B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文Français
Menü

Yük Navlun Borcu Yerine Bırakılabilir mi? TTK m.1198 | 2026

Kısa ve net cevap: Hayır. TTK m.1198’e göre eşya hasarlı, değer kaybetmiş veya bozulmuş olsa bile taşıyan, navlun alacağı yerine eşyanın kendisine bırakılmasını kabul etmeye zorlanamaz. Borçlu yükü tek taraflı olarak taşıyana terk ederek navlun borcundan kurtulamaz. Zıya veya doğal bozulma nedeniyle navlun hakkının devam edip etmediği ise TTK m.1199’a göre ayrıca belirlenir.

Yükün ekonomik değeri bazı durumlarda navlun ve diğer masrafların altına düşebilir. Borçlu ‘malı bırakıp borcu kapatma’ yolunu tercih etmek isteyebilir. M.1198 bu seçeneği kanuni tek taraflı ifa biçimi olarak kabul etmez. Taşıyanın rızasıyla yapılan sulh veya mahsup anlaşması farklı bir hukuki işlemdir.

Bu yazı genel navlun sözleşmesi rehberini tekrar etmez; yalnız TTK m.1198 hükmünün özel uygulama alanını inceler. Amaç, genel anahtar kelimeyi ikinci kez hedeflemek değil; maddeye özgü long-tail arama niyetini sözleşme, delil, hesap ve tahsil boyutlarıyla tamamlamaktır.

M.1198’in kesin yasağı nedir?

M.1198 taşıyanın navlun yerine eşyayı kabul etmeye zorlanamayacağını açıkça düzenler. Borçlu tek taraflı ‘yük sende kalsın, borç kapanmış sayılsın’ sonucu yaratamaz. Navlun para alacağı niteliğini diğer özel hükümler saklı kalmak üzere sürdürür.

TTK m.1198 bakımından bu başlıkta ilk yapılacak işlem, kanuni şartın somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğini tespit etmektir. Sözleşmede aynı konuya ilişkin özel kayıt varsa onun kapsamı ayrıca okunur; ancak sözleşme metni, kanunun düzenlediği hukuki soruyla aynı şeymiş gibi kabul edilmez. Taraf sıfatları ve işlemin taşımanın hangi aşamasında gerçekleştiği sonuç üzerinde doğrudan etkili olabilir.

İspat bakımından sözleşme, fixture recap, booking teyidi ve konişmento birlikte değerlendirilmelidir. Belgeler arasında uyumsuzluk varsa tarih, düzenleyen kişi, kabul veya itiraz kaydı, ölçüm ya da hesap yöntemi ve belgenin hangi amaçla oluşturulduğu açıklanmalıdır. Talep edilen her para kalemi veya ileri sürülen her savunma, ayrı bir dayanak belgeye bağlanmalıdır.

Talep yönünden: “M.1198’in kesin yasağı nedir?” başlığında alacak ileri sürülüyorsa ana para, doğum sebebi, muacceliyet ve varsa ek talepler ayrı satırlarda gösterilmelidir. TTK m.1198 tek başına başka bir faiz, tazminat veya masraf kalemini otomatik doğurmaz. Bu nedenle talep dilekçesi ya da icra hesabı, kanuni sonuç ile sözleşmesel ek kalemleri birbirine karıştırmadan kurulmalıdır.

Hasarlı eşya sonucu değiştirir mi?

Eşyanın hasarlı olması kuralı değiştirmez. Hasar tazminatı ile navlun alacağı farklı hukuki kalemlerdir. Taşıyanın hasardan sorumlu olup olmadığı TTK m.1178 ve devamındaki şartlara göre ayrıca belirlenir.

İspat bakımından statement of facts, terminal kayıtları ve boşaltma zaman çizelgesi birlikte değerlendirilmelidir.

Savunma yönünden: “Hasarlı eşya sonucu değiştirir mi?” konusunda itiraz yapılacaksa yalnız sonuca değil, kanuni şartlardan hangisinin gerçekleşmediğine işaret edilmelidir. Belge tarihi, yetkili kişi, taşıma aşaması ve sözleşme kaydı somutlaştırılmalıdır. Soyut “borç yoktur” veya “masraf bize ait değildir” itirazı yerine TTK m.1198 ile bağlantılı maddi vakıa açıkça gösterilmelidir.

Bozulmuş eşya sonucu değiştirir mi?

Bozulma ve değer kaybı da navlun yerine terk hakkı doğurmaz. Özellikle çabuk bozulabilir yükte ekonomik riskin taşıyana tek taraflı geçirilmesini m.1198 engeller. Malın düşük değeri borçlunun ifa biçimini tek başına değiştirmez.

İspat bakımından teslim talebi, delivery order ve taşıma senedi ibrazı birlikte değerlendirilmelidir.

Hesap ve operasyon yönünden: “Bozulmuş eşya sonucu değiştirir mi?” başlığı için liman operasyonundaki fiilî kayıt ile hukuki hesap aynı tabloda gösterilmelidir. Bir operasyon kaydının mevcut olması, o kalemin mutlaka karşı tarafa yüklenebileceği anlamına gelmez. Önce TTK m.1198 ve sözleşme uyarınca borçlu belirlenmeli, sonra miktar hesabı yapılmalıdır.

Tek taraflı terk navlun borcunu sona erdirir mi?

Fiilî olarak yükün limanda bırakılması ile navlun borcunun hukuken ifa edilmesi aynı değildir. Depolama, teslim, hapis hakkı ve gönderilenin yükümlülükleri ayrı sonuçlar doğurabilir. Terk beyanı tek başına ibra veya ödeme değildir.

İspat bakımından fatura, dekont, cari hesap ve tahsilat kayıtları birlikte değerlendirilmelidir.

Talep yönünden: “Tek taraflı terk navlun borcunu sona erdirir mi?” başlığında alacak ileri sürülüyorsa ana para, doğum sebebi, muacceliyet ve varsa ek talepler ayrı satırlarda gösterilmelidir. TTK m.1198 tek başına başka bir faiz, tazminat veya masraf kalemini otomatik doğurmaz. Bu nedenle talep dilekçesi ya da icra hesabı, kanuni sonuç ile sözleşmesel ek kalemleri birbirine karıştırmadan kurulmalıdır.

Taşıyan rızasıyla yükü alacağa mahsup kabul edebilir mi?

Maddenin ifadesi taşıyanın zorlanamayacağını söyler. Taraflar sonradan açık bir sulh anlaşmasıyla yükün belirli değerini navlun alacağına mahsup edebilir. Bu durumda sonuç m.1198’den değil, tarafların yeni anlaşmasından doğar.

İspat bakımından acente/kaptan yazışmaları ve liman operasyon kayıtları birlikte değerlendirilmelidir.

Savunma yönünden: “Taşıyan rızasıyla yükü alacağa mahsup kabul edebilir mi?” konusunda itiraz yapılacaksa yalnız sonuca değil, kanuni şartlardan hangisinin gerçekleşmediğine işaret edilmelidir. Belge tarihi, yetkili kişi, taşıma aşaması ve sözleşme kaydı somutlaştırılmalıdır. Soyut “borç yoktur” veya “masraf bize ait değildir” itirazı yerine TTK m.1198 ile bağlantılı maddi vakıa açıkça gösterilmelidir.

Yükün kabulü hangi borcu, hangi tutarda kapatır?

Taşıyan yükü kabul etmeye razıysa çözülmesi gereken soru yalnız malın nerede teslim edileceği değildir. Anlaşmanın navlun borcunun tamamını mı, belirlenen bir tutarını mı sona erdireceği de belirlenmelidir. Örneğin tarafların yük için bir değer üzerinde anlaşması, kalan navlunun ayrıca bağışlandığı anlamına kendiliğinden gelmez. Kalan tutarın da kaldırılması amaçlanıyorsa bu iradenin anlaşmanın kapsamından anlaşılması gerekir. TBK m.1, m.26 ve m.132, karşılıklı irade uyuşmasını, sözleşme özgürlüğünün kanuni sınırlarını ve borcun tamamen veya kısmen ibra ile sona erdirilmesini ayrı ayrı düzenler.

Bu nedenle hazırlanan anlaşmada ilgili taşıma ve navlun faturası tanımlanmalı; yükün hangi miktarı için ne kadar borcun sona ereceği belirtilmelidir. Navlun dışında terminal, koruma veya başka bir gider hakkında da uzlaşılmak isteniyorsa o kalem ayrıca gösterilmelidir. Navlun alacaklısıyla kurulan anlaşmanın, taraf olmayan bir terminal işletmesinin kendi alacağını da kapattığı varsayılmamalıdır. Bu kayıtlar TTK m.1198’in öngördüğü zorunlu bir sözleşme şablonu değildir; tarafların hangi alacak üzerinde uzlaştığını görünür kılan uygulama önerileridir. Yükün fiziksel olarak depoya alınmasıyla borcu sona erdiren kabul beyanı aynı belge üzerinden varsayılmamalıdır.

M.1199 zıya hükümleriyle fark nedir?

M.1199 zayi olan eşya için navlun hakkının devam edip etmeyeceğini düzenler. M.1198 ise mevcut navlun borcunun yük bırakılarak ifa edilip edilemeyeceği sorusuna cevap verir. Aynı olayda iki madde art arda uygulanabilir fakat görevleri farklıdır.

İspat bakımından hasar-zıya belgeleri, survey raporları ve ihbarlar birlikte değerlendirilmelidir.

Hesap ve operasyon yönünden: “M.1199 zıya hükümleriyle fark nedir?” başlığı için liman operasyonundaki fiilî kayıt ile hukuki hesap aynı tabloda gösterilmelidir. Bir operasyon kaydının mevcut olması, o kalemin mutlaka karşı tarafa yüklenebileceği anlamına gelmez. Önce TTK m.1198 ve sözleşme uyarınca borçlu belirlenmeli, sonra miktar hesabı yapılmalıdır.

“Borç yok” savunması ile “yükü ödeme olarak al” talebi nasıl ayrılır?

TTK m.1199/1, boşaltma süresinin sonuna kadar bir kaza sonucunda zayi olan eşya için navlun ödenmemesini, peşin ödemenin geri alınmasını düzenler. Böyle bir iddiada mesele eşyanın ödeme yerine bırakılması değildir; navlun hakkının kanundaki şartlarla değerlendirilmesidir. Buna karşılık m.1199/2, niteliği gereği içten bozulma, kendiliğinden eksilme veya olağan akma ve sızma nedeniyle zayi olan eşya ile yolda ölen hayvanlar için, teslimden bağımsız olarak navlun ödeneceğini belirtir. Müşterek avarya nedeniyle feda edilen eşyaya düşen navlun ise üçüncü fıkranın ayrı düzenlemesidir. Bu sebepler birbiriyle karıştırılmamalıdır; ayrıntılar zayi olan yükte navlun borcu yazısında incelenmektedir.

Hasar tazminatı navlunu otomatik kaldırır mı?

Taşıyanın yük hasarından sorumlu olması tazminat alacağı doğurabilir; bu, navlunu otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Önce hasar tazminatı ve navlun kendi hükümlerine göre ayrı hesaplanır, sonra varsa takas veya mahsup değerlendirilir.

İspat bakımından taşıtan, yükleten ve gönderilen arasındaki yazılı belgeler birlikte değerlendirilmelidir.

Talep yönünden: “Hasar tazminatı navlunu otomatik kaldırır mı?” başlığında alacak ileri sürülüyorsa ana para, doğum sebebi, muacceliyet ve varsa ek talepler ayrı satırlarda gösterilmelidir. TTK m.1198 tek başına başka bir faiz, tazminat veya masraf kalemini otomatik doğurmaz. Bu nedenle talep dilekçesi ya da icra hesabı, kanuni sonuç ile sözleşmesel ek kalemleri birbirine karıştırmadan kurulmalıdır.

Takas ve mahsup nasıl ayrılır?

Takas iki karşılıklı alacağın kanuni şartlarla birbirine mahsup edilmesidir. ‘Yükü sana bırakıyorum’ beyanı takas değildir. Navlun ile tazminat karşı karşıya getirilecekse alacakların varlığı, miktarı, muacceliyeti ve takas şartları ayrı gösterilmelidir.

İspat bakımından depo, hapis hakkı, güvence ve teslim kayıtları birlikte değerlendirilmelidir.

Savunma yönünden: “Takas ve mahsup nasıl ayrılır?” konusunda itiraz yapılacaksa yalnız sonuca değil, kanuni şartlardan hangisinin gerçekleşmediğine işaret edilmelidir. Belge tarihi, yetkili kişi, taşıma aşaması ve sözleşme kaydı somutlaştırılmalıdır. Soyut “borç yoktur” veya “masraf bize ait değildir” itirazı yerine TTK m.1198 ile bağlantılı maddi vakıa açıkça gösterilmelidir.

Tazminat alacağı kime aitse takas incelemesi ona göre yapılır

TBK m.139 bakımından iki kişinin birbirine karşı para veya özdeş edim borcu bulunması ve iki borcun da muaccel olması aranır. Dolayısıyla yük zararından söz edilmesi, her navlun borçlusunun kendi borcunu o zarar üzerinden kapatabileceğini göstermez. Önce tazminat alacaklısı ile navlun borçlusunun aynı kişi olup olmadığı, ardından karşı taraftaki alacaklı ve borçlu sıfatları incelenmelidir. TTK m.1200 navlun borçlusu olarak taşıtanı gösterirken, taşıtandan farklı gönderilenin teslim talebiyle doğabilecek ödeme yükümlülüğü m.1203’te ayrıca düzenlenir.

Alacağın çekişmeli olması tek başına takas ileri sürülmesini engellemez; TBK m.139 bunu açıkça kabul eder. Bununla birlikte, ileri sürülen tazminatın gerçekten mevcut olup olmadığı ve miktarı uyuşmazlıkta yine değerlendirilecektir. TBK m.143 uyarınca takas iradesi alacaklıya bildirilmelidir; şartları varsa iki borç, takas edilebildikleri anda daha az olan tutar kadar sona erer. Yükün depoda bırakılması, bu karşılıklı alacak incelemesinin veya takas bildiriminin yerine geçmez.

Hapis hakkı ile navlun yerine bırakma aynı mı?

TTK m.1201’deki hapis hakkı taşıyana yükün mülkiyetini doğrudan kazandırmaz. Hapis hakkı alacağı teminat altına alır ve kanuni şartlarda paraya çevirmeye yöneliktir. Bu kurum m.1198’deki navlun yerine bırakmadan tamamen farklıdır.

İspat bakımından ihtar, e-posta, dava/icra dosyası ve hesap cetveli birlikte değerlendirilmelidir.

Hesap ve operasyon yönünden: “Hapis hakkı ile navlun yerine bırakma aynı mı?” başlığı için liman operasyonundaki fiilî kayıt ile hukuki hesap aynı tabloda gösterilmelidir. Bir operasyon kaydının mevcut olması, o kalemin mutlaka karşı tarafa yüklenebileceği anlamına gelmez. Önce TTK m.1198 ve sözleşme uyarınca borçlu belirlenmeli, sonra miktar hesabı yapılmalıdır.

Teslim alınmayan yükte hangi hükümler uygulanır?

Gönderilen yükü teslim almazsa TTK m.1207 ve bağlantılı boşaltma/teslim hükümleri gündeme gelir. Depolama, koruma ve gerektiğinde hapis hakkının paraya çevrilmesi ayrı usullere tabidir; terk navlun ifası sayılmaz.

İspat bakımından manifest, mate’s receipt, gümrük ve terminal teslim kayıtları birlikte değerlendirilmelidir.

Talep yönünden: “Teslim alınmayan yükte hangi hükümler uygulanır?” başlığında alacak ileri sürülüyorsa ana para, doğum sebebi, muacceliyet ve varsa ek talepler ayrı satırlarda gösterilmelidir. TTK m.1198 tek başına başka bir faiz, tazminat veya masraf kalemini otomatik doğurmaz. Bu nedenle talep dilekçesi ya da icra hesabı, kanuni sonuç ile sözleşmesel ek kalemleri birbirine karıştırmadan kurulmalıdır.

Gönderilen teslim isteme hakkını kullanmıyorsa TTK m.1207/1, taşıtanın navlun sözleşmesi gereğince navlun ve diğer alacakları ödeme yükümlülüğünü düzenler. Bu hüküm, faturadaki her ek masrafın incelemesiz kabul edileceği anlamına gelmez; kalemin sözleşmeden doğup doğmadığı ayrıca gösterilmelidir. Taşıtan yükü kendisi teslim alacaksa ikinci fıkra gereğince boşaltma hükümleri, gönderilenin yerine taşıtan geçirilerek uygulanır. Böylece teslimi kimin isteyeceği ile mevcut borcun hangi yolla sona ereceği farklı sorular olarak ele alınır. Ayrıntılı borçlu ve teslim incelemesi için gönderilenin yükü teslim almaması yazısına bakılabilir.

Yanlış yorumlardan kaçınma

En sık hata, hasarlı veya değersizleşmiş eşya ile navlun borcu arasında otomatik mahsup kurmaktır. Hasar tazminatı için sorumluluk, zarar ve illiyet; navlun için sözleşme ve muacceliyet; takas için karşılıklı alacak şartları; hapis hakkı için m.1201 şartları ayrı ayrı ispatlanır. M.1198 yalnız taşıyanın yükü ödeme yerine kabul etmeye zorlanamayacağını kesinleştirir.

Dosyada navlun ana parası, yük hasarı, tazminat, depolama/koruma masrafı ve diğer kalemler ayrı tabloda gösterilmelidir. Sonradan sulh yapıldıysa yükün hangi değerle mahsup edildiği ve kalan borcun ibra edilip edilmediği yazılı metinden çıkarılmalıdır. Fiilî teslim veya terk, açık hukuki dayanak olmadan borcun sona erdiğini kanıtlamaz.

Mersin Limanı ve uluslararası taşımalarda uygulama

Mersin Limanı’na gelen hasarlı, bozulmuş veya ekonomik değeri düşmüş yüklerde depolama ve terminal giderleri hızla artabilir. Bu ekonomik baskı, yükü navlun yerine tek taraflı bırakma hakkı doğurmaz. Hasar sorumluluğu, navlun alacağı, depo işlemleri ve varsa hapis hakkı farklı başlıklarda yürütülmelidir.

Mersin çıkışlı veya Mersin varışlı taşımalarda taşıyan, taşıtan, yükleten, gönderilen, acente, terminal ve gümrük tarafları birbirinden ayrılmalıdır. Bir masrafın veya belgenin kimin adına düzenlendiği, kanuni borçluyu tek başına belirlemez. Uluslararası sözleşmede uygulanacak hukuk ile tahkim/yetki şartı varsa bunlar da talep öncesinde kontrol edilmelidir.

Dosya kontrol listesi

  1. Navlun alacağını hesaplayın.
  2. Yükün hasar/bozulma durumunu raporlayın.
  3. Tek taraflı terk beyanını ifa saymayın.
  4. Zıya varsa m.1199’u ayrıca uygulayın.
  5. Hasar tazminatını ayrı hesaplayın.
  6. Takas ileri sürülüyorsa şartlarını inceleyin.
  7. Sulh/mahsup anlaşması varsa yazılı metni kontrol edin.
  8. Hapis hakkı için m.1201’e bakın.
  9. Teslim alınmayan yükte m.1207’yi değerlendirin.
  10. Depolama ve koruma işlemlerini belgeleyin.

Sık Sorulan Sorular

Hasarlı yük navlun yerine bırakılabilir mi?

Taşıyan buna zorlanamaz.

Bozulmuş eşya için de mi?

Evet.

Yük değersizse borç biter mi?

Kendiliğinden bitmez.

Taşıyan kabul ederse?

Açık sulh veya mahsup anlaşması farklıdır.

Hasar tazminatı navlunu siler mi?

Otomatik olarak hayır.

Takas mümkün mü?

Kanuni şartları varsa ayrı değerlendirilir.

Hapis hakkı mülkiyet verir mi?

Hayır.

Zıya hangi maddede?

TTK m.1199.

Gönderilen yükü almazsa?

TTK m.1207 ve teslim/boşaltma hükümleri uygulanır.

Resmî metin nerede?

Mevzuat Bilgi Sistemi’nde.

Resmî kaynak

Mevzuat Bilgi Sistemi – 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu güncel metni üzerinden TTK m.1198 ve bağlantılı hükümler kontrol edilebilir.

Hukuki değerlendirme: TTK m.1198 navlun borcunun ayni terk yoluyla tek taraflı kapatılmasını engeller. Hasar, zıya, tazminat, takas, hapis hakkı ve sulh birbirinden farklı kurumlardır; her biri kendi maddesine göre uygulanmalıdır.
Yazar: Av. Halil Bakırcı – Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu. İçerik 18 Eylül 2026 itibarıyla TTK m.1198 ve bağlantılı TTK hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır. Türkiye geneli dosyalar Mersin’den yönetilir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp