Fotokopi Ödeme Makbuzunun Aslının İbrazı ve Sahtelik İncelemesi Dilekçesi | HMK 208–220 Word
Fotokopi ödeme makbuzunun aslının ibrazı ve sahtelik incelemesi dilekçesi, davalının yalnız fotokopisini sunduğu ödeme ve ibra belgesinin aslının getirtilmesi; yazı ve imza inkârının HMK m. 208–211 sırasıyla incelenmesi; belge sunulmazsa HMK m. 220 sonuçlarının değerlendirilmesi için hazırlanmıştır. Somut örnek 620.000 TL nakit ödeme iddiası, kırpılmış fotokopi ve sonradan ekleme belirtileri üzerinden ilerler.

- Kısa cevap: Fotokopi ödeme makbuzu tek başına borcun ödendiğini ispatlar mı?
- Örnek olay: 620.000 TL nakit ödeme iddiasına dayanak gösterilen kırpılmış fotokopi
- HMK 216 belge aslının istenmesi konusunda ne düzenler?
- Yazı ve imza inkârı HMK 208 uyarınca nasıl ileri sürülür?
- Sahtelik iddiasından sonra belge işleme esas alınabilir mi?
- Fotokopideki ekleme ve koyuluk farkları HMK 207 bakımından neden önemlidir?
- HMK 211 sahtelik incelemesinde hangi sırayı öngörür?
- Karşılaştırma belgeleri nasıl belirlenmelidir?
- Belge aslının muhafazası ve teslim tutanağı nasıl olmalıdır?
- Davalı belge aslını sunmazsa HMK 220 nasıl uygulanır?
- Nakit ödeme iddiası hangi çevre delilleriyle sınanır?
- Bilirkişiye hangi sorular yöneltilmelidir?
- Sonuç ve istem bölümü nasıl kurulmalıdır?
- Dilekçeye hangi belgeler eklenmelidir?
- Sık yapılan hatalar
- Word dilekçe nasıl doldurulur?
- İlgili site içi yazılar
- Sık sorulan sorular
Kısa cevap: Fotokopi ödeme makbuzu tek başına borcun ödendiğini ispatlar mı?
Fotokopi bir belge HMK m. 199 anlamında bilgi taşıyıcısı olabilir; ancak karşı taraf belgenin bütünlüğünü, yazısını veya imzasını açıkça inkâr ettiğinde fotokopi üzerinden asıl belgenin fiziksel özellikleri ve sonradan değişiklik bulunup bulunmadığı güvenilir biçimde incelenemez. HMK m. 216, yalnız örnek sunulduğunda mahkemenin kendiliğinden veya talep üzerine aslın verilmesini isteyebilmesini düzenler. Aslı elinde bulunan taraf, üçüncü kişi veya resmî makam istek üzerine belgeyi mahkemeye vermek zorundadır.
Bu örnekte davalı, 620.000 TL nakit ödemenin yapıldığını ve borcun tamamen sona erdiğini ileri sürerek kenarları kırpılmış bir makbuz fotokopisi sunmuştur. Davacı fotokopideki el yazısı ve imzanın müvekkilinden sadır olmadığını açıkça bildirerek HMK m. 208 uyarınca sahtelik iddiasında bulunmakta; aslın HMK m. 216 kapsamında ibrazını, belgenin HMK m. 209 gereğince inceleme sonuçlanıncaya kadar işleme esas alınmamasını ve asıl sunulursa HMK m. 211 sırasıyla inceleme yapılmasını istemektedir.
Örnek olay: 620.000 TL nakit ödeme iddiasına dayanak gösterilen kırpılmış fotokopi
Davacı yüklenici, davalı taşeronun eksik ve ayıplı işleri nedeniyle 1.480.000 TL bedel iadesi talep etmiştir. Davalı cevap dilekçesine 14 Mart 2025 tarihli olduğu ileri sürülen “Hesap Mutabakatı ve Ödeme Makbuzu” başlıklı tek sayfalık bir fotokopi eklemiştir. Fotokopide davacının 620.000 TL nakit aldığı, tarafların tüm hesapları kapattığı ve karşılıklı ibra verdiği yazmaktadır. Davalı bu metne dayanarak borcun sona erdiğini savunmaktadır.
Sunulan görüntünün sağ ve alt kenarları kesiktir; belge numarası, düzenleme yeri ve ödeme yapan kişi bölümleri görünmemektedir. “Tam ve eksiksiz” ibaresi farklı kalemle yazılmış görünmekte, rakam bölümünde çizgi ve koyuluk değişimi bulunmaktadır. Davacı şirket yetkilisi nakit teslim almadığını, bu içerikte bir belge imzalamadığını ve fotokopide görünen imzanın kendisine ait olmadığını bildirmiştir. Bu çekişme, sıradan bir okunabilirlik itirazı değil; belgenin aslı, bütünlüğü, yazısı ve imzası hakkında somut sahtelik iddiasıdır.
HMK 216 belge aslının istenmesi konusunda ne düzenler?
HMK m. 216/1 uyarınca belgenin yalnız örneği mahkemeye verildiğinde mahkeme kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine aslın verilmesini isteyebilir. İkinci fıkra, aslı elinde bulunduran tarafın, üçüncü kişinin veya resmî makamın istek üzerine belgeyi mahkemeye vermek zorunda olduğunu düzenler. Düzenleme, kopya sunulan her durumda otomatik geçersizlik kurmaz; mahkemeye aslı isteme ve incelemeyi asıl üzerinden yürütme yetkisi verir.
Talep dilekçesinde “belgenin aslı getirtilsin” demekle yetinilmemelidir. Hangi belgenin istendiği; başlığı, ileri sürülen tarihi, tutarı, sayfa sayısı, sunulduğu dilekçenin tarihi ve ek sırası ile belirlenmelidir. Aslın kimde bulunduğu da açıklanmalıdır. Örnekte davalı fotokopiye dayanmış ve aslın kendi arşivinde olduğunu cevap dilekçesinde bildirmiştir. Bu nedenle ibraz yükümlülüğünün muhatabı ve incelenecek belge tereddütsüzdür.
Yazı ve imza inkârı HMK 208 uyarınca nasıl ileri sürülür?
HMK m. 208/1, tarafın kendisi tarafından düzenlendiği ileri sürülen belgedeki yazı veya imzayı inkâr etmek istiyorsa sahtelik iddiasında bulunmasını zorunlu kılar; aksi hâlde belge aleyhine delil olarak kullanılabilir. Bu nedenle “imza bana benzemiyor” veya “belgeyi kabul etmiyorum” biçimindeki belirsiz cümleler yerine, fotokopideki yazı ve imzanın kişiden sadır olmadığı ve belge hakkında sahtelik iddiasında bulunulduğu açıkça yazılmalıdır.
Aynı maddenin ikinci fıkrası, sahtelik ileri sürülen belgenin mahkemeye verildiği tarihin yazılıp mühürlenmesini ve saklanması için gerekli tedbirlerin alınmasını emreder. Asıl belge sonradan sunulursa dosyaya geliş tarihi, fiziksel durumu, zarfı ve teslim eden kişi tutanağa geçirilmelidir. Belge üzerinde inceleme yapılmadan zımba sökülmesi, not düşülmesi veya işaretleme yapılması önlenmeli; bütünlük korunmalıdır.
Sahtelik iddiasından sonra belge işleme esas alınabilir mi?
HMK m. 209/1’e göre adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde bu konuda karar verilinceye kadar o senet herhangi bir işleme esas alınamaz. Örnekteki özel ödeme makbuzu, resmî senet değil adi belge olarak ileri sürülmektedir. Davacı yazı ve imzayı sahtelik iddiasıyla inkâr ettiği için makbuzun gerçekliği öncelikle belirlenmeden “ödeme ve ibra kesinleşti” kabulüyle esasa ilişkin karar kurulması istenemez.
İşleme esas alınmama sonucu, diğer bütün delillerin yok sayılması anlamına gelmez. Banka kayıtları, kasa hareketleri, ticari defterler, ödeme günü olduğu ileri sürülen tarihteki nakit çekim kayıtları ve tarafların sonraki yazışmaları ayrıca incelenebilir. Mahkeme sahtelik sorununu çözerken belgenin tek başına görünümünü değil, bu çevre delilleri de değerlendirir; ancak inkâr edilen adi senedi gerçekliği belirlenmeden kesin dayanak yapmaz.
Fotokopideki ekleme ve koyuluk farkları HMK 207 bakımından neden önemlidir?
HMK m. 207, senetteki çıkıntı, kazıntı veya silinti ayrıca onanmamışsa inkâr hâlinde bunların göz önünde tutulmayacağını; değişiklik senedin geçerliliğine veya anlamına etkiliyse senedin kısmen ya da tamamen hükümsüz sayılabileceğini düzenler. Fotokopide farklı kalem, rakam üzerine müdahale veya sonradan eklenmiş ibare görünümü bulunması, belgenin aslının incelenmesini gerekli kılan somut olgulardır.
Fotokopinin kontrastı, tarama ayarı veya sıkıştırma işlemi gerçek çizgileri değiştirebilir. Bu nedenle yalnız fotokopi görüntüsüne bakılarak kesin biçimde “kazıntı vardır” sonucu kurulmaz. Asıl belgede kâğıt yüzeyi, mürekkep dağılımı, çizgi kesişimleri, baskı ve el yazısı özellikleri teknik araçlarla incelenir. Hukuki sonuç mahkemece belirlenir; bilirkişi yalnız özel veya teknik bilgi gerektiren gözlemlerini açıklar.
HMK 211 sahtelik incelemesinde hangi sırayı öngörür?
HMK m. 211, sahtelik incelemesini kademeli bir sıraya bağlar. Mahkeme önce karşı tarafın açıklamalarını dikkate alır ve yazı veya imzayı inkâr eden tarafı isticvap eder. Gerekirse bu kişiye huzurda yazı yazdırıp imza attırır; elde edilen örnekleri diğer delillerle birlikte değerlendirir. Hâkim bu aşamada kanaate ulaşırsa gerekçesini açıkça göstererek karar verebilir.
Hâkimde kesin kanaat oluşmazsa bilirkişi incelemesine geçilir. İncelemeden önce kişinin karşılaştırmaya elverişli ve uyuşmazlık tarihinden önce düzenlenmiş samimi yazı ve imza örnekleri ilgili yerlerden getirtilir. Banka imza kartonu, noter işlem asılları, resmî kurum başvuruları veya şirketin eski sözleşme asılları örnek olabilir. Bilirkişi mahkemede alınan örneklerle samimi örnekleri ve çekişmeli aslı karşılaştırır.
Karşılaştırma belgeleri nasıl belirlenmelidir?
Karşılaştırma belgesinin kime ait olduğu, tarihi ve kaynağı belli olmalıdır. Uyuşmazlıktan sonra yalnız incelemede kullanılmak üzere üretilen özel örnekler tek başına yeterli görülmemelidir. İnkâr edilen tarihten önceki banka, noter, ticaret sicili veya resmî kurum belgeleri tarafın doğal yazı ve imza alışkanlığını gösterebilir. Talep, “bütün imzalar getirtilsin” gibi sınırsız değil; kurum, tarih aralığı ve belge türü belirtilerek kurulmalıdır.
Şirket adına atıldığı ileri sürülen imzada önce imza sahibinin kimliği belirlenir. Tüzel kişinin soyut biçimde imzası bulunmaz; gerçek kişi temsilcinin imzası ve o tarihteki temsil yetkisi incelenir. Örnekte davacı şirket müdürünün 2024–2025 tarihli banka imza kartonu, iki noter sözleşmesi ve ticaret siciline sunulan imza beyannamesi karşılaştırma kaynağı olarak gösterilmiştir.
Belge aslının muhafazası ve teslim tutanağı nasıl olmalıdır?
Asıl belge mahkemeye ulaştığında kapalı zarf, teslim eden kişi, teslim tarihi, sayfa sayısı ve fiziksel özellikler tutanağa yazılmalıdır. Belgenin ön ve arka yüzü yüksek çözünürlükte renkli taranabilir; ancak tarama asılın yerine geçmez. Asıl üzerinde bulunan zımba izi, kaşe, mühür, kabartma, arkaya geçen mürekkep ve kâğıt dokusu incelemenin parçası olabilir.
Sahtelik iddiası bulunan belgeye dosya kalemi veya taraflarca yeni not, tarih, numara ya da kaşe eklenmemelidir. Bilirkişiye teslim ve iade işlemleri zincirleme tutanakla kayıt altına alınmalıdır. İnceleme sırasında numune alınması veya belge üzerinde fiziksel işlem yapılması gerekiyorsa kapsamı mahkeme kararında belirlenmeli, geri döndürülemez müdahalelerden kaçınılmalıdır.
Davalı belge aslını sunmazsa HMK 220 nasıl uygulanır?
HMK m. 220, tarafın elindeki belgenin ibraz edilmemesinin sonuçlarını düzenler. İstenen belgenin iddianın ispatı için zorunlu ve talebin kanuna uygun olduğuna kanaat getirilirse; karşı taraf belgenin elinde olduğunu ikrar etmişse, talep karşısında susmuşsa, varlığı resmî kayıtla anlaşılmışsa veya başka belgede ikrar edilmişse mahkeme ibraz için kesin süre verir.
Belgeyi elinde bulundurduğunu inkâr eden tarafa, belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu bilmediğine ilişkin yemin teklif edilebilir. İbraz kararı verilen taraf kesin sürede belgeyi sunmaz, kabul edilebilir mazeretini delilleriyle açıklamaz veya teklif edilen yemini kabul ya da icra etmezse mahkeme duruma göre diğer tarafın belgenin içeriğine ilişkin beyanını kabul edebilir. Sonuç otomatik değil, kanundaki şartlara bağlı mahkeme değerlendirmesidir.
Nakit ödeme iddiası hangi çevre delilleriyle sınanır?
620.000 TL tutarında nakit ödeme ileri süren taraf; paranın kaynağını, çekim veya kasa çıkışını, teslim yerini, teslim eden ve alan kişileri ve muhasebe kaydını somutlaştırmalıdır. Banka hesabından aynı gün yüksek tutarlı nakit çekilmesi tek başına teslimi ispatlamaz; fakat diğer delillerle birlikte değerlendirilir. Ticari defter kaydı da dayanak belge ve karşı taraf kayıtlarıyla karşılaştırılır.
Davalının ödeme tarihinden sonra borcu kabul eden e-posta veya KEP iletisi göndermesi, “kalan borç” ifadesi kullanması ya da ödeme planı önermesi makbuz savunmasıyla karşılaştırılır. Davacının aynı tarihte kasa tahsil kaydı bulunup bulunmadığı, makbuz seri numarası düzeni ve şirket içi yetki prosedürü incelenir. Böylece inceleme yalnız imza şekline sıkışmaz; ödeme vakıasının maddi akışı test edilir.
Bilirkişiye hangi sorular yöneltilmelidir?
Bilirkişiden çekişmeli asıl üzerindeki yazı ve imzanın karşılaştırma belgelerindeki kişi eli ürünü olup olmadığı; metin, rakam ve imzanın aynı zamanda ve aynı yazı aracıyla oluşturulup oluşturulmadığı; sonradan ekleme, silinti, kazıntı, kimyasal veya mekanik müdahale belirtisi bulunup bulunmadığı ve sayfa bütünlüğünün korunup korunmadığı sorulabilir. Rapor kullanılan yöntemleri ve karşılaştırma belgelerini tek tek göstermelidir.
Bilirkişiden borcun ödenip ödenmediği, ibranın geçerli olduğu veya davanın reddedilmesi gerektiği yönünde hukuki görüş istenmez. Bu sonuçlar mahkemeye aittir. İnceleme için yalnız düşük çözünürlüklü fotokopi verilmemeli; asıl belgenin incelenip incelenmediği raporda açıkça yazmalıdır. Asıl hiç sunulmamışsa bilirkişi, fotokopi üzerinden hangi teknik değerlendirmelerin yapılamadığını somut biçimde açıklamalıdır.
Sonuç ve istem bölümü nasıl kurulmalıdır?
İlk talep, davalının dayandığı belgenin aslı için HMK m. 216 ve 220 uyarınca kesin süre verilmesidir. Belge; başlık, tarih, tutar ve cevap dilekçesindeki ek numarasıyla tanımlanır. İkinci talep, asıl sunulduğunda geliş tarihi ve fiziksel özelliklerinin tutanağa geçirilmesi, mühürlenerek korunması ve renkli taramasının dosyaya alınmasıdır.
Davacı yazı ve imzanın kendisinden sadır olmadığını açıkça ileri sürdüğünden HMK m. 209 sonucu ayrıca istenir. Asıl sunulursa HMK m. 211’deki isticvap, huzurda örnek alma, samimi karşılaştırma belgelerini getirtme ve gerektiğinde bilirkişi sırası uygulanmalıdır. Asıl sunulmazsa HMK m. 220 koşulları değerlendirilerek fotokopinin ödeme ve ibra vakıasına tek başına dayanak yapılmaması talep edilir.
Dilekçeye hangi belgeler eklenmelidir?
Davalının sunduğu fotokopinin okunaklı kopyası, fotokopinin bulunduğu cevap dilekçesi ve ek listesi, davacının uyuşmazlık öncesi samimi imza örneklerini içeren belgeler, banka ve kasa hareketleri, ticari defter kayıtları, ödeme tarihinden sonraki KEP veya e-posta yazışmaları ve varsa karşı tarafın aslı elinde tuttuğunu bildirdiği beyan eklenmelidir.
Karşılaştırma belgeleri asıl veya yetkili makamca onaylı biçimde istenmelidir. Özel hayatla ilgisiz geniş banka veya noter arşivi talep edilmez; kişi, kurum ve tarih aralığı sınırlandırılır. Delil listesinde her belgenin hangi vakıayı ispatladığı HMK m. 194/2’ye uygun biçimde açıklanır. Ek numaraları, dilekçe metnindeki atıflarla birebir eşleşmelidir.
Sık yapılan hatalar
En önemli hata, yazı veya imzayı reddederken HMK m. 208’deki sahtelik iddiasını açıkça kurmamaktır. Diğer hatalar; belgenin tarih ve ek numarasını belirtmemek, aslın kimde olduğunu açıklamamak, fotokopi görüntüsünden kesin teknik sonuç çıkarmak, HMK m. 209’daki işleme esas alınmama talebini unutmamak ve HMK m. 211 sırasını atlayarak doğrudan bilirkişi istemektir.
Bütün banka ve noter kayıtlarını sınırsız istemek, karşılaştırma belgelerinin aidiyetini açıklamamak, bilirkişiden hukuki geçerlilik görüşü talep etmek, belge aslının korunmasına ilişkin tutanak istememek ve asıl sunulmadığında HMK m. 220 şartlarını ayrı ayrı tartışmamak da dosyayı zayıflatır. Dilekçe, somut belge ve somut ödeme savunması etrafında kurulmalıdır.
Word dilekçe nasıl doldurulur?
Word dosyasındaki mahkeme, esas numarası, taraf, fotokopinin başlığı, ileri sürülen tarih, tutar, cevap dilekçesi ve ek numarası gerçek dosyaya göre doldurulur. “620.000 TL” ve “14 Mart 2025” yalnız örnek olay verileridir. Gerçek belge farklıysa hem açıklamalar hem sonuç ve istem hem de ek listesi değiştirilir. Belge aslı karşı tarafta değilse doğru kişi veya kurum yazılmalıdır.
Sahtelik iddiası yalnız gerçek iradeyi yansıtıyorsa kullanılmalıdır. Yazı veya imza gerçekten ilgili kişiye aitse inkâr edilmez; uyuşmazlık yalnız sonradan eklenen ibare veya tutardaysa itiraz o bölüme açıkça yöneltilir. Köşeli alanlar, kullanılmayan seçenekler ve doldurma kontrolü sunulacak nüshadan çıkarılır; ekler karşılaştırıldıktan sonra dilekçe e-imzalanır.
İlgili site içi yazılar
Belgenin aslı ve saklama usulü için HMK 216 belge aslının iadesi dilekçesi, belgenin bulunduğu yerde incelenmesi için HMK 218 yerinde inceleme dilekçesi, ibraz etmemenin sonuçları için HMK 220 kesin süre rehberi ve üçüncü kişideki belge için HMK 221 belge ibrazı dilekçesi incelenebilir.
Belgedeki fiziksel değişiklikler için HMK 207 kazıntı ve silinti rehberi, yazı-imza inkârı için HMK 208–211 imza inkârı rehberi ve elektronik asıl ayrımı için güvenli elektronik imzalı sözleşme doğrulama dilekçesi kullanılabilir.
Resmî mevzuat ve kurum bağlantıları
- UYAP Mevzuat 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
- TBMM 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu kabul metni
- UYAP Vatandaş Portalı
Fotokopi ödeme makbuzu aslı ve sahtelik incelemesi Word indir
Fotokopi ödeme makbuzunun aslının ibrazı ve sahtelik incelemesi Word (.docx) indir
Sık sorulan sorular
Fotokopi ödeme makbuzu belge sayılır mı?
Evet, bilgi taşıyıcısı olarak belge olabilir; ancak aslı, bütünlüğü, yazısı ve imzası çekişmeliyse ispat gücü somut incelemeye göre belirlenir.
Mahkeme fotokopinin aslını kendiliğinden isteyebilir mi?
Evet. HMK m. 216/1 mahkemeye kendiliğinden veya taraf talebi üzerine belge aslını isteme yetkisi verir.
Aslı elinde olan taraf belgeyi vermek zorunda mı?
Evet. HMK m. 216/2 uyarınca taraf, üçüncü kişi veya resmî makam istek üzerine aslı mahkemeye vermek zorundadır.
İmza inkârı için yalnız “imza benim değil” demek yeterli mi?
HMK m. 208 uyarınca yazı veya imza açıkça inkâr edilmeli ve sahtelik iddiası ileri sürülmelidir.
İnkâr edilen adi senet hemen karara esas alınabilir mi?
Hayır. HMK m. 209/1 uyarınca sahtelik konusunda karar verilinceye kadar işleme esas alınamaz.
Bilirkişi incelemesi her durumda ilk işlem midir?
Hayır. HMK m. 211 önce açıklama, isticvap ve hâkimin değerlendirmesini; kesin kanaat oluşmazsa bilirkişiyi öngörür.
Fotokopi üzerinden imza incelemesi yapılabilir mi?
Fotokopi bazı sınırlı gözlemlere imkân verebilir; kâğıt, mürekkep ve müdahale incelemesi için asıl belge gerekir.
Belge aslı sunulmazsa davayı sunmayan taraf otomatik kaybeder mi?
Hayır. HMK m. 220’deki şartlar ve kesin süre süreci uygulanır; mahkeme duruma göre diğer tarafın içerik beyanını kabul edebilir.
Karşılaştırma imzaları nereden getirtilir?
Uyuşmazlık öncesi banka, noter, resmî kurum veya şirket kayıtlarındaki aidiyeti belirli samimi örnekler istenir.
Bilirkişi borcun ödendiğine karar verebilir mi?
Hayır. Bilirkişi teknik inceleme yapar; ödeme, ibra ve hukuki sonuç hakkında karar mahkemeye aittir.
Yazar ve kapsam
Avukat Halil Bakırcı tarafından HMK m. 194, 199, 207–211, 216, 220 ve 266 kapsamında hazırlanmıştır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun fizikî ofisi Mersin’dedir; Türkiye genelindeki dava ve hukuki süreçler Mersin merkezli olarak yönetilir. Metin bilgilendirme amaçlıdır. Word örneği, fotokopi ödeme makbuzundaki yazı ve imzanın açıkça inkâr edildiği ticari alacak dosyasına göre hazırlanmış olup gerçek belgenin türü, kimde bulunduğu ve uyuşmazlık kapsamına göre uyarlanmalıdır.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
