Kooperatif İflasında Ortaktan Payına Düşen Borç Nasıl Tahsil Edilir? 1163 m.33

1163 sayılı Kanun m.33 hangi kooperatiflerde uygulanır?
Madde 33, her kooperatif iflasında otomatik olarak bütün ortaklardan para istenmesini sağlayan bir hüküm değildir. Uygulama alanı, kooperatif anasözleşmesinde ortaklara şahsi sorumluluk veya ek ödeme yükümlülüğü getirilmiş olmasına bağlıdır. Bu nedenle m.33’e geçmeden önce m.28-31 arasındaki sorumluluk rejimi belirlenmelidir.
Kooperatifler Kanunu m.28’e göre anasözleşmede aksine hüküm bulunmadıkça kooperatif alacaklılarına karşı yalnız kooperatifin malvarlığı sorumludur. m.29, anasözleşmeyle şahsi ve sınırsız sorumluluk kurulabilmesine; m.30, paydan daha fazla fakat belirli bir miktarla sınırlı kişisel sorumluluk öngörülmesine; m.31 ise yalnız bilanço açıklarını kapatmak amacıyla ek ödeme yükümlülüğü getirilmesine izin verir. m.33, bu yükümlülüklerden biri geçerli biçimde mevcutsa iflas aşamasında tahsilin nasıl yürütüleceğini gösterir.
Dolayısıyla yalnız “kooperatif iflas etti” denilerek tüm ortaklara aynı tutarda borç çıkarılamaz. Önce anasözleşmenin güncel ve tescilli metni alınır; sorumluluk türü ve sınırı belirlenir; ardından kooperatif malvarlığının alacakları ne ölçüde karşıladığı hesaplanır. m.33 bu maddi hukuki çerçeve üzerine çalışan bir iflas tahsil mekanizmasıdır.
İflas idaresi ortaklardan ne zaman para ister?
Kooperatifin iflasında alacaklıların alacakları iflas masasına yazılır ve sıra cetveli hazırlanır. Kooperatif varlığının alacaklıları tamamen tatmin etmeye yetmediği anlaşılırsa, şahsi sorumluluk veya ek ödeme yükümlülüğü bulunan ortaklardan tahsil edilebilecek tutarlar gündeme gelir. Kanun bu görevi iflas idaresine verir. Böylece tek tek alacaklıların ortaklara dağınık ve çelişkili takipler yöneltmesi yerine, ortak sorumluluğu iflas masası içinde merkezi biçimde hesaplanır.
İflas idaresi için ilk veri, anasözleşmedeki sorumluluk hükmüdür. Örneğin m.30 kapsamında her ortağın belirli üst sınıra kadar sorumlu olduğu bir kooperatifte, iflas idaresi bu tavanı aşamaz. m.31 kapsamında ek ödeme yükümlülüğü varsa, bu tutarın bilanço açığını kapatmaya yönelik olduğu ve anasözleşmedeki hesap yönteminin uygulanması gerektiği dikkate alınır. m.29 kapsamında sınırsız sorumluluk varsa, bu kez kanundaki zincirleme sorumluluğun şartları ayrıca değerlendirilir.
İflas idaresinin talebi, ortaklık payı taksitinin tahsiliyle aynı şey değildir. Bir ortak kooperatife sermaye payını tamamen ödemiş olsa dahi anasözleşmede m.29, m.30 veya m.31 kapsamında ayrı bir yükümlülük bulunuyorsa, iflas aşamasında bu statü sorumluluğu nedeniyle ayrıca ödeme istenebilir. Tersine, sırf ortaklık payı sahibi olmak tek başına m.33 uyarınca sınırsız bir borç yaratmaz.
Ortağın payına düşen borç nasıl hesaplanır?
Hesabın başlangıç noktası kooperatifin karşılanamayan borç açığıdır. İflas masasına giren varlıklar, tahsil edilen alacaklar ve tasfiye giderleri dikkate alınarak alacaklıların ne kadarının karşılanamadığı belirlenir. Sonra anasözleşmedeki sorumluluk türüne göre bu açık ortaklara yansıtılır.
m.30 kapsamında sınırlı şahsi sorumluluk varsa her ortağın azami sorumluluk tutarı anasözleşmeden bulunur. Bu limit sabit bir tutar olabilir veya ortaklık paylarıyla orantılı belirlenmiş olabilir. m.31 kapsamında ek ödeme varsa anasözleşmede belirli miktar, ortaklık payı veya iş hacmi üzerinden bir formül bulunabilir. Hesaplamada bütün ortaklara aynı hukuki ölçüt uygulanmalıdır; m.32’ye aykırı biçimde yalnız seçilmiş ortak gruplarına sorumluluk yüklenemez.
Ortağın kooperatife giriş ve çıkış tarihi de önemlidir. m.35, şahsi sorumluluk veya ek ödeme yükümlülüğü bulunan kooperatife bu durumu bilerek giren yeni ortağın, girişinden önce doğmuş borçlar bakımından da diğer ortaklar gibi sorumlu olmasını düzenler. m.36 ise kooperatiften çıkan veya ölen ortağın belirli şartlarla devam eden sorumluluğunu hükme bağlar. Dolayısıyla m.33 pay hesabı yalnız “bugünkü ortaklar listesi” üzerinden yapılamaz.
Bir başka önemli unsur borcun doğum tarihidir. Anasözleşmedeki sorumluluk hükmü sonradan değiştirilmişse m.34 devreye girer. Sorumluluğun artırılması tescille alacaklılar lehine hüküm doğururken, sorumluluğun azaltılması tescilden önce doğmuş borçlar bakımından eski sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Bu nedenle her borç kaleminin hangi dönemde doğduğu ve o tarihte hangi anasözleşme hükmünün yürürlükte olduğu belirlenmelidir.
Bir ortaktan tahsil edilemeyen tutar diğer ortaklara yüklenebilir mi?
Madde 33, ortaklardan birine düşen tutarın tahsil edilememesi ihtimalini ayrıca düzenler. İflas idaresi, tahsil edilemeyen miktarı diğer ortaklara paylaştırabilir. Ancak bu mekanizma diğer ortakların kanuni ve anasözleşmesel sorumluluk sınırlarını yok etmez. Özellikle m.30 kapsamında belirli bir azami tutar varsa, yeniden dağıtım yapılırken bu üst sınırın gözetilmesi gerekir.
Bu kuralın amacı, kooperatif borçlarının ortaklar arasında fiilen tahsil edilebilir bir düzen içinde karşılanmasıdır. Örneğin bazı ortakların ödeme gücü bulunmaması, adreslerinin tespit edilememesi veya haklarında yürütülen takipten sonuç alınamaması halinde tahsil açığı ortaya çıkabilir. İflas idaresi bu açığı, sorumluluk rejiminin izin verdiği ölçüde diğer sorumlu ortaklara yansıtır.
Buradaki yeniden dağıtım, keyfî bir yönetim kararı değildir. İflas idaresinin hesapları, pay cetveli ve dayanak kayıtları denetime açıktır. Ortağa düşen tutar belirlenirken hangi borcun ne kadar açık kaldığı, ilk dağılımın nasıl yapıldığı, hangi ortaktan ne kadar tahsil edilemediği ve ikinci dağılımda hangi formülün kullanıldığı gösterilebilir olmalıdır. Şeffaf bir hesap bulunmadığında itiraz hakkı önem kazanır.
Geçici pay cetveli ile kesin pay cetveli arasındaki fark
İflasın ilk aşamalarında bütün aktiflerin ne kadar paraya çevrileceği ve her alacağın hangi oranda karşılanacağı kesinleşmemiş olabilir. Bu nedenle ortaklardan istenecek miktarlar da başlangıçta tahmini veya geçici hesaplara dayanabilir. Kanunun m.33’te kurduğu sistem, iflas idaresinin ortaklardan tahsilat yaparken daha sonra kesin hesabı düzeltmesine imkân verir.
Kesin pay cetveli, iflas masasının varlıkları ve alacaklılara yapılacak ödemeler belirginleştikten sonra ortakların nihai yükünü gösterir. Başlangıçta ihtiyatlı biçimde daha yüksek tutar tahsil edilmiş ve kesin hesapta ihtiyaç daha düşük çıkmışsa fazla para ortaklara geri verilir. Bu iade yükümlülüğü, m.33’ün ortaklar yönünden önemli koruyucu unsurudur.
Ortak bakımından bu nedenle yapılan her ödemenin dekontu, iflas idaresinin ödeme yazısı, pay cetveli ve sonradan yayımlanan düzeltmeler saklanmalıdır. “Bir kez ödedim, dosya bitti” düşüncesi doğru olmayabilir; kesin hesapta ek ödeme veya iade gündeme gelebilir. İflas idaresinin yazılı bildirimleri takip edilmelidir.
Ortak pay cetveline nasıl itiraz eder?
Madde 33, ortakların geçici borç tespitleri ile pay cetveline karşı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre itiraz edebilmesini açıkça kabul eder. Bu nedenle kooperatif anasözleşmesinin yorumundan, ortaklık tarihinden, sorumluluk üst sınırından veya hesaplamadan kaynaklanan uyuşmazlıklar “iflas idaresi yazdı, kesinleşti” denilerek kapatılamaz.
İtirazda somut hata gösterilmesi önemlidir. Örneğin ortağın pay sayısının yanlış alınması, anasözleşmedeki m.30 üst sınırının aşılması, m.31 ek ödeme formülünün bilanço açığı yerine başka giderlere uygulanması, ortaklıktan çıkış tarihinin göz ardı edilmesi, borcun doğum tarihinde yürürlükte olmayan ağır sorumluluk hükmünün geçmişe uygulanması veya m.32’ye aykırı seçici sorumluluk hükmünün hesaba katılması itiraz sebebi olabilir.
İcra ve İflas Kanunu’ndaki süreler ve başvuru yolu, itiraz edilen işlemin niteliğine göre değerlendirilmelidir. Bu nedenle tebliğ tarihinin kaydedilmesi ve süre geçmeden dosyanın incelenmesi gerekir. İflas idaresine sadece serbest biçimli bir dilekçe vermenin her durumda kanuni itirazın yerine geçeceği varsayılmamalıdır.
Fazla tahsil edilen para ortağa geri verilir mi?
Evet. m.33, kesin pay cetveli sonucunda aktif bakiyesi ortaya çıkarsa fazla tahsil edilen miktarın ortaklara geri verilmesini öngörür. İflas idaresinin amacı ortaklardan mümkün olan en yüksek parayı toplamak değil, alacaklıların karşılanmayan alacaklarını kanuni sorumluluk sınırları içinde karşılamaktır.
Örneğin ilk hesapta kooperatif varlıklarının düşük bedelle paraya çevrileceği öngörülmüş ve ortaklardan yüksek miktar talep edilmiş olabilir. Daha sonra taşınmazların veya alacakların beklenenden yüksek tutarda tahsil edilmesi nedeniyle masanın açığı azalırsa, kesin pay cetveli ortağın gerçek nihai yükünü aşağı çekebilir. Fazla tahsil edilen tutar bu aşamada iade edilir.
İade hesabında da her ortağın önceki ödemeleri doğru eşleştirilmelidir. Özellikle birden fazla taksit veya yeniden dağıtım yapılmışsa, ortak bazlı hesap dökümü istenmesi gerekir. Kooperatif ve iflas kayıtlarında yanlış T.C. kimlik/vergi numarası, ortak numarası veya pay adedi bulunması fazla tahsilatın fark edilmesini zorlaştırabilir.
Bir ortak diğer ortaklara rücu edebilir mi?
m.33, ortakların birbirlerine karşı rücu haklarını saklı tutar. Bir ortağın, kanuni paylaşımda kendi nihai payını aşacak ölçüde ödeme yapmak zorunda kalması halinde diğer sorumlu ortaklara iç ilişki uyarınca başvurması gündeme gelebilir. Bu özellikle m.29’daki zincirleme sorumlulukta önem taşır; dış ilişkide alacaklıların korunması için daha geniş ödeme yapan ortağın iç ilişkide denkleştirme talebi olabilir.
Rücu hesabında sadece toplam ödeme değil, her ortağın sorumluluk rejimi ve üst sınırı dikkate alınır. m.30 kapsamındaki bir ortağa anasözleşmedeki azami limitin üzerinde nihai yük yüklenemez. m.31 kapsamındaki ek ödeme ise bilanço açığı ve anasözleşme formülüyle bağlıdır. Dolayısıyla rücu davasında da aynı anasözleşme, ortaklık ve ödeme kayıtları yeniden incelenir.
Zamanaşımı bakımından m.37 ayrıca önem taşır. Kanun, ortakların birbirlerine karşı rücu haklarının ödeme tarihinden itibaren belirli süre içinde kullanılmasını düzenler. Bu nedenle iflas dosyası bittikten uzun süre sonra ilk kez rücu talebi düşünülmesi hak kaybına yol açabilir.
İflas idaresinin her talebi doğru kabul edilmeli mi?
Hayır. İflas idaresi kanuni görevini yerine getirirken kayıt ve hesap hatası yapabilir. Ortaklık başlangıç tarihinin yanlış girilmesi, eski anasözleşme yerine yeni metnin geçmişe uygulanması, pay sayısının yanlış olması, bir ortağın çıkışının kayıt dışı kalması veya aynı ödemenin iki kez borç yazılması pratikte incelenmesi gereken ihtimallerdir. Bu nedenle ödeme yazısı alındığında anasözleşme ve pay cetveli görülmeden yalnız toplam rakama bakarak işlem yapılmamalıdır.
Diğer taraftan ortağın “kooperatif borcu beni hiç ilgilendirmez” savunması da anasözleşmede geçerli şahsi sorumluluk veya ek ödeme hükmü varsa doğru değildir. m.33 tam olarak, kooperatif varlığının yetersiz kaldığı iflas halinde bu ek yükümlülüklerin nasıl tahsil edileceğini düzenler. Uyuşmazlığın sonucu belge ve hesap üzerinden belirlenir.
m.33 dosyasında incelenmesi gereken belgeler
- Kooperatifin güncel ve geçmiş anasözleşmeleri.
- Ortaklar defteri, KOOPBİS kayıtları ve pay senetleri.
- Ortağın giriş, devir, çıkış veya ölüm kayıtları.
- İflas kararı ve iflasın açılış tarihi.
- Alacaklıların sıra cetveli ve masa borçları.
- Kooperatifin aktiflerinin paraya çevrilmesine ilişkin kayıtlar.
- İflas idaresinin geçici ve kesin pay cetvelleri.
- Ortağa gönderilen ödeme talepleri ve tebliğ belgeleri.
- Ortağın yaptığı bütün ödeme dekontları.
- Tahsil edilemeyen diğer ortak paylarının yeniden dağıtım hesabı.
Pratik kontrol sırası
- Anasözleşmede m.29, m.30 veya m.31 anlamında geçerli yükümlülük var mı?
- İstenen borç, bu yükümlülüğün tür ve üst sınırına uyuyor mu?
- Kooperatif malvarlığından ne kadar tahsil edildi?
- Ortağın giriş/çıkış tarihi ve borcun doğum tarihi nedir?
- m.34-37 arasındaki zaman ve değişiklik hükümleri uygulandı mı?
- Pay cetveli hesabı matematiksel ve belgesel olarak doğrulanabiliyor mu?
- İtiraz süresi başlamış mı; tebliğ tarihi nedir?
- Kesin hesapta iade edilmesi gereken fazla tahsilat var mı?
İlgili yazılar
m.29 sınırsız ortak sorumluluğu · m.30 sınırlı şahsi sorumluluk · m.31 ek ödeme yükümlülüğü · m.32 geçersiz sorumluluk hükümleri
Resmî kaynaklar
- T.C. Ticaret Bakanlığı – Kooperatifçilik Kanunları
- 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu – Mevzuat Bilgi Sistemi
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu – Mevzuat Bilgi Sistemi
Ödeme talebi, anasözleşme, iflas dosyası ve ortaklık kayıtları birlikte incelenmelidir. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Kooperatif iflas edince bütün ortaklardan para istenir mi?
Hayır. m.33’ün uygulanması için anasözleşmede geçerli şahsi sorumluluk veya ek ödeme yükümlülüğü bulunmalıdır.
Ortağın sermaye payını ödemiş olması m.33 borcunu engeller mi?
Tek başına engellemez. Sermaye payı ile m.29-31 kapsamındaki ek sorumluluklar farklı hukuki yükümlülüklerdir.
Bir ortağın borcu tahsil edilemezse diğerlerinden istenebilir mi?
m.33, tahsil edilemeyen miktarların diğer ortaklara dağıtılabilmesini öngörür; ancak her ortağın kanuni ve anasözleşmesel sorumluluk sınırları korunur.
Pay cetveline itiraz edilebilir mi?
Evet. Madde 33, geçici borç tespitleri ve pay cetveline karşı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre itiraz hakkını saklı tutar.
Fazla ödeme yapılmışsa para geri alınabilir mi?
Evet. Kesin pay cetveli sonucunda aktif bakiyesi oluşursa fazla tahsil edilen tutar ortağa geri verilir.
Borcu fazla ödeyen ortak diğer ortaklara başvurabilir mi?
m.33, ortakların birbirlerine karşı rücu haklarını saklı tutar. Somut rücu tutarı sorumluluk türü ve ödenen miktara göre hesaplanır.
Ofis
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu: İhsaniye Mah. 4903 Sk. Profit İş Merkezi Kat:3 D:14, Akdeniz/Mersin.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
