İsticvap Davetine Gelmeyen Tarafa Ne Olur? HMK 171 İkrar Sonucu | 2026
Kısa ve net cevap: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 171. maddesine göre isticvabına karar verilen taraf bizzat davet edilir. Davetiyede isticvap konusu vakıalar açıkça gösterilir ve geçerli bir özür olmaksızın gelmemesi ya da gelip sorulara cevap vermemesi hâlinde bu vakıaları ikrar etmiş sayılacağı ihtar edilir. Usulüne uygun bu davete rağmen özürsüz gelmeyen veya soruları cevapsız bırakan taraf, mahkemece sorulan vakıaları ikrar etmiş sayılır. Sonuç, yalnız isticvap konusu yapılan ve davetiyede belirtilen vakıalar bakımından doğar; genel ve sınırsız bir “davayı kaybetmiş sayılma” sonucu yoktur.
İsticvap nedir?
İsticvap, hukuk yargılamasında tarafın dava konusu vakıalar hakkında bizzat açıklama yapmasının sağlandığı özel bir usul işlemidir. Amaç, uyuşmazlığın çözümü bakımından önem taşıyan ve doğrudan tarafın bilgisiyle bağlantılı bulunan vakıaların açıklığa kavuşturulmasıdır. İsticvap tanık dinlenmesi değildir. İsticvap edilen kişi uyuşmazlığın tarafıdır; açıklamaları da taraf beyanı ve ikrar kurallarıyla birlikte değerlendirilir.
Mahkemenin isticvap kararı vermesi, tarafın bütün dava hakkında serbestçe sorgulanacağı anlamına gelmez. İsticvap belirli vakıalar üzerinde yürütülür. Bu nedenle HMK 171, davetiyede hangi vakıalar hakkında isticvap yapılacağının gösterilmesini zorunlu tutar. Kanunun bu tercihi, gelmemenin veya cevap vermemenin ağır usul sonucunu öngörülebilir ve sınırları belirli hâle getirir.
İsticvap kurumunun ispat hukukundaki önemi, tarafın mahkeme huzurunda vereceği açıklamaların çekişmeli vakıaların durumunu değiştirebilmesidir. HMK 188 uyarınca mahkeme önündeki ikrar, ikrar edilen vakıayı çekişmeli olmaktan çıkarır ve artık o vakıanın ispat edilmesi gerekmez. HMK 171 ise tarafın usulüne uygun ihtarlı davete özürsüz uymaması veya soruyu cevapsız bırakması hâlinde kanuni bir ikrar sonucu kurar.
HMK 171 hangi şartları düzenler?
HMK 171 iki aşamalı bir sistem kurar. Birinci aşama davet ve ihtardır. İsticvabına karar verilen kişiye bizzat davetiye gönderilir; belirlenen gün ve saatte hazır bulunması gerektiği, isticvap konusu vakıalar ve yaptırım açıkça bildirilir. İkinci aşama ise usulüne uygun ihtara rağmen tarafın davranışına bağlanan sonuçtur. Çağrılan taraf geçerli özür olmaksızın gelmezse veya gelip soruları cevapsız bırakırsa mahkemece sorulan vakıalar ikrar edilmiş sayılır.
Bu iki aşama birbirinden ayrılamaz. Kanunun öngördüğü ikrar sonucunun uygulanabilmesi için tarafın hangi vakıalar hakkında çağrıldığını ve gelmeme ya da cevap vermeme hâlinde ne olacağını önceden bilmesi gerekir. Bu nedenle dosyada yalnız “duruşmaya çağrı” bulunması yeterli değildir; çağrının HMK 171’in aradığı isticvap içeriğini taşıması gerekir.
Madde, sonucu doğrudan tarafın özürsüz davranışına bağlar. Bu sebeple tebligatın usulüne uygunluğu, davetiyenin içeriği, isticvap gün ve saatinin belirginliği ve mazeretin değerlendirilmesi dosyada ayrı ayrı kontrol edilmelidir. Bu unsurlardan biri eksik olduğunda HMK 171’in yaptırımının uygulanması hukuki tartışma konusu olur.
İsticvap davetiyesinde neler bulunmalıdır?
HMK 171/1 uyarınca davetiye, sıradan bir duruşma davetinden daha ayrıntılıdır. Birincisi, isticvabına karar verilen kişinin belirlenen gün ve saatte bizzat hazır bulunması gerektiği yazılmalıdır. İkincisi, isticvap konusu vakıalar gösterilmelidir. Üçüncüsü, geçerli bir özür olmaksızın gelinmediğinde veya gelinip sorulara cevap verilmediğinde isticvap konusu vakıaların ikrar edilmiş sayılacağı ihtarı yer almalıdır.
“İsticvap için geliniz” biçimindeki soyut bir bildirim, maddenin açıkça istediği vakıa gösterme yükümlülüğünü karşılamaz. Taraf, hangi maddi olgu hakkında açıklama yapacağını anlayabilmelidir. Çünkü kanuni ikrar sonucu, davetiyede gösterilen ve mahkemece sorulan vakıalarla bağlantılıdır. Uyuşmazlığın tamamını kapsayan belirsiz bir ihtar, yaptırımın sınırlarını görünmez hâle getirir.
Dosya incelemesinde davetiyenin yalnız düzenlenmiş olması değil, tebliğ işleminin de kontrol edilmesi gerekir. Tebliğ tarihi, tebliğ edilen kişi, tebligat mazbatası veya elektronik tebligat kaydı ve davetiye metni birlikte okunmalıdır. Tarafın yaptırımı bilmesini sağlayan içerik ile tebliğ usulü, ikrar sonucunun dayanak zinciridir.
Tarafın bizzat gelmesi neden önemlidir?
İsticvap, vekilin genel usul işlemlerinden farklıdır; açıklanması istenen vakıalar doğrudan tarafın bilgisine yönelir. HMK 171 bu nedenle “bizzat” davetiye gönderilmesini düzenler. Vekille takip edilen bir davada avukatın duruşmada hazır olması, tarafın isticvap için bizzat çağrılmış olmasının yerine kendiliğinden geçmez. Mahkemenin amacı vekilden hukuki değerlendirme almak değil, isticvap olunan taraftan belirlenmiş vakıalar hakkında kişisel açıklama almaktır.
Bu özellik, isticvap ile taraf vekilinin usule ilişkin beyanlarını birbirinden ayırır. Vekil dava dilekçesi, cevap, delil ve hukuki itirazları yürütebilir; ancak mahkemenin bizzat tarafın açıklamasını gerekli gördüğü isticvap işleminde kanunun kurduğu çağrı düzeni uygulanır. Bu yüzden dosyada “vekil duruşmadaydı” bilgisi tek başına HMK 171 yaptırımını ortadan kaldıran bir unsur değildir.
Bizzat çağrı şartı aynı zamanda savunma ve hukuki dinlenilme hakkının güvencesidir. Taraf, hangi vakıa nedeniyle kişisel açıklamasının istendiğini ve susmasının ya da özürsüz gelmemesinin hangi sonucu doğuracağını doğrudan öğrenir. Bu bilgi sağlandıktan sonra tarafın usule uygun davranıp davranmadığı değerlendirilebilir.
Duruşmaya gelmemenin hukuki sonucu nedir?
HMK 171/2 açık bir sonuç öngörür: Çağrılan taraf özürsüz olarak gelmezse mahkemece sorulan vakıalar ikrar edilmiş sayılır. Buradaki sonuç, davanın bütünü için otomatik kabul değildir. İkrar edilmiş sayılma, isticvap kapsamındaki vakıalarla sınırlıdır. Hangi vakıaların bu kapsama girdiği davetiye ve mahkemenin isticvap kararından tespit edilir.
Bu nedenle karar aşamasında yapılması gereken işlem, tarafın gelmediğini tespit etmekle bitmez. Mahkeme önce usulüne uygun daveti kontrol eder; sonra geçerli mazeret bulunup bulunmadığını değerlendirir; ardından ikrar edilmiş sayılacak vakıaları somutlaştırır. Böylece yaptırım yalnız kanunun çizdiği sınırda uygulanır.
İkrar edilen bir vakıa çekişmeli olmaktan çıktığında, o vakıanın ayrıca başka delillerle ispatlanmasına gerek kalmaz. Bununla birlikte uyuşmazlığın hukuki sonucu, sadece bu vakıadan ibaret olmayabilir. Talebin diğer unsurları, dava şartları, hukuki nitelendirme ve varsa başka çekişmeli vakıalar kendi kurallarına göre incelenmeye devam eder.
Gelip sorulara cevap vermemek ne sonuç doğurur?
Kanun yalnız gelmemeyi değil, gelip soruları cevapsız bırakmayı da aynı yaptırıma bağlar. Taraf mahkemeye gelmiş olsa dahi, HMK 171 kapsamında sorulan vakıalara cevap vermemesi durumunda sorulan vakıalar ikrar edilmiş sayılır. Böylece salt fiziki katılım yaptırımdan kaçınmak için yeterli değildir.
“Cevapsız bırakma” ile sorunun anlaşılamaması veya cevap verme imkânının bulunmaması birbirine karıştırılmamalıdır. Mahkeme isticvabı tutanağa bağlar; sorunun içeriği ve tarafın cevabı ya da cevap vermekten kaçınması kayda geçirilir. Sonradan çıkacak uyuşmazlıkta tutanak, hangi sorunun sorulduğunu ve nasıl karşılandığını gösteren temel usul belgesidir.
Tarafın verdiği cevabın istenen yönde olmaması, “cevapsız bırakma” değildir. Kanun tarafı belirli bir cevabı vermeye zorlamaz. Yaptırım, sorulan vakıayı açıklamayı reddetmeye bağlanmıştır. Verilen cevabın ikrar içerip içermediği ve diğer delillerle ilişkisi ayrıca değerlendirilir.
Geçerli özür varsa ikrar sonucu doğar mı?
HMK 171 yaptırımı “geçerli bir özür olmaksızın” gelmemeye bağlanmıştır. Dolayısıyla geçerli mazeretin varlığı, maddenin doğrudan ikrar sonucunu engeller. Mazeretin sadece ileri sürülmesi yeterli değildir; mahkemenin mazeretin gerçekliğini ve isticvap gününe etkisini değerlendirebilmesine elverişli biçimde belgelenmesi gerekir.
Sağlık, zorunlu ulaşım engeli veya başka bir nedenin geçerli mazeret oluşturup oluşturmadığı dosyadaki somut belgeye göre mahkemece değerlendirilir. Burada kesin olan nokta şudur: Kanun, özürlü gelmeme ile özürsüz gelmeyi aynı hukuki sonuca bağlamamıştır. Bu nedenle mazeret dilekçesi ve ekleri karar verilmeden önce dosyada incelenmelidir.
Mazeretin kabul edilmesi hâlinde isticvap işleminin yeni bir gün belirlenerek gerçekleştirilmesi gündeme gelir. Yeni çağrının da HMK 171’in içerik şartlarını taşıması gerekir. Tarafın önceki mazeretinin kabul edilmiş olması, sonraki çağrı bakımından ihtar yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
İkrar sonucu hangi vakıalarla sınırlıdır?
HMK 171’in en önemli sınırı “isticvap konusu vakıalar” ve “mahkemece sorulan vakıalar” ifadeleridir. Bu nedenle tarafın gelmemesi üzerine dava dilekçesindeki bütün iddialar doğru kabul edilemez. İkrar edilmiş sayılacak vakıanın isticvap kararında ve davetiyede belirlenmiş olması gerekir.
Vakıa ile hukuki değerlendirme de ayrılmalıdır. İsticvap, olay olgularına yönelir. “Sözleşme geçersizdir”, “dava zamanaşımına uğramıştır” veya “davacı haksızdır” gibi hukuki sonuç cümleleri yerine, bu sonuçların dayandığı somut olayların açıklığa kavuşturulması esastır. Hukuki nitelendirme görevi mahkemeye aittir.
İkrar sonucu yalnız tarafın aleyhine hukuki sonuç doğuran vakıanın ispat durumunu değiştirir. Talep veya savunmanın diğer unsurları otomatik olarak tamamlanmış olmaz. Bu ayrım, gerekçeli kararda hangi olgunun ikrar edilmiş sayıldığı ve hangi diğer olguların ayrıca değerlendirildiğinin açık gösterilmesini gerektirir.
İspat yükü ve diğer deliller nasıl etkilenir?
Mahkeme önündeki ikrarın temel etkisi, ikrar edilen vakıayı çekişmeli olmaktan çıkarmasıdır. HMK 188/1 bu vakıaların ispatına gerek kalmadığını düzenler. HMK 171’deki kanuni sonuç da belirli vakıaların ikrar edilmiş sayılmasıdır. Bu nedenle ispat faaliyeti aynı vakıa bakımından gereksiz hâle gelir; fakat davanın diğer çekişmeli noktalarında delil incelemesi devam eder.
İkrarın kapsamının doğru kurulması, ispat yükü bakımından belirleyicidir. Bir tarafın sadece tek bir vakıa hakkında isticvap edildiği dosyada başka bir vakıa için ispat yükü kuralı değişmez. Mahkeme hangi olgunun ikrar edilmiş sayıldığını kararda belirterek delil değerlendirmesini bu sınır üzerinden yürütmelidir.
İsticvap tutanağı, tebligat belgesi, mazeret dilekçesi ve ara karar birlikte saklanmalıdır. İstinaf denetiminde HMK 171 sonucunun doğru uygulanıp uygulanmadığı bu usul belgeleri üzerinden incelenir. “Taraf gelmedi” şeklindeki tek satırlık tespit, davetiyenin içeriği ve tebliğ zinciri görülmeden tek başına yeterli bir inceleme malzemesi değildir.
İsticvap işlemi için dosya kontrol listesi
- Mahkemenin isticvap yapılmasına ilişkin ara kararı dosyada bulunmalıdır.
- İsticvap edilecek vakıalar belirlenmiş olmalıdır.
- Tarafa bizzat davetiye çıkarılmış olmalıdır.
- Davetiyede gün ve saat açıkça yazmalıdır.
- İsticvap konusu vakıalar davetiyede gösterilmelidir.
- Özürsüz gelmeme veya cevap vermeme hâlinde ikrar sonucu açıkça ihtar edilmelidir.
- Tebligatın usulüne uygun tamamlandığı kontrol edilmelidir.
- Mazeret bildirilmişse belge ve gerekçesi incelenmelidir.
- Duruşma tutanağında sorular ve verilen cevaplar ya da cevap vermeme durumu yer almalıdır.
- Kararda ikrar edilmiş sayılan vakıalar sınırlarıyla gösterilmelidir.
İç bağlantılar ve resmî kaynak
Hukuk yargılamasındaki diğer usul kurumları için Hukuk Yargılaması kategorisine, taraf değişikliği bakımından HMK 124 taraf değişikliği rehberine ve yargılama usulüne ilişkin diğer güncel açıklamalar için Hukuk Rehberleri arşivine bakılabilir.
Resmî kanun metni için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu içindeki özellikle HMK m.169–174 ve m.188 birlikte incelenmelidir.
İsticvap kararında usul sırasının önemi
İsticvap yaptırımının sağlıklı uygulanması, usul işlemlerinin doğru sırada kurulmasına bağlıdır. Önce hangi vakıanın açıklığa kavuşturulacağı belirlenir. Ardından bu vakıa tarafın bizzat açıklama yapmasını gerektiriyorsa isticvap kararı verilir. Sonra HMK 171 içerikli davetiye tebliğe çıkarılır. Tebliğ tamamlandıktan sonra belirlenen gün tarafın hazır olup olmadığı ve varsa mazereti değerlendirilir. Taraf hazırsa sorular yöneltilir ve tutanak düzenlenir; hazır değilse yaptırımın şartları kontrol edilir.
Bu sıranın tersine çevrilmesi, ikrar sonucunun dayanağını zayıflatır. Özellikle daha önce yapılmış sıradan bir duruşma tebligatına dayanarak sonradan “isticvap için gelmedi” sonucu kurulamaz. Kanun, yaptırımın önceden bildirilmesini istemektedir. Aynı şekilde davetiyede gösterilmeyen yeni bir vakıa hakkında duruşmada soru sorulması ve cevap alınamaması hâlinde de HMK 171 yaptırımının uygulanması, maddenin bildirim sistemine uygun değildir.
Taraf vekilleri açısından dosya takibinde kritik aşama, isticvap ara kararının verildiği celsedir. Ara kararın hangi vakıaları kapsadığı ile daha sonra düzenlenen davetiyenin birbiriyle uyumlu olup olmadığı kontrol edilmelidir. Tarafın bizzat katılımını engelleyen bir durum varsa, mazeret son ana bırakılmadan belgeyle mahkemeye sunulmalıdır.
İstinaf incelemesinde hangi belgeler önem taşır?
HMK 171’in uygulanmasına dayalı bir hüküm istinafa taşındığında denetimin merkezinde somut usul belgeleri bulunur. İsticvap ara kararı, davetiye örneği, tebliğ mazbatası veya elektronik tebligat kaydı, mazeret dilekçesi, mazeret hakkında verilen karar, isticvap tutanağı ve gerekçeli karar birlikte değerlendirilir.
İstinaf sebebi hazırlanırken yalnız “ikrar sonucu yanlış uygulandı” demek yerine hangi usul şartının gerçekleşmediği dosya belgesiyle gösterilmelidir. Davetiyede vakıaların belirtilmemiş olması, ikrar ihtarının bulunmaması, tebliğin usulsüz olması, geçerli mazeretin değerlendirilmemesi veya ikrar sonucunun isticvap kapsamını aşacak şekilde genişletilmesi birbirinden farklı denetim başlıklarıdır.
Buna karşılık bütün koşullar usulüne uygun yerine getirilmiş ve taraf özürsüz şekilde gelmemişse, HMK 171/2’nin sonucu kanun gereğidir. Bu noktada tartışma, hükmün hangi vakıalara uygulanacağı ve bu vakıaların davanın sonucu üzerindeki hukuki etkisinin ne olduğu üzerinde yoğunlaşır.
Sık sorulan sorular
İsticvap davetine gelmeyen taraf davayı otomatik kaybeder mi?
Hayır. HMK 171’in sonucu davanın tamamının otomatik kaybı değildir. Usulüne uygun ihtarlı çağrıya özürsüz uyulmaması hâlinde isticvap konusu ve mahkemece sorulan vakıalar ikrar edilmiş sayılır; diğer hukuki ve maddi unsurlar ayrıca incelenir.
İsticvap davetiyesi avukata tebliğ edilirse yeterli midir?
HMK 171, isticvabına karar verilen kimseye bizzat davetiye gönderilmesini düzenler. İsticvap işlemi tarafın kişisel açıklamasına yöneldiğinden bu özel çağrı şartı dosyada ayrıca kontrol edilmelidir.
Davetiyede hangi vakıaların sorulacağı yazmak zorunda mı?
Evet. HMK 171/1, isticvap konusu vakıaların davetiyede gösterilmesini açıkça zorunlu kılar.
İkrar ihtarı davetiyede yoksa gelmeme nedeniyle ikrar sonucu uygulanabilir mi?
Madde, gelmeme veya cevap vermeme hâlindeki ikrar sonucunun davetiyede ihtar edilmesini öngörür. Bu ihtar yaptırımın kanuni şartlarından biridir.
Taraf duruşmaya gelip hiç cevap vermezse ne olur?
HMK 171/2 uyarınca çağrılan taraf gelip soruları cevapsız bırakırsa mahkemece sorulan vakıalar ikrar edilmiş sayılır.
Geçerli mazeret varsa vakıalar ikrar edilmiş sayılır mı?
Kanuni yaptırım özürsüz gelmemeye bağlanmıştır. Geçerli mazeret varsa bu yaptırım doğrudan uygulanmaz; mazeret mahkemece değerlendirilir ve isticvap için yeni işlem yapılır.
Vekilin duruşmaya katılması tarafın gelmemesini telafi eder mi?
İsticvap tarafın bizzat açıklamasına yönelik özel bir işlemdir. Vekilin hazır bulunması, tarafın HMK 171 kapsamında bizzat çağrılmış olmasının yerine geçmez.
İkrar edilmiş sayılan vakıa için ayrıca tanık dinlenir mi?
HMK 188’e göre mahkeme önündeki ikrarla çekişmeli olmaktan çıkan vakıanın ayrıca ispatı gerekmez. HMK 171 sonucu da belirlenen vakıayı ikrar edilmiş hâle getirir.
İsticvap tutanağında sorular yazılmalı mı?
İşlemin denetlenebilmesi için sorulan vakıalar ile tarafın cevapları veya cevap vermeme durumu tutanakta belirlenmelidir. Böylece ikrar sonucunun sınırı dosya üzerinden görülebilir.
İsticvap sonucu istinafta ileri sürülebilir mi?
Hükme etkili usul hataları istinaf sebebi yapılabilir. İnceleme; ara karar, davetiye, tebligat, mazeret ve duruşma tutanağı gibi dosya belgeleri üzerinden yürütülür.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
