Yayınevinin Yetkisiz Çeviri Yayımına İtiraz Dilekçesi
Yayınevinin yetkisiz çeviri yayımına itiraz dilekçesi, çeviri hakkı sözleşmede açıkça verilmeden eserin başka dilde yayımlanmasına yöneltilen yazılı başvurudur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.495, çeviri hakkının yayımcıya geçmesini sözleşmede açıkça belirtilmesine bağlar. Genel yayım yetkisi bu özel koşulun yerine geçmez. Başvuru hazırlığında eserin asıl metni, sözleşmedeki hak kapsamı ve itiraz edilen gerçek çeviri yayımı karşılaştırılır. Buradaki örnek yayımcıya yönelik doğrudan itiraz içindir.
Yetkisiz çeviri yayımına itiraz dilekçesini Word olarak indir. İndirilebilir dosya, sözleşmede çeviri yetkisi bulunmadığı doğrulanan dosya için düzenlenmiştir. Ek çizelgede kaynak eser, çeviri dili, kullanım ve cevap bilgileri ayrı tutulur.

Çeviri hakkı hangi durumda yayımcıya geçer?
TBK m.495’in ölçütü, çeviri hakkının sözleşmede açıkça belirtilmesidir. Yayımcının eseri basma, tanıtma veya dağıtma faaliyeti yürütmesi tek başına çeviri hakkına sahip olduğunu göstermez. Sözleşmede yayım yetkisi bulunması ile çeviri yetkisinin açıkça düzenlenmesi ayrı sorulardır. İtiraz metni bu nedenle yalnız sözleşmenin varlığını değil, çeviriyle ilgili hükmün varlığını ve kapsamını konu edinir. Hüküm mevcutsa hangi eser ve kullanım için verilmiş olduğu okunur.
Kanundaki açıklık koşulu, belgesiz biçimde genel izin varsayımı kurulmasını engeller. Bununla birlikte, dosyada gerçekten verilmiş açık bir çeviri hakkı bulunuyorsa yokmuş gibi dilekçe yazılmaz. Yetki bulunmaması iddiası, bütün sözleşme ve eklerin incelenmesinden sonra kurulur. İlgili hüküm bir eserle sınırlıysa başka eser için kullanılmaz. Yalnız belirli bir çeviri kullanımını düzenleyen anlaşma, içeriği görülmeden farklı kullanımın da yetki belgesi olarak sunulamaz.
Yabancı ülkeye dağıtım her zaman çeviri midir?
Kaynak dilde basılmış kitabın başka ülkeye gönderilmesi ile kitabın başka dile çevrilmesi aynı işlem değildir. TBK m.495 bakımından metnin dilinin değişmesi ve çeviri hakkının kullanılması araştırılır. Yurt dışındaki mağazada kaynak dilde ürün listelenmesi, tek başına çeviri yayımlandığını göstermeye yetmez. Satış yerinin ülkesi, ürünün dili ve içerdiği metin ayrı ayrı kayda alınır. Coğrafi dağıtım yetkisi ayrıca sözleşme kapsamında incelenir.
Ürün sayfasının veya reklamın başka dilde yazılması da kitabın tamamının çevrildiği sonucu doğurmaz. İtiraz konusu çeviri metni hangi kayıtla belirleniyorsa bu kayıt gösterilir. Kitap içeriğiyle satış açıklamasının dili karıştırılmamalıdır. Başvuruda kaynak eser ve başka dildeki ürün eşleştirilir. Elde yalnız bir yabancı dil tanıtımı bulunuyorsa bunu gerçekleşmiş tam çeviri basımı diye nitelemek, delilin söylediğinden daha geniş bir olgu ileri sürmektir.
FSEK’te çeviri, işleme ve yazılı hak kapsamı
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu m.6/1, tercümeleri işlenmeler arasında sayar. FSEK m.21 işleme hakkını eser sahibine özgüler. FSEK m.20, mali hakların birbirine bağlı olmadığını ve birinin tasarruf veya kullanımının diğerine etkide bulunmadığını düzenler. Bu hükümler, kaynak eser üzerinde verilmiş tek bir kullanım hakkından bütün kullanım biçimlerinin kendiliğinden çıkarılamayacağını gösterir. Yetki incelemesi hangi mali hakkın verildiğini belirlemelidir.
FSEK m.52’ye göre mali haklara dair sözleşme ve tasarruflar yazılı olmalı, konu olan haklar ayrı ayrı gösterilmelidir. TBK m.488 de yayım sözleşmesinin yazılı şeklini düzenler. Çeviri yayımına itirazda bu düzenlemeler TBK m.495 ile birlikte ele alınır. Sözleşmenin genel başlığı, yayınevinin ticari yatırımı veya eserin teslim edilmiş bulunması, açık çeviri yetkisini inceleme ihtiyacını ortadan kaldırmaz. İlgili yazılı belgeler dilekçe eki olarak belirlenir.
Kaynak eser ve çeviri ürün nasıl eşleştirilir?
Kaynak eser adı, yazar bilgisi, teslim edilen metin ve mevcut sürüm kayıtları dosyalanır. Çeviri ürünün adı kaynak eserden farklı olabilir; yalnız başlık eşitliği aranarak inceleme bitirilmez. İçerik ve bölüm düzeni karşılaştırılır. Çeviri nüshadaki yazar, çevirmen ve yayımcı kayıtları olduğu gibi aktarılır. Ürün başka adla sunulmuşsa bu ad ile kaynak eser arasındaki bağlantı mevcut metin ve kayıtlar üzerinden açıklanır.
Çeviri dili doğru belirlenmelidir. Birden fazla dil içeren üründe hangi bölümün itiraza konu olduğu belirtilir. Metnin tamamı yerine belirli bölüm çevrilmişse dilekçe bunu bütün eser çevirisi diye genişletmez. Başvurunun dayandığı karşılaştırmanın kim tarafından ve hangi nüshalarla yapıldığı kaydedilir. Teknik veya dil uzmanlığı gerektiren bir tespit mevcut değilse uzman incelemesi yapılmış gibi yazılmaz. Gerçek metin karşılaştırması ile daha sonra alınacak uzman değerlendirmesi ayrı tutulur.
Çeviri siparişi, taslak ve gerçekleşen yayım
Çeviri hazırlığı ile yayımlanmış çeviri aynı aşama değildir. Yayınevinin bir çevirmenle görüşmesi, bir metin taslağının bulunması, baskı siparişinin verilmesi ve ürünün kamuya sunulması farklı olgulardır. Bu örneğin olay paragrafı gerçekleşmiş çeviri yayımına yöneliktir. Dosyada yalnız hazırlık kaydı varsa olay anlatımı buna göre kurulmalıdır. Gerçekleşmeyen basım adedi, satış veya dağıtım miktarı dilekçeye eklenmez.
Yayımın gerçekleştiğini gösteren nüsha, platform kaydı veya ürün belgesi varsa kayıt tarihi ve kaynağı belirtilir. İlanın tarihi ile ürünün ilk yayım tarihi aynı kabul edilmez. Satış için ön sipariş açılması da teslim edilmiş nüsha sayısını kendiliğinden belirlemez. Çizelge bu aşamaları ayrı satırlarda gösterir. Böylece yayımcıdan istenen açıklama mevcut işleme bağlanır ve farklı tarihler tek bir gerçekleşmiş ihlal tarihi gibi birleştirilmez.
Yayınevine yetkisiz çeviri yayımı itirazı örneği
YAYINEVİNE ÇEVİRİ YAYIMI İTİRAZI
Muhatap: [Yayımcının unvanı ve adresi]
Bildiren: [Hak sahibinin adı ve iletişim]
Kaynak eser: [Ad, sürüm ve sözleşme]
Konu: TBK m.495 kapsamında açık çeviri yetkisi bulunmadan gerçekleştirilen çeviri yayımına itirazdır.
Açıklamalar
1. [Tarih] tarihli yazılı sözleşmede [kaynak eserin bilgileri] için tarafınıza verilen yetki [gerçek hüküm ve kapsam] olarak düzenlenmiştir. Sözleşme ve ekleri incelendiğinde itiraza konu çeviri hakkının tarafınıza açıkça verilmediği görülmektedir. Başvuru sıfatıma ilişkin [mevcut hak/temsil belgesi] eklenmiştir.
2. Buna rağmen eserin [gerçek çeviri dili] dilindeki [ürün adı ve ayırt edici bilgiler] yayımı, [gerçek tarih ve kaynak] kaydıyla tespit edilmiştir. Kaynak eser ile bu çeviri ürün arasındaki bağlantı ve kullanılan bölüm/kapsam ek çizelgede açıklanmıştır. Mevcut nüsha ve yayım kayıtları ektedir.
3. TBK m.495, çeviri hakkının yayımcıya geçmesini sözleşmede açıkça belirtilmesine bağlar. Genel yayım yetkisinden bu hak çıkarılamaz. FSEK m.6, 20–21 ve 52 kapsamında çeviri ve yazılı hak kapsamı da ayrıca belirlenmelidir.
Bildirim ve talepler
Belirtilen yetkisiz çeviri yayımının sürdürülmesine itiraz eder; bu kullanıma son verilmesini, açık çeviri yetkiniz bulunduğu ileri sürülüyorsa ilgili yazılı belge ve hükmün bildirilmesini, itiraz konusu çevirinin hazırlanma, yayım ve dağıtım kayıtlarının bu ürünle sınırlı olarak açıklanmasını talep ederim.
Başvuru yeni bir çeviri izni, geçmiş kullanımın onayı veya diğer taleplerden vazgeçme beyanı değildir. Belirtilen çeviri kullanımı dışındaki işlemler ve para hesabı kendi sözleşme ve belgeleri üzerinden ayrıca değerlendirilecektir.
Ekler: [Sözleşme ve ekler], [hak/temsil belgesi], [kaynak eser ve çeviri karşılaştırması], [gerçek ürün/yayım kayıtları], [ilgili yazışmalar].
Tarih: [Tarih]
Bildiren: [Ad ve imza]
Açık hüküm bulunduğunda incelenecek sınırlar
Sözleşmede çeviri hakkı açıkça belirtilmişse değerlendirme o hükmün kapsamıyla devam eder. Eser, süre, kullanım alanı ve mevcut sınırlar belirlenir. Açık hakkın varlığı, hükümdeki sınırların kalktığını göstermez. Bir dilin sözleşmede yazılması, başka diller için mutlaka aynı yetkinin bulunduğu anlamına dönüştürülmez. Birden fazla belge varsa önceki ve sonraki hükümler tarih sırasıyla okunur. Yalnız son sayfanın görülmesi bütün yetki zincirinin incelendiği anlamına gelmez.
Bu örnekte açık çeviri yetkisinin bulunmadığı olay için hazırlanmış beyan vardır. Sorun mevcut yetkinin süresinin dolması veya kullanım sınırının aşılmasıysa aynı beyan değişmeden kullanılmaz. Gerçek hüküm ve aşılmış sınır yazılır. Hakların ölçü ve süresi için TBK 489 yayım hakkının kapsamı rehberi ayrıca incelenebilir. Çeviri hakkının hiç verilmemesi ile verilmiş hakkın kapsamının aşılması doğru ayrıştırılmalıdır.
Çevirmenin bulunması yayımcının yetkisini kanıtlar mı?
Ürün künyesinde çevirmenin adının yer alması, yayımcının kaynak eser üzerindeki çeviri hakkını hukuken edindiğini tek başına göstermez. Çevirmenin görevlendirilmesiyle kaynak eser sahibinden alınan yetki farklı ilişkilerdir. FSEK m.20, bir işlenme sahibinin bu sıfatla tanınan mali haklarını, işleme serbest olan hâller dışında asıl eser sahibinin izin verdiği ölçüde kullanabileceğini düzenler. İki ayrı hak ilişkisi tek belgede varmış gibi sunulmamalıdır.
Bildirim doğrudan sözleşme ilişkisindeki yayımcıya yöneltilir. Çevirmen, dağıtımcı veya yabancı yayımcının adı mevcut kayıtlarda geçiyorsa rolü belirtilir; hepsi kaynak eser sahibinin doğrudan sözleşme tarafı sayılmaz. Üçüncü kişiye verilmiş izin iddiası varsa dayandığı hak ve belge istenir. Ticari bir hizmet siparişi, kaynak eser üzerindeki yetki eksikliğini kendiliğinden tamamlamaz. Sorumluluk incelemesi gerçek işlem ve kişilerin rolü üzerinden ayrı yapılır.
Çevirinin başka mecrada kullanılması
Basılı çeviri, dijital metin ve sesli çeviri kullanımının mevcut olup olmadığı ayrı kayda alınır. Bir mecradaki çeviri ürünüyle diğer mecradaki ürünün aynı sürüm olduğu doğrulanır. Dilekçede yalnız eldeki kayıtların gösterdiği kullanım belirtilir. Basılı nüsha bulunduğu için otomatik olarak sesli kitap üretildiği ileri sürülmez. Platform adı veya bağlantısı mevcutsa eklerde kaynağı ve kayıt tarihiyle birlikte yer alır.
TBK m.495 çeviri hakkının açık sözleşme koşulunu düzenler; her dijital kullanımın bütün ayrıntılarını tek başına çözmez. Kullanılan diğer mali haklar ve sözleşme hükümleri ayrıca incelenir. Başvuru bu yüzden belirli çeviri ürününe odaklanır. Yayımcıya gönderilen itiraz, bütün platformların aynı anda işlem yaptığı veya ürünün her ülkede dağıtıldığı iddiasına dönüştürülmez. Coğrafi alan, dil ve mecra gerçek kayıtların desteklediği kapsamda tutulur.
Bedel talebi ve yayım itirazı ayrı hesaplanır
Bir çeviri için bedel ödenmiş veya hesap gönderilmiş bulunması, çeviri hakkının açıkça verildiğini gösteren yazılı hükmün yerine geçmez. Yetki belgesi ve ödeme belgesi farklı konuları açıklar. Para talebi varsa sözleşme, fiilî kullanım ve hukuki dayanak üzerinden ayrıca hesap kurulur. Bu örnek kanunun bütün sonuçlarını gerçekleşmiş kabul ederek değişmez bir bedel veya tazminat miktarı yazmaz.
Satışa bağlı bedelde satış hesapları TBK m.497 ile ayrıca düzenlenir. Talep hangi çeviri ürünün hangi kayıtlarına yöneliyorsa dönem ve kapsam belirtilir. Genel telif hesabı ve ödeme talep dilekçesi hesap istemine yöneliktir. Çeviri yetkisine itiraz ile eksik hesap veya ödeme iddiası aynı cümlede belirsizleştirilmemelidir. İki talep birlikte hazırlanıyorsa her birinin dayandığı belge ve sonucu açıkça ayrılır.
Yayımcı cevabında hangi belge aranır?
Yetki savunmasının dayandığı sözleşme veya ekin tarih, taraf, eser ve hak kapsamı incelenir. Açık çeviri hükmü bulunduğu iddiası yalnız belge başlığıyla doğrulanmaz. Hükmün asıl metni okunur. Yayınevinin iç onayı, kaynak eser sahibinin verdiği yetkiyle aynı işlem değildir. Ürün hazırlığına ilişkin yazışma da hukuki niteliği ve yazılı hak kapsamı değerlendirilmeden tüm çeviri kullanımlarının onayı sayılmaz.
Cevapta ürünün durdurulduğu söylenmişse hangi kullanımların sona erdiği sorusu mevcut kayıtlarla izlenir. Dijital sayfanın kaldırılması basılı stok miktarını açıklamaz. Çeviri metnin yeni sürümü hazırlanmışsa kaynak eserle bağlantısı tekrar belirlenir. TBK 495 çeviri hakkı rehberi kanuni koşulu açıklar; buradaki dilekçe bu koşulun somut sözleşme ve ürün kayıtlarıyla uygulanmasına ayrılmıştır.
Bildirim dosyasını koruma ve güncelleme
Son imzalı metin, ek çizelge, gönderim ve alınma kaydı birlikte saklanır. Cevap geldikten sonra değiştirilen dilekçe, gönderilmiş önceki sürümün üstüne yazılarak kaybedilmemelidir. Yeni kayıtların hangi iddiayı desteklediği belirtilir. Yabancı dildeki belgenin aslı korunur; yalnız özet üzerinden içerik tartışması yürütülmez. Çeviri belge hazırlanmışsa kimin hazırladığı ve hangi asıl belgeye ait olduğu kayda alınır.
TBK m.495 sabit bir cevap günü belirlemez. Sözleşmedeki bildirim ve diğer hukuki başvuru koşulları dosyada ayrı incelenir. Yazı doğrudan bildirim örneğidir; mahkemece verilmiş yayım yasağı veya üçüncü kişilere uygulanacak bir karar değildir. Başvurunun gönderilmesi de kullanıma fiilen son verildiğini göstermez. Sonraki durum ilgili ürün, dil ve mecra bazında doğrulanır; gerçekleşmemiş sonuç tamamlanmış işlem gibi kaydedilmez.
Sık sorulan sorular
1. Genel yayım yetkisi çeviri hakkını içerir mi?
TBK m.495, çeviri hakkının sözleşmede açıkça belirtilmesini arar. Genel yayım yetkisi tek başına bu özel koşulu karşılayan açık çeviri hükmü yerine kullanılamaz. Sözleşme ve eklerinin tamamı okunur.
2. Kaynak dilde kitabın yurt dışında satılması çeviri midir?
Kaynak dilde dağıtım ile başka dilde çeviri farklıdır. Ürünün dili ve gerçek metni belirlenir. Yalnız satış yapılan ülke görülerek başka dilde çeviri yayımlandığı sonucu kurulmaz.
3. Reklamın yabancı dilde olması yeterli delil midir?
Reklam dili ürünün tamamının dilini kendiliğinden göstermez. İtiraz konusu çeviri içerik nüsha veya ilgili kayıtla belirlenir. Yabancı dil tanıtım, tam çeviri yayımı diye genişletilmez.
4. Çeviri FSEK’te hangi hakla ilişkilidir?
FSEK m.6 tercümeleri işlenmeler arasında sayar; m.21 işleme hakkını düzenler. Mali hakların bağımsızlığı m.20’de, yazılı ve ayrı ayrı gösterilmiş hak kapsamı m.52’de yer alır.
5. Çevirmenle sözleşme yapılması yeterli midir?
Çevirmenle kurulan ilişki, kaynak eser sahibinden edinilmiş çeviri yetkisini tek başına kanıtlamaz. Kaynak eser üzerindeki hak ve yayımcının açık yetkisi ayrı belgelerle incelenir.
6. Açık çeviri hakkı verilmişse örnek aynen kullanılır mı?
Hayır. Örnek, itiraz konusu açık yetkinin bulunmadığı dosya içindir. Yetkinin mevcut sınırının aşılması veya süresinin sona ermesi farklı olay anlatımı gerektirir; gerçek hüküm gösterilir.
7. Çeviri ücretinin ödenmesi yetkiyi otomatik gösterir mi?
Ödeme ve yetki farklı konulardır. TBK m.495’in açık sözleşme koşulu ve FSEK m.52’nin yazılı hak kapsamı incelenir. Ödeme kaydı tek başına bu belgelerin yerine geçmez.
8. İtiraz için kanunda üç günlük süre var mı?
TBK m.495 böyle bir sabit bildirim veya cevap süresi koymaz. Diğer başvuruların koşulları ayrıca değerlendirilir. Bu maddeye dayanılarak kanunda bulunmayan bir gün sayısı yazılmaz.
9. Dilekçe doğrudan bütün satış yerlerini kapatır mı?
Bu yazı yayımcıya yöneltilen itirazdır. Bir mahkeme kararı veya kapatma yetkisi değildir. Fiilî kullanımın sona ermesi ayrıca doğrulanır; yargısal talepler kendi koşullarıyla incelenir.
10. Word dosyasındaki hangi kayıtlar doldurulur?
Kaynak eser, sözleşme hükmü, çeviri dili, gerçek ürün, tespit kaynağı ve ekler doldurulur. Hazırlık ile gerçekleşmiş yayım ayrılır. Olmayan basım adedi, yetki belgesi veya uzman raporu yazılmaz.
Resmî kaynak ve hukuki inceleme
Kaynaklar 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun resmî metni m.488–489, 495 ve hesap ayrımında m.497; 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun resmî metni m.6, 20–21 ve 52’dir. İtiraz gerçek sözleşme ve çeviri ürün kaydıyla hazırlanır; bütün telif uyuşmazlıkları tek bir madde üzerinden sonuçlandırılmaz.
Av. Halil BAKIRCI, Mersin Barosu sicil 3472. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu, Mersin’den Türkiye genelindeki yayım sözleşmesi uyuşmazlıklarında yazılı yetki ve kullanım kayıtlarını birlikte inceler. Mersin ofisi konumu. Başvurunun kapsamı doğrulanan eser, dil ve kullanım üzerinden belirlenir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
Yayınevinin Yetkisiz Çeviri Yayımına İtiraz Dilekçesi Hakkında Sık Sorulan Sorular
Yayınevinin Yetkisiz Çeviri Yayımına İtiraz Dilekçesi için görevli ve yetkili merci nasıl belirlenir?
Görev ve yetki; talebin hukuki niteliği, tarafların sıfatı, işlem veya olay yeri ve özel kanun hükümlerine göre belirlenir. Başvuru öncesinde güncel mevzuat ve somut dosya birlikte kontrol edilmelidir.
Yayınevinin Yetkisiz Çeviri Yayımına İtiraz Dilekçesi bakımından kanuni süre nasıl hesaplanır?
Sürenin başlangıcı tebliğ, öğrenme, işlem veya olay tarihine göre değişebilir. Başlangıç ve son gün belge üzerinden hesaplanmalı; zamanaşımı ile hak düşürücü süre ayrımı ayrıca değerlendirilmelidir.
Dilekçeye hangi belgeler ve deliller eklenmelidir?
Sözleşme, ihtar, tebligat, ödeme kaydı, tutanak, yazışma, rapor ve diğer hukuka uygun deliller uyuşmazlığın türüne göre numaralandırılarak ekler bölümünde gösterilmelidir.
Word DOCX dilekçe şablonu doğrudan kullanılabilir mi?
Hayır. Taraflar, tarihler, görev, yetki, süre, olaylar, hukuki nedenler, deliller ve sonuç talebi somut dosyaya göre uyarlanmadan şablon imzalanmamalıdır.
Dilekçenin sonuç ve talep bölümü nasıl yazılmalıdır?
Her talep ayrı bentte, açık, ölçülebilir ve uygulanabilir biçimde yazılmalıdır. Faiz, yargılama gideri, vekâlet ücreti ve diğer feri talepler varsa hukuki dayanaklarıyla belirtilmelidir.
Dilekçe UYAP veya elektronik sistem üzerinden gönderilebilir mi?
İşlemin türü, başvurucunun sıfatı ve teknik koşullar elveriyorsa ilgili UYAP portalı, KEP veya kurum sistemi kullanılabilir. Elektronik imza, dosya biçimi ve teslim belgesi gereklilikleri önceden kontrol edilmelidir.
Bu dilekçe örneği Türkiye genelinde kullanılabilir mi?
Temel mevzuat Türkiye genelinde uygulanabilir; ancak görevli ve yetkili merci, yerel uygulama, dosyanın usul aşaması ve özel düzenlemeler her başvuruda ayrıca belirlenmelidir.
Hazır dilekçe hukuki danışmanlığın yerine geçer mi?
Hayır. Örnekler genel bilgilendirme ve taslak amacı taşır. Süre, görev, yetki, delil veya talep hatası hak kaybı doğurabileceğinden somut dosya ayrıca değerlendirilmelidir.
