Kooperatifte Bazı Ortaklara Farklı Borç Sorumluluğu Yüklenebilir mi? 1163 m.32

1163 sayılı Kooperatifler Kanunu m.32 neyi düzenler?
Kooperatif hukukunda ortakların kooperatif borçlarına ilişkin kişisel sorumluluğu, kanunun kurduğu çerçeve içinde anasözleşmeyle ağırlaştırılabilir. m.29 şahsi ve sınırsız sorumluluğu, m.30 belirli bir miktarla sınırlı şahsi sorumluluğu, m.31 ise bilanço açıklarını kapatmaya yönelik ek ödeme yükümlülüğünü düzenler. Madde 32 bu sistemin sınır çizgisidir: Anasözleşme, sorumluluğu keyfî biçimde zamana bağlayamaz veya sadece seçilmiş ortak gruplarının üzerine bırakamaz.
Madde 32’nin emredici niteliği özellikle anasözleşme hazırlanırken ve sonradan değişiklik yapılırken önem taşır. Genel kurulun yüksek çoğunlukla karar vermesi, ticaret siciline tescil yapılması veya bütün ortakların bir süre uygulamaya sessiz kalması, kanunun açıkça geçersiz saydığı bir hükmü kendiliğinden geçerli hale getirmez. Kooperatif anasözleşmesi kanuna aykırı olamaz; tescil de kanuna aykırı hükme maddi hukuk bakımından geçerlilik kazandıran bir işlem değildir.
Bu nedenle borçlu ortak, alacaklı, yönetim kurulu, iflas idaresi veya tasfiye memuru bir sorumluluk hükmünü uygulamadan önce yalnız anasözleşmede yazılı olmasına bakmamalıdır. Hükmün m.29-31’deki izin verilen modellerden birine uyup uymadığı ve m.32’deki iki yasaktan birini ihlal edip etmediği ayrıca değerlendirilmelidir.
Sorumluluğu belirli bir zamana bırakmak neden yasaktır?
m.32’nin ilk yasağı, sorumluluğu belirli bir zamana bırakan anasözleşme hükümleridir. Buradaki amaç, ortakların kişisel sorumluluğunun hangi dönemde doğacağının anasözleşmeyle keyfî biçimde ertelenmesini veya öne alınmasını önlemektir. Kanun m.29 ve m.30’da sorumluluğun hangi koşullarda devreye gireceğini, m.33’te iflas halinde tahsil usulünü, m.35-37’de ise yeni ortak, çıkan ortak ve zamanaşımı bakımından zaman bağlantısını ayrıca düzenlemiştir. Anasözleşme bu kanuni zaman düzenini bertaraf edecek özel bir takvim kuramaz.
Örneğin anasözleşmeye “ortaklar yalnız beşinci faaliyet yılından sonra doğan bütün kooperatif borçlarından şahsen sorumludur” şeklinde bir hüküm konulması, m.32 bakımından sorunludur. Aynı şekilde kanunun öngördüğü koşullar gerçekleşmeden “kuruluşun ilk iki yılında bütün borçlar doğrudan ortaklardan tahsil edilir” biçiminde bir düzenleme de m.28-30 sistemini anasözleşme eliyle değiştirmeye çalışır.
Madde 32’deki zaman yasağı, ödeme vadelerinin hiç belirlenemeyeceği anlamına gelmez. Ortaklık payının taksitleri, aidatların ödeme tarihleri, m.31 kapsamında geçerli biçimde doğmuş ek ödeme borcunun ifa takvimi veya bir alacağın sözleşmesel vadesi farklı konulardır. Yasaklanan, kanunun ortakların kooperatif borçlarına ilişkin şahsi sorumluluğunu belirlediği hukuki yapıyı, “şu tarihten önce yok, şu tarihten sonra var” şeklinde anasözleşmeyle yeniden kurmaktır.
Sorumluluk yalnız bazı ortak gruplarına yüklenebilir mi?
Madde 32’nin ikinci yasağı, sorumluluğun yalnız bazı ortak gruplarına yükletilmesidir. Kooperatifin aynı sorumluluk rejimine tabi ortaklarının bir kısmını kişisel sorumluluk dışında bırakıp diğer bir kısmını kooperatif borçlarının teminatı haline getiren anasözleşme maddeleri geçerli değildir. Bu kural, kooperatifin ortaklık yapısında keyfî sınıflar oluşturulmasını ve alacaklıların hangi ortağa hangi sebeple yönelebileceği konusunda belirsizlik yaratılmasını önler.
Örneğin “yönetim kurulunda görev yapmış ortaklar kooperatifin bütün borçlarından sınırsız sorumludur, diğer ortaklar sorumlu değildir” şeklindeki anasözleşme hükmü m.32’deki yasakla karşılaşır. Yönetim kurulu üyelerinin kendi kusurlu yönetim eylemlerinden doğan tazminat sorumluluğu ise farklı bir hukuki temele dayanır. m.62 kapsamında yöneticilerin kusura dayalı sorumluluğu, ortak sıfatından kaynaklanan m.29-30 sorumluluğuyla karıştırılmamalıdır.
Benzer şekilde “kurucu ortaklar şahsen sorumlu, sonradan girenler sorumsuz” şeklindeki bir anasözleşme düzenlemesi m.32 ile bağdaşmaz. Yeni ortağın önceki borçlara ilişkin konumu m.35’te ayrıca düzenlenmiştir. Kanun, şahsi sorumluluk veya ek ödeme yükümlülüğü bulunan bir kooperatife bu durumu bilerek giren yeni ortağın, girişinden önce doğmuş borçlardan da diğer ortaklar gibi sorumlu olmasını öngörür. Anasözleşme m.35’i etkisizleştirecek seçilmiş grup düzeni kuramaz.
Her farklı hesap yöntemi m.32’ye aykırı mıdır?
Hayır. m.32, kanunun bizzat izin verdiği objektif hesap farklılıklarını yasaklamaz. Bu nokta uygulamada en çok karıştırılan konudur. m.30, sınırlı şahsi sorumluluk miktarının ortakların paylarıyla orantılı biçimde belirlenmesine açıkça izin verir. Bir ortağın beş payı, diğer ortağın bir payı varsa anasözleşmedeki oransal formül nedeniyle sorumluluk tutarlarının farklı çıkması, “bazı ortak gruplarına sorumluluk yüklemek” anlamına gelmez.
Benzer şekilde m.31, ek ödeme yükümlülüğünün belirli bir miktarla, iş hacmiyle veya ortaklık paylarıyla orantılı biçimde sınırlandırılabileceğini düzenler. Kooperatifle daha yüksek iş hacmi bulunan ortağın bilanço açığına daha yüksek miktarda katılması, anasözleşmede kanuna uygun bir formül bulunması halinde m.32 yasağıyla aynı şey değildir. Burada sorumluluk belirli bir keyfî gruba yüklenmemekte; tüm ortaklara uygulanabilen objektif ölçüt farklı matematiksel sonuç üretmektedir.
| Düzenleme | Hukuki durum | Neden |
|---|---|---|
| “Yalnız kurucu ortaklar şahsen sorumlu” | Geçersiz | Sorumluluk seçilmiş ortak grubuna yükleniyor |
| “Sorumluluk yalnız 2030’dan sonra başlar” | Geçersiz | Kanuni sorumluluk keyfî tarihe bırakılıyor |
| m.30 uyarınca pay oranına göre üst sınır | Kanunen mümkün | Kanun objektif oranlamaya açıkça izin veriyor |
| m.31 uyarınca iş hacmine göre ek ödeme | Kanunen mümkün | Bilanço açığı için kanuni hesap ölçütü |
m.32 ile eşitlik ilkesi arasındaki ilişki
Kooperatifler Kanunu m.23, ortakların bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve yükümlülüklerde eşit olduğunu kabul eder. Madde 32 ise borç sorumluluğu alanında bu yaklaşımı somutlaştıran emredici bir sınırdır. Ancak eşitlik, herkesin her durumda aynı lira tutarını ödemesi demek değildir. Eşitlik, aynı hukuki durumda bulunanlara aynı kuralların uygulanmasını; kanunun izin verdiği pay, iş hacmi veya başka objektif kriterlerin ise herkese aynı yöntemle uygulanmasını gerektirir.
Bu ayrım özellikle büyük kooperatiflerde önem taşır. Ortakların pay sayıları, kooperatifle işlem hacimleri veya kullanım biçimleri farklı olabilir. Kanun bazı mali yükümlülüklerde bu farklılıkların hesaplamaya yansıtılmasına izin verir. Buna karşılık “eski ortak-yeni ortak”, “yönetici olmuş ortak-olmamış ortak”, “A blok-B blok” gibi sırf grup adı üzerinden kişisel kooperatif borcu sorumluluğu kurmak için ayrıca kanuni dayanak gerekir; m.32’nin açık yasağı görmezden gelinemez.
m.32’ye aykırı anasözleşme hükmünün sonucu nedir?
Kanun, sorumluluğu belirli bir zamana bırakan veya yalnız bazı ortak gruplarına yükleyen anasözleşme hükümlerini “muteber değildir” diyerek geçersiz sayar. Bu nedenle uyuşmazlıkta öncelikle geçersiz hükmün uygulanmaması gerekir. Ancak geçersizliğin anasözleşmenin kalan hükümlerine etkisi, somut düzenlemenin yapısına göre değerlendirilir. Tek bir kanuna aykırı sorumluluk cümlesinin bulunması, kendiliğinden kooperatif anasözleşmesinin tamamının yok sayılması sonucunu doğurmaz.
Geçersiz hüküm çıkarıldığında hangi sorumluluk rejiminin uygulanacağı ise anasözleşmenin diğer geçerli maddeleri ve Kooperatifler Kanunu’nun tamamlayıcı hükümleri üzerinden belirlenir. Örneğin m.29 anlamında geçerli bir sınırsız sorumluluk sistemi kurulmuş fakat bunun yalnız “kurucu ortaklara” uygulanacağına ilişkin ek cümle konmuşsa, uyuşmazlıkta geçerli hükümlerin kapsamı ve m.32’nin grup sınırlamasına etkisi birlikte değerlendirilmelidir. Sonuç, hükmün bütün metin içindeki bağlamından koparılarak verilmemelidir.
Alacaklı bakımından da anasözleşmedeki kanuna aykırı sınırlama, kanunun tanıdığı hakları ortadan kaldırmak için kullanılamaz. Buna karşılık alacaklı da geçersiz hükme dayanarak kanunun öngörmediği daha ağır bir kişisel sorumluluk yaratamaz. m.32 hem ortaklar hem alacaklılar bakımından kanuni sorumluluk sınırlarının korunmasına hizmet eder.
Anasözleşme değişikliğiyle m.32’ye aykırılık giderilebilir mi?
Evet. Kooperatif, kanuna aykırı sorumluluk maddesini usulüne uygun anasözleşme değişikliğiyle kaldırabilir ve m.29, m.30 veya m.31’deki modellerden birini kanuna uygun biçimde düzenleyebilir. Ancak değişikliğin yalnız genel kurul tutanağında kararlaştırılması yetmez; Kooperatifler Kanunu’nun anasözleşme değişiklikleri için öngördüğü usul, izin gerektiren haller, tescil ve ilan süreçleri yerine getirilmelidir.
Sorumluluk veya ek ödeme yükümlülüğünü artıran değişikliklerde m.34 ve m.52 ayrıca önemlidir. m.34 bu yükümlülüklerin ancak anasözleşme değişikliğiyle değiştirilebileceğini, artışın alacaklılar bakımından tescille sonuç doğurduğunu ve azaltmanın önceki borçları etkilemediğini düzenler. m.52 ise ortakların şahsi sorumluluğunun ağırlaştırılması veya ek ödeme yükümlülüğü getirilmesi için bütün ortakların dörtte üçünün rızasını arar ve karara katılmayan ortağa belirli şartlarla üç aylık çıkış imkânı tanır.
Bu kurallar nedeniyle m.32’ye aykırı hükmü düzeltirken yeni bir kanuna aykırılık yaratılmamalıdır. Örneğin “yalnız A grubu sorumlu” hükmünü kaldırıp bütün ortaklara sınırsız sorumluluk getirmek, içerik yönünden m.32 sorununu çözebilir; fakat bu ağırlaştırma m.52’nin gerekli çoğunluğu ve koruyucu çıkış mekanizması uygulanmadan yapılırsa ayrı bir geçerlilik tartışması doğar.
Yönetim kurulu kararıyla bazı ortaklar sorumlu tutulabilir mi?
Hayır. Yönetim kurulu, anasözleşmede ve kanunda bulunmayan yeni bir kişisel borç sorumluluğu yaratamaz. Yönetim kurulunun görevi kooperatifin faaliyetlerini kanun, anasözleşme ve genel kurul kararları çerçevesinde yürütmektir. Kooperatif borçlarından ortakların kişisel sorumluluğu ise m.28-37 arasında özel olarak düzenlenmiş bir statü meselesidir.
Yönetim kurulu belirli ortaklardan tahsilat yapılmasına ilişkin uygulama kararı alabilir; fakat bu kararın altında geçerli bir anasözleşme ve kanun dayanağı bulunmalıdır. Örneğin m.31 kapsamında iş hacmi esaslı ek ödeme hükmü varsa, hesap sonucunda bazı ortakların daha yüksek tutar ödemesi mümkündür. Buna karşılık “bu borca yalnız eski ortaklar katılsın” şeklinde kanunda ve anasözleşmede dayanağı olmayan bir kişisel sorumluluk sınıfı oluşturulamaz.
İflas halinde m.32 nasıl uygulanır?
Kooperatif iflas ettiğinde şahsi sorumluluk ve ek ödeme yükümlülüklerinin tahsili m.30, m.31 ve m.33 hükümleriyle iflas idaresinin görev alanına girer. İflas idaresi pay cetveli düzenlerken yalnız anasözleşmedeki metni mekanik biçimde uygulamamalı; hükmün kanuna uygunluğunu da değerlendirmelidir. m.32’ye aykırı bir “yalnız bazı ortaklar sorumlu” maddesi, diğer ortakların kanuni durumunu değiştiren geçerli bir ayrım kabul edilemez.
Pay cetveline veya iflas idaresinin ortaklara yönelttiği taleplere karşı İcra ve İflas Kanunu’ndaki itiraz yolları gündeme gelebilir. Ortak, m.32’ye aykırı anasözleşme hükmünün kendisine uygulanamayacağını; hesaplamanın m.29-31 sistemine göre yeniden yapılması gerektiğini ileri sürebilir. Bunun yanında ortaklık tarihi, çıkış tarihi, borcun doğum zamanı ve m.35-37 hükümleri de birlikte incelenmelidir.
Bir uyuşmazlıkta hangi belgeler incelenmelidir?
- Kooperatifin ilk kuruluş anasözleşmesi.
- Sorumluluk maddesinde sonradan yapılan bütün değişiklikler.
- Ticaret sicili tescil ve ilan kayıtları.
- Ortağın giriş, pay devri, çıkış veya ölüm tarihini gösteren kayıtlar.
- Kooperatif borcunun doğum tarihi ve dayanağı.
- Sorumluluğun hesabında kullanılan pay sayısı veya iş hacmi kayıtları.
- Genel kurul kararları ve hazirun listeleri.
- İflas varsa iflas idaresinin sıra/pay cetveli ve tahsil yazıları.
Belge incelemesinde özellikle “grup” kavramı ile kanunun izin verdiği objektif ölçüt birbirinden ayrılmalıdır. Aynı formülün bütün ortaklara uygulanması sonucunda farklı tutarlar çıkması ile sadece seçilmiş bir grubun sorumlu tutulması aynı hukuki durum değildir. Bu ayrım yapılmadan anasözleşme hükmü m.32’ye aykırı veya uygun olarak nitelendirilmemelidir.
Ortak açısından pratik kontrol listesi
- Size yöneltilen borcun sermaye payı, aidat, m.31 ek ödeme veya m.29-30 şahsi sorumluluk talebi olup olmadığını belirleyin.
- Anasözleşmedeki sorumluluk maddesinin tam metnini ve son tescilli halini alın.
- Hüküm belirli bir tarihe kadar/sonra sorumluluk kuruyor mu kontrol edin.
- Hüküm yalnız kurucu, eski, yeni, yönetici olmuş veya başka etiketli ortak grubunu mu sorumlu tutuyor kontrol edin.
- Farklı tutar varsa bunun m.30 pay oranı veya m.31 iş hacmi/pay formülü gibi kanuni objektif ölçüte dayanıp dayanmadığını saptayın.
- Sorumluluk sonradan ağırlaştırılmışsa m.34 ve m.52 şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini inceleyin.
- İflas varsa m.33 pay cetveli ve itiraz süresini ayrıca değerlendirin.
İlgili yazılar
Kooperatif ortağının sınırsız sorumluluğu – m.29 · Kooperatifte sınırlı şahsi sorumluluk – m.30 · Kooperatifte ek ödeme yükümlülüğü – m.31 · Kooperatif anasözleşmesinde bulunması zorunlu hükümler
Resmî kaynaklar
- T.C. Ticaret Bakanlığı – Kooperatifçilik mevzuatı ve kanunlar
- 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu – Mevzuat Bilgi Sistemi
- T.C. Ticaret Bakanlığı – Kooperatif kuruluş ve işleyiş SSS
Ortaklara yöneltilen kişisel borç taleplerinde anasözleşmenin güncel tescilli metni, ortaklık tarihleri ve borcun doğum zamanı birlikte değerlendirilmelidir. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Anasözleşmede yalnız eski ortaklar borçlardan sorumlu tutulabilir mi?
Hayır. m.32, sorumluluğu yalnız bazı ortak gruplarına yükleyen anasözleşme hükümlerini geçersiz sayar.
Sorumluluk belirli bir tarihten sonra başlatılabilir mi?
Kanunun ortakların kişisel borç sorumluluğu için kurduğu zaman rejimi anasözleşmeyle keyfî tarihe bırakılamaz. m.32 bu tür hükümleri geçersiz sayar.
Payı fazla olan ortağın daha fazla sorumlu olması m.32’ye aykırı mı?
Her durumda değil. m.30, sınırlı şahsi sorumluluğun paylarla orantılı belirlenmesine açıkça izin verir. Kanuni objektif oranlama ile seçilmiş gruba sorumluluk yükleme farklıdır.
İş hacmine göre ek ödeme farklı olabilir mi?
Evet. m.31, ek ödeme yükümlülüğünün iş hacmiyle orantılı sınırlandırılmasına izin verir; anasözleşme hükmü ve bilanço açığı şartları ayrıca bulunmalıdır.
Ticaret siciline tescil edilen m.32’ye aykırı hüküm geçerli olur mu?
Hayır. Tescil, kanunun açıkça geçersiz saydığı bir anasözleşme hükmüne maddi hukuk bakımından geçerlilik kazandırmaz.
Yönetim kurulu bazı ortakları kişisel olarak sorumlu ilan edebilir mi?
Hayır. Yönetim kurulu kanunda ve geçerli anasözleşmede bulunmayan yeni bir ortak sorumluluğu yaratamaz.
Ofis
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu: İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi, Kat:3, Daire:14, Akdeniz/Mersin.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
