Adi Ortaklıktan Çıkma ve Çıkarılma: Pay Hesabı ve Borçlar
Kısa ve net cevap
Adi ortaklıktan çıkma veya çıkarılma, bütün ortaklığın tasfiye edilmesiyle aynı işlem değildir. TBK 633’te sayılan olaylardan biri gerçekleşmiş ve sözleşmede diğer ortaklarla devam hükmü bulunmuşsa, ilgili ortak çıkabilir veya diğer ortakların yazılı bildirimiyle çıkarılabilir. Payı, TBK 634 uyarınca kalan ortaklara payları oranında kendiliğinden geçer.
Ayrılan kişiye yalnız başlangıçta koyduğu para iade edilerek hesap kapatılamaz. Ortak sıfatının sona erdiği tarihte ortaklık tasfiye edilseydi ödenmesi gereken pay, mali uzman tarafından hesaplanmalıdır. Muaccel ortaklık borçlarından kurtarma, henüz muaccel olmayan borçlar için güvence ve tamamlanmamış işlerden doğan kâr veya zarar ayrıca değerlendirilir. Ortaklık malvarlığı yetersizse ayrılan ortağın ödeme borcu da doğabilir.
1. Adi ortaklıktan çıkmada sözleşmenin devam hükmü
TBK 633, belirli olaylar karşısında ortaklığın diğer ortaklarla sürdürülmesini esas alan özel bir düzenlemedir. Bu olaylar; bir ortağın fesih bildiriminde bulunması, kısıtlanması, iflası, tasfiyedeki payının cebri icra yoluyla paraya çevrilmesi veya ölümüdür. Hükmün uygulanmasında sözleşmede devam kaydı bulunup bulunmadığı ilk kontrol noktasıdır.
Devam kaydı, bir kişinin ayrılmasına rağmen kalanlar arasındaki faaliyetin sürmesini sağlar. Buna karşılık bütün ortaklığın sona ermesi TBK 639 ve devamında düzenlenir. Bir ortağın ayrılma isteğiyle bütün işletmenin kapatılması aynı hukuki sonuç olarak ele alınmamalıdır. Sözleşmenin süresi, ortak sayısı ve ilgili olayın niteliği birlikte okunmalıdır.
Ortaklığın mirasçılarla sürmesi ile ölen ortağın mirasçılarının ayrılıp diğer ortakların devam etmesi de farklı düzenlerdir. Metinde hangi modelin kabul edildiği açık olmalıdır. Yalnız devam sözcüğünün bulunması, mirasçının ortak sıfatı ve pay hesabına ilişkin bütün soruları cevaplamaz. Ölüm kaydı, mirasçılık belgesi ve sözleşmenin ilgili hükmü birlikte değerlendirilir.
TBK 620 adi ortaklık için en az iki kişiyi esas alır. Ayrılma sonunda yalnız bir kişi kalıyorsa, işletmenin tek kişi tarafından sürdürülmesiyle adi ortaklığın aynı hukuki yapıda devam ettiği söylenemez. Bu durumda malvarlığı, hesap ve üçüncü kişilerle ilişkiler ayrıca düzenlenmelidir. Devam hükmü, kanundaki ortaklık tanımını ortadan kaldırmaz.
2. Çıkma iradesi ve yazılı çıkarma bildirimi nasıl ayrılır?
TBK 633 kapsamında ilgili ortak, temsilcisi veya ölen ortağın mirasçısı çıkabilir. Diğer ortakların çıkarma işlemi için ise kanun yazılı bildirim öngörür. Sözlü tartışmada artık ortak olmadığının söylenmesiyle usulüne uygun çıkarma bildirimi aynı değildir. İşlemin kimin tarafından, hangi sebebe dayanılarak ve kime yöneltildiği gösterilmelidir.
Kanunda sayılan olay gerçekleşmeden TBK 633’e dayanılarak istenmeyen her ortağın çoğunluk kararıyla çıkarılabileceği sonucu çıkarılamaz. Ortaklar arasındaki anlaşmazlık, yönetim yetkisinin kaldırılması ve ortak sıfatının sona erdirilmesi farklı hukuki yollardır. Çıkarma sebebi somutlaştırılmalı; genel bir güven kaybı ifadesiyle maddede bulunmayan yetki oluşturulmamalıdır.
Bildirimde ortaklık ilişkisi, sözleşmenin devam hükmü ve gerçekleşen olay açık yazılmalıdır. Gönderim ve muhataba ulaşma kayıtları korunur. İmza yetkisi veya temsil tartışması varsa bunlar da çözümlenmelidir. Yalnız hazırlanmış, fakat karşı tarafa yöneltilmemiş metin üzerinden ortaklık sıfatının sona erdiği tarih kesinleştirilmemelidir.
Taraflar ayrılmanın tarihi üzerinde anlaşamıyorsa bu uyuşmazlık pay hesabını doğrudan etkiler. İşyerinden fiilen uzaklaşma, banka yetkisinin kaldırılması ve hukuken ortak sıfatının bitmesi her zaman aynı gün değildir. Her olay ayrı kayda geçirilmelidir. Mali uzman hukuki ayrılma tarihini kendiliğinden seçmek yerine, uyuşmazlık için belirlenen tarih üzerinden hesap yapmalıdır.
3. Ayrılan ortağın payı kime geçer?
TBK 634, çıkan veya çıkarılan ortağın payının diğer ortaklara mevcut payları oranında kendiliğinden geçmesini düzenler. Bu, kalan ortakların her durumda eşit miktarda yeni pay kazanacağı anlamına gelmez. Önce ayrılmadan önceki pay yapısı doğrulanır; ardından kanundaki oran ilişkisi uygulanır. Sözleşmedeki katılım ve paylaşım kayıtları eksiksiz görülmelidir.
Bu mekanizma, yeni bir üçüncü kişiye pay devriyle aynı değildir. Adi ortaklıkta pay devri ve yeni ortak alımı TBK 632’deki bütün ortakların rızası şartıyla incelenir. Ayrılma üzerine mevcut ortaklara geçen pay ile dışarıdan bir kişinin ortak olması birbirine karıştırılmamalıdır.
Payın geçmesi, ayrılan kişinin karşılığını isteme hakkını ortadan kaldırmaz. Kalan ortakların işletmeyi sürdürmesiyle ayrılanın mali hesabı aynı süreçte yürütülmelidir. Değişen pay tablosu, yönetim ve temsil kayıtlarıyla karşılaştırılır. Banka veya üçüncü kişi kayıtlarının güncellenmesi gerekiyorsa bu işlemler ayrıca tamamlanır.
4. Tasfiye payı hangi tarihe göre hesaplanır?
Esas tarih, ortak sıfatının sona erdiği tarihtir. TBK 634, o gün ortaklık tasfiye edilseydi ayrılana ödenmesi gereken tutarın hesaplanmasını ister. Sadece yıllar önce konulan sermayenin nominal tutarını geri vermek, bu hesabın yerini tutmaz. Ortaklığın ayrılma günündeki varlık ve borç durumu ortaya konulmalıdır.
Hesap, mali işlerde uzman kişiye yaptırılır. Taraflar uzman üzerinde anlaşamazsa hâkim tarafından atanması mümkündür. Bir ortağın kendi hazırladığı tek sayfalık tablo, üzerinde uyuşmazlık bulunan bütün değerlerin bağımsız biçimde belirlenmiş olduğu anlamına gelmez. Uzmanın kullandığı belge, yöntem ve varsayım niteliğindeki eksik veri açık gösterilmelidir.
Mevcut para, tahsil edilebilir alacaklar, stok, ortaklığa ait mallar ve gerçek yükümlülükler ayrı değerlendirilir. Fatura toplamı ile tahsil edilmiş gelir; muhasebe değeri ile incelemeye konu tasfiye hesabı aynı şey değildir. Değeri tartışılan mallar için gerekli teknik inceleme yapılmalıdır. Henüz doğmamış veya doğrulanmamış kazanç, kesin varlık gibi hesaba eklenmemelidir.
Ortağın hesabında daha önce aldığı avans, kâr dağıtımı veya yaptığı ek ödeme bulunabilir. Aynı tutarın iki kez düşülmesini veya iki farklı adla alacak yazılmasını önlemek için ortak cari hesapları karşılaştırılır. Sonuç tablosu, brüt işletme değerini değil, ilgili ortağın kanuni ve sözleşmesel hesabını açıklamalıdır.
5. Kullanıma bırakılan eşya geri verilir mi?
TBK 634, ayrılan ortağın yalnız kullanımını ortaklığa bıraktığı eşyanın geri verilmesini de düzenler. Burada eşyanın mülkiyeti ortaklığa devredilmiş değildir. Makine, araç veya başka bir malın ortaklık işinde kullanılıyor olması, mülkiyetinin de ortaklara geçtiğini tek başına göstermez. İlk katkı belgesindeki devir biçimi görülmelidir.
Mülkiyet olarak konulan mal ile kullanım hakkı olarak konulan malın hesabı farklıdır. Birinin aynen iadesi istenirken, diğerinin katılım payı ve tasfiye değerine ilişkin kurallar gündeme gelir. Ortaklık envanteri, satın alma belgesi ve sözleşme ekleri birlikte değerlendirilmelidir. Sadece işyerindeki fiilî zilyetlikten hareketle mülkiyet sonucu çıkarılmamalıdır.
İade sırasında eşyanın kimliği, durumu ve teslim tarihi kaydedilir. Eksiklik veya hasar iddiası varsa ayrı belirtilir. Pay alacağı ödendiğine ilişkin makbuz, ayrıca teslim edilmesi gereken eşyanın da verildiği şeklinde düzenlenmemelidir. Para hesabı ve aynen teslim yükümlülüğü ayrı tamamlanmalıdır.
6. Kalan ortakların muaccel borçlardan kurtarma borcu
TBK 634, ayrılan kişiyi ortaklığın muaccel borçlarından doğan müteselsil sorumluluktan kurtarma yükümlülüğünü kalan ortaklara yükler. Bu yükümlülük, yalnız pay parasını ödemekten farklıdır. Vadesi gelmiş ortaklık borçları ve ayrılanın bu borçlardaki hukuki konumu ayrı liste hâline getirilmelidir.
Ortaklar arasındaki ayrılma anlaşması, alacaklının taraf olmadığı durumda onun mevcut hakkını kendiliğinden kaldırmaz. Kalanların borçtan kurtarma yükümlülüğü ile alacaklı karşısında gerçek kurtuluşun gerçekleşmesi aynı aşama değildir. Ödeme, alacaklıyla anlaşma veya diğer uygun hukuki işlemler somut borca göre tamamlanmalıdır.
Bu ayrım için borcun üstlenilmesi düzeni önemlidir. Protokolde artık hiçbir borçtan sorumlu olunmadığının yazılması, bankanın veya tedarikçinin katılmadığı bir işlemle onları otomatik bağlamaz. Alacaklıya karşı sonuç doğuran belge ayrıca alınmalıdır.
Borç listesinde alacaklı, dayanak, kalan anapara, vade ve teminatlar gösterilir. Ayrılan kişinin kendi adına verdiği kefalet veya başka güvence varsa bunlar ayrıca incelenir. Ortak sıfatının sona ermesi, bağımsız güvence ilişkilerinin tümünün aynı anda bittiği şeklinde açıklanamaz.
7. Vadesi gelmemiş borçlar için güvence verilebilir
Ortaklığın henüz muaccel olmayan borçlarında TBK 634, kalan ortakların borçtan kurtarma yerine güvence vermesine izin verir. Bu düzenleme vadesi gelmiş borçla vadesi gelmemiş borcun neden ayrı sınıflandırılması gerektiğini gösterir. Bütün yükümlülükler tek toplamda tutulursa uygulanacak işlem yanlış seçilebilir.
Güvencenin hangi borcu, hangi tutarı ve hangi dönemi kapsadığı açık olmalıdır. Sadece ileride gerekirse yardımcı olunacağına ilişkin söz, kurulmuş bir teminatla aynı değildir. Güvence türünün kendi geçerlilik ve kuruluş koşulları yerine getirilmelidir. Yazılı taahhüt ile fiilen tesis edilmiş rehin veya diğer güvence birbirine karıştırılmamalıdır.
Sonradan borç ödenirse veya kapsamı değişirse güvence hesabı güncellenir. Aynı borç hem ödenmiş kalem hem devam eden risk gibi gösterilmemelidir. Ayrılan kişinin elindeki belge, gerektiğinde hangi hakka dayanacağını açıkça ortaya koymalıdır. Güvence alındıktan sonra asıl borcun durumu izlenmeden dosya tamamen kapanmış sayılmamalıdır.
8. Ortaklığın malvarlığı borçlarını karşılamıyorsa ayrılan ödeme yapar mı?
TBK 635 uyarınca ortak sıfatının sona erdiği tarihte malvarlığı borçları karşılamıyorsa, ayrılan kişi payına düşen borç tutarını zarara katılma düzenine göre diğer ortaklara öder. Dolayısıyla ortaklıktan ayrılma her durumda tahsil edilecek pozitif bir pay bulunduğu anlamına gelmez. Önce toplam mali durum belirlenmelidir.
Zarara katılma oranı, sözleşme ve TBK 623 çerçevesinde incelenir. Aksi kararlaştırılmamışsa kazanç ve zarar payları eşittir; yalnız emeğini koyan ortağın zarara katılmamasına ilişkin geçerli anlaşma ayrıca dikkate alınır. Oran hesabı, kişinin başlangıçta yatırdığı paradan otomatik olarak türetilmemelidir.
Kâr ve zarar paylaşımı ile kusurlu davranıştan doğan kişisel sorumluluk da ayrılmalıdır. İşletme zararının tamamını delilsiz biçimde ayrılan kişiye yüklemek doğru değildir. Belirli ortağın kusuruyla verilen zarar iddiasında TBK 628 kapsamında fiil ve bağlantı ayrıca gösterilmelidir.
9. Ayrılmadan önce başlayıp tamamlanmamış işler
TBK 636, ayrılan ortağın ortak olduğu dönemde henüz sonuçlanmamış işlerden doğan kâr veya zarara katılmasını düzenler. Bu nedenle çıkış günü kasada görünen para, bütün hakların nihai hesabını her zaman tamamlamaz. Devam eden işler tek tek belirlenmeli, ayrılmadan önceki faaliyetle ilişkileri kurulmalıdır.
Kanun, hesap yılı sonu itibarıyla tamamlanan işlerden doğmuş kâr payının ve sürmekte olan işler hakkında gerekli bilginin istenmesine izin verir. Ayrılan kişi, artık ortak olmadığın için geçmiş işlerle ilgili hiçbir bilgi alamazsın cevabıyla karşılanmamalıdır. Ancak bu hak, ayrılıştan sonra başlatılmış her yeni ve bağımsız faaliyete sınırsız ortaklık hakkı da vermez.
Devam eden iş çizelgesinde sözleşme, tamamlanma durumu, bekleyen tahsilat ve giderler gösterilir. Sonradan gerçekleşen ödeme, ilgili eski işle mi yoksa yeni faaliyetle mi bağlantılı olduğu belirlenerek hesaba alınır. Böylece eski ortağın hakkı ile kalanların sonraki bağımsız faaliyetleri birbirine karışmaz.
10. Çıkış hesabı için defter ve belge dosyası
Ortaklık sözleşmesi, değişiklikleri, devam hükmü, bildirimler, katkı kayıtları ve banka hareketleri birlikte hazırlanır. Envanter ve borç dökümü ayrılma tarihine bağlanır. Belgelerin yalnız kapanıştan aylar sonraki durumu göstermesi hâlinde, ayrılma gününe ulaşmak için aradaki hareketler ayrıca açıklanmalıdır.
Bilgi alma ve defter inceleme hakkı, hesabın dayanaklarına erişim bakımından önemlidir. Ortak sıfatı devam ederken TBK 631; tamamlanmamış işler için TBK 636 çerçevesi ayrı kullanılır. Belge talebi, dönem ve işlem belirtilerek somutlaştırılmalıdır.
Yargısal incelemede HMK 219–221 kapsamındaki ibraz kuralları, kaybolma tehlikesinde HMK 400–403 kapsamındaki delil tespiti değerlendirilir. Defterlerin gösterilmemesi tek başına istenen tutarın otomatik ispatı değildir. Mahkemenin usulüne uygun kararı ve ilgili sonuçlar ayrıca uygulanır.
11. Ödeme talebi, muacceliyet ve zamanaşımı
Pay alacağı, eşya iadesi, borçtan kurtarma ve güvence talepleri aynı başlık altında belirsiz bırakılmamalıdır. Hangi yükümlülüğün yerine getirilmediği, tutarı veya konusu ve muhatabı açık yazılır. Hesap henüz tartışmalıysa mali uzman incelemesinin hangi uyuşmazlığı çözeceği belirtilir.
TBK 147/4, ortaklık sözleşmesinden doğan ortaklar arası alacaklar için beş yıllık zamanaşımı düzenler. Başlangıç TBK 149 uyarınca muacceliyetle bağlantılıdır. Ortaklığın ilk kuruluş tarihi, her ayrılma alacağının başlangıcı olarak seçilemez. Alacağın niteliği, hesap ve talep koşulları belirlenmeden kesin son gün açıklanmamalıdır.
Temerrüt bakımından TBK 117; zamanaşımının durması veya kesilmesi bakımından ilgili hükümler ayrıca kontrol edilir. Sırf görüşmelerin sürdüğü düşüncesiyle hiçbir başvuru yapmadan beklemek güvenli bir süre koruma yöntemi değildir. Yapılan kısmi ödeme ve borç kabulü kayıtları tarihleriyle saklanmalıdır.
12. Ayrılma protokolü hangi hesabı kapatmalıdır?
Protokol; ortak sıfatının sona erme tarihini, pay değerini, ödeme planını, eşya teslimini ve borçtan kurtarma işlemlerini açık göstermelidir. Tamamlanmamış işlerin hangi takvimle hesaplanacağı ayrıca düzenlenir. Henüz bilinmeyen gelir veya giderler hakkında bütün hesaplar kesinleşmiş gibi genel ibra yazılmamalıdır.
Ödeme alındığına ilişkin makbuz ile tüm haklardan vazgeçme anlamındaki ibra farklıdır. Kısmi ödemenin hangi borca mahsup edildiği belirtilmelidir. Kalan ortakların üçüncü kişi borçları için üstlendiği yükümlülüklerin yerine getirildiği belgelenmeden, yalnız imzalı protokolle bütün dış sorumluluğun bittiği söylenemez.
Son kontrol, üç ayrı dosyayı birleştirir: ortaklık sıfatına ilişkin hukukî kayıt, ayrılma tarihli mali değerleme ve alacaklılar karşısındaki gerçek durum. Bunlar tamamlandığında çıkış, yalnız işyerinden uzaklaşma değil, hak ve borçları belirlenmiş bir işlem hâline gelir.
Sık sorulan sorular
Adi ortaklıktan çıkma bütün işletmeyi kapatır mı?
Her durumda kapatmaz. TBK 633 kapsamında devam hükmü ve ilgili olay varsa ortaklık kalan ortaklarla sürer; bütün ortaklığın tasfiyesi ayrı düzenlenir.
İstenmeyen ortak çoğunluk kararıyla her zaman çıkarılır mı?
Hayır. TBK 633’teki olaylar ve devam hükmü incelenmelidir. Yönetim anlaşmazlığı, sınırsız çıkarma yetkisi vermez.
Çıkarma bildirimi yazılı mı olmalıdır?
TBK 633 diğer ortaklarca yapılacak çıkarma bildirimi için yazılılık arar. Sebep, muhatap ve bildirimin ulaşması belgelenmelidir.
Pay hesabında kuruluş tarihi mi esas alınır?
Hayır. TBK 634 ortak sıfatının sona erdiği tarihi esas alır. O gün ortaklık tasfiye edilseydi ödenecek pay hesaplanır.
Mali uzman üzerinde anlaşılmazsa ne olur?
TBK 634 uyarınca uzman hâkim tarafından atanabilir. Değerlemenin dayanakları ve ayrılma tarihi açık belirlenmelidir.
Kullanımı bırakılan makine geri verilir mi?
TBK 634 yalnız kullanımı ortaklığa bırakılmış eşyanın iadesini düzenler. Mülkiyet olarak konulan malın hesabı farklıdır.
Ayrılma protokolü banka borcunu otomatik bitirir mi?
Hayır. Kalanların borçtan kurtarma yükümlülüğü ile alacaklıya karşı gerçek kurtuluş ayrı işlemlerdir. Alacaklının hakları iç protokolle kendiliğinden kalkmaz.
Ortaklık zarardaysa ayrılan ödeme yapar mı?
TBK 635 kapsamında malvarlığı borçları karşılamıyorsa, ayrılan kişi zarara katılma düzenine göre payına düşeni ödemekle yükümlü olur.
Devam eden eski işlerden sonradan pay alınır mı?
TBK 636, ortak olunan dönemde sonuçlanmamış işlerin kâr ve zararına katılımı düzenler. İşlerin kapsamı ve sonraki hesaplar ayrı tutulur.
Ortaklar arası sözleşmesel alacakta zamanaşımı nedir?
TBK 147/4 beş yıllık süreyi düzenler. Başlangıç, alacağın muacceliyeti ve TBK 149 çerçevesinde somut talebe göre belirlenir.
Resmî kaynaklar ve kanun dayanakları
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.117, 147/4, 149, 195–200, 620, 623, 628 ve 633–636; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu kabul metni m.219–221 ve 400–403. Kabul metinleri sonraki değişiklikler ve uygulanacak yürürlük hükümleriyle birlikte okunmalıdır.
Mersin ofisi ve Türkiye geneli ortaklık dosyaları
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun fizikî ofisi Mersin’dedir. Türkiye genelindeki ortaklık ve hesap uyuşmazlıkları Mersin merkezli yürütülür. Görevli ve yetkili mahkeme somut talebe göre belirlenir; başka şehirlerde fizikî ofis bulunduğu anlamına gelmez.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

