B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Öğretmen Ataması İptal Davası Süreden Reddedilirse Ne Olur? AYM 2022/105804 ve İYUK 7 | 2026

öğretmen ataması dava açma süresi: Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, 3 Eylül 2026 tarihli toplantısında 2022/105804 numaralı bireysel başvuruyu karara bağladı. Başvuru, Teknoloji ve Tasarım öğretmenliğine atanma isteminin reddine ilişkin işlemlerin iptali talebiyle açılan davaların süre yönünden reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindi. AYM, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Karar, öğretmen atama ve kamu personeli işlemlerinde dava açma süresinin soyut biçimde değil, işlemin niteliği, yazılı bildirim ve varsa idari başvuru süreci esas alınarak hesaplanması gerektiğini gösteren güncel bir anayasal karardır.

Kısa ve net cevap: Öğretmen ataması veya kamu personeli atama işleminin iptali için açılacak idari davada, özel kanunda ayrı süre yoksa İYUK m.7 uyarınca idare mahkemesinde genel dava açma süresi 60 gündür. Süre, kural olarak yazılı bildirimi izleyen günden başlar. Ancak kişinin idareye yaptığı başvurunun İYUK m.10 kapsamında yeni bir işlem istemi mi, yoksa mevcut işlemin kaldırılması/değiştirilmesi için İYUK m.11 başvurusu mu olduğu süre hesabını değiştirebilir. AYM 2022/105804 başvurusunda Teknoloji ve Tasarım öğretmenliğine atanma isteminin reddine karşı açılan davaların süre yönünden reddedilmesini mahkemeye erişim hakkı ihlali saydı. Bu karar her geç açılan davanın kabul edileceği anlamına gelmez; süre başlangıcının ve idari başvurunun hukuki niteliğinin doğru belirlenmesini zorunlu kılar.

Öğretmen ataması dava açma süresi AYM 2022/105804 İYUK 7
Öğretmen ataması ve diğer kamu personeli işlemlerinde dava süresinin başlangıcı, işlemin yazılı bildirimi ve yapılan idari başvurunun niteliğine göre belirlenir.

AYM 2022/105804 Kararı Ne Diyor?

Anayasa Mahkemesinin 3 Eylül 2026 tarihli İkinci Bölüm toplantı sonucuna göre 2022/105804 numaralı başvurunun konusu, Teknoloji ve Tasarım öğretmenliğine atanma isteminin reddine ilişkin işlemlerin iptali talebiyle açılan davaların süre yönünden reddedilmesidir. Başvurucu, davanın esasının incelenememesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini ileri sürdü.

AYM bu şikâyeti kabul edilebilir buldu ve Anayasa m.36’da güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Mülkiyet hakkı yönünden ayrıca inceleme yapılmasına gerek olmadığına hükmedildi. Toplantı sonucu 7 Eylül 2026 tarihinde ilan edildi.

Resmî toplantı sonucunda derece mahkemelerinin süreyi hangi tarihten başlattığı veya başvurucunun idareye yaptığı bütün başvuruların ayrıntısı açıklanmadığından, bu içerikte açıklanmayan maddi vakalar hakkında varsayım yapılmamaktadır. Kararın güncel uygulama açısından net sonucu şudur: atama işlemiyle ilgili bir uyuşmazlıkta dava süresinin yorumlanması kişiyi mahkemeye erişimden aşırı ve öngörülemez biçimde yoksun bıraktığında Anayasa m.36 gündeme gelir.

Karar, “öğretmen atama davalarında süre yoktur” veya “60 gün geçirilse de dava her zaman görülür” şeklinde okunamaz. Aksine idari yargıda süre kurallarının bağlayıcı olduğu, ancak süre başlangıcının ve idari başvurunun niteliğinin hukuken doğru tespit edilmesi gerektiği sonucunu güçlendirir.

İYUK m.7: İdare Mahkemesinde Genel Dava Açma Süresi Kaç Gündür?

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.7/1’e göre özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hâllerde dava açma süresi Danıştayda ve idare mahkemelerinde 60 gün, vergi mahkemelerinde ise 30 gündür. Öğretmen ataması, kamu personeli ataması, görev yeri veya unvan işlemine karşı açılan iptal davalarında özel bir süre öngörülmemişse temel süre bu 60 günlük kuraldır.

İYUK m.7 yalnız sürenin kaç gün olduğunu değil, başlangıç esaslarını da düzenler. İdari uyuşmazlıklarda dava süresi kural olarak yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. Bu nedenle ret yazısının düzenlendiği tarih ile kişiye tebliğ edildiği tarih aynı şey değildir.

Örneğin idarenin ret işlemi 1 Eylül’de hazırlanmış, ancak ilgiliye 10 Eylül’de usulüne uygun tebliğ edilmişse genel kural bakımından dava süresi ret yazısının düzenlenme tarihinden değil yazılı bildirimi izleyen günden hesaplanır. Fakat somut olayda özel kanun, ilan, elektronik tebligat veya başka bir özel süre rejimi bulunuyorsa bunlar ayrıca incelenmelidir.

Dava açma süresi kamu düzenindendir ve mahkemece re’sen gözetilir. Dilekçenin hukuken güçlü olması, süresi geçirildiyse tek başına davanın esasının görülmesini sağlamaz. Bu nedenle atama uyuşmazlığında ilk yapılacak işlem esas argümanları yazmak değil, işlem ve tebliğ kronolojisini kesin olarak çıkarmaktır.

Öğretmen Atama Davasında Süre Hangi Tarihten Başlar?

Atama uyuşmazlığında süre başlangıcı, dava konusu yapılan işlemin ne olduğuna bağlıdır. Kişi doğrudan atanma talebinde bulunmuş ve idare bu talebi açık bir işlemle reddetmişse, ret işleminin usulüne uygun bildirimi temel başlangıç noktasıdır. Bir ilan, kılavuz, liste, yerleştirme sonucu veya bireysel ret işlemi söz konusuysa dava konusu işlem doğru belirlenmelidir.

Tek bir süreçte birden fazla idari işlem bulunabilir. Örneğin başvuru şartlarını belirleyen düzenleyici işlem, bireysel başvurunun reddi ve daha sonra yapılan itirazın reddi birbirinden farklı işlemlerdir. Her belgenin dava süresine etkisi aynı değildir.

İşlemin yalnız e-Devlet, MEBBİS veya başka elektronik sistemde görünmesi ile 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve özel mevzuata göre yapılmış resmî elektronik tebligat aynı hukuki işlem değildir. Süre hesabında idarenin hangi bildirim yöntemini kullandığı ve bu yöntemin mevzuata uygunluğu dosya özelinde incelenmelidir.

İşlem ilgiliye açıkça bildirilmişse, sonradan aynı içerikte yeniden dilekçe vererek süresi geçmiş bir işlemi tekrar dava edilebilir hâle getirmek kural olarak mümkün değildir. Ancak yapılan yeni başvuru, idareden yeni bir işlem tesis edilmesini isteyen İYUK m.10 başvurusu niteliğindeyse veya mevcut işleme karşı süresinde yapılmış İYUK m.11 başvurusuysa sonuç farklılaşabilir.

İYUK m.10 Kapsamında İdareye Başvuru Nedir?

İYUK m.10, ilgililerin haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilmesini düzenler. Bu hüküm, ortada henüz kişiye ilişkin bir ret veya başka kesin işlem bulunmadığında, idareden yeni bir işlem tesis edilmesinin istendiği durumlarda önem taşır.

Öğretmenlik örneğinde kişi belirli hukuki sebebe dayanarak atanması gerektiğini ileri sürüyor ve idareden ilk kez atama işlemi tesis etmesini istiyorsa, başvurunun m.10 kapsamında olup olmadığı incelenir. İdarenin açık ret cevabı dava konusu edilebilir. İdarenin cevap vermemesi hâlinde ise m.10’daki zımni ret sistemi ve güncel süreler uygulanır.

İYUK m.10 ile m.11 birbirine karıştırılmamalıdır. M.10, yeni işlem veya eylem istemine; m.11 ise daha önce tesis edilmiş mevcut idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni işlem yapılması istemine ilişkindir. Danıştay kararlarında süre hesabı yapılırken başvurunun gerçek hukuki niteliğinin belirlenmesi gerektiği açıkça vurgulanmaktadır.

Başvuru dilekçesine verilen başlığın “itiraz”, “yeniden değerlendirme”, “atama talebi” veya “mağduriyet giderme” olması tek başına belirleyici değildir. Dilekçenin içeriğinde idareden gerçekte ne istendiği incelenir.

İYUK m.11 Başvurusu 60 Günlük Süreyi Nasıl Etkiler?

İYUK m.11’e göre ilgililer, idari dava açmadan önce idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasını üst makamdan; üst makam yoksa işlemi yapmış makamdan isteyebilir. Bu başvurunun en önemli sonucu, dava açma süresi içinde yapılması hâlinde işlemeye başlamış dava süresini durdurmasıdır.

Buradaki “durdurma” ile “sıfırlama” aynı değildir. Örneğin 60 günlük sürenin 20 günü geçtikten sonra süresinde m.11 başvurusu yapılmışsa, başvurunun reddi veya zımni ret sonrasında kural olarak kalan süre işlemeye devam eder; yeni baştan 60 günlük tam süre başlamaz. Bu ayrım uygulamada en sık yapılan süre hatalarındandır.

Başvurunun m.11 etkisi doğurabilmesi için ilk dava açma süresi dolmadan yapılması gerekir. Süresi çoktan geçmiş bir idari işlemin kaldırılması için yıllar sonra yapılan başvuru, kural olarak eski işleme karşı yeni dava süresi yaratmaz. Ancak idarenin başvuru üzerine tamamen yeni ve bağımsız bir işlem tesis edip etmediği ayrıca değerlendirilir.

Bu nedenle öğretmen ataması uyuşmazlığında atama başvurusu, ilk ret, yeniden değerlendirme dilekçesi, ret cevabı ve tebliğ tarihleri gün gün çıkarılmalıdır. Süre hesabı yapılırken yalnız son ret yazısına bakmak ciddi hata doğurabilir.

Öğretmen Atama İşlemlerinde Hangi İşlem Dava Edilir?

İptal davasının konusu, kesin ve yürütülmesi zorunlu idari işlemdir. Öğretmen atama uyuşmazlığında bu işlem; başvurunun reddi, atanmama işlemi, puan veya şart değerlendirmesi, yerleştirme sonucu ya da kişiyi doğrudan etkileyen başka bireysel işlem olabilir. Dava dilekçesinde hangi işlemin iptalinin istendiği tarih ve sayı ile mümkün olduğunca açık gösterilmelidir.

İYUK m.3, idari dava dilekçesinde tarafların, davanın konusu ve sebeplerinin, dayandığı delillerin, dava konusu işlemin yazılı bildirim tarihinin ve vergi uyuşmazlıkları dışındaki gerekli bilgilerin gösterilmesini düzenler. Sitedeki İYUK m.3 idari dava dilekçesi rehberi bu zorunlu unsurları ayrıntılı açıklar.

Atama işleminin hukuka aykırılığı değerlendirilirken atamaya esas yönetmelik, kılavuz, ilan, diploma/alan bilgileri, hizmet süresi, puan ve varsa denklik belgeleri incelenir. Fakat dava süresi geçirilmişse mahkeme çoğu kez bu esas sorunlara hiç giremez. AYM 2022/105804 kararının pratik önemi de tam olarak bu noktadadır: süre yorumunun mahkemeye erişimi bütünüyle ortadan kaldırması anayasal denetime tabidir.

Kamu personelinin görev yeri ve unvan değişiklikleri gibi bağlantılı konular için 657 m.76 görev yeri ve unvan değişikliği rehberi incelenebilir. Öğretmen atama uyuşmazlığında ise dava konusu işlemin özel dayanağı ayrıca belirlenmelidir.

Elektronik veya Yazılı Bildirim Neden Kritik?

İdari dava açma süresinde “öğrenme” ile “usulüne uygun yazılı bildirim” kavramları her dosyada aynı sonucu doğurmaz. Anayasa m.125, idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin yazılı bildirim tarihinden başlayacağını öngören temel anayasal çerçeveyi içerir. İYUK m.7 de bu sistemi tamamlar.

Elektronik tebligat yapılmışsa elektronik tebligatın muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarih ve kanunda öngörülen tebliğ edilmiş sayılma günü kontrol edilmelidir. Normal e-posta, SMS bilgilendirmesi veya sistem ekranındaki duyuru her durumda elektronik tebligat değildir.

Atama sonuçlarının ilan yoluyla duyurulduğu özel sistemlerde, ilgili düzenlemenin ilanı süre başlangıcı sayıp saymadığı ayrıca kontrol edilmelidir. Çünkü İYUK m.7’nin genel kuralı özel kanunda ayrı süre veya başlangıç yöntemi bulunmayan hâllerde uygulanır.

Dava dilekçesine tebliğ mazbatası, e-tebligat kaydı, kurum yazısı veya elektronik sistem çıktılarını eklemek süre tartışmasını somutlaştırır. Mahkeme yalnız işlem tarihini görüp tebliğ tarihini yanlış kabul ediyorsa bu belgeler kanun yolu aşamasında belirleyici olabilir.

Dava Süreden Reddedilirse Hangi Yollar Kullanılır?

İdare mahkemesi davayı süre aşımı nedeniyle reddederse kararın kanun yolu bilgisi ve tebliğ tarihi ilk olarak kontrol edilmelidir. Kararın niteliğine göre bölge idare mahkemesine istinaf veya kanunda öngörülen başka kanun yolu kullanılabilir. 2026 itibarıyla idari yargıda tek hâkim/heyet ve kanun yolu rejiminde parasal sınırlar ile dava türüne göre farklılıklar bulunduğundan somut kararın kanun yolu bölümü esas alınmalıdır.

Kanun yolu dilekçesinde yalnız “dava süresindedir” denilmemelidir. Dava konusu işlem tarihi, gerçek tebliğ tarihi, varsa İYUK m.10 veya m.11 başvurusu, bu başvurunun tarihi, idarenin cevap tarihi ve dava tarihi kronolojik tablo hâlinde gösterilmelidir.

Mahkemenin başvuruyu yanlış hukuki madde kapsamında değerlendirdiği düşünülüyorsa bunun neden m.10 veya m.11 olduğu kanun metniyle açıklanmalıdır. Süreyi durduran gün sayısı hesaplanmalı; kalan süre açıkça gösterilmelidir. Böylece kanun yolu mercii soyut değil denetlenebilir bir süre hesabıyla karşılaşır.

Olağan kanun yolları ve ilgili etkili iç hukuk yolları tüketildikten sonra, süre yorumunun kişiyi mahkemeye erişimden ölçüsüz biçimde mahrum bıraktığı düşünülüyorsa Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru koşulları değerlendirilebilir. Bireysel başvuru, idari davanın yeni bir istinaf aşaması değildir.

Mahkemeye Erişim Hakkı Ne Anlama Gelir?

Mahkemeye erişim hakkı, Anayasa m.36 kapsamındaki adil yargılanma hakkının unsurlarındandır. Kişinin medeni hak ve yükümlülükleri veya idari uyuşmazlığı hakkında mahkemeye başvurabilmesini ve uyuşmazlığın esasının yargısal denetime konu olabilmesini güvence altına alır.

Dava açma süreleri hukuki güvenlik ve idari istikrar için meşru sınırlamalardır. Bu nedenle süre kuralının varlığı başlı başına hak ihlali değildir. Sorun, sürenin kişiden beklenemeyecek ölçüde öngörülemez yorumlanması, bildirim sistemiyle çelişen bir başlangıç tarihi uygulanması veya mahkemeye erişimi aşırı zorlaştıran şekilcilik oluşması hâlinde doğar.

AYM 2022/105804 başvurusunda ulaşılan ihlal sonucu, öğretmen ataması uyuşmazlığındaki süre yorumunun somut olayda Anayasa m.36 ile bağdaşmadığını gösterir. Karar, derece mahkemelerinin süre kurallarını kaldırmaz; bu kuralları anayasal güvencelerle uyumlu yorumlama yükümlülüğünü hatırlatır.

Benzer dosyada AYM kararına atıf yapılırken yalnız başvuru numarası yazılmamalıdır. Somut dosyada tebliğ, başvuru ve dava tarihleriyle AYM dosyasındaki temel anayasal sorun arasındaki benzerlik kurulmalıdır.

Öğretmen Atama Davasında Hangi Belgeler Saklanmalıdır?

  • Atama ilanı, kılavuzu veya duyurusu.
  • Başvuru formu ve başvurunun tamamlandığını gösteren kayıt.
  • Diploma, mezuniyet alanı, denklik ve pedagojik formasyon belgeleri.
  • Atanma talebine ilişkin idareye sunulan dilekçe.
  • İdarenin ret işlemi, tarih ve sayısı.
  • Ret işleminin ne zaman tebliğ edildiğini gösteren tebligat belgesi.
  • Elektronik tebligat varsa UETS veya ilgili resmî sistem kaydı.
  • İYUK m.10 veya m.11 kapsamında yapılan sonraki başvurular.
  • Bu başvurulara verilen açık ret cevapları.
  • Cevap verilmediyse başvuru ve zımni ret tarihlerini gösteren kayıtlar.
  • İdare mahkemesi dava açılış tarihi ve harç makbuzu.
  • Süreden ret, istinaf ve varsa sonraki kanun yolu kararları.

Öğretmen Ataması Dava Süresi Kontrol Listesi

  1. Dava konusu kesin ve yürütülmesi zorunlu işlemi belirleyin.
  2. İşlemin düzenlenme tarihi ile size tebliğ tarihini birbirinden ayırın.
  3. Özel kanun veya atama mevzuatında ayrı dava süresi bulunup bulunmadığını kontrol edin.
  4. Özel süre yoksa İYUK m.7’deki 60 günlük genel süreyi esas alın.
  5. İdareye sonradan başvuru yaptıysanız bunun m.10 mu m.11 mi olduğunu belirleyin.
  6. M.11 başvurusuysa ilk 60 günlük sürenin ne kadarının geçtiğini gün olarak hesaplayın.
  7. Ret veya zımni ret sonrasında kalan süreyi yeniden hesaplayın.
  8. E-tebligat, yazılı tebligat ve yalnız sistem duyurusu arasındaki farkı belgeleyin.
  9. Dava dilekçesinde İYUK m.3 uyarınca yazılı bildirim tarihini açıkça gösterin.
  10. Süreden ret kararı verilirse kanun yolu süresini karardaki bildirime göre takip edin.
  11. Kanun yolu dilekçesine kronolojik süre tablosu ekleyin.
  12. AYM 2022/105804 kararını, yalnız somut süre yorumunun mahkemeye erişimi nasıl engellediğini gösterecek biçimde kullanın.

İlgili İçerikler

Resmî Kaynaklar

Atama Davasında İlk İş Süre Kronolojisini Çıkarmaktır

Öğretmen ataması veya başka bir kamu personeli işlemine karşı iptal davasında esas iddialardan önce işlem, tebliğ, idari başvuru ve dava tarihleri gün gün hesaplanmalıdır. M.10 ile m.11 başvurusunun karıştırılması davanın hiç esastan incelenememesine yol açabilir.

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu ile İletişim

Sık Sorulan Sorular

Öğretmen atama işlemine karşı dava açma süresi kaç gündür?

Özel kanunda ayrı süre yoksa İYUK m.7 uyarınca idare mahkemesinde genel dava açma süresi 60 gündür. Süre başlangıcı somut işlemin yazılı bildirimine ve özel düzenlemelere göre belirlenir.

60 gün ret yazısının tarihinden mi başlar?

Kural olarak idari uyuşmazlıklarda dava süresi yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. İşlem düzenleme tarihi ile tebliğ tarihi aynı değilse bu ayrım belgelenmelidir.

İdareye tekrar dilekçe vermek dava süresini yeniden 60 gün yapar mı?

Hayır. Mevcut işleme karşı İYUK m.11 başvurusu süresinde yapılırsa işleyen süreyi durdurur; geçen günler silinmez. Süresi geçmiş işlemi tekrar dilekçe vererek kendiliğinden dava edilebilir hâle getirmek mümkün değildir.

İYUK m.10 ile m.11 arasındaki fark nedir?

M.10, idareden ilk kez dava konusu olabilecek yeni işlem veya eylem yapılmasının istenmesine; m.11 ise mevcut idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni işlem yapılması talebine ilişkindir.

AYM 2022/105804 kararında hangi hak ihlal edildi?

AYM, Teknoloji ve Tasarım öğretmenliğine atanma isteminin reddine karşı açılan davaların süre yönünden reddedilmesi nedeniyle Anayasa m.36 kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verdi.

AYM kararı 60 günlük süreyi kaldırdı mı?

Hayır. İYUK m.7’deki süre yürürlüktedir. Karar, süre kuralının somut olayda mahkemeye erişimi ihlal edecek biçimde yorumlanamayacağını gösterir.

E-Devlet ekranında sonucu görmek tebligat sayılır mı?

Her elektronik görüntüleme resmî elektronik tebligat değildir. Süre başlangıcı için işlemin özel mevzuatı, tebligat yöntemi ve bildirimin hukuki niteliği ayrıca incelenmelidir.

Dava süreden reddedilirse istinaf edilebilir mi?

Kararın niteliği ve kanun yolu rejimine göre istinaf veya başka kanun yolu mümkün olabilir. Karardaki kanun yolu ve süre bildirimi kontrol edilmeli, süre hesabındaki hata kronolojik olarak gösterilmelidir.

Süreden ret kararından sonra doğrudan AYM’ye gidilir mi?

Hayır. Bireysel başvuru öncesinde ilgili şikâyet bakımından etkili olağan iç hukuk yollarının tüketilmesi gerekir. Başvuru süresi ve kabul edilebilirlik şartları ayrıca kontrol edilmelidir.

Atama işleminin hangi belgesini dava etmek gerekir?

Kişinin hukuki durumunu kesin ve icrai biçimde etkileyen işlem belirlenmelidir. Başvuru reddi, atanmama işlemi veya yerleştirme sonucu gibi belgelerden hangisinin kesin işlem olduğu somut atama sürecine göre tespit edilir.

Hukuki Kaynak Kontrolü

Bu içerik Anayasa Mahkemesinin 3 Eylül 2026 tarihli İkinci Bölüm toplantı sonucu, yürürlükteki 2577 sayılı İYUK m.7, m.10 ve m.11 ile Anayasa m.36 ve m.125 esas alınarak hazırlanmıştır. AYM toplantı sonucunda açıklanmayan maddi olay ayrıntıları varsayılmamıştır.

Sorumlu yazar: Avukat Halil BAKIRCI – Mersin Barosu Sicil No: 3472
Son kaynak kontrolü: 16 Eylül 2026

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Mersin

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi, Kat:3, Daire:14, Akdeniz/Mersin. Türkiye genelindeki kamu personeli, öğretmen ataması ve idari dava dosyaları Mersin’deki ofisten koordine edilir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri
Telefon WhatsApp