B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Gemi Liman Tesisine veya Şamandıraya Zarar Verirse Kim Öder? 618 m.3 | 2026

Kısa ve net cevap: 618 sayılı Limanlar Kanunu m.3, gemilerin Hükûmete ait şamandıralara ve liman tesisatına verdiği hasarın tazminini açıkça düzenler. Maddenin lafzına göre gemi sahipleri ile geminin mensup olduğu şirket ve acentalar tazmin yükümlülüğü kapsamındadır. Bununla birlikte m.3 tek başına her uyuşmazlığı çözmez: hasarın gerçekten ilgili gemiden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, zarar kalemlerinin miktarı, hasar gören yapının madde kapsamındaki kamu şamandırası veya liman tesisatı olup olmadığı ve talebin diğer deniz ticareti/borçlar hukuku hükümleriyle ilişkisi somut deliller üzerinden ayrıca belirlenir.

Kanun Maddesi – 618 sayılı Limanlar Kanunu m.3

“Gemilerin Hükümete ait şamandıralara ve liman tesisatına yapacakları hasarı gemi sahipleri ve mensup oldukları şirket ve acentalar işbu kanun mucibince tazmine mecburdur.”

Maddeye özgü sonuç: Bu hüküm yalnız genel bir “gemi zarar verirse öder” kuralı değildir. Kanun, zarar gören unsurun Hükûmete ait şamandıra veya liman tesisatı olmasını ve tazmin muhataplarını özel olarak belirler. Bu nedenle özel marina ekipmanı, özel ponton veya kamu niteliği taşımayan başka bir tesis için m.3 otomatik uygulanmaz; tesisin hukuki statüsü önce belirlenir.

618 sayılı Limanlar Kanunu m.3 tam olarak neyi düzenler?

Limanlar Kanunu m.3’ün normu kısa fakat doğrudandır: gemilerin Hükûmete ait şamandıralara ve liman tesisatına verdikleri hasarın tazmini bakımından gemi sahipleri ile geminin mensup olduğu şirket ve acentalar kanun metninde açıkça sayılmıştır. Bu nedenle böyle bir olayda ilk hukuki soru “liman tesisi zarar gördü mü?” değil, daha sistematik biçimde “hasar gören unsur m.3 kapsamındaki kamu şamandırası veya liman tesisatı mı, hasar hangi geminin hareketinden doğdu ve kanunda sayılan kişilerden hangisine hangi sıfatla talep yöneltiliyor?” olmalıdır.

Maddenin kapsamı, 618 sayılı Kanunun m.2’deki liman düzeniyle birlikte okunmalıdır. Madde 2, limana girip çıkan gemi ve deniz araçlarının liman içindeki seyir, demirleme, rıhtım/iskeleye yanaşma, şamandıraya bağlama ve ayrılma kurallarının yönetmelikle düzenleneceğini belirtir. Dolayısıyla bir çarpma veya temas olayında yalnız m.3 değil, olay tarihinde ve ilgili limanda uygulanacak seyir/bağlama kuralları da kusur ve olayın oluş şeklinin belirlenmesinde önem kazanabilir.

Tazmin yükümlülüğünün unsurları nelerdir?

Madde 3’e dayalı bir talebin sağlam kurulabilmesi için en az dört maddi unsur ayrıştırılmalıdır. Birincisi, hasara sebep olduğu ileri sürülen bir gemi bulunmalıdır. İkincisi, zarar gören şey Hükûmete ait şamandıra veya liman tesisatı niteliğinde olmalıdır. Üçüncüsü, fiziksel veya ekonomik olarak ölçülebilir bir hasar bulunmalıdır. Dördüncüsü, bu hasar ile geminin hareketi arasında nedensellik bağı kurulmalıdır.

Kanun metninin “tazmine mecburdur” ifadesi, hasarın karşılanmasına ilişkin özel bir kanuni temel yaratır. Ancak bu ifade, zarar miktarının varsayımla belirlenebileceği anlamına gelmez. Onarım faturaları, parça bedelleri, işçilik, kaldırma veya emniyete alma giderleri, uzman incelemesi ve tesisin hangi tarihte yeniden kullanılabilir hâle geldiği gibi hususlar ayrı ayrı belgelenmelidir. İspat edilmeyen veya olayla bağlantısı kurulamayan bir gider, yalnız “liman kazası oldu” denilerek m.3 kapsamına sokulamaz.

“Hükûmete ait şamandıra ve liman tesisatı” ne anlama gelir?

Maddenin lafzı her türlü kıyı yapısını değil, özellikle Hükûmete ait şamandıralar ile liman tesisatını hedef alır. Bu ayrım önemlidir. Özel bir marinanın özel mülkiyetindeki pontona, özel işletmeye ait yüzer iskeleye veya başka bir özel tesise verilen zarar bakımından 618 sayılı Kanun m.3’ün doğrudan uygulanıp uygulanamayacağı, mülkiyet ve tesisin hukuki statüsü belirlenmeden kabul edilmemelidir. Böyle bir olayda genel haksız fiil, sözleşme, deniz ticareti veya özel tesis işletme hükümleri gündeme gelebilir.

Bu nedenle hasar tespit tutanağında yalnız yapının teknik adı değil, kime ait olduğu ve hangi idari tesis kaydında bulunduğu da gösterilmelidir. Şamandıranın numarası, koordinatı, liman tesis planı, bakım kayıtları ve mülkiyet/işletme statüsü dosyaya alınmalıdır. Madde 3’ün uygulanması bakımından bu statü, ikincil bir ayrıntı değil doğrudan kanuni unsur niteliğindedir.

Kanunda kimler tazminle yükümlü gösterilmiştir?

Madde 3’te üç grup açıkça sayılır: gemi sahipleri, geminin mensup olduğu şirket ve acentalar. Güncel bir uyuşmazlıkta bu tarihî kanun lafzı modern deniz ticareti organizasyonu içinde somutlaştırılmalıdır. Sicilde malik kimdir? Gemi hangi şirket hesabına işletilmektedir? O limandaki acenta hangi şirket veya donatan adına hareket etmektedir? Talep muhatabının sıfatı ve olay tarihindeki temsil ilişkisi belgelerle kurulmalıdır.

Özellikle acenta bakımından yalnız limanda herhangi bir hizmet vermiş olmak, her durumda aynı hukuki statüyü ispatlamaz. Acentelik sözleşmesi, liman giriş bildirimi, gemi bildirimleri ve temsil evrakı incelenmelidir. Aynı şekilde “şirket” ifadesi de otomatik olarak bütün grup şirketlerine yöneltilecek bir talep anlamına gelmez. Şirketin gemiyle olan hukuki ve fiilî bağı somutlaştırılmalıdır.

Madde 3 doğrudan müteselsil sorumluluk kurar mı?

Kanun metni gemi sahiplerini, geminin mensup olduğu şirketi ve acentaları tazmin yükümlülüğü içinde saymakla birlikte maddede açıkça “müteselsilen” ibaresi kullanılmamıştır. Bu nedenle yalnız m.3 metnine dayanarak tüm sayılan kişilerin her olayda ve her zarar kalemi için otomatik biçimde müteselsil sorumlu olduğu sonucunu yazmak isabetli değildir. Müteselsil sorumluluk ileri sürülecekse bunun ayrıca uygulanabilir borçlar, ticaret veya özel denizcilik hükümleriyle hukuki temeli kurulmalıdır.

Profesyonel bir talep veya dava dilekçesinde bu ayrım önemlidir. “M.3’te sayıldığı için herkes müştereken ve müteselsilen sorumludur” biçimindeki kısa formül yerine, her davalının sıfatı, olaydaki rolü ve ileri sürülen sorumluluk hukuki sebebi ayrı gösterilmelidir.

Kusur ve illiyet bağı nasıl değerlendirilir?

Madde 3 tazmin yükümlülüğünü açıkça kurmasına rağmen kaza mekanizmasını açıklamaz. Geminin şamandıraya temasının kaptan manevrasından mı, römorkör hareketinden mi, makine arızasından mı, hava/akıntı koşullarından mı veya tesisin konumuna ilişkin başka bir etkenden mi doğduğu teknik verilerle belirlenmelidir. Kusur tartışması yapılacaksa yalnız olay sonrası beyanlarla yetinilmemelidir.

VDR kayıtları, AIS seyir izi, makine jurnal kayıtları, köprüüstü kayıtları, pilotaj ve römorkaj kayıtları, meteorolojik veri, liman başkanlığı tutanağı ve kamera görüntüleri olayın oluşunu aydınlatabilir. Özellikle birden fazla geminin yakın manevra yaptığı olaylarda doğru gemiyle hasar arasındaki illiyet bağını kurmadan talep yöneltilmesi ciddi ispat sorunu yaratır.

Hangi zarar kalemleri ispatlanmalıdır?

Hasar bedeli yalnız yeni bir şamandıranın katalog fiyatından ibaret değildir. Zararın niteliğine göre emniyete alma, denizden çıkarma, dalgıç incelemesi, geçici işaretleme, yedek parça, kalibrasyon, montaj ve test giderleri gündeme gelebilir. Buna karşılık olaydan bağımsız yenileme veya modernizasyon giderlerinin tamamının kazaya yüklenmesi de doğru değildir.

Teknik rapor, “eski hâle getirme” ile “iyileştirme”yi ayırmalıdır. Hasarlı ekipmanın olay öncesi yaşı, bakım durumu ve ekonomik ömrü kayıt altına alınmalıdır. Talep edilen tutarın gerçek zarar niteliğini taşıması, fatura ve ödeme belgeleriyle doğrulanması ve olayla nedensellik bağının kurulması gerekir.

Kaza sonrası hangi deliller toplanmalıdır?

  • Liman başkanlığı veya yetkili idare tarafından düzenlenen olay/zabıt tutanağı.
  • Gemi adı, IMO numarası, bayrak, malik ve acenta bilgileri.
  • AIS izi, VDR verisi, köprüüstü ve makine jurnal kayıtları.
  • Pilotaj ve römorkaj hizmet kayıtları; varsa kılavuz kaptan raporu.
  • Şamandıra veya tesisin numarası, koordinatı, mülkiyet ve bakım kaydı.
  • Hasarın olaydan hemen sonraki fotoğraf ve video kayıtları.
  • Bağımsız survey/ekspertiz raporu ve teknik onarım keşfi.
  • Onarım, kaldırma, parça, işçilik ve test faturaları.
  • Hava, rüzgâr, akıntı ve görüş koşullarına ilişkin resmî/teknik kayıtlar.
  • Gemi sigortacısı veya P&I muhabiriyle yapılan bildirimler.

Deliller mümkün olduğunca olayın hemen ardından sabitlenmelidir. Özellikle AIS/VDR ve kamera kayıtlarının saklama süreleri sınırlı olabileceğinden, uyuşmazlık beklenmeden yazılı koruma talebi gönderilmesi dosyanın ispat gücünü artırır.

Uygulama senaryoları

Senaryo 1: Manevra sırasında kamu şamandırasına doğrudan çarpma

Yanaşma manevrası yapan geminin kıç tarafı, liman yaklaşma kanalındaki kamuya ait işaret şamandırasına çarpar; şamandıra zinciri kopar ve ışıklı sistem devre dışı kalır. Olay AIS, kamera ve liman tutanağıyla sabittir. Bu durumda m.3 doğrudan hukuki dayanak oluşturur. Tazmin talebinde şamandıranın kamuya ait olduğu, hasarın bu gemiden doğduğu ve onarım giderleri belgelenmelidir. Gemi sahibi/şirket/acenta yönünden sıfat ve talep dayanağı ayrıca açık yazılmalıdır.

Senaryo 2: Özel marinadaki özel pontona zarar

Aynı gemi özel bir marina işletmesine ait yüzer pontona zarar verirse, ilk yapılacak iş m.3’ü otomatik uygulamak değildir. Çünkü madde “Hükûmete ait şamandıra ve liman tesisatı” ifadesini kullanmaktadır. Özel tesis zararında uygulanacak sözleşme, haksız fiil ve deniz ticareti hükümleri ayrıca belirlenmelidir.

Senaryo 3: Hasar var fakat hangi geminin verdiği belirsiz

Bir şamandıra sabah hasarlı bulunmuş, gece aynı bölgede birden fazla gemi seyretmişse, yalnız limanda bulunan en büyük gemiye talep yöneltilemez. AIS, radar, VDR, pilotaj ve kamera kayıtlarıyla nedensellik bağı kurulmalıdır. Madde 3 zarar veren geminin belirlenmesi ihtiyacını ortadan kaldırmaz.

Hasar dosyası adım adım nasıl yürütülür?

  1. Olayı ve tesisi tanımlayın: Hasar gören unsurun kamuya ait şamandıra/liman tesisatı niteliğini belgelendirin.
  2. Gemiyi ve muhatapları belirleyin: Sicil, acenta ve liman giriş kayıtlarını alın.
  3. Teknik delili koruyun: AIS/VDR, kamera, pilotaj ve meteorolojik kayıtları yazılı olarak talep edin.
  4. Zarar keşfi yaptırın: Onarım öncesinde teknik durum ve olayla illiyet bağı raporlanmalıdır.
  5. Zarar hesabını ayırın: Olaydan kaynaklanan giderleri olağan bakım ve modernizasyondan ayırın.
  6. Yazılı tazmin talebi gönderin: Olay, kanuni dayanak, talep edilen tutar ve ek belgeler açıkça gösterilmelidir.
  7. Sigorta sürecini paralel yürütün: Sigorta/P&I görüşmeleri, kanuni sorumluluk analizinin yerine geçmez; ödeme ve rücu ilişkileri ayrı değerlendirilir.
  8. Uyuşmazlıkta görev, yetki ve süreyi ayrıca inceleyin: Madde 3 bir zamanaşımı veya görev kuralı düzenlemediğinden bunlar talebin hukuki niteliğine göre belirlenmelidir.

Madde 3 bakımından sık yapılan hukuki hatalar

Hatalı yaklaşımDoğru kontrol
Her liman yapısını m.3 kapsamına almakÖnce yapının Hükûmete ait şamandıra veya liman tesisatı olup olmadığını belirlemek
Kanunda sayılan tüm kişileri otomatik müteselsil sorumlu ilan etmekHer kişinin sıfatını ve müteselsillik için ayrıca hukuki dayanağı göstermek
Kaza tutanağını tek başına zarar hesabı saymakTeknik hasar ve onarım giderini belgelerle ispatlamak
Sigortacının ödeme yapacak olmasını sorumluluğun kaynağı gibi görmekKanuni sorumluluk ile sigorta teminatını ayrı incelemek
Özel marina hasarında m.3’ü doğrudan uygulamakTesis mülkiyetini ve uygulanacak özel/genel hükümleri belirlemek

618 m.3 ile TTK ve genel tazminat hükümleri nasıl ayrılır?

618 sayılı Kanun m.3 özel bir liman hükmüdür; buna karşılık deniz kazasının bütün özel hukuk sonuçlarını tek başına kodlamaz. Uyuşmazlıkta geminin işletilmesi, donatan sıfatı, gemi adamlarının fiilleri, başka gemi veya tesislerle ilişki, sigorta ve üçüncü kişilerle rücu gibi başlıklar ortaya çıktığında Türk Ticaret Kanununun deniz ticaretine ilişkin hükümleri ve olayın niteliğine göre Türk Borçlar Kanununun tazminat ilkeleri ayrıca değerlendirilir. Buradaki yöntem, m.3’ü etkisizleştirmek değil; m.3’ün özel konusunu doğru sınırlandırmaktır.

Örneğin kamu şamandırasına gemi temas etmiş ve hasar doğmuşsa m.3 tazmin yükümlülüğünün özel dayanağıdır. Fakat zararın bir bölümünün römorkör manevrasından, bir bölümünün tesisin önceden mevcut arızasından kaynaklandığı iddia ediliyorsa yalnız m.3 metnini tekrarlamak yeterli olmaz. Teknik kusur dağılımı, nedensellik ve gerçek zarar ayrıca ispatlanır. Aynı şekilde sigortacının ödeme yapması da kanuni borçlunun kim olduğunu değiştiren bağımsız bir kural değildir; sigorta, sorumluluk ilişkisinin üzerinde kurulan ayrı bir teminat ilişkisidir.

Talep yazısı veya dava dilekçesinde m.3 nasıl kullanılmalıdır?

Profesyonel bir talep metninde kanun maddesi sadece başlık altında anılmamalıdır. Önce “zarar gören tesisin Hükûmete ait olduğu” belgeye bağlanmalı; ardından geminin kimliği ve olayla nedensellik bağı açıklanmalı; daha sonra m.3’te sayılan muhatabın hangi sıfatla sorumlu tutulduğu gösterilmelidir. Talep edilen tutar ise kalem kalem ayrılmalı, her kalemin fatura, ekspertiz veya teknik rapor dayanağı belirtilmelidir.

Bu yapı özellikle acentaya yöneltilen taleplerde önemlidir. “Acenta” sıfatı yalnız geminin limandaki herhangi bir hizmet sağlayıcısı olmakla eş anlamlı değildir. Olay tarihindeki temsil ve acentelik bağı, liman bildirimi ve sözleşme kayıtlarıyla kurulmalıdır. Aksi hâlde doğru kanun maddesine dayanıldığı hâlde yanlış kişiye yöneltilen bir talep ortaya çıkabilir.

Hasar hesabında yeniyle değiştirme bedeli her zaman istenebilir mi?

Hayır. Hasarlı parçanın tamamen kullanılamaz hâle gelmesi durumunda yenileme bedeli somut zararın parçası olabilir; ancak eski ve ekonomik ömrünün sonundaki bir ekipmanın kazadan sonra daha üstün nitelikte yeni sistemle değiştirilmesi hâlinde tüm modernizasyon maliyetinin otomatik olarak karşı tarafa yüklenmesi doğru değildir. Ekspertiz, kaza nedeniyle zorunlu gideri olağan bakım veya iyileştirmeden ayırmalıdır. Bu ayrım, gerçek zarar ilkesinin uygulanması bakımından kritik önemdedir.

618 sayılı Limanlar Kanunu m.3 bakımından özel hukuki değerlendirme

Net kanun maddesi: 618 sayılı Limanlar Kanunu m.3, gemilerin Hükûmete ait şamandıralara ve liman tesisatına verdikleri hasarın tazminini özel olarak düzenler. Bu hüküm uygulanırken önce hasar gören yapının gerçekten kamuya ait şamandıra veya liman tesisatı niteliğinde olup olmadığı belirlenmelidir. Özel marina pontonu, özel iskele veya başka bir özel tesis bakımından m.3 otomatik olarak uygulanmış kabul edilmemeli; mülkiyet ve işletme statüsü ayrıca incelenmelidir.

Maddenin ikinci kritik yönü sorumlu kişilerin sıfatıdır. Gemi sahibi, geminin mensup olduğu şirket ve acenta kavramları olay tarihindeki sicil, temsil ve işletme kayıtlarıyla somutlaştırılmalıdır. Kanun metninde bu kişilerin sayılmış olması, her somut olayda aralarındaki sorumluluğun kapsamını ve iç ilişkiyi kendiliğinden çözmez. Özellikle müteselsil sorumluluk ileri sürülüyorsa, bunun ayrıca uygulanabilir genel veya özel hukuk hükmüyle temellendirilmesi gerekir; m.3 metninde doğrudan “müteselsilen” ibaresi bulunmadığı gözden kaçırılmamalıdır.

Hasar hesabında yalnız onarım faturası yeterli midir?

Hayır. Hasar dosyasında olayla illiyet bağının kurulması gerekir. Şamandıranın veya liman tesisinin olay öncesi durumu, bakım kaydı, ekonomik ömrü, olaydan hemen sonraki fotoğraf ve video kayıtları, AIS/VDR kayıtları, pilotaj-römorkaj bilgileri ve teknik ekspertiz birlikte değerlendirilmelidir. Olağan bakım veya modernizasyon giderleri kazaya ait hasar kalemi gibi gösterilemez. Talep, eski hâle getirme gideri ile kazadan bağımsız yenileme giderini ayırmalıdır.

618 m.2 neden m.3 ile birlikte okunmalıdır?

Kanunun 2. maddesi liman içindeki seyir, demirleme, yanaşma, şamandıraya bağlama ve ayrılma kurallarının düzenlenmesine temel oluşturur. Bir geminin liman tesisine temasında kusur tartışması yapılacaksa, yalnız hasar fotoğrafı değil, olay anında uygulanması gereken liman manevra ve seyir kuralları da incelenir. Böylece m.3 tazmin yükümlülüğünün temelini oluştururken olayın teknik oluşu m.2 çerçevesindeki kurallarla birlikte değerlendirilir.

Resmî kaynak: Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı – 618 sayılı Limanlar Kanunu.

Sık sorulan sorular

1. Gemi kamu şamandırasına zarar verirse kanuni dayanak nedir?

618 sayılı Limanlar Kanunu m.3, bu hasarın tazminini açıkça düzenler.

2. Madde 3 yalnız gemi sahibini mi sayar?

Hayır. Metinde gemi sahipleri yanında geminin mensup olduğu şirket ve acentalar da sayılmıştır.

3. Bu kişiler otomatik olarak müteselsil sorumlu mudur?

Madde 3’te “müteselsilen” ibaresi bulunmaz. Müteselsillik ileri sürülecekse ayrıca hukuki temeli kurulmalıdır.

4. Özel marinaya ait ponton zararında m.3 kesin uygulanır mı?

Hayır. Madde Hükûmete ait şamandıra ve liman tesisatını düzenlediğinden özel tesisin statüsü ayrıca değerlendirilmelidir.

5. Hasarın miktarı nasıl belirlenir?

Teknik ekspertiz, onarım keşfi, fatura ve olayla nedensellik bağı kuran belgelerle.

6. AIS kaydı yeterli midir?

Tek başına her zaman yeterli değildir; olayın niteliğine göre VDR, kamera, pilotaj, römorkaj ve teknik hasar kayıtlarıyla birlikte değerlendirilir.

7. Hava şartları sorumluluğu otomatik kaldırır mı?

Hayır. Hava koşullarının olay üzerindeki etkisi teknik olarak ortaya konulmalı ve uygulanacak sorumluluk hükümleri çerçevesinde değerlendirilmelidir.

8. P&I sigortacısına bildirim yapılması gerekir mi?

Teminat ilişkisine göre gerekli olabilir; ancak sigorta bildirimi m.3’teki kanuni sorumluluk analizinin yerine geçmez.

9. Madde 3 özel bir zamanaşımı süresi yazıyor mu?

Hayır. Uygulanacak süre, talebin hukuki niteliği ve bağlantılı mevzuata göre ayrıca belirlenmelidir.

10. Liman başkanlığı tutanağı neden önemlidir?

Olay zamanı, gemi, tesis ve ilk hasar tespiti bakımından güçlü bir başlangıç delilidir; zarar miktarının teknik ispatı ayrıca yapılmalıdır.

Resmî kaynaklar ve ilgili yazılar

Resmî kaynak: Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı – 618 sayılı Limanlar Kanunu.

İlgili içerikler: 618 m.4 – kıyı yapıları ve izin · 618 m.5 – denize kazık ve dolgu yasağı · 618 m.6 – dalgıçlık izni · 618 m.7 – batık ve terk edilmiş gemiler.

Hukuki kaynak notu: İçerik 28.09.2026 tarihinde 618 sayılı Limanlar Kanunu m.2 ve özellikle m.3 esas alınarak yeniden hazırlanmıştır. Somut olayda liman başkanlığı kayıtları, gemi sicili, teknik kaza verileri ve uygulanabilecek diğer deniz ticareti hükümleri ayrıca incelenmelidir. Yazar: Av. Halil BAKIRCI, Mersin Barosu Sicil 3472.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp