İş Kazası Tutanağı Tutulmazsa Ne Olur? 2026 | 6331 m.14 ve 5510 m.13
İş Kazası Tutanağı Kanunen Zorunlu mudur?
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m.14 işverene, bütün iş kazalarının ve meslek hastalıklarının kaydını tutma, gerekli incelemeleri yaparak bunlarla ilgili rapor düzenleme yükümlülüğü verir. Aynı madde, işyerinde meydana gelen ancak yaralanma veya ölüme neden olmadığı hâlde işyeri ya da iş ekipmanının zarara uğramasına yol açan veya çalışan, işyeri ya da iş ekipmanını zarara uğratma potansiyeli bulunan olayların da incelenerek raporlanmasını öngörür.
Dolayısıyla işverenin “tutanak tutmak zorunda değilim” şeklindeki yaklaşımı kanunun kayıt ve raporlama sistemine uygun değildir. Kanun belirli bir tek sayfalık standart tutanak formunu zorunlu kılmaktan çok, iş kazasının kayıt altına alınmasını, araştırılmasını ve raporlanmasını zorunlu tutar.
İş Kazası Tespitinde Tutanak mı, Kanundaki Şartlar mı Esastır?
İş kazası kavramının temel hukuki dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.13’tür. Kanunda sayılan hâllerde meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olay iş kazasıdır.
Örneğin sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle, görevle başka yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda veya kanunda sayılan diğer durumlarda gerçekleşen olay m.13 kapsamında değerlendirilebilir. İşverenin “iş kazası tutanağı düzenlemedim” demesi bu kanuni niteliği tek başına ortadan kaldırmaz.
SGK bildirim süresinin ayrıntıları için İş Kazası SGK’ya Kaç Gün İçinde Bildirilir? rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Tutanak Yoksa İş Kazası Nasıl İspatlanır?
Tutanak iş kazasının en pratik delillerinden biridir fakat tek delil değildir. Olayın tarihi, yeri, çalışma ilişkisi ve yaralanma mekanizması birbirini destekleyen farklı kayıtlarla ispatlanabilir.
| Delil | Ne gösterir? |
|---|---|
| Hastane/acil kayıtları | Yaralanmanın zamanı, türü ve olayın nasıl anlatıldığını |
| 112 ambulans kaydı | İhbar saati, olay yeri ve ilk müdahaleyi |
| Kolluk tutanağı | Olay yeri, taraflar ve ilk tespitleri |
| Tanık | Kazanın nasıl gerçekleştiğini |
| Kamera görüntüsü | Olayın fiziksel akışını |
| Vardiya/puantaj | İşçinin o gün ve saatte çalıştığını |
| WhatsApp/e-posta | Kaza sonrası işveren/yönetici bildirimini |
| İSG kayıtları | Risk, eğitim, ekipman ve önceki uyarıları |
İspatta önemli olan tek bir belgenin varlığı değil, delillerin birbirini doğrulamasıdır. İşverenin tutanak düzenlememiş olması nedeniyle işçi mümkün olan en erken zamanda kendi delil zincirini kurmalıdır.
Hastane Kaydında “İş Kazası” Yazmıyorsa Hak Kaybolur mu?
Hayır. Hastane kayıtlarında olayın iş kazası olarak işaretlenmemiş olması önemli bir eksiklik olabilir, ancak olayın hukuki niteliğini kesin ve değişmez biçimde belirlemez. Hastaneye başvuru sırasında olayın nerede ve nasıl gerçekleştiğinin doğru anlatılması önemlidir.
Sağlık kaydında yalnız “düştü” yazması ile “işyerinde merdivenden düştü” yazması arasında ispat gücü bakımından fark vardır. Kayıt hatalı veya eksikse daha sonra düzeltme talebi, ek sağlık kayıtları ve diğer delillerle olayın işyerinde gerçekleştiği ortaya konabilir.
İşveren SGK Bildirimini de Yapmazsa Ne Olur?
İş kazası kayıt/rapor yükümlülüğü ile SGK’ya bildirim yükümlülüğü ayrı hukuki yükümlülüklerdir. 5510 m.13 uyarınca 4/a kapsamındaki sigortalıların iş kazasının işveren tarafından Kuruma bildirilmesi gerekir. Bildirim kural olarak kazadan sonraki üç işgünü içinde yapılır; işverenin kontrolü dışındaki yerde meydana gelen kazalarda öğrenme tarihi bakımından kanundaki özel kural uygulanır.
Bildirim yapılmaması, iş kazasını “yok” hâle getirmez. Ancak SGK’nın olaydan zamanında haberdar olmasını engeller ve işveren bakımından idari/kurumsal sonuçlar doğurur. SGK, olayı inceleyerek iş kazası niteliğini ve sorumluluk bağlantılarını değerlendirebilir.
İşçi İş Kazasını Kendisi SGK’ya Bildirebilir mi?
İşverenin kanuni bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemesi hâlinde sigortalı SGK’ya başvurarak olayın iş kazası olduğunu bildirebilir ve inceleme isteyebilir. Dilekçeye sağlık kayıtları, tanık bilgileri, işyeri belgeleri ve olay tarihini gösteren deliller eklenmelidir.
İşçinin yaptığı başvuru işverenin bildirim yükümlülüğünü yerine getirmiş sayılmasını sağlamaz; yalnız olayın Kurum tarafından incelenmesini başlatmaya yardımcı olur. İşverenin yükümlülüğü ve olası yaptırımlar ayrıca değerlendirilir.
İşveren “Kendi Kusurundan Oldu” Diyerek Tutanak Tutmayabilir mi?
Hayır. İş kazasının kayda alınması, işverenin kusur kabulü değildir. İşçinin kusurlu olup olmadığı, işverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini alıp almadığı ve kazanın meydana gelişindeki kusur oranları daha sonraki inceleme ve yargılamada belirlenir.
İşverenin kazayı kaydetmesi ve bildirmesi, “tazminatı peşinen kabul etmek” anlamına gelmez. Aynı şekilde işçinin kusuru olduğu iddiası da kayıt ve bildirim yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
İş Kazası Tutanaklarında Neler Bulunmalıdır?
Sağlıklı bir kaza kaydı; olay tarihi ve saati, olay yeri, çalışan bilgileri, yapılan iş, olayın ayrıntılı oluş şekli, kullanılan ekipman, tanıklar, yaralanma türü, ilk müdahale, sağlık kuruluşuna sevk, mevcut kamera/kayıt bilgileri ve ilk alınan önlemleri içermelidir.
Raporda “işçi dikkatsizdi” gibi peşin kusur hükmü yazmak yerine objektif olgular kaydedilmelidir. Kaza araştırmasının amacı yalnız sorumlu aramak değil, tekrarını önleyecek kök nedeni belirlemektir.
Tutanağın İşçiye İmzalatılması Zorunlu mu?
İşverenin kaza kaydı düzenlemesi ile işçinin her cümlesini kabul ederek imzalaması aynı şey değildir. İşçiye olay anlatımı okunmadan veya gerçeğe aykırı “kendi kusurumla oldu, işverenden şikâyetçi değilim” gibi ifadeler içeren belge imzalatılması ileride uyuşmazlık yaratır.
İşçi gerçeğe aykırı bir tutanağı imzalamamalı; gerekli düzeltmeyi yazmalı veya ayrı bir olay anlatımı sunmalıdır. Tutanaktaki ibra/feragat niteliğindeki genel ifadelerin geçerliliği iş hukukunun emredici hükümleri ve TBK m.420 çerçevesinde ayrıca değerlendirilir.
İşverenin İdari Sorumluluğu Nedir?
6331 sayılı Kanun m.14’teki kayıt ve bildirim yükümlülüklerine aykırılık, aynı Kanun m.26’daki idari para cezaları sistemine tabidir. İdari para cezası tutarları yıllara ve işyerinin çalışan sayısı/tehlike sınıfı gibi ölçütlere göre değişebildiğinden sabit bir rakam vermek doğru değildir; ihlal tarihindeki güncel tutar esas alınmalıdır.
İdari yaptırım, işçinin tazminat hakkından ayrıdır. İşveren idari para cezası ödemiş olsa bile işçinin maddi/manevi tazminat veya SGK hakları kendiliğinden sona ermez.
İş Kazası Tazminat Davasında Tutanak Olmaması Ne Anlama Gelir?
Tazminat davasında mahkeme kazanın meydana gelmesini, iş ilişkisini, kusur durumunu, zarar ile olay arasındaki illiyet bağını ve işverenin iş sağlığı-güvenliği yükümlülüklerini inceler. İşveren tutanağının bulunmaması delil eksikliği yaratabilir ama davayı otomatik olarak reddettirmez.
Mahkeme SGK kayıtlarını, ceza/soruşturma dosyasını, hastane belgelerini, bilirkişi raporunu, tanıkları, kamera kayıtlarını ve işyeri İSG belgelerini birlikte değerlendirir. Maddi ve manevi tazminat hesapları ayrıca yapılır.
Genel tazminat süreci için İş Kazası Tazminat Davası rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Kaza Sonrası İlk 24 Saatte Ne Yapılmalı?
Öncelik sağlık ve güvenliktir. Acil müdahale sağlandıktan sonra olay yeri mümkünse korunmalı, fotoğraf/video çekilmeli, tanıkların kimlik ve iletişim bilgileri alınmalı, vardiya/puantaj kaydı saklanmalı ve işverene yazılı bildirim yapılmalıdır.
Hastanede kazanın “işyerinde çalışırken” meydana geldiği doğru şekilde anlatılmalıdır. İşveren tutanak tutmuyorsa işçi veya yakını tarih-saat, yer ve olayı ayrıntılı anlatan yazılı bildirim oluşturmalı; mümkünse KEP/noter/e-posta/mesaj gibi tarih ispatı sağlayan bir yolla işverene göndermelidir.
Delil Koruma Kontrol Listesi
| İşlem | Neden? |
|---|---|
| Sağlık raporu ve epikriz alın | Yaralanma ve ilk başvuru tarihini kanıtlar. |
| Tanıkları kaydedin | Olayı gören kişiler sonradan bulunabilir. |
| Kamera kaydını yazılı isteyin | Kayıtların otomatik silinmesini önlemeye yardımcı olur. |
| İşverene yazılı bildirim yapın | Olayı ne zaman öğrendiğini gösterir. |
| SGK kaydını kontrol edin | İş kazası bildiriminin yapılıp yapılmadığı anlaşılır. |
| İSG belgelerini saklayın/isteyin | Eğitim, risk ve ekipman tartışmasını aydınlatır. |
Sıkça Sorulan Sorular
1. İş kazası tutanağı yoksa dava açılmaz mı?
Açılabilir. Olay diğer hukuka uygun delillerle ispatlanabilir.
2. İşveren tutanak tutmak zorunda mı?
6331 m.14 bütün iş kazalarının kaydını tutma ve gerekli inceleme sonrası rapor düzenleme yükümlülüğü getirir.
3. Tutanak yoksa SGK iş kazası saymaz mı?
Hayır. SGK 5510 m.13 şartlarına ve tüm delillere göre olayın niteliğini inceler.
4. Hastanede iş kazası denmemişse ne olur?
Bu kayıt eksikliği ispatı zorlaştırabilir fakat diğer delillerle iş kazası olduğu gösterilebilir.
5. İş kazası kaç işgününde SGK’ya bildirilir?
4/a sigortalıları bakımından işverenin bildirimi kural olarak kazadan sonraki üç işgünü içinde yapılır.
6. İşçi kendisi SGK’ya bildirebilir mi?
İşveren bildirmemişse sigortalı Kuruma dilekçeyle başvurup inceleme isteyebilir.
7. İşçinin kusuru varsa yine iş kazası mıdır?
İşçinin kusuru olayın iş kazası niteliğini otomatik kaldırmaz; kusur tazminat ve rücu değerlendirmesinde önemlidir.
8. Kamera kaydı silinirse ne yapılır?
Mümkün olan en erken tarihte yazılı saklama talebi yapılmalı; diğer kayıt ve tanıklar toplanmalıdır.
9. İşveren tutanağa “işçi kusurlu” yazabilir mi?
İşveren kendi tespitini yazabilir; ancak bu mahkemeyi veya SGK’yı bağlayan kesin kusur kararı değildir.
10. Tutanaktaki feragat geçerli mi?
İşçilik haklarından feragat/ibra TBK m.420’nin sıkı şartlarına tabidir; kaza anında imzalatılan genel feragat cümlesi otomatik olarak tüm hakları sona erdirmez.
11. İdari para cezası tazminata sayılır mı?
Hayır. Devlete ödenen idari yaptırım ile işçiye ödenecek tazminat farklı hukuki sonuçlardır.
12. İş kazası belgesi için en önemli ilk kayıt nedir?
Sağlık kaydı, olay yeri/tanık bilgisi ve işverene yazılı bildirim birlikte güçlü bir başlangıç delil zinciri oluşturur.
Resmî Kaynaklar
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m.14 ve m.26; 5510 sayılı Kanun m.13 ve ilgili sosyal güvenlik hükümleri esas alınmıştır.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
