Sicile Kayıtlı ve Kayıtsız Gemilerde Mülkiyet ve Ayni Hak Kuralları Nasıl Ayrılır? | TTK 996-997 (2026)
Kısa ve Net Cevap
TTK m.996-997, gemi üzerindeki mülkiyet ve diğer ayni haklarda önce geminin sicile kayıtlı olup olmadığını ayırır. Sicile kayıtlı Türk gemilerinde TTK’nın gemi mülkiyeti ve gemi ipoteğine ilişkin özel sicil hükümleri uygulanır. Sicile kayıtlı olmayan Türk gemilerinde ise Kanunda aksine özel hüküm bulunmadığı ölçüde Türk Medeni Kanununun taşınır mülkiyeti ve taşınır rehni sistemi devreye girer.
Bu ayrım satış, rehin, finansman ve cebrî icrada doğrudan sonuç doğurur. Sicile kayıtlı geminin sözleşmeye dayalı rehni TTK m.1014 uyarınca gemi ipoteğiyle kurulurken, sicile kayıtlı olmayan gemi veya pay üzerindeki rehin farklı kurallara tabidir. Bu nedenle “tekne satışında her zaman noter gerekir” veya “her gemide ipotek kurulabilir” şeklindeki genellemeler doğru değildir; önce kayıt rejimi belirlenmelidir.

- Neden sicil ayrımı yapılır?
- Sicile kayıtlı gemide hangi sistem uygulanır?
- Kayıtsız gemide hangi sistem uygulanır?
- Satış ve devir farkı
- Rehin ve gemi ipoteği farkı
- Resmî/noter onaylı belge talebi
- Tescili zorunlu gemi kayıtsızsa
- Banka finansmanında doğru rejim
- Haciz ve icra bakımından sonuç
- Yargıtay kararları nasıl kullanılmalı?
- Kontrol listesi
- Sık sorulan sorular
1. Gemi Üzerindeki Ayni Haklarda Sicil Kaydı Neden İlk Sorudur?
Gemi fiziksel olarak taşınabilir bir maldır; ancak ekonomik değeri, uluslararası hareketliliği ve finansman yapısı nedeniyle TTK sicile kayıtlı gemiler için taşınır eşya hukukundan farklı, özel bir sistem kurar. Bu sistem mülkiyet, devir, ipotek ve sicile güven gibi konuları ayrı hükümlerle düzenler.
Sicile kayıtlı olmayan gemilerde ise özel sicil güveni ve gemi ipoteği mantığının uygulanması mümkün değildir. TTK m.997 bu nedenle Türk Medeni Kanununun taşınırlara ilişkin hükümlerine yönlendirir. İşlem yapılmadan önce geminin Milli Gemi Sicili, TUGS, bağlama kütüğü veya başka bir kayıt rejiminde bulunup bulunmadığı resmî belgelerden doğrulanmalıdır.
Sicil ayrımı özellikle küçük ticari gemiler, özel tekneler ve eski kayıtlı araçlarda karıştırılabilir. “Ruhsat var” veya “bağlama kütüğünde kayıtlı” bilgisi, TTK anlamında gemi siciline kayıtlı olma ile aynı kabul edilmemelidir.
2. Sicile Kayıtlı Türk Gemilerinde Hangi Ayni Hak Hükümleri Uygulanır?
TTK m.996, sicile kayıtlı Türk gemileri bakımından TTK’nın gemi üzerindeki ayni haklara ilişkin özel sisteminin uygulama alanını belirler. Mülkiyetin devri, gemi payı, ipotek, sicil karineleri, düzeltme, itiraz ve iyi niyetli üçüncü kişi korunması bu sistemin parçalarıdır.
Sicile kayıtlı geminin satışında TTK m.1001’in anlaşma, yazılı şekil, imza onayı ve zilyetliğin devrine ilişkin özel hükümleri uygulanır. İpotek kurulacaksa TTK m.1014-1016 çerçevesinde sicile tescil gerekir.
Bu rejimin temel avantajı kamusal görünürlüktür. TTK 973 gemi sicili açıklığı ve TTK 983 sicile güven hükümleri yüksek değerli işlemlerde üçüncü kişi güvenliğini sağlar.
3. Sicile Kayıtlı Olmayan Türk Gemilerinde Hangi Hukuk Uygulanır?
TTK m.997, sicile kayıtlı olmayan Türk gemilerinde mülkiyet ve sınırlı ayni haklar bakımından Türk Medeni Kanununun taşınırlara ilişkin hükümlerini esas alır. Bu nedenle sicilli gemiye özgü gemi ipoteği, derece ve sicile güven hükümleri otomatik olarak uygulanmaz.
Fiilî zilyetlik, teslim ve taşınır mülkiyeti ilkeleri daha belirleyici hâle gelir. Ancak geminin özel kayıt veya bağlama kütüğü mevzuatındaki idari yükümlülükleri de ayrıca vardır. Özel kayıt bulunması, TTK gemi sicili rejiminin otomatik uygulanması anlamına gelmez.
Somut araç için kayıt yükümlülüğünün yanlış sınıflandırılması satış ve teminat işlemini sakatlayabilir. Özellikle 18 gros ton ve üzerindeki ticaret gemileri bakımından TTK 956-958 tescil zorunluluğu rehberi kontrol edilmelidir.
4. Sicile Kayıtlı Gemi ile Kayıtsız Gemi Satışında Temel Farklar Nelerdir?
Sicile kayıtlı gemide TTK m.1001 özel devir hükümleri uygulanır. Tarafların mülkiyetin geçmesi konusunda anlaşması, zilyetliğin devri ve yazılı anlaşmadaki imzaların noterlikçe veya sicil müdürlüğünce onaylanması gerekir.
Sicile kayıtlı olmayan gemide ise taşınır mülkiyeti sistemi esas alınır. Bununla birlikte TTK m.997 taraflara işlemin resmî veya noter onaylı belgeyle ortaya konulmasına yönelik özel belge güvenceleri tanır. Satışın vergi, liman ve özel kayıt mevzuatı sonuçları ayrıca tamamlanmalıdır.
Her iki durumda da geminin kimliği açık yazılmalıdır. Gemi adı değişebileceğinden seri/yapı numarası, IMO veya resmî numara, motor bilgileri ve mevcut kayıt belgesi mümkün olduğunca sözleşmeye işlenmelidir.
5. Kayıtlı Gemide “Gemi İpoteği”, Kayıtsız Gemide “Rehin” Neden Farklıdır?
TTK m.1014 açıkça, sicile kayıtlı gemilerin sözleşmeye dayalı rehninin yalnız gemi ipoteği yoluyla kurulacağını düzenler. İpotek zilyetliğin bankaya teslimini gerektirmeden geminin işletmede kalmasına izin verir; ayni teminat sicil üzerinden görünür olur.
Sicile kayıtlı olmayan gemide aynı “gemi ipoteği” sistemi uygulanmaz. Türk Medeni Kanununun taşınır rehni veya TTK’nın özel hükümleri somut hak türüne göre incelenir. Donatma iştirakindeki pay veya diğer hakların rehni için ayrıca TTK m.1012 gibi özel hükümler bulunabilir.
Finansman sözleşmesine yalnız “gemi ipoteği verilecektir” yazmak yeterli değildir. Teminat konusu geminin hukuki kayıt rejimi ipotek kurulmasına elverişli değilse teminat modeli baştan farklı kurulmalıdır.
6. Sicile Kayıtlı Olmayan Gemide Resmî veya Noter Onaylı Belge Neden Önemlidir?
TTK m.997, kayıtsız gemilerde taşınır hükümlerine yönlendirmekle birlikte işlem taraflarına ispat güvenliği sağlayan belge düzenini de gözetir. Tarafların devri veya ayni hak işlemine ilişkin resmî ya da imzası noter tarafından onaylanmış belge elde etmesi, ileride mülkiyet zincirini ispatlamayı kolaylaştırır.
Özellikle yıllar sonra satış, miras veya icra dosyası açıldığında yalnız sözlü anlaşma iddiası geminin kime ait olduğu konusunda ciddi delil problemi yaratır. Ödeme dekontu tek başına her zaman mülkiyetin geçiş şartlarını göstermez.
Belgede geminin tam teknik kimliği, taraflar, satış/teslim tarihi, bedel ve zilyetliğin devri açık yazılmalıdır. Motor veya ekipman ayrıca devrediliyorsa bunlar da ek listede gösterilmelidir.
7. Sicile Kaydı Zorunlu Bir Gemi Kayıtsız Bırakılmışsa Hangi Rejim Uygulanır?
Bir geminin tescili zorunlu olduğu hâlde fiilen kayıt yapılmamış olabilir. Bu durum, tescil yükümlülüğünün ihlal edildiğini ve TTK m.972 ile m.33’teki sonuçların gündeme gelebileceğini gösterir.
Ayni hak bakımından Kanunun kayıtsız gemilere ilişkin hükümleri ile tescil zorunluluğu birlikte değerlendirilmelidir. Kayıtsız bırakma, taraflara sicilli gemiye özgü ipotek rejimini sözleşmeyle yaratma imkânı vermez.
Tescil zorunluluğu giderilmeden satış veya finansman yapmak sonraki tescilde mülkiyet ve teminat zinciri sorunları doğurabilir. Önce ilk tescil dosyası tamamlanmalı, sonra sicilli gemi rejimine uygun devir/ipotek işlemleri kurulmalıdır.
8. Banka Kredi Vermeden Önce Gemi Kayıt Rejimini Nasıl Kontrol Etmelidir?
Banka önce güncel sicil veya kayıt belgesini istemeli, geminin hangi rejime tabi olduğunu hukuken sınıflandırmalıdır. Sicilli gemide ipotek derecesi, mevcut ipotekler ve şerhler incelenir. Kayıtsız gemide ise teslimli taşınır rehni veya başka teminat türlerinin uygulanabilirliği değerlendirilir.
Yanlış teminat türü seçilirse kredi sözleşmesinde teminat taahhüdü bulunmasına rağmen ayni hak hiç doğmamış olabilir. Bu risk, özellikle tekne finansmanı ve küçük ticari gemilerde “her kayıt ipotek sicilidir” varsayımından kaynaklanır.
Kredi kullandırım şartına, doğru sicil/kayıt rejiminin doğrulanması ve teminatın hukuken geçerli şekilde kurulması açık koşul olarak eklenmelidir.
9. Haciz ve Cebrî İcrada Sicil Ayrımı Neden Önemlidir?
Sicilli gemilerin cebrî icrasında deniz icrası ve TTK’nın gemilere özgü hükümleri devreye girebilir. Sicil, malik ve ipotekli alacaklıların tespiti ile satış sonrası terkin bakımından temel kaynaktır.
Kayıtsız gemilerde taşınır icrasına ilişkin kurallar ve aracın fiilî zilyetliği daha belirleyici olabilir. Bununla birlikte deniz alacaklarına dayalı ihtiyati haciz gibi TTK’da gemi kavramına bağlanan özel korumalar ayrıca incelenir.
gemi ihtiyati haczi rehberi, deniz alacağına dayalı koruma tedbirlerini ayrı şekilde açıklar. Sicil statüsü tedbirin uygulanma tekniğini etkileyebilir.
10. Yargıtay Kararları Kayıtlı/Kayıtsız Gemi Uyuşmazlığında Nasıl Kullanılmalıdır?
Karar araştırmasında önce uyuşmazlık konusu aracın olay tarihinde hangi sicile tabi olduğu belirlenmelidir. Sicilli gemi ipoteğine ilişkin karar, bağlama kütüğündeki veya tamamen kayıtsız bir araç rehnine doğrudan uygulanmamalıdır.
Bu yazıda doğrulanmamış Yargıtay esas/karar numarası kullanılmamıştır. Tam karar resmî Yargıtay/UYAP kaynağından doğrulanmalı; aracın niteliği, tonajı, kullanım amacı ve kayıt rejimi kararın somut olgularıyla karşılaştırılmalıdır.
Eski TTK döneminde kullanılan sicil/kayıt kavramlarının güncel 6102 sayılı TTK ve bağlama kütüğü düzenlemeleriyle aynı olup olmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.
11. Sicil Rejimi Kontrol Listesi
- Aracın hukuken gemi/ticaret gemisi niteliğini belirleyin.
- Milli Gemi Sicili, TUGS, yapı sicili, bağlama kütüğü veya başka kayıt türünü doğrulayın.
- TTK m.957 uyarınca zorunlu tescil eşiğini kontrol edin.
- Sicilli gemide güncel malik ve takyidat örneği alın.
- Kayıtsız gemide zilyetlik ve mülkiyet belgelerini toplayın.
- Satışta uygulanacak TTK m.1001 veya taşınır hükümlerini doğru seçin.
- Teminat türünü gemi ipoteği mi taşınır rehni mi olduğuna göre belirleyin.
- Resmî/noter onaylı belge ile işlem zincirini güçlü biçimde ispatlayın.
- Finansman ve icra öncesinde kayıt rejimini yeniden kontrol edin.
- Son işlemden sonra ilgili sicil/kayıt belgesini güncelleyin.
Resmî Kaynaklar
- Mevzuat Bilgi Sistemi – 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu
- T.C. UAB Türk Gemi Sicilleri Portalı
- Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı – Gemi Sicil
- Gemi Sicil Yönetmeliği
Sık Sorulan Sorular
Sicile kayıtlı ve kayıtsız gemide aynı mülkiyet hükümleri mi uygulanır?
Hayır. TTK m.996-997 sicilli gemiler ile sicile kayıtlı olmayan Türk gemileri için farklı ayni hak sistemleri öngörür.
Kayıtsız gemide Türk Medeni Kanunu uygulanır mı?
Evet. TTK’da özel hüküm bulunmadığı ölçüde taşınırlara ilişkin Türk Medeni Kanunu hükümleri uygulanır.
Her gemiye gemi ipoteği kurulabilir mi?
Hayır. TTK m.1014 sözleşmeye dayalı gemi ipoteğini sicile kayıtlı gemiler için düzenler.
Bağlama kütüğü gemi siciliyle aynı mıdır?
Hayır. Ayrı kayıt rejimleridir; ayni hak sonuçları somut mevzuata göre belirlenir.
Sicilli gemi satışında hangi özel hüküm uygulanır?
TTK m.1001 sicile kayıtlı geminin devri için özel anlaşma, şekil ve zilyetlik kuralları getirir.
Kayıtsız gemide noter belgesi hiç gerekli değil midir?
TTK m.997’nin belge düzeni ve somut işlemin ispat/özel kayıt gereklilikleri dikkate alınmalıdır; işlem mutlaka yazılı ve güçlü şekilde belgelenmelidir.
Tescili zorunlu gemiyi kayıtsız bırakmak mümkün mü?
Fiilen kayıt yapılmamış olabilir ancak bu tescil yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz; TTK m.957 ve m.972 sonuçları gündeme gelir.
Banka önce neyi kontrol etmeli?
Geminin hangi sicil/kayıt rejimine tabi olduğunu ve seçilen teminat türünün hukuken kurulabilir olduğunu doğrulamalıdır.
Kayıtsız gemide ipotek sözleşmesi yaparsak ipotek doğar mı?
Sicilli gemiye özgü gemi ipoteği sistemi kayıtsız gemide sözleşmeyle yaratılmaz; uygulanabilir rehin rejimi ayrıca belirlenir.
İcra takibinde kayıt rejimi önemli midir?
Evet. Malik tespiti, rehin/öncelik ve cebrî satış usulü bakımından sicil veya kayıtsız taşınır statüsü sonuç doğurur.
Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T
Hazırlayan: Av. Halil BAKIRCI – Mersin Barosu Sicil No: 3472
Hukukî inceleme: Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu.
Bu rehber TTK m.996-997 ile bağlantılı m.957, m.1001, m.1012 ve m.1014 hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır. Doğrulanmamış Yargıtay esas/karar numarası kullanılmamıştır.
Gemi mülkiyeti, gemi satışı, rehin ve sicil işlemleri Mersin’den Türkiye genelinde takip edilmektedir.
Son mevzuat ve kaynak kontrolü: 17 Eylül 2026.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
