B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Tek Taraflı Sistem Kayıtları Kesin Delil Şartına İtiraz Dilekçesi | HMK 193/2 Word

Tek taraflı sistem kayıtları kesin delil şartına itiraz dilekçesi, sözleşmede yalnız bir tarafın ürettiği elektronik kayıtların münhasır ve aksi ispatlanamaz delil sayıldığı hâllerde HMK m. 193/2’ye dayalı somut itirazı kurar. Bu içerik, sağlayıcının kendi kullanım raporuyla 780.000 TL ek hizmet bedeli istediği; müşterinin ham verilere erişemediği örnek üzerinden geçersizlik ölçütünü, karşı delilleri, veri bütünlüğünü ve indirilebilir Word talebini ayrıntılı biçimde açıklar.

Tek taraflı sistem kayıtları kesin delil şartına itiraz HMK 193 Word dilekçe örneği

Kısa cevap: Tek tarafın sistem kayıtlarını kesin delil sayan şart geçerli midir?

Her sözleşmedeki kayıt şartı kendiliğinden geçersiz değildir. Ancak bir tarafın kendi oluşturduğu, sakladığı ve karşı tarafın erişemediği sistem kayıtlarını münhasır, kesin ve aksi ispatlanamaz delil hâline getiren şart; somut uyuşmazlıkta karşı tarafın ispat hakkını imkânsız kılıyor veya olağanüstü güçleştiriyorsa HMK m. 193/2 gereğince geçersizdir. Mahkeme bu sonucu, şartın adıyla değil gerçek etkisiyle belirler.

Bu yazı ve indirilebilir Word dilekçe, bir lojistik platform sözleşmesinde sağlayıcının sunucu ve veri tabanı kayıtlarının tek ve kesin delil sayıldığı; müşterinin ham kayda, denetim izine veya dışa aktarma aracına erişemediği örnek olay için hazırlanmıştır. Talep, sözleşmenin tamamını ortadan kaldırmak değil, ispat hakkını işlevsiz bırakan delil şartını uygulamamak ve KEP, banka, taşıyıcı GPS, bağımsız platform çıktısı ile özgün logların birlikte incelenmesini sağlamaktır.

Örnek olay: 780.000 TL ek hizmet bedeli ve tek yanlı kullanım raporu

Davacı platform sağlayıcısı, 1–31 Mayıs 2026 döneminde 18.400 ek kullanım olayı oluştuğunu ileri sürerek 780.000 TL hizmet bedeli talep etmektedir. İddianın dayanağı, davacının kendi sisteminden sonradan ürettiği özet rapordur. Sözleşmenin 14.3 maddesinde sağlayıcının her türlü elektronik kayıt, sistem kaydı ve veri tabanı kaydının taraflar arasında münhasır, kesin ve bağlayıcı delil olduğu; müşterinin bunların aksini başka delille ispatlayamayacağı yazılıdır.

Davalı müşteri, hizmetin 12 Mayıs 2026 tarihinde devre dışı bırakıldığını; bunu KEP fesih bildirimi, banka hareketi, bağımsız entegrasyon platformu dışa aktarımı ve API bağlantı kaydıyla ortaya koymaktadır. Buna karşılık ham işlem logu, zaman damgası, kullanıcı oturumları, değişiklik geçmişi ve denetim izi yalnız davacının kontrolündedir. Şart uygulanırsa davalı, hem karşı tarafın tek başına ürettiği raporla bağlı olacak hem de raporun aksini ispatlayacak asıl veriye ulaşamayacaktır.

Delil sözleşmesi nedir, hangi biçimde kurulabilir?

HMK m. 193/1, tarafların kanunda belirli delillerle ispatı öngörülen vakıaların başka delillerle de ispat edilebileceğini kararlaştırabileceklerini düzenler. Aynı hüküm, belirli delillerle ispatı öngörülmeyen vakıaların yalnız belirli delil veya delillerle ispatı konusunda da sözleşme yapılmasına izin verir. Delil sözleşmesi yazılı olmalı veya mahkeme önünde tutanağa geçirilecek imzalı beyanla kurulmalıdır.

Sözleşme metninde “kesin delil”, “münhasır delil”, “tek delil” veya “aksi ispatlanamaz” denmesi, şartın sonucunu gösteren güçlü işaretlerdir. Bununla birlikte yorum yalnız başlığa dayanmaz. Hangi vakıanın hangi kayıtla ispatlanacağı, karşı delilin tamamen dışlanıp dışlanmadığı, kaydın kim tarafından üretildiği ve diğer tarafın veriyi doğrulama imkânı birlikte değerlendirilir.

Genişletici ve sınırlayıcı delil sözleşmesi arasındaki ayrım

Genişletici delil sözleşmesi, kanunun belirli delille ispatını aradığı bir vakıanın başka delillerle de ispatına izin verir. Bu tür şart, kural olarak ispat araçlarını artırır. Sınırlayıcı delil sözleşmesi ise normalde farklı delillerle ispatlanabilecek bir vakıayı yalnız sözleşmede sayılan delillere bağlar. “Yalnız sağlayıcının sistem kayıtları” ifadesi, diğer tüm delilleri dışladığı ölçüde sınırlayıcı niteliktedir.

Sınırlama tek başına otomatik geçersizlik sebebi değildir. Geçerlilik denetiminin merkezi HMK m. 193/2’dir. Mahkeme; tarafların kayıtları eşit biçimde elde edip edemediğine, kayıtların bağımsız biçimde doğrulanıp doğrulanamadığına, veri üzerinde tek taraflı değişiklik yetkisi bulunup bulunmadığına ve karşı delil sunma yolunun gerçekte açık kalıp kalmadığına bakmalıdır.

HMK 193/2 geçersizlik ölçütü: İspatı imkânsız veya fevkalade güç hâle getirme

HMK m. 193/2’nin açık hükmüne göre, taraflardan birinin ispat hakkının kullanımını imkânsız kılan veya fevkalade güçleştiren delil sözleşmeleri geçersizdir. Kanun, geçersizlik için ayrıca kötü niyet, hile veya kayıtların gerçekten değiştirilmiş olduğunun ispatını aramaz. Belirleyici olan, delil şartının kurduğu ispat düzeninin bir tarafın ispat hakkına etkisidir.

Örnek olayda hizmet kullanımını doğuran ham veri yalnız davacının sunucusundadır. Davalıya yönetici erişimi, düzenli dışa aktarma, salt okunur arşiv veya bağımsız yedek verilmemiştir. Davacı kendi özet raporunu tek ve kesin delil saydırırken davalının KEP, banka, GPS ve üçüncü taraf entegrasyon kayıtlarını dışlamaktadır. Bu birleşik etki, karşı ispatı teorik bir ihtimal olmaktan da çıkarıp fiilen imkânsız veya fevkalade güç hâle getirir.

Geçersizlik incelemesi neden somut yapılmalıdır?

Aynı kayıt şartı farklı sözleşme ilişkilerinde farklı sonuç doğurabilir. İki tarafın aynı sisteme eş düzeyde eriştiği, her işlem için değiştirilemez zaman damgası bulunduğu, ham verinin düzenli olarak iki tarafa da gönderildiği ve bağımsız denetim izi tutulduğu bir düzende ispat hakkı tümüyle ortadan kalkmayabilir. Buna karşılık veriyi yalnız bir tarafın ürettiği, sakladığı, yorumladığı ve seçerek raporladığı düzende aynı ifade ağır bir ispat engeli yaratır.

Dilekçe bu nedenle soyut biçimde “tek taraflı kayıt şartları geçersizdir” dememelidir. Erişim yetkisi, veri dışa aktarma imkânı, saklama süresi, değişiklik yetkisi, olay anındaki yedek, denetim izi, raporu üreten yazılım ve bağımsız doğrulama kanalları tek tek açıklanmalıdır. HMK m. 193/2 denetimi, sözleşme cümlesi ile teknik gerçekliğin birlikte incelenmesini gerektirir.

Hukuki dinlenilme ve ispat hakkı neden önemlidir?

HMK m. 27/2 hukuki dinlenilme hakkının; yargılamaya ilişkin bilgi sahibi olmayı, açıklama ve ispat hakkını ve mahkemenin açıklamaları dikkate alarak kararını somut ve açık biçimde gerekçelendirmesini kapsadığını belirtir. Tarafın elindeki bağımsız delillerin sözleşme şartıyla peşinen dışlanması, açıklama yapabilmesini görünüşte bırakıp ispat hakkını sonuçsuz hâle getirebilir.

Mahkeme, HMK m. 193/2 itirazını karara bağlarken yalnız “sözleşme serbestisi” ifadesiyle yetinemez. Davalının hangi veriye erişemediği, sözleşme şartının hangi delilleri dışladığı ve ispatın neden imkânsız veya fevkalade güç olduğu tartışılmalıdır. Dilekçede bu unsurlar dosyadaki belge ve teknik kayıtlarla ilişkilendirilmelidir.

Delil sözleşmesi ile ispat yükü aynı şey değildir

HMK m. 190/1, kanunda özel bir düzenleme yoksa ispat yükünü iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan lehine hak çıkaran tarafa verir. Delil sözleşmesi ise bir vakıanın hangi araçlarla ispatlanacağını düzenler. Davacının ek hizmet bedeli talebinde, ek kullanım olaylarının gerçekleştiğini ve alacağın doğduğunu ispat yükü kural olarak bu vakıalardan lehine sonuç çıkaran davacıdadır.

Sözleşmede davacı kayıtlarının kesin delil sayılması, ispat yükünü açıkça karşı tarafa aktaran ayrı bir düzenleme değilse bile davacının kendi kaydıyla yükünü tamamladığı ve davalının karşı delil sunamadığı bir sonuç yaratabilir. HMK m. 193/2 denetimi tam da bu fiilî sonucun ispat hakkını ortadan kaldırıp kaldırmadığı üzerinde yapılmalıdır. Dilekçede ispat yükü ile delil aracının etkisi birbirine karıştırılmamalıdır.

Delil sözleşmesi; ikrar, sulh, yetki ve tahkim şartından farklıdır

Delil sözleşmesi, bir vakıanın doğru olduğunun peşinen kabulü anlamına gelen ikrar değildir. Tarafların uyuşmazlığı karşılıklı ödünlerle sona erdirdiği sulh sözleşmesi de değildir. Yetki şartı hangi yer mahkemesinin görev yapacağını, tahkim şartı ise uyuşmazlığın devlet mahkemesi yerine hakem önünde görülüp görülmeyeceğini düzenler. Bu kurumların geçerlilik koşulları ve sonuçları farklıdır.

“Sağlayıcı kayıtları kesin delildir” cümlesi, tarafın alacağı kabul ettiği veya savunmadan vazgeçtiği biçiminde genişletilmemelidir. Somut şart yalnız ispat araçlarını sınırlıyorsa HMK m. 193 çerçevesinde incelenir. Metinde ayrıca borç ikrarı, sulh veya feragat anlamı doğuracak bağımsız ve açık bir beyan bulunup bulunmadığı dosyaya göre ayrıca değerlendirilir.

Tek tarafın sistem kaydı HMK 199 kapsamında belge olabilir mi?

HMK m. 199’a göre uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı ile elektronik ortamdaki veriler ve benzeri bilgi taşıyıcıları belgedir. Bu nedenle sunucu logu, veri tabanı çıktısı veya kullanım raporu, içeriği ve kaynağına göre belge niteliği taşıyabilir.

Belge niteliği ile kesin ve tartışılmaz ispat gücü aynı değildir. Bir verinin HMK m. 199 kapsamında dosyaya girebilmesi, onu üreten tarafın yorumunu kendiliğinden doğru yapmaz. Geçerli bir münhasır delil sözleşmesi bulunmadığında hâkim, kanuni istisnalar dışında HMK m. 198 uyarınca delilleri serbestçe değerlendirir. Üretim yöntemi, bütünlük, zaman bilgisi, değişiklik geçmişi ve karşı kayıtlarla uyum incelenir.

Sistem kaydında özgünlük ve veri bütünlüğü nasıl araştırılır?

Özet Excel veya PDF raporu, ham sistem verisinin tamamı değildir. İnceleme için mümkünse özgün dosya biçimi, alan adları, olay kimlikleri, oluşturulma ve değiştirilme zamanları, kullanıcı hesapları, IP bilgileri, API çağrı kayıtları, hata logları, yedek politikası ve denetim izi istenmelidir. Sonradan hazırlanmış çıktı ile olay tarihinde otomatik oluşmuş kayıt ayrılmalıdır.

Hash değeri, elektronik imza veya güvenilir zaman damgası varsa hangi dosyaya ve hangi tarihte uygulandığı açıklanmalıdır. Bunların bulunmaması kaydı her durumda değersiz kılmaz; ancak tek başına üreten tarafın kontrolündeki verinin doğrulanabilirliğini etkiler. Bilirkişinin yalnız özet raporu değil, erişim yetkileri ve değişiklik geçmişiyle birlikte ham veri yapısını incelemesi talep edilmelidir.

Hangi bağımsız karşı deliller toplanmalıdır?

KEP üzerinden gönderilen hizmet kapatma veya fesih bildirimi, bildirimin teslim ve okuma kayıtlarıyla birlikte dosyaya alınmalıdır. Banka hareketleri, kapatma tarihinden sonraki otomatik tahsilat veya iade işlemlerini gösterebilir. Taşıyıcı GPS ve sefer kayıtları, iddia edilen kullanım olaylarının fiziksel hizmetle eşleşip eşleşmediğini ortaya koyabilir. Bağımsız entegrasyon platformunun dışa aktarımı ise API bağlantısının kesildiği zamanı doğrulayabilir.

Her delil belirli vakıayla eşleştirilmelidir. Örneğin KEP kaydı 12 Mayıs 2026’daki kapatma bildiriminin davacıya ulaştığını; API logu bu tarihten sonra bağlantı kurulmadığını; banka kaydı hizmet karşılığı düzenli ödemenin durduğunu; GPS verisi rapordaki belirli kullanım olaylarının taşıma hareketiyle örtüşmediğini göstermek içindir. Genel “her türlü delil” listesi HMK m. 194’teki somutlaştırma yükünü karşılamaz.

Davacının elindeki ham kayıtlar nasıl getirtilir?

HMK m. 195, tarafların elinde bulunmayan ve incelenmesine karar verilen delillerin mahkemece ilgili resmî makam, merci veya üçüncü kişiden getirtilmesini düzenler. Karşı tarafın elindeki belge bakımından HMK m. 219 ve devamındaki ibraz hükümleri de somut duruma göre gündeme gelir. Talep, “tüm kayıtlar” şeklinde sınırsız bırakılmamalı; dönem, kullanıcı hesabı, olay türü ve teknik alanlar belirtilmelidir.

Örnek olayda 1–31 Mayıs 2026 tarihleri, sözleşmedeki müşteri hesabı, 18.400 olduğu ileri sürülen olayların benzersiz kimlikleri, bunlara ait ham loglar, değişiklik geçmişi, kullanıcı yetki listesi ve yedeklerden geri yükleme kayıtları istenebilir. Veri üçüncü taraf bulut sağlayıcısında tutuluyorsa sağlayıcının unvanı ve saklama düzeni açıklanır. Delilin kaybolma riski varsa gecikmeksizin koruma ve ibraz işlemi talep edilir.

Bilirkişi incelemesinin sınırı nasıl kurulmalıdır?

HMK m. 266 uyarınca çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşüne başvurulabilir. Delil sözleşmesinin HMK m. 193/2 karşısındaki geçerliliği hukuki değerlendirmedir ve hâkime aittir. Bilirkişiye “şart geçerli midir?” sorusu yöneltilmez; sistemin teknik işleyişi, kayıt üretimi, erişim yetkileri ve veri bütünlüğü sorulur.

İnceleme konusu; rapordaki 18.400 olayın ham loglarda karşılığı bulunup bulunmadığı, olayların sonradan eklenip değiştirilip değiştirilmediği, 12 Mayıs sonrası API çağrılarının kaynağı, yetkili kullanıcılar, denetim izinin kesintisizliği ve bağımsız kayıtlarla zaman eşleşmesi olarak belirlenebilir. Bilirkişiye salt davacının hazırladığı özet tablo verilmesi yeterli olmaz.

Mahkemeden hangi kararlar açıkça istenmelidir?

Birinci olarak sözleşmenin 14.3 maddesinin somut uyuşmazlıkta davalının ispat hakkını imkânsız kıldığı veya fevkalade güçleştirdiği için HMK m. 193/2 uyarınca geçersiz olduğunun ve davalı aleyhine uygulanamayacağının kabulü istenir. İkinci olarak davacı sistem kayıtlarına münhasır ve kesin delil etkisi verilmemesi talep edilir. Bu talep, kaydın dosyadan tamamen çıkarılması anlamına gelmez.

Üçüncü olarak KEP, banka, GPS ve bağımsız platform kayıtlarının toplanması; davacıdan ham log, denetim izi, kullanıcı yetkisi ve değişiklik geçmişinin ibrazı istenir. Dördüncü olarak teknik inceleme gerekiyorsa konusu sınırlanmış bilirkişi incelemesi talep edilir. Son aşamada tüm delillerin HMK m. 198 uyarınca birlikte değerlendirilmesi ve yalnız tek taraflı özet rapora dayanılarak hüküm kurulmaması istenir.

İtiraz ne zaman ileri sürülmelidir?

Delil sözleşmesine dayanan taraf, şartı dava veya cevap dilekçesinde ileri sürebilir; karşı taraf da ilk mümkün usul aşamasında şartın kapsamına ve HMK m. 193/2 uyarınca geçersizliğine ilişkin somut itirazını açıklamalıdır. Deliller kural olarak dilekçeler aşamasında gösterilir. İtirazın geciktirilmesi, delillerin saklama süresinin dolması ve somutlaştırma eksikliği riskini artırır.

Karşı taraf şartı sonradan ileri sürmüş veya ham kayıt dava sırasında oluşturulmuşsa bu gelişme tarih ve evrak numarasıyla açıklanır. Sonradan delil sunma ihtiyacında HMK m. 145 koşulları ayrıca değerlendirilir. Bu Word örneği, davacının dava dilekçesinde delil şartına ve kendi sistem raporuna dayandığı; davalının cevap süresi içinde itiraz ettiği senaryoya göre düzenlenmiştir.

Dilekçeye hangi belgeler eklenmelidir?

İmzalı sözleşmenin delil şartını içeren sayfası ve bütünlüğü gösteren ilgili bölümleri, davacının sunduğu kullanım raporu, KEP gönderi–teslim delilleri, banka kayıtları, bağımsız platform dışa aktarımı, API bağlantı kesme kaydı, erişim yetkisi ekranları ve daha önce yapılan ham veri talepleri eklenir. Belgenin hangi vakıa için sunulduğu ek listesinde de gösterilir.

Teknik çıktıların ekran görüntüsüyle sınırlı kalınmamalıdır. Dosya adı, oluşturulma tarihi, kaynağı ve varsa hash değeri yazılmalıdır. Üçüncü kişiden getirilecek kayıtlar için kurumun unvanı, adresi, hesap veya araç tanımlayıcısı ve dar tarih aralığı belirtilir. Gerçek dosyada bulunmayan bir kayıt varmış gibi anlatılmamalı; yalnız mevcut veya getirtilmesi mümkün deliller kullanılmalıdır.

Sık yapılan hatalar

En önemli hata, bütün tek taraflı kayıt şartlarının hiçbir inceleme yapılmadan geçersiz olduğunu ileri sürmektir. İkinci hata, HMK m. 193/2’deki sonucu göstermek yerine yalnız sözleşmenin adaletsiz olduğunu söylemektir. Üçüncü hata, veri erişimi ve doğrulama engellerini somutlaştırmamaktır. Dördüncü hata, davacı raporunun belge niteliği ile kesin delil etkisini birbirine karıştırmaktır.

Diğer hatalar; ispat yükü ile delil sözleşmesini aynı kurum saymak, bilirkişiden hukuki geçerlilik görüşü istemek, ham veri yerine yalnız PDF özeti inceletmek, karşı delilleri belirli vakıalarla eşleştirmemek, saklama süresi kısa loglar için koruma talep etmemek ve sözleşmenin tümünün geçersizliği sonucunu gerekçesiz istemektir. İtiraz, yalnız uyuşmazlığa etkili delil şartına ve teknik gerçekliğe odaklanmalıdır.

Word dilekçe nasıl uyarlanmalıdır?

Word dosyasındaki mahkeme, esas numarası, taraf ve vekil bilgileri gerçek dosyaya göre doldurulur. Sözleşme tarihi, madde numarası ve delil şartı dosyadaki metinden aynen aktarılır. Davacının talep ettiği bedel, rapor dönemi ve olay sayısı değiştirilir. Davalının sisteme hangi tarihe kadar ne düzeyde erişebildiği, dışa aktarma ve denetim imkânı bulunup bulunmadığı belgeleriyle yazılır.

Köşeli parantezli alanlar ve doldurma kontrolü mahkemeye sunulacak nüshadan çıkarılır. KEP, banka, GPS veya bağımsız platform kaydı gerçek dosyada yoksa delil listesinde bırakılmaz. Talepler, somut teknik mimariye göre uyarlanır; örneğin değişiklik geçmişi tutulmayan sistem için var olmayan kayıt kesin biçimde istenmez. Son nüsha eklerle karşılaştırıldıktan sonra imzalanır.

İlgili site içi yazılar

Genel çerçeve için HMK 193 delil sözleşmesi rehberi, kanunda sayılmayan deliller için HMK 192 delil serbestisi rehberi, vakıa–delil eşleştirmesi için HMK 194 somutlaştırma yükü rehberi ve başka yerdeki kayıtlar için HMK 195 delil getirtme rehberi incelenebilir.

Elektronik ticari kayıtların somut örnekleri bakımından e-faturanın ispat gücü ve cari hesap ekstresinin ispat gücü yazıları yararlıdır. Delillerin birlikte değerlendirilmesi için HMK 198 serbest delil değerlendirmesi rehberi kullanılabilir.

Resmî mevzuat bağlantıları

Tek taraflı kesin delil şartına itiraz Word indir

Tek taraflı sistem kayıtları kesin delil şartına itiraz HMK 193 Word (.docx) indir

Sık sorulan sorular

Tek tarafın sistem kaydı her durumda geçersiz midir?

Hayır. Kayıt belge olabilir. Geçersizlik, delil şartının somut olayda diğer tarafın ispat hakkını imkânsız veya fevkalade güç hâle getirmesiyle ilgilidir.

HMK 193/2 hangi sonucu düzenler?

İspat hakkının kullanımını imkânsız kılan veya fevkalade güçleştiren delil sözleşmesinin geçersiz olduğunu düzenler.

Sistem kaydı HMK 199 kapsamında belge sayılır mı?

Uyuşmazlık vakıasını ispata elverişli elektronik veri HMK m. 199 kapsamında belge olabilir; bu nitelik kaydı kendiliğinden kesin delil yapmaz.

Sözleşmede “kesin delil” yazması tek başına yeterli midir?

Hayır. Şartın geçerliliği, biçimi, kapsamı ve HMK m. 193/2 bakımından ispat hakkına somut etkisi incelenir.

Davacı kendi raporuyla ispat yükünü tamamlamış sayılır mı?

Bu sonuç otomatik değildir. Raporun kaynağı, bütünlüğü, dayanak ham verisi, geçerli delil sözleşmesi ve karşı deliller birlikte değerlendirilir.

Ham log kayıtları mahkemeden istenebilir mi?

Evet. Dönem, hesap, olay kimliği ve teknik alanlar somutlaştırılarak ibraz veya getirtilme talep edilebilir.

Bilirkişi delil şartının geçerliliğine karar verebilir mi?

Hayır. Geçerlilik hukuki konudur. Bilirkişi sistemin işleyişi, kayıt üretimi, erişim yetkileri ve veri bütünlüğü hakkında teknik inceleme yapabilir.

KEP ve banka kayıtları neden önemlidir?

Tek taraflı sistem raporundan bağımsız kaynaklardır; hizmetin kapatılması, bildirimin ulaşması veya ödeme akışı gibi belirli vakıaları doğrulayabilir.

Sözleşmenin tamamının geçersizliği mi istenir?

Bu örnekte hayır. Talep, ispat hakkını ortadan kaldıran delil şartının somut uyuşmazlıkta geçersiz ve uygulanamaz sayılmasıdır.

Word dilekçedeki örnek rakamlar kullanılabilir mi?

Yalnız gerçek dosyayla aynıysa kullanılmalıdır. Bedel, dönem, olay sayısı, madde numarası ve teknik kayıtlar mutlaka dosyaya göre değiştirilmelidir.

Yazar ve kapsam

Avukat Halil Bakırcı tarafından HMK m. 27, 193 ve 199 kapsamındaki ispat hakkı ile delil sözleşmesi sınırları hakkında hazırlanmıştır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun fizikî ofisi Mersin’dedir; Türkiye genelindeki dosya ve hukuki süreçler Mersin merkezli olarak yönetilir. Metin bilgilendirme amaçlıdır. Word örneği, yalnız sağlayıcının kontrolündeki sistem kayıtlarının kesin ve münhasır delil sayıldığı örnek olaya göre hazırlanmış olup gerçek sözleşme, teknik mimari, süre ve delillere göre uyarlanmalıdır.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp