Afet Hak Sahipliği Başvurusu Kaç Gün İçinde Yapılır? 7269 m.28 İki Aylık Süre (2026)

Afet hak sahipliği başvurusundaki iki aylık süre hangi maddede düzenlenir?
Afet sonrası kalıcı konut, işyeri, ahır veya inşaat kredisi sürecinde ilk ayrılması gereken iki kavram hasar tespiti ile hak sahipliğidir. Bir yapının yıkık, ağır hasarlı, orta hasarlı veya başka bir hasar seviyesinde tespit edilmesi, tek başına kişiye yeni konut verilmesi sonucunu doğurmaz. 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun, hak sahipliği için ayrıca talep ve taahhüt süreci öngörür.
Kanunun 28. maddesindeki kural açıktır: Kanundan yararlanarak inşaat kredisi verilmesini veya bina yaptırılmasını isteyenlerin, yardıma ilişkin mahallî ilan tarihinden itibaren iki ay içinde yazılı başvuru yapmaları ve taahhütname vermeleri zorunludur. Bu süre hak sahipliği dosyasının temel usul sürelerinden biridir. AFAD il müdürlükleri de uygulamada hak sahipliği ilanlarında iki aylık başvuru aralığını tarihleriyle birlikte duyurur.
Resmî ve güncel kanun metni Mevzuat Bilgi Sistemi’ndeki 7269 sayılı Kanun üzerinden kontrol edilmelidir. Güncel uygulama ilanları ise AFAD ve ilgili il AFAD müdürlüğünün resmî sayfasından takip edilmelidir.
İki aylık başvuru süresi ne zaman başlar?
Süre, afetin meydana geldiği gün başlamaz. Depremin, yangının, heyelanın veya diğer afetin tarihi ile hak sahipliği başvuru süresinin başlangıcı aynı şey değildir. 7269 sayılı Kanun m.28, başlangıç noktasını yardıma ilişkin mahallî ilan tarihi olarak belirler. Bu nedenle yalnız afet tarihini esas alarak yapılan süre hesabı hukuken yanlıştır.
Uygulamada önce hasar tespit çalışmaları yürütülür, hak sahipliği sürecine ilişkin ilan hazırlanır ve başvurular için başlangıç-bitiş tarihleri duyurulur. AFAD’ın hak sahipliği ilanlarında da 7269 sayılı Kanun ve Hak Sahipliği Yönetmeliği esas alınarak iki aylık talep ve taahhütname süresi açıkça tarih aralığı şeklinde gösterilmektedir. Bu nedenle kişinin kendi yerleşim yeri veya hasarlı taşınmazı için yapılan özel ilanı tespit etmesi gerekir.
İlanın internette görülmemesi, sürenin her durumda başlamadığı anlamına gelmez. Kanunun kullandığı kavram mahallî ilandır. Bu nedenle uyuşmazlık halinde ilanın hangi tarihte, hangi usulle yapıldığı; ilan tutanağı, askı kayıtları, kurum duyurusu ve başvuru ekranındaki tarihler birlikte incelenmelidir. Süre hesabı somut ilan kaydı üzerinden yapılmalıdır.
Kimler afet hak sahipliği için başvuru yapabilir?
Başvuru yapabilmek ile hak sahibi kabul edilmek farklı aşamalardır. 7269 sayılı Kanun m.28 başvuruyu; m.29 ve Afet Sebebiyle Hak Sahibi Olanların Tespiti Hakkındaki Yönetmelik ise hangi kişilerin yardımdan yararlanabileceğini düzenler. Yıkılan, yanan, ağır hasara uğrayan veya uğraması muhtemel olan binalarla kanunda belirtilen mülkiyet ilişkisi bulunan kişiler bakımından hak sahipliği değerlendirmesi yapılır.
Kanun ayrıca bazı açık engeller getirir. Başkasına ait arsa veya arazi üzerine ruhsatsız bina yapanlar ile yapı yapılması sakıncalı olarak belirlenen yerlerde ruhsatsız yapı yapanlar m.29 kapsamında hak sahibi kabul edilmez. Kişinin veya eşinin aynı yerde aynı cins müstakil hasarsız başka binasının veya dairesinin bulunması da kanunda belirtilen yardım bakımından engel oluşturur. Tüzel kişilere ait hasarlı yapılar için de m.29’un özel sınırlaması vardır.
Bu nedenle başvuruda yalnız “bina hasarlı” olgusuna dayanmak yeterli değildir. Tapu, mirasçılık durumu, müşterek veya iştirak hâlinde mülkiyet, afet tarihinde kullanım, eşe ait taşınmazlar ve yapının ruhsat/mülkiyet durumu birlikte incelenir. Başvuru süresini kaçırmamak için bu incelemenin sonuçlanmasını beklemek yerine süresinde talep ve taahhütname verilmesi önemlidir.
Hak sahipliği başvurusu nereye yapılır?
Kanun m.28 başvurunun mahallin en büyük mülkî amirine yapılmasını düzenler. Güncel uygulamada süreç AFAD koordinasyonunda il afet ve acil durum müdürlükleri, kaymakamlıklar ve ilanlarda belirtilen başvuru birimleri üzerinden yürütülür. Hangi kanalın kullanılacağı, ilgili afet için yayımlanan resmî ilanda gösterilir.
Başvurucu başka bir ilde yaşıyor veya yurt dışında bulunuyor olsa dahi kendi dosyasına ilişkin ilan metnini esas almalıdır. Bazı ilanlarda bizzat veya kanuni vekil aracılığıyla başvuru kabul edilebildiği açıkça belirtilmektedir. Vekâletle işlem yapılacaksa vekâletnamenin ilgili idari başvuruyu yapma ve gerektiğinde taahhütname imzalama yetkisini kapsayıp kapsamadığı kontrol edilmelidir.
Başvurunun teslim edildiğini gösteren belge önemlidir. Fiziki müracaatta evrak kayıt numarası ve tarih; elektronik sistem kullanılmışsa başvuru numarası ve zaman damgalı çıktı saklanmalıdır. Sonradan “süresinde başvuru yok” şeklinde bir ret işlemi kurulursa bu kayıtlar uyuşmazlığın en temel delillerindendir.
Talep ve taahhütname neden zorunludur?
7269 sayılı Kanun m.28 iki ayrı unsuru birlikte arar: yazılı başvuru ve taahhütname. Amaç, kişinin afet yardımından yararlanma iradesini resmen açıklaması ve uygulanacak yardım/borçlandırma sisteminin şartlarını kabul ettiğini belgelemesidir. Yalnız bilgi almak, hasar tespiti yaptırmak, DASK dosyası açmak veya belediyeye müracaat etmek hak sahipliği talep ve taahhütnamesinin yerini tutmaz.
AFAD’ın kullandığı talep ve taahhütname formlarında taşınmazın niteliği, hasar durumu, başvurucunun mülkiyet ilişkisi, aynı yerde başka hasarsız konut/işyeri bulunup bulunmadığı ve daha önce aynı nitelikte yardım alınıp alınmadığı gibi hak sahipliğinin çekirdeğini oluşturan bilgiler istenir. Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak yerine tapu ve nüfus kayıtlarıyla uyumlu veri sunulmalıdır.
Hak sahipliği kabulünden sonraki borçlandırma aşaması ayrı bir süreçtir. Bu konuda sitemizdeki deprem konut ve işyeri borçlarının ödenmesi ve indirim kuralları yazısı ayrıca incelenebilir. Başvuru taahhütnamesi ile ileride imzalanan borçlandırma senedi birbirine karıştırılmamalıdır.
Hasar oranı başvuru yapılmasına engel midir?
7269 sayılı Kanun m.28’in ikinci fıkrası özel bir güvence içerir: başvurunun yapılması ve alınması aşamasında hasar tespit raporlarındaki hasar oranlarına bakılmaz. Bu hüküm, hak sahipliği talebinin daha baştan yalnız hasar oranı gerekçesiyle alınmamasını engeller. Ancak nihai hak sahipliği incelemesinde kanun ve yönetmelikteki maddi şartlar uygulanır.
Hasar tespitine itiraz ile hak sahipliği başvurusu farklı sürelerdir. Kanunun 13. maddesinde teknik hasar tespit raporlarına mahallî ilan tarihinden itibaren otuz gün içinde itiraz imkânı düzenlenmiştir. Buna karşılık m.28’de hak sahipliği için iki aylık talep ve taahhütname süresi vardır. Birine başvurulmuş olması diğer süreci otomatik olarak işletmez.
Bu ayrım özellikle “hasar tespitine itiraz ettim, hak sahipliği başvurusunu bekletebilirim” düşüncesinin önüne geçer. Her işlem için ayrı süre ve ayrı idari dosya takip edilmelidir. Hasar tespitinde uyuşmazlık varsa otuz günlük itiraz hakkı, hak sahipliği isteniyorsa iki aylık başvuru hakkı kendi içinde korunmalıdır.
İki aylık süre bir ay uzatılabilir mi?
Evet. 7269 sayılı Kanun m.28, Bakanlığa iki aylık süreyi bir ay uzatma yetkisi verir. Ancak bu hüküm başvurucuya kendiliğinden üç aylık süre tanımaz. Resmî bir uzatma kararı veya ilanı yoksa kişi ilan edilen iki aylık süreyi esas almalıdır.
Bu nedenle “Kanunda bir ay uzatma var, üçüncü ayda da başvururum” yaklaşımı doğru değildir. Uzatma idarenin kullanabileceği bir yetkidir; kanundan doğan otomatik ek süre değildir. İlgili afet için AFAD veya yetkili makam tarafından yayımlanmış uzatma duyurusu varsa yeni son gün o duyuruya göre hesaplanır.
Hak sahipliği başvuru süresi kaçırılırsa ne olur?
Kanun m.28 başvuruyu süresinde yapmayı zorunlu tuttuğu için, süresiz ve her zaman kullanılabilecek bir hak söz konusu değildir. Süre geçirilmişse idare, hak sahipliği talebini süre yönünden reddedebilir. Fakat dosyada önce ilan tarihinin ve ilan usulünün gerçekten ne olduğu, başvurunun fiilen hangi tarihte yapıldığı, varsa uzatma kararı ve başvurucunun sunduğu kayıtlar incelenmelidir.
Süre uyuşmazlığında mevzuatın bağladığı mahallî ilan araştırılmalıdır. İdarenin kendi kayıtlarında başvurunun zamanında alındığı halde sisteme geç işlendiği bir durum varsa evrak kayıt numarası belirleyicidir. Vekil aracılığıyla yapılan başvuruda vekâlet ve teslim belgeleri de dosyaya eklenmelidir.
Hak sahipliğinin başka bir aşamasındaki süreler m.28 süresiyle karıştırılmamalıdır. Örneğin m.40 kapsamında hak sahipliğinin kabul edilmesinden ve konutun belirlenmesinden sonra borçlandırma için ayrıca ilan ve iki aylık süre; borçlandırmasını yapan kişinin binayı teslim alması için ayrıca 45 günlük süre gündeme gelir. AFAD’ın 2026 tarihli borçlandırma duyuruları bu süreleri uygulamada açıkça göstermektedir.
Hak sahipliği reddedilirse hangi yargı yolu kullanılır?
Hak sahipliği komisyonu veya yetkili idare tarafından kurulan ret işlemi bir idari işlemdir. Ret gerekçesi; süre, mülkiyet, hasarsız ikinci konut, ruhsatsız yapı, eşe ait taşınmaz veya başka bir kanuni koşul olabilir. Yargı yoluna gidilmeden önce tebliğ edilen işlemin tarihi, gerekçesi ve varsa mevzuatta öngörülen idari itiraz mekanizması somut dosya üzerinden kontrol edilmelidir.
İptal davasında yalnız mağduriyet anlatımı değil, ret gerekçesinin kanuna aykırılığı ortaya konur. Süre nedeniyle ret varsa ilan ve başvuru tarihleri; mülkiyet nedeniyle ret varsa tapu ve miras kayıtları; hasarsız konut gerekçesi varsa o taşınmazın yeri, cinsi ve hukuki durumu belgeyle açıklanır. İdari yargıda dava süresinin kaçırılmaması için ret işleminin tebliğinden sonra dosya gecikmeden incelenmelidir.
DASK süreci hak sahipliği dosyasından ayrıdır. Zorunlu deprem sigortasının kapsamı ve tapu işlemleri bakımından ayrıca DASK olmadan tapu devri ve DASK tazminatının ödeme süresi rehberlerimize bakılabilir.
Başvuru dosyasında tutulması gereken temel kayıtlar
Hak sahipliği dosyasının ispat gücü, başvurunun ve eklerinin kayıt altına alınmasına bağlıdır. Özellikle ilan metninin bir örneği, başvuru formu, talep ve taahhütname, evrak kayıt/alındı belgesi, tapu kaydı, mirasçılık belgesi gerekiyorsa bu belge, nüfus kayıtları, hasar tespit sonucu ve itiraz edilmişse itiraz evrakı birlikte saklanmalıdır. İdare sonradan ek belge isterse verilen belgenin teslim kaydı da korunmalıdır.
Birden fazla aile, hisseli mülkiyet, ebeveynle aynı binada yaşayan evli evlat veya miras ortaklığı bulunan dosyalarda kişilerin hukuki statüsü ayrı ayrı değerlendirilir. Tek bir taşınmazda birden çok başvurucu olması, herkesin otomatik olarak bağımsız konut hakkı kazanacağı anlamına gelmez. Bu konular 7269 m.29-30 ve Hak Sahipliği Yönetmeliği çerçevesinde çözümlenir.
Hak sahipliği başvurusunda ilan ve süre hesabı nasıl belgelenir?
Hak sahipliği uyuşmazlıklarının önemli bir bölümü maddi şarttan önce süre hesabında ortaya çıkar. Bu nedenle başvuru dosyasına yalnız talep ve taahhütname değil, başvuruyu açan mahallî ilan da eklenmelidir. İlanın tarihini, başvuru başlangıç-bitiş günlerini ve başvuru birimini gösteren resmî duyurunun PDF veya ekran çıktısı saklanmalıdır. İlan daha sonra internetten kaldırılırsa bu kayıt, sürenin hangi tarihe göre hesaplandığını göstermeye devam eder.
Fiziki başvuruda dilekçenin kurum kaşeli bir örneği veya evrak kayıt fişi alınmalıdır. Elektronik başvuruda yalnız “başvurunuz alınmıştır” ekranı yerine başvuru numarası, tarih ve hangi taşınmaz için işlem yapıldığını gösteren tam çıktı saklanmalıdır. Birden fazla konut, işyeri veya ahır için ayrı kayıt açılmışsa her kayıt numarası ayrı listelenmelidir. Böylece daha sonra sistemde bir taşınmazın görünmemesi halinde hangi başvurunun eksik işlendiği somut olarak ortaya konabilir.
Başvurudan sonra idare ek belge isterse, ek belge talebinin tarihi ve belgenin teslim edildiği tarih de aynı dosyada tutulmalıdır. Hak sahipliği dosyasını kronolojik hazırlamak; ilan, talep-taahhütname, hasar tespiti, tapu/miras belgeleri, komisyon kararı, borçlandırma ve teslim aşamalarının birbirine karışmasını önler. Bu yöntem özellikle süre nedeniyle ret verilen dosyalarda doğrudan ispat kolaylığı sağlar.
Başvuru kaydında maddi hata varsa ne yapılır?
Başvuru numarası doğru olduğu halde ada-parsel, bağımsız bölüm veya başvurucu bilgisi yanlış işlenmişse hata fark edilir edilmez yazılı düzeltme talebi verilmelidir. Düzeltme talebinde ilk başvurunun süresinde yapıldığını gösteren evrak kayıt belgesi eklenmeli ve hatalı alan açıkça belirtilmelidir. Yeni bir başvuru yapılıyormuş gibi süre tartışmasına yol açmamak için ilk kayda atıf yapılması önemlidir. İdarenin düzeltme cevabı da hak sahipliği dosyasında saklanmalıdır.
Sık Sorulan Sorular
1. İki aylık süre deprem gününden mi başlar?
Hayır. 7269 m.28’e göre başlangıç, yardıma ilişkin mahallî ilan tarihidir.
2. İki aylık süre otomatik olarak üç ay mıdır?
Hayır. Kanun bir aylık uzatma yetkisi verir; uzatma için yetkili makamın kararı veya ilanı gerekir.
3. Hasar tespitine itiraz etmiş olmam hak sahipliği başvurusu yerine geçer mi?
Hayır. Hasar tespitine itiraz ve hak sahipliği talep-taahhüt başvurusu farklı işlemlerdir.
4. Hasar oranım kesinleşmeden başvuru yapabilir miyim?
Evet. Kanun m.28, başvurunun yapılması ve alınmasında hasar tespit raporundaki hasar oranına bakılmayacağını açıkça düzenler.
5. Başvurunun alındığını nasıl ispatlarım?
Evrak kayıt numarası, tarihli alındı belgesi veya resmî elektronik başvuru çıktısı saklanmalıdır.
6. Eşim adına aynı yerde hasarsız konut varsa ne olur?
7269 m.29’daki “kendisine veya eşine ait aynı cins müstakil hasarsız bina veya daire” kuralı hak sahipliği değerlendirmesinde doğrudan dikkate alınır.
7. DASK dosyası açmam AFAD hak sahipliği başvurusu sayılır mı?
Hayır. Sigorta tazminatı süreci ile 7269 sayılı Kanun kapsamındaki hak sahipliği başvurusu ayrı hukuki süreçlerdir.
8. Hak sahipliği kabul edilince hemen konut teslim edilir mi?
Hayır. Hak sahipliği, kura/tahsis, borçlandırma ve teslim gibi sonraki aşamalardan ayrıdır. 7269 m.40 bu sonraki borçlandırma ve teslim sürelerini ayrıca düzenler.
9. Yurt dışında yaşayan kişi başvuru yapabilir mi?
İlgili afet ilanında vekâletle başvuru kabul ediliyorsa kanuni vekil aracılığıyla işlem yapılabilir. Vekâletnamenin işlemi kapsaması gerekir.
10. Süre nedeniyle ret verilirse ne yapılır?
Önce ilan tarihi, başvuru kaydı ve varsa süre uzatımı belgeleri incelenir; hukuka aykırı ret işlemi idari yargıda iptal davasına konu edilebilir.
Mersin Barosu, Sicil No: 3472
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
İçerik hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut dosyada ilan, hasar tespiti ve hak sahipliği kararı birlikte değerlendirilmelidir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
