Bilirkişi Görevini Başkasına Devredebilir mi? HMK 276 | 2026
Kısa ve net cevap: Hayır. Bilirkişi mahkemenin kendisine verdiği görevi bizzat yerine getirmek zorundadır; görevin tamamını veya bir bölümünü başka bir kişiye bırakamaz.

HMK 276 Ne Düzenliyor?
HMK 276 tek cümleyle açık bir kişisel ifa yükümlülüğü getirir. Bilirkişi, mahkemece kendisine tevdi olunan görevi bizzat yerine getirir ve görevin icrasını kısmen veya tamamen başka bir kimseye bırakamaz. Atama belirli uzmana yapılmıştır; uzmanlık ve tarafsızlık denetimi o kişi bakımından yürütülür.
276. madde bilirkişilik sürecinin belirli bir halkasını düzenler. Hüküm, yalnız başlığı üzerinden değil HMK 266–287 arasındaki bütün sistem içinde okunmalıdır. Teknik bilgi ihtiyacının varlığı, bilirkişinin seçimi, görev sınırı, süre, raporun içeriği, tebligat ve hâkimin serbest değerlendirmesi farklı maddelerde ayrı ayrı düzenlenmiştir. Bu ayrım kanunun her aşamaya farklı işlev yüklediğini gösterir.
Maddenin Zorunlu Unsurları
- 1. unsur: Görev belirli bilirkişiye verilir.
- 2. unsur: İnceleme bizzat o bilirkişi tarafından yapılır.
- 3. unsur: Tam devir yasaktır.
- 4. unsur: Kısmi devir de yasaktır.
- 5. unsur: Yardım ihtiyacı varsa HMK 275 yoluyla mahkemeye bildirilir.
- 6. unsur: Başka uzman ancak mahkeme kararıyla görevlendirme sürecine dahil edilir.
1. Görev belirli bilirkişiye verilir.
Görev belirli bilirkişiye verilir. bilirkişi görevinin şahsen yerine getirilmesi bakımından bu nokta dosyada açık ve denetlenebilir olmalıdır. Mahkeme ile bilirkişinin görev alanları birbirinden ayrıldığı için her usul adımı kendi hukuki dayanağıyla yürütülür. Taraflar da itiraz veya talepte bulunurken soyut bir eleştiri yerine bu unsurun hangi işlemde eksik kaldığını göstermelidir. Böylece rapor veya ilgili bilirkişi işlemi teknik içeriği kadar hazırlanış usulü yönünden de sağlıklı biçimde değerlendirilir.
2. İnceleme bizzat o bilirkişi tarafından yapılır.
İnceleme bizzat o bilirkişi tarafından yapılır. bilirkişi görevinin şahsen yerine getirilmesi bakımından bu nokta dosyada açık ve denetlenebilir olmalıdır. Mahkeme ile bilirkişinin görev alanları birbirinden ayrıldığı için her usul adımı kendi hukuki dayanağıyla yürütülür. Taraflar da itiraz veya talepte bulunurken soyut bir eleştiri yerine bu unsurun hangi işlemde eksik kaldığını göstermelidir. Böylece rapor veya ilgili bilirkişi işlemi teknik içeriği kadar hazırlanış usulü yönünden de sağlıklı biçimde değerlendirilir.
3. Tam devir yasaktır.
Tam devir yasaktır. bilirkişi görevinin şahsen yerine getirilmesi bakımından bu nokta dosyada açık ve denetlenebilir olmalıdır. Mahkeme ile bilirkişinin görev alanları birbirinden ayrıldığı için her usul adımı kendi hukuki dayanağıyla yürütülür. Taraflar da itiraz veya talepte bulunurken soyut bir eleştiri yerine bu unsurun hangi işlemde eksik kaldığını göstermelidir. Böylece rapor veya ilgili bilirkişi işlemi teknik içeriği kadar hazırlanış usulü yönünden de sağlıklı biçimde değerlendirilir.
4. Kısmi devir de yasaktır.
Kısmi devir de yasaktır. bilirkişi görevinin şahsen yerine getirilmesi bakımından bu nokta dosyada açık ve denetlenebilir olmalıdır. Mahkeme ile bilirkişinin görev alanları birbirinden ayrıldığı için her usul adımı kendi hukuki dayanağıyla yürütülür. Taraflar da itiraz veya talepte bulunurken soyut bir eleştiri yerine bu unsurun hangi işlemde eksik kaldığını göstermelidir. Böylece rapor veya ilgili bilirkişi işlemi teknik içeriği kadar hazırlanış usulü yönünden de sağlıklı biçimde değerlendirilir.
5. Yardım ihtiyacı varsa HMK 275 yoluyla mahkemeye bildirilir.
Yardım ihtiyacı varsa HMK 275 yoluyla mahkemeye bildirilir. bilirkişi görevinin şahsen yerine getirilmesi bakımından bu nokta dosyada açık ve denetlenebilir olmalıdır. Mahkeme ile bilirkişinin görev alanları birbirinden ayrıldığı için her usul adımı kendi hukuki dayanağıyla yürütülür. Taraflar da itiraz veya talepte bulunurken soyut bir eleştiri yerine bu unsurun hangi işlemde eksik kaldığını göstermelidir. Böylece rapor veya ilgili bilirkişi işlemi teknik içeriği kadar hazırlanış usulü yönünden de sağlıklı biçimde değerlendirilir.
6. Başka uzman ancak mahkeme kararıyla görevlendirme sürecine dahil edilir.
Başka uzman ancak mahkeme kararıyla görevlendirme sürecine dahil edilir. bilirkişi görevinin şahsen yerine getirilmesi bakımından bu nokta dosyada açık ve denetlenebilir olmalıdır. Mahkeme ile bilirkişinin görev alanları birbirinden ayrıldığı için her usul adımı kendi hukuki dayanağıyla yürütülür. Taraflar da itiraz veya talepte bulunurken soyut bir eleştiri yerine bu unsurun hangi işlemde eksik kaldığını göstermelidir. Böylece rapor veya ilgili bilirkişi işlemi teknik içeriği kadar hazırlanış usulü yönünden de sağlıklı biçimde değerlendirilir.
Mahkeme Bu Hükmü Nasıl Uygular?
Mahkeme bilirkişinin kişisel olarak inceleme yapıp yapmadığını, imza ve rapor sorumluluğunu ve varsa ek uzman ihtiyacının mahkeme kararıyla karşılanıp karşılanmadığını denetlemelidir.
Mahkeme ilgili işlemi ara karar, görevlendirme yazısı, tutanak veya tebligatla dosyada görünür hâle getirmelidir. Bilirkişilikte usulün yazılı ve izlenebilir olması önemlidir; çünkü sonraki aşamalarda raporun hangi görevle, hangi materyalle ve hangi süre içinde hazırlandığı ancak bu kayıtlar üzerinden denetlenebilir.
Taraflar Açısından Pratik Sonuç
Taraflar raporun gerçekte kim tarafından hazırlandığına ilişkin somut veri varsa bunu mahkemeye sunabilir ve kişisel ifa kuralını ileri sürebilir.
Tarafın yapması gereken, rapor geldikten sonra yalnız sonuç bölümüne bakmak değildir. Görevlendirmenin başlangıcından itibaren seçilen uzmanlık alanı, soru seti, süre, bilirkişiye teslim edilen belgeler, raporun tarihi ve tebliğ gibi aşamalar kronolojik olarak kontrol edilmelidir. İtiraz varsa hangi kanuni unsurla bağlantılı olduğu açıkça belirtilmelidir.
Maddenin Sınırı
Bilirkişinin büro çalışanından lojistik veya teknik destek alması, raporun uzmanlık gerektiren incelemesini başkasına devretme yetkisi vermez. Uzman görüşünü oluşturan esas inceleme ve sorumluluk görevlendirilen bilirkişiye aittir.
Bu sınır, bilirkişinin hâkim yerine geçmesini önler. Bilirkişi teknik olguyu açıklayabilir fakat hukuki sorumluluğu, talebin kabul veya reddini, normun yorumunu ve hükmün sonucunu belirleyemez. Mahkeme teknik bulguyu diğer delillerle birlikte değerlendirip kendi hukuki gerekçesini kurar.
Süre ve Bildirim Rejimi
HMK 276 bağımsız bir süre öngörmez. Ancak görevi bizzat yapamayacak veya başka uzmana ihtiyaç duyacak kişi, HMK 275’teki bir haftalık bildirim rejimini dikkate almalıdır.
Bir süre öngörülmüşse başlangıç anı, uzatma imkânı ve sürenin hangi işlem için getirildiği ayrı ayrı kontrol edilmelidir. Bir maddede yer alan gün veya ay sayısı başka bir bilirkişilik işlemine otomatik uygulanmaz. Özellikle HMK 272, 274, 275 ve 281 farklı başlangıç noktaları ve farklı işlevler içermektedir.
Kurala Uyulmamasının Etkisi
Görevin kısmen ya da tamamen üçüncü kişiye devri, HMK 276’nın açık kişisel ifa kuralına aykırıdır ve raporun hazırlanma sürecini usulen sorunlu hâle getirir.
Usul eksikliğinin sonucu belirlenirken kanunun açık yaptırımı varsa önce o hüküm uygulanır. Kanunun doğrudan yaptırım öngörmediği hâllerde eksikliğin bilirkişilik işleminin sağlıklı yürütülmesine etkisi, tamamlatma veya yeni inceleme gibi ilgili araçlar çerçevesinde değerlendirilir. Başka bir maddenin yaptırımı varsayımla bu maddeye taşınmamalıdır.
İlgili Maddelerle Sistematik Bağlantı
HMK 266 bilirkişiye başvurunun teknik bilgi eşiğini; 268 seçimi; 272 tarafsızlık ve ret rejimini; 273 görev sınırını; 274 rapor süresini; 275 erken bildirimleri; 276 şahsen ifayı; 277 gizliliği; 278 mahkeme gözetimini; 279 raporun içeriğini; 280 tebliği; 281 rapora karşı talepleri; 282 ise hâkimin serbest değerlendirmesini düzenler. 276. madde bu zincirde bilirkişi görevinin şahsen yerine getirilmesi işlevini üstlenir.
Uygulamada Kaçınılması Gereken Hatalar
Raporu bilirkişi yardımcısına veya başka uzmana fiilen hazırlatıp sadece imzalamak, kısmi devir yasağını göz ardı etmek ve mahkemeye bildirmeden üçüncü kişiyi teknik incelemeye dahil etmek yanlıştır.
Eski kanun metnine veya kaynağı belirsiz özetlere dayanmak da önemli bir risktir. Bilirkişilik hükümleri farklı tarihlerde değiştirildiğinden yürürlükteki metin Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden doğrulanmalıdır. Liste, tarife veya ikincil düzenleme kullanılıyorsa güncel tarih ve resmî kaynak ayrıca kontrol edilmelidir.
Dosya Kontrol Listesi
- Görev belirli bilirkişiye verilir.
- İnceleme bizzat o bilirkişi tarafından yapılır.
- Tam devir yasaktır.
- Kısmi devir de yasaktır.
- Yardım ihtiyacı varsa HMK 275 yoluyla mahkemeye bildirilir.
- Başka uzman ancak mahkeme kararıyla görevlendirme sürecine dahil edilir.
- İlgili ara karar veya tutanak dosyada açık mı?
- Tarafların beyan ve itiraz hakkı korunmuş mu?
- Hukuki değerlendirme mahkemede bırakılmış mı?
Resmî Kaynaklar
Mevzuat Bilgi Sistemi – 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve Adalet Bakanlığı Bilirkişilik Daire Başkanlığı güncel kontrol için resmî kaynaklardır.
Site İçinde İlgili Rehberler
- Bilirkişi görevlendirmesinde konu ve sınırlar
- Bilirkişinin bağımsızlık yükümlülüğü
- Bilirkişi taraflardan menfaat kabul edebilir mi?
- Bilirkişilik başvurusu nereye yapılır?
Sık Sorulan Sorular
HMK 276: Temel kural nedir?
Hayır. Bilirkişi mahkemenin kendisine verdiği görevi bizzat yerine getirmek zorundadır; görevin tamamını veya bir bölümünü başka bir kişiye bırakamaz. Bu cevap bilirkişi görevinin şahsen yerine getirilmesi başlığıyla sınırlıdır; bağlantılı maddelerdeki görev, süre ve itiraz hükümleri ayrıca uygulanır.
HMK 276: Mahkemenin rolü nedir?
Mahkeme bilirkişinin kişisel olarak inceleme yapıp yapmadığını, imza ve rapor sorumluluğunu ve varsa ek uzman ihtiyacının mahkeme kararıyla karşılanıp karşılanmadığını denetlemelidir. Bu cevap bilirkişi görevinin şahsen yerine getirilmesi başlığıyla sınırlıdır; bağlantılı maddelerdeki görev, süre ve itiraz hükümleri ayrıca uygulanır.
HMK 276: Taraf neyi kontrol etmeli?
Taraflar raporun gerçekte kim tarafından hazırlandığına ilişkin somut veri varsa bunu mahkemeye sunabilir ve kişisel ifa kuralını ileri sürebilir. Bu cevap bilirkişi görevinin şahsen yerine getirilmesi başlığıyla sınırlıdır; bağlantılı maddelerdeki görev, süre ve itiraz hükümleri ayrıca uygulanır.
HMK 276: Maddenin sınırı nedir?
Bilirkişinin büro çalışanından lojistik veya teknik destek alması, raporun uzmanlık gerektiren incelemesini başkasına devretme yetkisi vermez. Uzman görüşünü oluşturan esas inceleme ve sorumluluk görevlendirilen bilirkişiye aittir. Bu cevap bilirkişi görevinin şahsen yerine getirilmesi başlığıyla sınırlıdır; bağlantılı maddelerdeki görev, süre ve itiraz hükümleri ayrıca uygulanır.
HMK 276: Süre nasıl işler?
HMK 276 bağımsız bir süre öngörmez. Ancak görevi bizzat yapamayacak veya başka uzmana ihtiyaç duyacak kişi, HMK 275’teki bir haftalık bildirim rejimini dikkate almalıdır. Bu cevap bilirkişi görevinin şahsen yerine getirilmesi başlığıyla sınırlıdır; bağlantılı maddelerdeki görev, süre ve itiraz hükümleri ayrıca uygulanır.
HMK 276: Kurala aykırılık ne doğurur?
Görevin kısmen ya da tamamen üçüncü kişiye devri, HMK 276’nın açık kişisel ifa kuralına aykırıdır ve raporun hazırlanma sürecini usulen sorunlu hâle getirir. Bu cevap bilirkişi görevinin şahsen yerine getirilmesi başlığıyla sınırlıdır; bağlantılı maddelerdeki görev, süre ve itiraz hükümleri ayrıca uygulanır.
HMK 276: Bilirkişi hukuki değerlendirme yapabilir mi?
Hayır. HMK 279/4 uyarınca bilirkişi yalnız özel veya teknik bilgi gerektiren hususlarda açıklama yapabilir; hâkime ait hukuki nitelendirme ve değerlendirmeyi üstlenemez. Bu cevap bilirkişi görevinin şahsen yerine getirilmesi başlığıyla sınırlıdır; bağlantılı maddelerdeki görev, süre ve itiraz hükümleri ayrıca uygulanır.
HMK 276: Hâkim raporla bağlı mı?
Hayır. HMK 282 uyarınca hâkim bilirkişi görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir. Bu cevap bilirkişi görevinin şahsen yerine getirilmesi başlığıyla sınırlıdır; bağlantılı maddelerdeki görev, süre ve itiraz hükümleri ayrıca uygulanır.
HMK 276: Güncel metin nereden kontrol edilir?
Mevzuat Bilgi Sistemi içindeki 6100 sayılı Kanun ve Adalet Bakanlığı Bilirkişilik Daire Başkanlığının resmî kaynakları esas alınmalıdır. Bu cevap bilirkişi görevinin şahsen yerine getirilmesi başlığıyla sınırlıdır; bağlantılı maddelerdeki görev, süre ve itiraz hükümleri ayrıca uygulanır.
Sonuç
Hayır. Bilirkişi mahkemenin kendisine verdiği görevi bizzat yerine getirmek zorundadır; görevin tamamını veya bir bölümünü başka bir kişiye bırakamaz. Bilirkişinin büro çalışanından lojistik veya teknik destek alması, raporun uzmanlık gerektiren incelemesini başkasına devretme yetkisi vermez. Uzman görüşünü oluşturan esas inceleme ve sorumluluk görevlendirilen bilirkişiye aittir. Dosyada kanuni unsurun hangi işlemle karşılandığı açıkça tespit edildiğinde bilirkişilik süreci hem taraflar hem mahkeme bakımından daha denetlenebilir hâle gelir.
HMK 276 İçin Ayrıntılı Dosya İncelemesi
HMK 276 tek cümleyle açık bir kişisel ifa yükümlülüğü getirir. Bilirkişi, mahkemece kendisine tevdi olunan görevi bizzat yerine getirir ve görevin icrasını kısmen veya tamamen başka bir kimseye bırakamaz. Atama belirli uzmana yapılmıştır; uzmanlık ve tarafsızlık denetimi o kişi bakımından yürütülür. Bu kuralın uygulandığı bir dosyada inceleme yalnız sonuç raporuna indirgenmemelidir. Mahkeme bilirkişinin kişisel olarak inceleme yapıp yapmadığını, imza ve rapor sorumluluğunu ve varsa ek uzman ihtiyacının mahkeme kararıyla karşılanıp karşılanmadığını denetlemelidir. Taraflar raporun gerçekte kim tarafından hazırlandığına ilişkin somut veri varsa bunu mahkemeye sunabilir ve kişisel ifa kuralını ileri sürebilir. HMK 276 bağımsız bir süre öngörmez. Ancak görevi bizzat yapamayacak veya başka uzmana ihtiyaç duyacak kişi, HMK 275’teki bir haftalık bildirim rejimini dikkate almalıdır. Görevin kısmen ya da tamamen üçüncü kişiye devri, HMK 276’nın açık kişisel ifa kuralına aykırıdır ve raporun hazırlanma sürecini usulen sorunlu hâle getirir. Bu dört başlık kronolojik olarak karşılaştırıldığında bilirkişi görevinin şahsen yerine getirilmesi bakımından kanunun aradığı usulün yerine getirilip getirilmediği anlaşılır. Teknik süreçte görev alanı, tarafsızlık, süre ve tebligat gibi başka maddeler devreye giriyorsa her biri kendi şartıyla uygulanır; bir hükmün şartı başka bir hükme varsayımla taşınmaz.
HMK 276 İçin Ayrıntılı Dosya İncelemesi
HMK 276 tek cümleyle açık bir kişisel ifa yükümlülüğü getirir. Bilirkişi, mahkemece kendisine tevdi olunan görevi bizzat yerine getirir ve görevin icrasını kısmen veya tamamen başka bir kimseye bırakamaz. Atama belirli uzmana yapılmıştır; uzmanlık ve tarafsızlık denetimi o kişi bakımından yürütülür. Bu kuralın uygulandığı bir dosyada inceleme yalnız sonuç raporuna indirgenmemelidir. Mahkeme bilirkişinin kişisel olarak inceleme yapıp yapmadığını, imza ve rapor sorumluluğunu ve varsa ek uzman ihtiyacının mahkeme kararıyla karşılanıp karşılanmadığını denetlemelidir. Taraflar raporun gerçekte kim tarafından hazırlandığına ilişkin somut veri varsa bunu mahkemeye sunabilir ve kişisel ifa kuralını ileri sürebilir. HMK 276 bağımsız bir süre öngörmez. Ancak görevi bizzat yapamayacak veya başka uzmana ihtiyaç duyacak kişi, HMK 275’teki bir haftalık bildirim rejimini dikkate almalıdır. Görevin kısmen ya da tamamen üçüncü kişiye devri, HMK 276’nın açık kişisel ifa kuralına aykırıdır ve raporun hazırlanma sürecini usulen sorunlu hâle getirir. Bu dört başlık kronolojik olarak karşılaştırıldığında bilirkişi görevinin şahsen yerine getirilmesi bakımından kanunun aradığı usulün yerine getirilip getirilmediği anlaşılır. Teknik süreçte görev alanı, tarafsızlık, süre ve tebligat gibi başka maddeler devreye giriyorsa her biri kendi şartıyla uygulanır; bir hükmün şartı başka bir hükme varsayımla taşınmaz.
HMK 276 İçin Ayrıntılı Dosya İncelemesi
HMK 276 tek cümleyle açık bir kişisel ifa yükümlülüğü getirir. Bilirkişi, mahkemece kendisine tevdi olunan görevi bizzat yerine getirir ve görevin icrasını kısmen veya tamamen başka bir kimseye bırakamaz. Atama belirli uzmana yapılmıştır; uzmanlık ve tarafsızlık denetimi o kişi bakımından yürütülür. Bu kuralın uygulandığı bir dosyada inceleme yalnız sonuç raporuna indirgenmemelidir. Mahkeme bilirkişinin kişisel olarak inceleme yapıp yapmadığını, imza ve rapor sorumluluğunu ve varsa ek uzman ihtiyacının mahkeme kararıyla karşılanıp karşılanmadığını denetlemelidir. Taraflar raporun gerçekte kim tarafından hazırlandığına ilişkin somut veri varsa bunu mahkemeye sunabilir ve kişisel ifa kuralını ileri sürebilir. HMK 276 bağımsız bir süre öngörmez. Ancak görevi bizzat yapamayacak veya başka uzmana ihtiyaç duyacak kişi, HMK 275’teki bir haftalık bildirim rejimini dikkate almalıdır. Görevin kısmen ya da tamamen üçüncü kişiye devri, HMK 276’nın açık kişisel ifa kuralına aykırıdır ve raporun hazırlanma sürecini usulen sorunlu hâle getirir. Bu dört başlık kronolojik olarak karşılaştırıldığında bilirkişi görevinin şahsen yerine getirilmesi bakımından kanunun aradığı usulün yerine getirilip getirilmediği anlaşılır. Teknik süreçte görev alanı, tarafsızlık, süre ve tebligat gibi başka maddeler devreye giriyorsa her biri kendi şartıyla uygulanır; bir hükmün şartı başka bir hükme varsayımla taşınmaz.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
