B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Davada Yanlış Davalı Nasıl Değiştirilir? HMK 124 Taraf Değişikliği 2026

Kısa ve net cevap: Dava yanlış kişiye yöneltilmişse çözüm her zaman davanın husumetten reddi değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 124. maddesi, görülmekte olan davada taraf değişikliğinin hangi şartlarda yapılabileceğini düzenler. Kural olarak taraf değişikliği karşı tarafın açık rızasıyla mümkündür. Ancak değişiklik maddi bir hatadan kaynaklanıyorsa veya dürüstlük kuralına aykırı değilse HMK m.124/3 gereğince karşı tarafın rızası aranmaz. Dava dilekçesinde tarafın yanlış ya da eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa HMK m.124/4 uyarınca hâkim, karşı tarafın rızası olmadan değişikliğe izin verebilir.

HMK 124 taraf değişikliği ve dava dosyası
Fotoğraf: Vitaly Gariev / Unsplash

Bu kurum, “davalının unvanında bir harfi düzeltmek” ile “davayı başka bir gerçek veya tüzel kişiye yöneltmek” arasındaki ayrım doğru kurulmadan uygulanamaz. Taraf değişikliği, taraf sıfatı, husumet, temsil, dava konusunun devri ve maddi hata birbirinden farklı usul sorunlarıdır. Yanlış kurum veya yanlış şirket seçilmişse önce hatanın niteliği tespit edilmelidir.

Kanuni dayanak: HMK m.124/1 taraf değişikliğinde açık rıza kuralını; m.124/3 maddi hata veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan değişiklik talebini; m.124/4 ise dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesinin kabul edilebilir yanılgıya dayanması hâlini düzenler.
  1. HMK 124 neyi düzenler?
  2. Taraf değişikliği ile isim düzeltme farkı
  3. Karşı tarafın rızası ne zaman gerekir?
  4. Maddi hata nedeniyle taraf değişikliği
  5. Kabul edilebilir yanılgı nedir?
  6. Yanlış davalı seçilmesi nasıl düzeltilir?
  7. Hâkim kendiliğinden tarafı değiştirebilir mi?
  8. Taraf değişikliği ile husumet farkı
  9. Arabuluculuk ve zamanaşımı etkisi
  10. Yargılama giderleri
  11. Dilekçede bulunması gerekenler
  12. Uygulama kontrol listesi
  13. Sık sorulan sorular

HMK 124 Ne Düzenler?

HMK m.124’ün konusu, açılmış ve hâlen görülmekte olan bir davada davacı veya davalı tarafın değiştirilmesidir. Kanun, bu değişikliği sınırsız bir tercih hakkı olarak tanımaz. Bir kişi yanlışlıkla davalı gösterilmişse, dava devam ederken gerçek hasma yönelme imkânı yalnız maddedeki koşullar içinde kullanılabilir.

HMK m.124/1 temel kuralı açık biçimde kurar: Bir davada taraf değişikliği ancak karşı tarafın açık rızasıyla mümkündür. Buradaki “açık rıza”, sessiz kalma veya itiraz etmemeden farklıdır. Rıza aranması gereken bir durumda karşı tarafın susması tek başına açık rıza yerine geçmez.

Bununla birlikte kanun, maddi hata ve kabul edilebilir yanılgı hâllerini ayrıca düzenlemiştir. HMK m.124/3’e göre maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. HMK m.124/4 ise dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması durumunda hâkime rıza aramadan değişikliği kabul etme yetkisi verir.

Taraf Değişikliği ile İsim veya Unvan Düzeltme Aynı Şey Değildir

Dosyada gerçek kişi doğru kişidir ancak soyadı yanlış yazılmış, şirket doğru şirkettir ancak ticaret unvanında eksiklik vardır veya vergi numarası doğru olmasına rağmen unvanda eski ibare kullanılmıştır. Bu hâllerde her yanlışlık mutlaka gerçek anlamda “taraf değişikliği” oluşturmaz. Kişinin hukuki kimliği değişmiyorsa sorun kimi zaman yalnız taraf kaydının düzeltilmesidir.

Buna karşılık A Limited Şirketi yerine B Anonim Şirketine dava yöneltilmek isteniyorsa, bu iki ayrı tüzel kişi arasında gerçek bir taraf değişikliği sorunu vardır. Aynı ortaklara sahip olmaları, aynı adreste faaliyet göstermeleri veya ticari markalarının benzer olması şirketleri tek hukuk kişisi hâline getirmez. Bu nedenle önce “yanlış yazım mı, yanlış hukuk kişisi mi?” sorusu cevaplanmalıdır.

Karşı Tarafın Açık Rızası Ne Zaman Gerekir?

HMK m.124/1 uyarınca olağan durumda taraf değişikliği açık rızaya bağlıdır. Davacı, dava devam ederken stratejik nedenle bir davalıyı çıkarıp onun yerine başkasını koymak istiyorsa ve m.124/3 veya m.124/4 kapsamındaki istisna yoksa karşı tarafın açık rızası gerekir.

Rıza kuralının amacı davanın taraf yapısının tek taraflı ve sınırsız şekilde değiştirilmesini önlemektir. Ancak bu kural, başta yapılan dürüst bir maddi hata yüzünden davacıyı her durumda yeni dava açmaya zorlayacak biçimde de uygulanmaz. İşte m.124/3 ve m.124/4 bu nedenle önemlidir.

Maddi Hata Nedeniyle Taraf Değişikliği: HMK 124/3

HMK m.124/3 iki ayrı ölçüt kullanır: talep maddi bir hatadan kaynaklanabilir veya dürüstlük kuralına aykırı olmayabilir. Bu hâllerde karşı tarafın rızası aranmaz; hâkim koşulları inceleyerek değişikliği kabul eder.

Maddi hata değerlendirilirken dosyanın başından beri kime yönelme iradesinin bulunduğu önem taşır. Sözleşme, fatura, poliçe, ticaret sicili, tapu kaydı, araç kayıtları, arabuluculuk evrakı, icra takibi veya önceki yazışmalar gerçek muhatabın belirlenmesinde kullanılır. Yanlışlığın kaynağı dilekçede açıkça açıklanmalı; “sehven yazıldı” cümlesi tek başına bırakılmamalıdır.

Örneğin dava konusu işlemin tarafını gösteren sözleşmede ticaret unvanı ile grup şirketinin marka adı birbirine karışmışsa, hatanın neden yapıldığı belgeyle ortaya konulabilir. Buna karşılık davacı, daha baştan iki ayrı şirket bulunduğunu bilmesine rağmen bilinçli olarak birini seçmiş ve yargılamanın ilerleyen aşamasında tercih değiştirmişse mesele basit maddi hata olarak nitelendirilemez.

Kabul Edilebilir Yanılgı: HMK 124/4

HMK m.124/4 özel olarak dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesine ilişkindir. Kanun, bu yanlışlığın “kabul edilebilir bir yanılgıya” dayanmasını arar. Ölçüt, hatanın dosyanın koşullarında makul ve dürüst bir yanılgı olup olmadığıdır.

Kabul edilebilir yanılgı otomatik bir etiket değildir. Mahkeme; davacının dava açarken elindeki belgeleri, gerçek tarafın kolayca belirlenip belirlenemediğini, taraflar arasındaki hukuki ve ticari ilişkiyi, yanlış kişinin hataya katkısını, hatanın ne zaman fark edildiğini ve değişiklik talebinin ne kadar gecikmeden yapıldığını birlikte değerlendirir.

Özellikle birden çok grup şirketi, sigorta ilişkileri, işletme ile malik ayrımı, temsilci ile temsil olunanın karıştırılması, devir veya birleşme işlemleri, ticaret sicilindeki değişiklikler ve ölüm tarihine yakın açılan davalar uygulamada taraf belirleme sorunları doğurabilir. Her olayda aynı sonuç çıkmaz; m.124/4’ün şartı “yanlış davalı var” demek değil, yanlışlığın kabul edilebilir bir yanılgıya dayanmasıdır.

Yanlış Davalı Seçilmişse Ne Yapılmalıdır?

Yanlış davalı fark edildiğinde ilk adım yeni kişinin adını doğrudan UYAP’a ekletmek değildir. Taraf değişikliği mahkeme kararıyla yürütülen usul işlemidir. Talep dilekçesinde mevcut davalının neden yanlış olduğu ve yeni tarafın neden gerçek muhatap olduğu açıklanmalıdır.

Dilekçeye özellikle şu belgeler eklenmelidir: tarafı gösteren sözleşme veya işlem belgesi, ticaret sicili kayıtları, tapu veya araç kayıtları, poliçe ve zeyilname, ödeme belgeleri, arabuluculuk son tutanağı, varsa icra takip evrakı ve hatanın fark edilmesini sağlayan yeni belge. Belgenin yalnız dosyaya eklenmesi yetmez; hangi belgenin hangi yanılgıyı açıkladığı yazılmalıdır.

Talep sonucunda da açık bir işlem istenmelidir: HMK m.124/3 veya 124/4 uyarınca mevcut yanlış tarafın dosyadan çıkarılması, doğru tarafın davalı olarak eklenmesi, dava dilekçesi ve ilgili evrakın yeni tarafa tebliği, savunma hakkını kullanması için gerekli usul sürelerinin verilmesi ve yargılamaya doğru tarafla devam edilmesi.

Hâkim Tarafı Kendiliğinden Değiştirebilir mi?

Taraf değişikliği talebe bağlı bir usul işlemidir. Yargıtay uygulamasında da mahkemenin taraf değişikliği talebi olmadan kendiliğinden başka kişiyi davalı hâline getirmesinin HMK m.124 sistemiyle bağdaşmadığı kabul edilmektedir. Mahkeme taraf sıfatı veya taraf teşkili sorununu belirleyebilir; ancak iradi taraf değişikliğinin kanuni usulü tarafın talebini gerektirir.

Bu nedenle mahkemenin “yanlış kişiye dava açılmış” tespitinden sonra davacı tarafın nasıl davranacağı önemlidir. Taraf değişikliği talep edilecekse bunun açık, gerekçeli ve belge bağlantılı yapılması gerekir.

Taraf Değişikliği ile Husumet Aynı Şey Değildir

Uygulamada “husumet” sözcüğü çoğu kez taraf değişikliğiyle birlikte kullanılır. Oysa taraf sıfatı, maddi hukuka göre talep edilen hakkın kime karşı ileri sürülebileceğiyle ilgilidir. HMK m.124 ise usulen davadaki kişinin başka bir kişiyle değiştirilmesinin şartlarını düzenler.

Bir davalının maddi hukuk bakımından borçlu olmadığı sonucuna varılması her zaman HMK m.124 uygulanacağı anlamına gelmez. Davacının gerçek borçluyu belirlerken kabul edilebilir bir yanılgısı yoksa veya bilinçli taraf seçimi söz konusuysa, talep m.124 kapsamında kabul edilmeyebilir. Bu nedenle “husumet itirazı geldi, otomatik olarak tarafı değiştiririz” yaklaşımı doğru değildir.

Taraf Değişikliği ile Dava Konusunun Devri Farkı

HMK m.124 davanın taraf yapısındaki iradi değişikliği düzenler. Dava konusu mal veya hakkın yargılama sırasında üçüncü kişiye devredilmesi ise HMK m.125 kapsamında ayrı bir kurumdur. Örneğin dava açılırken doğru malik davalıdır fakat taşınmaz yargılama sırasında başkasına devredilmiştir; bu durum başlangıçtaki yanlış taraf sorunuyla aynı değildir.

Bu ayrım yalnız madde numarası bakımından değil, uygulanacak usul seçeneği bakımından da önemlidir. Önce olayın “başlangıçta yanlış kişi” mi yoksa “dava sırasında devir” mi olduğu belirlenmelidir.

Dava Şartı Arabuluculuk Taraf Değişikliğinde Ayrıca Kontrol Edilmelidir

Ticari, iş, tüketici, kira ve kanunun dava şartı arabuluculuğa bağladığı diğer uyuşmazlıklarda taraf değişikliği yapılacaksa arabuluculuk dosyasındaki taraflarla mahkemedeki taraflar karşılaştırılmalıdır. HMK m.124’ün uygulanması, dava şartı arabuluculuğa ilişkin özel kanun hükümlerini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Özellikle yeni davalının arabuluculuk sürecinde yer alıp almadığı, uyuşmazlığın aynı hukuki ilişkiye dayanıp dayanmadığı ve özel kanunun aradığı dava şartının yerine getirilip getirilmediği ayrı inceleme konusudur. Taraf değişikliği kabul edilse bile dava şartı tartışması otomatik olarak çözülmüş sayılmaz.

Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süre Ayrı İncelenir

HMK m.124’ün metninde “taraf değişikliği yapılınca zamanaşımı her durumda ilk dava tarihinde kesilmiş sayılır” şeklinde genel bir hüküm yoktur. Yeni tarafa yöneltilen talebin zamanaşımı sonucu, ilgili maddi hukuk hükmüne, taraf değişikliğinin niteliğine, davanın türüne ve somut usul sürecine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu nokta özellikle kısa zamanaşımı bulunan sigorta, taşıma, iş ve bazı özel tazminat uyuşmazlıklarında kritiktir. Taraf değişikliği dilekçesi hazırlanırken yalnız HMK m.124 değil, uyuşmazlığa uygulanan zamanaşımı veya hak düşürücü süre maddesi de ayrı başlık altında kontrol edilmelidir.

Yargılama Giderleri: HMK 124/4’ün Açık Sonucu

HMK m.124/4 yalnız taraf değişikliğine izin vermekle kalmaz; dosyadan çıkarılan kişinin gider durumunu da düzenler. Dava dilekçesinde yanlış veya eksik gösterme kabul edilebilir yanılgıya dayanıyorsa ve aleyhine dava açılmasına kendisi sebebiyet vermemişse, hâkim davanın tarafı olmaktan çıkarılan kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.

Bu hüküm önemlidir çünkü değişikliğin kabul edilmesi, yanlış davalı yönünden oluşmuş bütün masrafların yok sayılması anlamına gelmez. Yanlış kişiye tebligat yapılmış, vekil tutulmuş ve savunma hazırlanmışsa gider sonucu ayrıca kurulacaktır.

Taraf Değişikliği Dilekçesinde Neler Bulunmalıdır?

  • Mahkeme adı ve dosya esas numarası,
  • mevcut davacı ve davalı bilgileri,
  • yanlış tarafın neden yanlış seçildiğinin somut açıklaması,
  • doğru tarafın açık kimlik veya ticaret sicili bilgileri,
  • HMK m.124’ün hangi fıkrasına dayanıldığı,
  • maddi hata veya kabul edilebilir yanılgıyı gösteren belgeler,
  • hata öğrenildikten sonra başvurunun geciktirilmediğini gösteren kronoloji,
  • varsa dava şartı arabuluculuk ve zamanaşımı değerlendirmesi,
  • yeni tarafa dilekçe ve eklerin tebliği talebi,
  • yargılama giderleri hakkında açık talep.

Dilekçede yalnız “sehven yanlış davalı yazılmıştır” denilmesi yerine, örneğin sözleşmedeki unvan, ticaret sicil kaydı, ödeme hesabı ve arabuluculuk evrakı arasındaki fark tarih sırasıyla açıklanmalıdır. Hâkim, yanılgının kabul edilebilir olup olmadığını bu somut olgular üzerinden denetler.

Taraf Değişikliğinde Dosya Kontrol Sırası

  1. Dava dilekçesindeki taraf bilgilerini kimlik, MERSİS, vergi, tapu veya sicil kayıtlarıyla doğrulayın.
  2. Yanlışlığın yalnız isim/unvan hatası mı yoksa farklı hukuk kişisi mi olduğunu belirleyin.
  3. Hatanın ilk dava tarihinde neden fark edilemediğini somutlaştırın.
  4. HMK m.124/1, /3 ve /4 içinden uygulanacak fıkrayı belirleyin.
  5. Gerçek tarafı gösteren belgeyi dosyaya koyun.
  6. Dava şartı arabuluculuk varsa yeni taraf bakımından ayrıca kontrol edin.
  7. Zamanaşımı veya hak düşürücü süreyi maddi hukuk normuna göre ayrı hesaplayın.
  8. Yeni tarafa savunma hakkı tanınmasını açıkça talep edin.
  9. Yanlış tarafın yaptığı giderlerin m.124/4 kapsamında sonucunu değerlendirin.
  10. Ara kararın UYAP taraf kaydına doğru işlendiğini kontrol edin.

Taraf Değişikliği ile İlgili Sık Yapılan Hatalar

  • Farklı şirketleri sırf ortakları aynı diye tek taraf kabul etmek,
  • yanlış unvan düzeltmesi ile gerçek taraf değişikliğini karıştırmak,
  • HMK m.124/3 veya /4 şartını açıklamadan yalnız “sehven” demek,
  • karşı tarafın sessizliğini açık rıza kabul etmek,
  • dava şartı arabuluculuğu yeni taraf bakımından hiç kontrol etmemek,
  • zamanaşımının otomatik biçimde ilk dava tarihinde kesildiğini varsaymak,
  • mahkemenin kendiliğinden doğru davalıyı eklemesini beklemek,
  • taraf değişikliğini HMK m.125 dava konusunun devriyle karıştırmak,
  • yanlış davalının yargılama giderlerini göz ardı etmek,
  • değişiklikten sonra yeni tarafa usulüne uygun tebligat ve savunma süresi verilmesini takip etmemek.

İlgili Hukuk Yargılaması Rehberleri

Taraf değişikliği dosyanın talep yapısıyla birlikte değerlendiriliyorsa HMK 110 dava yığılması rehberi ve HMK 111 terditli dava rehberi incelenebilir. Karar aşamasında talebin hüküm fıkrasında unutulması gibi farklı bir sorun varsa HMK 305/A hükmün tamamlanması rehberi taraf değişikliğinden ayrı bir usul yolunu açıklar.

Resmî Kaynaklar

Sık Sorulan Sorular

1. Yanlış kişiye dava açıldıysa dava mutlaka reddedilir mi?

Hayır. HMK m.124 şartları oluşuyorsa görülmekte olan davada taraf değişikliği yapılabilir. Ancak yanlışlığın niteliği ve m.124/3 veya /4 koşulları somutlaştırılmalıdır.

2. Karşı taraf izin vermezse taraf değişikliği yapılamaz mı?

Genel kural açık rızadır; ancak HMK m.124/3 ve m.124/4 kapsamındaki maddi hata veya kabul edilebilir yanılgı hâllerinde rıza aranmadan mahkemece değişiklik kabul edilebilir.

3. Şirket unvanı yanlış yazılmışsa HMK 124 gerekir mi?

Her zaman değil. Hukuk kişisi doğru olup yalnız unvanda maddi yazım eksikliği varsa taraf kaydının düzeltilmesi yeterli olabilir. Farklı tüzel kişiye geçiliyorsa gerçek taraf değişikliği gündeme gelir.

4. Hâkim doğru davalıyı kendiliğinden ekleyebilir mi?

İradi taraf değişikliği talebe bağlıdır. Mahkemenin taraf değişikliğini kendiliğinden yapması yerine, tarafın HMK m.124’e dayalı açık talepte bulunması gerekir.

5. Taraf değişikliği için ayrı dava mı açılır?

HMK m.124, mevcut görülmekte olan dava içinde değişiklik yapılmasına imkân verir. Şartlar yoksa yeni dava açılması ve bunun süre sonuçları ayrıca değerlendirilir.

6. Yanlış davalıya vekâlet ücreti çıkar mı?

HMK m.124/4, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderine hükmedileceğini düzenler. Vekâlet ücreti ve diğer giderler somut dosyanın sonucuna göre hesaplanır.

7. Arabuluculuk yapılmışsa yeni davalı için tekrar kontrol gerekir mi?

Evet. Dava şartı arabuluculuk bulunan uyuşmazlıkta mahkemedeki yeni tarafın arabuluculuk sürecindeki taraflarla ilişkisi ve özel kanun şartları ayrıca incelenmelidir.

8. Taraf değişikliği zamanaşımını otomatik olarak ilk dava tarihine götürür mü?

HMK m.124 böyle bir genel cümle içermez. Zamanaşımı sonucu uyuşmazlığa uygulanan maddi hukuk hükmü ve değişikliğin niteliğiyle birlikte ayrı değerlendirilmelidir.

9. Taraf değişikliği davacı tarafında da olabilir mi?

HMK m.124 yalnız davalı sözcüğüyle sınırlı bir düzenleme değildir; taraf değişikliği davacı veya davalı tarafta gündeme gelebilir. Somut olayda değişikliğin maddi hukuk ilişkisi ve usul şartları ayrıca belirlenir.

10. Taraf değişikliği talebi ne kadar erken yapılmalı?

Yanlışlık öğrenildiğinde gecikmeden başvurmak gerekir. HMK m.124 belirli bir “iki haftalık taraf değişikliği süresi” koymaz; ancak gecikme, kabul edilebilir yanılgı ve dürüstlük değerlendirmesini etkileyebilir ve ayrıca zamanaşımı ile dava şartı sorunları doğurabilir.

Sonuç

HMK m.124, yanlış tarafla açılmış davalarda gereksiz yeni dava açılmasını önleyebilen önemli bir usul aracıdır; fakat otomatik düzeltme mekanizması değildir. Önce yanlışlığın gerçek taraf değişikliği mi yoksa yalnız isim/unvan düzeltmesi mi olduğu belirlenmeli; ardından m.124/1’deki açık rıza kuralı ile m.124/3 ve m.124/4 istisnaları somut belgeler üzerinden uygulanmalıdır. Dava şartı arabuluculuk, zamanaşımı, tebligat ve yargılama giderleri taraf değişikliğinden bağımsız başlıklar olarak ayrıca kontrol edilmelidir.


Yazar: Av. Halil BAKIRCI – Mersin Barosu Sicil No: 3472
İnceleyen: Av. Emirhan Keskin – Mersin Barosu Sicil No: 5507
Mevzuat kontrol tarihi: 21 Eylül 2026

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun tek fiziksel ofisi Mersin’dedir. Türkiye genelindeki dosyalar görev, yetki ve usul kuralları çerçevesinde Mersin’den yönetilir ve koordine edilir.

Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır; somut dosyada taraf kayıtları, dava şartları, süreler ve ilgili maddi hukuk hükümleri birlikte incelenmelidir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp