B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

AB İçinde Miras Reddi Beyanı Hangi Mahkemeye Verilir? İkamet ve Bildirim

AB Miras Tüzüğünün uygulandığı bir ülkede yaşayan mirasçı, şartları varsa başka bir üye devletteki miras için ret beyanını kendi mutad meskeninin bulunduğu ülkenin mahkemesine verebilir. 650/2012 sayılı Tüzük m.13, mirasın tamamını gören mahkemeye ek olarak beyan kabul etmeye yönelik sınırlı yetki tanır. Madde 28 ise beyanın şeklini düzenler. Yerel mahkemeye başvurmakla bütün miras dosyası o ülkeye taşınmaz; beyanın esas miras dosyasınca öğrenilmesi ayrıca izlenir.

Bu yol, özellikle farklı Avrupa ülkelerinde yaşayan aile bireyleri için önemlidir. Bununla birlikte Türkiye’de yapılan reddi miras işlemiyle AB içindeki beyan kolaylığı aynı düzenleme değildir. Aşağıdaki açıklamalar, genel üç aylık Türk ret süresini tekrar etmek yerine iki farklı üye devlet arasında beyanın alınmasını, şeklen geçerliliğini ve dosyaya bildirilmesini ele alır. Temel dayanaklar Tüzük m.13, 23/2-e ve 28 ile AB Adalet Divanının C-617/20 ve C-651/21 kararlarıdır. Kaynak incelemesi: 24 Ekim 2026.

İkamet ülkesindeki mahkemeye verilen miras beyanının başka ülkedeki esas miras dosyasına bildirilmesini gösteren özgün çizim
Beyanı alan mahkeme ile mirasın tamamını ele alan mahkemenin görevleri ayrıdır.

Önce ülkeler, ölüm tarihi ve mirasın dayanağı belirlenir

Bir kişinin Avrupa’da yaşaması, bütün miras işlemlerinin aynı sisteme girdiğini göstermez. Öncelikle mirasın hangi devletlerde yürütüldüğü ve başvurulacak devletin 650/2012 sayılı Tüzüğü uygulayıp uygulamadığı belirlenir. Tüzük m.83/1, 17 Ağustos 2015 veya sonrasında ölen kişilerin mirasını esas alır. Daha eski ölüm için bugün beyan hazırlanması, tek başına bu zaman koşulunu değiştirmez. Ölüm tarihi, beyan tarihi ve dosyanın açılış tarihi ayrı kaydedilir.

Diğer bir başlangıç kontrolü, Tüzük m.75 kapsamında saklı tutulan uluslararası sözleşmelerdir. Türkiye bağlantılı bir dosyada uygulanabilir ikili düzenleme bulunması, hukuki değerlendirmeyi etkileyebilir. Bu sebeple vatandaşlık, malın bulunduğu ülke ve yapılacak işlemin niteliği birlikte gösterilir. Mirasçının Türkçe konuşması veya Türk pasaportu taşıması, AB içindeki usulü kendiliğinden dışlamadığı gibi Türk miras dosyasını da doğrudan bu usule dönüştürmez.

Tüzüğün resmî metni üzerinden kapsam belirlendikten sonra iki ayrı kişinin yaşam merkezi araştırılır. Mirasbırakanın ölüm anındaki mutad meskeni genel miras yetkisi bakımından; beyanda bulunacak mirasçının mutad meskeni ise m.13 bakımından önemlidir. Mirasçının kısa süreli tatil yaptığı veya yalnız bir yazışma adresi kullandığı ülke, gerçek yaşam merkezi yerine otomatik olarak kullanılamaz.

Madde 13 mirasçının yaşadığı ülkeye hangi yetkiyi verir?

Madde 13’ün uygulanmasında mirasa uygulanacak hukukun ilgili kişiye mahkeme önünde kabul, ret veya belirtilen sorumluluk sınırlaması beyanını yapma imkânı tanıması gerekir. Ayrıca kişinin mutad meskeninin bulunduğu üye devlet hukukunda da bu tür beyanların mahkemeye verilebilmesi aranır. Bu iki kontrolün ardından ilgili ülke mahkemesi beyanı almaya yetkili olur. Sadece yakın bir mahkeme binasına gidilmesi, uluslararası yetkinin kurulduğunu göstermez.

Yetkinin konusu beyanın alınmasıdır. Hangi mirasçının ne pay alacağı, vasiyetin geçerliliği, bütün terekenin yönetimi ve paylaşımı hakkında karar verme yetkisi ayrıca belirlenir. M.13’e dayanılarak yapılan ret kaydı, o mahkemeye otomatik olarak bütün mirası çözme yetkisi vermez. Avrupa’daki mirasta genel ve ikincil mahkeme yetkisi rehberi bu ayrı incelemeyi açıklar.

Beyan başvurusunda hangi dosyanın ve hangi mirasbırakanın konu olduğu tereddütsüz gösterilmelidir. Ölen kişinin adı, ölüm bilgisi, son yaşam merkezi ve biliniyorsa esas dosya numarası aynı başvuruya bağlanır. Bir ailede birden fazla ölüm veya birbirine geçen miras ilişkisi varsa her tereke ayrı tanımlanır. Yalnız soyadının aynı olması, bir beyanın bütün aile mirasları hakkında verilmiş sayılmasına yol açmaz.

Yetkili makamın belirlenmesi ile randevu almak farklı işlemlerdir

Beyanı alacak ülke belirlenince o devlet içindeki görevli ve yer itibarıyla yetkili makam araştırılır. Genel bir belediye veya noterlik randevusu, mahkemeye verilmesi gereken beyanın yerine geçmez. Tüzüğün 32. gerekçesi ulusal hukukça yetkili diğer makamları dışlamaz; fakat her noterin veya konsolosluğun m.13 mahkemesi sayıldığı sonucu da çıkmaz. Kurumun hangi sıfatla işlem yaptığı açık olmalıdır.

Hazırlıkta talep, sıradan imza tasdiki mi yoksa miras kabul veya ret beyanının usulüne uygun alınması mı istendiğini göstermelidir. Bir imzanın doğrulanması, beyanda bulunanın hangi mirası reddettiğinin ve ilgili usulün tamamlandığının bütün cevabı değildir. İşlemin sonunda verilen belge, tutanak numarası ve kayıt tarihi alınır. Randevu teyidiyle tamamlanmış beyan kaydı aynı belge olarak dosyalanmaz.

Madde 28: şekil için iki alternatif hukuk

Madde 28, beyanın şeklen geçerliliğini iki alternatif üzerinden korur: m.21 veya m.22 uyarınca mirasa uygulanacak hukukun şekil şartları ya da beyanda bulunanın mutad meskeninin bulunduğu devletin şekil şartları. Bunlar kural olarak üst üste eklenen iki zorunlu şekil sistemi değildir. Alternatiflerden birinin koşullarına uygunluk araştırılır. İkinci ülkedeki makamın farklı bir belge düzeni kullanması tek başına ilk ülkedeki beyanı hükümsüz yapmaz.

Bu düzenlemenin konusu şekildir. Beyanda bulunanın mirasçı sıfatı, ret hakkının bulunması, daha önceki kabul işleminin etkisi ve reddin sonuçları ayrı maddi hukuk sorularıdır. M.23/2-e, kabul veya reddin koşul ve etkilerini mirasa uygulanacak hukukun kapsamına dahil eder. Dolayısıyla şeklen doğru belge bulunması, kişinin daha önce kabul ettiği bir mirası her koşulda sonradan reddedebileceğini göstermez.

Başvuruda şekil dayanağı somut yazılmalıdır. İmza, tutanak, mahkeme önüne çıkma veya başvuru biçimi yönünden hangi ülkenin şartlarının karşılandığı gösterilir. Bir şekil eksikliği ileri sürülürse bunun gerçekten seçilen hukukun koşulu mu, yoksa diğer ülkenin ek uygulaması mı olduğu ayırt edilir. Bu ayrım, özellikle yabancı dilde verilmiş kayıtların başka ülkedeki dosyaya sunulmasında gereksiz tekrar işlemlerini önler.

C-617/20: Hollanda’da verilen beyanın Alman dosyasındaki şekli

AB Adalet Divanının 2 Haziran 2022 tarihli C-617/20 kararı, Hollanda’da mutad meskeni bulunan mirasçıların oradaki mahkemede yaptığı ret beyanını ele alır. Divan, m.13 ve m.28’i birlikte yorumlayarak, beyanın yapıldığı mahkemenin şekil şartları karşılanmışsa ayrıca mirasa uygulanacak hukukun şekil şartlarının aranamayacağını belirtmiştir. Kararın 43–51. paragrafları, yerel beyan kolaylığının korunmasını ve esas mahkemenin bilgilendirilmesini birbirinden ayırır.

Bu sonuçtan alınacak uygulama dersi, farklı mahkeme formlarını aynı anda doldurmanın her zaman hukuki zorunluluk olmadığıdır. Önce tamamlanmış yerel işlemin ne olduğu belirlenir. Sonradan istenen belgenin beyanı yeniden kurmak için mi, yoksa mevcut beyanın varlığını ve içeriğini ispatlamak için mi istendiği açıklığa kavuşturulur. İspata ilişkin bir talep, sessizce ikinci bir geçerlilik şekline dönüştürülmemelidir.

Esas miras mahkemesi beyanı nasıl öğrenir?

Yerel beyan dosyası ile esas miras dosyası birbirinden farklıdır. Tüzüğün 32. gerekçesi, bu kolaylıktan yararlanan kişilerin beyanın varlığını mirası ele alan makama bildirmesini öngören yaklaşımı açıklar. Bununla birlikte m.13 ve m.28, mahkemeler arasında her dosyada kendiliğinden çalışan yeknesak bir iletim sistemi kurmaz. Bu nedenle yalnız yerel kayıt numarası alınarak diğer dosyanın da haberdar olduğu kabul edilmemelidir.

Dosya hazırlığında beyanın tam kaydı iletildiği yazıya bağlanır. Esas mahkemenin adı ve numarası, mirasbırakanın kimliği, beyanda bulunan kişi ve beyanın alınma tarihi gösterilir. Gönderilen nüshanın okunaklı olması ve eklerin tamamlanması gerekir. Teslim veya elektronik alındı kaydı saklanır. Bir belgenin gönderilmiş olmasıyla ilgili miras dosyasına kaydedildiğinin anlaşılması farklı aşamalardır; gelen yanıt takip edilir.

İletim için yapılan çeviri, beyanın anlamını değiştirmemelidir. Kaynak metinde sınırlı sorumluluk beyanı varsa bunu doğrudan bütün mirasın reddi şeklinde çevirmek doğru değildir. Aynı şekilde yalnız bir vasiyet alacağından vazgeçme ile mirasçılık sıfatını reddetme ayrı olabilir. Belgenin başlığı, kapsamı ve imza bölümünün birlikte çevrilmesi, bu farklılıkların esas dosyada görülmesini sağlar.

C-651/21: bildirimi başka bir mirasçı da yapabilir

30 Mart 2023 tarihli C-651/21 kararında Divan, bir mirasçının mutad mesken ülkesinde kaydedilmiş beyanının başka mirasçı tarafından esas dosyaya bildirilmesine m.13’ün engel olmadığını açıklamıştır. Özellikle 48–55. paragraflar, başka kişinin yerine yeni ret beyanı vermekle daha önce yapılmış beyanı mahkemeye duyurmanın farklı olduğunu vurgular. Bildirimin yalnız reddeden kişi tarafından yapılması zorunlu kabul edilemez.

Bu nedenle elde bulunan geçerli ret kaydını diğer miras dosyasına sunan mirasçı, sırf kardeşinin veya başka hak sahibinin belgesini ilettiği için onun adına yeni bir ret işlemi yapmış sayılmaz. Ancak bu kolaylık, belgenin içeriğini değiştirme veya başkasının henüz açıklamadığı iradeyi oluşturma yetkisi vermez. Mevcut beyanın tarihi ve sahibi açık gösterilir; bildiren kişinin sıfatı ayrı belirtilir.

Dosyada farklı mirasçıların beyanları varsa her biri ayrı kayda bağlanır. Bir kişinin reddi, diğer kişilerin de aynı tercihi yaptığı şeklinde sunulmaz. Bildirim dilekçesinde yalnız belgenin dikkate alınması isteniyorsa bu kapsam korunur. Diğer mirasçının haklarını sona erdirecek yeni bir işlem talep ediliyorsa artık farklı yetki ve temsil sorunu doğar; C-651/21’in bildirim sonucu bu yeni işlemin yerine kullanılamaz.

Ret beyanının süresi ile bildirim gecikmesi aynı sonuç doğurmaz

Ret hakkının hangi süre içinde kullanılacağı, uygulanacak maddi miras hukuku üzerinden belirlenir. AB Miras Tüzüğü bütün ülkeler için ortak üç aylık veya altı haftalık ret süresi koymaz. Ölüm, mirasçılığın öğrenilmesi, vasiyetin bildirilmesi ve daha önceki kabul davranışları farklı hukuklarda farklı önem taşıyabilir. Belirli bir ülkenin süresi, yalnız kişinin orada yaşaması nedeniyle her mirasa uygulanamaz.

C-617/20 kararının 48–49. paragrafları, geçerli beyanın esas mahkemeye duyurulmasına ilişkin işlemlerin gecikmesini, tek başına beyanın geçerliliğini ortadan kaldıran ek şekil şartı olarak kabul etmez. Bu tespit, hiç zamanında yapılmamış ret beyanına sınırsız süre kazandırdığı anlamına gelmez. İncelemede önce beyanın kendisinin hangi tarihte usulüne uygun yapıldığı, sonra diğer mahkemenin onu ne zaman öğrendiği belirlenir.

Gecikme yaşandığında yapılacak çalışma, iki tarih zincirini belgelemektir. Yerel mahkemenin tutanağı, esas mahkemeye gönderim kaydı ve dosyanın verdiği karar birlikte alınır. “Belge sonradan ulaştı” gerekçesinin yalnız ek şekil talebi mi yoksa başka gerçek bir eksiklik mi içerdiği incelenir. Mahkeme kararına karşı mevcut başvuru süresi ayrıca izlenir; bildirim tartışması yüzünden o süre kendiliğinden duruyor kabul edilmez.

Borçlardan sorumluluğu sınırlamak her zaman basit beyanla olmaz

Tüzüğün 33. gerekçesi önemli bir sınırı açıklar. Mirasa uygulanacak hukuk, sorumluluğun sınırlandırılması için yetkili mahkeme önünde envanter gibi özel bir yargısal işlem başlatılmasını gerektiriyorsa, yaşanılan ülkedeki mahkemeye yalnız basit bir beyan verilmesi bu işlemin yerine geçmez. M.13, bütün miras yönetimi ve koruma usullerini tek cümlelik beyana indiren bir hüküm değildir.

Bu sebeple başvuranın amacının tam ret mi, belirli bir hakkın kabul edilmemesi mi yoksa tereke borçlarına karşı sınırlı sorumluluk mu olduğu baştan belirlenir. Amaç belirsizse yanlış türde tutanak alınabilir. Başlatılması gereken ayrı işlem varsa, onun görevli mahkemesi ve süresi ayrıca takip edilir. Beyan kolaylığının varlığı, maddi hukukun aradığı bütün koruma işlemlerini gereksiz hâle getirmez.

Türkiye’de yaşayan kişi bakımından m.13 ve m.28 ayrımı

Madde 13, mutad meskeni ilgili üye devlette bulunan kişinin o üye devlet mahkemesi önündeki ek yetkisini düzenler. Türkiye’de yaşayan kişiye bu madde üzerinden herhangi bir AB mahkemesini seçme hakkı vermez. Ayrıca Türk mahkemesini Tüzük kapsamındaki üye devlet mahkemesine dönüştürmez. Türkiye’de yapılacak ret işleminin yetki ve usulü kendi hukuki çerçevesinde belirlenir.

Buna karşılık m.28/b’de şekil bağlantısı bakımından kullanılan ifade “devlet”tir. Tüzüğü uygulayan makam önünde, beyanda bulunanın mutad mesken devletindeki şekle uygunluk ayrıca önem taşıyabilir. Bu ayrım, m.13’ün yetki alanıyla m.28’in şekil alanının aynı olmadığını gösterir. Türkiye’de yapılmış bir işlemin yabancı dosyadaki etkisi, belge görülmeden ne otomatik kabul ne de kesin ret şeklinde genellenmelidir.

Türkiye’deki tereke veya taşınmazlar bakımından ayrı işlem gerekiyorsa, AB içindeki bildirimin bu işi de tamamladığı kabul edilmez. Almanya’daki reddin Türkiye’deki etkisi rehberi ile yurt dışında yaşayan mirasçının Türkiye başvurusu bu ayrı hukuki soruları ele alır.

AB içindeki tasdik muafiyeti ile tercüme ihtiyacı ayrıdır

Tüzük m.74, bu düzenleme çerçevesinde bir üye devlette düzenlenen belgeler için tasdik veya benzeri formalite aranmayacağını belirtir. Dolayısıyla Tüzük kapsamındaki bir mahkeme ret tutanağının başka bağlı üye devlette kullanılmasında, her dosyaya otomatik apostil şartı eklemek doğru değildir. Önce belgenin gerçekten bu kapsamda düzenlendiği ve hangi işlem için sunulduğu belirlenir. Özel kişi yazısı, randevu teyidi ve yetkili makamın düzenlediği tutanak aynı kategoride değildir.

Tasdik muafiyeti, eksik sayfaların tamamlanmasına veya belgenin anlaşılır biçimde sunulmasına ihtiyaç kalmadığı anlamına gelmez. İmzanın kaynağının doğrulanması, tam nüshanın ibrazı ve tercüme farklı işlevler taşır. Başvurulan mahkeme başka bir dilde çalışıyorsa gerekli tercüme ve sunum usulü ayrıca öğrenilir. C-617/20 kararının ek şekil şartlarını sınırlayan sonucu, her yabancı dildeki belgenin hiçbir açıklama olmadan okunacağı şeklinde genellenmemelidir.

Belge Türkiye’de kullanılacaksa m.74’teki AB içi rejim Türkiye’ye kendiliğinden taşınmaz. Uygulanabilir sözleşme, belgenin türü ve Türk makamında istenen işlem ayrı kontrol edilir. Aynı tutanak için Avrupa’daki dosyada tasdik gerekmemesiyle Türkiye’deki dosyanın belge koşulları farklı olabilir. Bu yüzden belgeyi hazırlayan kişi kullanım ülkelerini baştan belirtmeli; gereksiz onay masrafı ile gerçekten gereken nüsha veya tercüme eksikliğini birbirinden ayırmalıdır.

İletim yazısında ayrıca belgenin hangi tarihte verildiği, mevcut beyanı yalnız bildirmek için mi sunulduğu ve hangi esas dosyaya kaydedilmesinin istendiği gösterilir. Yeni bir ret iradesi oluşturulmuyorsa metin bunu açıkça söylemelidir. Böylece alıcı makamın önündeki talep, geçmişte tamamlanmış beyanın dikkate alınması olarak anlaşılır; belgenin kayda alınmasıyla mirasın tamamı hakkında yeni karar verilmesi talepleri karışmaz.

Dosyada hangi belgeler birlikte tutulmalıdır?

KontrolBelge veya kayıtYanıtlanan soru
Dosyanın kimliğiÖlüm belgesi, mirasbırakan bilgileri ve esas dosya numarasıBeyan hangi terekeye ilişkin?
Mirasçının bağlantısıMutad meskeni ve ilgili sıfatı gösteren kayıtlarM.13 kapsamındaki yerel mahkeme bağlantısı var mı?
Tamamlanmış beyanTam tutanak, tarih, imza ve kayıt numarasıGerçek bir beyan mı, yalnız randevu veya belge tasdiki mi?
Şekil dayanağıİlgili ülkenin beyanı alma usulüM.28’in hangi alternatifi karşılanıyor?
BildirimGönderilen yazı, ekler ve alındıEsas miras dosyası beyanı öğrendi mi?
Süre ve sonuçMaddi hukuk takvimi ve varsa sonraki kararlarRet süresiyle bildirim ve kanun yolu süreleri ayrıldı mı?

Bu tablo bir resmî form değildir; dosyanın denetlenebilir biçimde hazırlanmasına yönelik çalışma düzenidir. Belgelerin yalnız isimleri değil içerikleri karşılaştırılır. Farklı dildeki ad yazımları, doğum tarihi ve mirasbırakanla bağlantı eşleştirilir. Aynı kişiye ilişkin olmayan tutanağın yanlış dosyaya eklenmesi önlenir. Eksik sayfa varsa kaynağından tamamlanır; okunmayan bölümler tahmin edilerek doldurulmaz.

Esas dosyada mirasçılık belgesi beyan dikkate alınmadan düzenlenmişse, o belgenin değiştirilmesi ayrıca gündeme gelir. Avrupa Mirasçılık Belgesinde düzeltme ve askıya alma rehberi, bu sonraki aşamayı açıklar. Ret tutanağını sunmakla banka veya sicilde yapılmış her işlemin kendiliğinden geri alındığı söylenemez. Her sonraki işlem kendi belgesi ve hukuki etkisiyle incelenmelidir.

Sık sorulan sorular

Miras başka AB ülkesindeyken yaşadığım ülkede ret beyanı verebilir miyim?

M.13’ün kapsam ve usul şartları sağlanırsa mutad meskeninizin bulunduğu ilgili üye devlet mahkemesi beyanı alabilir. Bu yetki bütün mirası görme yetkisi değildir.

İki ülkenin şekil şartlarını aynı anda sağlamam gerekir mi?

M.28 alternatif şekil bağlantıları düzenler. C-617/20, yerel mahkemenin şekline uygun beyanda mirasa uygulanacak hukukun ek şeklinin ayrıca aranmamasını açıklar.

Yerel mahkeme bütün mirası da paylaştırır mı?

M.13 yalnız ilgili beyanları almaya ek yetki verir. Mirasın tamamına ilişkin mahkeme yetkisi diğer hükümlerle belirlenir.

Mahkemeler belgeyi mutlaka kendiliğinden birbirine gönderir mi?

M.13 ve m.28 yeknesak otomatik iletim sistemi kurmaz. Esas dosyanın beyanı öğrendiği gönderim ve alındı kayıtlarıyla takip edilmelidir.

Beyanımı diğer mirasçı esas mahkemeye bildirebilir mi?

C-651/21, mevcut beyanın başka mirasçı tarafından bildirilmesine m.13’ün engel olmadığını açıklar. Bu, o kişi adına yeni ret beyanı verme yetkisi değildir.

Bildirim gecikince zamanında verilmiş ret otomatik geçersiz mi olur?

C-617/20 bu gecikmenin ek şekil şartına dönüştürülerek geçerliliği ortadan kaldırmasını kabul etmez. Beyanın kendi süresi ve maddi koşulları ayrıca incelenir.

AB genelinde ortak reddi miras süresi var mı?

650/2012 bütün ülkeler için tek ret süresi koymaz. Süre ve reddin maddi sonuçları mirasa uygulanacak hukuk üzerinden belirlenir.

Basit bir beyan her türlü borç sorumluluğunu sınırlar mı?

Hayır. Uygulanacak hukuk özel envanter veya başka yargısal işlem arıyorsa Tüzüğün 33. gerekçesinde belirtilen sınır dikkate alınır.

Türkiye’de yaşarken m.13 ile istediğim Avrupa mahkemesini seçebilir miyim?

Hayır. Madde 13 ilgili üye devletteki mutad meskene bağlıdır. Madde 28’in şekil bağlantısı ve Türkiye’de yapılmış belgenin etkisi ayrı değerlendirilir.

AB’deki ret kaydı Türkiye’deki bütün işlemleri de tamamlar mı?

Böyle bir otomatik sonuç yoktur. Türkiye’deki tereke, uygulanabilir sözleşme, belge niteliği ve gereken ulusal işlem ayrıca incelenir.

Resmî kaynaklar

Yazar: — Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu. Genel hukuki bilgilendirmedir. Somut beyanın geçerliliği, ülke hukuku ve belgeler üzerinden değerlendirilir.

Türkiye bağlantılı miras dosyanız için iletişim

Mersin merkezli Türkiye geneli dosya yönetimi; İstanbul ve Mersin ofisleri. Görüşme talebinde yaşadığınız ülkeyi, miras dosyasının bulunduğu ülkeyi ve verilmiş beyanın tarihini belirtin. İletişim bilgileri ve randevu. Yabancı ülkedeki temsil koşulları ayrıca belirlenir; hassas belgelerin iletim yöntemini görüşmede kararlaştırın.

İstanbul ofisi

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

Mersin ofisi

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Görüşme talebinizi iletin



    Sorunuzu kısaca yazın. Lütfen kimlik numarası, belge veya hassas kişisel bilgi paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni


    Hukuki konu hakkında iletişim

    İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

    Telefonla Araİletişim Bilgileri
    Telefon WhatsApp