B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Adli Kontrol Güvence Kararında Karşılanan Kısımların Gösterilmesi Dilekçesi | CMK 113/2 Word

Kısa cevap: Adli kontrol kapsamında güvence yatırılmasına karar verildiğinde yalnız toplam tutarın yazılması yeterli değildir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 113/2. maddesi, güvencenin hangi kısımları karşıladığının kararda ayrı ayrı gösterilmesini emreder. Kararda bu ayrım yoksa şüpheli, sanık veya müdafi; kararı veren merciden eksikliğin giderilmesini ve güvence kapsamının belirlenebilir biçimde açıklanmasını isteyebilir. Karar yeni öğrenilmişse CMK 111/2 ve 267-268 uyarınca iki haftalık genel itiraz süresi ayrıca değerlendirilmelidir. Bu örnek, güvence miktarının mutlaka azaltılmasını değil, mevcut kararın CMK 113/2’ye uygun ve denetlenebilir hâle getirilmesini hedefler.

Adli kontrol güvence kararının CMK 113/2 yönünden incelenmesi için Avukat Halil Bakırcı

CMK 113/2 güvence kararında neyin yazılmasını zorunlu kılar?

Adli kontrol, tutuklama yerine veya tutuklama koşulları bulunmasa bile kanundaki şartlarla uygulanabilen koruma tedbiridir. CMK 109/3-f, hâkime; Cumhuriyet savcısının istemi üzerine şüphelinin parasal durumunu gözeterek miktarı ve ödeme zamanını belirleme yetkisi verir. Bu hüküm, ne kadar ve ne zaman güvence yatırılacağını düzenler. CMK 113 ise yatırılan güvencenin hangi amaçları ve ödeme kalemlerini karşıladığını düzenler. İki konu aynı değildir.

CMK 113/1-a’ya göre güvence öncelikle şüpheli veya sanığın bütün usul işlemlerinde, hükmün infazında ve tabi tutulduğu diğer yükümlülüklerde hazır bulunmasını güvence altına alır. CMK 113/1-b ise ödeme kalemlerini sıralar: katılanın yaptığı masraflar, suçun neden olduğu zararların giderilmesi ve şartları varsa nafaka borçları; kamusal giderler; para cezaları. Maddenin ikinci fıkrası, güvence yatırılmasını zorunlu kılan kararda bu karşılanan kısımların ayrı ayrı gösterileceğini söyler.

Bu nedenle yalnız “… TL güvence yatırılmasına” şeklindeki bir karar, güvenceyi hangi yasal kısım veya kısımlara bağladığını açıklamıyorsa CMK 113/2 bakımından içerik denetimi gerektirir. Dilekçede dosyadaki gerçek karar aynen tanımlanmalı; yazmayan bir pay veya tutar varmış gibi aktarılmamalıdır. Talep, uygun kalemlerin tutar veya en azından belirlenebilir pay ve kapsam olarak gösterilmesidir.

CMK 113/1’deki ödeme sırası nasıl okunmalıdır?

Kanundaki sıra, her dosyada bütün kalemlerin mutlaka doğduğu anlamına gelmez. Katılanın masrafı, giderilmesi gereken bir zarar veya kovuşturma konusu suçtan doğan nafaka borcu yoksa bunlar varsayımla karara eklenemez. Kamu gideri veya para cezası da henüz kesinleşmiş bir sonuç gibi sunulamaz. Güvence kararı, koruma tedbiri aşamasında alınır; suçluluğu, tazminat borcunu veya ileride hükmedilecek yaptırımı peşinen kesinleştirmez.

“Ayrı ayrı gösterme” zorunluluğu tam da bu ayrımı görünür kılar. Hangi bölümün muhakemeye katılımı, hangi bölümün olası ödeme kalemlerini güvence altına aldığı anlaşılmalıdır. Uygulanmayan bir kalem varsa bunun kapsam dışında bırakıldığı da açıkça belirtilebilir. Böyle bir açıklık; yatırma işleminin doğru yapılması, güvencenin sonradan gelir kaydedilmesi veya geri verilmesi tartışmaları ve kanun yolu denetimi bakımından önemlidir.

Sıralama aynı zamanda ödeme önceliğini gösterir; fakat dosya verisi olmadan güvence tutarının kendiliğinden belirli yüzdelere bölündüğü söylenemez. Kanun sabit bir yüzde tablosu kurmamıştır. Bu nedenle örnek dilekçede hayalî oranlar kullanılmaz; merciden somut kararın dayanağına uygun dağılımı açıklaması istenir.

Bu başvuru güvence miktarına itirazdan nasıl ayrılır?

Güvence miktarının kişinin ödeme gücünü aşması, taksit veya ödeme zamanının elverişsiz olması başka bir itiraz konusudur. CMK 109/3-f, miktar ve ödeme zamanında şüphelinin parasal durumunun gözetilmesini gerektirir. Buna karşılık CMK 113/2 başvurusu, belirlenen güvencenin hangi yasal kısımları karşıladığının kararda gösterilmesini ister.

Somut olayda her iki sorun bir arada bulunabilir. Örneğin kararda hem mali durum değerlendirmesi yoksa hem de güvence kapsamı ayrıştırılmamışsa talepler aynı dilekçede birbirine karıştırılmadan, ayrı başlıklar altında kurulabilir. Ancak yalnız CMK 113/2 eksikliğini konu alan başvuruda “miktarın kaldırılması” sonucu otomatik olarak doğmaz. Mercinin kararı açıklaması veya düzeltmesi, miktarı aynen koruyabilir.

Adli kontrolün kaldırılması, değiştirilmesi veya yükümlülüğün hafifletilmesi amaçlanıyorsa CMK 110 ve 111 çerçevesindeki güncel nedenler de somutlaştırılmalıdır. Bu yazıdaki Word örneği, öncelikle karar içeriğinin tamamlanmasına odaklanır; istenirse dosyanın gerçek koşullarına göre ayrı bir azaltma ya da kaldırma bölümü eklenebilir.

Başvuru hangi makama ve hangi sürede yapılır?

Başlıkta, güvence kararını veren gerçek hâkimlik veya mahkeme yazılmalıdır. Soruşturma evresinde adli kontrol kararı kural olarak sulh ceza hâkimliği tarafından verilir; kovuşturma evresinde davaya bakan mahkeme karar verir. Sadece şehir adına bakılarak makam tahmin edilmemeli, kararın ilk sayfasındaki merci ve dosya numarası kullanılmalıdır.

CMK 111/2, adli kontrol kararlarına itiraz edilebileceğini açıkça düzenler. CMK 268/1 uyarınca kanunda başka hüküm yoksa itiraz, kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie dilekçe verilerek veya zabıt kâtibine tutanağa geçirilmek üzere beyanda bulunularak yapılır. Kararı veren merci itirazı yerinde görürse kararını düzeltebilir; görmezse dosyayı en çok üç gün içinde yetkili itiraz merciine gönderir.

Sulh ceza hâkimliğinin adli kontrole ilişkin kararına itirazın inceleme mercii, CMK 268/3-b’deki özel kurala göre belirlenir. Kovuşturma mahkemesi kararlarında ise aynı maddenin diğer bentleri uygulanır. Bu yüzden üst merci adı ezberden yazılmamalıdır. Dilekçe, “itirazı incelemeye yetkili mercie gönderilmek üzere kararı veren merciye” sunulabilir.

İki haftalık sürenin geçmiş olması, devam eden adli kontrol tedbirine ilişkin her türlü talebin sonsuza kadar kapanması demek değildir. Güvencenin kaldırılması veya değiştirilmesi CMK 110-111 kapsamında yeni olgularla istenebilir. Buna karşılık süre geçmişse ilk karara yönelik olağan itirazın süresinde olduğu varsayılmamalı; öğrenme tarihi ve tebliğ belgesi mutlaka kontrol edilmelidir.

Kararın yerine getirilmesi itirazla kendiliğinden durur mu?

Hayır. CMK 269’a göre itiraz, kararın yerine getirilmesini kendiliğinden geri bırakmaz. Ancak kararı veren veya itirazı inceleyecek merci, yerine getirmenin geri bırakılmasına karar verebilir. Güvenceyi yatırmama yönünde kişisel varsayımla hareket etmek, adli kontrol yükümlülüğüne aykırılık sonucu doğurabilir. Durdurma istenecekse bu ayrıca, somut gerekçe ve açık talep olarak yazılmalıdır.

Bu ayrım uygulamada önemlidir: “Kararın düzeltilmesini istedim, o hâlde ödeme süresi işlemiyor” düşüncesi güvenli değildir. Karar, ödeme belgesi, banka/vezne talimatı, UYAP kaydı ve varsa infaz işlemi birlikte takip edilmelidir. Kararda belirsizlik varsa ödeme yapmaya hazır olunduğu, ancak kapsamın CMK 113/2 uyarınca açıklanmasının istendiği ölçülü biçimde belirtilebilir.

Dilekçeden önce hangi kayıtlar toplanmalıdır?

1. Güvence ve adli kontrol kararı

Kararın tarihi, sayısı, veren merci, toplam tutar, ödeme zamanı, taksit bilgisi ve gerekçe bölümü okunmalıdır. Yalnız kısa UYAP bildirimine dayanmak yerine mümkünse gerekçeli karar örneği alınmalıdır. Kararda CMK 113/1 kapsamındaki kalemler ve her birinin payı ya da belirlenebilir kapsamı bulunup bulunmadığı işaretlenmelidir.

2. Öğrenme veya tebliğ tarihi

İtiraz süresi bakımından tebligat mazbatası, UETS kaydı, duruşma/sorgu tutanağı veya kararın yüzüne karşı açıklanıp açıklanmadığı önemlidir. Tarih bilinmiyorsa tahmin yazılmamalı, kayıt incelenmelidir. Müdafiye veya ilgiliye yapılan bildirimin etkisi somut usul durumuna göre değerlendirilmelidir.

3. Mali durum ve ödeme kayıtları

Başvuru aynı zamanda miktar veya ödeme zamanına da yöneliyorsa gelir, düzenli gider, bakmakla yükümlü olunan kişiler, borç ve malvarlığı kayıtları gerçek belgelerle sunulmalıdır. Güvence yatırılmışsa dekontun aslı, açıklama satırı ve dosya numarası kontrol edilmelidir. Yatırılmamışsa ödeme yapılmış gibi yazılmamalıdır.

4. Katılan, zarar ve nafaka bilgisi

CMK 113/1-b’deki ilk ödeme grubu bakımından dosyada katılan bulunup bulunmadığı, suçtan doğan zararın belgelenip belgelenmediği ve nafaka şartının gerçekten mevcut olup olmadığı incelenmelidir. Henüz katılma kararı veya belirlenmiş bir zarar yoksa bunu kesin borçmuş gibi kabul eden anlatımdan kaçınılmalıdır.

CMK 113/2 dilekçesinde talepler nasıl kurulmalıdır?

Talep bölümü kısa ama denetlenebilir olmalıdır. Öncelikle karardaki eksik cümle gösterilir: toplam güvence yazıldığı hâlde güvence kapsamındaki kısımların ayrı ayrı belirtilmediği açıklanır. Ardından CMK 113/1-a ve 113/1-b’deki grupların somut dosyada hangilerinin uygulandığının, uygulanıyorsa tutar veya belirlenebilir paylarının, uygulanmıyorsa kapsam dışında bırakıldığının kararda gösterilmesi istenir.

Dilekçe, mahkemeden henüz doğmamış zarar veya para cezası hakkında hüküm kurmasını istememelidir. Amaç, güvence kararının dayanağını ve kapsamını açık hâle getirmektir. Ayrıca kararın düzeltilmesi talebiyle birlikte, süresinde ise itirazın kabulü; aksi görüşte dosyanın yetkili merciye gönderilmesi istenebilir.

Yerine getirmenin geri bırakılması talep ediliyorsa bunun ayrı bentte yazılması gerekir. Bu talep otomatik değildir ve mercinin takdirindedir. Güvencenin tutarı da tartışılıyorsa mali durum belgeleriyle bağlantı kurulmalı; yalnız “yüksek” denilmesiyle yetinilmemelidir.

Örnek CMK 113/2 güvence kararı tamamlama ve itiraz dilekçesi

[İTİRAZI İNCELEMEYE YETKİLİ MERCİE GÖNDERİLMEK ÜZERE KARARI VEREN HÂKİMLİĞE / MAHKEMEYE]

DOSYA NO: [Gerçek soruşturma/sorgu/esas numarası]
ŞÜPHELİ/SANIK: [Ad-soyad, kimlik bilgisi]
MÜDAFİİ: [Varsa avukat ve UETS bilgisi]
KONU: [Tarih ve sayı] tarihli güvence kararında CMK 113/2 gereğince karşılanan kısımların ayrı ayrı gösterilmesi; karar yeni öğrenilmişse adli kontrol kararına itiraz ve eksikliğin düzeltilmesi talebidir.

AÇIKLAMALAR:

1. Yukarıda numarası yazılı dosyada [merci] tarafından [tarih] tarihinde, CMK 109/3-f kapsamında [kararda yazılı gerçek tutar ve ödeme zamanı] güvence yatırılması kararlaştırılmıştır. Kararı [gerçek öğrenme/tebliğ tarihi ve kaydı] tarihinde öğrendim.

2. Kararda toplam güvence tutarı belirtilmiş; ancak bu tutarın CMK 113/1-a ile 113/1-b kapsamındaki hangi kısımları ne ölçüde karşıladığı ayrı ayrı gösterilmemiştir. Kararda bulunmayan bir oran veya pay tarafımızdan varsayılmamaktadır.

3. CMK 113/2, güvence yatırılmasını zorunlu kılan kararda güvencenin karşıladığı kısımların ayrı ayrı gösterilmesini emredici biçimde düzenler. Bu belirleme; yükümlülüğün kapsamının anlaşılması, ödemenin doğru kayda alınması ve sonradan doğabilecek geri verme veya gelir kaydetme işlemlerinin denetlenebilmesi için gereklidir.

4. Bu nedenle; usul işlemlerinde ve hükmün infazında hazır bulunma ile diğer yükümlülüklere ilişkin kısmın, varsa katılan masrafları/zarar/nafaka kısmının, kamusal giderler kısmının ve para cezası kısmının somut dosyada uygulanıp uygulanmadığı; uygulanıyorsa tutar veya belirlenebilir payı, uygulanmıyorsa kapsam dışında kaldığı kararda gösterilmelidir.

5. Başvuru, doğmamış bir tazminat veya para cezasının peşinen kabulü anlamına gelmez. Güvence kararı suçluluk ve nihai özel hukuk sorumluluğu hakkında kesin hüküm değildir. Talebimiz, yalnız mevcut koruma tedbiri kararının kanundaki içerik koşuluna uygun ve denetlenebilir hâle getirilmesidir.

6. Karar yeni öğrenilmiş olup başvuru süresindedir. CMK 111/2 ve 267-268 uyarınca itirazımızın kabulü ile kararın düzeltilmesini; merci itirazı yerinde görmezse dosyanın yetkili itiraz merciine süresinde gönderilmesini talep ederiz.

HUKUKİ NEDENLER: CMK 109/3-f, 110, 111/2, 113, 267-269 ve ilgili diğer hükümler.

DELİLLER/EKLER: Güvence ve adli kontrol kararı; tebliğ/öğrenme kaydı; varsa ödeme belgesi; gerekiyorsa mali durum belgeleri; dosyadaki katılma, zarar veya nafaka ile ilgili gerçek kayıtlar; müdafi görevlendirme/vekâlet kaydı.

SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle, [tarih ve sayı] tarihli güvence kararında CMK 113/2 uyarınca güvencenin karşıladığı kısımların ayrı ayrı, tutar veya belirlenebilir paylarıyla gösterilerek kararın düzeltilmesine/tamamlanmasına; süresinde itirazımızın kabulüne; aksi görüşte dosyanın yetkili itiraz merciine gönderilmesine; ayrıca istenmiş ve somut koşulları varsa kararın yerine getirilmesinin incelenme sonuna kadar geri bırakılmasına karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim. [Tarih]

[Şüpheli/Sanık veya Müdafii]
[Ad-soyad]
[İmza / E-imza]

Düzenlenebilir Word dilekçe örneğini indirin. Köşeli parantezli alanları gerçek karar, dosya ve ödeme kayıtlarına göre doldurun; örnekteki açıklamaları doğrulamadan aynen kullanmayın.

Başvurudan sonra dosya nasıl takip edilir?

Dilekçenin UYAP veya kalem kaydı, evrak numarası ve sunulma zamanı saklanmalıdır. Kararı veren merci itirazı yerinde görürse düzeltilmiş kararın yalnız sonucuna değil, CMK 113/2 ayrımını gerçekten içerip içermediğine bakılmalıdır. Yerinde görmezse dosyanın en çok üç gün içinde yetkili itiraz merciine gönderilmesi kuralı takip edilmelidir.

Güvence ödenmişse yeni kararın vezne/banka ve dosya hesap kayıtlarına yansıyıp yansımadığı ayrıca kontrol edilmelidir. Ödeme yapılmamışsa itirazın kararı kendiliğinden durdurmadığı unutulmamalıdır. Durdurma kararı verilmedikçe mevcut ödeme süresinin işlemeye devam edebileceği gözetilmelidir.

Kararda düzeltme yapıldığında her bir kısmın somut ve belirlenebilir olup olmadığı incelenir. Sadece “CMK 113 kapsamındadır” denilmesi, ayrı ayrı gösterme amacını karşılamayabilir. Bununla birlikte kanun sabit bir karar şablonu zorunlu kılmadığından değerlendirme, kararın bütünü ve dosya kaydı üzerinden yapılmalıdır.

Sık yapılan somut hatalar

  • Güvence miktarına ilişkin CMK 109/3-f sorunu ile kapsam ayrımına ilişkin CMK 113/2 sorununu tek cümlede eritmek.
  • Kararın öğrenme veya tebliğ tarihini belgelemeksizin itirazın süresinde olduğunu varsaymak.
  • İtirazın ödeme yükümlülüğünü kendiliğinden durdurduğunu sanmak.
  • Henüz doğmamış zarar, masraf, nafaka veya para cezasını kesinleşmiş borç gibi yazmak.
  • Kanunda olmayan sabit yüzde ve payları örnek karar varmış gibi üretmek.
  • Kararı veren merci yerine tahminî bir mahkemeyi başlığa yazmak.
  • Güvence kaldırma/azaltma talebini mali durum belgesi olmadan yalnız “çok yüksek” gerekçesine bağlamak.
  • Dekonttaki dosya numarası ve açıklama alanını kontrol etmemek.
  • Düzeltme kararı çıktıktan sonra muhasebe ve infaz kaydını takip etmemek.
  • CMK 113/2 eksikliğinin kararı otomatik olarak yok veya hükümsüz kıldığı sonucunu peşinen ileri sürmek.

Sık sorulan sorular

1. Kararda sadece toplam güvence tutarı yazması yeterli midir?

CMK 113/2, güvencenin karşıladığı kısımların ayrı ayrı gösterilmesini öngörür. Sadece toplam tutar bulunup kapsam ayrımı anlaşılmıyorsa eksikliğin giderilmesi istenebilir.

2. Her güvence kararı dört ayrı parasal kalem içermek zorunda mıdır?

Hayır. Somut dosyada uygulanmayan kalem varsayımla oluşturulmaz. Kararda hangi kısımların uygulandığı ve hangilerinin kapsam dışında olduğu anlaşılabilir olmalıdır.

3. CMK 113/2 başvurusu güvence tutarını otomatik azaltır mı?

Hayır. Bu başvurunun temel amacı kapsamın ayrı ayrı gösterilmesidir. Tutarın azaltılması için mali durum ve ölçülülük yönünden ayrıca gerekçe kurulmalıdır.

4. Bu karara itiraz süresi nedir?

Kanunda özel süre yoksa CMK 268/1 uyarınca kararın öğrenildiği günden itibaren iki haftadır. Gerçek öğrenme veya tebliğ kaydı kontrol edilmelidir.

5. İtiraz nereye verilir?

Dilekçe kararı veren hâkimlik veya mahkemeye verilir. İnceleme mercii, kararı veren makam ve karar türüne göre CMK 268/3 hükümleri uyarınca belirlenir.

6. İtiraz güvence ödeme süresini durdurur mu?

Kendiliğinden durdurmaz. CMK 269 uyarınca kararı veren veya inceleyecek merci yerine getirmenin geri bırakılmasına ayrıca karar verebilir.

7. Güvence yatırıldıktan sonra da başvuru yapılabilir mi?

Ödeme yapılmış olması karar kapsamındaki belirsizliği ortadan kaldırmaz. Ancak olağan itirazın süresi ayrıca kontrol edilmeli; ödeme dekontu dilekçeye eklenmelidir.

8. Katılan henüz belli değilse zarar payı yazılabilir mi?

Dosyada bulunmayan bir katılma veya zarar olgusu kesinmiş gibi yazılamaz. Merci, somut kayıtları esas almalı ve uygulanmayan kısmı kapsam dışında bırakmalıdır.

9. Kararda yüzdeler yazılması zorunlu mudur?

Kanun sabit yüzdeler belirlemez. Ancak karşılanan kısımlar ayrı ayrı ve denetlenebilir biçimde gösterilmelidir; bu, tutar veya belirlenebilir payla sağlanabilir.

10. Sonradan güvencenin geri verilmesi bu karardan etkilenir mi?

Evet, güvence kapsamının açık olması geri verme veya gelir kaydetme aşamasındaki hesabı denetlenebilir kılar. Yine de geri verme koşulları ayrıca CMK 115 ve somut dosya sonucu üzerinden incelenir.

Resmî kaynaklar ve ilgili yazılar

Av. Halil Bakırcı
Mersin Barosu Sicil No: 3472
İhsaniye Mahallesi 4903 Sokak Profit İş Merkezi 3/14 Akdeniz/Mersin

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Adli Kontrol Güvence Kararında Karşılanan Kısımların Gösterilmesi Dilekçesi | CMK 113/2 Word Hakkında Sık Sorulan Sorular

Adli Kontrol Güvence Kararında Karşılanan Kısımların Gösterilmesi Dilekçesi | CMK 113/2 Word için görevli ve yetkili merci nasıl belirlenir?

Görev ve yetki; talebin hukuki niteliği, tarafların sıfatı, işlem veya olay yeri ve özel kanun hükümlerine göre belirlenir. Başvuru öncesinde güncel mevzuat ve somut dosya birlikte kontrol edilmelidir.

Adli Kontrol Güvence Kararında Karşılanan Kısımların Gösterilmesi Dilekçesi | CMK 113/2 Word bakımından kanuni süre nasıl hesaplanır?

Sürenin başlangıcı tebliğ, öğrenme, işlem veya olay tarihine göre değişebilir. Başlangıç ve son gün belge üzerinden hesaplanmalı; zamanaşımı ile hak düşürücü süre ayrımı ayrıca değerlendirilmelidir.

Dilekçeye hangi belgeler ve deliller eklenmelidir?

Sözleşme, ihtar, tebligat, ödeme kaydı, tutanak, yazışma, rapor ve diğer hukuka uygun deliller uyuşmazlığın türüne göre numaralandırılarak ekler bölümünde gösterilmelidir.

Word DOCX dilekçe şablonu doğrudan kullanılabilir mi?

Hayır. Taraflar, tarihler, görev, yetki, süre, olaylar, hukuki nedenler, deliller ve sonuç talebi somut dosyaya göre uyarlanmadan şablon imzalanmamalıdır.

Dilekçenin sonuç ve talep bölümü nasıl yazılmalıdır?

Her talep ayrı bentte, açık, ölçülebilir ve uygulanabilir biçimde yazılmalıdır. Faiz, yargılama gideri, vekâlet ücreti ve diğer feri talepler varsa hukuki dayanaklarıyla belirtilmelidir.

Dilekçe UYAP veya elektronik sistem üzerinden gönderilebilir mi?

İşlemin türü, başvurucunun sıfatı ve teknik koşullar elveriyorsa ilgili UYAP portalı, KEP veya kurum sistemi kullanılabilir. Elektronik imza, dosya biçimi ve teslim belgesi gereklilikleri önceden kontrol edilmelidir.

Bu dilekçe örneği Türkiye genelinde kullanılabilir mi?

Temel mevzuat Türkiye genelinde uygulanabilir; ancak görevli ve yetkili merci, yerel uygulama, dosyanın usul aşaması ve özel düzenlemeler her başvuruda ayrıca belirlenmelidir.

Hazır dilekçe hukuki danışmanlığın yerine geçer mi?

Hayır. Örnekler genel bilgilendirme ve taslak amacı taşır. Süre, görev, yetki, delil veya talep hatası hak kaybı doğurabileceğinden somut dosya ayrıca değerlendirilmelidir.

Telefon WhatsApp