B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Tanık Olay Hakkında Önceden Bilgilendirilir mi? HMK 260 | 2026

Kısa ve net cevap: Evet. HMK m.260’a göre tanık dinlenmeden önce hâkim, tanıklık yapacağı olayla ilgili kendisine bilgi verir ve tanıklık edeceği konulara ilişkin bildiklerini söylemesini ister.

Bilgilendirme tanığa ne söylemesi gerektiğini öğretmek değildir. Amaç, tanığın hangi olay ve konu hakkında dinlendiğini anlamasını ve kendi bilgisini bu çerçevede aktarmasını sağlamaktır.

HMK 260 tanığın olay hakkında bilgilendirilmesi
Photo by Michael D Beckwith on Unsplash

HMK m.260 ne düzenler?

HMK m.260, esas tanık dinlemesi başlamadan önce hâkimin tanığa olay hakkında bilgi verme ve ilgili konularda bildiklerini anlatmasını isteme görevini düzenler.

Hâkim olay çerçevesini açıklar; tanığın cevabının içeriğini yönlendiremez. Tanık kendi algı ve bilgisine dayanan vakıaları anlatır.

Tanık dinleme usulünde belirleyici nokta şudur: Bilgilendirme tanık dinlenmeden önce yapılır. Tanık beyanının güvenilirliği, yalnız içeriğe değil usulün kanuna uygun yürütülmesine de bağlıdır.

Duruşma kaydında bu unsur ayrıca görünmelidir: Bilgilendirmeyi hâkim yapar. İşlem adımları açık tutulduğunda tarafların itiraz ve açıklama hakları etkili biçimde kullanılabilir.

Hâkimin yetkisi burada şu sınırda kullanılır: Tanığa hakkında tanıklık edeceği olayla ilgili çerçeve verilir. Tanıkların birbirlerini etkilemesini önleyen ve beyanı serbest bırakan düzen korunmalıdır.

Tarafların usul hakkı bakımından sonuç şudur: Tanıktan yalnız tanıklık edeceği konulara ilişkin bildiklerini söylemesi istenir. Bu nedenle hangi işlemin nerede ve ne şekilde yapıldığı tutanaktan anlaşılmalıdır.

Bu hüküm, tanık beyanının alınmasında şu güvenceyi kurar: Bilgilendirme, beklenen cevabın tanığa açıklanması anlamına gelmez. Kanunda düzenlenmeyen bir yöntemle tanığın beyanını yönlendirmek veya sınırlamak doğru değildir.

Madde metni uygulamada şu işlemi zorunlu kılar: Tanık kendi gözlem, algı ve bilgisine dayanan anlatımı serbestçe yapar. Mahkemenin gerekçesi, bu usul kuralının dosyadaki somut karşılığını göstermelidir.

Kanunun açık kuralı şudur: m.260, tanığın hangi uyuşmazlık bağlamında dinlendiğini anlamasını sağlayan usul adımıdır. Bu ayrım, tanık dinleme kuralları ile duruşma disiplinini birbirine karıştırmayı önler.

Kanuni şartlar

Bilgilendirmenin sınırı olay ve tanıklık konusu kadardır.

Duruşma kaydında bu unsur ayrıca görünmelidir: Tanığın kimliği belirlenmiş olmalıdır. Kanunda düzenlenmeyen bir yöntemle tanığın beyanını yönlendirmek veya sınırlamak doğru değildir.

Hâkimin yetkisi burada şu sınırda kullanılır: Gerekli uyarı ve yemin aşamaları tamamlanmalıdır. Mahkemenin gerekçesi, bu usul kuralının dosyadaki somut karşılığını göstermelidir.

Tarafların usul hakkı bakımından sonuç şudur: Tanıklık konusu somut olmalıdır. Bu ayrım, tanık dinleme kuralları ile duruşma disiplinini birbirine karıştırmayı önler.

Bu hüküm, tanık beyanının alınmasında şu güvenceyi kurar: Olay çerçevesi tarafsız biçimde açıklanmalıdır. Tanık beyanının güvenilirliği, yalnız içeriğe değil usulün kanuna uygun yürütülmesine de bağlıdır.

Madde metni uygulamada şu işlemi zorunlu kılar: Yönlendirici bilgi verilmemelidir. İşlem adımları açık tutulduğunda tarafların itiraz ve açıklama hakları etkili biçimde kullanılabilir.

Kanunun açık kuralı şudur: Tanıktan kendi bildiklerini açıklaması istenmelidir. Tanıkların birbirlerini etkilemesini önleyen ve beyanı serbest bırakan düzen korunmalıdır.

Mahkemede uygulama sırası

Tanık yemin aşamasından sonra olay çerçevesi hakkında bilgilendirilir ve serbest anlatımına geçilir.

Hâkimin yetkisi burada şu sınırda kullanılır: Dosyada tanıklık konusu belirlenir. İşlem adımları açık tutulduğunda tarafların itiraz ve açıklama hakları etkili biçimde kullanılabilir.

Tarafların usul hakkı bakımından sonuç şudur: Tanığa ilgili olay çerçevesi açıklanır. Tanıkların birbirlerini etkilemesini önleyen ve beyanı serbest bırakan düzen korunmalıdır.

Bu hüküm, tanık beyanının alınmasında şu güvenceyi kurar: Tanığa ne cevap vermesi gerektiği söylenmez. Bu nedenle hangi işlemin nerede ve ne şekilde yapıldığı tutanaktan anlaşılmalıdır.

Madde metni uygulamada şu işlemi zorunlu kılar: Tanıktan kendi bildiklerini anlatması istenir. Kanunda düzenlenmeyen bir yöntemle tanığın beyanını yönlendirmek veya sınırlamak doğru değildir.

Kanunun açık kuralı şudur: Beyan sözü kesilmeden alınır. Mahkemenin gerekçesi, bu usul kuralının dosyadaki somut karşılığını göstermelidir.

Tanık dinleme usulünde belirleyici nokta şudur: Gerekirse hâkim açıklayıcı sorular sorar ve tutanak düzenlenir. Bu ayrım, tanık dinleme kuralları ile duruşma disiplinini birbirine karıştırmayı önler.

Hukuki sonuç

Doğru bilgilendirme tanığın konu dışı anlatımını azaltır ve beyanın hangi çekişmeli vakıaya ilişkin olduğunu açıklaştırır.

Tarafların usul hakkı bakımından sonuç şudur: Tanık hangi olay hakkında konuşacağını bilir. Mahkemenin gerekçesi, bu usul kuralının dosyadaki somut karşılığını göstermelidir.

Bu hüküm, tanık beyanının alınmasında şu güvenceyi kurar: Beyan konu bakımından daha denetlenebilir hale gelir. Bu ayrım, tanık dinleme kuralları ile duruşma disiplinini birbirine karıştırmayı önler.

Madde metni uygulamada şu işlemi zorunlu kılar: Yönlendirme yasağı tanığın bağımsız anlatımını korur. Tanık beyanının güvenilirliği, yalnız içeriğe değil usulün kanuna uygun yürütülmesine de bağlıdır.

Kanunun açık kuralı şudur: Mahkeme beyanı çekişmeli vakıayla ilişkilendirebilir. İşlem adımları açık tutulduğunda tarafların itiraz ve açıklama hakları etkili biçimde kullanılabilir.

Tanık dinleme usulünde belirleyici nokta şudur: Tutanak hangi konuda bilgi verildiğini ve ne beyan edildiğini göstermelidir. Tanıkların birbirlerini etkilemesini önleyen ve beyanı serbest bırakan düzen korunmalıdır.

Diğer HMK hükümleriyle ilişki

m.260, m.258 yemini ile m.261 esas dinleme biçimi arasında yer alır.

Bu hüküm, tanık beyanının alınmasında şu güvenceyi kurar: HMK m.256 ön uyarıları düzenler. Tanıkların birbirlerini etkilemesini önleyen ve beyanı serbest bırakan düzen korunmalıdır.

Madde metni uygulamada şu işlemi zorunlu kılar: HMK m.258 yeminin zamanı ve şeklini düzenler. Bu nedenle hangi işlemin nerede ve ne şekilde yapıldığı tutanaktan anlaşılmalıdır.

Kanunun açık kuralı şudur: HMK m.261 tanığın ayrı ayrı ve sözlü dinlenmesini düzenler. Kanunda düzenlenmeyen bir yöntemle tanığın beyanını yönlendirmek veya sınırlamak doğru değildir.

Tanık dinleme usulünde belirleyici nokta şudur: HMK m.198 beyanın diğer delillerle birlikte değerlendirilmesinde genel çerçeveyi sağlar. Mahkemenin gerekçesi, bu usul kuralının dosyadaki somut karşılığını göstermelidir.

Sık yapılan hatalar

Madde metni uygulamada şu işlemi zorunlu kılar: Bilgilendirmeyi yönlendirici soru veya cevap telkini haline getirmek yanlıştır. Bu ayrım, tanık dinleme kuralları ile duruşma disiplinini birbirine karıştırmayı önler.

Kanunun açık kuralı şudur: Tanığın hiç bilmediği ayrıntıları uzun şekilde anlatıp hafızasını etkilemek beyan güvenliğini zedeler. Tanık beyanının güvenilirliği, yalnız içeriğe değil usulün kanuna uygun yürütülmesine de bağlıdır.

Tanık dinleme usulünde belirleyici nokta şudur: Tanıklık konusu belirsizken genel ve sınırsız anlatım istemek m.260’ın amacına uymaz. İşlem adımları açık tutulduğunda tarafların itiraz ve açıklama hakları etkili biçimde kullanılabilir.

Duruşma kaydında bu unsur ayrıca görünmelidir: Taraf vekilinin tanığa duruşma içinde cevap öğretmesine izin vermek tanık dinleme düzenine aykırıdır. Tanıkların birbirlerini etkilemesini önleyen ve beyanı serbest bırakan düzen korunmalıdır.

Hâkimin yetkisi burada şu sınırda kullanılır: Bilgilendirme ve esas beyanı tutanakta birbirinden ayırmamak değerlendirmeyi zorlaştırır. Bu nedenle hangi işlemin nerede ve ne şekilde yapıldığı tutanaktan anlaşılmalıdır.

Dosya kontrol listesi

Kanunun açık kuralı şudur: Tanıklık konusu açık mı? Bu nedenle hangi işlemin nerede ve ne şekilde yapıldığı tutanaktan anlaşılmalıdır.

Tanık dinleme usulünde belirleyici nokta şudur: Hâkim olay çerçevesini açıkladı mı? Kanunda düzenlenmeyen bir yöntemle tanığın beyanını yönlendirmek veya sınırlamak doğru değildir.

Duruşma kaydında bu unsur ayrıca görünmelidir: Bilgi tarafsız mı verildi? Mahkemenin gerekçesi, bu usul kuralının dosyadaki somut karşılığını göstermelidir.

Hâkimin yetkisi burada şu sınırda kullanılır: Yönlendirme yapıldı mı? Bu ayrım, tanık dinleme kuralları ile duruşma disiplinini birbirine karıştırmayı önler.

Tarafların usul hakkı bakımından sonuç şudur: Tanık kendi bildiklerini mi anlattı? Tanık beyanının güvenilirliği, yalnız içeriğe değil usulün kanuna uygun yürütülmesine de bağlıdır.

Bu hüküm, tanık beyanının alınmasında şu güvenceyi kurar: Beyan konuya bağlı mı? İşlem adımları açık tutulduğunda tarafların itiraz ve açıklama hakları etkili biçimde kullanılabilir.

HMK m.260 ayrıntılı uygulama 1

Bilgilendirme tanık dinlenmeden önce yapılır. Tanığa ne cevap vermesi gerektiği söylenmez. Bunun sonucu olarak beyan konu bakımından daha denetlenebilir hale gelir. Bu üç başlık aynı duruşma kaydı üzerinde birlikte değerlendirildiğinde tanık dinleme işleminin kanuni sınırı açıkça belirlenir. Mahkeme, beyanın içeriği ile beyanın alınma usulünü ayrı göstermeli ve kanunda yer almayan varsayımlarla delil sonucunu genişletmemelidir.

HMK m.260 ayrıntılı uygulama 2

Bilgilendirmeyi hâkim yapar. Tanıktan kendi bildiklerini anlatması istenir. Bunun sonucu olarak yönlendirme yasağı tanığın bağımsız anlatımını korur. Bu üç başlık aynı duruşma kaydı üzerinde birlikte değerlendirildiğinde tanık dinleme işleminin kanuni sınırı açıkça belirlenir. Mahkeme, beyanın içeriği ile beyanın alınma usulünü ayrı göstermeli ve kanunda yer almayan varsayımlarla delil sonucunu genişletmemelidir.

HMK m.260 ayrıntılı uygulama 3

Tanığa hakkında tanıklık edeceği olayla ilgili çerçeve verilir. Beyan sözü kesilmeden alınır. Bunun sonucu olarak mahkeme beyanı çekişmeli vakıayla ilişkilendirebilir. Bu üç başlık aynı duruşma kaydı üzerinde birlikte değerlendirildiğinde tanık dinleme işleminin kanuni sınırı açıkça belirlenir. Mahkeme, beyanın içeriği ile beyanın alınma usulünü ayrı göstermeli ve kanunda yer almayan varsayımlarla delil sonucunu genişletmemelidir.

HMK m.260 ayrıntılı uygulama 4

Tanıktan yalnız tanıklık edeceği konulara ilişkin bildiklerini söylemesi istenir. Gerekirse hâkim açıklayıcı sorular sorar ve tutanak düzenlenir. Bunun sonucu olarak tutanak hangi konuda bilgi verildiğini ve ne beyan edildiğini göstermelidir. Bu üç başlık aynı duruşma kaydı üzerinde birlikte değerlendirildiğinde tanık dinleme işleminin kanuni sınırı açıkça belirlenir. Mahkeme, beyanın içeriği ile beyanın alınma usulünü ayrı göstermeli ve kanunda yer almayan varsayımlarla delil sonucunu genişletmemelidir.

HMK m.260 ayrıntılı uygulama 5

Bilgilendirme, beklenen cevabın tanığa açıklanması anlamına gelmez. Dosyada tanıklık konusu belirlenir. Bunun sonucu olarak tanık hangi olay hakkında konuşacağını bilir. Bu üç başlık aynı duruşma kaydı üzerinde birlikte değerlendirildiğinde tanık dinleme işleminin kanuni sınırı açıkça belirlenir. Mahkeme, beyanın içeriği ile beyanın alınma usulünü ayrı göstermeli ve kanunda yer almayan varsayımlarla delil sonucunu genişletmemelidir.

HMK m.260 ayrıntılı uygulama 6

Tanık kendi gözlem, algı ve bilgisine dayanan anlatımı serbestçe yapar. Tanığa ilgili olay çerçevesi açıklanır. Bunun sonucu olarak beyan konu bakımından daha denetlenebilir hale gelir. Bu üç başlık aynı duruşma kaydı üzerinde birlikte değerlendirildiğinde tanık dinleme işleminin kanuni sınırı açıkça belirlenir. Mahkeme, beyanın içeriği ile beyanın alınma usulünü ayrı göstermeli ve kanunda yer almayan varsayımlarla delil sonucunu genişletmemelidir.

HMK m.260 ayrıntılı uygulama 7

m.260, tanığın hangi uyuşmazlık bağlamında dinlendiğini anlamasını sağlayan usul adımıdır. Tanığa ne cevap vermesi gerektiği söylenmez. Bunun sonucu olarak yönlendirme yasağı tanığın bağımsız anlatımını korur. Bu üç başlık aynı duruşma kaydı üzerinde birlikte değerlendirildiğinde tanık dinleme işleminin kanuni sınırı açıkça belirlenir. Mahkeme, beyanın içeriği ile beyanın alınma usulünü ayrı göstermeli ve kanunda yer almayan varsayımlarla delil sonucunu genişletmemelidir.

HMK m.260 ayrıntılı uygulama 8

Bilgilendirme tanık dinlenmeden önce yapılır. Tanıktan kendi bildiklerini anlatması istenir. Bunun sonucu olarak mahkeme beyanı çekişmeli vakıayla ilişkilendirebilir. Bu üç başlık aynı duruşma kaydı üzerinde birlikte değerlendirildiğinde tanık dinleme işleminin kanuni sınırı açıkça belirlenir. Mahkeme, beyanın içeriği ile beyanın alınma usulünü ayrı göstermeli ve kanunda yer almayan varsayımlarla delil sonucunu genişletmemelidir.

HMK m.260 ayrıntılı uygulama 9

Bilgilendirmeyi hâkim yapar. Beyan sözü kesilmeden alınır. Bunun sonucu olarak tutanak hangi konuda bilgi verildiğini ve ne beyan edildiğini göstermelidir. Bu üç başlık aynı duruşma kaydı üzerinde birlikte değerlendirildiğinde tanık dinleme işleminin kanuni sınırı açıkça belirlenir. Mahkeme, beyanın içeriği ile beyanın alınma usulünü ayrı göstermeli ve kanunda yer almayan varsayımlarla delil sonucunu genişletmemelidir.

HMK m.260 ayrıntılı uygulama 10

Tanığa hakkında tanıklık edeceği olayla ilgili çerçeve verilir. Gerekirse hâkim açıklayıcı sorular sorar ve tutanak düzenlenir. Bunun sonucu olarak tanık hangi olay hakkında konuşacağını bilir. Bu üç başlık aynı duruşma kaydı üzerinde birlikte değerlendirildiğinde tanık dinleme işleminin kanuni sınırı açıkça belirlenir. Mahkeme, beyanın içeriği ile beyanın alınma usulünü ayrı göstermeli ve kanunda yer almayan varsayımlarla delil sonucunu genişletmemelidir.

HMK m.260 ayrıntılı uygulama 11

Tanıktan yalnız tanıklık edeceği konulara ilişkin bildiklerini söylemesi istenir. Dosyada tanıklık konusu belirlenir. Bunun sonucu olarak beyan konu bakımından daha denetlenebilir hale gelir. Bu üç başlık aynı duruşma kaydı üzerinde birlikte değerlendirildiğinde tanık dinleme işleminin kanuni sınırı açıkça belirlenir. Mahkeme, beyanın içeriği ile beyanın alınma usulünü ayrı göstermeli ve kanunda yer almayan varsayımlarla delil sonucunu genişletmemelidir.

HMK m.260 ayrıntılı uygulama 12

Bilgilendirme, beklenen cevabın tanığa açıklanması anlamına gelmez. Tanığa ilgili olay çerçevesi açıklanır. Bunun sonucu olarak yönlendirme yasağı tanığın bağımsız anlatımını korur. Bu üç başlık aynı duruşma kaydı üzerinde birlikte değerlendirildiğinde tanık dinleme işleminin kanuni sınırı açıkça belirlenir. Mahkeme, beyanın içeriği ile beyanın alınma usulünü ayrı göstermeli ve kanunda yer almayan varsayımlarla delil sonucunu genişletmemelidir.

HMK m.260 ayrıntılı uygulama 13

Tanık kendi gözlem, algı ve bilgisine dayanan anlatımı serbestçe yapar. Tanığa ne cevap vermesi gerektiği söylenmez. Bunun sonucu olarak mahkeme beyanı çekişmeli vakıayla ilişkilendirebilir. Bu üç başlık aynı duruşma kaydı üzerinde birlikte değerlendirildiğinde tanık dinleme işleminin kanuni sınırı açıkça belirlenir. Mahkeme, beyanın içeriği ile beyanın alınma usulünü ayrı göstermeli ve kanunda yer almayan varsayımlarla delil sonucunu genişletmemelidir.

HMK m.260 ayrıntılı uygulama 14

m.260, tanığın hangi uyuşmazlık bağlamında dinlendiğini anlamasını sağlayan usul adımıdır. Tanıktan kendi bildiklerini anlatması istenir. Bunun sonucu olarak tutanak hangi konuda bilgi verildiğini ve ne beyan edildiğini göstermelidir. Bu üç başlık aynı duruşma kaydı üzerinde birlikte değerlendirildiğinde tanık dinleme işleminin kanuni sınırı açıkça belirlenir. Mahkeme, beyanın içeriği ile beyanın alınma usulünü ayrı göstermeli ve kanunda yer almayan varsayımlarla delil sonucunu genişletmemelidir.

HMK m.260 ayrıntılı uygulama 15

Bilgilendirme tanık dinlenmeden önce yapılır. Beyan sözü kesilmeden alınır. Bunun sonucu olarak tanık hangi olay hakkında konuşacağını bilir. Bu üç başlık aynı duruşma kaydı üzerinde birlikte değerlendirildiğinde tanık dinleme işleminin kanuni sınırı açıkça belirlenir. Mahkeme, beyanın içeriği ile beyanın alınma usulünü ayrı göstermeli ve kanunda yer almayan varsayımlarla delil sonucunu genişletmemelidir.

HMK m.260 ayrıntılı uygulama 16

Bilgilendirmeyi hâkim yapar. Gerekirse hâkim açıklayıcı sorular sorar ve tutanak düzenlenir. Bunun sonucu olarak beyan konu bakımından daha denetlenebilir hale gelir. Bu üç başlık aynı duruşma kaydı üzerinde birlikte değerlendirildiğinde tanık dinleme işleminin kanuni sınırı açıkça belirlenir. Mahkeme, beyanın içeriği ile beyanın alınma usulünü ayrı göstermeli ve kanunda yer almayan varsayımlarla delil sonucunu genişletmemelidir.

Resmî kaynaklar ve site içi bağlantılar

Birincil kanun metni için Adalet Bakanlığı HMK metni esas alınmalıdır.

Sık sorulan sorular

Tanık olay hakkında bilgilendirilir mi?

Evet, hâkim tanıklık yapacağı olayla ilgili bilgi verir.

Tanığa ne söyleyeceği anlatılır mı?

Hayır.

Bilgilendirme ne zaman yapılır?

Tanık dinlenmeden önce.

Bilgilendirmeyi kim yapar?

Hâkim.

Tanık hangi konularda konuşur?

Tanıklık edeceği konulara ilişkin kendi bildiklerini anlatır.

Yönlendirici soru verilebilir mi?

Bilgilendirme cevap telkinine dönüştürülemez.

Tanık konu dışına çıkarsa ne olur?

Hâkim dinlemeyi tanıklık konusu çerçevesinde yönetir.

Beyan tutanağa yazılır mı?

Evet.

Avukat değerlendirmesi

HMK m.260’ın ana çizgisi bilgi vermek ile cevap telkin etmek arasındaki sınırdır. Hâkim olay çerçevesini açıklar; tanık ise kendi bilgisini, kendi anlatımıyla ortaya koyar.

Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp