Donatma İştirakinde Karar Alma: Çoğunluk ve Oybirliği
Kısa ve net cevap: Donatma iştirakinde karar alma, kanuni düzende kişi sayısına değil gemideki paylara dayanır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) m.1067/1’e göre olumlu oy verenler bütün gemi paylarının yarısından fazlasına sahip olmalıdır; tam yüzde 50 yeterli değildir. Sözleşmenin değiştirilmesi, sözleşmeye aykırı karar veya iştirakin amacına yabancı karar için m.1067/2 oybirliği arar. Önce TTK m.1066 gereğince iştirak sözleşmesi incelenir; aşağıdaki açıklamalar sözleşmede farklı geçerli düzenleme bulunmayan kanuni karar sistemini açıklar.

Donatma iştiraki sözleşmesi karar kurallarını nasıl etkiler?
TTK m.1066, paydaşlar arasındaki hukuki ilişkiler ve temsil bakımından sözleşmeye öncelik tanır. Sözleşmede düzenleme yoksa m.1067–1087 uygulanır. Bu nedenle yalnız m.1067’yi okuyarak her iştirakte aynı iç karar düzeninin bulunduğu kabul edilmemelidir. Önce yürürlükteki sözleşme, ona eklenen değişiklikler ve karar alınacak konunun niteliği belirlenir.
Sözleşme özgürlüğü, kanunun emredici sınırlarını veya üçüncü kişilerin korunan konumunu ortadan kaldırmaz. Ayrıca geçerli sözleşmenin varlığı ile o sözleşmeye aykırı bir çoğunluk kararının alınması farklıdır. Bir kararın ekonomik bakımdan yararlı görünmesi, sözleşmeye aykırılık incelemesini gereksiz kılmaz. Kararın hangi hükme dayandığı ve sözleşmenin hangi bölümünü etkilediği açıklanmalıdır.
İlişkinin gerçekten donatma iştiraki olup olmadığı da ön sorudur. Bir gemi sahibi şirketin ortakları, doğrudan gemi paydaşı olmadıkları hâlde şirket genel kurulunu TTK m.1067 ile yönetemez. Donatma iştirakinin kuruluş ve tescil şartları bu ayrımı açıklar. Anonim veya limited şirket karar kurallarıyla donatma iştiraki kuralları birbirine karıştırılmamalıdır.
Oy hakkı neden kişi sayısına göre değil gemi payına göre belirlenir?
TTK m.1067/1, her paydaş donatanın oy hakkını gemideki payının veya paylarının miktarına bağlar. Bu nedenle toplantıya katılan kişi sayısı, tek başına çoğunluğu göstermez. Çok sayıda küçük pay sahibinin karşısında daha yüksek toplam paya sahip az sayıda kişi bulunabilir. Kanuni hesap, olumlu oy kullanan kişilerin temsil ettiği gemi paylarının toplamı üzerinden yapılır.
Bir paydaşın birden fazla payı bulunması, bunların gözden çıkarılarak ona yalnız tek oy verilmesini haklı kılmaz. Tersine, aynı kişinin sahip olduğu paylar toplam hak miktarı içinde değerlendirilir. Sicildeki pay ile toplantı listesine yazılan payın uyumu bu yüzden önemlidir. Yanlış pay tablosu, doğru sayılmış imzalara rağmen yanlış çoğunluk sonucuna yol açar.
Gemi üzerindeki mülkiyet payı ile işletmeye verilen borç, sermaye katkısı veya yapılan avans aynı değildir. Bir paydaşın daha fazla masraf karşılamış olması, gemi payı hukuken değişmedikçe oy ağırlığını kendiliğinden artırmaz. Bu ayrımın mülkiyet boyutu için gemilerde mülkiyet ve ayni hak kuralları ayrıca incelenmelidir.
Gider payını ödemeyen ortağın durumu da ayrı hukuki başlıktır. TTK m.1067, sırf gider borcu bulunduğu için o kişinin bütün oylarının otomatik olarak silineceği yönünde bir hüküm içermez. Gider alacağı, sözleşme ve ilgili özel hükümler çerçevesinde takip edilir. Çoğunluk hesabı yapılırken bir ortağın payı gerekçesiz biçimde toplamdan çıkarılmamalıdır.
Çoğunluk için neden bütün payların yarısından fazlası gerekir?
Kanun, karar lehinde oy verenlerin tüm payların yarısından fazlasına sahip olmasını arar. Hesabın paydası yalnız toplantıda temsil edilen paylar değildir. Katılmayan veya görüş bildirmeyen paydaşların payı da geminin toplam pay yapısının parçasıdır. Toplantıya katılım azaldığı için kanuni eşik kendiliğinden aşağı inmez.
Tam yarı, yarıdan fazla değildir. Yüzde 50 olumlu oy, m.1067/1’deki çoğunluğu sağlamaz. Çekimser oy da olumlu oy değildir. Kararın kabul edildiği yazılmadan önce olumlu pay toplamı, olumsuz pay toplamı, çekimserlik ve temsil edilmeyen paylar ayrı gösterilmelidir. Bu kayıt, sonradan “toplantıdaki çoğunluk kabul etti” gibi belirsiz açıklamaların önüne geçer.
| Toplam gemi payı | Olumlu oy payı | Kanuni çoğunluk |
|---|---|---|
| 24/24 | 12/24 | Yoktur; olumlu oy tam yarıdır. |
| 24/24 | 13/24 | Vardır; olumlu oy yarıdan fazladır. |
| 100/100 | 49/100 | Yoktur; toplantıda daha fazla pay bulunmaması sonucu değiştirmez. |
| 100/100 | 51/100 | Vardır; fakat oybirliği gereken bir karar için yeterli değildir. |
Tablo yalnız TTK m.1067/1’deki aritmetik eşiği gösterir. Yetkisiz temsil, sözleşmeye aykırılık veya özel oybirliği gereği gibi sorunlar varsa, sayısal çoğunluğun bulunması bunları gidermez. Önce kararın türü belirlenir, sonra o karar için gereken oy hesabı yapılır. Sayım doğruluğu ile kararın bütün olarak hukuka uygunluğu aynı denetim değildir.
Hangi kararlar TTK 1067/2 kapsamında oybirliği gerektirir?
Kanun üç grup karar sayar: Donatma iştiraki sözleşmesini değiştiren kararlar, sözleşmeye aykırı kararlar ve iştirakin amacına yabancı kararlar. Bu ayrım yalnız karar başlığında “sözleşme değişikliği” yazılıp yazılmadığına bağlı değildir. Sözleşmedeki düzeni fiilen değiştiren işlem, sıradan işletme kararı diye adlandırılarak oybirliği incelemesinden çıkarılamaz.
Sözleşmeye aykırı karar ile sözleşmenin usulüne uygun değiştirilmesi de farklıdır. Mevcut sözleşme yürürlükteyken ona aykırı işlem yapılması, sözleşmenin kendiliğinden değiştiğini göstermez. Paydaşların hangi metne onay verdiği ve hangi tarihten itibaren yeni düzenin uygulanacağı açık olmalıdır. Genel bir toplantı tutanağı içine belirsiz ifadeler yerleştirilmesi, ortakların her türlü değişikliğe onay verdiği anlamına gelmez.
İştirakin amacına yabancı karar değerlendirmesinde kuruluş sözleşmesindeki faaliyet ve işletme amacı incelenir. Sırf gelir getireceği ileri sürülen her işlem, ortak gemi işletmesinin olağan işi hâline gelmez. Ekonomik beklenti ile sözleşmede kabul edilmiş işletme çerçevesi ayrılır. Kararın hangi faaliyet için alındığı somutlaştırılmadan gerekli oy oranı belirlenmemelidir.
Bir gündem maddesi birden fazla sonuç doğuruyorsa, bunları tek “kabul” oyu içinde belirsizleştirmek yerine ayrı ayrı açıklamak gerekir. Bakım bütçesi, farklı bir iş alanına giriş ve sözleşme değişikliği aynı eşikle değerlendirilmeyebilir. Her işlem için gereken irade ve çoğunluğun ayrı kayda geçirilmesi, sonradan kapsam tartışmasını azaltır. Bu yöntem, kanuni şartların yerine geçen bir formalite değil, şartların doğrulanmasını sağlayan dosya düzenidir.
Gemi müdürü seçimi ve görevden alınmasında hangi oy aranır?
TTK m.1068/1, iştirak işlerini görmek üzere oy çoğunluğuyla gemi müdürü atanmasına izin verir. Ancak seçilecek kişi paydaş donatanlardan değilse oybirliği gerekir. Bu nedenle önce adayın paydaş sıfatı belirlenir; yalnız mesleki deneyimine veya daha önce gemide görev yapmış olmasına bakılarak uygulanacak eşik seçilmez.
Atanacak kişinin şirket çalışanı, danışman, kaptan veya dışarıdan yönetici olması tek başına onu paydaş donatan yapmaz. Gemi üzerindeki pay sahipliği kendi belgesinden anlaşılmalıdır. Paydaş olmayan müdür için kanuni oybirliği kuralı, adayın bütün ortaklarca tanınıyor olmasıyla kaldırılmış sayılmaz. Kararda adayın kimliği ve hangi sıfatla seçildiği açık yazılır.
TTK m.1068/2 uyarınca gemi müdürü her zaman oy çoğunluğuyla görevden alınabilir; fakat sözleşmenin feshinden doğan hakları saklıdır. Görevden alma kararı ile müdürün ücret, alacak veya tazminat taleplerinin bulunup bulunmadığı ayrı değerlendirilir. “Görevden alındı” ibaresi bütün sözleşmesel haklardan vazgeçildiği anlamına gelmez.
Atama ve görevden alma, m.1068/3 gereğince hem ticaret hem gemi siciline tescil olunur. Karar alınması bu kayıt işlemlerini kendiliğinden gerçekleştirmez. Güncel temsil bilgileri ticari muhataplarla da uyumlu tutulmalıdır. Gemi sicilindeki değişikliklerin bildirilmesi bu nedenle kuruluş sonrasında da önem taşır.
Olağanüstü tamir, kaptan ve geminin devri kararları nasıl ayrılır?
TTK m.1069/1, olağanüstü tamirler ile kaptanın atanması ve görevden alınması için önceden donatma iştiraki kararı alınmasını arar. Gemi müdürünün olağan yönetim görevi, bu işlemleri kararsız biçimde yapabileceği anlamına gelmez. “Önceden” şartı, işlem bittikten sonra hazırlanan bir iç yazıyla aynı şey değildir.
Gemi müdürünün bu kararı dış ilişkide nasıl uygulayacağı ise ayrıca TTK m.1070 ve devamına tabidir. Özellikle olağanüstü onarımın gerektirdiği finansman, yeni bir borçlanma veya rehin işlemi içeriyorsa sadece tamir kararının varlığı bütün özel temsil şartlarını karşılamaz. Yönetim onayı, finansman yetkisi ve ayni hak işlemi birbirinden ayrılır.
TTK m.1082, çoğunluk kararıyla iştirakin feshini düzenler ve geminin devri kararını da fesih kararı hükmünde kabul eder. Buna karşılık TTK m.1086’da tasfiyede uygulanacak satış şekli ve şartlarının değiştirilmesi için oybirliği öngörülür. Bu iki hüküm aynı işlemi düzenlemez: Feshe veya devre karar vermek ile tasfiye satışının yöntemini değiştirmek ayrı aşamalardır.
Geminin rehni söz konusu olduğunda iştirak içi karar, gemi ipoteğinin kuruluş şartlarının yerine geçmez. Gemi ipoteğinin kurulması ve ipoteğin içerik ve derece değişiklikleri, kendi anlaşma, onay ve tescil şartlarına tabidir. Paydaş kararının alınmış olması, ipoteğin sicile işlendiğini göstermez.
Çoğunluk kararı ile temsil yetkisi neden aynı değildir?
Karar, iştirakin hangi yönde hareket edeceğine ilişkin iç iradeyi belirler. Temsil yetkisi ise bu iradenin üçüncü kişiyle kurulacak hukuki işlemde kim tarafından ve hangi sınırda açıklanacağını belirler. Kararda adı geçen kişinin her işlemi imzalamaya yetkili olduğu varsayılmaz. Temsil kaydı, özel yetki ve işlemin şekil şartları ayrıca kontrol edilir.
TTK m.1070/4, özel yetki olmadan kambiyo taahhüdünde bulunma, ödünç para alma ve gemi veya gemi payını satma ya da rehnetme bakımından gemi müdürüne sınır getirir. İşletmenin finansmana ihtiyacı bulunduğu gerekçesiyle bu sınır yok sayılamaz. Hangi işlem için özel yetki verildiği karar ve ilgili belgelerde açık olmalıdır.
İç yetki sınırlamasının üçüncü kişiye karşı ileri sürülmesi de ayrı değerlendirilir. TTK m.1072, kanuni temsil yetkisinin sınırlandırılmasını işlemin yapıldığı anda bunu bilen üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir kılar. Bu nedenle bir iç kararın ihlal edilmiş olması, dış sözleşmenin hiçbir inceleme yapılmadan geçersiz sayılmasını sağlamaz. İç sorumluluk ile üçüncü kişinin hukuki konumu ayrılır.
Karşı oy kullanan paydaşın hakları çoğunlukla ortadan kalkar mı?
TTK m.1075/1, her paydaş donatana istemi üzerine bilgi verilmesini ve iştirake ait bütün defter ve belgelerin gösterilmesini düzenler. Bilgi talep eden kişinin çoğunluğu temsil etmesi gerekmez. Bir paydaşın karar görüşmesine katılabilmesi için ihtiyacı olan belgeleri istemesi ile son kararda olumlu veya olumsuz oy vermesi farklı hak kullanımlarıdır.
Gemi müdürünün hesabının çoğunluk tarafından onaylanması ve işlerinin uygun bulunması da m.1075/2 uyarınca karşı oy verenlerin itiraz haklarını düşürmez. Bu özel hüküm gözden kaçırılarak “çoğunluk ibra etti, bütün paydaşların hakkı bitti” sonucu yazılmamalıdır. Hangi hesaba, hangi işlemlere ve hangi dönem için karşı oy verildiği belgelenmelidir.
Karara karşı hukuki başvuru yapılacaksa talebin niteliği ve dayanağı ayrıca belirlenir. Anonim şirket genel kurul kararlarına ilişkin süre veya dava türü, donatma iştiraki kararlarına otomatik olarak taşınmaz. Yetki eksikliği, hesap itirazı, alacak veya haklı sebeple çıkma talepleri aynı dava değildir. Önce somut hukuki sorun tespit edilir; ardından buna uygun yol seçilir.
Karar tutanağında hangi bilgiler bulunmalı?
Karar dosyası, iştirakin kimliği ve ilgili gemiyi, yürürlükteki sözleşmeyi, karar konusunu, paydaşların güncel paylarını ve açıklanan oyları göstermelidir. Temsil yoluyla oy kullanılıyorsa temsil yetkisinin dayanağı eklenir. Bu belgeler olmadan yalnız imza sayısı üzerinden çoğunluk raporu hazırlanması güvenilir değildir. Her olumlu oyun karşısında temsil edilen pay açık olmalıdır.
Karar metninde uygulamayı yapacak kişi, işlemin kapsamı ve gerekiyorsa özel yetki ayrıca belirtilir. Gemi müdürü seçimiyle kredi kullanma yetkisi veya gemi satışı aynı başlık altında belirsiz bırakılmamalıdır. Tescil gereken işlem varsa ticaret ve gemi sicili adımları ayrı kayda alınır. Önce karar, sonra yetki, ardından dış işlem ve kayıt sonucu kontrol edilir.
Son kontrolde karşı oyların ve çekimserliklerin doğru işlendiği doğrulanır. Sonradan eklenen bir imza, imzanın hangi karar metnine verildiği belirlenmeden önceki metne onay olarak kullanılamaz. Kararın farklı sürümleri saklanıyorsa yürürlükteki son metin açıkça işaretlenir. Böylece paydaşların gerçekte oylamadığı bir değişikliğin kabul edilmiş gibi görünmesi önlenir.
Kararın uygulanması sırasında yapılacak son eşleştirme
Uygulama dosyasında karar metni, imzalanacak sözleşme taslağı ve temsil yetkisi yan yana incelenir. Kararda belirlenen işlem ile üçüncü kişiye sunulan sözleşme farklıysa yalnız ilk kararın varlığına dayanılarak işlem yürütülmez. Farkın miktar, süre, teminat, taraf veya işletme amacı bakımından neyi değiştirdiği belirlenir. Karara bağlanan bakım harcamasıyla sonradan eklenen bağımsız borçlanma yükümlülüğü aynı kapsamda kabul edilmemelidir. Gerekli yeni irade veya özel yetki tamamlandıktan sonra dış işlem yapılır.
İşlemin iştirak adına yapıldığını gösteren açıklama da önemlidir. TTK m.1071, gemi müdürünün kanuni yetkileri içinde yaptığı hukuki işlemlerden doğan hak ve borçların iştirake ait olduğunu düzenler. Buna karşılık müdürün kendi adına yaptığı her işlem, sırf gemiyle ilgili olduğu için ortakların işlemine dönüşmez. Sözleşmede tarafın kimliği, temsilcinin sıfatı ve imza şekli açık tutulmalıdır. Bir paydaşın kişisel güvencesi ayrıca isteniyorsa bunun ortak işletme kararından farklı bir yükümlülük olduğu gösterilir.
Kararın uygulanmasından sonra sözleşme, ödeme ve sicil belgeleri karar dosyasıyla ilişkilendirilir. Kabul edilen bütçe ile gerçekleşen harcama ayrı tutulur; kullanılmayan yetki, yapılmış işlem gibi kaydedilmez. Müdür değişikliğinde eski yetkilinin elindeki evrakın teslimi ve yeni yetkilinin kayıtları kontrol etmesi, kararın ekonomik sonucunun izlenmesini sağlar. Böylece paydaşın bilgi talebine yalnız toplantı tutanağı değil, kararın hangi işlemle yerine getirildiğini gösteren tamamlayıcı belgeler de sunulur.
Donatma iştirakinde karar alma hakkında sık sorulan sorular
Donatma iştirakinde oylar kişi sayısına göre mi hesaplanır?
Hayır. TTK 1067/1’de oy hakkı gemideki pay miktarına bağlanır. Olumlu oy verenlerin temsil ettiği gemi payları toplanır.
Yüzde 50 pay çoğunluk için yeterli mi?
Kanuni düzende yeterli değildir. TTK 1067/1 bütün payların yarısından fazlasını arar; tam yarı çoğunluk oluşturmaz.
Toplantıya katılmayanların payları hesaptan çıkarılır mı?
Hayır. Kanuni çoğunluğun paydası toplantıda temsil edilen paylar değil, bütün gemi paylarıdır. Katılımın azalması eşiği kendiliğinden düşürmez.
Çekimser oy olumlu oy sayılır mı?
Hayır. Kanun karar lehinde oy verenlerin paylarını esas alır. Çekimserlik ve temsil edilmeyen paylar olumlu oy toplamına eklenmez.
Hangi kararlar oybirliği gerektirir?
TTK 1067/2’de sözleşme değişikliği, sözleşmeye aykırı kararlar ve iştirakin amacına yabancı kararlar için oybirliği düzenlenir. Sözleşme ve özel hükümler birlikte incelenir.
Dışarıdan gemi müdürü çoğunlukla seçilebilir mi?
TTK 1068/1’in kanuni düzeninde paydaş donatan olmayan gemi müdürünün atanması için oybirliği gerekir. Paydaş müdür seçiminde oy çoğunluğu uygulanır.
Gemi müdürü oybirliği olmadan görevden alınabilir mi?
TTK 1068/2 görevden almayı oy çoğunluğuna bağlar. Ancak müdürün sözleşmenin feshinden doğan hakları saklıdır; bu haklar karar nedeniyle otomatik silinmez.
Tamir kararı kredi kullanma yetkisini de verir mi?
Olağanüstü tamir kararı ile borçlanma için gereken özel temsil yetkisi ayrı incelenir. TTK 1070/4, özel yetki olmadan ödünç para alınmasını sınırlar.
Çoğunluğun hesap onayı karşı oy verenin itirazını bitirir mi?
Hayır. TTK 1075/2, gemi müdürünün hesabını onaylayan çoğunluk kararına karşı oy verenlerin itiraz haklarının düşmeyeceğini düzenler.
Gemi müdürü değişikliği sadece karar defterine yazılır mı?
TTK 1068/3, atama ve görevden almanın ticaret ve gemi sicillerine tescilini arar. İç karar kaydı çift sicil işleminin yerine geçmez.
Resmî kaynaklar ve kapsam
Bu yazının dayanağı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1066–1069; kararın uygulanması ve paydaş hakları bakımından m.1070, m.1072 ve m.1075; özel karar ayrımı için m.1082 ve m.1086’dır. Kanunun kabul edilen metni TBMM kanun kaydında da bulunur. Bu arşiv belgeleri bütün kanunun güncel konsolide sürümü olarak sunulmamaktadır. Sicil işlemlerinin işleyişi için Ticaret Bakanlığı sicil açıklaması kullanılabilir. Somut karar değerlendirmesinde geçerli iştirak sözleşmesi ayrıca incelenir.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun fizikî ofisi Mersin’dedir. Türkiye genelindeki hukuki süreçler Mersin merkezli, ilgili görev ve yetki kuralları gözetilerek yürütülür. Paydaş kararlarında sözleşme, gemi payları, temsil belgeleri ve sicil kayıtları birlikte değerlendirilir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.