B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Adi Ortaklığın Sona Ermesi ve Tasfiyesi: TBK 639–645

Kısa ve net cevap

Adi ortaklığın sona ermesi, kasadaki paranın ortaklar arasında hemen bölüşülmesi değildir. TBK 639 sona erme sebeplerini, TBK 640 fesih bildirimini, TBK 642–644 ise tasfiye hesabı ve tasfiye işlemlerini düzenler. Ortaklık borçları, ortakların avans ve giderleri ile katılım payları dikkate alındıktan sonra kalan kazanç paylaşılır.

Süresiz veya bir ortağın ömrü boyunca kurulmuş ortaklıkta TBK 640 uyarınca altı ay önceden fesih bildirimi ve hesap yılı sonu kuralı önemlidir. Haklı sebeple mahkemeden fesih istemi ise TBK 639/7 kapsamında ayrıca değerlendirilir. Tasfiye tamamlandığında bile ortakların üçüncü kişilere karşı mevcut yükümlülükleri TBK 645 gereğince kendiliğinden ortadan kalkmaz.

1. Adi ortaklık hangi sebeplerle sona erer?

TBK 639 sona erme sebeplerini ayrı ayrı düzenler. Ortaklık amacının gerçekleşmesi veya gerçekleşmesinin imkânsız hâle gelmesi, bütün ortakların sona erme iradesi ve kararlaştırılmış sürenin dolması bunlar arasındadır. Bir projenin tamamlanmasıyla işletmenin yalnız geçici olarak durması aynı olay değildir; sözleşmedeki amaç ve fiilî durum karşılaştırılır.

Ortaklardan birinin ölümü, mirasçılarla devam konusunda önceden anlaşma bulunmaması hâlinde sona erme sebebidir. Bir ortağın kısıtlanması, iflası veya tasfiyedeki payının cebri icrayla paraya çevrilmesi bakımından da sözleşmedeki devam düzeni önem taşır. Bu olaylar, ortaklık sözleşmesi görülmeden aynı tek sonuçla açıklanmamalıdır.

Bir kişinin ayrılıp kalanların devam etmesi hedefleniyorsa adi ortaklıktan çıkma ve çıkarılma hükümleri ayrıca incelenir. TBK 633–636’daki bireysel ayrılma hesabı ile bütün ortaklığın tasfiyesi farklıdır. Hangi işlemin istendiği başvuru metninde açık olmalıdır.

TBK 639 ayrıca uygun koşullarda fesih bildirimiyle sona erme ve haklı sebep bulunması hâlinde mahkeme kararıyla fesih imkânını tanır. Sona erme sebebinin doğru seçilmesi, tarih ve bildirim hesabını etkiler. Sadece artık ortaklık istemiyorum denilmesi, her sözleşmede bütün şekil ve süre koşullarının tamamlandığı anlamına gelmez.

2. Süresiz adi ortaklıkta altı ay önceden fesih bildirimi

TBK 640’a göre ortaklık belirsiz süre için veya ortaklardan birinin ömrü boyunca sürmek üzere kurulmuşsa her ortak altı ay önceden bildirim yaparak fesih iradesini açıklayabilir. Kanun, bildirimin ancak hesap yılı sonunda hüküm ifade edeceğini düzenler. Bu nedenle yalnız altı ay eklemek, doğru sona erme tarihini her durumda belirlemez.

Önce ortaklığın hesap yılının başlangıcı ve bitişi doğrulanır. Bildirimin tarihi ve karşı tarafa ulaşması belgelenir. Süre ile hesap yılı sonu birlikte uygulanmalıdır. Sözleşmede bulunan tarih kayıtları incelenmeden takvim yılının otomatik olarak esas alınması, tarafların gerçek hesap düzenini gözden kaçırabilir.

Fesih bildirimi dürüstlük kurallarına uygun kullanılmalı, özellikle uygun olmayan zamanda yapılmamalıdır. Bu sınır, ortağın kanuni fesih hakkının bütünüyle ortadan kaldırılması anlamına gelmez. Bildirimin ortaklığa etkisi, devam eden işlerin niteliği ve somut olay birlikte değerlendirilir. Diğer tarafın memnun olmaması tek başına her bildirimi kötüye kullanım hâline getirmez.

Belirli süreli ortaklık, süresi dolduktan sonra örtülü biçimde sürdürülürse TBK 640 gereğince belirsiz süreli ortaklığa dönüşür. Tarafların fiilî faaliyetleri ve sonraki anlaşmaları bu nedenle önemlidir. Eski sözleşmede süre bulunduğu için yıllar sonra da hiçbir yeni değerlendirme yapılmayacağı düşünülmemelidir.

3. Haklı sebep varsa mahkemeden fesih istenebilir

TBK 639/7, haklı sebeplerin varlığı hâlinde, başka bir koşul aranmaksızın ortaklardan birinin istemi üzerine mahkemenin feshe karar vermesini düzenler. Bu yol, TBK 640’taki olağan bildirim mekanizmasıyla aynı değildir. Haklı sebep iddiasında altı aylık bildirim kuralı tek başına bütün değerlendirmeyi belirlemez.

Başvuruda ortaklığın sürdürülmesini neden haklı biçimde kabul edilemez kılan durum bulunduğu açıklanmalıdır. Genel uyumsuzluk cümleleri yerine belirli olaylar, tarihleri ve ortaklık amacına etkileri gösterilir. Kayıtların gizlenmesi, borca aykırılık veya yönetim sorunu ileri sürülüyorsa her birinin gerçek dayanağı sunulmalıdır. Bu davranışların hukuki ağırlığını mahkeme değerlendirir.

Yönetici değişikliği, bilgi alma veya belirli borcun ifasıyla giderilebilecek bir sorun ile bütün ortaklığın feshi talebi ayrı sonuçlara yönelir. Adi ortaklıkta yönetim yetkisi ve ilgili yetki sınırları bu ayrımda önemlidir. Başvuru, gerçekte hangi hukuki çözümün istendiğini açık göstermelidir.

Mahkemeden fesih istenmesi, karar verilmeden bütün malvarlığının tek taraflı dağıtılabileceği anlamına gelmez. Devam eden işlerin korunması, deliller ve gerekli geçici önlemler ayrı değerlendirilir. Bir ortağın kendi görüşünü mahkeme kararı yerine koyarak diğerlerinin hesap ve malvarlığı haklarını ortadan kaldırması mümkün değildir.

4. Sona erme sebebi ortaya çıkınca işler hemen bırakılır mı?

TBK 641, sona erme ile tasfiye arasındaki dönemde ortaya çıkabilecek boşluğu düzenler. Fesih bildirimi dışındaki bir sebeple sona ermede, yönetim yetkisi olan ortak sona ermeyi öğreninceye veya gereken özeni gösterseydi öğrenebileceği ana kadar ortakların iş görme yetkileri sürer. Bilgi edinme zamanı bu nedenle hukuki önem taşır.

Ölüm nedeniyle sona ermede mirasçı, durumu diğer ortaklara hemen bildirmelidir. Zarar doğmasını önlemek için gerekli tedbirler alınana kadar, ölen ortağın daha önce yürüttüğü işleri dürüstlük kuralları çerçevesinde sürdürme yükümlülüğü vardır. Diğer ortaklar da geçici olarak ortaklık işlerini yürütmekle yükümlüdür.

Bu geçiş yükümlülükleri yeni ve sınırsız ticari risk alınması yetkisi değildir. Mevcut malın korunması, acil ödeme veya teslimlerin yönetilmesi gibi işlemler kendi koşullarında incelenir. Yapılan işlemin amacı ve ortaklıkla bağlantısı kaydedilmelidir. Geçiş dönemindeki giderler, sonradan tasfiye hesabında açıklanabilir olmalıdır.

5. Tasfiyeyi yönetici ortak tek başına yapabilir mi?

TBK 644, tasfiyenin yönetici olmayanlar dâhil bütün ortakların birlikte katılımıyla yapılmasını esas alır. Daha önce işletmeyi bir kişinin yönetmiş olması, tasfiye aşamasındaki bütün yetkinin otomatik olarak onda kaldığı anlamına gelmez. Yönetim dönemi ile tasfiye dönemi ayrı değerlendirilmelidir.

Ortaklar sözleşmede bazı tasfiye işlemlerinin yalnız bir ortak tarafından kendi adına yapılmasını öngörebilir. Ayrıca tasfiye için bir görevli atama konusunda anlaşabilirler. Anlaşma olmazsa her ortak, hâkimden tasfiye görevlisi atanmasını isteyebilir. Atama metni, görevin kapsamını ve kayıtların nasıl teslim edileceğini açık göstermelidir.

Tasfiye işlemiyle veya payın dağıtılmasıyla ilgili uyuşmazlıklar, TBK 644 uyarınca ilgililerin istemi üzerine hâkim tarafından çözülür. Bir tasfiye görevlisinin bulunması, bütün anlaşmazlıkların onun tek taraflı kararıyla kesinleştiği anlamına gelmez. Tarafların belge sunma ve hesap itirazlarını açıklama imkânı korunmalıdır.

Görevlinin hangi hesaplara ve kayıtlara erişeceği, malların korunması ve raporlama düzeni belirlenmelidir. Ortakların kişisel malvarlığı ile ortaklık varlıkları karışmışsa ayrıştırma yapılır. Tasfiye yetkisi, ilgisiz kişisel varlıklar üzerinde sınırsız tasarruf yetkisi olarak kullanılmamalıdır.

6. Tasfiye hesabı için malvarlığı ve borç envanteri

İlk çalışma, ortaklığa ait mevcut değerlerin ve yükümlülüklerin belgelenmesidir. Kasa, banka, tahsil edilecek alacak, stok, ekipman ve devam eden işler ayrı kayıt grupları hâline getirilir. Satın alınmış mal ile yalnız kiralanmış veya kullanımı bırakılmış mal aynı liste içinde mülkiyet varlığı gibi gösterilmemelidir.

Alacaklar bakımından yalnız faturanın varlığı yeterli değildir; ödeme, iade, itiraz ve tahsil durumu incelenir. Borçlarda alacaklı, dayanak, kalan tutar ve vade belirtilir. Aynı işlem farklı hesaplarda tekrar görünüyorsa mükerrerlik düzeltilir. Mali durumun doğru çıkarılması, paylaşımın hukuki sırasından önce tamamlanmalıdır.

Bilgi alma ve defter inceleme hakkı bu belgelerin denetlenmesini sağlar. Yönetici tarafından sunulan özet, dayanak kayıtları gereksiz hâle getirmez. Eksik veya çelişkili veri bulunduğunda bunun hesaba etkisi açıkça gösterilmelidir; boşluklar varsayımsal gelirle doldurulmamalıdır.

Devam eden projeler için tahsilat ve gider takvimi hazırlanır. İşin sonuçlanması beklenmeden yapılacak işlemin neden gerekli olduğu açıklanır. Henüz gerçekleşmemiş kazançla kesin borcun aynı nitelikte kabul edilmesi, erken ve hatalı dağıtıma yol açar. Tasfiye raporu mevcut durum ile bekleyen işlemleri ayırmalıdır.

7. Para dışındaki katılım payı aynen geri istenir mi?

TBK 642’ye göre mülkiyetini katılım payı olarak koyan ortak, o şeyi aynen geri alamaz. Bunun yerine koyduğu katılım payına biçilen değeri isteyebilir. Değer daha önce belirlenmemişse, şeyin katılım payı olarak konulduğu zamandaki değeri esas alınır. Kanun bu hesap için özel bir tarih kuralı koyar.

Bu nedenle ortaklığa mülkiyet olarak verilmiş malın bugünkü değerini her durumda başlangıçtaki katılım payının iadesi tutarı saymak doğru değildir. Tasfiye sırasında varlığın değerlendirilmesi ile katılım payının geri verilmesinde kullanılan kanuni değer ayrı kalemlerdir. Hesap bu ayrımı açık göstermelidir.

Yalnız kullanımı ortaklığa bırakılan eşya ise mülkiyet olarak konulan katkıyla aynı değildir. İlk sözleşme ve teslim kayıtları incelenir. Mülkiyeti devredilmemiş malın ortaklık varlığı gibi satılması veya onun değerinin yanlışlıkla bütün ortaklara dağıtılması önlenmelidir. İade gerekiyorsa eşyanın kimliği ve mevcut durumu belgelenir.

Katılım payı ile ortağın sonradan verdiği avans da ayrılmalıdır. Aynı para hem sermaye hem avans olarak iki kez istenemez. Ortakların hesap açıklamaları, ödeme belgeleri ve kabul ettikleri mali kayıtlar birlikte değerlendirilmelidir.

8. Borç, avans, gider ve kazanç hangi sırayla ele alınır?

TBK 643, ortaklığın borçları ödendikten ve ortakların verdiği avanslar, ortaklık için yaptıkları giderler ile katılım payları geri verildikten sonra kalan kazancın paylaşılmasını düzenler. Kasada para bulunması, bu yükümlülükler incelenmeden dağıtılabilir kâr bulunduğunu göstermez. Tasfiye hesabı önce gerçek yükümlülükleri ortaya koymalıdır.

Ortağın ortaklık için yaptığı gider ve verdiği avans bakımından TBK 627 kapsamındaki gider ve avans alacağı ayrıca önemlidir. Harcamanın kime ait olduğu, hangi ortaklık işi için yapıldığı ve daha önce karşılanıp karşılanmadığı belirlenir. Kişisel giderlerin tasfiye borcuna eklenmesi doğru değildir.

Kalan kazancın hangi oranla paylaşılacağı sözleşme ve TBK 623 çerçevesinde incelenir. Başlangıç katkılarının farklı olması, her durumda kazanç oranının da aynı oranlarda olduğunu göstermez. Paylaşım tablosu gerçek anlaşma ve kanuni tamamlayıcı hükümlerle oluşturulmalıdır.

Ortakların daha önce aldığı ara ödemeler ve kâr dağıtımları hesaba katılır. Aynı kazancın ikinci kez dağıtılması veya ödenmiş giderin yeniden talep edilmesi önlenir. Tasfiye sonunda imzalanacak belge, hangi dönemi ve hangi kalemleri kapattığını anlaşılır biçimde göstermelidir.

9. Malvarlığı bütün yükümlülükleri karşılamıyorsa

TBK 643, borçlar, giderler ve avanslar ödendikten sonra kalan varlığın katılım paylarını geri vermeye yetmemesini düzenler. Bu durumda ortaya çıkan zarar ortaklar arasında paylaşılır. Tasfiyede her ortağın koyduğu sermayeyi mutlaka eksiksiz geri alacağı garanti değildir.

Zarar paylaşımıyla belirli ortağın kusurundan doğan sorumluluk farklıdır. Ortaklardan birinin hukuka aykırı veya sözleşmeye aykırı davranışla zarar verdiği ileri sürülüyorsa fiil, kusur ve zarar bağlantısı ayrıca incelenir. Genel işletme zararının tamamı, somut dayanak olmadan tek ortağın kişisel borcu hâline getirilemez.

Alacaklılarla yapılacak ödeme düzeni ve ortakların iç hesaplaşması birbirini etkilese de aynı hukuki ilişki değildir. Tasfiye raporunda iç paylaşım sonucu açık gösterilmeli; dış alacaklıların haklarının yalnız rapor imzalandığı için sona erdiği söylenmemelidir. Gerekli ödeme ve güvence işlemleri ayrıca yapılmalıdır.

10. Tasfiye görevlisinin ücreti kim tarafından ödenir?

TBK 644’e göre ücretin sözleşmede belirlenmemiş olması hâlinde, ortakların tasfiyenin gerektirdiği emek ve malvarlığı gelirini dikkate alarak ücreti belirlemesi gerekir. Anlaşma olmazsa ücret hâkim tarafından belirlenir. Tek taraflı hazırlanan ücret çizelgesinin bütün ortakları otomatik bağladığı söylenemez.

Aksi kararlaştırılmamışsa veya hâkim farklı karar vermemişse ücret ve tasfiye giderleri ortaklık malvarlığından karşılanır. Malvarlığı buna yetmezse ortaklar müteselsil sorumludur. Bu özel gider yükümlülüğü, sırf tasfiye sonunda para kalmadığı için ortadan kalkmaz.

Görevlinin yaptığı iş, masraf belgeleri ve ara hesaplar düzenli raporlanmalıdır. Ücret ile üçüncü kişilere ödenmiş gerçek giderler ayrı gösterilir. Sözleşmede kararlaştırılmış kapsamın dışına çıkan çalışma varsa dayanağı açıklanmalıdır. Böylece tasfiye işleminin kendisi yeni bir belirsiz hesap uyuşmazlığına dönüşmez.

11. Tasfiye bütün banka ve tedarikçi borçlarını siler mi?

TBK 645, sona ermenin ortakların üçüncü kişilere karşı yükümlülüklerini değiştirmediğini açıkça düzenler. Ortaklar kendi aralarında hesapları kapatsa da ödenmemiş dış borçlar gerçek hukuki dayanaklarına göre devam eder. İşyerinin kapatılması veya ortaklık adının artık kullanılmaması, tek başına borçtan kurtuluş değildir.

Banka kredisi, kira, çalışan alacağı, vergi veya tedarik sözleşmesi kendi hükümleriyle değerlendirilir. Ortakların iç protokolünde borcu yalnız bir kişinin ödeyeceği yazılıysa bu kaydın alacaklıya etkisi ayrıca incelenir. Alacaklının katılmadığı bir iç anlaşma, onun mevcut hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Temsil, banka yetkileri ve gerekli kurum kayıtlarının kapatılması veya değiştirilmesi de ayrıca yapılmalıdır. Hukuki tasfiye hesabı ile idari kayıt işlemleri aynı adım değildir. Hangi kurumda hangi kaydın sürdüğü belirlenmeden bütün işlerin tamamlandığı sonucuna varılmamalıdır.

12. Tasfiye uyuşmazlığında talep nasıl somutlaştırılır?

Başvuruda sona erme sebebi, tarih, sözleşme, ortak listesi ve istenen tasfiye işlemleri gösterilir. Yalnız belirli miktar para isteniyorsa bu tutarın hangi hesaptan çıktığı açıklanmalıdır. Tasfiye görevlisi atanması, belge ibrazı ve paylaşım uyuşmazlığı birbirinden ayrılarak mahkemeden beklenen karar netleştirilir.

HMK 219–221 belge ibrazında; HMK 400–403 kaybolma tehlikesindeki delilin korunmasında önemlidir. Mali bilirkişiye yöneltilecek sorular hesap ve teknik incelemeye ilişkin olmalı, hukuki kararın tamamı uzmana bırakılmamalıdır. Eksik kayıtlar ve bunların sonuca etkisi raporda görünür olmalıdır.

Ortaklık sözleşmesinden doğan ortaklar arası alacaklarda TBK 147/4 ve muacceliyet bakımından TBK 149 incelenir. Dava veya takip türü belirlenmeden süre başlangıcı için tek bir tarih verilmemelidir. Görevli ve yetkili mahkeme ile dava şartları, tarafların ve talebin gerçek hukuki niteliğine göre değerlendirilir.

Sık sorulan sorular

Adi ortaklığın sona ermesi paranın hemen paylaşılması mıdır?

Hayır. Borçlar, avanslar, giderler ve katılım payları incelenerek tasfiye hesabı yapılır. Kalan kazanç bundan sonra paylaşılır.

Süresiz ortaklıkta fesih bildirimi ne zaman yapılır?

TBK 640 altı ay önceden bildirim ve hesap yılı sonunda hüküm doğurma kuralını düzenler. İki koşul birlikte değerlendirilir.

Belirli süre dolduğu hâlde faaliyete devam edilirse ne olur?

TBK 640 uyarınca örtülü sürdürme, ortaklığı belirsiz süreli hâle dönüştürür. Sonraki faaliyet ve anlaşmalar incelenmelidir.

Haklı sebeple fesihte de yalnız altı ay kuralı mı uygulanır?

Hayır. TBK 639/7, haklı sebeple mahkeme kararıyla feshi ayrı düzenler. Olağan bildirim yolu ile aynı koşullara indirgenmez.

Eski yönetici tasfiyeyi her zaman tek başına yürütür mü?

Hayır. TBK 644 kural olarak bütün ortakların katılımını esas alır. Sözleşme veya tasfiye görevlisi atanması ayrıca değerlendirilir.

Tasfiye görevlisinde anlaşma olmazsa ne yapılır?

Her ortak hâkimden tasfiye görevlisi atanmasını isteyebilir. Görevin kapsamı ve ilgili kayıtlar açık gösterilmelidir.

Mülkiyeti sermaye olarak konulan mal aynen geri alınır mı?

TBK 642 kural olarak aynen geri alma yerine katılım payına biçilen değerin istenmesini düzenler. Kullanımı bırakılmış eşya farklıdır.

Katılım payının değeri önceden belirlenmemişse hangi tarih esas alınır?

TBK 642 uyarınca malın katılım payı olarak konulduğu zamandaki değeri esas alınır. Tasfiye varlığının hesabıyla bu özel kural ayrılmalıdır.

Malvarlığı tasfiye ücretini karşılamazsa ücret düşer mi?

TBK 644 kapsamında malvarlığı yetersizse ortakların müteselsil sorumluluğu vardır. Ücret ve giderin dayanağı ayrıca belirlenir.

Tasfiye, dış alacaklılara karşı borçları otomatik bitirir mi?

Hayır. TBK 645 sona ermenin üçüncü kişilere karşı yükümlülükleri değiştirmediğini düzenler. Gerçek ödeme ve borçtan kurtulma işlemleri ayrıca yapılmalıdır.

Resmî kaynaklar

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.147/4, 149, 623, 627, 631 ve 639–645; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu kabul metni m.219–221 ve 400–403. İlk kabul metinleri, sonraki değişiklikler ve işlem tarihindeki yürürlük kurallarıyla birlikte değerlendirilmelidir.

Mersin ofisi, Türkiye geneli tasfiye dosyaları

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun fizikî ofisi Mersin’dedir. Türkiye genelindeki adi ortaklık ve tasfiye uyuşmazlıkları Mersin merkezli yönetilir. Bu çalışma biçimi, her davanın Mersin’de açılacağı veya başka şehirlerde fizikî şube bulunduğu anlamına gelmez.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp