B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Belirsiz Delil Listesine İtiraz ve Vakıa-Delil Eşleştirme Dilekçesi | HMK 194 Word

Belirsiz delil listesine itiraz ve vakıa–delil eşleştirme dilekçesi, karşı tarafın “her türlü yasal delil” biçimindeki genel listesinin hangi çekişmeli olguya dayandığı anlaşılamadığında HMK m. 194/2 ve m. 31 uyarınca açıklama istemek için hazırlanmıştır. İçerikte 38 faturaya dayalı 1.250.000 TL hizmet alacağı örneği, ön inceleme işlemleri, iki haftalık belge süresi ve düzenlenebilir Word dilekçe yer almaktadır.

Belirsiz delil listesine itiraz vakıa delil eşleştirme HMK 194 Word dilekçe

Kısa cevap: “Her türlü yasal delil” yazılması yeterli midir?

Hayır. HMK m. 194/2, tarafların dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmelerini zorunlu kılar. Dilekçeye yalnız “tanık, bilirkişi, banka kayıtları, ticari defterler ve her türlü yasal delil” yazılması; bu araçların hangi tarihli işlem, hangi teslim, hangi ödeme veya hangi sözleşme ihlali için gösterildiğini açıklamıyorsa vakıa–delil eşleştirmesi değildir.

Bu yazı ve Word dilekçe, davacının 1.250.000 TL hizmet alacağı istediği ancak 38 faturadan hangisinin hangi hizmete, teslim kaydına ve banka hareketine dayandığını belirtmeden genel bir delil listesi sunduğu örnek olay için hazırlanmıştır. Talep, karşı tarafın yeni vakıa veya yeni delil ileri sürmesine izin verilmesi değil; zamanında ileri sürdüğü vakıa ve deliller arasındaki bağın HMK m. 194/2 ve m. 31 kapsamında açıklattırılması, uyuşmazlığın ön incelemede belirlenmesi ve savunma hakkının korunmasıdır.

Örnek olay: 38 fatura için tek satırlık delil listesi

Davacı, Ocak–Haziran 2026 döneminde danışmanlık hizmeti sunduğunu, 38 faturadan toplam 1.250.000 TL alacak kaldığını ileri sürmüştür. Dava dilekçesinde hizmetlerin tarihini, sipariş numarasını, teslim veya kabul işlemini her fatura bakımından ayrı göstermemiş; deliller bölümünde yalnız “sözleşme, faturalar, ticari defterler, banka kayıtları, e-posta, tanık, bilirkişi, keşif, yemin ve her türlü yasal delil” demiştir.

Davalı; bazı faturaların başka projelere ait olduğunu, bazı hizmetlerin kabul edilmediğini ve iki faturanın banka yoluyla ödendiğini savunmaktadır. Hangi faturanın hangi e-posta, teslim belgesi, defter kaydı veya tanık anlatımıyla ispatlanacağı bilinmeden etkili cevap ve karşı delil hazırlanamaz. Dilekçe bu belirsizliğin ön inceleme tamamlanmadan giderilmesini ister.

HMK 194 somutlaştırma yükünü nasıl düzenler?

HMK m. 194/1, tarafların dayandıkları vakıaları ispata elverişli biçimde somutlaştırmaları gerektiğini düzenler. İkinci fıkra, tarafların dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmelerini zorunlu kılar. Kural hem davacı hem davalı için geçerlidir; ispat yükünün hangi tarafta olduğundan bağımsız olarak usulüne uygun delil sunumunu sağlar.

Somutlaştırma; iddianın veya savunmanın zamanını, yerini, taraflarını, işlem veya belge numarasını ve hukuki sonuç bakımından ayırt edici maddi olguları belirtmektir. Eşleştirme ise bu vakıalardan her birinin hangi delille doğrulanacağını göstermektir. “Alacak vardır; faturalar ve tüm deliller” ifadesi, 38 ayrı işlem arasındaki bağı kurmaz.

Dava dilekçesinde vakıa–delil bağı HMK 119’da da zorunludur

HMK m. 119/1-e, davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini; m. 119/1-f ise iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceğini dava dilekçesinde arar. Bu düzenleme HMK m. 194/2 ile aynı yöndedir. Davacı, toplu bir delil havuzu oluşturmak yerine delili ispat edeceği vakıayla bağlamalıdır.

HMK m. 119/2’de bir haftalık kesin süreye bağlanan eksiklikler sınırlı sayılmış; m. 119/1-f bu gruba dâhil edilmemiştir. Bu nedenle her belirsiz delil listesi için otomatik olarak “bir haftalık kesin süre ve dava açılmamış sayılma” sonucu kurulamaz. Word örneği bu sonucu talep etmez; mahkemenin HMK m. 31 uyarınca açıklama yaptırmasını ve usul sürelerinin korunmasını ister.

Aynı yük cevap dilekçesi bakımından da geçerlidir

HMK m. 129/1-d, savunmanın dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini; m. 129/1-e ise ileri sürülen her vakıanın hangi delillerle ispat edileceğini cevap dilekçesinde zorunlu tutar. Dolayısıyla belirsiz delil listesine itiraz yalnız davalı tarafından yapılmaz; davacı da genel ve eşleştirilmemiş savunma delillerinin açıklattırılmasını isteyebilir.

Cevap dilekçesindeki her eksikliğin HMK m. 130’daki bir haftalık süre ve cevap verilmemiş sayılma sonucuna bağlanması doğru değildir. HMK m. 130 yalnız saydığı bentler bakımından bu sonucu düzenler; m. 129/1-e bunlar arasında değildir. Talep, kanunda bulunmayan otomatik yaptırım üretmemeli; somutlaştırma ve delil sunma sürelerinin sonuçları ayrı değerlendirilmelidir.

Hâkimin davayı aydınlatma ödevi nasıl kullanılır?

HMK m. 31, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda hâkimin maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında taraflara açıklama yaptırabileceğini, soru sorabileceğini ve delil gösterilmesini isteyebileceğini düzenler. Otuz sekiz faturanın hangi hizmet ve delille bağlantılı olduğunun anlaşılamaması, açıklama talebini somutlaştıran bir belirsizliktir.

Aydınlatma ödevi taraf yerine yeni vakıa oluşturma veya süresi geçmiş yeni delil toplama aracı değildir. Mahkeme, ileri sürülmüş vakıanın ne olduğunun ve zamanında gösterilmiş delilin hangi vakıaya bağlandığının açıklanmasını ister. Dilekçede bu sınır açıkça korunmalı; karşı tarafa iddiasını genişletme fırsatı verilmesi değil, mevcut beyanının anlaşılır hâle getirilmesi talep edilmelidir.

Ön incelemede uyuşmazlık konuları neden tek tek belirlenmelidir?

HMK m. 140/1 uyarınca hâkim, tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tek tek tespit eder. Aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre anlaşmazlık konuları tutanakla belirlenir ve tahkikat bu tutanak esas alınarak yürütülür. Vakıa ve delil bağı belirsizken sağlıklı bir ön inceleme tutanağı kurulamaz.

Örnek olayda her fatura bakımından hizmetin verilip verilmediği, kabul, muacceliyet, ödeme ve mahsup durumları ayrı uyuşmazlık başlıkları olabilir. Mahkemeden, davacı açıklamasından sonra bu başlıkların ön inceleme tutanağına ayrı ayrı yazılması istenir. Böylece tahkikatın kapsamı geniş ve belirsiz bir “alacak” ifadesine bırakılmaz.

HMK 140/5 hangi eksiklik için kesin süre öngörür?

HMK m. 140/5, taraflara dilekçelerinde gösterdikleri ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirilecek belgelerin getirtilmesi için gereken açıklamayı yapmaları amacıyla iki haftalık kesin süre verilmesini düzenler. Bu süre içinde gerekenler tam olarak yerine getirilmezse o delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılmasına karar verilir.

Bu hüküm, hiç gösterilmemiş yeni deliller için genel bir ek süre değildir. Ayrıca vakıa–delil eşleştirmesi eksikliği ile belgenin sunulmaması aynı sorun değildir. Word dilekçede iki talep ayrılır: önce mevcut vakıa ve delillerin eşleştirilmesi; ardından dilekçede gösterilmiş fakat sunulmamış belirli belgeler için HMK m. 140/5 işleminin uygulanması.

Davacının elindeki ve başka yerdeki belgeler nasıl belirtilmelidir?

HMK m. 121, dava dilekçesinde gösterilen ve davacının elinde bulunan belgelerin örneklerinin dilekçeye eklenmesini; başka yerlerden getirilecek belge ve dosyalar için bunların bulunmasını sağlayacak açıklamanın dilekçede yer almasını zorunlu kılar. “Banka kayıtları” denmesi; banka adı, hesap, işlem dönemi ve ilgili vakıa belirtilmiyorsa getirtilmeye elverişli değildir.

Davalı bakımından HMK m. 129/2, m. 121’in uygulanacağını belirtir. Dilekçede belirsiz kayıt talebinin neden karşılanamayacağı açıklanır ve makul tanımlayıcılar istenir: banka ve hesap, tarih aralığı, fatura numarası, sözleşme projesi, e-posta hesabı veya dosya adı. Talep ölçülü ve uyuşmazlıkla bağlantılı olmalıdır.

Belirsiz liste savunma hakkını nasıl etkiler?

Taraf, karşısındaki iddianın hangi maddi olgulara ve hangi kanıtlara dayandığını bilmeden etkili inkâr, kabul veya karşı delil stratejisi kuramaz. Örneğin 12 numaralı faturanın hizmet kabul e-postasına mı, defter kaydına mı yoksa tanığa mı dayandığı bilinmiyorsa davalı ilgili çalışanın görev kaydını, ödeme dekontunu veya yazışma dizisini hedefleyemez.

İtirazın amacı delilin peşinen reddi değildir. Mahkemenin hangi delili hangi çekişmeli vakıa için toplayacağını belirlemek, ilgisiz incelemeyi önlemek ve her iki tarafın açıklama–ispat hakkını kullanılabilir kılmaktır. Bu çerçeve usul ekonomisine de hizmet eder; bilirkişi veya kurum müzekkeresi belirsiz bir alan yerine somut soruna yönelir.

Vakıa–delil eşleştirme tablosu nasıl hazırlanır?

Pratik tabloda her satırda vakıa numarası, kısa vakıa, tarih/dönem, tutar, delilin adı, delilin bulunduğu yer ve ispat amacı bulunmalıdır. Örneğin V-3: “15 Mart 2026 tarihli 8 numaralı faturaya konu raporun teslimi”; D-4: “15 Mart 2026 tarihli KEP teslim kaydı”; amaç: raporun davalıya ulaştığını göstermek. Aynı delil birden çok vakıaya dayanıyorsa her bağ ayrı yazılır.

Tanık delilinde kişinin adı ve adresine ek olarak hangi somut vakıa hakkında dinleneceği belirtilmelidir. Bilirkişi bir vakıanın yerine geçmez; teknik veya özel bilgi gerektiren çekişmeli hususu inceler. “Bilirkişi incelemesiyle alacağın ispatı” gibi genel ifade yerine incelemenin hangi kayıt ve hesaplama uyuşmazlığına ilişkin olduğu açıklanmalıdır.

Açıklama ile yeni vakıa veya yeni delil arasındaki sınır

Mevcut faturanın hangi teslim belgesiyle bağlantılı olduğunun açıklanması ile daha önce hiç ileri sürülmemiş başka bir hizmet döneminin davaya eklenmesi aynı değildir. Birincisi belirsizliği giderebilir; ikincisi iddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi sonucunu doğurabilir. HMK m. 141’deki sınırlamalar ve karşı tarafın açık muvafakati ile ıslah hükümleri ayrıca değerlendirilir.

Aynı şekilde dilekçede zamanında gösterilmiş banka kaydının hesap ve döneminin belirtilmesi ile süre geçtikten sonra ilk kez yeni bir tanığa dayanılması farklıdır. HMK m. 145, sonradan delil göstermeye ancak yargılamayı geciktirme amacı yoksa veya süresinde gösterememe ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa izin verilebileceğini düzenler. Açıklama talebi bu koşulları etkisizleştirmez.

Mahkemeden istenecek somut işlemler

Birinci olarak davacının 38 faturaya ilişkin iddia vakıalarını fatura, tarih, proje, hizmet, teslim/kabul ve ödeme durumu bakımından ayrı numaralarla açıklaması istenir. İkinci olarak her delilin hangi numaralı vakıayı ispat için gösterildiğinin tabloyla bildirilmesi talep edilir. Üçüncü olarak başka yerden getirilecek belgeler için kurum ve kayıt tanımlayıcılarının yazılması istenir.

Dördüncü olarak dilekçede gösterilmiş fakat sunulmamış belgeler varsa HMK m. 140/5 uyarınca iki haftalık kesin süre ve kanuni sonucun uygulanması talep edilir. Beşinci olarak açıklamaların ardından çekişmeli hususların HMK m. 140 uyarınca ön inceleme tutanağında tek tek belirlenmesi istenir. Talep, yeni vakıa veya delil sunma süresi verilmesi biçiminde kurulmaz.

İtiraz hangi aşamada yapılmalıdır?

Belirsizliği gören taraf, cevabını veya ikinci dilekçesini süresinde vermeli; karşı tarafın genel listesini bekleme gerekçesiyle kendi savunma ve delil sürelerini kaçırmamalıdır. İtiraz mümkünse cevap veya cevaba cevap dilekçesinde, en geç ön inceleme tamamlanmadan açıkça ileri sürülmelidir. Ön inceleme tutanağı kurulurken çekişmeli vakıalar ve açıklama talebi tutanağa geçirilir.

Tahkikat başladıktan sonra eksiklik fark edilirse yine somut itiraz yapılabilir; fakat iddia–savunmayı genişletme ve delil gösterme yasakları saklıdır. Taraf, mahkemenin aydınlatma ödevine güvenerek kendi somutlaştırma yükünü erteleyemez. Word örneği, cevap dilekçesi verilmiş ve ilk ön inceleme duruşması henüz yapılmamış dosyaya göre hazırlanmıştır.

Sık yapılan hatalar

En sık hata, belirsiz delil listesinin bütün delillerinin derhâl reddini istemektir. HMK m. 194/2 ihlalinin sonucu, dosyanın aşaması, dilekçenin içeriği ve süre kurallarıyla birlikte değerlendirilir. İkinci hata, HMK m. 119/2 veya m. 130’da sayılmayan bir eksiklik için otomatik dava açılmamış ya da cevap verilmemiş sayılma yaptırımı istemektir.

Diğer hatalar; açıklama talebi altında karşı tarafa yeni vakıa ve delil sunma fırsatı verilmesini istemek, kendi cevap süresini kaçırmak, hangi fatura veya vakıanın belirsiz olduğunu göstermemek, “her türlü delil” ifadesine karşı aynı ölçüde belirsiz itiraz etmek ve HMK m. 140/5’teki iki haftalık süreyi hiç gösterilmemiş deliller için genel süre sanmaktır.

Word dilekçe nasıl doldurulur?

Word dosyasındaki mahkeme, esas numarası, taraf ve vekil alanları doldurulur. Dava dilekçesinin tebliğ tarihi, belirsiz delil listesinin bulunduğu sayfa ve bent, fatura sayısı, dönem ve tutar gerçek dosyaya göre değiştirilir. En az üç somut belirsizlik örneği yazılır; hangi faturanın hangi hizmet veya delille ilişkilendirilmediği gösterilir.

Köşeli alanlar ve doldurma kontrolü sunulacak nüshadan çıkarılır. Davacı zaten ayrıntılı vakıa–delil tablosu sunmuşsa bu örnek kullanılmaz. Dilekçede olmayan delilin reddi veya süre sonucu talep edilmez. Ön inceleme tarihi yaklaşmışsa dilekçe gecikmeden sunulur ve talebin tutanağa geçirilmesi duruşmada ayrıca istenir.

İlgili site içi yazılar

Temel kavram için HMK 194 somutlaştırma yükü rehberi, dava dilekçesindeki zorunlu unsurlar için HMK 119 dava dilekçesi rehberi ve cevap dilekçesi için HMK 129 cevap dilekçesi rehberi incelenebilir.

Belgelerin eklenmesi için HMK 121 belge sunma rehberi, başka yerdeki kayıtlar için HMK 195 delil getirtme rehberi, geç delil için HMK 145 sonradan delil rehberi ve delil değerlendirmesi için HMK 198 rehberi kullanılabilir.

Resmî mevzuat bağlantıları

Belirsiz delil listesine itiraz Word indir

Vakıa–delil eşleştirme talebi HMK 194 Word (.docx) indir

Sık sorulan sorular

“Her türlü yasal delil” yeterli bir delil listesi midir?

Tek başına yeterli değildir; hangi delilin hangi somut vakıayı ispat için gösterildiği HMK m. 194/2 uyarınca açıklanmalıdır.

HMK 194 yalnız davacıya mı uygulanır?

Hayır. Somutlaştırma ve vakıa–delil eşleştirme yükü her iki taraf için geçerlidir.

Belirsiz liste nedeniyle dava otomatik olarak açılmamış mı sayılır?

Hayır. HMK m. 119/2’deki otomatik sonuç kapsamı sınırlıdır; m. 119/1-f eksikliği bu listede değildir.

Mahkeme açıklama isteyebilir mi?

Evet. HMK m. 31, zorunlu hâllerde belirsiz veya çelişkili hususlar hakkında açıklama yaptırılmasına izin verir.

Açıklama sırasında yeni delil sunulabilir mi?

Açıklama talebi kendiliğinden yeni delil süresi yaratmaz; HMK m. 140/5, 141 ve 145 koşulları ayrıca uygulanır.

HMK 140/5 kesin süresi kaç haftadır?

Dilekçede gösterilmiş fakat sunulmamış belgeyi sunmak veya getirtilmesi için gereken açıklamayı yapmak üzere iki haftadır.

Tanık delili nasıl eşleştirilir?

Tanığın kimliği yanında hangi belirli işlem, görüşme, teslim veya ödeme vakıası hakkında dinleneceği yazılır.

Bilirkişi delili alacağı tek başına ispatlar mı?

Bilirkişi, teknik veya özel bilgi gereken çekişmeli konuyu inceler; eksik vakıa iddiasının yerine geçmez.

İtiraz ne zaman yapılmalıdır?

Taraf kendi dilekçe sürelerini koruyarak, mümkünse dilekçeler aşamasında ve en geç ön inceleme tamamlanmadan itiraz etmelidir.

Mahkemeden doğrudan tüm delillerin reddi istenir mi?

Hayır. Önce somut eksiklik, dosya aşaması ve süre sonucu gösterilir; açıklama ve kanuni sonuçlar ayrı ayrı talep edilir.

Yazar ve kapsam

Avukat Halil Bakırcı tarafından HMK m. 31, 119, 121, 129, 140 ve 194 kapsamında hazırlanmıştır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun fizikî ofisi Mersin’dedir; Türkiye genelindeki dosya ve hukuki süreçler Mersin merkezli olarak yönetilir. Metin bilgilendirme amaçlıdır. Word örneği, genel delil listesi sunulan ve ön inceleme tamamlanmamış örnek olaya göre düzenlenmiş olup gerçek dosyanın aşama, vakıa ve sürelerine göre uyarlanmalıdır.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp