermeye elverişli değildir. Ortak alan toplantı tutanağı, e-posta, resmi yazı, saha tespit formu ve fotoğraf gibi kayıtlar birlikte kullanılabilir. Bildirim yapılmış olması da yönetimin kendi kontrolündeki ortak alanlarda alması gereken acil güvenlik tedbirlerini erteleme hakkı vermez.

Bir iş kazasında birden fazla işverenin koordinasyon kusuru nasıl ayrıştırılır?

Kaza sonrasında önce tehlikenin kaynağı belirlenir. Risk hangi faaliyetten doğdu, bu faaliyeti kim planladı, çalışma alanını kim kontrol ediyordu, diğer işverenlere bilgi verildi mi ve kazazedeyi riske maruz bırakan çalışma düzeni kim tarafından oluşturuldu soruları ayrı ayrı cevaplanmalıdır. Bordrolu işverenin kim olduğu tek başına kusur dağılımını belirlemez. Asıl işveren, alt işveren, saha yönetimi veya başka bir işverenin kendi görev alanındaki ihlali zarara katkı sağlamış olabilir.

Bu incelemede risk değerlendirmeleri, iş izinleri, vardiya planları, ortak saha talimatları, toplantı tutanakları, kamera kayıtları, araç ve ekipman kayıtları ile çalışan eğitim belgeleri korunmalıdır. Bir riskin daha önce bildirildiğini gösteren kayıt varsa, bildirime rağmen tedbir alınmaması ayrıca önem taşır. 6331 m.4’teki genel işveren yükümlülüğü ile m.23’teki koordinasyon yükümlülüğü birlikte incelenir; koordinasyon toplantısı yapılmış olması fiilî tedbir eksikliğini ortadan kaldırmaz.

Koordinasyonun gerçekten çalıştığı nasıl doğrulanır?

Yazılı planın uygulanması saha gözlemiyle doğrulanmalıdır. Ortak araç yolunda belirlenen hız sınırı ve yaya ayrımı fiilen mevcut mu, sıcak çalışma izni olmadan kaynak yapılıyor mu, vardiya değişiminde risk bilgisi aktarılıyor mu ve acil durumda farklı işverenlerin ekipleri aynı tahliye düzenini biliyor mu kontrol edilmelidir. Tespit edilen sapmalar tarih, sorumlu ve kapanış kaydıyla izlenmeli; aynı eksiklik tekrarlanıyorsa yalnız çalışan uyarısı değil organizasyon ve denetim yöntemi de yeniden düzenlenmelidir. Böylece m.23’teki iş birliği yükümlülüğü toplantı tutanağından ibaret kalmaz.

Sıkça Sorulan Sorular

Aynı binada iki şirket varsa koordinasyon zorunlu mu?

Faaliyetler aynı çalışma alanında birbirini etkileyebiliyorsa m.23 kapsamındaki iş birliği, risk önleme ve bilgilendirme yükümlülüğü uygulanır.

Her işveren yalnız kendi çalışanından mı sorumludur?

Her işveren kendi çalışanlarına karşı yükümlüdür; ayrıca ortak çalışma alanında diğer işverenlerle koordinasyon kurmak zorundadır.

İş merkezi yönetiminin görevi nedir?

İSG koordinasyonunu sağlar, diğer işyerlerini etkileyen tehlikeler için işvereni uyarır ve uyarıya uymayan işvereni Bakanlığa bildirir.

Alt işveren varsa koordinasyon sadece asıl işverenin işi midir?

Hayır. Tarafların kendi yükümlülükleri devam eder. Asıl işverenin koordinasyon rolü, alt işverenin İSG sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Ortak risk değerlendirmesi yapmak zorunlu mu?

Her işverenin kendi risk değerlendirmesi yükümlülüğü devam eder. Ortak risklerin ayrıca koordinasyon içinde değerlendirilmesi gerekir.

Koordinasyon toplantısı tutanağı yeterli mi?

Tutanak bir ispat aracıdır; ancak alınan tedbirlerin fiilen uygulanması gerekir. Sadece toplantı yapılması yükümlülüğü sona erdirmez.

Bir işverenin kimyasal riski diğer işvereni etkiliyorsa bilgi vermek zorunda mı?

Evet. M.23, işverenlerin birbirlerini ve çalışan temsilcilerini ortak çalışma alanındaki riskler konusunda bilgilendirmesini zorunlu tutar.

Koordinasyon yapılmazsa idari ceza var mı?

Evet. 6331 m.26 kapsamında yaptırım vardır; güncel tutar 2026 resmî ceza tablosundan belirlenir.

Hukukçu İncelemesi ve E‑E‑A‑T

Yazar: Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu Sicil No: 3472

İçerik 6331 sayılı Kanun m.4, m.10, m.22, m.23 ve m.26 esas alınarak 13 Eylül 2026 tarihinde gözden geçirilmiştir. Ortak çalışma alanındaki somut sorumluluk değerlendirmesi faaliyet, kontrol alanı ve kazaya neden olan risk üzerinden yapılır.

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu’nun tek fiziksel ofisi Mersin’dedir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp