AB’de İş Sözleşmesinde Türk Hukuku Seçimi: Ücret ve Fesih Koruması
AB’deki bir mahkemenin Roma I Tüzüğünü uyguladığı iş uyuşmazlığında, sözleşmeye Türk hukukunun yazılması işçinin bütün yerel korumasını kaldırmaz. 593/2008 sayılı Tüzük m.8/1, tarafların hukuk seçimini kabul eder; fakat seçim yapılmasaydı uygulanacak hukukun sözleşmeyle bertaraf edilemeyen korumasından işçiyi yoksun bırakmayı yasaklar. Bu yüzden önce hukuk seçiminin varlığı, ardından seçim bulunmasaydı uygulanacak hukuk ve uyuşmazlık konusu hak yönünden koruma karşılaştırması belirlenir.
Bu yazı Almanya, Hollanda ve diğer ilgili AB ülkelerinde çalışan Türkçe konuşan kişilerin yabancı mahkeme önündeki hukuk seçimi sorununa odaklanır. Türkiye’de açılan davada MÖHUK m.27’nin uygulanması ayrı konudur. Mahkeme yetkisi, sözleşmeye uygulanacak hukuk, çalışma izni ve sosyal güvenlik aynı başlık altında çözülmez. Resmî kaynak incelemesi: 25 Ekim 2026.

Mahkemenin bulunduğu ülke ile uygulanacak hukuk farklıdır
Roma I, sözleşmesel borç ilişkilerinde hangi devletin maddi hukukunun uygulanacağını belirleyen bir düzenlemedir. Hangi mahkemenin davaya bakacağını doğrudan belirlemez. Bir Alman mahkemesinin yetkili olması, bütün işçilik haklarının zorunlu olarak Alman hukukuna göre hesaplanacağı anlamına gelmez. Tersine sözleşmede Türk hukukunun seçilmiş olması da yalnız Türk mahkemesinde dava açılabileceğini göstermez. İki sorunun dayanakları ayrı tespit edilmelidir.
Yetkili ülke için AB işçi davasında çalışma yeri ve işveren merkezine göre mahkeme seçimi rehberi kullanılabilir. Buradaki inceleme, yetkili mahkemenin Roma I uyguladığı aşamadan başlar. İşverenin sözleşmeye koyduğu hukuk kaydı, işçinin vatandaşlığı veya ücretin gönderildiği banka tek başına bütün değerlendirmeyi tamamlamaz. Gerçek çalışma ilişkisi ve talep edilen hakkın niteliği görülmelidir.
Öncelikle ilişkinin bireysel iş sözleşmesi kapsamına girdiği doğrulanır. Serbest danışmanlık, ticari temsilcilik ve şirket ortaklığı hakkında farklı bağlama kuralları bulunabilir. Belgede hizmet veya danışmanlık yazmasıyla fiilen iş ilişkisi bulunması aynı değerlendirme değildir. Çalışanın hangi sıfatla talepte bulunduğu ve gerçek işverenin kim olduğu belirlenir. Grup şirketlerinin ortak marka kullanması, her birini aynı sözleşmenin tarafı yapmaz.
Ülke kapsamı, sözleşme tarihi ve eski düzenleme
Bu inceleme Roma I uygulayan mahkeme içindir. Tüzüğün 46. gerekçesinde belirtilen Danimarka istisnası göz ardı edilmemelidir. Aynı Avrupa kurumuna ait farklı hukuk araçlarının ülke kapsamı aynı olmayabilir. Bu nedenle başka bir düzenlemede mevcut tebligat veya karar tanıma iş birliğinden hareketle Roma I’in her ülkede aynı şekilde uygulandığı sonucu çıkarılmaz. Başvurulan mahkemenin hangi kanunlar ihtilafı düzenini kullandığı başlangıçta belirlenir.
Sözleşmenin zaman bakımından kapsamı da m.28 uyarınca ayrıca kontrol edilir. Dava bugün açıldı diye eski tarihte kurulmuş bütün iş ilişkileri kendiliğinden yeni Tüzüğe tabi olmaz. İlk sözleşme, uzatma ve yeni işverenle kurulan ilişki ayrı belgelerdir. Aşağıda açıklanan Schlecker kararının eski Roma Sözleşmesi dönemine ait olması bu ayrımın neden önem taşıdığını gösterir. Bir kararın yorumundan yararlanılması, o kararın uyguladığı eski madde numarasının güncel hüküm gibi yazılmasını haklı kılmaz.
Taraflar AB dışındaki Türk hukukunu seçebilir mi?
Roma I m.2, Tüzüğün gösterdiği hukukun bir üye devlet hukuku olmasını zorunlu tutmaz. Bu nedenle Türk hukukunun seçilmesi sırf Türkiye AB üyesi olmadığı için geçersiz sayılamaz. Ancak m.3’teki seçim koşulları ve iş sözleşmesine özgü m.8 koruması birlikte uygulanır. Seçilen hukukun kabul edilebilirliği ile o hukukun bütün hükümlerinin sınırsız uygulanması farklı sonuçlardır.
Madde 3/1’e göre seçim açıkça yapılmalı veya sözleşme hükümleriyle olayın koşullarından açık biçimde anlaşılmalıdır. Sözleşmenin Türkçe yazılmış olması, ücretin Türk lirasıyla gösterilmesi veya işverenin Türk olması tek başına açık hukuk seçimi değildir. Metindeki ilgili hüküm tam olarak alınmalı; yalnız bir kelime ya da çevirmenin eklediği açıklama üzerinden seçim kurulmamalıdır. Birden fazla dilde sözleşme varsa hükümler karşılaştırılır.
Tarafların daha sonra uygulanacak hukuku değiştirmesi m.3/2 kapsamında mümkündür. Bununla birlikte sonradan yapılan değişiklik sözleşmenin şekil geçerliliğini veya üçüncü kişilerin haklarını olumsuz etkileyemez; işçi koruması da devam eder. Yeni bir ek protokolün tarihi, hangi dönemi kapsadığı ve tarafların iradesi belirlenir. Fesih sonrası imzalanan bir belgenin geçmiş bütün hakları kendiliğinden yok ettiği kabul edilmez.
İşverenin hazırladığı standart kayıt her zaman hükümsüz müdür?
AB Adalet Divanının 15 Temmuz 2021 tarihli birleşik C-152/20 ve C-218/20 Gruber Logistics kararı, hukuk seçimi maddesini işverenin önceden hazırlamış olmasının tek başına seçim serbestliğini ortadan kaldırmadığını açıklar. Çalışanın bu kaydı kabul etmesiyle seçim yapılabilir. Ancak gerçekten bir anlaşma bulunup bulunmadığı ve m.8’in koruma sınırı ayrıca incelenir.
Dolayısıyla inceleme iki yanlış uçtan kaçınmalıdır: standart metindeki her hukuk seçimini yok saymak ve imza bulunduğu için bütün emredici korumayı dışlamak. İlk mesele rızanın ve seçimin hukuki varlığıdır; ikinci mesele seçimin hangi sonuçlara kadar etkili olduğudur. İmza, elektronik kabul, ek protokol ve uygulanabilir geçerlilik kuralları dosyaya bağlanır. Ücret veya fesih hakkına ilişkin karşılaştırma bundan sonra yapılır.
Hukuk seçimine rağmen korunan kurallar nasıl bulunur?
Madde 8/1, karşılaştırılacak hukuku seçimsiz durumda m.8/2, 3 ve 4 uyarınca uygulanacak hukuk olarak tanımlar. Bu nedenle yalnız işçinin istediği veya en yüksek tazminatı veren ülke seçilmez. Önce işin mutaden yapıldığı ya da yürütüldüğü ülke, gerekiyorsa işe alan işletme bağlantısı ve daha sıkı bağlantı değerlendirilir. Sonra bu hukukun anlaşmayla bertaraf edilemeyen kuralları tespit edilir.
Gruber Logistics kararının 23–31. paragrafları, bu kuralların işçiye seçilen hukuktan daha yüksek koruma sağlaması hâlinde korunacağını; seçilen hukukun ilişkinin kalan kısmında uygulanmaya devam edeceğini açıklar. Bütün hukuk seçimi kaydının otomatik silinmesi gerekmez. Asgari ücret kuralları, ilgili ulusal hukukta emredici nitelikleri belirlenerek bu incelemeye girebilir. Her uyuşmazlıkta hangi hakkın korunduğu somutlaştırılmalıdır.
Dosya hazırlığında karşılaştırma, ülke hukukları hakkında genel bir iyi veya kötü değerlendirmeye indirgenmez. İstenen ücret, izin veya fesih koruması yönünden hangi kuralın uygulanacağı ve sözleşmeyle değiştirilebilir olup olmadığı gösterilir. Bir ülkedeki hakkın adı diğer ülkedeki kavramla aynı olsa bile koşulları farklı olabilir. Hak kazanma şartı, hesap dönemi ve yapılmış ödemeler karşılaştırmanın parçasıdır.
Mutad çalışma ülkesi hangi olgularla belirlenir?
Madde 8/2, işçinin sözleşmenin ifasında işini mutaden yaptığı ülkeyi; bu belirlenemiyorsa işini mutaden hangi ülkeden yürüttüğünü esas alır. İşveren merkezi bu ilk bağlantının yerine doğrudan geçmez. Düzenli uzaktan çalışma, uluslararası taşımacılık veya farklı ülkelere görev içeren işlerde fiilî organizasyon açıklanmalıdır. İşçinin tek bir gün bulunduğu ülke ile çalışma ilişkisinin yerleşik merkezi farklıdır.
Hazırlanacak çalışma çizelgesinde görev tarihleri, fiilî iş yerleri, işin organize edildiği yer ve görev sonrası dönüş düzeni belirtilir. Sözleşmenin bir ülkede imzalanması diğer ülkede yıllarca yürütülen işi yok saydırmaz. Ücretin belirli banka hesabından gelmesi de işin nerede yapıldığını tek başına kanıtlamaz. Bu kayıtlar birlikte değerlendirilmek üzere sunulur; tek belgeye taşıyamayacağı kesin anlam yüklenmez.
İşçi ile işverenin aynı vatandaşlığı taşıması, vatandaşlık hukukunu otomatik olarak mutad çalışma hukuku yapmaz. İkamet izni, vergi kaydı ve sosyal güvenlik belgesi farklı bağlantıları gösterebilir. Bunların varlığı saklanmamalıdır; ancak her biri kendi işleviyle açıklanmalıdır. İşçinin yaşam yeriyle işin yürütüldüğü ülke aynı değilse bu durum ayrıca anlatılır. Eksik tarihler tahmin edilerek tamamlanmaz.
Birden fazla ülke varsa işe alan işletme ne zaman önem kazanır?
Madde 8/3, uygulanacak hukukun ikinci fıkrayla belirlenemediği durumda işçiyi işe alan işletmenin bulunduğu ülkeyi esas alır. Bu, ilk basamak değil tali bağlantıdır. Çalışanın sık seyahat etmesi tek başına mutad çalışma merkezinin bulunmadığını göstermez. Önce m.8/2’nin uygulanması araştırılmalı, neden sonuç vermediği ortaya konulmalıdır. Daha elverişli görülen sonuca ulaşmak için sıra ters çevrilmez.
İşe alan işletme bağlantısında da gerçek organizasyon önemlidir. Sözleşmenin posta yoluyla bir ofise gönderilmesi, o ofisin her durumda işe alan işletme olduğu sonucunu doğurmaz. Başvuruyu değerlendiren, iş ilişkisini kuran ve çalışma düzenine katılan birimlerle ilgili belgeler toplanır. Bu inceleme, şirket grubundaki başka kuruluşların borçtan sorumlu olup olmadığı sorusundan ayrılır. Hukuk bağlantısı, maddi sorumluluk hükmünün yerine geçmez.
Başka ülkeye geçici gönderilme bütün hukuku değiştirir mi?
Madde 8/2’nin son cümlesi, işçinin geçici olarak başka ülkede çalışmasının mutad çalışma ülkesini değiştirmiş sayılmayacağını belirtir. Tüzüğün 36. gerekçesi, yabancı görev tamamlanınca önceki ülkede işe dönmesinin beklenmesini açıklar. İlk işverenle veya aynı gruptaki işverenle yeni sözleşme kurulması, görevlendirmenin geçici niteliğini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Belgedeki başlık kadar gerçek çalışma düzeni de incelenmelidir.
Geçici görevlendirme dosyasında görev süresi, dönüş beklentisi ve başlangıçtaki çalışma düzeni birlikte saklanır. Süre uzatımları varsa her birinin tarihi gösterilir. Roma I burada herkes için ortak bir gün veya ay eşiği koymaz. Başka düzenlemedeki süreyi bu maddeye otomatik taşımak doğru değildir. Aynı şekilde görev yazısına geçici kelimesi eklemek, süresiz olarak başka yerde kurulan çalışma merkezini açıklamaya yetmez.
Geçicilik, görev yapılan ülkedeki bütün zorunlu kuralların uygulanmayacağı anlamına gelmez. Tüzüğün 34. gerekçesi, gönderilen işçiye ilişkin özel düzenlemeler ve doğrudan uygulanan kuralların ayrıca değerlendirilmesini saklı tutar. Bu rehber gönderilen işçi statüsünün bütün ücret veya sosyal güvenlik şartlarını belirlemez. Önce kişinin gerçekten o özel statüye girip girmediği ve ilgili mevzuatın kapsamı ayrıca kontrol edilmelidir.
Daha sıkı bağlantı mekanik bir ülke sayımı değildir
Madde 8/4, bütün koşulların sözleşmenin ikinci veya üçüncü fıkrada gösterilenden başka ülkeyle daha sıkı bağlantılı olduğunu ortaya koyması hâlinde o diğer hukuku uygular. Bu inceleme, işverenin tek taraflı ülke tercihi değildir. Seçimsiz durumda uygulanacak hukuku belirlerken bu ihtimal de değerlendirilir; hukuk seçiminin karşılaştırılacağı emredici koruma buna göre kurulmalıdır.
12 Eylül 2013 tarihli C-64/12 Schlecker kararı, önceki Roma Sözleşmesi m.6 hakkında verilmiştir. Divan, tek ülkede uzun süre çalışmanın başka ülkeyle daha sıkı bağlantı incelemesini mutlak olarak kapatmadığını; diğer bağlantıların yalnız sayıca çokluğu nedeniyle çalışma ülkesinden uzaklaşılamayacağını açıklamıştır. Vergi, sosyal güvenlik ve ücret belirleme koşulları bütünlük içinde değerlendirilir. Karar, bu yöntemin güncel m.8/4 ile tutarlılığına da değinir.
Bu açıklama, uyuşmazlıkta her zaman işçiye en yüksek toplam sonucu sağlayan ülkenin seçilmesi kuralı değildir. Sözleşmenin hangi hukukla daha yakın bağlantılı olduğu ile geçerli hukuk seçiminin emredici korumayı azaltıp azaltmadığı farklı aşamalardır. Dilekçede bu aşamalar birbirine karıştırılırsa karşılaştırmanın hukuki zemini belirsizleşir. Her ülke bağlantısının hangi soruyu cevapladığı ayrı yazılmalıdır.
Ücret farkı ve fesih taleplerinde hesap nasıl hazırlanır?
Ücret talebinde ilk tablo çalışılan dönemleri, sözleşme tutarını, gerçekten ödenen miktarı ve talep edilen farkı göstermelidir. Brüt ücret, net ödeme, masraf karşılığı ve prim aynı kalem değildir. İşçi lehine koruma karşılaştırması yapılırken ilgili ulusal düzenin hangi kalemi ücret saydığı belirlenir. Her ülkenin ücret kalemleri veya toplu sözleşme kapsamı aynı kabul edilerek yalnız iki toplam çıkarılmaz.
Fesih dosyasında ise sözleşmenin sona erdirilme biçimi, bildirimin alınması, çalışmanın son günü ve gerekçe ayrı kaydedilir. Seçilen hukukta bir ödeme bulunması, seçimsiz hukuktaki emredici korumanın bütününü karşılamış olduğunu tek başına göstermez. Buna karşılık farklı isimli her tazminatın bütün ülkelerden birlikte toplanacağı da söylenemez. Aynı hukuki zararın veya hakkın iki kez hesaplanmaması için taleplerin dayanakları ayrılır.
Bu yazıda belirli bir devlet için güncel asgari ücret veya sabit fesih tazminatı rakamı verilmemiştir. Karşılaştırma, ilgili çalışma döneminde yürürlükte olan kural üzerinden yapılır. Bugünkü tarifenin geçmiş bütün aylara uygulanması veya bugünkü kurla bütün ücret farkının çevrilmesi, hukuki dayanak gösterilmeden kullanılacak yöntem değildir. Hesabın dönemi, birimi ve maddi hukuk kaynağı açık tutulur.
Madde 8 koruması ile doğrudan uygulanan kurallar farklıdır
Roma I m.9, devletin kamu menfaatini korumak için sözleşmeye hangi hukuk uygulanırsa uygulansın kendi kapsamındaki olaylara uyguladığı özel zorunlu hükümleri düzenler. Tüzüğün 37. gerekçesi bu kategorinin, anlaşmayla değiştirilemeyen bütün hükümlerle aynı genişlikte olmadığını açıklar. Bu yüzden her emredici iş hukuku maddesine doğrudan m.9 etiketi konulması doğru değildir. Madde 8 korumasının ayrıca kurulması gerekir.
Mahkemenin kendi ülkesindeki doğrudan uygulanan kuralları m.9/2’de; sözleşme borçlarının yerine getirildiği veya getirileceği ülkenin belirli zorunlu kurallarına etki tanınması m.9/3’te düzenlenmiştir. İkinci durumda ifayı hukuka aykırı kılma, kuralın niteliği, amacı ve uygulamanın sonuçları önemlidir. Sadece bir yabancı devletin kuralına dayanmak, bu özel koşulları karşılamadan onu sınırsız uygulanır hâle getirmez.
Süreler ve yabancı mahkemenin usulü ayrıca izlenir
Madde 12/1-d, sözleşmeye uygulanacak hukukun borcun sona ermesi ile zamanaşımı ve sürenin geçmesinden doğan hak kayıplarını kapsamasını düzenler. Mahkemeye cevap, delil sunma veya kanun yolu başvurusu gibi usul işlemleriyle maddi talebin zamanaşımı aynı şey değildir. Roma I m.1/3, m.18 saklı olmak üzere delil ve usulü kapsam dışında bırakır. Bir hesapta yalnız en uzun görünen süre seçilmez.
Bu ayrım nedeniyle hukuk seçimi araştırılırken fesih veya mahkeme tebligatı bekletilmemelidir. Sürenin hangi olaydan başladığı ve hangi işlemle korunacağı ilgili hukuka göre belirlenir. Avukatla ilk görüşme veya karşı tarafa genel ödeme talebi, her ülkede dava açılmasıyla aynı etkiyi doğurmaz. Mevcut evrak, teslim kayıtları ve yapılmış başvurular birlikte hazırlanmalıdır. Ulusal temsil şartları ayrıca doğrulanır.
Türk mahkemesindeki dosyayla nasıl koordinasyon kurulur?
Türkiye’deki yargılamada aynı mesele doğarsa başlangıç düzeni Roma I değil, uygulanabilir Türk kanunlar ihtilafı kurallarıdır. Sitedeki MÖHUK m.27 iş sözleşmesine uygulanacak hukuk rehberi bu ayrı yolu ele alır. İki düzenlemenin benzer kavramlar kullanması bütün fıkraların aynı olduğu anlamına gelmez. Yabancı mahkeme için hazırlanmış açıklama Türk dosyasına madde numarası değiştirilmeden kopyalanmamalıdır.
Koordinasyon dosyasında sözleşmenin tüm dilleri, ekler, işe alım kayıtları, çalışma ülkelerine göre takvim, ücret bordroları, banka ödemeleri, fesih bildirimi ve hukuk seçimi hükmü birlikte tutulur. İşverenin şirket kimliği, işçinin vatandaşlığı ve çalıştığı ülke birbirinden ayrı alanlardır. Tercümede hukuk seçimi ile mahkeme seçimi karışmamalı; değişikliklerin tarihleri korunmalıdır. Bu çalışma, hangi kaydın hangi hukuki bağlantıyı gösterdiğini görünür kılar.
Gelir yetersizliği bulunan kişi için AB sınır ötesi adli yardım rehberi ayrıca incelenebilir. Alınan kararın başka ülkede uygulanması için AB içi karar icrası ve m.53 sertifikası farklı aşamayı açıklar. Maddi hukukun belirlenmesi, ücretsiz temsil veya kesin tahsil garantisi değildir; her işlemin şartları ayrıca sağlanmalıdır.
| İnceleme | Gerekli bilgi | Temel dayanak |
|---|---|---|
| Geçerli hukuk seçimi | Sözleşme hükmü, rıza ve ek protokoller | M.3 ve 8/1 |
| Seçimsiz hukuk | Mutad çalışma, işe alan işletme ve bütün bağlantılar | M.8/2–4 |
| İşçi koruması | Değiştirilemeyen hüküm ve somut hak karşılaştırması | M.8/1; Gruber Logistics |
| Geçici görev | Görev ve dönüş düzeni; özel mevzuatın kapsamı | M.8/2; gerekçe 34–36 |
| Özel zorunlu kurallar | Mahkeme ve ifa ülkesindeki kuralın niteliği | M.9 |
| Süre | Maddi talep ve usul takvimlerinin ayrılması | M.12/1-d ve m.1/3 |
Sık sorulan sorular
AB’de çalışırken sözleşmede Türk hukuku seçilebilir mi?
Roma I m.2 ve m.3 bakımından AB dışı hukuk seçimi mümkündür. İş sözleşmesinde m.8/1’in işçiyi koruyan sınırı ayrıca uygulanır.
Türk hukuku seçilmişse yerel emredici haklar tamamen kalkar mı?
Hayır. Seçim yapılmasaydı m.8/2–4 uyarınca uygulanacak hukukun anlaşmayla bertaraf edilemeyen koruması ayrıca karşılaştırılır.
İşverenin hazırladığı hukuk seçimi maddesi her zaman geçersiz midir?
Gruber Logistics kararı, önceden hazırlanmış kaydın tek başına seçim serbestliğini kaldırmadığını açıklar. Rıza ve koruma sınırı ayrı incelenir.
Türk vatandaşı olmak otomatik Türk hukuku uygulanmasını sağlar mı?
Roma I m.8 böyle bir otomatik vatandaşlık kuralı kurmaz. Seçim, çalışma bağlantıları ve daha sıkı bağlantı değerlendirilir.
Geçici yurt dışı görevi mutad çalışma ülkesini değiştirir mi?
M.8/2 uyarınca geçici çalışma tek başına değişiklik sayılmaz. Fiilî görev ve dönüş düzeniyle özel zorunlu kurallar ayrıca kontrol edilir.
Çok ülkeli işte hemen işverenin merkez hukuku mu uygulanır?
Önce m.8/2 bağlantısı araştırılır. Sonuç alınamazsa m.8/3 işçiyi işe alan işletmeye yönelir; m.8/4 saklıdır.
Daha sıkı bağlantı her zaman en yüksek tazminat veren ülke midir?
Hayır. Objektif bağlantının belirlenmesiyle seçimin emredici korumayı azaltıp azaltmadığı farklı incelemelerdir.
Ücret farkında yalnız iki ülkenin asgari ücretini çıkarmak yeterli mi?
Çalışma dönemi, ilgili emredici kural, ücret sayılan kalemler ve yapılmış ödemeler belirlenmeden sağlıklı karşılaştırma kurulamaz.
Alman mahkemesinin yetkisi Alman hukukunu zorunlu kılar mı?
Hayır. Milletlerarası yetki ve sözleşmeye uygulanacak hukuk ayrı kurallara tabidir.
Türkiye’deki davada doğrudan Roma I m.8 mi uygulanır?
Türk mahkemesindeki başlangıç Türk kanunlar ihtilafı kurallarıdır. MÖHUK m.27 ile Roma I ayrı değerlendirilmelidir.
Resmî kaynaklar
- 593/2008 sayılı Roma I Tüzüğü, resmî metin: m.1–3, 8–9, 12; gerekçe 34–37.
- ABAD, 15 Temmuz 2021, C-152/20 ve C-218/20 Gruber Logistics: hukuk seçimi ve emredici koruma karşılaştırması.
- ABAD, 12 Eylül 2013, C-64/12 Schlecker: eski Roma Sözleşmesi rejiminde daha sıkı bağlantı; güncel m.8/4 ile ilişki.
Türkiye bağlantılı işçilik dosyanız için iletişim
Mersin merkezli Türkiye geneli; İstanbul ve Mersin odaklı dosya takibi. Görüşme talebinde çalışılan ülkeyi, sözleşmedeki hukuk hükmünü ve varsa fesih tarihini belirtin. Ofis iletişim bilgileri. Sözleşme ve kişisel belgelerin güvenli iletim yöntemi ayrıca belirlenir.
İstanbul ofisi
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbulMersin ofisi
İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/MersinGörüşme talebinizi iletin
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.