Aile İçi Alacaklarda Zamanaşımı: Evlilik, Velayet ve Vesayet
TBK m.153, evlilik süresince eşlerin birbirinden; velayet süresince çocuğun ana ve babadan; vesayet süresince vesayet altındaki kişinin vasiden veya vesayet işlemleri nedeniyle Devletten alacaklarında zamanaşımını durdurur. Başlamamış süre başlamaz, başlamış süre korunarak bekler. Bu koruma bütün akraba borçlarına yayılmaz ve borcun varlığını kanıtlamaz. Alacağın kaynağı, vadesi, tarafları ve hukuki ilişkinin başlangıç-bitiş tarihleri birlikte belirlenmelidir.

Zamanaşımının durması alacağı nasıl korur?
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.153, sayılan ilişkiler devam ederken zamanaşımının başlamamasını, başlamışsa durmasını düzenler. Süre, kanuni durma sebebi sürdüğü günleri hesaba katmadan değerlendirilir. Bu hüküm alacağın miktarını artırmaz, yeni bir borç yaratmaz ve ödenmiş borcu canlandırmaz; mevcut alacağın süre bakımından korunmasını sağlar.
Durma ile alacağın henüz muaccel olmaması ayrılmalıdır. TBK m.149’da genel başlangıç, alacağın muaccel olduğu andır. Alacak henüz istenebilir hâle gelmemişse süre bu nedenle başlamamış olabilir. Alacak istenebilir hâle geldiği hâlde evlilik veya velayet nedeniyle başlamıyorsa m.153 uygulanır. Sonuç benzer görünse de dayanak ve hesap farklıdır.
Aile bağı bulunan herkes aynı korumadan yararlanmaz. Kanun belirli alacaklı-borçlu ilişkilerini saymıştır. Eşlerin birbirinden alacağı, çocuğun ana ve babadan alacağı ve vesayet altındaki kişinin belirtilen alacakları ayrı bentlere dayanır. Bir kişinin aile büyüğü olması veya tarafların birbirine güvenmesi tek başına süreyi durdurmaz.
Önce borcun gerçek kaynağı belirlenmelidir. Borç verilen para, bağış, ortak gider ödemesi ve bir mal üzerindeki mülkiyet iddiası aynı hukuki talep değildir. Zamanaşımının durduğu söylenmeden önce gerçekten hangi alacağın var olduğu, kime ait bulunduğu ve hangi sebeple istenebildiği açıklanır.
Eşler arasındaki borçta evlilik boyunca zamanaşımı işler mi?
TBK m.153/1-3, evlilik devam ettiği sürece eşlerin birbirinden olan alacaklarında zamanaşımını durdurur. Koruma iki yönde de geçerlidir. Alacaklı kadın veya erkek olabilir; borcun hangi eşin malvarlığından kaynaklandığı genel kuralı değiştirmez. Evlilik süresince her yıl yeni bir zamanaşımı dönemi tüketildiği kabul edilemez.
TMK m.193 uyarınca eşlerin birbirleriyle hukuki işlem yapabilmesi, aralarında gerçek borç ilişkisi kurulmasına imkân tanır. Ancak banka havalesi yapılmış olması tek başına ödünç sözleşmesini kanıtlamaz. Paranın bağış, gider katılımı veya geri ödenecek borç olup olmadığı belirlenir. M.153 yalnız bu inceleme sonunda varlığı ortaya konulan alacağın süresine uygulanır.
Koruma, eşler arasında her para hareketinin dava açılmadan yıllarca belgesiz bırakılmasını hukuken zorunlu kılmaz. Evlilik sürerken de alacağın varlığı ve ifası tartışılabilir. Zamanaşımının işlememesi dava açma yasağı değildir. Başvuru yapılabilmesi için kendi şartlarına göre muacceliyet, ispat ve görev kuralları ayrıca değerlendirilir.
Ayrı yaşamak veya boşanma davası açmak süreyi başlatır mı?
Fiilî ayrılık, tek başına evlilik bağını sona erdirmez. Boşanma davasının açılması da eşler arasındaki hukuki evliliği dava tarihinde ortadan kaldırmaz. TBK m.153/1-3 bakımından belirleyici olan evliliğin devamıdır. Bu nedenle yalnız evden ayrılma, adres değiştirme veya boşanma dilekçesi verme tarihiyle eşler arası alacağın süre hesabı başlatılmaz.
Boşanma hükmüyle sona ermede kesinleşme tarihi önemlidir. Kararın verildiği duruşma, gerekçeli kararın yazılması ve kararın kesinleşmesi farklı tarihlerdir. Süre hesabında kesinleşme şerhi ve tebligat durumu incelenir. Tarafların fiilen yeni hayat kurması, hukuki evlilik durumunun kayıt ve yargı kararıyla belirlenmesinin yerine geçmez.
TMK m.170’teki ayrılık kararı da boşanmayla aynı sonuç değildir. Ayrılık, evlilik bağının devam ettiği hukuki düzen içinde yer alır. Dolayısıyla “mahkeme ayrılığa karar verdi” ifadesinden otomatik olarak m.153 korumasının sona erdiği sonucu çıkarılmaz. Kararın gerçek niteliği, hüküm kısmı ve kesinleşme durumu birlikte okunmalıdır.
Evlilikten önce başlayan borç süresi evlenince sıfırlanır mı?
TBK m.153, başlamış zamanaşımının duracağını belirtir. Evlilikten önce muaccel olmuş alacak için süre işlemeye başlamışsa, evlenme anına kadar geçen bölüm korunur; evlilik süresince işlemeyen dönem eklenmez. Durma sebebi kalkınca daha önce başlamış süre kalan kısmıyla devam eder. Evlilik, kendiliğinden bütün süreyi baştan başlatan kesilme sebebi değildir.
Bu nedenle borcun doğum ve vade tarihiyle evlenme tarihi ayrı kaydedilir. Alacağın evlilikten önce verilmiş paradan doğması, m.153/1-3’ün mutlaka dışına çıktığı anlamına gelmez. Kanun yalnız evlilik sırasında kurulan borçları saymamıştır; evlilik devam ederken eşlerin birbirinden olan alacaklarını düzenler.
Öte yandan süre evlilikten önce tamamen dolmuşsa, sonradan evlenme geçmişte tamamlanmış zamanaşımını otomatik geri almaz. Borcun ikrarı veya zamanaşımı savunmasından vazgeçme gibi sonraki işlemler kendi hükümleriyle ayrıca değerlendirilir. Durma kuralı, zamanında gerçekleşmiş başka hukuki sonuçları yok sayan genel bir canlandırma yöntemi değildir.
Bütün eş alacakları boşanmadan sonra bir yılda mı istenir?
TMK m.178, evliliğin boşanmayla sona ermesinden doğan dava hakları için boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıllık zamanaşımı öngörür. Bu hüküm, eşlerin birbirinden olan her tür sözleşmesel alacağı otomatik bir yıllık süreye tabi kılmaz. Talebin doğrudan boşanmanın hukuki sonucundan mı, ayrı borç ilişkisinden mi kaynaklandığı belirlenmelidir.
Boşanmadan sonra tazminat ve nafaka için TMK m.178 ayrı inceleme gerektirir. Evlilik öncesi veya evlilik içindeki ödünç alacağı, sırf taraflar boşandığı için boşanma tazminatına dönüşmez. Buna karşılık gerçek boşanma kaynaklı talep de genel on yıllık alacak süresi var denilerek özel düzen dışında bırakılamaz.
TMK m.225 uyarınca mal rejiminin belirli hâllerde dava tarihinden geçerli sona ermesi, evliliğin de dava tarihinde sona erdiği anlamına gelmez. Mal rejiminin tasfiye zamanı ile eşler arasındaki zamanaşımının durma nedeni ayrı kurallardır. Bu iki tarihin aynı kabul edilmesi, özellikle uzun süren boşanma yargılamalarında süre hesabını yanlış yönlendirir.
Çocuğun anne ve babasından alacağında hangi süre korunur?
TBK m.153/1-1, velayet süresince çocukların ana ve babalarından olan alacaklarında zamanaşımının işlemeyeceğini düzenler. Hüküm, alacaklı çocuğu korur. Anne veya babanın çocuktan alacağı için aynı bentte ters yönde bir durma kuralı yazılmamıştır. Alacak ilişkisinin yönü bu nedenle açıkça gösterilmelidir.
TMK m.335, ergin olmayan çocuğun ana ve babasının velayeti altında bulunduğunu; hâkim vasi atamayı gerekli görmedikçe kısıtlanan ergin çocukların da velayet altında kalacağını düzenler. Bu nedenle yalnız çocuğun doğum tarihine bakıp bütün velayet ilişkilerinin on sekiz yaşında kesin sona erdiği sonucu kurulmaz. Gerçek hukuki statü incelenir.
Boşanma, ölüm veya velayete ilişkin karar varsa TMK m.336 ve ilgili karar üzerinden velayetin kimde bulunduğu belirlenir. Çocuğun kiminle fiilen yaşadığı ile hukuki velayet aynı şey değildir. Durma süresinin hangi ilişkiye dayandığı, ilgili ebeveyn ve alacak yönünden açıklaştırılmalıdır. Çocuğun banka hesabı, mal yönetimi ve teslim kayıtları da alacağın gerçek sahibini göstermelidir.
Velayetin sona ermesi borcu ortadan kaldırmaz; durma sebebinin kalkmasını etkiler. Alacak henüz muaccel değilse sırf velayet bitti diye muaccel olmuş sayılmaz. Muacceliyet ve velayet tarihleri birlikte değerlendirilerek hangi tarihten sonra süre hesabına devam edileceği belirlenir.
Çocuğun malının anne veya baba tarafından kullanıldığı iddiasında, çocuğun hak sahipliği ile aile içindeki temsil yetkisi ayrılmalıdır. Bankadaki hesabı ebeveynin açması, hesaptaki bütün parayı ebeveyn alacağına dönüştürmez. Buna karşılık ebeveynin kendi parasını çocuk için harcaması da her harcamada çocuğa karşı geri ödeme alacağı doğurduğunu göstermez. Hangi malın çocuğa ait olduğu, hangi işlemle elden çıktığı ve geri verme borcunun hangi hukuki sebebe dayandığı açıklanır. M.153, bu soruların cevabını değiştirmeden yalnız kanunda korunan alacağın süresini etkiler. Çocuk adına üçüncü kişiden istenecek alacakta ise borçlu ebeveyn olmadığı için bu bent kendiliğinden uygulanmaz.
On sekiz yaş, evlenme ve ergin kılınma süre hesabını nasıl etkiler?
TMK m.11 erginliğin on sekiz yaşın doldurulmasıyla başladığını ve evlenmenin kişiyi ergin kıldığını düzenler. TMK m.12 ise on beş yaşını dolduran küçüğün kendi isteği, velisinin rızası ve mahkeme kararıyla ergin kılınmasına izin verir. Bu statüler, m.153/1-1’deki velayet süresinin belirlenmesinde dikkate alınır.
Bununla birlikte erginlik, kısıtlılık ve velayet aynı kavram değildir. Kısıtlanan ergin çocuğun m.335/2 kapsamında velayet altında kalmasına ilişkin durum ayrıca incelenir. Vesayet kararı verilmişse korunacak alacağın tarafları ve m.153/1-2 kapsamı farklılaşır. Sadece yaş sınırından hareket eden bir hesap bu ihtimalleri gözden kaçırır.
Erginlik veya statü değişikliğine ilişkin mahkeme kararının tarihi ve hüküm kapsamı dosyaya alınmalıdır. Eski velinin fiilen para yönetmeye devam etmesi, hukuki velayetin otomatik sürdüğünü göstermez. Sonraki yönetim başka hukuki ilişkiye dayanıyorsa onun alacak ve süre kuralları ayrıca uygulanır; m.153 kapsamı fiilî aile alışkanlığıyla sınırsız uzatılamaz.
Vesayet altında olanın vasi ve Devletten alacağında süre işler mi?
TBK m.153/1-2, vesayet süresince vesayet altındaki kişinin vasiden veya vesayet işlemleri nedeniyle Devletten olan alacaklarında zamanaşımını durdurur. Devlete yönelik her alacak bu bentte değildir; vesayet işlemleriyle bağlantı aranır. Vergi, başka kamu hizmeti veya ilgisiz idari işlemden doğan talep bu sebeple otomatik korunmaz.
Vasiye yönelen talepte de alacaklı sıfatı ve vesayet süresi belirlenir. Koruma, vesayet altındaki kişinin alacağı içindir; vasinin ücret alacağının aynı bentle durduğu söylenemez. Vasi değişikliği, vesayetin kendisinin devam edip etmediği ve hangi işlemin hangi görev döneminde yapıldığı ayrı değerlendirilir.
Vesayet sorumluluğunda TMK’nın özel dava ve süre hükümleri de vardır. M.153’teki durma, bu özel alacağın kime yöneltileceğini veya hangi özel sürenin uygulanacağını tek başına belirlemez. Önce istemin doğrudan vasiye mi, vesayet dairelerinin işlemleri nedeniyle Devlete mi yöneldiği tespit edilir; sonra ilgili başlangıç ve durma dönemleri birlikte hesaplanır.
Kardeş, nişanlı veya aile şirketi için de aynı koruma var mı?
TBK m.153’teki aile ilişkileri sınırlı belirli kategoriler üzerinden düzenlenmiştir. Kardeş, kuzen, nişanlı, üvey ebeveyn veya birlikte yaşanan kişi sıfatı tek başına eşlik ya da velayet hükmünün yerine geçmez. Başka bir bent veya özel kanun gereği durma varsa onun koşulları ayrıca gösterilir.
Aile şirketinin tüzel kişiliği de aile bireyinin kimliğiyle aynı değildir. Bir eşin şirkette ortak veya yönetici olması, şirkete karşı bütün alacakları diğer eşten olan kişisel alacağa dönüştürmez. Borçlu sözleşmede ve işlemde kimse süre hesabı o kişi üzerinden yapılır. Şirket hesabına para gönderilmesiyle eşe kişisel borç verilmesi aynı kabul edilmemelidir.
Kişisel teminat veya birlikte borçluluk bulunması hâlinde her kişinin sıfatı ayrıca incelenir. Bir borçlu eş olduğu için bütün diğer borçlular yönünden süre otomatik durmuş sayılmaz. Kesilmenin birlikte borçlulara etkisi TBK m.155’te ayrıca düzenlenmiştir; bu hükmün sonucu durma sebeplerine aynen aktarılmamalıdır. Borçlu listesi ve her ilişki ayrı hesaplanır.
Aile içinde çalışma da yalnız akrabalık etiketiyle değerlendirilmez. TBK m.153/1-4, hizmet ilişkisi süresince ev hizmetlilerinin onları çalıştıranlardan olan alacaklarında ayrıca durma öngörür. Bu bentte korumanın dayanağı kan bağı veya aynı soyadı değildir; gerçek ev hizmeti ilişkisidir. Ücretli ev hizmetiyle aile dayanışması çerçevesindeki yardımın hukuki niteliği önce belirlenir. Akrabanın fabrikada, mağazada veya şirket ofisinde çalışması da sırf aile işletmesi bulunduğu için ev hizmeti sayılmaz. Başka çalışma ilişkisinin zamanaşımı kuralları, ev hizmetlilerine özgü bent genişletilmeden uygulanır. İleri sürülen hizmetin yeri, niteliği, işveren sıfatı ve devam dönemi bu ayrım için önem taşır.
Kısmi ödeme veya dava açılması durmadan neden farklıdır?
TBK m.154, borcun ikrarı, kısmi ödeme ve sayılan yargısal başvurularla zamanaşımının kesilmesini düzenler. TBK m.156’ya göre kesilme yeni bir süre başlatır. Durmada ise daha önce işlemiş süre silinmez; durma sebebi kalkınca kalan bölüm devam eder. Aile bağına dayalı koruma ile ödeme veya dava işlemi bu yüzden ayrı tarihlerde kaydedilir.
Evlilik sürerken yapılan borç ikrarı, borcun varlığının ispatı ve kesilme hükümleri bakımından değerlendirilir. Ancak devam eden evlilik nedeniyle duran süre, sadece ikrar belgesi düzenlendi diye evlilik süresince serbestçe işlemeye başlamaz. Aynı dosyada birden fazla zaman olgusu bulunması, her birinin kanuni etkisinin birlikte incelenmesini gerektirir.
Yalnız ihtar göndermek, her durumda TBK m.154’teki kesilme nedenlerinden biri değildir. İhtarın muacceliyet ve temerrüt üzerindeki etkisi ayrı olabilir. Bu nedenle karşı tarafa yazılı bildirim yapılmış olmasını süreyi kesin koruyan işlem olarak görmek doğru değildir. Başvuru türü, borç ikrarı ve gerçek ödeme kayıtları tek tek sınıflandırılır.
Durma bitince kalan süre nasıl hesaplanır?
TBK m.153’ün son fıkrası, durma sebebi kalktığı günün bitiminde zamanaşımının başlayacağını veya önceki işlemesini sürdüreceğini belirtir. Hesapta alacağın vadesi, durma başlangıcı, durma sonu ve varsa kesilme işlemleri ayrı sütunlar hâlinde gösterilebilir. Aynı süre içinde birden çok taksit veya alacak varsa her birinin vadesi ayrıca değerlendirilir.
Asıl zamanaşımı süresi alacağın kaynağından belirlenir. TBK m.146 genel on yılı, m.147 bazı alacaklar için beş yılı düzenler; özel kanun süreleri ayrıca saklıdır. Aile bağı bütün alacakları otomatik on yıllık yapmaz. Durma, uygulanacak sürenin uzunluğunu değiştirmez; sürenin hangi dönemlerde işleyeceğini etkiler.
TBK m.151 gereğince başlangıç günü hesapta sayılmaz ve süre son günü hak kullanılmadan geçince tamamlanır. Durma sebebi sona erdiğinde geçmişte işlemiş kısmı yok saymak veya evlilik/velayet süresini borca ek zamanaşımı yılı olarak toplamak doğru değildir. Hesap, gerçek tarih aralıkları ve her alacağın kendi süresi üzerinden yapılmalıdır.
Düzenli ödemelerden oluşan alacakta tek bir toplam vade yazılması da hatalıdır. Her dönemde doğan borcun hangi tarihte istenebilir hâle geldiği ve o tarihte korunan ilişkinin sürüp sürmediği belirlenir. Önceki dönem için başlamış süre bulunurken sonraki dönem borcu henüz doğmamış olabilir. Evlilik bitiminden sonra doğan bağımsız bir alacak, geçmişte evlilik bulunduğu gerekçesiyle durmuş sayılmaz. Aynı kişiler yeniden evlenirse yeni evliliğin sürdüğü dönem, o sırada mevcut olan alacaklar bakımından yeniden m.153/1-3 çerçevesinde değerlendirilir. Aradaki evlilik dışı dönemde işlemiş sürenin kaydı korunur; ikinci evlilik, önceki hesap satırlarını otomatik silmez.
Aile hukukundaki bütün dava süreleri m.153 ile durur mu?
Hayır. Zamanaşımı ile hak düşürücü süre aynı değildir. TBK m.153, zamanaşımını düzenler; aile veya miras ilişkisi içindeki her dava süresini durduran genel bir hüküm değildir. Talep için kanunda hangi süre türünün öngörüldüğü, sürenin başlangıcı ve özel korunma sebepleri ayrıca okunmalıdır. Bir davanın taraflarının eş ya da ebeveyn olması, süreyi kendiliğinden zamanaşımına dönüştürmez.
TMK m.571, tenkis davası açma hakkının belirtilen sürelerin geçmesiyle düşmesini düzenler ve def’i yoluyla tenkis ileri sürülmesini ayrıca saklı tutar. Miras uyuşmazlığının aile içinde yaşanması, bu özel süreyi evlilik veya velayet boyunca otomatik askıya almak için yeterli değildir. Aynı şekilde bir maddede öğrenme tarihinin esas alınması da o sürenin mutlaka zamanaşımı olduğunu göstermez. Önce talep ve süre türü doğru adlandırılmalı, ardından uygulanacak durma veya özel süre hükmü belirlenmelidir.
Borçlu zamanaşımı ileri sürerse durma nasıl gösterilir?
TBK m.161 uyarınca zamanaşımı ileri sürülmedikçe hâkim bunu kendiliğinden dikkate alamaz. Borçlu savunmasını usulüne uygun yaptığında, alacaklı süre hesabında evlilik, velayet veya vesayet nedeniyle işlenmeyen dönemi gösterir. Zamanaşımı def’i ile alacağın hiç doğmadığı iddiası farklı savunmalardır.
Evlilik ve kesinleşme kayıtları, velayet veya vesayet kararları, alacağın vade belgesi ve ödeme kayıtları aynı zaman çizelgesine yerleştirilir. Birlikte yaşanan dönemi gösteren belge, tek başına hukuki evlilik veya velayet kaydı yerine geçmez. Alacağın hangi taraflar arasında bulunduğu da belgelerin isim ve hesap bilgileriyle eşleştirilir.
Süre bakımından korunan alacak, esas bakımından mutlaka kabul edilecek alacak değildir. Borçlu ödediğini, işlemin bağış olduğunu veya talep edilen miktarın yanlış olduğunu ileri sürebilir. Zamanaşımının durması bu itirazları kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Dava hazırlığında borcun varlığı, miktarı, muacceliyeti ve süre hesabı birbirini tamamlayan ayrı inceleme başlıkları olarak kurulmalıdır.
Sık sorulan sorular
Eşimden olan para alacağım evlilik sürerken zamanaşımına uğrar mı?
TBK m.153/1-3 evlilik devam ettiği sürece eşlerin birbirinden alacaklarında sürenin başlamayacağını, başlamışsa duracağını belirtir. Önce gerçek alacağın varlığı ve muacceliyeti belirlenir. Para hareketinin bağış veya ortak gider olması ayrı meseledir; durma kuralı kendiliğinden borç yaratmaz.
Ayrı evde yaşamaya başlayınca süre işler mi?
Fiilî ayrılık tek başına evlilik bağını bitirmez. TBK m.153 bakımından evliliğin hukuken devamı esas alınır. Adres değişikliği, evden ayrılma veya boşanma davası açılması tek başına bu korumayı sona erdirmez; boşanma hükmünün kesinleşmesi ve gerçek hukuki statü değerlendirilir.
Evlilik öncesindeki borçta süre evlenince sıfırlanır mı?
Sıfırlanmaz; başlamış süre durur. Evlilikten önce işlemiş bölüm korunur, evlilik süresi hesaba katılmaz ve durma sona erince kalan bölüm sürer. Süre evlilikten önce tamamen dolmuşsa sonradan evlenme geçmiş sonucu otomatik kaldırmaz. Kesilme veya feragat gibi sonraki işlemler ayrı incelenir.
Boşanınca eşler arasındaki her alacak bir yılda mı dava edilir?
Hayır. TMK m.178 boşanma nedeniyle sona ermeden doğan dava haklarına ilişkindir. Ayrı ödünç veya başka borç ilişkisinden doğan alacak yalnız boşanma nedeniyle bu kapsama dönüşmez. Alacağın kaynağına göre asıl süre ve TBK m.153’teki durma birlikte değerlendirilmelidir.
Çocuğun anne ve babasından alacağında süre ne zaman işler?
TBK m.153/1-1 velayet süresince çocuğun ana ve babadan alacaklarını korur. Velayetin hukuki kapsamı ve sona erdiği tarih belirlenir. Alacak henüz muaccel değilse velayetin bitmesi onu kendiliğinden muaccel kılmaz. Başlangıç için vade ve durmanın sona ermesi birlikte incelenir.
Çocuk on sekiz yaşına girince koruma her durumda biter mi?
TMK m.335/2 uyarınca kısıtlanan ergin çocuk, hâkim vasi atanmasını gerekli görmedikçe velayet altında kalabilir. Bu nedenle yalnız yaşa bakılamaz. Evlenmeyle erginlik ve mahkemece ergin kılınma da ayrıca dikkate alınır. Gerçek statü, ilgili kararlar ve alacağın tarafları belirlenmelidir.
Anne ve babanın çocuktan alacağı da velayet nedeniyle durur mu?
TBK m.153/1-1 çocuğun ana ve babadan olan alacağını düzenler; ters yöndeki bütün alacaklar için aynı koruma yazılmamıştır. Başka bir durma sebebi varsa kendi şartlarıyla gösterilmelidir. Alacaklı ve borçlu yönünün ters çevrilmesiyle bu bent otomatik uygulanamaz.
Vesayet altındaki kişinin Devletten her alacağı korunur mu?
Hayır. TBK m.153/1-2, vesayet süresince vasiden veya vesayet işlemleri nedeniyle Devletten olan alacakları kapsar. İlgisiz kamu işleminden kaynaklanan talep sırf kişi vesayet altında diye bu bende girmez. Devlet alacağının vesayet işlemleriyle bağlantısı ve özel süre hükümleri birlikte incelenir.
Kardeşim veya aile şirketim borçluysa zamanaşımı durur mu?
Kardeşlik ya da aile şirketi sıfatı tek başına TBK m.153’teki eşlik, velayet veya vesayet koruması değildir. Şirket tüzel kişiliği aile bireyinden ayrıdır. Gerçek borçlunun kim olduğu belirlenir; başka bent veya özel hüküm varsa onun koşulları ayrıca gösterilir.
Durma ile kısmi ödemenin süreye etkisi aynı mı?
Değildir. TBK m.153’te durma, geçmişte işlemiş süreyi korur ve kalan bölümün sonra sürmesini sağlar. TBK m.154 ve m.156’daki kesilme ise yeni süre başlatır. Kısmi ödeme, borç ikrarı veya dava işlemiyle aile bağına dayalı durma ayrı tarihler ve hukuki etkiler olarak hesaplanır.
Başvuru ve dosya hazırlığı
Aile içi alacaklarda borcun dayanağı ve vadesi, evlilik/velayet/vesayet kayıtlarıyla birlikte değerlendirilir; süre hesabı gerçek alacaklı ve borçluya göre kurulur. Mersin merkezli Türkiye geneli dosya yönetimi için İstanbul ve Mersin ofisleri üzerinden iletişim kurulabilir.
Resmî kaynaklar ve mevzuat
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.146–149, 151, 153–156 ve 161
- 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m.11–12, 170, 178, 193, 225 ve 335–336 ve 571
Mevzuat kontrol tarihi: 24 Ekim 2026.
İlgili hukuk rehberleri
İstanbul ve Mersin ofisleri
İstanbul · Polaris Plaza
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbulMersin · Profit İş Merkezi
İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/MersinHukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
