Deniz Taşıyanı Oyalarsa Dava Süresi Yeniden Başlar mı?
Kısa ve net cevap: Taşıyanın oyalaması, zarar görenin dava açma süresini kaçırmasına yol açmışsa TTK m.1189 uygulanır. Tazminat isteminin muhatabı bu durumda hak düşürücü sürenin geçtiği savunmasından yararlanamaz; dava açma süresi zarar görenin bu durumu öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Ancak her ödeme görüşmesi, evrak talebi veya inceleme mesajı kendiliğinden oyalama değildir. Davayı geciktiren davranış, sürenin kaçırılmasıyla bağlantısı ve öğrenme tarihi somutlaştırılmalıdır. Açık süre uzatma anlaşması ise TTK m.1188/4 kapsamında ayrı bir hukuki yoldur.
Bu yazıyla ilgili genel bir sorunuz mu var? Anonim soru sor

Oyalama iddiasından önce hangi süre hesaplanır?
TTK m.1188/1, deniz yoluyla taşınan eşyanın zıyaı, hasarı veya geç tesliminden dolayı taşıyana yöneltilecek tazminat istemi için bir yıllık hak düşürücü süre koyar. İkinci fıkra başlangıcı, eşyanın veya bir kısmının teslim edildiği; hiç teslim edilmemişse teslim edilmesi gereken tarih olarak belirler. Oyalama iddiası değerlendirilmeden önce bu ana takvim kurulmalıdır.
Yükün limana gelmesi, gemiden boşaltılması ve gönderilene teslimi farklı zamanlarda gerçekleşebilir. Hangi olayın kanuni başlangıç olduğu belirlendiğinde genel son gün hesaplanabilir. Başlangıç yanlış seçilmişse, gerçekte süresinde açılmış bir dava için gereksiz oyalama tartışması yaratılabilir. İlk kontrol, istisna aramadan doğru teslim olayını belirlemektir.
Terminale indirme ve taşıyanın sorumluluk dönemi bu ayrımı açıklar. Dosyada teslim tutanağı, taşıma belgesi ve terminal kaydı birlikte bulunmalıdır. Bir faturanın düzenlendiği gün, eşyanın teslim edildiği günün otomatik karşılığı değildir. Her belge kendi hukuki işleviyle kullanılmalıdır.
Hak düşürücü süre ile zamanaşımı kavramları da ayrılır. TTK m.1188’in kullandığı sonuç, süresinde yargı yoluna başvurulmayan tazminat hakkının düşmesidir. Navlun ücret alacağının kendi süre düzeni bu hükümle aynı değildir. Bu rehber, yük zararına ilişkin davada muhatabın oyalaması nedeniyle ortaya çıkan özel korumayı ele alır.
TTK 1189 hangi şartlarla koruma sağlar?
TTK m.1189/1, tazminat isteminin muhatabının zarar göreni dava süresini kaçırması sonucunu doğuracak şekilde oyalamasını düzenler. Burada davranışın muhataba ait olması, zarar görenin oyalanması ve bunun sürenin kaçırılmasına yol açması birlikte incelenir. Yalnız uzun süren ticari iletişim yeterli bir hukuki açıklama değildir.
Sonuç, oyalayan muhatabın sürenin geçmiş olduğu savunmasından yararlanamamasıdır. Bu hüküm, bütün taşıma şirketleri bakımından sürenin genel olarak kaldırıldığı anlamına gelmez. Hangi kişinin hangi davranışla zarar göreni beklettiği belirlenir. Bir şirkete ait açıklama, başka tüzel kişilere temsil veya başka hukuki bağlantı gösterilmeden otomatik yüklenmez.
İkinci fıkra, dava açma süresinin zarar görenin bu durumu öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağını belirtir. Kanun yalnız kalan günlerin kullanılacağından söz etmez. Bununla birlikte öğrenme tarihi varsayımla belirlenemez. Oyalamanın ne zaman anlaşıldığı ve bu sonucu gösteren olayın ne olduğu açıklanmalıdır.
TTK m.1189, zararın esasına ilişkin diğer şartları kaldırmaz. Süre savunması kullanılamasa bile taşıyanın sorumluluğu, zararın miktarı, hak sahipliği ve kanuni sınırlar ayrıca değerlendirilir. Süre engelinin aşılmasıyla tazminatın tamamının kesin olarak kazanılması aynı hukuki sonuç değildir.
Her ödeme müzakeresi dava süresini durdurur mu?
Hayır. İnceleme yapıldığının bildirilmesi, belge istenmesi, ekspertiz düzenlenmesi veya tutar üzerinde görüşülmesi kendi başına TTK m.1189’daki sonucu doğurmaz. Bu işlemler gerçek bir hasar araştırmasının parçası olabilir. Önemli olan, muhatabın davranışının zarar göreni dava açmaktan alıkoyan bir bekletme yaratıp yaratmadığı ve sürenin bu nedenle kaçırılıp kaçırılmadığıdır.
Dosyada yalnız taraflar aylardır yazışıyordu cümlesi bulunmamalıdır. Yazışmaların içeriği, verilen güvenceler, istenen bekleme ve bunun hangi tarihlerde gerçekleştiği gösterilir. Bir şirketin sorumluluğu açıkça reddederken görüşme yürütmesiyle ödeme yapılacağı yönünde belirli açıklamalarla dava açılmamasını istemesi farklı olgulardır. Her metin kendi bütünü içinde değerlendirilir.
Uzlaşma teklifinin tutar içermesi de her durumda borcun veya sürenin kabulü değildir. Teklif, sorumluluk itirazı saklı tutularak yapılmış olabilir. Bu nedenle mesajın yalnız önerilen rakamı değil, koşulları ve kabul durumu da okunur. Görüşme belgesi, gerçekte taşımadığı bir kesin ödeme taahhüdüne dönüştürülmemelidir.
Teknik rapor hazırlanmasının beklenmesi sırasında dava takvimi ayrıca tutulur. Rapor henüz çıkmadı diye kanuni sürenin kendiliğinden işlemeyeceği düşüncesi güvenli değildir. Sürenin uzatılması gerekiyorsa TTK m.1188/4 kapsamında açık anlaşma değerlendirilir; yalnız iyi niyetli görüşme yürütüldüğüne dayanarak süre kontrolü bırakılmaz.
Oyalama iddiasında hangi davranışlar somutlaştırılır?
Önce zarar görenin neden beklediği açıklanır. Muhatabın hangi açıklamasının dava açılmasını ertelediği, bu açıklamanın kim tarafından yapıldığı ve neye ilişkin olduğu belirlenir. Genel müşteri hizmeti cevabı, kesin ödeme bilgisi ve belirli belgeyi tamamlamak için verilen süre aynı nitelikte değildir. Mahkemeye sunulan kronoloji bu ayrımı göstermelidir.
Davayı erteleten açıklamanın genel sürenin dolmasından önceki etkisi önemlidir. Süre zaten başka nedenle kaçırılmışken sonradan yapılan bir görüşme, geçmişteki gecikmenin nedeni olarak gösterilemez. TTK m.1189’daki bağlantı, davranışla sürenin kaçırılması arasında kurulmalıdır. Sonradan gerçekleşen olaylar ancak kendi hukuki etkileri ölçüsünde değerlendirilir.
Muhatabın dosyayı başka birime aktarması, yeni rapor istemesi veya farklı şirketi göstermesi belgelenir. Bu işlemlerin gerçek ihtiyaca mı dayandığı yoksa başvuruyu sonuçsuz beklemeye mi yönelttiği olayın tümü içinde incelenir. Tek bir gecikmiş cevap, diğer bütün kayıtlar görülmeden kesin oyalama olarak nitelendirilmemelidir.
Zarar görenin davranışı da açıklanmalıdır. İstenen belgeleri ne zaman verdiği, kendi tarafından hangi sürelerin geçirilmiş olduğu ve dava açmama kararını hangi bilgiye dayandırdığı gösterilir. Bu inceleme, taraflardan birinin bütün gecikmeyi belgesiz biçimde diğerine yüklemesini önler. Oyalama iddiası, nedensellik açıklamasıyla birlikte kurulmalıdır.
Oyalamanın öğrenildiği tarih nasıl belirlenir?
Öğrenme tarihi, yalnız dava açılmasına karar verilen gün olarak seçilemez. Zarar görenin önceki bekleyişin oyalamaya dayandığını hangi olayla anladığı somut olarak gösterilmelidir. Kesin ret yazısı, önceki açıklamayla çelişen cevap veya ödeme yapılmayacağını ortaya koyan başka belge bu incelemede ilgili olabilir. Her dosyada aynı tür belge aranmaz.
Birden fazla ret veya açıklama varsa neden sonuncusunun öğrenme sayıldığı açıklanmalıdır. Daha önce açıkça bilinen durumun sonraki yazışmada tekrar edilmesi, tarihi otomatik ileri taşımaz. Buna karşılık önceki mesajın belirsiz içeriğiyle sonradan öğrenilen yeni olgu aynılaştırılmamalıdır. Mesajların tam sırası ve içeriği korunur.
Şirketlerde açıklamanın yetkili birime ne zaman ulaştığı, temsil ve tebliğ kurallarıyla birlikte değerlendirilir. İç yazışmanın geç yapılması her durumda dış muhataba yüklenemez. Belgenin sisteme ulaşması, okunması ve ilgili yöneticiye aktarılması ayrı kayıtlar olabilir. Hukuki öğrenme değerlendirmesi bunlar açıklanmadan yalnız bir şirket içi tarih üzerinden kurulmaz.
Öğrenme tarihine dayanılan belgeler dava dilekçesinde belirtilir. Yalnız oyalandığımızı yeni öğrendik denilmesi, ikinci fıkranın başlangıcını yeterince somutlaştırmaz. Hangi gün, hangi beyan veya belgeyle önceki bekleyişin niteliğinin anlaşıldığı anlatılmalıdır. Karşı tarafın bu tarihe yönelik itirazı da aynı kronoloji üzerinden incelenir.
Süre uzatma anlaşması ile oyalama neden farklıdır?
TTK m.1188/4, tarafların dava sebebi doğduktan sonra anlaşarak süreyi uzatabilmesine izin verir. Burada karşılıklı kabul edilmiş bir hukuki düzen vardır. TTK m.1189’da ise süreyi kaçırmaya yol açan davranışın kanuni sonucu söz konusudur. Uzatma anlaşması bulunmadığı için oyalama iddiası otomatik reddedilmez; görüşme bulunması da otomatik uzatım sağlamaz.
Uzatma kaydında ilgili taşıma, yük, zarar olayı, taraflar ve yeni son tarih açık olmalıdır. Farklı tarihlerde gönderilmiş ekler varsa hangisinin son kabul edilen metin olduğu belirlenir. Bir tarafın süre uzatımı istemesiyle diğerinin bunu kabul etmesi farklı işlemlerdir. Sessizlik her durumda açık kabul olarak gösterilmemelidir.
Yetki de ayrıca incelenir. Hasar uzmanının teknik rapor isteme görevi, şirket adına bütün dava sürelerini uzatma yetkisini kendiliğinden içermez. Anlaşmayı kimin hangi sıfatla kabul ettiği belirlenir. Birden fazla taşıyana yöneltilecek talepte yalnız bir kişinin kabulüyle bütün muhatapların takvimi değişmiş sayılmaz.
Taraflar uzlaşma görüşmelerini sürdürürken sorumluluk ve miktar itirazlarını koruyabilir. Süre uzatımının borç kabulü anlamına gelmediği açıkça düzenlenebilir. Ancak böyle bir kaydın varlığı gerçek içeriğinden anlaşılmalıdır. Genel haklarımız saklıdır cümlesi, tek başına hangi tarihe kadar uzatma kararlaştırıldığını açıklamaz.
Acentenin veya sigorta biriminin sözü taşıyanı bağlar mı?
Önce açıklamayı yapan kişinin kimin adına hareket ettiği belirlenir. Taşıyanın kendi hasar birimi, acente, sigortacı, eksper veya fiilî taşıyan farklı hukuki konumlardır. Aynı e-posta zincirinde bulunmaları, herkesin diğerleri adına bağlayıcı taahhüt verebildiği anlamına gelmez. Yetki ve temsil ilişkisi belgelerle açıklanmalıdır.
Sözleşmesel ve fiilî taşıyan ayrımı bu aşamada önemlidir. Fiilî taşıyanın yürüttüğü görüşmenin sözleşmesel taşıyana etkisi ayrıca değerlendirilir. Yanlış şirkete yazılan bir başvuruya cevap gelmesi, doğru davalının kim olduğu araştırmasını gereksiz kılmaz.
Sigortacı ödeme araştırması yapıyor diye taşıyana karşı dava süresinin durduğu kabul edilemez. Sigorta sözleşmesindeki hasar süreci ile navlun sözleşmesinden doğan tazminat süreci farklıdır. Sigortacının hangi hak veya yetkiyle görüştüğü açıklanır. Rücu ve sigortacı halefiyeti rehberi ilgili süre ayrımını ayrıca ele alır.
Yazışma dosyası hangi sırayla düzenlenir?
| Aşama | Kaydedilecek olgu | Hukuki işlev |
|---|---|---|
| Teslim | Eşyanın teslimi veya teslim edilmesi gereken tarih | Genel bir yıllık takvimin başlangıcı |
| İlk talep | Hasar bildirimi, alacak talebi ve muhatap | Görüşmenin konusu ve tarafları |
| Bekleten açıklama | Tam metin, gönderen, tarih ve talep edilen bekleme | Oyalama iddiasının davranış unsuru |
| Sürenin dolması | Genel son gün ve o tarihteki yazışma durumu | Davranışla kaçırılan süre arasındaki bağlantı |
| Öğrenme | Oyalamayı ortaya koyan olay ve ulaşma kaydı | TTK 1189/2 başlangıcı |
| Başvuru | Yargısal işlem ve varsa kabul edilmiş uzatım | Yeni takvimin kontrolü |
E-posta zincirinden yalnız seçilmiş cümleler çıkarılmamalıdır. Önceki uyarılar, ekler ve cevaplar korunur. Saat standardı farklıysa dönüşüm açıklanır. Sonradan düzenlenen olay özeti, geçmişte gönderilmiş bir yazı gibi sunulmaz. Özetin hangi belgelerden üretildiği ve hangi tarihte hazırlandığı anlaşılır bırakılır.
Görüşmeler sürerken ne yapılmalıdır?
Hasar dosyası ile dava takvimi ayrı tutulmalıdır. Belgelerin tamamlanması, tutar müzakeresi ve sigorta incelemesi sürerken genel son gün kaydedilir. Süre uzatımı gerekli görülüyorsa açık bir anlaşma istenir ve kabulü doğrulanır. Kabul yokken sürenin uzadığı varsayımıyla hareket edilmez. Oyalama hükmü, baştan planlanacak bir bekleme yöntemi değildir.
İç takip kaydında her muhatap için adı, sıfatı, son iletişim tarihi ve süre durumu gösterilir. Aynı olayda taşıyan, fiilî taşıyan ve sigortacıya farklı talepler yöneltilebilir. Birinin dosyayı incelemeye devam etmesi diğerinin takvimini otomatik değiştirmez. Her ilişki bağımsız olarak kontrol edilir.
Dava şartı veya tahkim şartı bulunması da ayrıca ele alınır. Hangi başvurunun yapılacağı, sürelere etkisi ve yetkili merci somut sözleşme üzerinden belirlenir. Uluslararası taşımaya uygulanacak hukuk bu incelemenin bir parçasıdır. Yabancı hukuk seçimi bulunduğunda Türk kuralının bütün sonuçları otomatik varsayılmamalıdır.
Dava dilekçesinde oyalama nasıl ileri sürülür?
Dilekçede önce genel sürenin başlangıcı ve sonu açıklanır. Ardından muhatabın belirli davranışları tarih sırasıyla gösterilir. Bu davranışların davanın zamanında açılmamasına nasıl yol açtığı anlatılır ve öğrenme tarihi dayanağıyla belirtilir. TTK m.1189’a sadece sonuç bölümünde yer vermek, eksik olay anlatımının yerine geçmez.
Karşı taraf da savunmasını aynı unsurlara yöneltmelidir. Görüşmenin gerçek bir inceleme olduğu, dava açılmasını erteleyen güvence verilmediği, temsil yetkisi bulunmadığı veya öğrenme tarihinin daha eski olduğu iddiaları farklı konulardır. Her biri ilgili belgeyle açıklanmalıdır. Genel olarak süre geçti denilmesi, somut oyalama iddiasına verilmiş ayrıntılı cevap değildir.
Mahkemeye sunulan metin, gerçekte kabul edilmemiş bir borcu kabul edilmiş gibi göstermemelidir. Ödeme teklifi, ara görüşme ve kesin anlaşma ayrılır. Oyalama iddiasının kabulü hâlinde de asıl zarar ve sorumluluk incelemesinin devam edeceği gözetilir. Tazminat hesabı, süre tartışmasından bağımsız olarak belgelenir.
Bu hüküm diğer bütün süreleri de kaldırır mı?
TTK m.1189’un sonucu, düzenlediği dava süresi savunmasına ilişkindir. Hasar bildirimleri, rücu takvimi ve başka sözleşmelerdeki talepler aynı hükümle topluca çözülemez. Ayrıca sorumluluğu sınırlandırma hakkının kaybını düzenleyen TTK m.1187 farklı şartlara dayanır. Oyalama tespit edildi diye tazminatın bütün parasal sınırları kendiliğinden kalkmış sayılmaz.
Taşıyanın sorumluluk sınırları, süre korumasından ayrı incelenir. Doğru dosya, oyalamanın davranış ve zaman unsurlarını ortaya koyarken yük zararının esasını da bağımsız delillerle açıklar. Kanunun sağladığı koruma net biçimde ileri sürülür; ancak her görüşme otomatik süre yenilemesi gibi sunulmaz.
TTK 1188 ve 1189 birlikte uygulanırken hangi tarihler esas alınır?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1188 inci maddesi, deniz yoluyla taşınan eşyanın zıyaı, hasarı veya geç teslimi sebebiyle taşıyana karşı tazminat istem hakkı için bir yıllık hak düşürücü süre öngörür. Sürenin başlangıcı eşyanın veya bir kısmının teslim edildiği tarihtir; eşya hiç teslim edilmemişse teslim edilmesinin gerektiği tarih kullanılır. Bu nedenle ilk aşamada teslim veya beklenen teslim gününün yazılı belgelerle kesinleştirilmesi gerekir. Hasarın eksper tarafından belirlendiği veya talep yazısının gönderildiği gün, kanundaki başlangıç yerine doğrudan geçmez.
TTK m.1189’un amacı, zarar görenin dava süresini kaçırmasına yol açan oyalayıcı davranışta bulunan tazminat muhatabının hak düşürücü süre savunmasından yararlanmasını önlemektir. İstisnanın uygulanmasında yalnızca tarafların uzun süre görüşmüş olması değil, muhatabın somut davranışı ile zamanında dava açılamaması arasındaki bağ araştırılır. İnceleme, belirli bir yazışmanın hangi tarihli talebe cevap verdiğini, süre geçmeden hangi açıklamayı içerdiğini ve zarar görenin bu açıklamaya dayanarak hangi işlemden kaçındığını göstermelidir. Oyalama ispatının maddi ve tarihsel temeli böyle oluşturulur.
Talebi inceleyecek dosyada beş belge grubu
İlk grup, konişmento veya taşıma senedi ile teslim kayıtlarıdır; bu belgeler muhatabın ve genel sürenin belirlenmesini sağlar. İkinci grup, hasar tutanakları, eksper kayıtları ve yükün değerine ilişkin dayanaklardır. Üçüncü grup, taşıyana veya yetkili temsilciye gönderilen tazminat istemleridir. Dördüncü grup, taşıyan, acente, sorumluluk sigortacısı veya hasar birimi tarafından verilen cevapların tamamıdır. Beşinci grup, görüşmelerin sona erdiği veya oyalamanın öğrenildiği olayın tarihini ortaya koyan belgelerdir. Bu grupların bir dosyada bulunması, herkesin aynı sözleşmeye taraf olduğu anlamına gelmez; temsil yetkisi ayrıca belirlenir.
Yazışmalarda “dosya incelemede”, “ödemeye karar verilecek” veya “biraz daha bekleyin” şeklindeki ifadeler görülebilir. Bunların hukukî etkisi tek cümleden çıkartılmaz. Aynı mesajın önceki taleple ilişkisi, gönderildiği tarih, cevap verenin sıfatı ve zarar görenin dava açmama kararına etkisi birlikte değerlendirilir. Böylece olağan bir müzakere ile dava süresini kaçırmaya neden olan oyalama karıştırılmaz. Görüşmelerin sürmesi genel hak düşürücü sürenin otomatik olarak askıya alındığı sonucunu doğurmaz.
Oyalamadan ayrı yol: dava sebebi doğduktan sonra süre uzatma anlaşması
TTK m.1188/4, dava sebebi doğduktan sonra tarafların yapacağı anlaşma ile bir yıllık sürenin uzatılmasına izin verir. Bu yol, TTK m.1189’daki oyalama iddiasından bağımsızdır. Süre uzatıldığı ileri sürülüyorsa anlaşmanın tarafları, hangi tazminat istemini kapsadığı, uzatılan tarihin ne olduğu ve imzalayan kişinin yetkisi belgelenmelidir. Sadece evrak istenmesi veya sigortacının incelemeye devam ettiğini bildirmesi, açıkça kurulmuş bir süre uzatma anlaşmasıyla eşdeğer kabul edilmemelidir. Belirsiz bir yazışmadan kesin süre uzatımı sonucu çıkarılmaması, dava hakkının korunması için önemlidir.
Taşıyanın başka bir şirketin çalışanı üzerinden bilgi verdiği dosyada, o kişinin açıklamasının taşıyanı bağlayıp bağlamadığı temsil ilişkisine göre değerlendirilir. Tazminat isteğinin muhatabı, fiilî taşıyan ve acente aynı kişi olmak zorunda değildir. Bu nedenle sözleşmenin tarafları ve muhatabın yetkisi belirlenmeden yalnız bir e-postaya dayanmak yeterli değildir. İlgili hükümlere Adalet Bakanlığının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kaydından erişilebilir. Davanın hangi mahkemede ve hangi talep sonucu ile açılacağı ise mevcut kayıtlar, uygulanacak hukuk ve görev-yetki kuralları esas alınarak belirlenmelidir.
Sık sorulan sorular
Taşıyanın oyalaması hangi maddeye tabidir?
TTK 1189, zarar göreni dava süresini kaçıracak şekilde oyalayan muhatabın süre savunmasından yararlanamayacağını düzenler.
Her ödeme görüşmesi dava süresini durdurur mu?
Hayır. Görüşmenin içeriği ve sürenin kaçırılmasına etkisi incelenir; sırf yazışma bulunması yeterli değildir.
Oyalama öğrenilince süre ne zaman başlar?
TTK 1189/2’ye göre dava açma süresi zarar görenin bu durumu öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
Öğrenme günü dava açmaya karar verilen gün müdür?
Otomatik olarak değildir. Oyalamanın hangi olayla ve hangi tarihte anlaşıldığı somut belgelerle açıklanmalıdır.
Süre uzatma anlaşması ayrıca yapılabilir mi?
TTK 1188/4, dava sebebi doğduktan sonra tarafların anlaşmasıyla süre uzatılmasına izin verir.
Evrak istendiğinde otomatik uzatma olur mu?
Hayır. Belge talebiyle süre uzatma anlaşması farklıdır; kabul edilmiş uzatımın tarafları ve kapsamı belirlenmelidir.
Oyalama tazminat sınırlarını da kaldırır mı?
Kendiliğinden kaldırmaz. Süre savunması ile TTK 1186–1187’deki parasal sınırlar ayrı hükümlere tabidir.
Bir şirketin açıklaması tüm taşıyanları bağlar mı?
Otomatik olarak bağlamaz. Açıklamayı yapanın hangi kişi adına ve hangi yetkiyle hareket ettiği incelenir.
Resmî kaynaklar ve kapsam
Doğrudan dayanak TTK m.1188–1189‘dur. TBMM’nin 6102 sayılı Kanun yayımı resmî kabul metnini içerir; arşiv kaynağı kanunun tamamının güncel konsolide sürümü olarak sunulmamaktadır. Uygulanacak hukuk, temsil ve süre hesabı somut sözleşme ve yazışmalar üzerinden ayrıca değerlendirilir.
Yazar: Av. Halil BAKIRCI — Mersin Barosu, sicil 3472. Son hukuk kontrolü: 28 Ekim 2026.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun fizikî ofisi Mersin’dedir. Türkiye genelindeki hukuki süreçler Mersin merkezli, görev ve yetki kuralları gözetilerek yürütülür. Bu rehber genel bilgilendirmedir; somut davanın sonucunu garanti etmez.
Türkiye genelinde deniz taşımacılığı uyuşmazlıklarının takibi
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu fizikî olarak Mersin’de hizmet verir; Türkiye genelindeki deniz taşımacılığı uyuşmazlıklarında sözleşme, delil ve süre dosyaları incelenebilir. Oyalama iddiasında taşıma belgesi, teslim tutanağı, zarar bildirimi ve muhatap yazışmaları birlikte sunulmalıdır. İletişim ve ön görüşme.
Mersin büro adresi
İhsaniye, 4903. Sk. Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin.
İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul
İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.
İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.